Güncel İçerik

Merhabalar

Engelli haklarına dair tüm içerikten üye olmaksızın yararlanabilirsiniz.

Soru sormak veya üyelere özel forumlarlardan ve özelliklerden yararlanabilmek içinse sitemize üye olmalısınız.

Teksan İnovatif Medikal: Engelliler, Engelli Çocuklar, Hasta ve Yaşlılar için emsalsiz ürünler

İşitme engellilerle iletişim [Yaşam]

  • Konbuyu başlatan marbiling
  • Başlangıç tarihi
M

marbiling

slm.benim iştme engelli bir arkadaşım var. ben onunla dürekli konuşuyorum. annesiyle bile çok konuşamıyor. etrafında konuşacak kimde olmayınca çok sinirli ve öfkeli oluyorlar .ama arkadaşlıkları çok güzel.ben konuşurken çogu işareti karıştırıyorum. oda bana çok kızıyor.
 
Neden kızıyor? Sabırsızlığından mı? Yoksa samimiyetten kaynaklı bi kızma mı?
Şunun için soruyorum, eğer "O", sabırsız ve hoşgörüsüz olursa (hele de kendisiyle iletişim kurmak isteyen birine karşı), işitenler de ona karşı aynı tahammülsüzlüğü göstermezler mi? Buna hakları olmaz mı?
İşitemeyenlerin böyle bir tahammülsüzlükleri var mı? Varsa, bunun sebebi geçmişlerinden gelen "işitenlere anlat anlat anlamıyorlar..." mıdır?
 
Benimde bir tanıdığım, daha doğrusu köylüm, yaşı benden büyük, işitemiyor vede konuşamıyor. Kendisi evlendi, eşide işitemiyor, fakat benim bir kolum sakat olmasına ramen onlarla çok güzel iletişim kurabiliyorum. Kader abla dudak okuyor, ben onunla konuşurken beni görüyo olması yetiyor. Birde bebekleri var dünya tatlısı bişi görseniz, kader abla bigün çocuğun yanında alkış yapmış ve ilke tepki verince sese, çok sevinçli bi şekilde gelip anlatmıştı. Onları çok seviyoruz, çok şakacılar, birde okey oynarken hile yapmasalar daha çok seveceğiz.
 
Yazılanları okurken çocukluğuma gittim,annemin mahallede işitemeyen ,konuşamayan bir komşusu vardı ama nasıl kankalar hep birlikteyiz ve onlar ikisi hem iş yaparlar hemde ne dedikodular yaparlardı mahalle şaşardı ilişkilerine tüm sembolleri ezberimde kalmış (tüm mahallenin bir işaretle tanımı vardı )mesela anneminki altın dişti:)daha sonra ben yavaş yavaş işitmemi kaybettim annemin inanılmaz sabrı beni hep normalmişim duygusu ile donattı bende hala iyi anlaşırım elle kollarla.Ben hep duydum biraz ama sadece anlama mekanizması bozuldu şimdide cihazla iyiyim ,timpanosklerozum ben :)
 
İşitemeyenler , az görenler vede hiç görmeyenler.
Bu guruplara dahil arkadaşların en büyük şansızlıkları fiziki durumlarından anlaşılamamaları.
Halbuki bana bir bakan şıp diye anlıyor topal olduğumu zira gayet açık ve net bir durum.
Durum böyle olunca bu guruptaki insanlara ister istemez farkında olmadan bazı garip davranışlarda bulunduğumuz maalesef doğrudur.
Heleki duyamadıklarını, göremediklerini anladığımızda da olduğumuz mosmor renkte cabası.
Bizleri lütfen bağışlayın. İnanın hiç bir kasıt taşımıyor davranışlarımız.
En azından şahsım için.
 
