Güncel İçerik

Merhabalar

Engelli haklarına dair tüm içerikten üye olmaksızın yararlanabilirsiniz.

Soru sormak veya üyelere özel forumlarlardan ve özelliklerden yararlanabilmek içinse sitemize üye olmalısınız.

Teksan İnovatif Medikal: Engelliler, Engelli Çocuklar, Hasta ve Yaşlılar için emsalsiz ürünler

Tekerlekli sandalyeli diye yolcuyu otobüse almayan şoförlere karşı mücadele! [Hukuk]

OturanBoğa

Yönetici
Üyelik
9 Ocak 2003
Konular
673
Mesajlar
58,058
Reaksiyonlar
470
5 Mayıs 2009'da mahkeme kararını açıkladı (bilgi için buraya tıklayabilirsiniz):
TCK 122/1-a maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına
TCK 50/1-e maddesi uyarınca 6 ay suresince E sınıfı ehliyetinin geri alınarak Halk otobüsü işletim görevini yapmaktan yasaklanmasına çevrilmesine..
Hüküm kesinleştikten sonra seçenek yaptırım gereklerine uyulmaması halinde TCK 50/6 maddesi uyarınca hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceğinin ihtaratına
Cezanın ertelenmesine yer olmadığına...
***
Bugün dava süreci başlıyor... Gelişmeleri bu başlıktan takip edebilir ve gerekli desteği verebiliriz diye düşünüyorum...

Teslime'den bana gelen mesaj:

- 1989 yılında geçirdiği trafik kazası sonrası yaşamını tekerlekli sandalyede sürdürmekte olan, yüzde 95 bedensel engelli Teslime Taplacı, ilk olayda kendisini otobüsten atmaya çalışan, ikinci olayda ise otobüse bile almayan halk otobüsü şoförlerine karsı hukuk mücadelesi başlattı.
- Teslime Taplacı’nın açtığı ikinci davanın ilk duruşması, 29 Ocak Perşembe günü, Beyoğlu Adliyesi’nde 1. Sulh Ceza Mahkemesi duruşma salonunda saat 10:00’da yapılacak.

Teslime’nin kaleminden, insanlık ayıbının öyküsü...
“12 Mart 2007 tarihinde annemle birlikte Bahcesehir-Taksim Özel Halk Otobüsüne bindik, tekerlekli sandalyemle orta kapıdan giriş yaptım ve orta kapının yanındaki boşlukta durdum. İki dakika sonra muavin sandalyemi katlayıp koltuğa geçmemi ya da otobüsten inmem gerektiğini çünkü yolcularını rahatsız ettiğimi belirtti. Diğer yolcular gibi ücretimi ödememe rağmen, gelen gecen insanların bana çarpıp rahatsız olmam düşünülmeden "diğer yolcuları" rahatsız edeceğimin ifade edilmesi ilk değil tabii ki.. Ayni otobüste bulunan gazeteci bir yolcu ve benim itirazlarım sonucunda otobüsten atılmadım..

Aradan 2 aya yakın zaman geçti bu arada hiç otobüse binme teşebbüsünde bulunmadım. 29 Nisan 2007 Taksim otobüs durağında gene Özel halk otobüsü; On kapıdan yolcu alıyor, orta kapıyı acar mısınız diye seslendim. Bekledim, açılmadı, diğer yolcular bindi.. Sandalyemi itip on kapıya geldik, şoföre “orta kapıyı acar mısınız? “ dedim. Bana baktı, elini havaya savurdu, "Seninle mi uğraşacağız, git işine" dedi. Kapı kapandı ve otobüs hareket etti.. Öylece kaldım. Bu davranış biçimini ilk defa görmememe rağmen, alışamamış olmaktan dolayı kırıldım, incindim ve kızdım..

Türkiye’de yaşayan bir engelli olarak bu durumu kanıksamak ve bunlara rağmen yaşamaya devam etmek veya bu tip "ayrımcılık" içeren davranışlarla mücadele etmek gibi iki seçeneğim vardı. Her iki olayı da önce IETT'ye şikayet edip para cezası almalarını sağladım ardından da mahkemeye verdim.

