Güncel İçerik

Merhabalar

Engelli haklarına dair tüm içerikten üye olmaksızın yararlanabilirsiniz.

Soru sormak veya üyelere özel forumlarlardan ve özelliklerden yararlanabilmek içinse sitemize üye olmalısınız.

Teksan İnovatif Medikal: Engelliler, Engelli Çocuklar, Hasta ve Yaşlılar için emsalsiz ürünler

[Tartışma] Kaynaştırma eğitimi

OturanBoğa

Yönetici
Üyelik
9 Ocak 2003
Konular
671
Mesajlar
57,801
Reaksiyonlar
193
KAYNAŞTIRMA NEDİR?

Kaynaştırma,gerektiğinde sınıf öğretmenine veya özel öğrenciye destek olan özel eğitim hizmetleri sağlanması koşulu ile,özel öğrencilerin normal eğitim ortamlarında eğitilmesidir.(Kırcaali-İftar,1992)

Özel çocukları;işitme engelliler,görme engelliler,zihinsel engelliler,konuşma engelliler,süreğen hastalığı olanlar,bedensel yetersizliği olanlar,öğrenme güçlüğü gösteren çocuklar,üstün zekalı ve üstün yetenekli çocuklar olarak sıralayabiliriz.(Özsoy-Eripek ve Özyürek,1992)

KAYNAŞTIRMANIN YARARLARI
Kaynaştırmanın yararlarını;normal çocuğa,özel çocuğa,özel çocuğun anne-babasına ve sınıf öğretmenlerine olmak üzere dört grupta toplayabiliriz.

1-Kaynaştırmanın Normal Çocuklara Yararları

Normal çocuklar,özel çocuklarla kuracakları ilişkilerden kazandıkları bilgileri ilerleyen yıllarda da kullanabilirler.Bireysel farklılıkları daha kolay kabul edebilirler.(Metin,1992-Eripek,1986) Özel çocukları daha yakından tanıma ve onlarla ilgili ön yargılarını değiştirme fırsatına sahip olabilirler.

2-Kaynaştırmanın Özel Çocuklara Yararları
İyi planlanmış kaynaştırma eğitimine katılan çocuk,normal çocuğun davranışını gözleyerek ve model alarak toplumca benimsenen davranışlarını geliştirir.(Belma,1986-Metin,1992-Eripek,1986)
Normal çocuklarla özel çocukların birlikte çalışmaları ve oyun oynamaları;sosyal etkileşim kurmada ve akademik çalışmalarda istek ve cesaret uyandırır.(Karatepe,1996)
Özel çocukların;normal gelişim gösteren çocuklardan soyutlanması,duygusal ve sosyal gelişimlerini olumsuz etkilediği kadar,dil ve zihin kapasitelerinin gelişimi açısından çok önemli fırsatlardan yoksun kalmalarına neden olmaktadır.(Belma,1986)

3-Kaynaştırmanın Anne-Babalara Yararları
Anne-babalar çocuklarının normal çocuklarla nasıl etkileşimde bulunduklarını gördükçe,çocukları hakkında daha gerçekçi olmaya başlarlar.İstenmeyen bazı davranışların sadece özel çocuklara özgü olmadığını,normal çocukların da benzer davranışlara sahip olabileceğini fark ederler.(Karatepe,1996)

Özel çocuğa sahip anne-babaların,çocuklarının eğitimi ile ilgilenen uzman,rehber öğretmen ve sınıf öğretmeniyle iletişim halinde bulunması,anne-babalara güç ve cesaret verir.Çocuklarına nasıl yardımcı olacakları konusunda yeni yollar öğrenirler.

4-Kaynaştırmanın Sınıf Öğretmenlerine Yararları
Kaynaştırma uygulamaları ile normal sınıf öğretmenleri,özel çocuklarla çalışma şansına sahip olurlar.Öğretmenler özel öğrenci için kullandıkları yöntem ve teknikleri diğer öğrenciler için de kullanabilirler.Bilinen ve normal çocuklar için kullanılan etkili öğretim ve eğitim tekniklerinin birçoğu ilk kez özel çocuklar için geliştirilmiştir.Bu nedenle özel eğitim teknik ve yöntemlerini bilen bir normal sınıf öğretmeni,bu teknikleri bilmeyen öğretmenlerden daha başarılı olur.(Karatepe,1996)

Ayrıca kaynaştırma eğitiminin başarıya ulaşması için öğrencinin gideceği kaynaştırma sınıfındaki akranları ile ön hazırlık yapılarak öğrencilerin özel öğrenciyi kabule hazır konuma getirilmesi sağlanmalıdır.

