Güncel İçerik

Merhabalar

Engelli haklarına dair tüm içerikten üye olmaksızın yararlanabilirsiniz.

Soru sormak veya üyelere özel forumlarlardan ve özelliklerden yararlanabilmek içinse sitemize üye olmalısınız.

Teksan İnovatif Medikal: Engelliler, Engelli Çocuklar, Hasta ve Yaşlılar için emsalsiz ürünler

Hayat yolu(m)... [O an]

jonjon

Üye
Üyelik
3 Ara 2003
Konular
28
Mesajlar
689
Reaksiyonlar
2
Merhabalar, ben Gökhan Top. Ankaralıyım. 21 yaşındayım.
Siz kader ortaklarıma hayat hikayemi anlatmak istiyorum.
Yıl 1994, günlerden Pazar. Biz köyde oturuyoruz, haliyle babam çiftçi ve biz de yaptığı işlerde ona yardım ediyoruz.
O gün evimizin yakınlarındaki bir depoya buğday dolduruyorduk. Buğdayı doldururken traktör kullanıyorduk ve traktörden hızla dönen bir parça fırlayıp benim sağ boyun köküme vurdu. Beni apar topar hasteneye götürmek için yola çıkmışlar, günlerden Pazar olduğu için devlet hastanesinde ilgilenmezler diye özel bayındır hastanesine götürmüşler. Hemen yoğun bakıma kaldırmışlar beni. Parça vurduğunda beyinde travma almış, ayrıca sağ omuz kırık, 3 kaburga kırık, kol iki yerinden kırık ve karaciğerde kanama var.
Yedi gün komada yattıktan sonra kolumu alçıya alıp hastaneden çıkarttılar.

Eve geldikten bir ay sonra alçıyı çıkarttırmak için hastaneye gittik. Kırık tutmamış diyerekten kolu yeniden alçıya alıp eve gönderdiler. Bu işlem üç sefer böyle sürdü ve sonuncu gittiğimizde alçıyı çıkarttılar. Alçı çıktığında sağ kolumda hareket kaybı olduğunu anladık. Meğerse parça omzuma vurduğunda kola dağılan sinirleri koparmış ve biz bunu üç ay süresince anlamamışız. Bundan sonra tedavi süreci başladı 6 ay Hacettepe'de geleceğimizin fizyoterepistlerinden tedavi aldım ve hiçbir fayda göremedim, tabii bu onların suçu değil.

