@OğuzHan112, Kusura bakma, benim oğlan şarja takmamış telefonu. Abim benim, "İskemik Ensefalopati" oldu dedi doktorlar, yani beyin hücreleri öldü, dediler. O dönem hastaneye gittim; yoğun bakımda gördüm, evlerine de gittim, son hâlini de gördüm. İçim nasıl yandı, bilemezsin. Sürekli temas hâlindeydik. Ben o dönem küçücük oğlumu, bırakıp gittim. Uğur Türe'ye nasıl yalvardım, görmen lazım. Adamda diyor ki "Bu işin parayla bir ilgisi yok. Bu kızın cerrahi müdahale olabilecek durumu yok. Bekleme bu kızı." dedi. O da başka doktorlarda; buna rağmen 2 tane kitap yazdım, sürekli haber aldım, evlerine gittim. Eniştesi öldü başsağlığı verdim, kuzeni evlendi, tebrik ettim. O da işlerim yoğundu, gidemedim. En kısa sürede Eskişehir'e de gideceğim. Arada kuzenlerine de, erkek kardeşine de yazıyorum, durumunu soruyorum. "Aynı" diyorlar. Yapabilecek bir şey olursa söyleyin, dedim. Moralleri bozuluyor, fazla soramıyorum. Ben de istedikleri bir şey olursa da anında yaparım. Annesi bile o zaman dedi ki " Ben Zeliha'yı kimseye vermeyecektim, senin böyle bir insan olduğunu bilmiyordum; bir mucize olur da bilinci gelirse, iyileşirse, seni tanırsa bu kızı senden başka kimseye vermeyeceğim." dedi. Sence ben niye buraya 4 sene giremedim abi, başka ne yapayım ben, istediğin bir yanında olma şekli varsa, rican başım gözüm üstünedir, hemen yapayım. Ben o romanda yazdığım güzel şeyleri ve ona olan betimlemeleri ömrü hayatımda kimseye yazmadım ve söylemedim abim.