Sınıf öğretmeni;özel çocuklarla ilgilenmenin zamanlarını tükettiği,normal çocukların başarısını aşağıya çektiği gibi ön yargılardan arınarak,özel çocuğun kendi sınıflarına katılmalarına istekli olmalıdır.

Özel öğrenciler için uygun eğitsel metot,materyal sağlanmalıdır.

Sınıf öğretmenleri,özel eğitim öğretmenleri,rehber öğretmen,yöneticiler ve anne-babalar özel çocuğun eğitim uygulamalarının ve planının bir parçası olmalıdır,aralarında iyi bir iletişim sistemi geliştirmelidir.

Kaynak: Bornova-İZMİR
Aşık Veysel Görme Engelliler İ.Ö.Okulunda 20-31 Temmuz 1998 tarihleri arasında yapılan
"Engelliler Kaynaştırma Eğitimi" ders notları

Öğretim Görevlisi : Sendur PEKER
Öğretim Görevlisi : Ümit ŞAHBAZ


KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİNDE YAŞANACAK GÜÇLÜKLER
Gönlümüz tüm öğrencilerimizin belli seviyeye gelip kaynaştırma eğitimine gitmesi, gittikleri okullarda kabul görüp, akranları olan çocuklardan iyi davranışları model alarak, bizim dünyamıza adapte olup hayatlarını sürdürmelerini arzulamaktadır.

Bizim dünyamıza dedim çünkü; otistik bireyin geniş kapsamda eğitimi denilince ben olayı şöyle görmekteyim: Yaşadığımız, belli normları olan dünyamıza bir şanssızlık olarak gelmiş olan, fizik olarak bizden farkı olmayan, fakat iletişim, yaşam tarzı, takıntıları, kendini yaşamaktaki ısrarları ile tamamen başka bir dünyaya ait olan bireyi bizim dünyamıza adapte edebilmektir. Otistik birey bizim iletişim dilimiz bilmemekte ya da konuşmayı kendince gereksiz görmektedir. Kurallarımızı anlamsız bulmakta, kendini yaşamayı, içinden geldiği gibi davranmayı daha gerçekçi bulmaktadır.

Bence de otistik dünya daha saf ve temiz.
Ama ne yazık ki bu dünyaya gelmişler. Burada, bizimle yaşamak zorundalar. Biz anne-babalar ve eğitimcilere düşen görev ise onların elinden tutarak; onlara bu dünyanın dilini ve kurallarını tanıtıp, bizlerle birlikte yaşamaktan zevk almalarını sağlamaktır.
Bu dünyanın kurallarından biri de eğitim-öğretimdir. Bu da bizim dünyamızda okul denilen kurumlarda yapılmaktadır.
Normlarımıza göre her 6-7 yaşına gelen birey eğitim-öğretim görmek için ilköğretime başlar.
Çocuklarımıza genellikle 3-4 yaşlarında “OTİSTİK” tanısı konulmaktadır. Öyleyse otistik bireyi ilköğretime hazır hale getirebilmek için önümüzde 3-4 yılımız vardır. Bu süre bu çabalar içinde koşuştururken göz açıp kapayıncaya kadar geçer. Bakarız çocuğumuz 6 yaşına gelmiş.
Tek evdeki eğitimle olmuyor, akranlarıyla birlikte olması, onlarla bir şeyler paylaşması, onlardan bir şeyler öğrenmesi gerektiğinden bir ana sınıfı veya özel kreş düşünülür.
Özel kreşler belki onlar için maddi bir gelir kaynağı olduğumuzun hatırına sesini çıkarmaz. İlköğretim Okulunun ana sınıfına giden otistik bireyin 3-4 gün sonra velisi okula çağrılır. Çocuğunuzun sizin de bildiğiniz; sosyal beceri, iletişim, günlük yaşam becerileri, akademik beceri gibi tüm alanlardaki eksikleri ve uyumsuzlukları sıralanır. Çocuğunuzun sınıfta düzeni bozduğu, öğretmenin tek sizin çocukla ilgilenemeyeceği, bu sınıfta olamayacağı açıkça söylenir. Siz durumunuzu ve çocuğunuzun özel durumunu anlatmaya çalışırsınız. Sık sık bunlar tekrarlanarak ana sınıfı biter.
Geçen bu bir yıl; sizi, çocuğunuzun eğitim-öğretim sürecinde nasıl zorluklar beklediği gerçeğiyle yüz yüze getirmiştir. Ama başka seçeneğiniz de yoktur. Kabul göreceğiniz, otistikler için, onları anlayacak bir yer yok ki. Seneye, ilköğretimin 1.sınıfı için ümitleriniz sönmüştür. Çareler aranır. Sonunda şöyle bir çözüm bulunur. Bir yıl geç başlasa daha iyi olur. Ama evde de beklememeli. Biraz daha uyum için akranları ile birlikte olmalı. İlköğretim 1. sınıfa kayıtsız olarak başlatalım. Zille sınıfa girip çıkmayı, sırada oturmayı, öğretmeni dinlemeyi, teneffüslerde diğer çocuklarla birlikte oynamayı öğrensin. Mavi önlük, beyaz yaka (ne kadar da yakışmıştır). Çantanın içi o sınıf için ne gerekiyorsa eksiksiz, en iyisi, en güzeli ile donanmıştır. (Daha cazip gelsin diye) Burada bizim (oğlumla benim) şansımız aynı okulda olmamız. Öğretmeni baş edemediğinde, sınıfın düzenini bozduğunda benim sınıfa (3.sınıf) gönderiliyor, ceza olarak. Bu hemen hemen her gün yaşanıyor.

