Güncel İçerik

Merhabalar

Engelli haklarına dair tüm içerikten üye olmaksızın yararlanabilirsiniz.

Soru sormak veya üyelere özel forumlarlardan ve özelliklerden yararlanabilmek içinse sitemize üye olmalısınız.

Teksan İnovatif Medikal: Engelliler, Engelli Çocuklar, Hasta ve Yaşlılar için emsalsiz ürünler

[Tartışma] OTİZM bir sosyal engeldir

Üyelik
3 Ağu 2004
Konular
8
Mesajlar
50
Reaksiyonlar
0
Engel denince ilk akla gelen fiziksel engellerdir. Oysa ki doğrudan görülmeyen !! ancak gerçek engel sahiplerini hiç ya konuşulmaz ya da konuşulsa da gerçek anlamda tanımlanmaz. Bu güne kadar hep Serebral Palsi ile iç içe yaşamış bir anne olarak biraz da OTİZM tanımlansın istiyorum. En az diğer engel grupları kadar uğraş isteyen ve sonuçları diğer engel grupları gibi hemen görülemeyen otizm bir sosyal engelliliktir. Otistik çocuklar ne zihinsel engelli ne de şımarıktır. Hatta yapılan bir araştırmada engel grupları içinde aileyi en çok yıpratan engelin otizm olduğu görülmesi de bundandır. Toplumun tanımlayamadığı bir rahatsızlıktır. Hemen zihinsel engelli diye geçiştirir insanlar ancak bu çocuklar zihinsel engelli değildir çoğunlukla. Sadece konuşma prablemi ve sosyal engelleri olduğu için öyle görünürler.
Size bir şey itiraf edeyim hem SP li hem otistik bir çocuk annesi olarak ; SP li bireylere toplumumuz acımayla karışık yardım ediyor ( İstenen bu değil tabi ki ama yine de toplum kısmen yardımcıdır ) Ama otistik bireylere toplum yardım etmek istemiyor. Bu içinde bulunduğumuz çıkmazı daha da karmaşık hale getiriyor. Bir de iki engeli varsa çocuğun gerisini siz düşünün. Biraz da farklı engel grupları için var olalım diyorum.
Sevgiyle kalın...
 
Tabii ki farklı gruplar için (de) var olalım. Ama o gruplara "yakın" kişiler buraya yazmazlarsa, biz konulara nekadar hakim olabiliriz ki? Velhasıl iyi ki yazdınız :)
Bugüne kadar otistik biriyle hiç karşılaşmadım. O yüzden "otistik bireylere toplum yardım etmek istemiyor"un ne alma geldiğini hiç anlamadım. Rica etsem bir örnekleme yapabilir misiniz?
 
Sanırım en önemli sebep insanlarin otizm'i tanımıyor, bilmiyor olması.
Yani otistik çocuğa nasıl yaklaşılır, nasıl tepki alır.
Otistik çocuklar iletişimden kaçarlar, göz teması kurmazlar, ilgiden sıkılırlar
(genel özelliklerdendir ya bunlar)
Ama artık otizm eğitimle yavaş yavaş aşılabiliyor ve sanırım toplum da yavaş yavaş otizm'i öğreniyor.
Forumda da sağlık, haberler gibi başlıklarda Otizm'le ilgili bilgilere, haberlere ulaşabilirsiniz.
Bizler foruma Otizmle ilgili bilgiler yolluyoruz, sanırım otistik bir yakını olan üyemiz yoktu ki henüz onlara yazan olmamış.
Siz en yakından yaşayan olarak bizlere anlatabilirsiniz.
Hatta anlatın lütfen, anlatın ki biz bire bir çocuğunuzla neler yaşıyorsunuz,
neler yapmalıyız bunları bilelim.
 
Ben de otizm hakkında pek bir şey bilmiyorum. İşyerinden bir arkadaşın çocuğu otistik. Ne zaman yaklaşmaya çalışsam başarılı olamıyorum. Gerçekten de göz teması kurmak bile mümkün olmuyor. Öyle ayrı bir dünyası var ki, sanki bu dünyada yaşamıyor gibi. Bir de ebeveyninin çocuğunun davranışlarından rahatsız olduğunu gözlüyorum. Toplum içine çıkartmaktan korkar bir hali var.

