Güncel İçerik

Merhabalar

Engelli haklarına dair tüm içerikten üye olmaksızın yararlanabilirsiniz.

Soru sormak veya üyelere özel forumlarlardan ve özelliklerden yararlanabilmek içinse sitemize üye olmalısınız.

Teksan İnovatif Medikal: Engelliler, Engelli Çocuklar, Hasta ve Yaşlılar için emsalsiz ürünler

[Kitap] Tanrı' nın Doğum Günü / Burak Özdemir

Engellektuel

Aktif Üye
Üyelik
8 Kas 2004
Konular
71
Mesajlar
1,148
Reaksiyonlar
7
Arkadaşlar
ilk başlarda ateist inancına göre yazılmış düşünebilirsiniz, ama ilerleyen sayfalarda sizi bir sürpriz bekliyor

Kitapda popüler bir reklam yazarı kendine olan güvenininde ek dosya olarak iliştireyim

herşey ana karakterin " Tanrı bana gelsin onu yine 1 numara yapayım " demesiyle başlıyor

ve birgün ....
işte o günü kitaptan okuyun

idefix - Türkiye'nin Kütüphanesi. Kitap, Müzik, DVD...
 
aykan son derce ilginç bir kitaba benziyor.eklediğin dosyadan okudum kitap özetini..bir tane edinmek istiyorum bende..gayet akıcı bir anlatımla yazılmış bir kitap..tavsiyelerinin devamını bekliyorum..
 
Tanrının Doğum günü

Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine kitabı aldım ve okumaya başladım (600 küsür sayfalık bir kitap ve elimdeki 20. baskı).. henüz 2. bölümdeyim önerildiği için bir merak ve önyargıya sahibim zaten; fakat daha başlarında olmama rağmen "yeter" dedirtecek sıklıkta kullanılan "kripto/şifre" meselesi ilginç komplo teorileri geliştirmeme sebep oluyor..

Ayrıca okurkan kısım kısım tebessüm ettirse de tahammül sınırlarını zorlayan yerler ifadeler diyaloglar var.. Böyle hissediyor/karşılıyor olmam ne derece normal bilemiyorum; fakat içten içe tam adını koyamadığım bir rahatsızlık duydum.. kötü ya da yanlış gibi birşey söyleyemem daha kitabın 10/1'ini okumadım ama basit mi desem fazla sığ ve sıradan mı desem............

Kısaca Dona/Tanrı ile ateist reklamcı arasında geçen msn diyaloğunu rahatsız edici bulmuş olsam da okumaya devam ediyorum.. nette hakkında fazla bilgiye ulaşamadım.. varolanlar da "çok güzel bir kitap, herkes okumalı" ve "bu kitap kesinlikle zaman kaybı hatta konuda fazla donanıma sahip olmayan insanlar için tehlikeli.." den başka kayda değer bir tartışma fikir alışverişi yok.

Burada birşeyler çıkartabilir miyiz acaba diye konuyu açma ihtiyacı hissettim, buyrun bakalım...

tanrinindogumgunu1.jpg


Yeryüzünde işler hiç iyi gitmiyordu. Dünya gergin, insanlar mutsuzdu.

Artık zamanı gelmişti...

Tanrı, imajını değiştirmesi için bir reklam ajansıyla anlaştı.

Tanrı ile genç reklamcı, Messenger'da chatleşmeye başladılar.

Çocuk 'Nasıl olur da Tanrı insanla chatleşir? ' diye sordu.

'Musa ile çalılıklar üzerinden konuşmuştum, seninle de internetten yazışıyorum. Bunda şaşılacak bir şey göremiyorum' yanıtını aldı.

Çocuk 'Kuran, kutsal bir kitap. O varken İslamın imajını değiştirmek neden bana düşüyor? ' diye sordu.

'Kuranı bir de benden dinlemeye ne dersin? ' dedi Tanrı.

'Bu, resim çizmeyi Picassodan öğrenmek gibi bir şey' dedi çocuk. Ve her şey ondan sonra başladı...