Evde bire bir çalışırken kalem tutup, ödev yapıyoruz. (Zor da olsa) Okulda bunu kesinlikle yapmıyor. Yazmak istemiyor. Kalem kırılıp, silgi ile birlikte pencereden dışarıya fırlatılıyor. Ama sınıftaki kırk öğrencinin adı soyadı yanlışsız söyleniyor. “Bu çocuktan bir şey olmaz” diyorum. İstediklerini (işine geleni) çok güzel öğreniyor.Sınıf fişlerde epey ilerledi, biz daha yazmıyoruz. Evde sesli harflerden başladık, bunları okuyup yazıyoruz. Sıra sert sessizlerde. Biz seslerden fişlere, diğer çocuklar fişlerden sese, aralık ayında aynı yerde buluştuk, okuyoruz. Okuduğu öyküler, yazılar ve şiirlerle, soru-cevaplarla her alanda daha hızlı bir gelişme bekliyorduk, yanılmışız. Okuyor ama; kelime hazinesi zayıf, vurgu yok, sözcükleri bazen birleştiriyor, kısacası anlamadan okuyor. Yine amaca ulaşamadık.

Matematikte “bir bir daha kaç eder?” sorusunun cevabını çubuklar ve fasulyeler yardımıyla yapıyor, soyut düşünemiyor.

Tek kazancımız; seneye sekiz yaşında, kayıtlı öğrenci olarak 1. sınıfa başladığında, okuma-yazma ile fazla uğraşmayıp, bu zamanı matematikte ilerleme ile geçireceğimiz.

Ertesi yıl, yeni bir okulda, yeni arkadaşlarla birlikte. Sınıfında kurallara uyup, sınıfının gerektirdiği tüm sorumlulukları yapmak zorunda. Eğitim-öğretimde yaşadıklarımızı bir yana bırakalım. Velilerle başımız dertte. Çocuğuma özel öğretmen tutup eğitimini evde yaptırmam gerektiğini bana anlatmaya çalışanlar. (ben bilmiyorum ya) Okul müdürüne şikayet edip sonuç alamayınca İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne şikayet edenler. Benim çocuğum yüzünden kendi çocuğunu başka okula götürenler. (Anlayışlı olanlar da var bu arada)

Ben bu durumdan memnun muyum acaba? Her gün evde saatlerce ödev yaptırmaya çalışırken. Onu anlamaya çalışırken. Yaptığı uyumsuz davranışların nedenini (onun anlayacağı dilden konuşarak) öğrenmeye çalışırken ben mutlu oluyor muyum acaba?

