Güncel İçerik

Merhabalar

Engelli haklarına dair tüm içerikten üye olmaksızın yararlanabilirsiniz.

Soru sormak veya üyelere özel forumlarlardan ve özelliklerden yararlanabilmek içinse sitemize üye olmalısınız.

Teksan İnovatif Medikal: Engelliler, Engelli Çocuklar, Hasta ve Yaşlılar için emsalsiz ürünler

Tıp İnsanlığa yararlı mı yoksa zararlı mı? [Tartışma]

Bir haber grubunda şöyle bir mesaj vardı:
GERÇEKLERİ AÇIKLARSAM TÜRKİYE SARSILIR !!!

"Gerçekleri açıklarsam Türkiye sarsılır" diyen Prof. Topuz, öyle şeyler
söyledi ki; göz göre göre kanser oluyoruz...

Prof. Dr. Erkan Topuz, yine herkesi ekran başına kilitleyen açıklamalar
yaptı...

Esra Ceyhan'ın Kanal D'deki programına konuk olan İ.Ü. Onkoloji Enstitüsü
Direktörü Prof. Dr. Erkan Topuz, yine herkesi ekran başına kilitleyen
açıklamalar yaptı.
...
kyn
Ben şöyle bir cevap verdim:
> GERÇEKLERİ AÇIKLARSAM TÜRKİYE SARSILIR !!!
>


Bu cümleden önce söyledikleri ve sonra söyleyecekleri %100 doğru olsa bile;
bu, sırf reyting amaçlı, mafyavari sözü konuşmasında kullananlara da ben kıl
oluyorum yaa.. :(

Yani bunun yöntemi bu mu olmalı? Tıp sektörünün yapacağı bu kadar mı? O
kadar aydın, adının önünde "Prof.Dr." unvanı bulunan kişilerin elinden
gelenlerin hepsi bu mu?

Sektör içindeki ruhunu şeytana satmamış Dr. arkadaşlarını organize edip,
ortak bir tepki koymaları gerekmez mi? Onu da mı halktan bekliyorlar yani?
Çok beklerler o zaman.. :(

Yani öyle televizyon televizyon gezip bişeyler anlatmaya çalışmak yetmiyor, Sevgili kuyucak. ;) O işin bir bölümü.. Çok mesajımda belirttiğim; TEPKİ'nin ufak bir parçası sadece..

Asıl yapılması gereken: Organize olup/örgütlenip bilinçlenerek TEPKİ vermek.. Yoksa TV falan "sabun köpüğü".. :(
 
Hey gidi Kara kanser hey...Kara topraklara giresin emi..Seni padişah yapan, insanı onursuz yaşama
el öptüren, olmayacak duaya amin dedirten, en yakınındaki insana ''ölsede kurtulsa'' diyecek
kadar insanı acıtan, çağdaş büyücüler varken, çok gözyaşı dökeriz biz yeğenlere sarılıp..

İnsanın bazen çıldırası gelen kesişmeleri vardır..Çağımızın ak büyücülerine yalvarırken biz, rahat
bırak artık onu diye..Bırak ''rahatça'' ölebilsin diye el pençe divan dururken biz, o ak büyücü de
çağdaş mabetini yapmaya çalışıyordu..O bilmiyordu fakat ortağı benim çocukluk arkadaşımdı..Bana da
haber verdiler ''sende gel, kapıda bilet kes'' diye ..

Gittim geldim epey yerlere..Bunlar ne olmuş biliyormusunuz a dostlar? Avcı bunlar,avcı..İnsan avcısı..
kurmuşlar kapanı..Düştün mü o kapana, ölmek bile kurtuluş..
 
Tıp yeri gelince insanlara faydalı tabiki tıptan zarar görenlere bunu söyle
mek mümkün değil şünkü tıpta gerçekten hayatı zehır olanlarımız var
aslında tıpın suçuyok tıp sadece sağlıkla ilgili kurumun adı ama gelelim
kullanıcılara tüm iyimserlik ve olumsuzluklar kullanıcıların suçu
içine öldürücü vürüs girmiş onu temizlemek nasılolur onubilmem ?
 