Ferit bir iş anım geldi aklıma güldüm ,laboratuar şefimde işitme engelli ikimiz arkamız dönük işimizi yapıyoruz ,yeni atanan müdürümüz geliyo adam kolay gelsin! diyor çıt yok, bakan yok ,bir daha arkadaşlar merhaba diyor! bizim tabi umurumuzda değil gibi (laboratuar gürültülü bide ama hayatta duymayız ) adamcağız git fabrika müd.ne ben bunlarla çalışamam beni istemiyorlar protesto ettiler beni diyor öğrenince çok şaşırmış hemde iki kişi olmamız garip geliyodu insanlara ama dudak okuyuncada hadi ya bunlar duyuyo derlerdi hakkatten zor be ferit şıp diye anlaşılamamak hep anlatmak :lol: :lol:
 
arkadaşlar ben manısadayken ozaman bedensel özürlüler derneği yoktü 1 tane dernek vardı işitme engelliler derneği idi bende her zaman oraya giderdim baya öğrenmiştim yani çokta hoşuma gidiyordu sanki yabancı birdil öğrenmiş kadar mutlu oluyordum ama şu an ıstanbuldayım ve işitme engelli birtane arkadaşım yok burdan bülent beye sonsuz şükranlarımı sunuyorum :p açtığı bu yeni form için inşallah buradada yenp yeni arkadaşlarımız olacak emeği geçen herkese sonsuz tşk
 
[Görüş] İşitme engellilerle iletişim yöntemleri

Aşağıdaki kurallar genellikle tüm işitme engelliler için geçerli olsa da, önemli bir kısmı işitme yetisini tamamıyla kaybetmemiş olanlar karşısında daha yararlıdır.

1- Konuştuğunuz kişinin yüzüne bakın. Yüzünüzü rahat bir şekilde görmesini sağlayın. Dudak okuyor olabilir.
2- Konuşurken bir şeyler yemeyin, sakız çiğnemeyin, ve pipo/sigara gibi şeyleri içmeyin. Bu tarz şeyler, işitme engellinin dudak okumasını zorlaştırır.
3- İdeal bir şekilde aydınlatılmış bir mekanda konuşmaya çalışın.
4- Sesinizi yükseltmeniz faydalı olabilir, ama bağırmayın.
5- Tane tane, basit kelimeler ve kısa cümlelerle konuşmaya çalışın.
6- Ortam gürültülü ise, oradan uzaklaşın veya gürültüyü azaltmayı çalışın (pencereyi kapatmak gibi).
7- İşitme engelliler işitme dereceleri ne olursa olsun sizi seslendiğinizde duymayabilir. O yüzden, elinizle omzuna hafifçe dokunmak gibi yöntemleri kullanabilirsiniz.
8- İşitme engellilerin önemli bir kısmı telefonla konuşamaz. SMS veya e-posta gibi alternatif yolları deneyebilirsiniz.
9- İşitme engelliler, grup halindeki sohbetlere ve toplantılara katılmakta zorlanırlar. Bu nedenle, bu tarz bir durumda işitme engellinin oturacağı yeri iyi seçin ve mümkünse diğer katılımcıları önceden bilgilendirin.
10- İşitme engellinin konuşulacak konu hakkında önceden haberdar olması işini kolaylaştırır.
11- Kullandığınız kelimeyi birkaç defa anlamadıysa, eşanlamlısını kullanmayı deneyin (çabuk ol yerine hızlı ol demek gibi).
12- Her şeyden önemlisi, işitme engelli arkadaşınıza bir şey söylediğinizde anlamadıysa, ona "OF" gibi tepkiler göstermeyin.
13- Son çare olarak kağıt - kalemden yararlanabilirsiniz. :)

Biraz düşününce aklıma bunlar geldi. Elbette eklenebilecek ve değiştirilebilecek öneriler vardır.

İşitme engellilerle konuşurken göstereceğiniz çaba ve sabır için şimdiden teşekkürler.
 
Sevgili Gape,

Harikasın :) Benden erken davrandığın içinde bozuldum ama :wink:

Sevgili Aferits,

Daha pratik bilgileri olan varsa onlarda lütfen yazsınlar ki bizde

demişsin.. En pratik bilgi; lütfen önyargısız yaklaşın ki karşınızdaki işitme engelli sizinle iletişim kurmak için istekli olsun.. İşitme engelliler sadece ve sadece ters bir tepkiyle karşılaşmamak için iletişim kurmamayı tercih edebilir..

Gape'in yazdıklarına birkaç maddede ben eklemek istiyorum.. Benim ekleyeceklerim işitme cihazı kullanan, pek fazla dudak okuyamayan :( ama mimik okuyan :) duyabilen ve konuşabilen işitme kayıplılarla ilgili..