Özel merkezlere başvurdum tedavi için biraz fayda sağladım. Ben bu arada Bayındır'a kontrollere gidiyorum, acile geldiğimde benim sorumluluğumu üstlenen doktor milletvekili aydın menderes'in doktoruydu. Bu arada yıl oldu 1998 benim tedavim halen sürüyordu.
Bir gün ahırda hayvanları sağdık sütlerini ahırın içinden dışarı çıkaracağız 40 kg luk süt güğümü abimle ikimiz karşılıklı tuttuk kaldırdık 2,3 metre götürdükten sonra benim sol elim yani sağlam olan elim bırakmaya başladı bu olay bir çok kez tekrarladı. Doktoruma gittik durumu anlattık dedi ki: "mr çekeceğiz orda her şey anlaşılır". Çekilen mr da boyunun sağ bölgesinde tranvaya bağlı kist olduğu ve bu kistin sinirlere bası yapıp iletimi azalttığı ve haliyle hareket kaybına neden olduğu ortaya çıktı. Doktor, "tamam hemen yatıralım. oparasyondan üç gün sonra çıkarsın" dedi. Yattık ameliyatımızı olduk, çıktık. Doktor, "kistin labarotuar sonuçlarına baktım, korkulacak bişey yok, kist bir daha üremez" dedi. Bu arada doktorla çok iyi bir aile dostluğu oluştu bunca yıl içeresinde. Artık ben tedaviye iki kolum için gidiyordum.
Yıl oldu 2001 tedavi halen devam ediyor. Bir gün yürürken benim geldiğimi karşımdan gören annem benim hafif aksayarak sağ ayağımı yere vurarak yürüdüğümü fark etti. Dikkatlice baktığımızda bir problem olduğu ortaya çıktı. Biz hemen yine doktora... doktor durum bu ne yapacağız?.. doktor, "mr çekelim anlaşılır" dedi. Çekilen mr'da sonuç yine aynı. Kist tekrarlamış! Doktor hani bu kist üremezdi, dedik. "Travmaya bağlı olduğu için bir şey yapamayız. bunu kurutamayız. tek yapmamız gereken bölgeyi açıp kisti almak ve yeni oluşan kisti atması için oraya bir şant yerleştirmek" dedi.
İyi olalım dedik. Doktorla samimi olduk ya bize iyilik yapacak ya, bize dediki: "burada ameliyat fiyatları 1998 yılına göre çok arttı, bu ameliyatı devlet hastenesinde yaptıralım, benim yapacağım işi başka bi arkadaşta yapabilir". Halbuki sanane! parayı verecek benim, sen bu bölgeyi bir defa açmışsın, bölgeyi sen biliyorsun, bu ameliyatı senden iyi kimse yapamaz! Bu düşünce benim aklıma çok geç bir zamanda geldi, ama artık yapacak hiç bir şey yoktu.
Her neyse biz gittik gazi üniversitesi hastanesine başvurduk mr lar raporlar kurula girdi. Kurulda bir doktor ameliyatı üstlendi ve "ameliyatınızı ben yapacağım. ameliyatta bunlar şunlar yapılacak. yatarsın ameliyattan üç gün sonra çıkarırız seni" dedi.
Yattık hastaneye ameliyat sırası tam bir haftada geldi. Tabii bu sürede her sabah 3 prof önde arkasında 12-13 tane geleceğimizin doktorlarından oluşan bir grup bizi vizite geliyorlar. Akşam hasta bakıcı gelip yatağımın ucuna kurbanlık koyun (Aç kalacak) levhası astı. Neyse sabah oldu hemşireler geldi, "Gökhan hadi hazırlan"... Neyse hazırlandık yanımdaki hastalar dedi ki, "ailene haber verdin mi?" yok dedim; ben gidiyorum, siz arayın eşyalarım telefonum her şey onlara teslim.
Beni ameliyata götürmek için sedye getirmişler dedim. bu ne, diye sordum. "bin gidiyoruz" dediler. "yok binmem ben hasta mıyım, yatırıp götürüyorsunuz. yürüyerek gidelim..." dedim.
İyi ki de öyle demişim. Zira o yürüyüşüm son yürüyüşmüş meğerse.
Ameliyata girdiğimde sol elde güç kaybı, sağ kol %10 var, sağ ayakta hafif aksama ve sürüme var, geriye kalan her şey normal. Ameliyathaneye girdik; baktım oo bizim grup burada. Herkes hazırlanıyor. dselamın aleyküm, dedim. "Ooo Gökhan, hoşgeldin yat uzan şöyle, ayakta kalma" dediler...
Bizim mekanın kalabalık olmasının nedini benim bir enterasan vaka olmammış seyretmeye gelmişler, yedeklerle beraber bir futbol takımı kadar varlardı. Neyse Gökhan bi temiz hava çek bakalım dediler. Çektik! Oooh ne ferah... bi daha çektik ooooh yarasın aslanıma; bana müsade...

Gözlerimi bi açtım karşımda annem (tüm anneler gibi kanatsız melek), üzerimde üç kat battaniye, boyun kütük gib. Oooo baktım bizim takım yine burada.
"Gökhan oynat bakalım ayakları" yok
"kaldır kolları" yok
"aha biz ne yaptık! Yarın hemen ikinci ameliyata alalım" dediler.
Girdik ikiye, bakmışlar bir sorun yok; makas felan unutmamışlar, çaylaklardan biri saatini düşürmüş o gün, o bi elini sokup bakmış buraya mı düşürdüm diye, bulamayınca kapatalım demişler.
Gözümü bi açtım yine oooo bizim grup beni karşılamaya gelmiş
"Gökhan çek bacağını" yok
"kaldır kolunu" yok
Bizim boyundan aşağısı gitmiş!
"Merak etme Gökhan, 2 gün sonra toparlarsın..."
İki gün geçti, "Gökhan 2 ay sonra toparlarsın"
İki ay geçti, "Gökhan toparlaman 2 yılı bulur"!

Bir ay gazinin beşinci katında bir özel odada yattıktan sonra, gazinin gölbaşı ayağı olan fizik tedavi merkezine yatışımızı aldık. Burada da bir ay yattıktan sonra, eve çıkmaya karar verdim. Çünkü tedavimde hastane gerektiren bi işlem yoktu. Burada, şimdiki fizyoterapistim olan dördüncü kardeşim gamze hanımla tanıştık. Durumu anlattık, "tamam ben gelirim" dedi.
Biz de çıktık hastaneden (sonunda çıkabildin) diyeniniz olabilir.
Eve geldikten 2 ay sonra kollar ve hani o sürüdüğü için aksadağı için ameliyat olduğum sağ bacak %60 değerinde geri geldi. Sağlam olan güçlü olan sol bacak yok, beni terk etti.
Fizikçim ilk 6 ay her gün geldi, sonra malumunuz maddiyattan geliş günlerini iki günde bir yaptık, uzun bi süreden sonra da üç günde bire çıkarttık; şimdi öyle devam ediyor...
Ameliyata girerken bizim peder beye doktor imza attırmış, "ölür veya sakat kalırsa hiç bir mahsuliyet kabul etmem" diye! "İmzalamazsan ameliyata girmem" demiş doktor.
Niye ameliyat oldun, olmasaydın daha iyiydi... diye düşünenleriniz olursa, olmasaydım daha kötüydü diyebilirim. Because ileriki yıllarda kist bası yapa yapa boyundan aşağısını komple götürürdü. Geri kazanma veya geri getirme imkanım olamazdı.
Ama şimdi giden gitti, kalan sağlar ve geriye getirebildiklerim benim.