'Artık kütüphanende daha önce hiç okunmamış, kutsal bir kitabın olduğunu biliyorsun. Sır senindir' dedi Tanrı... Öğrendiklerine inanamayan çocuk sokağa çıkıp avaz avaz bağırmak, haykırmak istiyordu...

Elif, Lam, Mim... Bu harflere dikkatli bakın, yakında onlar dünyayı değiştirecekler.

Çünkü bugün, büyük gün... Bugün Tanrının doğum günü.

Bin yıllık suskunluk sona eriyor, dinler tarihinin en kadim sırrı gün ışığına çıkıyor...

Bugün... Bu büyük gün, tüm İslam âlemine, insanlığa ve canlılığa hayırlı olsun...

Tanrının doğum günü kutlu olsun...

(Arka Kapak)
 
Henüz 100. sayfalardayım, buraya kadar genel olarak sanki yazar -kendince- reenkarnasyon olayını kur'anla ayetlerle destekliyor tabi -bence- bir dolu yanlış kurguyla.. "Nasıl oluyor da Allah'ı inkar ediyorsunuz? Oysa ölü iken sizi O diriltti; sonra sizi yine öldürecek, yine diriltecektir ve sonra O'na döndürlüleceksiniz" ayetine ahiret gününe kadar ölüp-dirilmek, ölüp-dirilmek, ölüp-dirilmek şeklinde yorum getiriyor...

Tabiiii;

"Nihâyet onlardan birine ölüm gelip çattığında der ki, Rabbim beni geri gönder! Ta ki boşa geçirdiğim dünya hayatımda artık iyi ameller işleyeyim. Hayır! O, söylediği boş bir laftan ibarettir. Onların arkalarında ise, yeniden diriltilecekleri güne kadar bir berzah vardır" (Mü'minûn, 99-100).

"Sizden birinize ölüm gelip çatmadan önce, size nasib ettiğimiz imkânlardan Allah yolunda harcayın! Ölüm gelip çatınca: Ya Rabbî, az mühlet ver bana, bak nasıl hayırlar yapacağım, tam takvâ ehlinden olacağım! diyecek olsa da Allah, vâdesi gelen hiçbir kimsenin ecelini ertelemez. Allah yaptığınız her şeyden haberdardır" (Münâfikûn, 10-11).

"Haydi görelim sizi, can boğaza geldiğinde, O vakit can çekişenin yanında bulunan sizler bakar durursunuz. Biz ise, ona sizden daha yakınız, ama siz göremezsiniz. Haydi bakalım eğer âhirette vereceğiniz hesap yoksa, iddianızda tutarlı iseniz, çıkmakta olan o rûhu geri döndürsenize!" (Vakıa, 83-87).

ayetlerini es geçerek...

Dünyadaki bütün ruhların tek bir ruh olduğunu farklı farklı bedenlendiğini (Allahın kendi ruhundan Adem'e üflediği ruh).. sonunda da tekrar birleşip tek bir ruh olarak Rabbinin karşısına çıkacağını .. Cennet ve Cehennem olgusunun gerçeklik olmadığını.. Ahiret gününün gerçek; ama bir hesap ödeme günü değil de kavuşma (Allahtan bir parça olup yeryüzüne dağılmış ruhların tekrar ona dönme günü) olduğunu ifade ediyor..

Okuyucu notu :) Ahiret gününe, cennet ve cehenneme inanmak imanın şartlarındandır. O halde ya imandan vazgeçilecek ya da yazarın anlattıklarının bir kurgudan ibaret olduğu kabul edilecek..... okumaya devam, yok mu okuyaaan :(
 
Kimse okumamış anlaşılan, ben devam edeyim..