1. Normal şartlar altında (gürültünün olmadığı ve en fazla birkaç kişinin olduğu konuşmalar -buna laboratuvar ortamı da diyebilirsiniz çünkü başka türlü gürültüsüz bir yer bulmak zor- ) çok rahat sohbet edebiliriz.. Ancak bu sizi yanıltmasın.. Ufak bir dış mihrak bizim kulağımıza müdahalede bulunursa iletişim kopar..Dikkat.. Yani sessiz bir ortamda çok rahat duyduğumuz bir sesi, gürültülü bir ortamda duyamayabiliriz.. Ya gürültünün geçmesini bekleyin ya da eğer sizin elinizdeyse gürültü kaynağını yok edin..Buna çalan bir müzik de dahil.. Yani müzik = gürültü :)

2. Yukarda açıklanan madde nedeniyle lütfen ''işine gelince duyuyorsun işine gelmeyince duymuyorsun'' şeklinde bir yargılamada bulunmayın. Şu anda bu tip şeyleri önemsememekle birlikte bu aşamalara gelene kadar yaşadıklarım genelde çevrenin yargılarının getirdiği engellemelerdi..Engellediler bu kadar şey yapabildim ya engellemeselerdi 8)

3. Cihaz kullanan bir işitme kayıplının , cihazı taktığında işitmesinin normal duyan birisi gibi tam olmayacağını lütfen unutmayın.. Hiçbir işitme cihazı normal duyan bir kulak yerine geçmez..

4. Birşeyi anlamadıysak ve tekrar etmenizi istiyorsak lütfen bağırmadan ve kelimelerin ,cümlelerin başını sonunu yutmadan tekrarlayın..

5. Bazı işitme kaybı türlerinde bazen algılama gecikmelerinden dolayı söylediğinizin şeyleri 5-10 saniye sonra anlamlı bir biçimde algılayabiliriz. Bunun için sizin yapabileceğiniz fazla birşey yok.. O anda duymadığımızı (anlamadığımızı) sandığınız birşeyi biraz gecikmelide olsa anlamlandırabiliriz.. Söyledikleriniz aleyhimize bir sözse -o konuşma bittiği için- konuyu dile getirmeyiz.. Ancak sizin eksi hanenize yazarız..Haberiniz olsun.. :)


Şimdilik bu kadar.. Sorularınız varsa alabilirim :D
 
Gelişim Yolcusu' Alıntı:
Harikasın :) Benden erken davrandığın içinde bozuldum ama :wink:

Erken kalkan yol alır. ;)

Eklediğin bilgiler gerçekten çok çok güzel, ve önemli, teşekkürler.

Gape'in yazdıklarına birkaç maddede ben eklemek istiyorum.. Benim ekleyeceklerim işitme cihazı kullanan, pek fazla dudak okuyamayan :( ama mimik okuyan :) duyabilen ve konuşabilen işitme kayıplılarla ilgili..

Dudak okuma konusunda yüksek lisans yaptığım için, bu konuyu çok araştırdım. Kesinlikle saptanmış olan bir gerçek var: İnsanlar işitme engelli olsun veya olmasın çok az da olsa dudak okuyabilir. Bu araştırmalarla ispatlanmış bir olgu. Bu nedenle, dudak okuma konusunda hiç bir şey bilmeyen biriyle bile konuşurken yüzyüze olmaya özen göstermek faydalıdır. (Dudak okuma konusunda derlediğim bilgileri de yakın bir tarihte ayrı bir konu olarak yazmayı düşünüyorum).

3. Cihaz kullanan bir işitme kayıplının , cihazı taktığında işitmesinin normal duyan birisi gibi tam olmayacağını lütfen unutmayın.. Hiçbir işitme cihazı normal duyan bir kulak yerine geçmez..

Evet, bunun vurgulanması gerekiyor. Maalesef teknoloji ne kadar ilerlemiş olursa olsun, işitme cihazları normal duyan bir kulak yerine geçemiyor.

4. Birşeyi anlamadıysak ve tekrar etmenizi istiyorsak lütfen bağırmadan ve kelimelerin ,cümlelerin başını sonunu yutmadan tekrarlayın..

Özellikle işitme cihazı olanlara bağırmak çok yanlış. Aslında hiç bir işitme engelliye bağırmayın. Bazı durumlarda (gürültülü ortam gibi) sesinizi biraz yükseltmek faydalı olabilir.
 
İşitme kayıplı bir bireyin kaleminden..