Gerçekten otizm nedir? Bu tip çocuklarla ya da kişilerle nasıl iletişim kurabiliriz? Ebeveynlerin ne yapması gerekir? Bizlerle paylaşırsanız sevinirim.
 
OTİZM Bir Sosyal Engeldir

Gelen cevaplar beni mutlu etti aslında. Otizm belki kelime olarak çok sık duyuluyor, kullanılıyor ama ne olduğuna ilişkin toplumumuzun fazla bilgisi yok. Ama görüyorum ki anlamak isteyen çok insan var. Özellikle engelliler ya da engelli dostları. Olsun zaten biliyoruz ki bizi yine biz anlıyoruz ya da anlamak istiyoruz.
Otizm bir sosyal engeldir. Otistik bireyler geniş bir yalpazeye yayılmış olarak bu sosyal engelliği farklı şiddet derecelerinde yaşarlar. Kimi hiç kimseyle iletişime girme çabasına girmezken _ anneyle bile _ kimisi de sadece tanımadıkları kişilere ya da nesnelere ilgisiz ya da tedirgin tutum içine girerler. Ailenin çocuğa ilgisi ve iyi bir özel eğitimle tam çözülemese bile normale yakın yaşam sürebilirler. Ancak bu kolay olmaz. Otistik bireyin otizmindeki şiddet derecesine göre _ Zihinsel durumuna göre de _ tedavi belirlenir. Ancak çoğunlukla iş aileye düşer. Otizm beraberinde çoğunlukla konuşma sorununu getirir. İletişime girmeyen otistik birey konuşma tedavisi almak zorundadır. Her otistik birey farklı olduğu için ben durumu daha net anlatmak adına oğlumdaki sorunları dile getireyim isterseniz.
Oğlum yoğun bir korku ve kaygı içinde. Tanıdığı nesnelere ve kişilere aşırı bağlanması da bundan. Özellikle beni hiç bırakmak istemiyor. Yeni olan her şey onu çok korkutuyor. Elbette karşılaşılan her yeni şey için onu önceden hazırlamak ve korkularıyla o anda baş etmek çok zor ve inanılmaz sabır gerektiriyor. Gün içinde hep bildiği şeyler yaşanınca ve tanıdığı kişileri görünce sorunumuz yok ama yaşam o kadar küçültülemez ki. Bir yerden bir yere gidiş hep sorun, markete gitmek bile sorun. Böyle durumlarda ağlama nöbetleriyle birlikte aşırı korku tepkileri veriyor ve çığlık atıyor. Duygulanım bozukluğu olarak gördüğümüz bu çığlıkları dinlemek durumunda olmak da ayrıca sabır gerektiriyor. _ Burdan apartmanımızdaki tüm komşularıma teşekkür etmeden geçmek istemem. Benimle birlikte o sabrı göstermeleri inanılmaz büyük bir erdemlilik. Kızmak bir tarafa bana yardımcı olmak bile istiyorlar ki bu bizim gibiler için büyük avantaj. SP si bir tarafa beni en çok otizm uğraştırıyor. SP si için zaten uzmanlarımız var ama otizm hep ailenin üzerinde bir sorundur. Tedaviyi alır ama günlük yaşama o tedaviyi aktarmak biz ailelerin becerisine kalmış. Kısaca otizm engel grupları içinde aileyi en çok yıpratan gruptur. Sabır, sevgi, hoşgörü, enerji her zaman olması gereken özelliklerimizdir.
İki engelliği birlikte yaşayan bir anne olarak şunu açıkça söyleyim ki otizm ile başetmek daha zormuş. Çocuk için de aile için de. Ama inatla uğraşıldığında sonuç alabilmek ya da olasılık bizi her zaman umutlandırmaya devam ettirecek belli ki.
Bu yazımı okuyan herkese son sözüm otizmin bir engel grubu olarak tanımlanması için destek isteğidir. Bizim çocuklarımız zinihsel engelli değil, otistik. Konuşamıyorlar çünkü iletişime girmek istemiyorlar. Bu net ayrımları yapmak gerekiyor daha iyi anlayabilmek için. ( Yukarıda oğlumla ilgili verdiğim tablo otizmin şiddet derecesi daha az olan gruplarını kapsıyor aslında. Buna da şükür diyelim en azından tanıdıklarıyla konuşabildiği oranda iletişime girdiği için...)

