@NewDay, aslında sadece Tanrı'ya bakmak lazım, yani insan gözlerini sadece O'na çevirmeli. İnsan yanlış yapar, doğası bu. İnsanı kendisine rehber edinen çuvallar. Azizler bile şunu der: Dua ederken bile günaha giriyorum. Yani en kusursuz gözüken davranışımız bile kusurlu, hele Tanrı'nın gözünde hepten kusurlu. Yalnızca O'nun merhametine ve lütfuna sığınabiliriz.
İnanın, bağnaz insanlar sevgi yasasını yerine getirmiyor. İsa, Tanrı'yı seveceksin derken komşunu da kendin gibi seveceksin der. Bu -kendi adıma konuşayım- çok zor. Ama Tanrı, yüreğimize bakıyor. Eğer sevgi için istekli isek O lütfeder ve merhamet eder. Ben buna inanıyorum.
Siyaset konuşmak için yeterince donanımlı değilim fakat "Öldürmeyeceksin" diyen bir emir var. Bu, Tevrat'ta yazılı. Derinliğine inersek insan kardeşine "aptal" demek bile onu öldürmektir. Kaldı ki can almak...
İnsanlar Tanrı'nın buyruklarına uymuyor.

Masum insanların canını almak nedir? Tanrı'yı alet edip öldürürler ama Kitap'ta böyle bir şey yazmıyor.
Rab, masum insanların yardımcısı olsun ama güçlü olanların da zayıfların hakkını savunmak gibi bir sorumluluğu var.
Ben bu arada oruç döneminde olmamıza rağmen oruç tutmuyorum mesela bir Hristiyan olarak. Rab affetsin. Hasta olarak bazı şeyler için sorumluluğumuz var ama bazı şeyler için de Tanrı bize taşıyamayacağımızdan ağır bir yük yüklemez. İster müslüman olun, ister hristiyan olun, bazı şeyleri akıl edebilirsiniz.
Dini olarak konuşmayacağım ama ben kendi fikrimi söyleyeyim, bence hasta olanlar kendilerine zulmetmemeli. Dindar hastalarda bunu görüyorum, ibadet edeceğim diye zorlanıyorlar, günahkarlık hezeyanını geçtim...