Aşağıda işitme kayıplı bir bireyin kaleminden çıkan bir yazı var..Ben yorum yapmayacağım.. :)

VE İŞTE BEN...

Bir sohbet ortamında öylece suskun kaldınız mı?
Sohbet edecek konunuz olmadığından değil..
Birşeyler bilmediğinizden hiç değil...
Acaba yanlış anlar (duyar) ve akabinde yanlış cevaplarsam korkusundan...
Sessizce köşenize çekildiğiniz...

Benim oldu... Ve işte ben.....

Ben bir işitme kayıplıyım.. Hiç duymayanların yanında sağlam, tam duyanların yanında engelliyim..

Yine de..
Sanmayın ki koptum hayattan...
Sanmayın ki boşverdim herşeye...
Aksine gittikçe güçlendim...
Engele rağmen başarmanın gücüydü bu...
Engellendikçe daha çok hayata sarılmanın gücüydü bu...

Eskiden her duymadığım kelime için üzülürken, şimdi sadece işime yarayacak şeyleri duyamadığımda üzülüyorum:))

Hiç kimse ne kendine ne de başkalarına hayatı güçleştirmek istemez...
Bu yüzdendir ki;
Öğrenmenin, gelişmenin, iletişimde kalmanın yeni yollarını öğrenmektir engelli olmak...
Diğerlerine hayatı güçleştirmemek ama yine de hayatın içinde var olmaya çalışmak engelli olmak....

Hayatın içinde layık olduğunuz yerde var olmanız dileğiyle..

Nurşen GÜMÜŞAY

http://www.gelisimyolcusu.com
 
Ben tüm orta okul boyunca 3 yıl sustum ,ilkokulda çok değildi kayıp ama orta okulda enfeksiyonların feci zamanları işitme iyice dibe vururdu ve bende çok sessizdim ,sonra lisede izcilik öğretmeniminde katkısı ile engelimle barıştım bi coştum o coşuş hala susmadım çok konuşuyorum :lol: yukarıdaki haller sonra yine geldi üstüme o andada cihaz yetişti idare ediyorum işte ..
 
bence işitmemeyi bir sorun olarak görmeyin..
elbetteki her insan hayatında herşeyim tam olmasını ister ama işitme engelliler olsun diğer engelliler olsun hayata hep daha çok tutunma çabasındadırlar dayanışmayı insanlığı daha çok bilirler ve başı sıkışan birini en çok onlar anlarlar..
belki bir engelleri vardır ama onlar o engele rağmen hayata tutunurlar ve hayat onlara karşı daha acımasız olsada içinde hep güzellikler barındırır...
yüreğimizden sevgi eksik olmadığı sürece karşımızda hiçbir engel duramaz :D
 
harika

gape arkadaşım
harikasın :) :) :)
çok öz ve güzel anlatmışsın gerçekten önemli bir konu
ve birçok insan bunun sıkıntısını hala çekiyor...
anlamak ve anlaşılmak kadar güzel bir şey yoktur bir işitme engelli için...
 
Birde ben ekleyeyim...İşitme Engelli arkadaşınız bir şey dediğinde ve anlamadığınız zaman asla kafanızı sallayarak anladım demeyin...
 
İşitme engelli kardeşim var.Güzelliğini ve bize öğrettiği farklılıkları dünyadaki hçbir güzelliğe değişmem inanın...Onu çook seviyorum ve sizleri seviyorum arkadaşlar,,hayat veren gözlerinizdeki ışık her zaman parıldamısı temennisiyle...
 
[Yaşadıklarım] İşitme engelliyim. Engelli olmayan birine..?

selamlar engelli olmayan birine mesela bişey söylemek istiyorum. gidip konuşmaya çalışıyorum, ama o benim işitme engelli olduğumu farkedince ve beni tam anlamayınca konuşmaktan çekiniyor ve bişey demiyor. sonra bırakıp gidiyor. Ben orada öyle kalıyorum. Hep böyle oluyor. Sadece ben değil herkes böyle
 
