Güncel İçerik

Merhabalar

Engelli haklarına dair tüm içerikten üye olmaksızın yararlanabilirsiniz.

Soru sormak veya üyelere özel forumlarlardan ve özelliklerden yararlanabilmek içinse sitemize üye olmalısınız.

Teksan İnovatif Medikal: Engelliler, Engelli Çocuklar, Hasta ve Yaşlılar için emsalsiz ürünler

Komisyon kararına itirazın sonucunda mahkeme süreci nasıl oluyor?

Anatolia1071

Yeni Üye
Üyelik
22 Ara 2023
Konular
1
Mesajlar
5
Reaksiyonlar
1
Sağ koldan çok düşük engelim var, vites geriye yakın olan araçlarda manüel vites dahi kullanabiliyorum.

27 hastane ziyareti, 200'ü aşkın devlet daireleriyle telefon görüşmesi, toplamda 4 aylık bekleme ve 3 adet komisyon (ilkine itiraz dilekçesi verdikten sonra 2 kere daha yolluyorlar) sonucu Ankara'da girdiğim son komisyonda, ilk girdiğim komisyonda verilen teçhizatlardan biri (silecek sinyal butonları) çıkarıldı ve tek teçhizat direksiyon topuzu (40.11) kaldı.

Direksiyona vidalanan ve raporda sağa mı sola mı takılacağı bile belirtilmeyen ve taktırsam da kullanmayacağım bu gereksiz alet için aracıma proje çizdirip ruhsata işlettirmem gerekiyor.

Ayrıca ilk defa ehliyet alacağım için sürücü kursunun aracının da, sınav aracının da teçhizatlı olması gerek, ki yakınımda yok öyle bir yer.

Eğer ehliyeti böyle alırsam, Kendi arabam dışında araba süremeyeceğim, iş için gittiğim yerlerde araba kiralayamayacağım. Araba alıp sattığımda proje çizdirip sildireceğim. Çalıştığım şirketin kiraladığı arabaları süremeyeceğim.

Bu direksiyon topuzu teçhizatının ingilizcesi "amputee spinner" dümdüz çevirisi ampüte döndürücü. Genelde bileğinde sorun olanlar için ve eli ampüte olanların çatalla birlikte direksiyon çevirmesi için kullanılan bir araç. Bana aslında yarardan fazla zararı olacak. Sorunsuz çalışan bileklerim yerine kolumu kullanarak direksiyon döndüreceğim. Kolumu daha fazla uzatmam gerekecek ve daha yorucu bir sürüş olacak.

"taktır ama kullanma" diyenlerin de daha yukarıda yazdıklarımı okumasını rica ediyorum. Taktırıp kullanmayacaksam neden zorunlu?

Ayrıca Ankara'daki komisyon bir de 64 numaralı kodu girmiş. (64. Araç hızı Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 100 üncü maddesinde belirtilen hız sınırlarından 10 km daha az olmalıdır) Trafik ortalama olarak limitin bile 5 km yukarısında akar. Akan trafikte 10 km daha yavaş sürmenin kime ne faydası olabilir? Faydadan çok trafiğin akışını bozup hem benim aracın hem çevredeki araçların güvenliğini düşürecek bir şey.

Bu mevzuatları kodlarını belirleyenler, komisyondaki uzman olamamış doktorlar, özelde iyi para kazanacak kabiliyeti olmayan mühendisler, hiç şoförlükten de mi anlamıyor?

1 ay, 2 ay bekletip yarım dakika bile dinlemiyor komisyon. Çıkmamı istedikten sonra çıkmayıp bir iki cümle ek bilgi vermesem 35.03 teçhizatını da çıkarmayacaklardı.

3. Komisyonun kararına itiraz hakkım yokmuş ve mahkemeye başvurmam gerekiyormuş.

Mahkeme ne kadar sürer bilen var mıdır?
 
Merhaba
Çok uzun zaman olmuş ama durum nedir.Nasıl bir çözüm yaptınız.
 
Hakem komisyonu raporunun iptali için dava açtım. Mahkeme Hacettepe'ye sevk etti. Hacettepe'de 2 prof ve 1 doç'un yazdığı rapor lehime olduğu için, 1 yıl süren yargılama süreci sonucu, mahkemeden, hukukta orijinali "kısmen kabul kısmen ret" diye geçen, "kısmen iptal kısmen ret" gibi Türk hukukunun Türkçe anlatım bozukluğu içeren kararı çıktı.