Sevgiyle kalın
 
Sevgili Reyhan öncelikle komşularına bende teşekkür edrek başlamak istiyorum.
Ben otizmi bir filmde görüp, merak ederek öğrenmiştim. Ama sadece nasıl bir şey olduğunu ve neden ileri geldiğini öğrenmiştim. Tedavi yöntemleri ile ilgili hiç bir şey bilmiyorum. Yazdıklarından anladığım kadarı ile tedavi ilgi ve telkin yoluyla oluyor. ( Umarım yanlış anlamamışımdır. ) Bu sonuca aileye çok iş düşütüğünü anlatmandan varıyorum. Peki ilaç tedavisi yada başka tıbbi yöntemlerle de otizmin tedavisinde kullanılabiliyor mu?
 
OTİZM Bir Sosyal Engeldir

Elbette ilaç veriliyor çocuklarımıza ancak bu ilaçlar özel eğitime katkı sağlaması için öneriliyor. ( sakinleştirici ya da atipik davranışları bastıran ilaçlar ) Anlayacağınız gibi otizmin ilaç tedavisi doğrudan yok. Tedavi sadece atipik davranışları eğitimle bastırıp doğru davranışa çocuğun yönlendirilmesidir.
 
OTİZM Bir Sosyal Engeldir

Otistik bir çocuğa nasıl yaklaşılacağı ile ilgili mailler aldım. Burdan cevaplamak istiyorum. Otistik bir çocuk kendi kurguladığı ve yaşamak istediği dünyada yaşar. Bizler ise onu kendi dünyamıza çekmek isteriz. O zaman asıl problem yaşanır. Çocuk huysuzluk yapar, ağlar, çığlık atar...Onun tepki vermediğini gördüğümüzde hiç bir şey anlamadığını düşünürüz ve yanında o anlamaz mantığıyla hareket ederiz ki bu tamamen onu normal yaşam sınırları dışına iten bir durumdur. Bize dinlemiyor ve anlamıyor gibi gelse de aslında çevrede olan her şeyin farkındadır ve anlıyordur. Sadece konuşulanlar, yaşananlar onun dünyasına ve onu kendince ilgilendiren konular değildir. Konuşamadığında ise hemen zihinsel engelli deriz, aslında iletişime girme isteği olmadığı için konuşmaya yönlenmemiş ve konuşsa bile eksik konuşmaya başlamıştır.
Sürekli ağladığında ise yapılacak şey sadece sabırla ağlamaması gerektiği anlatmaktır ki çoğunlukla susmazlar. Sadece o anda çok güvendiği bir şey ile onu ikna edebilirsiniz. Kendini kendi dünyasında hissedene kadar bu krizler sürer.
Aslında daha ne yazacağımı bilemiyorum. Çünkü her otistik farklıdır. Tepkileri, korkuları, konuşma düzeyleri...Ayrıca benim oğlum gibi iki farklı engeli bir arada yaşıyorsa o otistik çocuğu anlatamazsınız sadece yaşarsınız. Yaşadıkça kendinizce ve çocuğunuza uygun anlık çözümler bulursunuz.Bu nedenle otistik bir çocuğuna bakan kişinin ve özelilikle annesinin yorulmaya, psikolojik sorun yaşamaya ve yaşamı bırakmaya hiç hakkı yoktur daha önemlisi fırsatı yoktur. Sürekli ikna etmek ve normale yakın yaşama döndürmeye çalıştığı bir çocukla birliktedir.Her adımda yeni bir teknikle mücadelenin tam ortasındadır. Örneğin bir markete girerken verdiği korku tepkisini ve korku nedeninin başka bir markete girerken başka şekillerde verir. Ve elbette vereceğiniz mücadele tarzı farklılaşır. O anda sizin anlamadığınız mutlaka bir neden bulmuştur kendince. Onu o anda anlayıp hemen çözebilirseniz bir sonraki sefer oradan geçişinizde daha az korku tepkisi verir. Bu böyle sürer gider.Sonu olmayan bir yol gibi sadece didinirsiniz. Döner durursunuz ve bir bakarsınız ki daha önce çözdüğünüzü düşündüğünüz bir sorun aynı noktada kalmıştır.
Sevgiyle kalın...
 