Şimdi eve 5 metrelik bir hayat yolu (paralel bar) yaptırdık. Salona da uzattık... Yanına bir pc, bir de koltuk. Saat başı kalk dolan evin girişindeki balkon da... Uzun yaz günleri hayat yolunu oraya taşıyoruz.

İşte sizinle kader ortaklığımız böyle başladı, halende devam ediyor. İmamın teknesine binene kadar da devam edecek...

Sizlere sağlıklı, mutlu günler dilerim

selamlar, saygılar…
 
Sevgili Gökhan geçirdiğin talihsizlikler inanılır gibi değil.

Tıp bın bir insanı perişan etmek için gösterdiği gayret literatüre geçmeli.

Bu senin hikayen mutlaka tıp fakültelerinde okutulmalı, okutulmalı ki hayatların kurtarildığı bir meslek olduğu kadar hayatların da karartılabildiği bir meslek olduğunu hiç unutmasınlar.
 
Gökhancım, sakın çalışmayı bırakma ve "kalan sağlar"ı çoğaltmaya bak :)
Bu arada, çok güzel yazmışsın. Ellerine sağlık.
 
Ne güzel
Sen ve senin gibi dostlar öyle şeyler başarıyorsunuz ki,
sizler bir çoğumuza azim kaynağı oluyorsunuz.
Kim bilir belki de senin bu yazdıklarından sonra,
Kaç kişi hayata daha sıkı sarılacak...
 
Sevgili Gökhan bu mücadelenden dolayı seni taktir etmemek elde değil...Çok büyük geçmiş olsun kardeşim sana..Allah şifalar versin...
Aslında hep bildiğim birşey vardır:HAYAT ÇOK UCUZ!!!
Böyle haberlere şahit oldukça kanım donuyor.Sinir katsayım borsa gibi tavan yapıyor.Bir hayatla bu kadar oynanır mı? Ben artık bu tür haberlerin olmadığı,insana değer ve saygı duyulduğu bir Türkiye istiyorum. Herkesin isteyeceği gibi...(AByi hayal edip duruyorlar önce iç sorunlarımızı çözsenize,çözmek için çaba sarfetsenize ey tepedekiler!)
OFF OF! Yok ben burada yazımı bitireyim.Hoş bu yazı burada bitmez ama...
 
Sevgili Gökhan yaşam azmin seni ayakta tutacak.
Sevgiler..
 
Gökhan adaşım yaşadığın talihsizlikler hakikaten inanılır gibi değil.Geçmiş olsun Allah acil şifalar versin
 
Merhabalar siz kader ortaklarımla başımdan geçen hikayeyi paylaşmak beni çok mutlu etti dileklerize temennilerinize çok teşekkür ederim.
Ayrıca benim siteye yazmış olduğum yazılarımdaki hatalarımı önemseyip düzelten şefimiz liderimiz abimiz Oturanboğa ya çok teşekkür ediyorum.
Sizlere sağlıklı mutlu günler diliyorum saygılar...
 
Gökhan dört kolluya kadar devam yaşama asılmaya ,şahanede asılıyosun ,buradayız pc.ucunda konuşuyoruz yazışıyoruz , daha güzel günlere ,süreceğiz motorlarımızı mavilere......
 
harikasın sevgili jonjon bunu samimi olarak söylüyorum :) oturanboğanında dediği gibi sakın çalışmayı bırakma emi :) kocaman sevgiler sana :D
 
slm

merhaba gökhan
öncelikle çok geçmiş olsun
seninle ortak bir yönümüz var ben de 1994 kurbanıyım kazam kurban bayramı olduda o yüzden hep böyle hissediyorum :lol:
insan ilk okuduğunda ya işte imkansızlıklar hani belki ilk müdahele doğru yapılsaydı tam teşekküllü bir yer olsdaydı filan gibi düşünülebilir ama inan bana (gerçi ben çok kaderciyim ama) en iyi yerde de tedavi olsan olacak olan oluyor ki 94 de zaten ülkemiz malesef çok yazıftı bu konularda
ben kaza sonası ilk 2 sene yurt dışındaydım sonra burada İstanbulun en iyi merkezlerinden sözediyorum ben hep bir denek oldum onların önünde londradan buraya 96 da döndüğümde nelaton sondalarımı londradan getirtiyordum ve burada bulmam 99 a kadar çok zor oldu ve hastahanelerde bu ne diye soruyordu hemşireler
bunun gibi daha neler var
yani diyeceğim avrypa sınırları dahil çok büyük merkezlerde tedavi oldum ama hala paraplejiyim sonuç aynı tek bir farkı vardı o tgarihte burada kalsam bu kadar çabuk atlatamazdım psikolojik olarak
ama insanın kendini aşması ve birazda çevresinin kendine farklı davranmaması sonucu gerçekten herşeyi aşıyoruz
neyse herzamanki gibi yamayabir başlarsam durmuyorum
tekar geçmiş olsun arkadaşım
 