Hakimler, Sağlık Bakanlığı EBYS (Elektronik Belge Yönetim Sistemi) mevzuatına hakim olmadıkları için raporun iptali diye direkt karara yazmadıkları, haklılık oranlarını %50- %50 belirledikleri halde lehime karar çıkmış oldu ve davalı idare (3. hakem ilin sağlık müdürlüğü) raporu iptal etti 🙃 (dava açılış sebebim, isteğim yerine gelmiş oldu).

Fakat son hakem komisyon raporu iptal olduğu halde, hatalı ve hukuksuz olduğu mahkeme kararıyla sabit teçhizat kodlarını içeren ilk iki ilin komisyon raporları iptal olmadı. Sistemde itiraz sürecinde göründüğü için yeni rapor alamıyorum. CİMER'e yazdım, 2. ilin sağlık müdürlüğünden klasik memur cevabı aldım. Müsait olduğum bi zaman kendi ilimin, yani 1. ilin il sağlık müdürlüğüne gidip mahkeme kararını sunup iptal ettirmeyi deneyeceğim. Yapmazlarsa CİMER'e şikayet yazacağım tekrar.

Bu arada mahkeme de istinafa gitti. Davalı idare haksız olduğu halde istinafa gitti. Biz de istinaf başvuru dilekçemizi hazırlamıştık, onlar gönderince gönderdik. Ama kanunen, istinafa gitmiş olsa dahi yerel mahkeme kararının icrası gerekli olduğundan davalı idare raporu iptal etmek zorunda kaldı.
 
Son düzenleme:
Güncelleme - Belki birilerine faydası dokunur.

İstinaf, eski %50 - %50 karardan, %100 benim haklı olduğuma çevirdi sonucu, birkaç ay evvel verdiği kararda. İdare, şimdi de Danıştay'a götürdü dosyayı.

Zaten artık eski raporlarla, davasıyla işim kalmadı. Sadece adamakıllı dinleyecek, bir robotik mühendisinin, 30+ küsür yıldır kendi yaşadığı eklem kısıtını, kinematik bilmeyen doktorlardan daha iyi bilebileceğine kanaat getirebilecek kadar egosuz doktorlardan oluşan bir komisyon bulup yeni rapor almam gerek. Ya da dinleyip kendileri karar verecek, 30 sn konuşup "çıkabillirsiniz" deyip çıkarmayacak doktorlarla da olabilir.

Dava bitip yeni rapor alamadığım için, Sürücü kursuna başvuramadığımdan, eve simülatör kurup acemiliği attım manüel vitesle. Köyde babamın manüel vites pikabını da sürüyorum ama her aracın vitesi farklı olduğu için, manüel vitese uygun rapor talep etmiyorum tabi ki.

Arabayı alalı 3,5 sene oldu, dava açalı 3...
30 yaşına kadar yere çöp bile atmamış, polis çocuğu bir vatandaşa 20000+ km ehliyetsiz araç kullandırttılar. Arabamı 2 kere muayeneye, defalarca bakıma, tamire, lastik değişimine götürdüm. İlk muayenede sözleştiğim arkadaşım yan çizince mecbur kaldım. Sonrakilerde de inat ettim. Annemi hastaneye götürdüm, mahalle içinde getir götür yaptım.

İstanbul'dan 2 kere Sivas'a gittim, Malatya'ya, İzmir'e gittim. Ankara'ya defalarca gittim geldim (dava yeri). İş yerime defalarca gittim geldim. Sadece 1 kere çevrildim ve insaflı çıktı polis, ceza bile yazmadı. İdarelerin adaletli olmadığını en çok onlar biliyor.

Allah muhafaza yaralanma vs. ile bir kaza olmazsa; suç teşkil etmiyor. İdari para cezasına tabi kabahat. Hatta siz gidip birinin arabasına vurup malına zarar verseniz bile; emsal yargıtay kararı var. Ama biri gelip size vursa bile kabahat ehliyetsiz olduğunuzdan sizde oluyor ve tüm masraflar, cezalar doğal olarak size patlar. Alkollü kullanmak gibi salakça bir hareket değil bu, ehliyeti ceza yeyip kaptırmak gibi falan değil, idari bir saçmalık.

İdari bir mesele olduğundan, idari personelin sizi iş üstünde yakalaması halinde ancak para cezası uygulanabiliyor. Karakola gidip "ben ehliyetsiz araç kullanıyorum" diye söylesem, işlem yapamıyorlar mesela. Hatta mahkemeye yazıyla bildirsem, onlar da idari personel bile değil zaten.