... sayın Burak Özdemir, reenkarnasyon kavramını insanların içine yerleştirmeyi hedef edinerek yola çıkmış ve ahireti inkar ettirip, ayet cımbızlama yöntemiyle bu altıyüz küsür sayfalık kitabı kaleme almış, yarısını devirdim (can sıkıntısı ve öööffff'lerle) öyle basit, sığ ve sıradan ki sonuna kadar tahammül edebilir miyim bilmiyorum; yalnızca yazabilmek için okuyorum..


Farkında olun! Farkında olun! Her şeyin farkında olun! Kuran’ı iyi bilen bir müslüman; yazarın, ayetlerin anlamını kaydırdığını hemen anlar.. ama Kuran’ın mesajına vakıf olmayanlar için durum oldukça tehlikeli.. zaten sayın Burak Özdemir'in hedef kitlesi de Kur'anın mesajına vakıf olmayanlar..

1. PROBLEM.. Bir kere; Dona’nın “Tanrı” olması okuyucuda psikolojik bir baskı yaratıyor ve bilinç altında söylediklerinin tartışmasız doğru olduğunu hissettiriyor.. en azından bu açıdan bu yöntemin ne derece doğru ve adil olduğu tartışılabilir..

2. PROBLEM.. Kitabın öğretisindeki sapkınlıklar.. Mesela; şeytanın bile iyilere hizmet eden gizli kahramanlar haline getirilişi.., şeytanın kötülüğünü dünyevi bir yanılsama olarak gösterme çabası.., şeytan kavramına bir fluluk getirereik, okuyucunun kafasını bulanıklaştırma çabası.., panteizm, pananteizmi empoze etme çabası.., ve tekamül iftirası..,

Bakınız; Sayfa 69-70
"Dona: Şeytana gelince… Elbette şımartmadım onu. O şımarmayacak kadar olgun bir ruhtu.
Ben: Tanrı şeytandan övgü ile bahsediyor! Hayretten ölmek üzereyim. Şeytan olgun bir ruh muydu? Şeytan senin ve dolayısıyla insanların düşmanı değil miydi? Şeytanın günahını mı alıyoruz milyonlarca yıldır?
Dona: İblis bir sembol olmayı sevgiyle kabul etti. Hepsi bu.
Ben: Kötü adam rolünü mü teklif ettin ona?
Dona: Alemde hep beraberdik. Tüm ruhlar, sen ve ben. Ben ruhumdan bir parçanın tekamül etmesine karar verdim. Bu serüvende kimlerin yer almak istediğini sordum.
Ben: Şeytanın rolü neydi tam olarak?
Dona: Tekamül serüveninde iyinin karşıtının yani kötünün de olması gerekiyordu. Şeytanın ve ekip arkadaşlarının görevi ise insanlık tarihi boyunca kötüyü temsil etmekti. Kuran’da hem İblis, hem de şeytan kelimeleri ayrı ayrı geçer. Adem ile ilgili olaydan önce ondan İblis diye bahsedilir. Şeytan İblis’in insanın yaratılışından sonra taşımaya başlladığı addır. İblis kendi adı; şeytan ise üstlendiği rölün adıdır. Şeytan şeytanın avukatlığını yapmak üzere dünyaya gelmiştir. Senin doğruyu yanlıştan ayırt etmeni kolaylaştırmak için."

amaç aşikardır; hayat bir okuldur ve tekamül en önemli şeydir felsefesini/reenkarnasyonu benimsetme.. ahiret inkar ettririldikten sonra sayfa 80'lerden sonra ince ince işlenmeye başlıyor..

ilerleyen sayfalarda; “Sonra, ölümünüzün ardından sizi dirilttik ki, şükredebilesiniz.” ayetini (bakara 56) kendine ispat olarak seçmiş sayın Özdemir, ama bir önceki “Siz şunu da söylemiştiniz: “Ey Mûsa! Biz, Allah’ı apaçık görmedikçe sana asla inanmayacağız.” Bunun üzerine sizi yıldırım çarpmıştı. Ve siz bakıp duruyordunuz.” (bakara 55)'i tabiki es geçmiş..

