Güncel İçerik

Merhabalar

Engelli haklarına dair tüm içerikten üye olmaksızın yararlanabilirsiniz.

Soru sormak veya üyelere özel forumlarlardan ve özelliklerden yararlanabilmek içinse sitemize üye olmalısınız.

Teksan İnovatif Medikal: Engelliler, Engelli Çocuklar, Hasta ve Yaşlılar için emsalsiz ürünler

Sessiz Sinyaller: sistemde bir hata oluşuyor

ENGELLEKTUEL

Aktif Üye
Üyelik
8 Kas 2004
Konular
85
Mesajlar
1,375
Reaksiyonlar
136
Hayat bana “sistemde bir hata oluştu” mesajını biraz erken verdi. Bazıları orada durur, ben debug moduna geçtim. Çünkü her çöküş, yeniden yazılacak bir satır kod demekti benim için.

Beden bazen yavaşladı, ama zihin hep aktifti. Dayanıklılığın kasla değil, sabırla ölçüldüğünü orada öğrendim. IT de bu yüzden sadece mesleğim değil, kendimle konuştuğum dil haline geldi.

💻 Ben Bir CV Değilim. (ya da diğer adıyla: Sessiz sinyalleri okuyan bir IT’cinin hikayesi)


İş aramak bir maraton değil, karakter testi. Herkes “uygun aday” arıyor ama kimse “gerçek insan” aradığını kabul etmiyor. Ben o gerçeği saklamadım. Çünkü mükemmel görünmeye çalışmak yerine, kendim gibi görünmeyi seçtim.

📜 Bir iş ilanına değil, bir hikâyeye başvuruyorum aslında. “Dinamik ekip arkadaşı aranıyor.” Evet evet… Hangi ekip dinamik ki? Kahve bile bazen reboot istiyor. ☕

Benim enerjim hep farklı yerden geliyor: Belki bedensel olarak sınırlarım var, ama zihinsel olarak ben çoktan duvarın öte tarafındayım.


🚀 Gerçek deneyimlerim var. Hatalarımla, çözümlerimle, log satırlarıyla. “Learning process” dedikleri şey PowerPoint’te değil, gecenin 3’ünde çöken sistemde yaşanıyor.

Ama dürüst olayım, benim için “sistem çökmesi” bazen sadece server’da olmuyor. Beden bazen yavaşlıyor, ama zihin hep devam ediyor. Ben işte o devam eden kısmım.


📱 Kendime ait dijital bir vitrinim var. LinkedIn’de ciddiyim, GitHub’da üretken, Medium’da arada bir “şu hatayı nasıl çözdüm” yazıyorum, ve Reddit’te itiraf ediyorum: “Sorun ben değilim, API.”

Her platformun ayrı karakteri var. Benim de. Ve evet, benim versiyonum biraz farklı çalışıyor — ama hala çalışıyor. ⚙️


🤝 Network önemli diyorlar. Haklılar. Ama ben “tanıdık” değil, bağ kurmak kısmını önemsiyorum. Çünkü bazen bir Slack grubunda tanıştığın kişi, bir gün seninle aynı projede kod yazıyor.

Ben bağlantı kurarken sadece iş değil, anlayış da arıyorum. Çünkü herkes gibi üretmek değil, bazen engellere rağmen üretmek bambaşka bir disiplin istiyor.


🌐 Topluluklar? Benim doğal habitatım. Discord kanalları, webinarlar, Stack Overflow tartışmaları… Pozisyon açılmadan önce ben zaten oradaydım. Çünkü IT’de işler “başvuru formu”yla değil, bazen bir pull request’le başlar.


👀 Ve o sessiz sinyaller… Evet, şirket içeriklerinizi beğendim ama hemen başvurmadım. Profilinize baktım, kültürünüze baktım, Slack’e sızma isteğime zor da olsa direndim. Sonra içimden geçti:

“Burada ben olurum.”

🪞 Çünkü teknoloji sadece kod değil. Biraz sabır, biraz merak, ve bazen biraz dengesiz sinir sistemiyle bile dengede kalma çabası.

Ben o his için buradayım. 💡

Aykan İNAL
 
Yeni yıl geldi.
Herkes “herkes için eşit fırsatlar” postu atıyor.
Sonra pazartesi oluyor ve… yine merdiven var.

Engellilik hâlâ çoğu kurumda bir duygu konusu.
Oysa IT’de böyle şeyler yoktur.
Ya çalışır ya çalışmaz.
Ya erişilebilirdir ya değildir.

“Biz herkese eşit davranıyoruz” demek,
herkese aynı şeyi vermektir.
Bu da çoğu zaman
bazı insanları sistemden sessizce düşürmek demektir.
(Log yok, alarm yok.)

Erişilebilirlik ekstra değil.
İyilik hiç değil.
Kurum kültürü falan da değil.
Bu, kötü tasarlanmış bir sistem hatasıdır.

Yeni yılda dileğim basit:
Engelliliği motivasyon konuşmalarından çıkarıp
mimari kararlara sokalım.


Yoksa yeni yıl da gelir geçer,
biz yine “çalışıyor gibi” yapan sistemleri savunuruz.
 
kadıköy engelliler komitesine üyeyim . Görüşlerinizi değerli buluyorum . ne gibi önerileriniz var.
 
