Bir sendika bununla ilgili kazanım elde ettik diye paylaşmıştı.
Çok açık ve net söyleyeceğim.
Yetiştirme yurdunda yetişipte sınavsız kamu kurumlarına memur veya işçi olarak atanmalarını kabul edilemez buluyorum. Oradaki çocukların bir kısmının (azınlık) hayatında kimse yok. Ama biraz araştırırsanız kalan kısımının anne ve babaları hayatta. Bir kısmı da sırf bu memuriyet için çocuklarını fakiriz bakamıyoruz deyip yurda bırakıyorlar( kesin bilgi çalışanlar söyledi) .
Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir devlet. Kimsesiz, engelli, yaşlı, fakir vb gibi durumlarda olanlara sahip çıkması gerekiyor. Destek olması gerekiyor.
Yurt da büyüme şartları zor, diğer insanlarla kıyaslanamaz. Çalışanlar ne kadar ilgili olsa da bir aile yerini tutamaz. O yüzden pozitif ayrımcılık yapılmasını doğal buluyorum.
Nasıl engellilere pozitif ayrıcalık yapılıp EKPSS yapılıyor ve normal KPSS den ayrı tutulup ataması ayrı yapılıyorsa , yurttan çıkanlar içinde yeni bir KPSS türü oluşturulsun ve ona göre kontejan ayrılsın. Neyden mezunsa puanını alıp kontejan içine girsin ve atansın.
4 Farklı kurumda çalıştım ve 5 tane yurttan çıkıp memur olmuş kişilerle çalıştım. Bir kere görev bilinci yok giriş çıkış saatleri belirsiz kavgacı tiplerdi. Bu benim çalıştığım kuruma denk gelmiş 5 kişi olabilir ama başka bir ilde memur bir hocamın (ki kendisi foruma üye) kurumunda da bir yurttan çıkma memur var ve benzer durumları yaşadığını paylaştı benimle.
Sınavla gelse en azından ben buraya gelmek için çabaladım diyecek ve neyden mezunsa ona göre atanacak.
Bakın bana kızmayın. Yurtlarda annesi babası ve hiç akrabası olmayan kişi sayısı çok azdır. Bir kısmı kötü aile yaşam tarzından ,bir kısım aile bu yurt olayını keşfetmiş evde ben bakacağıma devlet baksın diye yurda veriyor, bir kısım da memuriyeti keşfetmiş ve çocuğunun psikolojisini düşünmeden bu kararı almış.
Başlığa gelince sendikanın böyle bir kazanımımız var diye haberini okudum ama uygulanıyor mu bilmiyorum. Peki ben bunları niye yazdım derseniz hazır konusu açılmışken fikrimi beyan etmek istedim.