Üç gün önce Türkçe dersinde işledikleri metni okurken “S” harfini “ş” diye okuduğu için kendisine kıkırdayan arkadaşının kolunu üç gün sonra koparırcasına ısıran çocuğu kim anlar ? Her yerde, her zaman onun ifade dili ben olamam ki. Sınıfta ders anında belki yıllar önce yaşadığı komik bir olayı; şimdi yaşıyormuş gibi hatırlayıp kendi kendine gülünce onu kim anlar ? Okul bahçesinde oynarken kendi etrafında dakikalarca dönmesinin sebebini kim anlar ? Diğer çocuklara yetişmek için değil, onların yanında kendinin varlığını hissedebilmek için evde masa başında ne kadar çaba harcadığını kim bilebilir ? Diğerlerinin 10-15 dakikada yapabileceği bir ödevi yapabilmek ve anlamak için iki saat çalıştığını kim bilebilir ? Sadece otistik çocuk ve onunla çalışan tabii ki.

İlköğretimin 5 yıldan 8 yıla çıkarılmasına otistikler ve diğer norm dışı kabul edilen çocuklar adına üzülmekteyim. Onların; diğer insanlarla birlikte yaşayacak konuma gelmelerini sağlayacak, özbakım, sosyal beceri, iletişim becerileri gibi alanlarda gelişmeye daha çok ihtiyaçları var. Anlayamadıkları, anlamakta zorlandıkları soyut kavramlarla uğraştırmanın bu çocuklara pek faydası yok.

Çocuklarımızın kaynaştırmaya gittikleri okullarda akranlarıyla aralarındaki farklılık yaşları büyüdükçe daha da artmaktadır. Ayrıca kendi farklılıklarını küçük yaşlarda pek anlamasalar da büyüdükçe bunu anlamaya başlıyorlar.

Çocuklarımızın şansa ihtiyaçları var. Şansları açık olsun. Onları sevilecekleri, kabul görecekleri ortamlarda eğitmek en güzeli. Ben “OÇEM” leri otistik çocuklar adına bir şans olarak görüyor, burada bu çocuklar yararına çalışmak isteyen arkadaşlarıma tüm otistikler adına teşekkür ediyorum.

Hazırlayan ve Sunan: Nedret ÖZDEMİR
Sabahat Akşıray O.Ç.E.M
Emiralem - İZMİR

K
 
[Tartışma] Kaynaştırma eğitiminin engelli açısından zorlukları

Arkadaşlar,
bir kaynaştırma eğitiminden bahsediliyor son zamanlarda yoğun olarak. Olaya engelliler açısından bakılıyor mu, bunu tam olarak bilemiyorum ama ben işitme engelli çocukların işitme engeli olmayan çocuklarla aynı sınıfta ders yapmasının doğru olmadığını düşünüyorum. İşitme engelliler açısından bakacak olursam, kaynaştırma eğitimine sıcak bakmıyorum. engelli çocuklara yönelik okullarda, kaliteli bir eğitimle, engelli çocuklarımızı yarınlara hazırlamalıyız, diye düşünüyorum. Onları engelli olmayan çocuklarla kaynaştırmak adına da bir şeyler yapılmalı tabi ki ama bence bu engelli ve engelsiz çocuğu aynı sınıfa koyarak yapılmamalı.
 
Ayrı sınıf olabilir ama bence aynı okulda olmalılar/yız
 
Hem yatılı hem spesifik(belirli) bir engel grubuna ait bir okul...
Bana negatif duygular çağrıştırıyor açıkçası.
2. şıkkı tercih eder(d)im.

Çocuk felci geçirdim (sizin gibi) İlkokul eğitiminden sonra koleje başladım.
Okulda benden başka engelli öğrenci yoktu. Zorlandığımı hatırlamıyorum. Hatta okul müdürü benimle konuşup " Sema her sabah sıraya girmene lüzum yok , ayakta durup yorulmanı istemeyiz , sınıfta bekleyebilirsin" dediği halde bunu kabul etmedim. Sıranın en önünde İstiklal Marşı okuyup tüm sınıfı benim yürüme hızıma uydurdum :)

Hep onlardan biri oldum , onlar da beni farklı görmedi. Bugünkü toplum-iş hayatı içinde aktif olmamı okul yıllarına borçlu olduğumu düşünüyorum.

Son söz , siz engelliymişsiniz gibi davranmadıkça veya hissetmedikçe , diğerleri engelinizin farkında bile olmuyor.
.
 