Birinci olayda savcı takipsizlik kararı verirken “Hizmetin verildiği,otobüs muavininin davranışının tasvip edilecek bir davranış olmadığı; Genel Ahlak kuralları içersinde kınanacak bir davranış olduğu ve otobüs yolcuları tarafından da kınandığı” (aynen alınmıştır) gerekçesiyle takipsizlik kararı verdi. Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesine 13.05.2008 günü yapmış olduğumuz itiraz, dosya halen savcılıktan mahkemeye gönderilmediği için bekliyor.
İkinci olayın ilk duruşması 29 Ocak.2009 günü saat; 10:00 da yapılacak. İstanbul Barosu Engelliler hakları komisyonu başkanı sayın Güler Polat davama bizzat vekilim olarak davayı üstlenerek bana hukuki destek sağlayacak. İstanbul barosunun göstermiş olduğu bu duyarlılığı tüm kurum ve STK’larından bekliyorum.
Türkiye’de engelli bireylerin asıl sorunu "hayatın içinde olamamasıdır". En temel hakki olan ulaşımdan bile yararlanamayan, bu tip davranışlara maruz kalan bizler, nasıl okuyup, is bulup, ise gidip, üretip, sosyal yasama dahil olabiliriz ki? Zannımca hükümetler ve toplumun uzlaştığı tek konu; Engelli sorunlarını görmezden gelmek ve dışlamak.

2005 yilinda Türk Ceza Kanunu’nun Ayrımcılık ile ilgili 122. maddesi "engelliye karşı ayrımcılık" da suç olarak tanımlandı. Ama bizim açımızda değişen bir şey olmadı. Bir Savcı bizi otobüsten atmaya çalışan kişinin ayıplanmasını yeterli sayıyor. Ya ben itiraz etmeseydim, tartışıp kavga etmek yerine utançla, sessizce inseydim. “Hizmetin verilmiş olması yeterli mi?” Nasıl verildiğinin ( aslında alındığının mı demek lazım? ) hiç mi önemi yok. Amerika’da zencilerin otobüsün arkasında seyahat etmeleri kuralını yıkmak için verdikleri mücadele ayrımcılığa karşı mücadeledeydi, hizmeti alıyor olmaları yeterli miydi? "

"Bir tane insan hakları ihlali vardır, o da kişiye farklı davranmaktır" diyor Prof. Dr. İonna Kuçuradi..

İletişim: teslime@turkquad.org & www.turkquad.org

 
bende buna benzer bir olay yaşamadım değil...iskenderuna 4 günlüğüne kampa gitmiştim rotary kulübünün engelliler kampıydı,,herneyse dönüşte tam otobüse bineceğim kendini bilmez muavin bozuntusu tekerlekli sandalyeyi hiçbir şekilde almayacağını sert bir şekilde dile getirdi..."KESİNLİKLE OLMAZ ALMAM GİDİN OTOBÜSÜN SAATİNİ DEĞİŞTİRİN" dedi bu şahıs..!!!!şoför hemen olaya müdahale edip bir güzel azarlamıştı o muavinden bozma insan müsvettesini..!!!bizim yaşamlarımız gerçekten çok zor,,bunu yaşamayan anlayamazki..o yüzden kimse sağlığına zenginliğine güvenmesin..!!!!saygılar....
 