Acil durumlar harici artık çıkmıyorum zaten trafiğe, ehliyeti alana kadar. Başlarda tecrübe artırmak içindi, sonra bazen aciliyetten, bazen dava esnasındaki gelişmelere kızınca çıkıyordum. Şimdi acil bir durumda da ömrümden 3 yıl götüren, anayasal seyahat hakkımı çalan sistemi de, kanunu da, yönetmeliği de, yönergeyi de sallamam(normlar hiyerarşisi), tevekkül eder geçerim direksiyona. Bizim başımıza Allah'ın takdir ettiğinden başkası gelmez.

Dava açıp iptal ettirdiğim rapordaki teçhizatlardan en tehlikelisi topuz/çatal.
Günümüzdeki arabalarda elinizde bileğinizde sorun yoksa hiç bir faydası yok. Tek kolda omuzda olan, uzağa erişmenize engel olan bir sorun, sizi sadece kısa boylu bir insanla aynı kefeye koyar. Kinematiğini anlatsam anlamazlar, böyle basit anlatsam cahil halk ne bilecek ki olurum komisyonun gözünde. Amerika'da bazı eyaletlerde doktor raporsuz kullanmak yasak. 80 km'nin üzerindeki hızlarda (otobanda normal bir hız, düşük bile. Kamyonlar sıkıştırır daha yavaş giderseniz) ele çarpıp aracın kontrolünün kaybına sebep olabilir. Bu yüzden adına "suicide knob" bile diyorlar. Bu bilgilerin hepsi Wikipedia'da mevcut.

Hatalı olduğu halde aşağıda göreceğiniz şekilde 5 komisyonun 3'ünün ısrarla yazdığı teçhizat, bu, 40.11.

İki elimin de bileklerinin, el fonksiyonlarının, kavrama tutma fonksiyonlarının sağlam olduğu, komisyona sevk raporlarının öncesindeki muayene raporlarının eksiksiz tamamıyla sabit. Zaten Hacettepe'den 3 Profesörün imzasının olduğu raporda ve bölge hakem komisyon raporunda hiç yok topuz.

Bu topuzu nerede görürsünüz? Hangi araçlarda fabrika çıkışı bulunur? Forkliftlerde! Çünkü bilek ekleminin hareketini tüm kola yayarak, tüm gün düşük hızlarda manevra yapan forklift sürücülerinin bileklerinin zarar görmesine engel olur. Benim iki bileğim de sağlam, sıkıntı uzanmada, %15 engelli olan kolla zaten tam uzanamıyorum ve bu topuzu kontrol edemiyorum. Sağlam olan kolun direksiyon hakimiyetini kısıtlamak neden?

35.03 teçhizatıyla birleşince, direksiyonunuzda gulyabani bir eklenti oluyor. İki kolu sağlam insanlar bile zaten bunlarla yüksek hızlarda aracı kontrol edemez. Komisyonların birinde "yüksek hızda topuzdan tutmazsın" demişti doktorun biri. Düşük hızlarda ihtiyacım olmayan, "intihar topuzu" diye anılan, tehlikeli bir şeyi şeyi sırf siz istiyorsunuz diye para verip aracıma proje çizdirip taktırmam gerekiyor yani? Bir doktor bu kadar düz mantıkla düşünmemeli...


Dava açarken raporların 3'üne de birden (farklı komisyon raporlarına), hepsinin iptali için açın,
sonra diğerlerinin iptali için siz uğraşırsınız İSM'ler yerine. İstanbul'a gittiğimde "Önce Kocaeli iptal edecek" dediler. Kocaeli "mahkeme kararı Ankara'yı iptal etmiş bizi bağlamaz" (1. derece mahkeme) dedi. 2 yılın dolmasını beklemek zorunda kaldım yeni rapor başvurusu için. Dilekçeler, CİMER yazıları bir işe yaramadı. Dava da başlı başına boşa uğraştı. 2 yıl beklesem zaten aynı şeye çıktı.

5 Komisyonun Hiçbirinin Ortak Liste Belirleyememesi

Aslında kinematik, ya da tıp bilmeye gerek yok, istinafa yazdığım son dilekçedeki yazdıklarımı yazayım, bu komisyonların nasıl kafalarına göre takıldığını anlarsınız: İstanbul, Kocaeli ve Ankara komisyonlarının ortak / ayrı olarak kullandıkları teçhizat kodlarının tamamı aşağıdaki şekilde:

A) 01.01. Gözlük / 01.06. Gözlük veya kontakt lensler
B) 10.02. Otomatik vites / 10.04. Uyarlanmış vites kolu
C) 35.03 Direksiyondan sol eli çekmeden kullanılabilen kontrol cihazları
D) 40.11. Direksiyon simidinde yardımcı cihaz (topuz, direksiyon çatalı vb.)
E) 47. İki tekerlekli araç kullanamaz
F) 78. Sadece otomatik vitesli araç kullanabilir
G) 102. Ticari araç, resmi araç, ambulans kullanamaz
H) 64. Araç hızı Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 100 üncü maddesinde belirtilen hız sınırlarından 10 km daha az olmalıdır.