ENGELLİ ARKADAŞLARLA AYNI ORTAMDA BULUNMAK GÜZEL OLUR.
 
merhaba

bence engellilerinde okuyabileceği tarza yapılan bi okul ama engelli okulu değil genel bi lise olması herkesin okuyabileceği
 
sa

tüm okul hayatım normal okullarda geçti.ve bu benim için çok iyi oldu.küçük yaşta engelimi aştım.hiç sorun yapmadım.bence kaynaştırma olmalı
 
Ayrım yapılmadan hep beraber yapılmasını temenni ederim. Herkes birbirini daha iyi tanır. Daha sonra zor olur bence kaynaşma.
 
Henüz kesinleşmedi sanıyorum. bu konuda okullara bir üst yazı gelmedi fakat; engelli ve engelsiz öğrencilerin bir arada okutulması öneriliyor MEB tarafından şuan. Özellikle zihinsel engelli öğrenciler için. şuan bi kaç tane engelli öğrencim var. biz kaynaştırma eğitimi uyguluyoruz onlara. MEB in de tavsiyesi bu yönde zaten. duyumlarımıza göre zihinselli engelli eğitimi veren okullar yakında kapatılacak ; hatta bunun çalışmaları da başladı. bütün engelli öğrencilere kaynaştırma eğitimi uygulanacak. BENCE DE EN DOĞRUSU BU DİYE DÜŞÜNÜYORUM.
 
merhaba

Bütün öğrenim hayatım genel okullarda geçti, bedensel engelli olmama rağmen. Aileme bu konuda hep şunu sorardım; beni hiç engellilerin okuluna vermeyi düşünmediniz mi?. Onlarda hep şu cevabı verirlerdi. Hayır hiç düşünmedik! ailem için bu bana yapılamazdı. Ama bana sormuş olsalardı, öğrenim hayatımın belli bir dönemi bu tür özel okullarda okumak isterdim! Çünkü genel okullarda kendini kabul etme süreci biraz daha uzuyor, bu dezavantajlarından bir tanesi bana göre. Engelinle barışık olma daha da zorlaşıyor. O yaşlarda daha farklı şeyler hissediyorsunuz ve yaşıyorsunuz. Hep engelsiz bireylerlesiniz ve onlarlar yarış halinde. Mücadele ruhunuz gelişiyor. Arkadaşlarınıza sergilediğiniz davranışlar bulunduğunuz sınıfın engellilere bakış açısını şekillendiriyor ve bu sınıf içindeki her bir birey toplumu oluşturduğu içinde topluma yansıyor!
 
genel bencede

tabiki karma olmasında fayda var diye düşünüyorum... tabi çok özel bir durumu yoksa...
 
Bende Ortopedik Özürlüler Okulu mezunuyum. o faunusun içinde bizi korudular rampalar vardı yemeğimiz önümüze geliyordu. ben değnekli ya da sandalyeli değilim ama ben bile mezun olduktan sonra falladım çünkü orada bizi zorlayacak hiç bir şey yoktu. (bilenler bilir Tevfik Hoca dışında) ama dışarısı öyle değil heryerde merdivenlenler var sana sakat olduğunu hissettiren insanlar bence de okullar karma olmalı anneler ilkokul 1 den itibaren çocuğuyla aynı sınıftaki özürlü çocuğu (bak annesini dinlememiş böyle olmuş) değil (bak bu da farklı bir arkadaş) diye tanıtabilmeli çocuklarına
 
Özel bir eğitim alma ihtiyacı olmadığı sürece bence kesinlikle normal okullarda okumalı. bir ayrım yapılmasına gerek yok.
Bu şekilde okulların mimari olarak düzeltilmesi bence daha yararlı olur.

Ama şunu söyleyebilirim yatılı okulu, özellikle bir erkek için hayatında bir dönem de olsa tavsiye ederim.
 