istanbul Tuzladan kalkıp mecidiyeköy ali samiyen stadına galatasaray trabzon macına gidiyorum.Giderken otobsun orta kapısını açtiriyorum 3 arkadas sayesinde ancak bine biliyorum,şöför mavini yani parayi toplayan kişi bana tekerleklisandeylemi katlayıp bi yere oturmamı istiyor ve otobus tıka basa dolu !!! Hem yanımdaki arkadaslarim hemde otobusun icindeki halk buyuk tepki koyup kavga cıkcak derecesinde bu görevliyi susturdular...Çok kızmakdan baska bi sey yapamadim kırıldımda tabiki.Sorunlu bi şekilde stad ın önünde inip maça yol aldık önce geç geldiniz gibi bir bahaneyle stada almadilar iyilik sever bir stad görevlisi bizi içeri aldirdi saolsun heep yaaptıklari şey mutlaka kapıda 1 saat bekletiler ama galatasaray aşkımız bunu sineye ceker ve beklerim ve beklerizde neyse arkadaslar maçç bitti 3-0 bizden mutlusu yokkk kendi aramizda kutladık ve bir anda kafama eve nasıl döncez sorusu geldi !!! evet rezaletin başladiği yer ...
..Ootobus duraklarina doğru yaklaştimm tuzlaya gelen ilk otobus doluydu ve buna benim gibi insanlarin binmeside cok zordu . İlerledik diğer tuzlaya giden otobus cok fazlada dolu değildi .... ilk kapıyı açtirip
-- şöförden orta kapıyı acmasini rica ettim
-- bana açamam dedi
-- iyide beyfendi bu kapıdan benim sandelye geçmez dedim lütfen acarmısınn diye yüksek sesle bağirdim orta taraf boş nolcak yani açsan diye devam ettim ve aldiğim cevap
---birazdan dolar senin tekerlekli sandelyende yer kaplar seni alamam dedi(açık ve net cvp verdi)
-- parasiyla değil mi veriyim 2 kişilik para al beni olmaz diyip kapiyi kapadi
... o an anlatilmicak bir duygu..kendi kendine diyorsun ben neyim yada şöförr nee diye aklından bin türlü şey geçiyor şerefle alakası yok gururlada 5. ytl fazla kazanmak icin almadi aç gözlülük yapti dicem oda değil parasini vercektim hemde 2 kişik para vercekdim ... evet oonun yaptiği insanlıkla alakaliydi insan değildi cünkü tamam dedim kendime baska araba yokmu ona bakariz ve tuzlaya giden diğer 2 otobusden de bunlara benzer yanıtlar aldımm inanin sinirden her tarafım uyustuu kendime gelemedim bir türlü neyseki yanımdaki arkadas pendiğe giden bir otobuse binelim.ordanda tuzlaya giden boş arabalara biner gideriz ddedi iki otobuse binerek eve geldimm. ... şimdi arkadaslarm sizlere soruyorum İNSAN OLMAK istanbulda bu kadar zormu ??
 
tüm yazılanları okudum ve ne kadar üzüldüğümü anlatamam, keşke bunlardan birine şahit olabilsemde o muavin şöför bozuntularına haketiklerini versem...

arkadaşlar bende işitme engelliyim, istanbulda yaşıyorum ve iett nin engelli pasosunu yıllardır kullanıyorum yani ücretsiz biniyorum otobüslere, belediyenin otobüslerinde sorun çıkmıyor fakat halk otobüsleri yıllardır pasomu gösterip her binişimde baştan aşağı süzüyor beni ve yanımdaki arkadaşlarımı, sanki neyiniz varda biniyonuz bedava der gibi, hatta birkaç kez bu yüzden kavga ettim, çünkü yanımdakiler işitme engelli ya ben normal konuşabiliyorum ve az duyabiliyorum yani iletişimim kuvvetli, birgün arkadaşlarla bindik 3 kişi, arkaya geçtik oturduk, muavin otobüsün hareketinden itibaren en az 10 dakika devamlı gözünü ayırmadan bize bakıyor, biz işaretle konuşuyoruz tabii, acaba dedim şöförün dikkatini çeken işaretle konuşmamız mı diye alttan almaya çalıştım, ama şöför kaşlarını çatmış ve nerede ise benim gözümün içine bakıyor, kalktım yanına doğru yöneldim, ben gelirken bile baştan aşağı sanki iğrenirmiş gibi bir tavır takınarak bana bakıyor, yanına gittim dedim kardeşim dedim derdin ne bindiğimizden beri bizi izleyip duruyorsun bir sorunmu var dedim, muavin konuşabildiğimi görünce birden tavır değiştirdi, yok birşey falan dedi, biraz morardı, sonra geçtim yerime oturdum baktım birdaha hiç ilgilenmedi, sanırım biraz iri cüsseli olmamın da payı vardı :))))

