@yorgunzihin, Kardeşim merhaba. İçinde bulunduğun durumun,çaresizlik hissinin,hiçbirşeyin yoluna girmeyecekmiş hissinin ne olduğunu empati yaparak anlayabiliyorum. Herkesin derdi dünyadaki en büyük derttir. çünkü yaşayan sensindir. hisseden sensindir. bazen paylaşmak istersin ,paylaşım ki rahatlayayım belki beni avutur güzel bir söz güzel bir akıl verir dersin ama olmayabilir. hatta kimi zaman buna pişman olursun keşke bu kadar açılmasaydım anlatmasaydım dersin. o an kendini daha da çaresiz daha da yalnız hissedersin. Burada inançlı insanların kendilerini avutmaları daha kolay. Çünkü görünmez büyük bir güce sığınma hissi o yalnızlığı avutabiliyor. İnsan şunu kavradığında hayata bakışı ve hayattan beklentisi daha makul hale gelebiliyor. "bu hayat bitecek"
kimisi 50 yıl kimisi 60 kimisi de maşallah 100 yaşını görecek ama ne olursa olsun bir sonu var. bu hayat içinde yaşarken bize çok uzun geliyor,hele işler ters giderken o zaman duruyor sanki , ama öğle değil zaman akıyor.
38 yaşındayım ne ara buraya geldim anlamadım bile. kuran da "Kıyameti gördükleri gün dünyada ancak bir akşam yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış olduklarını sanırlar." der. bu kadar yaşadığımız ömür ahirete vardığımızda bizlere bir anmış gibi gelecek. bunu sindirebilirsen eğer kafaya taktığımız, dert ettiğimiz şeyler için ne kadar gereksiz zaman harcadığımıza üzülmeliyiz.
Psikoloik rahatsızlık yaşarken bunları takmamak çok zor biliyorum.bizzat yaşıyorum da. ama şu gerçeği son zamanlarda kafama kazıdım , bir çok şey boş ve anlamsız. bu hayat bir an sadece. ben de iyi amellerle bir an önce ahirete gitmek istiyorum. ama dünyada bizlere görevler biçilmiş. ben bir erkek olarak bu görevlerimi yapmaya çalışarak sonuma doğru yoldan sapmadan azmadan varmak istiyorum.
eğer yapıyorsan yapmayı bir an önce bırakman gereken ilk şey şu. sakın başkalarının hayatlarına bakarak kendinle kıyaslama. neden daha iyi işi var. neden evi arabası var bu yaşta bende yok neden sağlıklı, neden daha yakışıklı neden bu kadar şanslı vs gibi. bu hiç bir şeyi değiştirmez bir kere. sadece kendine ve kalbine zarar. Allah her kuluna farklı nimetler vererek bu sınavı verdiriyor. ve ahirette de herkes nasıl nimetlendirildiyse ona göre yargılanıcaktır. bu dünya da iyi gibi görünen bir artı durum belki ahirette o kişinin en büyük sınavı olacaktır.
Gene kurandan ayet :
"Verdiği şeylerde sizi denemek için sizi yeryüzünün halifeleri kılan ve
kiminizi kiminizden derecelerle üstün kılan O’dur. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır ve O, bağışlayandır, esirgeyendir."
Burada neden ama neden dememek lazım. kimisinin şartları iyidir kimisi daha zor şartlardadır ama unutma o zor şartlardan alnının akıyla çıkabilirsen asıl olan hayatta ahirette sen kazanmış olacaksın.
ayrıca başka bir ayetle sana destek olmak isterim "Allah hiçbir kimseye gücünün yeteceğinden fazlasını yüklemez." ne kadar sınıra geldiğini düşünürsen düşün Allah bunu senin iradenle aklınla baş edebileceğini bilir senin sınırını bilir ve kaldıramayacağından fazlasını zaten vermez. içindeki kötü konuşana karşı irade koy. herşey de hayır vardır de.