Merhabalar;
Özürlülük durumuna göre değişen bir durum. Örnek olarak, özürlü Baş kısmında değil ise (ortopedi,kaş,diyabet gibi) genel bir okula gidebilir, fakat özürlü Baş kısmında ise (görme,işitme gibi) özel okula ihtiyaç duyar. Zira okularda seviyesiz öğrencilerle doludur. Bu durumdan dolayı bazı özürlülere dokunabilir. Bu yüzden rahat eğitim alabilmeleri açısından özel okul ihtiyaçı duyar. Ben, genel okulda mezunum keşke özel okulum olsaydı ne iyi olur dediğim çok olmuştur. :(
 
merhabalar
Kaynaştırma eğitimi konusunda eğitim sistemi yetersiz kalıyor.Öğretmenlere yeterli eğitim verilmeden çalışma alanına gönderiliyorlar.Öğretmenler bilgi yetrsizliği ve ve bazı kaygılarla kaynaştırma eğitimi alması gereken çocuklar konusunda yetersiz kalmaktalar,bazı öğretmenlerde sanki bir tükenmişlik duygusuyla bu öğrencilere emek harcamak istemiyorlar.Ben bu konuda bir kaç vakaya şahit oldum ,ben öğretmene bu çocukların kaynaştırma eğitiminden yararlanma hakları olduğunu,öğretmen olarak diğer öğrencilerden birazcık fazla emekle bu çocuğunda bir çok şeyi öğreneblieceğini anlatmaya çalıştım ama öğretmen benim 30 tane öğrencim var ben onunla nasıl ilgileneyim,onunla ilgilensem diğer çocuklara birşey veremeyeceğim kaygısı vardı.
Bence önce eğitim sisteminde bu konunun halledilip,bu konuda yetkin öğretmenler yeiştirmek gerekiyor.Öğretmen alana çıktığı zaman ne yapacağını bilmiyor hem öğretmen hem de çocuklar perişan oluyor.
Başka çare kalmayıp o çocuğun kaynaştırma eğitimi alması mecburi hale gelince de o çocuk sadece sınıfta oturuyor,yani çocuk atıl bir duruma getiriliyor.Birazcık çabayla çok şeyi başarabilecek bir insan bu şekilde heba ediliyor.
Bu konu da özellikle ailelerin de bilinçli olması gerekiyor.Haklarını bilmeliler ve talepte bulunmalılar.Tam bizim topluma uygun bir söz var "Hak verilmez ,alınır" diye.
Sevgilerimle...
 
Bence normal okul olmalı özel bir okul olunca ayrımcılık olur benim fikrimi söylemek gerekirse Normal milli eğitim okullarında berbar okunulmalı
 
engelli oklu

engelli okulunda okuyan insları gördüm öğretmen olmuşlar ama hala çekingenler ben o okluda okumadım orda çalıytım ancak 1 yıl dayanım sonra nordmal okula gittim ya üniversitelerde normal olarak okumak çok güzel.ankaradaki okulu gören varmı hiç
merdvivenleri var okul kapısından inerken yünmek zor normal yürüyen insan yürüyemez.hedefsiz insanların oluğu bi okul
 
Özel ihtiyaç ve donanımlı okul senin için en uygunu diye düşünüyorum.Entegrason ikincil...
 
BENCEDE NORMAL DEVLET OKULU....KAYNAŞMA,PAYLAŞIM BENCE BU ŞEKİLDE DAHA İYİ OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM...ÇOCUK ÇEVREDEN SOYUTLAYABİLİR KENDİNİ HEP AYNI ORTAMI TERCİH EDER VE BU HAYATINI ETKİLEYEBİLECEĞİNİ DÜŞÜYORUM...NORMAL OKUL HER ZAMAN EN İYİSİ....
 
Tüm öğrenimimi normal okullarda yaptım. Bunun bana çok faydaları olduğu gibi zorluk çekmedimde sayılmaz.
Ama bu zorluklar zaten hayatın gerçeği değilmi?
Hayat herzaman engellilere ayrılan bir platformda sürmüyorki.

Malesef hayat engellilerin eğitim gördüğü engelliye has hazırlanmış ortama uygun değil.
Bu ortam içinde eğitim alan kişinin hayata hazır olamayacağını düşündüğüm için ben karma eğitimden yanayım.
Normal okullarda okuyabilecek engellilerin kesinlikle Normal okullarda eğitim görmesinden yanayım.
 