Arkadaşlar tekerlekli sandalyedeki arkadaşlar eğer birgün maç, gezi, tiyatro vs gibi etkinliklere katılmak isterseniz beni arayın, arkadaşlarımla aranıza katılmak ve sizlere yardımcı olmak için elimizden geleni yaparız hatta bir kaç kişinin biryerini yamultmak pahasına :) selamlar, birde sizlere önerim, bu konunun açılmasına öncülük eden mahkemesi olan arkadaşa destek olmak için mahkemeye gidelim, bence karara epey etkisi olur bunun. saygılarımla.
 
Bu arkadaşlar niye para verip bilet alıyorlar ki! Beyaz kart ile hem ücretsiz hemde orta kapıdan binecekler.
Knedini bilmezler kesinlikle hadlerini bildirmemiz lazım.
Bu tür olaylarda toplu olarak bireylerle birlikte kurumları ve şirketleride sorumlu tutmalıyız.
 
............

iyi akşamlar...formu incelerken buraya tekrar gözüm takıldı,böyle önemli bir konuya sadece 3-4 kişi dahilinde kimse yazısını yazmak ve fikrini belirtmek gibi bir incelikte bulunmamış bile,üstelik sayın site yöneticimiz bu konunun ne kadar bam teli bir konu olduğunu anlayıp buraya bizlere taşımış,düşünüyorumda eğer bu başlık yerine SOHBET ODASI platformunda söz konusu gereksiz yaşanan tartışmalar olsaydı bu sayfa uzar giderdi eminim!!!! sadece yazık diyorum..!!!yok niye şunu bunu moderatör yaptınız,yok kaşının üzerinde gözün var dendi gibi gereksiz şeyler anladımki insanların çok daha ilgisini çekiyormuş,,çok üzüldüm çokkk....
 
Bülent Bey bu davanın sonucu ne oldu, merak ettim,Teslime'ye de mail gönderdim ama cevap gelmedi,umarım olumlu sonuç alınır ve bize emsal teşkil eder.Ben de tekerlekli sandalyedeyim ama daha hiç toplu ulaşım araçlarını kullanmadım,ya taksiyle ya da kendi arabamı kullanıyorum,aynı sorunlarla karşılaşacağıma emin olduğum için üzülmek istemediğim için otobüse veya dolmuşa binmekten hep kaçtım...:(
 
görünen engelli arkadaşlarımız böyle cahil düşüncelerle birkez daha yıpratıyorlar.
kardeşim engelliysem saygı göstermek zorundasın göstereceksin değil bu bir mecburiyet bu bir vicdan muhasebesidir.
ben de sehirler arası otobuslere binmek zorunda kalıyorum ve oturamadığım için 3 koltuk tutmak zorundayım.otobus boş olsada olmasada
insanlarda merhamet ölmüşse gerisi angarya

inşallah davayı kazanmıştır.konuyu okumadım tam olarak ama başlığı yeter bana...
 
İpek Hanım;

Bana herhangi bir iletiniz gelmedi..
Dava, sikayetci oldugum sofor gelmedigi icin 2 Nisan'a ertelendi. O tarihte sofor polis nezaretinde getirilecekmis..
Diger otobus dava dosyamiz (7 aydan sonra) Bakırkoy Agir Ceza mahkemesine intikal etti.
Gelismeleri yazarim..
NOT; Cogunlugumuz toplu tasima araclarini kullanmaktan kacindigimiz icin kullanmaya kalkanlara bu tip hareketleri bu kadar kolay yapiyorlar diye dusunebilir miyiz?