3. PROBLEM.. Tekamülünü / evrimini tamamlamaya yaklaştığını söyleyen, yeniden doğup- doğmama seçeneğinin kendi elinde olduğunu iddia eden yarı-tanrı bireylerden oluşan kibirli, üstün, elit bir ırk yaratma sorunu..

Sayfa 429 - 18. Bölüm
Ben: Şimdiii, Hz. İsa model insan ya. Tekamül etmiş ve tanrısallaşmış insan modeli. Amacın bu modeli çoğaltmak. 9. tekamül kuşağına ev sahipliği yapan dünyada, ona verdiğin özelliklerin de çoğalması lazım.

....................... kitaptaki örnekler bitmez.. dikkatli ve donanımlı bir şekilde okunulabilecek klasik spiritualist bir kaynak.. ve her spiritualist kaynak gibi doğru bilgiler de içeriyor.. ama bu bir taktiktir hatırlatırım :)
 
Hiç ilgimi çekmediği için bu konular, töbe sabredemem okumaya :)

Benzer içeriğe ilgi duyan arkadaşlarda farkındalık yaratmak adına:
Bu kitap ciddi bi kitap mı? Ben başlığı gördüğümde, bir kurgu-roman gibi bişey sanmıştım :) Ama anladığım kadarıyla İslam ve teizm'i kendi düşünceleri çerçevesinde sorunsallaştırıyor? Sonra da konuyu Budizm'e paralelleştirip, Panteizm'den bişeyler alıp, İslam'ı oraya bağlıyor...

Okumak için nasol bir motivasyon olmalı, onu tam anlamadım? :) Yani, "hayır, İslam bu değil" diye mi okumak lazım, yoksa "bu da bi görüş" diye mi...
 
:eek::Dben şahsen okumam bu kitabı
islamı içeriklerden bassedildiği halde siz okuyucu gözüyle demişsiniz

Okuyucu notu :) Ahiret gününe, cennet ve cehenneme inanmak imanın şartlarındandır. O halde ya imandan vazgeçilecek ya da yazarın anlattıklarının bir kurgudan ibaret olduğu kabul edilecek..... okumaya devam, yok mu okuyaaan :(

:D:D:D
sakıncalı gördüm saten kitabın içeriğine göre bana kitabın adıda saçma geldi....
islamı işliyo anladığım kadarıyla ama Tanrıdan bassediyor...islama göre Allah vardır:eek:
acaba okudumu anlayamadımmı ben bir tür şaşırtmamı var kitapta:eek:
tövbeeee:eek:
 
Dünyada milyonlarca insan ve milyonlarca değişik bakış açısı var olaylara.Bu yazarda kendi inançları doğrultusunda bakmış,kendi inancı doğrultusunda görmüş ve yorumlamış olayları.tıpkı hepimiz gibi...
 
hay çok yaşa masivacığım demek istediğim buydu....
hristyanların kullandığı bir terimdir tanrı...
müslümanlara göre allahtır her inançta...tektir değiştirilemez..
çok güzel cümleyi tanımlamışsın teşekkürler yani bencede saçma o yüzden öle bir şey söleme gereği duydum kitabın ismiyle içeriini bağdaşlaştıramadığımdan:rolleyes:
arkadaş benim cümlemi alıntı olarak yapmaya çalışmış bana cvp vermiş:rolleyes:
bende ona cvp verim bari
değiştirilemez gerçekler vardır evet öle demek durumundasın sende kesindir gerçektir...üzgünüm:D
 