Biri de yerini sağlamlaştırmak için bizi kullanmak istiyor Allah'ım ya... Güya bizi anlıyormuş gibi sorunlarımızı dinleyip bilgi dağarcığını genişletecek. Görevli olduğu yerde kendisi gibi aynı işi yapan bir sürü adam var. Güya onlardan üstün olacak.Ya işi baki kalacak ondan vazgeçmeyecekler ya da bir üst lige çıkacak arkadaş.
Böyle kendi menfaatini düşünen avcılara avlanmayın derim. Zaten bizim derdimiz başımızdan aşkın...
Bir de bunlara anlatacağız da çözüm bulacaklar diye aldanıp sürekli dertlerimizi sıkıntılarımızı tekrar edip de kendimizi iyice sıkıntıya sokmayalım. Hani biz birilerine derdimizi söyledik ya? O birilerinden hangisi hangi bir derdimize çare oldu?
Arkadaşlar sizi bilmem ama derdimi anlatayım derken tekrar tekrar o anları yaşamaktan nefret ediyorum.
 
Son düzenleme:
@MUSTAFA3882 haklı bir öfke ve itiraz var.

Ancak şunu da kabul etmek gerekir ki, bir şeylerin gerçek anlamda değişmesi, bireysel olarak verilen tepkilerle neredeyse imkânsız. Türkiye’de engellilik ve erişilebilirlik meselesi, tek tek kişilerin iyi niyetine bırakılabilecek bir alan değil. Tam da bu noktada sorumluluk, STK’larda ve topluluklarda başlıyor.

Asıl sorgulanması gerekenler;
yıllardır bu alanda “temsil” iddiasında olan, ancak sahada somut ve kalıcı karşılığı olmayan yapılardır. Çünkü birey tek başına yorulur, tükenir, hatta görünmez olur. Kurumsal baskı ve kolektif ses olmadan sistem kendini düzeltmez.

@bireda,
Bunu birey olarak, sizin özelinizde önermek ne kadar doğru olur açıkçası emin değilim.
Çünkü yol haritanız hakkında hiçbir bilgim yok.

O yüzden niyetler ya da yaklaşımlar üzerinden ilerlemek yerine, gerçekten elimizde ölçülebilir bir çalışma olup olmadığını sormak istiyorum.

Örneğin şu başlıklarda somut, sayısal bir veri var mı?
  • Erişilemeyen bina sayısı
  • Standart dışı rampalar
  • Bozuk kaldırım ve geçit oranları
  • Erişilebilir olmayan kamu hizmetleri

Eğer bu veriler yoksa, konuştuğumuz şey ister istemez kişisel görüşler ve iyi niyet beyanları seviyesinde kalıyor. Oysa erişilebilirlik konusu, iyi niyetten çok somut veri, plan ve sorumluluk gerektiren bir alan.

Bunu bir eleştiri olarak değil; tartışmayı daha gerçekçi ve sonuç alıcı bir yere çekme çabası olarak görün lütfen.

Bazı yerlerde erişilebilirlik,
Bluetooth gibi açılıp kapatılabiliyor.

“Şu an uygun değiliz
“Bütçe yok”
“Sonra bakarız”

Ama iş ilanlarında hep açık:
“Çeşitliliğe önem veriyoruz.

Sizce erişilebilirlik:

  • Temel bir gereklilik mi
  • Yoksa iyi PR malzemesi mi?
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Kesinlikle, çoğu yerde erişilebilirlik temel bir gereklilik olmasına rağmen iş ilanlarında daha çok PR aracı gibi kullanılıyor. Gerçek uygulamada hâlâ eksikler var gibi görünüyor.
 
@sancar.da,
Gelin bu harika konuyu bir oyunla daha anlaşılır hâle getirelim.
 
G9m1OYxXIAEQus7

Yeni yılın ilk sabahıydı. Kahvemi almıştım, bilgisayar açıktı.IT’ci refleksi… Önce sisteme bakarsın; ayakta mı diye. İnsanlık çökmüş mü, o ikinci kontrol.

Ekran açıktı, her şey çalışıyor gibiydi. Yine de içimde tanıdık bir his vardı: Bir şeyler eksik.

Kapı çaldı.

Yehova Şahitleri.
Sabırlılar… Yıllardır aynı sürümü anlatıyorlar. Hep “yakında”. IT dünyasında bunun adı roadmap. Tarih yok, sürüm var.

Ben engelliyim. Hayat bana sanki beta sürümden düşmüş gibi davranıyor.
Her şey var ama tam değil.
Erişilebilirlik desen, çoğu yerde küçük bir not gibi duruyor: “İleride eklenecek özellik.”

Yehova Şahitleri umut anlatıyor.
IT çözümler anlatıyor.
Ben ise rampası olmayan kapıya bakıyorum. Düşünüyorum: Bu umut tam olarak hangi girişten içeri giriyor?

Hayat bir web sitesi gibi.
Ana sayfada “Eşitlik” yazıyor ama klavyeyle gezemiyorsun.
“İnsan odaklı” diyor ama insanın yarısı görünmüyor.
Sorun tasarımda değil diyorlar, kullanıcıda.

Yeni yıl geliyor. Herkes dilek tutuyor.
Ben tutmuyorum. Ben ticket açıyorum.

Başlık: Erişilebilirlik Çalışmıyor
Durum: Hâlâ Beklemede

Belki bu yıl biri yine kapıyı çalar.
Ama bu sefer broşür değil, roadmap değil…
Gerçek bir güncelleme getirir.

Aykan İnal
 
Son düzenleme:
Merhaba

Chp engeliler komitesine yeni üyeyim . Bu konuları da sayısal verilere dökmeye çalışacağım. Psikolojik engelliyim. Fiziksel engelli olmadığım için pek bu konuları bilmiyorum Ama en azından kadıköyde Bu çalışma yapılabilinir.
 
Üst Alt