Esenlikler dilerim
Teslime TAPLACI
 
Nelik,
Teslime Hanım,
Üyeliğiniz hayırlı olsun,ben, OturanBoğa bu başlığı ilk açtığında mesajının altındaki bu mail adresine,yani size teslime@turkquad.org mail göndermiştim,melekderya... adıyla..:)
bilemiyorum yanlış da göndermiş olabilirim,ama haklı mücadelenizi canı gönülden destekliyorum...
Aslında çok haklısınız,engelimizin ve karşılaşacağımız hayal kırıklığının da arkasına sığınarak toplu ulaşım araçlarını kullanmaktan kaçmamız doğru değil,ben yani kaçıyorum mesela,kaçmamam lazım... haklısınız,kaçarak şoförlere bu olumsuz olayları bize yaşatmaları için zemin hazırlıyoruz..umarım sizin yani hepimizin bu mücadelesi olumlu sonuçlanır da, ki davayı kazanacağınıza inanıyorum,bir ilk olarak emsal teşkil edersiniz....
SEVGİLER.....;)
 
Evet, Teslime'nin altını çizdiği ayrıntıya ben de katılıyorum. Bence de toplu ulaşım araçlarını (özellikle sandalye kullanan bizler) çok sık kullanmadığımız için, böylesi edepsizlikler fazla oluyor. Şoför, nasılsa birkaç kişiler, onlar da evlerinde otursun, diye büyük bir akıl yürütüp, aymazlığı ele alabiliyor...
Ama işte, sandalye kullanan kişiler neden toplu taşıma araçlarını kullanmıyor, o da var! Böylesi edepsizliklerle karşılaşmaktan korkmuş ya da muhattap olmaktan yorulmuş olabilirler...


Benim tek çözümüm var: Sürekli toplu taşıma araçlarına binmek, sürekli sorun karşısında hem idari yollara hem de hukuki yollara başvurmak. Başka bir yolu yok. Kafalarına vura vura... Hem sade şoförlerin değil, müdürlerin, hakimlerin, savcıların, bürokratların, yolcuların... Hepsinin kafasına vura vura!
 
Sevgili İpek;

Aslinda derdim bir soforu cezalandirmak degil.. Bu dava uzerinden butun soforlere bir mesaj gondermek "Sessiz kalmayacagim, ceza almasanizda mahkemelerde ugrastiririm."
Sonuc ne olacak bereberce gorecegiz..
 
Sevgili Bulent;

Bu gune kadar Otobuslerde yasadigim bu tip her olayi sikayet ettim ve IETT her seferinde islem yapti. Sineye cekmemek lazım, bir dilekce yazmak zor olmasa gerek.. Kamuya hizmet vermeye talip olan (kim olursa olsun) kişi adam gibi davranmayı ya öğrenecek ya da kapasitesine göre bir iş edinecek.
 
Bu tür insanlarla,kurum ve kuruluşlarla bıkmadan, üşenmeden yılmadan mücadele etmek lazım.
 
Dun Otobus davamin durusmasi vardi..
Ben saglik sorunlarim nedeniyle gidemedim..
Beni otobuse almayan sofor ifade vermis.. İlk ifadesinde "ben tekerlekli sandalyede kimse gormedim" seklindeyken dun "gordum ama diyaloga girmedim" olarak degistigi icin hakim biraz uzerine gitmis.. Artik hakimimimiz davanin emsal dava oldugunun farkinda sanirim. Bir sonraki durusmada muavininde ifadesi alinacak ve sanirim karara baglayacak..

Esenlikler dilerim
 
sevgili kardeşim 2 nisandaki yani dün görümüş olduğun davan nasıl gelişti? burdanda bilgilendirirsen çok memnun oluruz
 
Saglik sorunlarim nedeni ile durusmaya katilamadim. Avukatimin gozlemlerini paylasmakla yetinmek durumundayim yani.. Beni otobuse almayan soforun ifadesi alinmis, ilk ifade ile celiskileri goren hakim biraz sıkıştırmış. Avukatım Guler Polat davanın emsal olduğunu ve yapılanın ayrımcılık oldugunu vurgulamis.. 5 Mayis'taki durusmada sanırım karar cikar. Karar "gorev ihmali" degil "ayrimcilik"la ilgili yasa maddesine gore cikarsa amacimiza ulasmis olacagiz..