Sevgili kuyucak,

Şu kitabın adını duyunca senin başlığı hatırladım. İyi etmiş miyim? ;)
[size=4]Biri Bizi Hasta Ediyor [/size]



İlaç, silah ve uyuşlurucudan sonra dünyanın en kârlı sektörü! Şeytanın aklına dahi gelmeyecek ilaç pazarlama taktikleri, yapılan gizli reklâmlar, "'icat edilen" yeni yeni hastalıklar kârlılığı her daim yüksek seviyede tutuyor. Tabii ilaç firmalarıyla noter onaylı anlaşmalar yapan, "plaj lıbbı"nda uzmanlaşan doktorları da unutmamak lazım! Üstüne "safra kesesi ameliyatı olana apandisit bedava" türünden hastane promosyonlunu da ekleyin. İşte size tıp sektörünün röntgeni!

Diyelim ilaç firması-doklor-hastane triosunun tuzaklarına düşmediniz. Yine de kurtulmuş sayılmazsınız. Hastalanmamak için Barbi bebeklerle, okul çantasmdaki Pembe Panter'le kısırlık yapan cep telefonlarıyla, allı pullu cipslerle, kolayla, gazozla, dizel okul servisleriyle, evinizdeki kimyasallarla, hatta parmağınızın ucundaki fareyle bile savaşmak zorundasınız!

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta bu kitabında "bizi hasta edenler"! tek tek deşifre ediyor. Cesurca; her zamanki anlaşılır, akıcı ve nüktedan üslubuyla... Kitabın Sunuş bölümünü kaleme alan Mehmet Barlas'a göre Küçükusta, en karmaşık konular yelpazesinde, en anlaşılmaz meseleleri basite indirgeyebilen "usta" bir yazar, akciğerlere nefes veren "usta" bir hekim.
"Usta"nın dileği ise çok açık: "Tüm dünyada doktorlar İlaç endüstrisinin kucağında oluran fino'lardan farksızlar. Tıp, ilaç firmalarının denetimi ve kontrolü altında. İnşallah, bir an önce özgürlüğümüze kavuşuruz,"
 
Baba Büyüksün..

Sen istesen karşındaki kişi olup onun yerine bile düşünebilecek kadar yoğunlaşabilirsin konulara..
 
:oops: :oops:

Yok canım o kadar da değil. :D Sadece tartışmalar uzayınca, aklımın yattığı konulara daha dikkatli olarak kendimi verebiliyorum, diyelim. ;)

Bu mesajdan önce başlıktaki eski mesajlara baktım da 'bayaa güzel şeyler konuşmuşuz yaf' ;)
 
sicko_l200706261531.jpg





Bu gece 21.00'de NTV Belgesel Kuşağı'nda yayınlanacak. İzlemenizi öneririm. Moore, kendi üslubu ile hasta hakları ve sağlık koşulları bağlamında ABD'nin sağlık anlayışını; Avrupa ile karşılaştırılmasını ve Küba üzerine incelemeleri anlatıyor.
 
inşallah unutmadan izleyeceğim gerçi televizyonla pek aram yok ama yinede bakmaya çalışacağım ilgi alanım da olan birşeyler severim belgeselleri
 
Çocuğu annesi döverken, çocuk yine ''anne'' diye ağlar ya, benimki o misal işte..
Uzun zaman tıp konusunda kafam karışıktı biliyorsunuz.. Fakat insan oğlu o kadar çaresiz ki, zavallı ki..
O kadar muhtaçki bu Tıbba, anlatılası gibi değil.. Başka bir kapı yokki gidecek.. Başka bir açar yokki kapıları
açacak.. İnsan oğlu milyon yıllık birikimini orada toplamış.. O milyon yıllık birikimde silah olarak ona
dönmüş durumda şimdi.. Tacirlerin elindeki en büyük silah tıp olmuş artık.. En iyi para getiren, en kutsal
sayılan.. Tartışılamayan, tartışmak için bile bir ömür okumak gerektiren, bilmek gerektiren..
Kısa süre önce yine yolum düştü oralara.. Ne yapıldıysa ben karar vermiş oldum.. İki anekdot size..
Akşam dedilerki : Siz gidin evinize dinlenin.. Spazm filan geçirmemişsiniz.. Herşeyiniz düzgün sizin.. Tansiyonunuz çıkmış
olabilir.. Keyfinize bakın.. Alışkanlıklarınızı değiştirin yeter.. Değiştirmezsenizde unutmayın yirmi dört saat
hizmetinideyiz efendim.. Ama buraya gelmekle çok iyi yapmışsınız..
Sabah dedilerki : Spazm geçirmişsiniz.. O vaziyette sizin eve gitmeniz çok yanlış.. Hele sıcak suyla banyo yapmanız ölüme
davetiye çıkarmak gibi bir şey.. Çok yanlış işler yapmışsınız beyefendi..
 