Olması gerekenler benim UZMAN görüşüme (mühendislik, ve yönetmeliklerden defalarca okuduklarıma) göre BEFG. Bunlar ayrıca 5 komisyonda da ortak, ve aralarında en UZMAN Hacettepe'nin de raporundaki kodlar.

KomisyonKodlarAçıklamaYıl
1İstanbul İSMBCDEFGDilekçe ile itiraz2023
2Kocaeli İSMABCDEFGÇelişki, Ankara Bölge'ye sevk2023
3Ankara İSMAHBDEFGDava Konusu, bölge hakem2023
4Hacettepe Üniv.BEFGAnkara 8. İdare Mhk. bilirkişi2024
5Etlik Şehir H.AHBEFGBCDAnkara BİM 9. D.D. bilirkişi2025

Gördüğünüz üzere, ehliyetin arkasında yazacak ve itiraz edilmezse ömür boyu geçerli ve zorunlu olacak teçhizatlar hakkında bu kadar kafalarına göre karar verebiliyorlar. Süs olsun diye komisyona koyulan makine mühendisi genellikle hiç konuşmuyor. Ki makine mühendisi işi de değil bu, Mekatronik/Robotik mühendisleri anlar kinematik kısıtlardan, eklem hareketinden/serbestisinden. Komisyona sokmadan kurs falan verince o adam uzman olmuyor.

Zaten 10.02. Otomatik vites ile 10.04. Uyarlanmış vites kolu teçhizatları arasındaki farkı bile bilmiyorlar, hiç birinin TSE'nin, Emniyet'in web sitelerinden bunları incelediğini öğrendiğini sanmıyorum. 10.04. bambaşka bir şey. Neden çok alakasız olduğunu merak eden teknik biri varsa yazsın, açıklarım.

6. kez girdiğim komisyona (2026'da)
- yukarıdaki bilgiler renkli ve çokca tek sayfa kağıda (ayrı üyeler için) basılmış halde
- yazılan teçhizat takılı simülatör direksiyonu
- ilgili yönetmelik, yönergeler ayrı dosyada
- eski raporların tamamı ayrı dosyada
götürdüm.

- biri hariç almadılar bile kağıdı, bakmadılar
- teçhizat takılı simülatör direksiyonu ile muayene etmeyi reddettiler.
- biri yönetmelik hakkında saçma bir şey söyleyince çantadan çıkarıp gösterdim, sessizlik oluştu.

En son baktım olmayacak, şu şu kodları yazacaksanız hiç imza atmayın diye de rica ettim, sanırım dava falan korktular ve imza atmamayı kabul ettiler. Önceki komisyonlar (5 komisyondan 3'ü!) yazmış topuzu, onlar da oylamayla yazmaya karar vermişler.

Şimdilik son kez komisyona girip,
doğru teçhizat kodlarını yazmazlarsa, öyle alıp ehliyeti, sonrasında yeni rapor itirazı ile (ve muhtemelen yine iki ilde daha komisyona girerek) teçhizatları sildirmeyi deneyeceğim. Arabaya proje çizdirme, satarken sildirme, iş için gittiğim yerlerde araç kiralayamama, bunların masrafları gibi dertleri şimdilik görmezden gelebilirim. En azından ehliyetsiz sürmek zorunda kalmam.

6.'dan sonra yeni rapor için aile hekiminden başvuramadım, sistemde "komisyonda" göründüğüm için. İstanbul İSM'ye dilekçe yazdım, eski "komisyona sevk" imin 2 yıl geçerli olduğunu, tekrar muayenesiz başka hastaneye başvurabileceğimi yazdılar.

Bakalım ne olacak.
 
A) 01.01. Gözlük / 01.06. Gözlük veya kontakt lensler

Bu araçla ilgili teçhizat değil diye gözden kaçırmışım ama bu da olmalı tabi. Koskoca İstanbul İSM gözden kaçırmış, önündeki rapordaki göz muayenesine rağmen. Hacettepe Ortopedi profesörleri ile ben de alan dışı olduğu için kaçırmış olabiliriz 🙃
 
Üst Alt