bence de ortopedik engel çok özel bir durum gerektirmiyorsa genel okul ama, zihinsel engelli olan arkadaşlar onlar için özel okullara devam etmeleri çok çok daha yararlı
 
ankara'daki okuldan bahsedilince bele bi tuhaf oldum.
anacığım 5 yıl taşıdı beni ilkokulda ama, okulla aramızda sadece bi duvar vardı. ortaokula geçince mecburen gittik kendimize! özel bi okul aradık.
ben sadece 3 yıl kaldım. en büyük kazanımım ortez kullanmaaa başlamam oldu. okul ortez yaptırıodu ve ortezi olduğu halde tekerlekli sandalye kullananların tepesine sanki vergi kaçırmış gibi çökerlerdi (tevfik hoca bir numaraydı bu konuda ve psikopatlık konusunda :mrgreen: )
ama yinede şunu çok rahatlıkla söyleyebilirm ki hayatımın en zor günlerini orada yaşadım. o yaşıma kadar anacığımın dizinin dibinden ayrılmamışken (12 yaşımda)
sadece bayramlarda ve tatillerde görüşmek zorunda kaldım. öğrenciler arasında inanılmaz bi hiyerarşi vardı. yatakhanede bazı koğuşlara DESTUR almadan girersen koltuk değneğinin yürümekten başka nası fonksiyonları vardı ööretirlerdi :mrgreen: daha bi sürü saçmalık.
liseyide üniversiteyide SAKAT OLMAYANlarla tamamladım. altmdan sıra çekip düşüşümü görüp buna gülecek kadar benimsemişlerdi. (tabi ozmanki tepkim bööle yuppi şeklinde deildi o kadarda mal deilim :D )
sen kendi savaşını verince etraftakilere sadece onu abullenmek düşüyor.
sonuç eğitimde kesinlikle SAKAT ve SAKAT OLMAYAN entegrasyonu....
 
Benimle aynı görüşlerde olan birilerinin olmasına sevindim.Engellilerin entegrasyonu tabiki önemli.Ama erken yaşlarda karma eğitim alması demek engelli çocuğun daha çok ezilmesi anlamı taşıyor bence.Düşünün,her engelli grubunun farklı ihtiyaçları var.Karma bir sınıfta okuyan işitme engelli çocuğun işitme cihazında bir sorun çıktı.Bu konuda bilgisi olmayan öğretmen nasıl müdahele eder ki?Üstelik haksız rekabet ortamında kalır engelli çocuk.Tıpkı murat 124 markalı bir arabanın mersedesle yarıştırılması gibi.
Tabi bu noktada az (aksak yürüyen veya protezli,cihaz kullananlar) ortopedik engelli çocuklar karma eğitim alabilirler.Ama ağır engelli(tekerlekli sandalye kullanan çocuk) farklı donanımlı bir okula ihtiyacı vardır.İhtiyaçları karşılanamazsa derslerde başarılı olamaz.Bu başarısızlık duygusu da okuldan soğumasına neden olur çocuğun.
Sonuç olarak fırsat verilirse engelli bireylerin eğitim sorununu aşacağına inanıyorum.
 
lady1260, seninkilerin tam da karşısında görüşlerim var. Kaldı ki ayrıştırıcı/özel eğitim dünyada neredeyse terkedilen bir sistem. Uluslararası her belge kaynaştırmayı hedefliyor.

Tekerlekli sandalye kullanan ya da kör olan ya da ortopedik sakatlığı olan bir çocuğun eğitim almada hiç bir sorunu/farklı yoktur. Sorun o çocuklarda değil, farklı olanı tanımayan/tanıtmayan/eşit saymayan "diğerlerinde"dir. Ve sorunu çözmek için sorunlu kişilere müdahale edilir, sorundan mağdur olanlara değil!
Karma eğitim işte tam da bu sebeple herkes için yaşamsal önemdedir. Herkes farklıdır ve/fakat eşittir. Bu temel İNSAN HAKKInın, anaokulundan üniversiteye kadar her kademede GÖRÜLMESİ/YAŞANMASI/İÇSELLEŞTİRİLMESİ için karma eğitim şarttır.
Bir kez ayırmaya başlandığında, iş, sinema, yol, kütüphane, hastane vb. her yerde de "ayrı dur" derler adama!

Nasıl ki toplumda her çeşit birey varsa, okullarda da olmalı. Ve eğitim bir yarış değil, bir sosyalleşme aracıdır/ortamıdır.
 