Tıp insana yararlı olduğu kadarda zararlı sanırım. Artık son yaşadıklarımızdan sonra bunu daha iyi anlıyorum.. Ama biz insanlar o kadar çaresizizki yinede gidebileceğimiz başka yer yok.. Ne onla ne onsuz yani..
Kardeşim bir hafta kadar önce belim ağrıyor diye doktora gitti.. Belini incitmiş eline haplar ve bir tanede merhem verip göndermiş doktor.. Bu hapları sabah akşam ikişer tane iç merhemide sür beline yat dinlen.. İki gün sonra çocuk kıvırılıyor midem diye.. Acile gidiyoruz bir şey yok deyip bir ağrı kesici yapıp gönderiyorlar.. Bir böyle iki böyle derken p.tesi günü kardeşim mide kanamasından hastaneye yattı.. O güne kadar mide ağrısı nedir bilmeyen çocuk hapların sayesinde şu an hastanede yatıyor ve hala kanama durmadı..
Şİmdi zararı veren tıp ama yine koşup kapısına dayandığımız tıp.. Yapacak bir şey yok..
 
Olayı en bilmeyen benim.. Olaya en yabancı benim.. Sevmekten başka bi şeye yaramaz sandığım kalbimi
fazla yormuşum.. Fakat yinede olaya en yabancı olan benim karar vermem gerekiyormuş.. Bilmediğim bir
konuda nasıl karar verilir onuda bilmiyorum.. En iyisi yazı tura atmak galiba.. Tamam buldum yorgun
kalbimin sesini dinliyeceğim ben yinede.. Birlikte dinleniriz bir deniz kenarında..
İki uzman kardiyolog..Bir asistan..İki doçent.. İki profesör.. Kardiyologlar ve cerrahlar kendi
aralarında maç yaptılar.. Kimilerine göre vah benim halime idi.. Kimilerine göre ise, al bi aspirin
kor'undan olacak, devam aynı şekilde yaşamaya..Turp gibi olmasakta daha epey idare ederdi bu kalp..
Benim sinir sistemim halı saha oldu.. Ve olaya en yabancı olan ben karar verdim güya..
Bi konuda anlaştık kalbimle.. Sevdiklerime o dayanacak.. Onun sevmediklerine de ben siktir çekeceğim.
 
Flaş! Flaş! Flaş?
-Frankeştayn ürünler yakında soframızda olacak!
-Fareden tavuk, kargadan inek çıkacak..

Haberler böyle.. Neymiş GDO lu ürünler yakında sofralarımızda yer alacakmış.. Anlamı ise genetiği ile oynanmış, genetiği değiştirilmiş her tür besin maddesine kapılarımız sonuna kadar açılmış.. Bu ürünleri üreten ABD’li firmalar bizim politikacılarımızı, bürokratlarımızı ve bilim adamlarımızı ikna (?) etmişler.. Başka hiçbir Avrupa ülkesi ikna olmadığı halde bizimkiler ikna olmuşlar.. Hem de ikna olmasının yanı sıra canla başla desteklemişler.. Bunu tüketenlerin ne tükettiklerine bilmesine bile gerek yok demişler.. Kerataları beslediğimize dua etsinler diyorlar açıkçası.. Bizlerin hangi ürün gerçek, hangisi ‘’çakma’’ olduğunu bilmesine bile gerek yok, bilirlerse yemezler korkusu var çünkü..Yemezlerse tüm plan suya düşer.. Tek korkuları bu olsa gerek..

Gerekçesi çok insancıl (!) bu araştırma ve üretimlerin.. İnsan nüfusunun artışı karşısında onları besleme sorununa çözüm olarak yapılıyormuş.. Bu kuşaklar beslenecek, beslenen bu kuşaklar ömürlerinin sonuna doğru acılar içinde ölürse, kırılırsa önemli değil.. Hele bu kuşaktan sonraki kuşaklar Allaha emanet (!).. Kadınlarımız ne doğuracak, Erkeklerimiz nelere (!) babalık edecek belli değil.. Yeter ki insanlar şu an aç kalmasınlar, doysunlar.. İlerde doyuracak insan kalmama riski varmış.. Ne gam, kime gam?