Gokhan geçmiş olsun..
senin hikayeni yazmandan bende cesaret aldım..
belki bir gün yazabilirim..
biraz uzun olacak ama.. yazıcam..

syg.
 
çok geçmişş olsunn gerçektenn çokk kötüü günlerr ama eminim o günlerdee az da olsa gülbilmişsindir hyatınınn geri kalanındaa hep gülmen dilerğiylee :wink: yazıdaa kötü şeylerr yazsada güzel yazmışsın ben buna hayatla dalga geçmek diyorum (tabii benim deyimmimm) hayat sana çelme taktıysa kalkıp öcünü almalısınn :D alıosunda :wink:
 
çok geçmiş olsun gökan herzaman hayatla mucadele etmek lazım taa ki sonuna kadar sende bunu yapabılıyorsun o kötü gunlerı geride bırakmışsın hayata devam :wink: :)
 
Canım arkadasım senı tanıdıma okadar mutluyumkı hayatın ne guzel yazmısın cok cekmısın sana dıyorum mutlaka guzel gunler senı beklıyor sen okadar azımlısınkı .Gordugum kadarı oyle ıyı aılen varkı senın ıcın odana neler yapmıslar .Sana dedıyım hep bısey var sakın hareklerını aksatma canım arkadasım . :wink:
 
Şimdi burada sevgili Kuyucak abimin bir yazısı aklıma geldi.. Tıp insanlığa yararlımı yoksa zararlımı.. Elbette yararlı ama yinede doktorlara gözü kapalı canımızı emanet ederken insanın kafasında soru işaretleri kalıyor..

Ee arkadaşım kader diyelim bu şekilde kabullenmek daha kolay oluyor.. Ama sakın azmini kaybetme..
 
Selam Gökhan...
Paylaştığın için teşekkürler.
Yaşamak Direnmektir..Her yerde her zaman..
Ankaradayım. Eğer istersen dışarı çıkmada gezmede zorlanıyorsan ( araba vb yok ise ) öm ulaşırsan biryerlere gidip birşeyler içebiliriz.
tanışırız.
Aydın Yarınlar..
 
Merhaba Gökhan.
Hikayen hepimize ders olacak nitelikte.Bunca olumsuzluğu yaşadıktan sonra hayata küsmediğin ve bizimle birlikte olup tüm insanlara örnek olduğun için seni saygıyla selamlıyorum.İyiki varsın.
 
Büyük geçmiş olsun... Çok hoş anlatmışsınız.Ağlatırken güldüren cinsten olmuş yazınız.
 
geçmiş olsun. hayat bu imtihan dünyası . kimin ne şekilde imtihan olacağı bilinmez.
hayatı yaşamayı hiç bırakmayın. her şey ALLAH' tan gelir. hayır da şer de.
 
yaw uyuz gökhan ilahi sen tam ağlıcam hani yazmışsın ya iyiki amliyata yürüyerek gitmişim son yürüyüşümmüş die doldu gözlerim neyse okumaya devam ediyorum baktım aşağıda narkozu nasıl çektiğin doktorlarla dalgan valla şaşırdım gülsem mi ağlasam mı bilemedim..allaha şükür şuan çok iyisin ve inşallah daha ii olur geriye gitmezsin,allah seni diğer arkadaşlar gbi başımızdan eksik etmesin...uyuzsuz bi site düşünemiomda ondan :p çivi gbisin şimdi çivi mübarek :p valla her muzurluğu yapıon bi adam akıllı yürümek işine gelmioda yürümüosun biliom ben seni.... :p kim ilgi çekcek ailede kim armut piş ağzıma düş diyecek..kim tabiki?''gökhan bey'' :p takdik güzel böyle devam :p unutma hayat herşeye rağmen çok güzel HAYAT SEVİNCE GÜZEL....VE SEV YETER...:wink:
 
Tşk ederim arkadaşlar yorumlarınız için hayat bu öyle yada böyle dewam edio günü gününü tutmuyor.. yinede halimize bin şükür.. Haklısın uyuzum HAYAT SEVİNCE GÜZEL....
 
Üst Alt