Pasif kaldığın için sadece sen öyle davranıyorsun. Aktif olsaydın o seni bırakmaz daha doğrusu sen onu bırakmazdın.
Örneğin bakkala gidiyorum (olay yaşanmıştır, yer eskişehir):
-Buyur abi?
-Kısaca camel lütfen!
- hı?
-Sigara alacağım: Kısa camel lütfen...
-.....(anlamadı çaresiz)
-.... buyur? (başkası)
-O adamdan istiyorum senden değil..
-Buyur (mecburen bana dönüyor, ilk adam(doğrusu kurban))
-Neden dinlemiyorsun?
-Anlamıyorum ama.
-Şimdi anladım da cevap verdin farkındaysan
-Evet daha net anladım
-Tekrarlıyorum kısa camel istemiştim
-Özür dilerim, şimdi anladım...
-Her özürlüye böyle davranırsan asla anlamazsın. Ama iyi dinlersen benim sana yaptığım gibi çok iyi anlarsın.
-Haklısın abi...

İsterden diğer sayısız örnekleri verebilirim. Bütün bunlar benim anılarım; o kadar çok mücadele verdim ki senin gibi pasif olup köşeye çekileceğime aktif olup üzerilerine gidiyorum. Çünkü onları suçlamak her zaman çok kolay.
 
"Çekiniyor" işte zurnanın zırt dediği yer ** burası, çekinmek.
Çekinmek, bilgisizlikten ve bunun sonucunda ortaya çıkabilecek hata yapma (karşısındakini kırma) korkusundan kaynaklanmaktadır. Bu da -içinde kötü niyet barındırmadığı için- hoşgörülebilir ve en azından karşıdaki kişinin bilgisizliğini gidermek adına özel bir çaba sarf edilebilir (meopius'un yaptığı gibi).
Bir işitme engelli böyle bir durumla karşılaştığında bence ilk yapması gereken şey durmak, eğer karşısındaki kişiye çok yakınsa olduğu yerden bir adım geri çekilmek, kocaman gülümsemek, sakin olmak ve karşısındakine, "sakin olun. Ben sadece duymuyorum, ama küçük bir çaba gösterirseniz sizinle çok rahat iletişim kurabiliriz. En olmadı yazarak anlaşırız." demek ya da böylesi bir notun yazdığı kağıdı okutmaktır. :)
Karşıdaki kişinin paniği geçecek ve normalleşecektir. Ondan sonra tane tane ve samimi bir şekilde konuşulduğunda, bence sorun kalmayacaktır.

Velhasıl, aşmak için çaba sarf etmek şart. Ama emin olun bir defa "ders verdiğiniz" kişi artık duymayan biriyle karşılaştığında uzman kesilecektir :) Hatta bunu misyon haline getirip, duymayanlarla nasıl iletişim kuracağını bildiği için arkadaşlarına hava bile atacaktır... :)

Bu ve benzeri kouları irdelemek çok çok çok çok çok çok çok önemli ve yararlı diye düşünüyorum. Ne olur bizi yönlendirin...

** İşitme engellilerin özellikle deyimleri algılamak konusunda sorunlar yaşadığını duymuştum. Bu bağlamda, "zurnanın zırt dediği yer"le anlatmak istediğim şey işitme engellilerce anlaşılabildi mi/ anlaşılabilir mi?
 
Bizleri sevindirdikçe ve bizimde sevindigimiz muddetce inanin bakis açımiz ve dunya görusumuzde toptan degisecek ve birbirimize gulumseyerek daha pozitif enerji yaymalıyız çevreye. Birlikte daha mutlu yarınlara.... :D
 
merhaba cevat arkadaşımızın dediklerine aynen katılıyorum bende bunun gibi benzer sorunları yaşamıştım engelli olmayan biriyle iletişim kurabilmek için hiç kekelememek ve sakin bir tavırlar sergilemek gerekir.daha da önemlisi engelsiz bir insanı muhteşem kelimeler kullanarak etkileyebiliriz...bir keresinde bir araba yanıma yaklaştı ve gidecegin yerin adresini sormak istedi...

-merhaba
-merhaba
-size bir şey sorabilir miyim?(güzel bir kadından çıkan sözler)
-evet sorabilirsiniz hanımefendi yalnızca işitme engelliyim dudak okuma yöntemi ile sizinle iletişim kurabiliyorum sizin için yapabilecegim bir şey var mı?
-vay canına gerçekten çok güzel konuşuyorsunuz çok etkilendim dogrusu
-sagolun hanımefendi
-yalnızca şu adresin nerede oldugunu soracaktım umarım sakıncası yoktur
-olur mu hiç?sag tarafa döndükten sonra düz gideceksiniz ulaşabileceginiz adres hemen orada hanımefendi.
-teşekkür ederim beyfendi çok sagolun
-rica ederim hanımefendi hayırlı yolculuklar.

işte arkadaşlar hepsi bu kadar.konuşma esnasında hiç heyecanlanmayın ve kendinize güvenin rahat ve sakin tavırlar sergileyin herşeyin yolunda gittigini göreceksiniz...