Esenlikler dilerim
 
Hakim ayrımcılık temelinde değerlendirmezse, hangi temelde değerlendirecek çok meak ediyorum doğrusu! Ofsayt Osman'ın demesi gibi, "bu da mı gol değil ha, söyleyin, bunu da mı atamadım!?"
 
Bu gun öğlen adliyedeydik, duruşmaya belirtilen saatte girdik. Davalı şoför ve muavin de duruşmada hazır bulundular. Muavinden ifade alındı.. Beni görmediğini, kapıyı açın talebinde bulunmadığımızı, Allah için doğru konuştuğunu söyledi. Durakta beklemek yasakmış o nedenle bizi almamış olabileceklerini de ekledi..

Hakim bana ekleyeceğim birşey olup olmadığını sordu; Bende 2 kez annemin, bir kez de durakta bekleyen öğrencilerin kapıyı açın demesine rağmen kapıyı açıp, beni almadan otobusun gittiğini söyledim.

Ve hakim kararı yazdırdı;
TCK 122/1-a maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandirmasina..
TCK 50/1-e maddesi uyarınca 6 ay suresince E sınıfı ehliyetinin geri alınarak Halk otobusu isletim gorevinin yapmaktan yasaklanmasina çevrilmesine..
Hukum kesinleştikten sonra secenek yaptirim gereklerine uyulmamasi halinde TCK 50/6 maddesi uyarinca hapis cezasinin tamamen veya kısmen infaz edileceginin ihtaratına..
Cezanin ertelenmesine yer olmadigina.. Karar verildi..
Coookk isabetli bir kararla adalet yerini buldu.. T.C.'de engelliye ayrimcilik tanimli ilk davayi kazanmis bulunuyoruz..
İyi dilekleri ile destek olan heskese tesekkur ederim.
İstanbul Barosu Engelli Hakları Komisyonu ve Avukatım Guler Polat'a tesekkur ederim.
Her durusmada yanimda olan gazeteci Erol Uyar arkadasima ayricaaa tesekkur ederim.

Halaa cook sevincliyim, davadan aklimda kalanlar simdilik bu kadar..

Sevgilerimle
Teslime
 
İşte bu! Helal olsun Teslime. Bu gerçekten çok çok önemli bir haber ve kazanım. Kutluyorum ve bir omurilik felçli olarak teşekkür ediyorum...
 
Oh olsun!
Mücadeleden vazgeçmemek gerektigini bir kere daha görmüş olduk.
Sevgiler.
 
Ben bu başlığı görmemişim. Şimdi gelişmeleri okudum. Gerçekten de önemli bir kazanım. Sizi kutluyorum Teslime.
 
Başlığı bende yeni gördüm ve okudum.Toplumsal bir sorunun sonuna kadar gitmişsiniz ve mücadelemizi diyorum bu hepimizin sorunu kazanmışsınız sizi gönülden tebrik ediyorum.
 
Ayırımcılık

MADDE 122. - (1) Kişiler arasında dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım yaparak;
a) Bir taşınır veya taşınmaz malın satılmasını, devrini veya bir hizmetin icrasını veya hizmetten yararlanılmasını engelleyen veya kişinin işe alınmasını veya alınmamasını yukarıda sayılan hâllerden birine bağlayan,
b) Besin maddelerini vermeyen veya kamuya arz edilmiş bir hizmeti yapmayı reddeden,
c) Kişinin olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını engelleyen,
Kimse hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.

MADDE 50. - (1) Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre;
a) Adlî para cezasına,
b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine,
c) En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye,
d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya,
e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya
 
tebrik ederim teslime gerçekten gözlerim yaşardı
harikasın vallahi başkada bişey demiyorum
 
Evet, önemli bir kazanım. Kutlarım ben de.

Benzeri davalarda emsal teşkil edebilecek bir karar olması önemli!