Bu kitapta "herşey" var, Herşeyin olması özellikle kurgulanmış. Herkesi kucaklayıcı bir kurgu planlanmış. Doğu dinlerine ilgi duyanlara, aşırı uçlara kızanlara, herkesin bir yanlış içinde olduğu vurgusu ile "şöyle olmalı" ifadeleri ile alternatifler sunuluyor. İçinde gerçekten düşünce sistemine katkılar yaptığını düşündüğüm bölümlerin varlığını gördüm. Şüphe bırakan bölümler, daha sonra üzerinde düşünülsün diye ucu açık bırakılmış. Kitap içinde "ayıklanabilirse eğer" değerli bazı bilgiler içeriyor. Ama çok hassas olmanız gerek; Kitap kendini eleveriyor "yahudi kabalacılar metin mühendisleri idi" diyerek!... Doğruyu yanlıştan ayıran süzgecinizin hassasiyeti iyi değilse, bazı tohumlar ekiyor insanın içine... çok ama çok dikkatli olunmalı... Kitabı Özgürlüğüne fevkalade düşkün ve Yaratıcısına Sonsuz saygılı bir TÜRK olarak yaklaştığımda; 433. sayfada ki ifadeden duyduğum bir rahatsızlığın altını çizmek benim için bir borç oldu:(Reiki:evrensel sağlık bölümü) İSA AMERİKADAN diyor... Bununla ekilen tohum sanıldığından daha tehlikeli. Kitapta denildiği gibi internet iyi ki var!!!! hiç kimsenin kaçarı yok, iyiler kötülerin kontrolünden kaçamaz, kötülerde iyilerden... İnternete yapılan vurgu çok önemli... Hz. İsa nın reenkarnesi olduğuna inananları içinde barındıran bir cemaat var bu topraklarda... Rabbimizin OKU emrine sadık bir kul olarak, ayetin devamını düstur edinmezsek örümcek ağına düşünce ağlamak çok geç olacak...! Kitapta iddaa edildiği gibi Deccal aslını gizlemeyen biri olarak Usame değil, üstün aslını gizleme yeteneği sayesinde gözyaşları ile insanları büyüleyen, "büyük fitneci"nin ta kendisidir...
 
Okumadım okmuayıda hiç düşünmüyorum.:)
 
Dün İtibariyle elime geçti, bu hafta başlayacağım bitirdikten sonra kitap hakkında görüşlerimi aktaracağım..:)
 
bu kitabın yerine georges politzerin felsefenin başlangıç ilkelerinden sonra temel ilkelerini okumam daha mantıklı olur diye düşünüyorum . din veya yaşam biçimi yada sistem yahut inançlar gibi baş çelişkileri anlayabilmek için önce temel çelişkileri anlamak gerekir diye düşünüyorum. (kolay gele)
 
İlk 150 sayfayı geride bıraktım; lakin bana son dercee ilginç geldi,bugüne kadar yaptırımların olduğu ve zorunluluktan diye lanse edilen namaz hakkındaki fikirler son derece şaşırtıcı..Üstüne üstlük insana değer veren bir tutum içinde ilerliyor..Şahsen ilerleyen bölümlerde kadınlar hakkında bir kaç paragrafa rastlarsam hiç şaşırmayacağım..İslamiyet çatısı altında tutucu kimlerin oluşmasının yersizliğine vurulan dem bir harika...bakalım daha nelerle karşılasacağım ilerleyen bölümlerde:)
 
Allah doğmamış doğurmamış eş çocuk edinmemiş o vardı hiçbir varlık yoktu
 
arkadaşlar
burada kurgusal bir roman olan bir kitap ve dinlerin ortak noktası olan insana dair bir kitap paylaşımı yapıldı

kim daha müslüman adlı bir oyun değil bu ,
kitap tanıtımı :)


buraz özdemir aslında sadece metaforların gerçek sanıldıgı dinlerin özünde amacını bu kitapta cok akıcı bir şekilde kaleme almıştır

tekrar ediyorum burda kitap tanıtımı yapılıyor
ve bu kitap bir görüş dikte etmiyor

en müslüman kim oyunu değil
 
Burak Özdemir'in Levh-i Mahfuz Kitabını aldım, ama henüz okumaya cesaret edemedim, gözüm korktu. Hz.Eyyup sabrı gerekiyor. :) Şu an o sabır bende yok, ama bir gün mutlaka...
Okunması gerektiğini düşünüyorum.
 
Üst Alt