---------------------------------
Önce Hayaller Ölür
 
Evet arkadaslara katılıyorum cok guzel ornekler bunlar. Ama bılınkı ben öğretmen oldum ve hala cekıngenlıgım var bazı seylere atılamadıgım ve fırsatı kacırdıgım oluyor. Bu bana kucukken yerlesmıs ve atmak zor ama zamanla asacagıma ınanıyorum. Gercı yanlıs bırsey yapınca çevrenin dahası sınıf arkadaslarımızın gulmesı ve alay etmesı bızı boyle cekıngen alıstırdı dıyebılırım ve artık cekınmeden atılgan olmaya calısmalıyız degılmı
 
Serhendi aslında senin söz ettiğin okuldaki sorunu hepimiz yaşıyoruz ve okuldaki ortam malesef çekingenliğimize + çekingenlik katıyor.
Bende okulda hiç tahtaya kalkmazdım nedeni malum dalga geçilme, bakılma korkusu yüzünden parmağımı bile kaldırmazdım bu nedenlede okulu malesef sevemedim hatta kimi zaman okuldan ağlayarak geldiğim olurdu :cry:
Ama öyle ama böyle lise bitti ve ancak benim çekingeliğim okul yaşamım bitince geçti şimdi hiçbişey beni okuldaki gibi etkilemiyor.
Çekingenlik konusuna gelince ben bile kendimi tanıyamıyorum :wink: :)
 
Ben engelli olmayan biri olarak herkesi aynı kefeye koyma derim elimden geldiğince yardım etmeye çalışırım anlamasam bile anlamaya çalışırım ...
Bir gün arkadaşlarla buluşmak için beklerken bizim kendini uyanık sayan vatantaşın biri afrikalı bir turisti soymaya çalıştı bende çaktırmadan baktım sonu ne olacak afrikalı kardeş cebinde ne var ne yok ortaya döktü kendini zeki sayan vatandaşın gözleri parladı o anda duruma müdahale ettim ne yapmaya çalıştığını sordum ..Boyadığı ayakkabının (zorla boyadığından eminim oda başka mesele) parasını almaya çalıştığını söyledi bende az önce verdiği para pekkala karşılardıda artardı diye söyledim boya sandığını alarak kaçar adımlarla uzaklaştı..Kaldıkmı afrikalı
kardeşle, bişeyler anlatmak istedim ama lisanını bilmiyorum ben de işeretlerle bişeyler anlattım hararetli hararetli inşallah anlamıştır :)

Biz iki kardeşiz demiştim ya yukardaki ben işitme engeli olan kardeşimde işaret dili bilmeyen birine bişey anlatacağı zaman eğer karşıdaki anlamıyorsa ikinci anlatmasında sinirli sinirli anlatmaya başlıyor otomotikmen karşıdakide çekiniyor ve artık hiçbirşey anlamaz hale geliyor ve ancak başını sallamayla yetiniyor tamam tamam diye eğer iştmiyorsanız sesleri ve ses tonunuzu ayarlayamazsınız (eğer kulağınızda kulaklık varsa mesela biri size bişey sorduğu zaman sesli cevap verirsiniz bunu siz anlamazsınız taki karşıdaki ne bağırıyorsun diyene kadar :) )yada karşıdaki sizi anlamayacağı için sizin üzülmenizdenden kaynaklanıyorda olabilir diye düşünüyorum...

Okukdayken bende bildiğim konuları dahi anlatama fobisi hala devam ediyor bu dediğiniz gibi alay edilme ve birde öğretmenden kaynaklanan bir şey sanırım bu engelli olmakla alakalı bişey değil ben engelli değilim kendimize güvensizliğimizden kaynaklanıyor.. Da bunu nasıl kazanacağız bilemiyorum...
 
[Soru] İşitme engelli arkadaşlarla iletişim...

