@Polmiks,
bilmeden kem bir sözü söylediğinizi düşünüyorum. Belki niyetiniz halis değildir bilemem.
şöyle ki ben bildireyim önce sonra söylediğiniz şeyin aynısını mı düşünürsünüz ona siz karar veriniz.
Polmiks' Alıntı:
Türkçe Dua kabul olur arapça değil.
Bu doğru değil Çünkü Allah her dili bilir. Ve bir dilde anlatılan bir olayın eşdeğer kabul edilen bir başka dildeki bir ifadesi onun orijinalinin yerini tutmayabilir.
Arap değiliz arapça bilmiyoruz.
öğreniniz.
Bilmediğin bir dilin duası kabul olmaz.
öğrenmek gerekir tabi ama bence bu doğru değil.
Bu duaların islamda yeri de yok
öyle bir şey yok yani bu yanlış bir ifade.
neden özellikle arapça tercih ediyorsunuz ?
kime sordunuz bu soruyu bilmiyorum ama dediğim gibi Arapça dilindeki bazı ifadelerin tercüme edilmiş anlamları orijinalinin yerini tutmaz.
bazen bunlar kelime düzeyinde olur.
örneğin وما خلقت الجن و الإنس إلّا ليعبدون (zariyat suresi ayet no 56) (Ayetin anladığım kadarıyla meali şu: "ben insanları ve cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.")
burada geçen ليعبدون fiilinden türetilmiş عبد mastar isim formu örneğin kehf suresi (65 nolu ayette) geçmektedir. Şimdi mesela çoğunlukla bu kelime Türkçeye "kul" olarak tercüme edilmekte ancak "kul" kelimesi عبد kelimesinin yerini tutmaz.
yinede bazı tercümanlar bu zariyat 56 nolu ayeti şu şekilde tercüme ediyorlar: "ben insanları ve cinleri ancak bana kulluk etsinler diye yarattım" ki bence bu eksik veya hatalı bir tercüme olabilir (ki bence öyle, çünkü kul kelimesinin sözlük anlamı köledir. halbuki Allah'ın köleye ihtiyacı yoktur. Yüce Allah insanları ve cinleri ancak ona ibadet edelim diye yarattığını söylüyor ama burada, biz kendimizin böyle bir ibadete ihtiyacımız olduğu için çünkü emir Allah'ın dır ve o böyle emrediyor. )
neyse. demek istediğim şey : orijinalinin yerini tutmayabilir.