Merhaba Reyhan Hanım,

Geçen Cumartesi televizyonda otitstik bir kız çocuğunun günlük yaşamını anlatan bir program seyrettim. Kızın dış görünüşüne, yüz ifadesine, davranışlarına baksanız onu zeka özürlü sanırsınız. Elinde sürekli 2-3 tane plastik kaşık tutuyor. Bu onu rahatlatıyormuş.

Düzenli olarak yaptırdıkları zeka ölçümlerinde kızlarının zekası hep düşük çıkıyormuş (13 yaşındayken 2,5 yaşındaki bir çocuğun zekasına sahipmiş). Sonra bir başka otistiğin klavye ile iletişim kurabildiğini öğrenmişler. Kızlarına data almışlar ve ona bu konuda eğitim vermeye çalışmışlar. Bir sonraki zeka testinde kızın zekası 133 çıkmış. Kız şu an 19 yaşındaydı ve üniversiteye gidiyordu. Tabi ki yanında sürekli onunla birlikte gezen ve ona yardımcı olan bir bakıcı vardı.

Siz de belki seyretmişsinizdir. Bu beni çok etkiledi. Herşey dışardan göründüğü gibi olmayabiliyor. Önemli olan içerde gizli kalan güzelliği görebilmek...
 
OTİZM Bir Sosyal Engeldir

Sizin yazınızı okuyunca çok üzüldüm. Böyle bir belgeseli nasıl kaçırırım?
Bir umut belki belgeseli kaydeden birileri vardır. Sahi var mı ?
İlginiz için tüm dostlara sevgiler sunuyorum.
Sevgiyle kalın
 
Sema arkadaşımın belirttiği linkte programın salı günü yayınlandığı yazıyor. Ben sanırım tekrarını seyretmişim.

Programı seyredemediğinize üzüldüm. Ama belki tekrarı yayınlanır.
 
otizm

Merhabalar
Bende 10 yıldır otizmi yaşayan bir anneyim.Sitenizi yeni fark ettim ve arama motorundan acaba bizde var mıyız diye baktım.Reyhan annemize ilginiz ne güzel...hepinize duyarlılıklarınızdan dolayı teşekkürler.Aradığımız sadece bu, bizi motive edecek,farklı ve özel oluşumuzu kabul edecek insanlar.
Bizim yavrularımız çok özel çocuklar.Biz verdikçe almasını bilen ,hemen olmasada öğrendiklerini gösterebilen.Son derece sezgileriyle yaşayan.İlgi ve sevgiyi mıknatıs gibi çeken ve yaşam felsefeleri yanlızlık olan canlar....
Onlarla yaşamak bir ayrıcalık.Sanki yaşantımıza girdikleri andan itibaren bir misyonları var bizleri eğitmek üzerine.Küçücük şeylerle mutluluğu bana yavrum öğretti.Hiç bir şeyi abartmadan dupduru yaşamayı da...Seviyorum demeyi,yürekten sevmeyi ve burnum sızlayarak yaşamayı da..
Biz onun küçücük ayakları ile kocaman adımlar attık.Yarın okullar açılıyor.Benim güzel kızım bu yıl 4,sınıfa başlıyor.Normal bir okulda kaynaştırma programı içinde eğitim alıyor.Ben,okulun açılacağı ilk gün, her yıl onun başaramadığı kaygı çekmeyi, heyecanlanmayı bu yıl ona devrettim.Kıyafetlerine bakıp bakıp gülümsedi,uykusu kaçtı,ama o benim özlemle beklediğim okul heyecanıydı...Bu gün bunun için mutluyum.
.Bizim dünyamız onlar için karmaşık ve çok zor.Bu nedenle ilk hedef bizim onların dünyasına kabulümüz...
Reyhan Hanım size burada rastlamak güzeldi..Umarım tanışmayı başaracağız.
Sevgilerimle
 