Kutsal tıbbımız elbet tepki veriyor bu gelişmelere.. Ama o kadar cılızki çıkan sesi.. Her zamanki gibi elmi ovuşturuyor, karşımı çıkıyor belirsiz..

Oysa yapması gereken gayet basit.. İnsanların dikkatini bu olaya çekmek için bir hafta genel grev ilan edecek.. Grev suç sayılır diyorsa da iş yapmayacak, gelen herkese durumun ne kadar vahim olduğunu anlatacak.. Bakalım bu bilinçlendirdiği halk karşısında hangi güç durabilir?
Kendilerine verilen para az diye yaptıkları eylemler kadar kutsal değil mi , bu yapmaları gereken? Bu onların namus borcu değil mi? Bu onların ettikleri yemine sadık kalması değil mi? Kendileri ve sevdikleri içinde değil mi bu yapacakları? Bu işin bayraktarı Tıp olmalıdır..

İşte bir link: GDOlu urun fareden tavuk kargadan inek
 
Bu yeni değilki.Zaten yıllardır denetimsiz olarak yurtiçine dışardan giren GDO lu gıdaları yiyormuşuz !Yetkilkilerin savunması ise "bunları tahlil yapacak teknolojimiz yok"!!! bizzat kendim izledim tartışmayı ! Gıdalara zehir zerkedilse nasıl haberimiz olacak bu teknolojiyle bilemiyorum :rolleyes:
 
DOMUZ GRİBİ REZALETİ..

Çok değil bundan daha 4 ay önce Ülkemizin ve Dünyamızın halini getirin gözlerinizin önüne;
TV ler nasıl bağırarak halkı ‘’önlem almaya’’ çağırıyorlardı.. Önlem dedikleri ise aşı olmak, çeşitli tıbbi ürünler ile korunmayı sağlamak.. Ağızlarda maskeler ile dolaştı binlerce insan.. Amerikan filmlerindeki kurgu filmlere uygun senaryoları oynadı kitleler.. Eczanelerde temizlik ürünleri bitti.. Ülkelerin hazineleri soyuldu ilaç firmaları tarafından..

Ne oldu bu gün? Baharda bitti denilen bu ‘’salgın, yüzyılın kara belası’’, yüz yılın en büyük tıp fiyaskosu oldu bence.. Öyle kişisel yada birkaç kurum tarafından düşürülmedi Tıp’bın üzerine bu gölge.. Dünya sağlık örgütü çekti başı resmen.. Ülkelerde uyuverdi arkası sıra.. Aşılama kampanyalarındaki tutarsızlık ve kitlelerin ön sezileri sayesinde aşı olmayan insanların ezici çoğunluğuna rağmen her yıl olan ölüm kadar oldu bu senede gripten ölenlerin sayısı..

Tıp insanlığın ortak hazinesidir.. Olmalıdır ve faydalıdır.. Fakat bu ortak hazine istenildiği anda kendisine silah olarak kullanılmaktadır.. Bunun böyle olduğu hissediliyordu.. Ancak Tıp yaratılan sahte imajı sayesinde, hak etmediği bir güven ve rahatlık içinde istediği gibi at oynatıyordu.. Tıp insanlığın milyon yıllık korunma hazinesi olarak aç gözlü insanlarla işbirliği yapıp, insanları kandırabiliyordu..

Diyorum ki domuz gribi olayında suç üstünde yakalandı Tıp.. Ancak sorguladığım, yargıladığım Tıp değil benim.. Halk kafasındaki Tıp inancını sorgulanmalı diyorum.. Tıp’bın uygulayıcıları da, kendileri sorgulamalı bu inancı diyorum.. Yoksa Tıp gerektiğinde yoksul insanları soyma aracı haline de dönüşebiliyor.. Ve en kutsal olduğu için hiç sorgulanmıyor.. Ancak olay artık soytarılığa döndü.. Umarım insan bu sahte bilinçlerle değil kendisini koruyarak mutlu yaşar hep..
 
Üst Alt