Yeni sistemin kaynaştırmayı amaçlamaması çok güzel.Ama lafta kalıyor.Keşke öyle okullar olsa ki Türkiye'de en az sağlamlar kadar engelli çocuklar da aynı şemsiyeden faydalansın.Ama karma eğitim adı ile engelli çocukları sukutu hayale uğratıyorlar.Alt yapı yapılırken okullara,bu okulda engelli çocuklarda olabilir düşüncesini taşıyormu mühendis,mimarlar?Bu çocukların lavabo ihtiyaçlarını düşünüyorlar mı?Merdivenlerin yan tarafına rampa yapmayı düşünüyorlar mı?HAYIR.
Eğitim tabiki aynı olmalıdır.Ama bu rahatlıklar sağlanmazsa engelli çocuklar daha çok içlerine kapanır,okuldan soğur diye düşünüyorum.
 
Tabii ki düzenlemeler yapılmazsa ortaya saçma sapan zorluklar çıkar ve iş daha da kötüye gider. Bunda kuşku yok. Ama dedim ya, çözüm ayrıştırmada değil, o saydığın sorunları ve sorumluları deşifre ederek, insanların gözüne sokarak, çözüm için itelemektedir. Doğru teşhis doğru tedavi!
 
Karma eğitim lafı kulağa hoş geliyor.Ama Türkiye şartlarına bakıyorum.Ve karma eğitimin şimdilik mümkün olamayacağını, engelli çocukları mutsuzluğa sürükleyeceği endişesini taşıyorum.Bu nedenle ilköğretimde karma eğitime şimdilik karşıyım.
Benim yeğenim ilkokulda.43 yıllık mazisi olan özel okulda okuyor.Sınıf arkadaşlarından biri spastik engelli bir çocuk vardı.Diğer sınıf arkadaşlarının velileri okul müdürünün yanına gitmiş ''Bu çocuğu istemiyoruz.Bizim çocukların psikolojisini bozuyor''demiş ve engelli çocuğun okuldan ayrılmasına sebep olmuşlar.
Peki bu durum engelli çocuğun ruhunda onulmaz yaralar açmazmı?Suçu neydi?Diğer çocuklardan farklı olmak.Bu noktada karma eğitimin Türkiye şartlarında çok erken olduğunu düşünmekteyim.
Bu bağlamda oturan boğaya bir sorum olacak.''Senin ilkokul çağında engelli bir çocuğun olsa,karma eğitim yapan bir okula gönderirmiydin?''
Not=Sorum Türkiye şartları ve günümüz koşulları için geçerlidir.
 
Bencede devlet okulu.Ben ilkokula başlıyacağım sırada gittiğimiz okulun müdürü bu çocuğu biz okutamayız biz sorumluluğunu alamayız dedi.Neymiş diğer çocuklar beni iter kakarmış müdür ben ilgilenemem hem napcaksınız okutup demişti. :lol: Neyse tabi ailem onu dinlememişti.Hiç bi zaman okuldaki kimse beni ititp kakamadı.Ama ben normal bi okuldan yanayım çok çok özel problem yoksa çünki,ortepedik özürlüler için WC ve merdivenler sorun olabiliyor.ama normal okullarda ben kendimi hiç enngeli gibi hissetmedim.Tam tersine hayata bakış açım farklı olduğunu düşünüp onlardan üstün olduğumu düşünmüştüm :lol:
 
Zorunlu değilse Kaynaştırma en doğrusu.Ben 3-4-5. sınıfları engelliler okulunda okudum.Güzel günlerim olsada 6 sınıfta genel okula geçince uyum sağlamam baya zor olmuştu.Akvaryumdan çıkmış balık gibi olmuştum.Öğretmenlerim ve arkadaşlarım gerçekten çok destek olmuşlardır.Bu konuda hiç bir sorun yaşamadım.Genel okulda hayatın tam içinda oluyorsunuz.Tabi şuan engelli okullarındaki eğitim anlayışı nedir bilmiyorum ama ben yararını gördüğümü söyleyemem.Bana en ters gelen ders ise el işi dersiydi.Yok halı doku(halı dediysek elbezi kadar birşey :lol: ).Yok kağıtlarla şekil ver..Bunun bana yararı ne oldu peki.Hiç.Diyebiliriz ki Genel okullarda ki eğetim ne veriyor.Ordada birşey verildiği söylenemez.Ama hayatıma çok şey kattığını biliyorum.Engelli okulları bence engellileri gerçek hayattan izole ediyor..En azından benim dönemimde öyleydi.Şuan durum nedir bilmiyorum.Umarım bu okullar hayatın gerçeklerini öğrencilerinden uzak tutmuyordur.
 
Üst Alt