OTİZM Bir Sosyal Engeldir

Bazı insanları hiç görmeseniz bile varlıklarıyla güç alırsınız. Tüm otistik çocuk annelerinin varlığı benim için bir güç kaynağı. Çünkü , otistik çocuk anneleri sabır küpüdür. Normal bir insanın normal yaşamında gösterebileceği mücadelenin ve sabrın en üst noktalarındadır. Bunu otizmi yaşayan bir anne olarak büyük bir rahatlıkla söyleyebiliyorum. Bunun ötesinde Güzide Hanım benim için ayrıca bir güç kaynağı. Bunu neden böyle söylediğimi anlamanız için sizlere Güzide Hanım ın kitabını tavsiye ediyorum. Başladığınız andan itibaren tek solukta okuyacağınız bir kitap. Otizmin her yönünü öğrenebilmeniz için de önemli bir kaynak . Ben Güzide Hanım ın kitabını okuduktan sonra artık otizmi anlatmıyorum. Sadece okuyun diyorum. Çünkü anlatılacak o kadar çok şey var ki bir kaç cümle ile özetlemek çok zor.

"Otizm İle Yaşamak ve Annelik
Benimle Oynar mısın ? "
Güzide Tekeş
İsteme Adresi : Artı Özel Eğitim Merkezi Kızılay Ankara

Sevgiyla kalın...
 
Reyhan hanım öncelikle sizleri sabrınızdan dolayı tebrik etmek istiyorum.
gercekten sizin yerinizde olmak zor ama bu yaptığınız özverili ve sabrınızla sizleri takdir etmemek munkun değil.
inanın sizin önünüzde saygıyla eğiliyorum.

otizm hakkında bir kac yerde merakımdan dolayı okumustum.ancak hayatta hiç karsılasmadım.taa ki cnn'de otizm ile ilgili belgeseli de tesadufen izleyene kadar.gercekte otizm yer yer farklılık olarak değisebildiğini öğrendim.
sizden de cok sey öğrendik.
aslında toplumu bilinclendirebilirsek (biz de dahil tabii)
otizm hakkında cok yol alabiliriz.
sağlıcakla
 
otizm

Oturanboğa arkadaşımızınbirsorusu vardı yukarda "toplumun otistik bireylere yardım etmeyişi" hakkında..Bu durumu yaşayan bir anne olarak cevaplamaya ve konuya katılmaya çalışacağım.
Bizim yavrularımız çoğunlukla görüntü olarak yaşadıkları durumu yansıtmayan çocuklar.Dışarıdan baktığınız da billur gibiler.Otizmi bilmeyen bir insan için problemi yakalamak bu nedenle çok güç oluyor.Ve toplum tarafından şımarık,hatalı eğitilmiş çocuklar imajını yaratıyorlar.Sağolsun insanlarımız her konuda bilgi sahibi ve müdahale etme güdüleriyle dolup taştığından ;bizler çocuklarımızla her hangi bir sosyal ortama çıktığımızda eleştiriler alıyoruz."ne biçim yetiştirmişsin bu çocuğu"en adaplısı oluyor bunların.Bu bizim ırk özelliğimiz sanırım karışmak,sormak ve bunaltana kadar sorgulamak.yardımdan geçtik bizi rahatsız etmeseler yeter.Sonra durumu izah edince vah vah kısmı başlıyor."o kadar güzel ki nasıl olur".Bunlar duyarlı olduklarını varsaydıklarımız tabii.Birde kesinlikle yok sayanlar var.yaşam haklarını hiçe sayanlar.Onları kazanabilmek mümkünmüdür bilemiyorum ama farklı bir bakış açısıyla da olsa ilgilenenleri bilinçlendirebiliriz.
Zor bir durumu yaşıyoruz.Gördüğünüz gibi toplumdan yardım alabilmek için ,toplumu eğitmemiz gerekiyor.Bireysel mücadeleler bu noktada yeterli olamıyor.
Yinede tek tek yapabileceklerimiz var.En azından hepimiz sokağa çıkmalıyız ki,görsel olarak beyinlere mesajı atalım.Varlığımızı bir görsünler,sonra da onlara ,onları ısırmayacağımızı anlatırız.
Peki toplum hiç mi bir şey yapamaz.Tabi ki değil.İnsan olmayı,insanca yaşamayı ve hissetmeyi bilmeleri yeterli.Tüm insanlar için sevgi yeterli değil mi?
Reyhan Hanımın bahsettiği kitabımın tüm geliri TODEG(TOPLUMSAL DUYARLILIK VE ENGELLİLER ENTEGRASYON GÖNÜLLÜLERİ )derneğinin bünyesinde TDP+G(TOPLUMSAL DUYARLILIK PROJESİ VE GÖNÜLLÜLÜK)çalışmalarına bağışlanmıştır.O hayat bizim ama birileri için umut olması açısından paylaştım.Sevgilerimle
 