Bunun en yoğun biçimde bilince çıkartılıp hayata geçirilmesi de önemli tabii.. Bu da DKÖ/STK'lerin görevi!
 
Ülkemizde hukukun olduğu, ülkemizde Hakimlerin bulunduğunun güzel bir örneği, sitedeki gazeteci arkadaşlarımızdan bunun medyaya yansıtılmasını istiyoruz. Bende tanıdığım gazete ve dergilere bu kararı göndereceğim.
Geçmişte ayni hakareti bana bir trafik polisi yaptı, "sakatsan evinde otur" dedi. Bende idari yoldan bu polisi valiliğe şikalet ettim. Sonuçta o bu lafı inkar etti, valilikte ilgiliye bir ihtar bile vermeden dosyayı kapattı.Onun için bu kararı alan hakime çok teşekkürler hepimizin adına.....
 
Bir Yolculuğun Hikayesi

Gece saat 12’de evden çıktım taksiyi bekledim.gideceğim yer 100 metreydi ve taksiye zor bindim.durağa vardım yarım saat otobüsü bekledikten sonra dev otobüs tüm heybetiyle yanımda durmuştu, hava soğuktu.Nihayet binmiştim çok zor şartlar altında tam 59 yolcu vardı meğer otobüsü büyütmüşler ama koltukları küçültmüşler tıpkı insanların vicdanları gibi Bayram abi(Dayıoğlu) ve muavin dışında kimse yardım edeyim diye en ufak bir atılımda bulunmadı.Anladım ki vicdanlar uykudaydı belki hakkım yoktu ama insanlık namına bir kıpırtı görmeyince hizmet nutukları parayla eşdeğer olduğunu kavradım.Bazı otobüs firmalarında hizmet bizim işimiz derler tabi ki karşılığını verdiğin sürece oysa hizmetin kelime karşılığı ; karşılık beklemeden yapılan fedekarlıktır.

Tabi Otobüste her yer dolu olduğu için bir kaç saat ayakta yolculuk etmeye başladım. Gitmek zorunda olduğum için bu eziyete katlandım.Sonra kendimi bir anda otobüsün koridorlarında uzanmış vaziyette buldum.Bu Trajediye sadece iki kiş şahit olmuştu geri kalan 59 kişi derin bir gaflet uykusundaydı.
otobüste gençler yoğunluktaydı bir daha anlamıştım ki insanlıkla beraber gençlik de yok olmuş ölmüştü artık belki hakkım yoktu onların yerini istemeye ama sadece iki kişi lazımdı kimsede bit hareket görmemiştim vicdanlar mı kördü yoksa ışıklar mı kapalıydı? Selam veren de olmadı Yer veren de olmadı.
ilk defa giydiğim Takım elbisemle koridora uzandım ama utanmadım yolcular üzerimden gelip geçip mola verdiler kimse bir şey demedi gece başlayan yolculuğum sabahın ilk ışıklarına kadar sürdü.Sabah 8’de hayırlı bir iş için kapı çaldım özrüme bakmadan ve özrümü ağır göreceklerini bile bile yinede yüzüme karşı bir şey demedikleri halde her hallerinden belliydi yolculuk beni daha da özürlüleştirmişti ama her şeye rağmen yüzükleri takarak aynı gün saat 17’de tekrar aynı firmanın otobüsüne bindim ve ne hikmetse arka dörtlüyü büyük bir cömertlikle bana tahsis ettiler,çünkü bu kez otobüste sadece 9 kişi vardı. Şimdi başımdan geçen bu yaşanmış hikayede birkaç sonuç çıkarabilirsiniz.Şehirlerarası yolcu otobüslerinde firmaların özürlü insanlara gereken hassasiyeti göstermediklerini kanıtlarıyla beraber sizlere sunmak istedim.

saygılarımla
AHMET TEKER
 
Mücadelesine sonuna kadar sahip çıkan arkadaşımızı ve bu kararı veren hakimi kutluyorum.
 
Üst Alt