BEN ORTOPEDİK ENGELLİYİM; İŞİTME ENGELLİ ARKADAŞLARLA İLETİŞİM KURMAK İSTİYORUM VE ONLARIN KULLANDIĞI ALFABE İŞARETLERİNİ BİLİYORUM AMA VÜCUT İŞARETLERİNİ ÖĞRENMEK İSTİYORUM. ORTOPEDİK ENGELLİLER VE İŞİTME ENGELLİLER ARASINDA DİYALOĞU BÖYLE ARTIRMIŞ OLURUZ DÜŞÜNCESİNDEYİM :!:
 
Güzel uygulama için sizi tebrik ederim. Alfabe dili sadece işaret dili ile telafuz edilmeyen veya yeni öğrenilen kelimeleri vurgulamak için kullanılıyor. Yinede sizin gibi birilerinin iletişim için ilk basamağı olması açısından güzel.
İşaret dili(bedensel dil) öğrenmek ve geliştirmek istiyorsanız ara sıra bulunduğunuz ilde Sivas İşitme Engelliler Derneğin'e uğrayabilirsin. Gerekiyorsa derneğe üye de olabilirsin. İlk başlarda elbette onlar şaşıracaklar, sadece "selam" ile "nasılsınız" demeye çalışın göreceksin sıcaklığını...
 
Çok zor kısım bu: kaynaşma...
İşitme Engellilerde kendi aralarında gruplaşma var. Arkadaşları özel seçiyorlar, dolayısıyla aralarına katılmak ne kadar kolay iken gruplaşmaya katılmak o kadar zor.
Sen önce bu gruplaşmanın esas çatısını bir öğren, sonrası kaynaşma için önemli bilgilere sahip olursun.
 
İLETİŞİM KURAMAMAKTAN GRUBLAŞIRLAR BU SEBEBLE UZAK DURUYORLAR DÜŞÜNCESİNDEYİM
 
cemil_58_' Alıntı:
İLETİŞİM KURAMAMAKTAN GRUBLAŞIRLAR BU SEBEBLE UZAK DURUYORLAR DÜŞÜNCESİNDEYİM

Ne demek istediğini anladım. Olayı farklı anlayışınıza sunduğum için özür dilerim. Haklısın doğal olarak.
Anlatmak istediğim biraz farklı, işitme engelliler asla toplumdan kopuk, uzak ve çekinik değiller. Tam tersi normal insanlar, işitme engellileri gördüklerinde çekinirler, uzaklaşırlar ne yapacağını bilemezler (nadiren olsa da bazıları korkarlar).
Toplumumuzda sık sık görmemenin yada nadiren görmenizin nedeni dikkatinizi çekecek davranışlarda bulunmaması. Siz oraya sade ve merak amacı ile gitmelisiniz. Uzun zaman diliminde ara sıra beden dili öğrenmek ve gerekiyorsa arkadaşlığınızı ilerletmek amacı ile gitmelisiniz. Bunun için size sıcak davranırlar:
Eğer farklı amaçla giderseniz, normal insanlarda olduğu gibi(örneğin: rakip partililer gibi) kaynaştırma güçlüğü yaşarsınız. Gerekçe uzun bir hikaye, inan bana bu çok zor bir uğraş.

Onların Gruplaşmasında haklı gerekçeleri var; Gruplaşması çok zor anlaşılır, çok zor göze batar; Açıklamazlar. Anlatmak istediğim senin hangi grupa dahil edeceklerini içerdeki doğal ortam yaratacak. seni belli gruba alacaklar bu da zaman dilimi içinde belli olacak. Ondan sonra kaynaşma yaparsan daha hızlı işlev görür. İlk başlarda kaynaşma yapmaya kalkarsan= ki bilemiyorum bir dene...

Yanlış anladım yada anlattıysam afola.
 
Menekşe, işitme engelli bireylerle uzun zaman geçirildiğinde ne söylediklerini anlamak çok kolay oluyor. Ben de hiç kimsenin anlamadığı konuşmalarını çok iyi anlardım konuşma bozukluğu yüksek oranda olan arkadaşlarımın. Şaşırırlardı. Kesintili konuşuyorlar onlar. Tamamlamak bize düşüyor. "Leb demeden leblebiyi anlamak" yani.
Sevgiyle.
 
Üst Alt