Güzide hanım, bilgiler için teşekkürler.
Bir de rica etsem kitabınızın kapak resmini ve dilediğiniz uzunlukta bir tanıtım yazısnıı, bilgi@engelliler.biz adresime yollar mısnız? 1 hafta site ana sayfasında devamında da Kütüphane ( www.engelliler.biz/kutuphane.htm ) bölümünde tanıtımını yapmış oluruz..?
 
Bizler çoğunlukla bu siteyi tesadüfen bulan insanlarız.
Tabii ki bu site belirli bir engel gurubuna yönelik değil, her kese açık.
Bir yılı aşkın süreden beri üyeyim. Bu yaşıma kadar uzak kaldığım veya duymadığım çok engel gurubuna bu sitede rastladım ve tanıdım.
Bizim ülkemizde bu tür oluşumlar bireysel beceriye dayandığından.
Ateş te düştüğü yeri yakmaya devam ediyor.
İnsanlarımız sadece kör,topal ve tekerlekli sandalyeyi tanıyor. Buna sebepte tabiki fiziksel görüntü, Ayrıca tanıtmaya gerek te yok.
Ya diğerleri fiziksel görüntüsünden hiç anlaşılamayan veya toplumumuzda hiç bilinmeyen engeliler. Onların işi gerçekten zor.
Otizm de bunlardan biri, hastalık hakkında da ailelerin durumları hakkında dahiç bir bilgimiz yok(tu) , ta ki reyhan ve güziş annelerin çektiklerini okuyana kadar.
Bilmediklerimizi öğretin, öğretinki bir bütün olarak engelleri engelleyelim.

Saygılar
 
Biz engelli bireyler hepimiz genelde en iyi kendi engelimizi tanıyoruz öğreniyoruz diğer engel gruplarınıda belki fiziksel anlamda belli olan diğer engel gruplarını onlarla birlikte olduğumuz zamanlarda neleri yapabildiklerini veya yapmadıklarını birlikte geçirdiğimiz kısa zaman dilimlerinde ne kadar görebiliyorsak görüyoruz ama sanırım bizim gördüğümüz kadarı buz dağının sadece görünen kısmı ve toplum maalesef çok çok daha az şey biliyor veya yanlış bir çok ŞEY BİLİYOR ve bakış açısı Reyhan Hanımın örneğine gidersek otistik bir engelliye davranışıda ona göre YABANİ :twisted: oluyor diyebilirim (ve en büyük sosyal engel engelli bireyden değil toplumun bilinçsizliğinden bilgisizliğinden kaynaklanıyor maalesef)
sanırımmm BİLİNÇLENMEYE DOĞRU BİLGİLENDİRİLMEYE İHTİYACIMIZ VAR TOPLUMCA HEPİMİZİN :!:
 
Reyhan hanım ve Güzin hanım, bende iki çocuk annesi olarak yazdıklarınızı gözyaşları içinde okudum. Allah bu durumda olan tüm ailelere sabır versin diyorum. Bizler sağlıklı çocuklarla bile uğraşmanın zor olduğunu düşünürken sizlerin yazısını okuyunca boğazıma bir yumruk tıkandı sanki. Sizlerle ve çocuklarıyla tüm toplumumuzun gurur duyması gerekiyor. Zoru başarmak azmi isteği ve herşeyden önce anne olmanın sıcaklığı ve böyle zorluklarla başetmeye çalışmanız o kadar güzelki.