Şimdi insanı duygularımla senin bazı olaylarına yorum yapmak isterim. Kız arkadaşınla yaşadığın sorun mesela. Bu tamamen senin hezeyanın da olabilir. Maddi olarak gücü eline alamaman,sağlık koşullarının el vermemesi sende güven problemi oluşturmuş olabilir. bu çok tehlikelidir. bu durumda insan kafası kurmaya başlar. kurar kurar kurar sonraları bu kurduğu şeyleri gerçekle karıştırabilir. Belki de ortada hiçbir şey yok. Özgüven düştüğünde davranışlarımız ve sözlerimiz değişebiliyor. kadınlar bunu çok iyi sezerler. eril enerji azaldığında kadın erkek ilişkisi çatışma haline dönüşebilir. burada sende çok yıpranırsın. erkeklik gururun incinir ki bu bir erkek için ağırdır.
kadınlar bir yerden sonra güvenli liman istiyorlar. sen önce kendine güvenemezsen bunu söylemesen bile bir kadın bunu anlar. ben bipolar değilim 16 yıldır psikoz ve şizofreni tanısıyla tedavi görüyorum ama hastalığımın başlangıç döneminde Şizoaffektif teşhisiyle 1 yıl tedavi gördüm. sanırım benim de o zamanlar tam anlayamasam da duygu durumumla ilgili sorunlarım varmış. aslında hep var bir türlü bitmeyen sorunlar hemde. ama psikoz ve şizofreni belirtileri daha ağır bastığı için tedavi sürecim hep buradan yürüdü. 1 aydan fazla antidepresan kullanamıyorum mesela hala.
bunları sana deme sebebim sana öyle birisi olarak nasihat veren biri değil bu süreçlerin içinden geçmiş ve hissetmiş biri olarak edindiğim tecrübelerle yazıyorum.
ne yap ne et önce kendine inanmaya başla inançlıysan eğer yazdıklarımı sindirmeye çalış kendini kaderini kabul et. durumunu kabullenebilip güçlü durursan ilişkinde netleşir. Ben evleneceğimiz insanın kaderimizde yazılı olduğuna inananlardanım. Nasibinde ve kaderinde varsa zaten olacaktır. yoksa ne yaparsan yap kendini yırt parçala dövün aklına ne gelirse fark etmez nasibinde yoksa yoktur. sen elinden geleni yap tevekkül et gerisini kaderine bırak. ama elinden geleni muhakkak yap. herşeyi direk kadere bağlama. yıllar sonra kendine ben elimden geleni yaptım mı acaba diye düşünüp pişmanlık içinde yaşama. olur olmaz. en azından şunu diyebilirsin. ben herşeyi yaptım her yolu denedim ama olmadı. gücüm bu kadarmış nasibim değilmiş demek diyebilirsen işte o zaman rahat edersin.
iş konusu ile ilgili de birşeyler söylemek isterim. bu forum da da paylaştım. yıllarca simit satan bir adamın hikayesi. adam 50 yaşına kadar simit satarak annesi ile yaşıyor.20 yıl boyunca kpss ye düzenli giriyor. simitlerini bitirip her akşam eve geldiğinde ders çalışıyor ve 20 yıl sonra 50 yaşında tekniker olarak atanıp memur oluyor. bakın bunu özelden de konuştuklarıma söyledim. bunun yaşı yok. geç kalınmışlık yok. bir yerden başlamadıkça o yolu bitiremezsin. raporun var. ekpss çok kolay. 60 soru sadece ve normal kpss düzeyinin ciddi şekilde altında. kendine şunu diyebilirsin 38 yaşımda bu sınavı kazanmış olacağım. kendine mühlet ver ve o mühlet boyunca disiplinli bir şekilde derslerine zaman ayır. günde 2 saat hadi zorlandın günde 1 saat ayır 3 yılda günde 1 saat ders ,1096 saat ders çalışmış olmak demek.
garantili işin olduğunda psikolojin düzelmeyecek. bunu vaad etmiyorum. ama maddi kaynaklı bir endişen artık kalmayacak en azından kendine hatta evlendiğinde ailene yetecek kadar kazanıyor olacaksın. bu endişe ortadan kalktığında hayatındaki en büyük sorunlardan birini ortadan kaldırmış olacaksın. ondan sonra artık hastalığın getirdiği diğer şeylerle uğraşırsın onları da düzenli ilaçlarla ve aile desteğiyle atlatabilirsin.
Kolaylıklar dilerim.