Güncel İçerik

Merhabalar

Engelli haklarına dair tüm içerikten üye olmaksızın yararlanabilirsiniz.

Soru sormak veya üyelere özel forumlarlardan ve özelliklerden yararlanabilmek içinse sitemize üye olmalısınız.

Teksan İnovatif Medikal: Engelliler, Engelli Çocuklar, Hasta ve Yaşlılar için emsalsiz ürünler

Telefon kulübesi maceram... [Yaşam]

karr

Yeni Üye
Üyelik
10 Ocak 2003
Konular
2
Mesajlar
5
Reaksiyonlar
0
Üniversitede 1. sınıftaydım. herkesle yeni yeni tanışıyoruz. tabii bir yabancılık, çekimserlik söz konusu. Ayrıca her yeni arkadaşa da duyamadığımı, dudak okuyabildiğimi anlatıyorum. Herkes şaşırıyor, dikkatli konuşmaya çalışıyor vs. O dönemde cep telefonum da yok... Annemlerle haberleşmek için telefon kulubelerinden arattırmam gerekiyor. Önemli birşey olmadıkça bu yöntemi kullanmıyordum. Ancak yeniyim ya.. Kimseden benim için evi arayıp geç kalacağımı haber verir misiniz de türü birşey isteyemiyordum...

Bu yüzden kendi işimi kendimin halldebileceği bir yöntem düşündüm:) Ne yaptım? Gittim kulübeye sıra bekledim. Sıra bana gelince de telefon kartını yerleştirip evin numarasını çevirdim. Kontor düşmeye başlayınca da karşıdakinin ahizeyi kaldırdığını anladım ve konuşmaya başladım:) Bizim ev olduğuna göre yabancı biri açmayacak telefonu bu kesin. ee bende "merhaba. beni merak etmeyin. dersten sonra arkadaşlarla birşeyler yapacağız. gecikirsem haberiniz olsun" der kapatırdım telefonu. avantajları da olurdu bunun tabii; olmaz eve gel diyemezdi kimse. Eve gittiğimde de iş işten geçmiş olurdu:)))

Bir gün yine böyle sıra bekliyorum ki sıra bana geldi konuşmaya başladım. Sınıf arkadaşlarımdan biriyle gözgöze geldim. Çocuk şok geçirmiş halde bana bakıyordu. Hemen kantinin yolunu tuttu. Konuşmam bittip de ben kantine gittiğimde bir grubun bana garip garip baktığını gördüm. Sanırım haberler hızlı yayılmıştı... Herkes şaşkındı:) Sonra biri cesaret edip "duymaya mı başladın" dedi:))) bende gülmeye başladım:)) peki nasıl telefon edebiliyorsun dediler.. anlattım.. Masamızdan oldukça yüksek kahkalar çınlarken kantinci kötü kötü bize baktı.. işte o gün sınıftaki resmiyet yıkılmıştı ve güzel arkadaşlıklara adım atmıştık...

ama aklıma geldikçe hala gülümserim:) :wink:
 
Mükemmmmmmmmmmmmmel bir hikaye.
Yau gülmekten karnıma kramplar girdi :)
Paylaştığın için çok çok çok sağol.

Bazen engelli olmak komik şey... :)
 
Bende arkadaşlarımla istiklal caddesinde yürüyorum tabii biraz sağ tarafıma doğru eğimli bir yürüyüş benim ki(ayağımdaki rahatsızlıktan dolayı)cadde kalabalık ve biz orada bir pasaja girmek için hamle yaptığımız sırada küt diye bir sesle bir anlık şaşkınlık yaşıyoruz çünkü yanımdan geçmekte olan zenci bir turistle kafa kafaya tokuşuyoruz yazık onun bir suçu yok aslında ama bir taraftan o sorry sorry diyor bir yandan ben özür diliyorum ama çok komikti gülmekten bir süre hareket edemedik :lol:
 
merhaba

hikayen çok ilgimi çekti işaret dilini biliyorsan eyer öğrenmeme yardımcı olurmusun
 
universite bitene kadar kulaklarım pek duymadı . cihazlada duyma problemi hallolmadı . ama ne zorluklar çektim. platonik aşıklarım oldu. ben de platonik aşık oldum. hem karşılıklı hem karşılıksız. okul bitti. 2 yıl sonra bir telefon geldi. otogardan bir bayan . okuldan ama baska sınıftan . neyse otogara gittim. adanadan tokata gidiyormus sırf beni görmek için kayseriye gelmiş sadece 2 saatliğine. aklımda kalan suydu ... senle cok hos anlasırdık. ben seni sevdiğimi cok mırıldadım . gözlerine bakamazdım. ama hic cevap vermezdin dedi.... hiç duymadım dediğimde çok ama çok üzüldü... keşke bagırsaydım dedi... eskıden kızlar karsı taraftan ilk adımı beklerdı . sımdıkı zaman gıbı degıl yanı . neyse 2 yılda unutmus ama yınede merak etmıs hıc mı sevmedım dıye. buna benzer cok hıkayem var . sımdılık bu yeter. hıssettıgım aşklar vardı temız aşlk sevgi ... ama iletişim kuramadım. çok içine kapanıktım. hep duymamaktan.
 
yok kardeş bende yazacam...
1)baha-bi ara gel...
nuran-ben bira içmemki!!!....
baha-&%+^'/())=/+^!!???ne birası nuran???
nuran-eeeee sen dedinya" bira al gel"
2)nuran-aşağıda ne yapıyordun???
baha-mum....
nuran-nasıl???
baha-eski mumları eritip içine kumaş boyası katıp buzlu kalıba döküyorum....
nuran-niye yanınca muz koksun diye mi???
baha-'%&&(=)(/+^'_??=//ne muzu nuran??
nuran-"muzlu kalıp" dedinya!!!!
3)evdeyim hiç alışkanlığım değil telefona cevap verdim..(evde kimse yok)
songül-"teybin fişini "bana getirsene....
nuran-tamam....
elimde tendirin şişi gittim songülün yanına..
songül-^+%^/(=/%()==???!!bu ne??
nuran-ee sen dedin ya "tendirin şişini" getir diye....
ne bilim ya her seferinde o kadar güldüm ki birazda siz gülün istedim...
bu arada ben işaret dili biliyorum isteyenlere nasıl öğretebilirim onu bilmiyorum ..... :roll:
 
Arkadaşlar harikasınız ya ne müthiş hikayeler bunlar insanın kendine gülebilmesi kadar büyük meziyet yok bence.
 
evet komik mecaralar. hele insanın kendine gülebilmesi büyük başarı. ben bunu yapabileceğimi sanıyorum. bazen sadece etrafıma güçlü görünmek için dalga geçerim hastalığımla ama içimden gelerek değil.
 
Üst Alt