Dilerim tüm otistik yavrularımız ve aileleri zoru başarırlar. Hepinize Allah yardımcı olsun diyorum. Bir anne olarak sizin çektiklerinizi yüreğinizde yaşadıklarınızı çok iyi anlayabiliyorum aslında. Yaşınız ne olursa olsun o azimli ellerinizden öpüyorum.
 
Ekşi sözlük'te, itiraf.com'dan şöyle bir alıntı var:

[size=4]kardesim otistik.
1) bazen uzun zaman kimseyle konusmuyor. bu, aylar boyunca bile surebiliyor.
2) muthis bir hafizasi var. cok da zeki.
3) ona dokunulmasini sevmiyor.
4) bazen uzun sure bir sey yiyip icmiyor.
5) insanlarin kizgin oldugu anlari anlayamiyor.
6) onun dis fircasini bir baskasi ellerse bir daha kullanmiyor.
7) tabagin icindeki yemekler birbirleriyle temas etmisse yemiyor.
8) kizdigi zaman cok saldirgan olabiliyor.
9) gulmuyor ve ona gulunmesinden hoslanmiyor.
10) evdeki esyalarin yeri degistirildiginde sinirlenip bu yuzden kusabiliyor.
11) kahverengiyi sevmiyor. kahverengi herhangi bir seye dokunmuyor. kahverengi herhangi bir seyi yemiyor[/size]
 
OTİZM

Otizm hakkında bugün bile bilinmeyenler, bilinenlerden daha çoktur. En çok ilgilenilen konu nedenleri üzerinedir. Nedenleri hakkında da kesin veriler yoktur. Genetik yatkınlık ve çevresel faktörlere bağlı olduğu bilinmektedir.Ancak ne zaman ve nasıl tetiklenip seyrettiği hakkında hem fikir olunan bir görüş yoktur.

Otizme ait belirtiler 2-3 yaşlarında ailenin gözlemleyebileceği şekilde belirginleşir. İleri düzeyde klinik çalışmalar ve uzmanların yaptığı çalışmalarla daha erken tanılamak veya belirtileri yakalamak mümkündür.

Genetik nedenlere dayanan nörobiyolojik ve gelişimsel bir problemdir. Bireyi ve çevresini etkilemesinin çok geniş ve derin olmasından dolayı pek çok bilim alanının uğraşı konusu ve çalışma alanına girer.

1-Karşılıklı sosyal ilişkide yetersizlik
2-İletişim sorunları ve hayal gücündeki yoksunluk
3-Sınırlı ilgi alanları,tekrarlayıcı ve takıntılı davranışlar, çocuklardaki etkilenme derecelerinin farklılığına rağmen temel belirtileridir.

BUGÜN HER 1000 DOĞUMDAN 1-2’SİNDE OTİZM GÖRÜLÜYOR.
TÜRKİYE’DE 270.000 OTİSTİK YAŞIYOR.

Erkek çocuklarda kızlardan 4 kat fazla görülüyor.
Otistiklerin %40’ı mutistik(konuşmaya kapalılık),%20’si normal zeka düzeyine sahiptirler.
Otistik çocuk;
1-Göz kontağından kaçınır
2-Çevresine ilgisizdir
3-Akranları ile oynayamaz
4-Hayal gücüne dayanan oyunlar oynayamaz
5-Kendiliğinden iletişim kuramaz
6-Tekrarlayıcı davranışları vardır
7-Ekolali(Bir başkasının söylediği kelime veya cümleleri bir yankı gibi hemen kendiliğinden ve aynı biçimde tekrar etme)vardır

Otistik çocuğun;
Bir çok alanda sınırlı becerileri olmasına rağmen,sosyallikten ve dilden bağımsız alanlarda şaşırtıcı becerileri vardır.Bazıları erken yaşta kendi kendilerine okuyup yazabilirler.Kısa sürede ezberleyebilirler.Karmaşık işlemleri zihinden kısa sürede yapabilirler.İyi çizim ve müzik yetenekler olabilir.
ERKEN EĞİTİM ÖNEMLİDİR.3 YAŞ VE ÖNCESİNDE EĞİTİME ALINAN ÇOCUKLARIN ZEKALARINDA %20-30GELİŞME KAYDEDİLEBİLİR.
Gelişimleri tıbbi tedavi,eğitim ve aile iş birliği ile sürer.
HİÇ BİR OTİSTİK ÇOCUK DİĞERİ İLE AYNI DEĞİLDİR.

Arkadaşlar ilginize teşekkürler.
Bu sizlerin yavrularımız hakkında bir fikir sahibi olmanız için hazırladığım bir yazı. Konu derin ve çok karmaşık. En yalın bu şekilde toparlayabildim.

Sevgiler
Güzide
 
Herkese Selam,

Ben bu siteyi GOOGLE dan bulabildim ve Burada öncelikle Mutistik vakasina ait bilgisi olan insanlardan katki bekliyorum. Benim 5 yasinda bir kizim var ve konusmakta özellikle cümle kurmakta %100 basarisiz. Zaman gectikce bu durum dahada cok büyük bir Problem Olarak karsimiza cikacak. Doktorlar teshis koyamiyorlar maalesef. Ne Zihinsel nede Fiziksel özürlü. Otistikde degil,düsündügüm tekbirsey var , oda kizimin Mutistik olabilecegi. Kendisi son 2-3 senede sadece sayilari ve renkleri ögrenebildi diyebilirim ama tamda degil. 2 kelimeli cümleleri bile söyleyemiyor ama dilini gayet düzgün kullaniyor. Söylenilenlerin cogunu anlayamiyor özellikle yeni kelimeleri. Cok azda olsa bazi laflari anlayip ona göre hareket edebiliyor ama. En büyük sorun ise konusma ihtiyacini hissetmemesi. Eger cok kizar ve aglarsa anlamsiz ve anlamli kelimeleri yüksek sesle anlatmaya calisiyor. Önerileriniz ve cevaplariniz olursa cok memnun kalirim

simdiden tesekkürler
 
Evet yazılarınları teker teker okuduktan sonra aferit in cümlesiyle başlamak istiyorum.

Gerçekten aferit son derece güzel bir konuya parmak basmış. Yazın ki biz de öğrenelim. Sakın yanlış anlamayın, şimdiye kadar es geçtiğimiz bir konu değil bu aslına bakacak olursanız. Yaşamın derin girdabında bir şekilde yol bulmaya çalışan insanlar bazen bazı şeyleri kaçırabiliyor, kaçırmak istemese bile zaman bulamıyor.

Burada otistik çocukları olan üyelerimiz bu hastalığı son derece güzel tanımlamışlar. Bu karşılıklı bilgi paylaşımı sürdüğü sürece hem sizler hemde toplumu oluşturan bireyler olarak hepimiz üzerimize düşeni yapacak bilgiye sahip olduğumuz andan itibaren çözümleriyle beraber ilerleyeceğiz.

Yolumuz açık olsun :D
 
merhabalar ben özel eğitim öğretmeniyim. Bu konuda yerden göğe kadar haklısınız herkes otizm diye bişey biliyor fakat bunun ne olduğunu ne ifade ettiğini kimse bilmiyor. Birşey itiraf edeyim ben bile bu işe başlamadan önce öyle idim. Bizim insanımız farklı konuşmayı sever ama anlamını bilmeden O yüzden sık sık kullanılır bizim alanımızda ama bilirm ki çoğu insan otizmin ne olduğunu bilmiyor. Bence de OTİZM ne demektir?, Özellikleri nelerdir?vs. gibi konuları sık sık araştırmalalı çevre iletmeliyiz......saygılar sizi kutluyorum
 
Üst Alt