Güncel İçerik

Merhabalar

Engelli haklarına dair tüm içerikten üye olmaksızın yararlanabilirsiniz.

Soru sormak veya üyelere özel forumlarlardan ve özelliklerden yararlanabilmek içinse sitemize üye olmalısınız.

Teksan İnovatif Medikal: Engelliler, Engelli Çocuklar, Hasta ve Yaşlılar için emsalsiz ürünler

Engelliler.Biz Sinema Kulübü

Sema

Aktif Üye
Üyelik
28 Tem 2004
Konular
74
Mesajlar
2,530
Reaksiyonlar
0
NOT: BU BÖLÜMDE SADECE VE SADECE ENGELLİLERLE İLGİLİ YA DA PSİKOLOJİK İÇERİKLİ FİLMLERE YER VERİLECEKTİR.

NOT: Bu bölüme film yorumları vs. yazmayınız (yazılırsa silinecektir). Sadece ve sadece filmin tanıtım bilgileri, o kadar. Eğer yorum yapmak istediğiniz film olursa, yorum yapmak istediğiniz filmin ismiyle ayrı bir başlık açın ve yorumunuzu oraya yazın lütfen

TANTILILAN FİLMLER:
Alfabetik sıraya göre

  1. 127 saat
  2. 21 Gram
  3. A SCENE AT THE SEA
  4. Abimm
  5. Acı Ay - Bitter Moon
  6. Aç Gözünü - Open Your Eyes
  7. Ada - The Island
  8. Adım Adım
  9. Akıl Defteri - MEMENTO
  10. Akıl Oyunları - A Beautiful Mind
  11. Amelie
  12. Amerikan Engelli Yasası - Music Within
  13. ANGEL BABY
  14. Annem Uğruna - One True Thing
  15. Aşk - Amour
  16. Aşk Doktoru
  17. Aşk Seansları - The Sessions
  18. Atlata Fısıldayan Adam - THE HORSE WHISPERER
  19. Aynı Yıldızın Altında / The Fault in Our Stars
  20. Başka Tanrının Çocukları - Children of a Lesser God
  21. Barfi!
  22. BEBEKLER - DOLLS
  23. Benden Bu Kadar - As Good As It Gets
  24. Benim Adım Khan - My Name Is Khan
  25. Benim Adım Sam - I am Sam
  26. Benjamin Button
  27. Benny ve Joon - Benny & Joon
  28. Beethoven’ı Anlamak - Copying Beethoven
  29. Ben X
  30. Bilinmeyen Kod - Code Inconnu
  31. Bir Litre Gözyaşı - One Litre Of Tears
  32. Black
  33. Boy Who Could Fly
  34. Camino
  35. Can Dostlar - House of D
  36. Can Dostum - Intouchables
  37. Chasing 3000
  38. Cutter'in Yolu - Cutter's Way
  39. Cüceler de ufaktan başlar - Even Dwarfs Started Small
  40. Cyrano De Bergerac (1950)
  41. Çarpışma - Crash
  42. Çıngıraklı Top
  43. Dağın Öte Yüzü - The Other Side of Mountain
  44. Dalgaları Aşmak - Breaking the Waves
  45. Dance Me to My Song
  46. Dans Etmenin Sırrı - Billy Elliot
  47. David'in Annesi - David's Mother
  48. Diğer Kızkardeş - The Other Sister
  49. Doğum Günü 4 Temmuz - Born On The Fourth Of July
  50. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
  51. Düşüş - The Fall
  52. Eğer Yaşarsam / If I Stay
  53. Elling
  54. Engelliliğin Gururu - PROUD TO BE DISABLED
  55. Fil Adam - The Elephant Man
  56. Forest Gump
  57. Frankie Starlight
  58. Frida
  59. Gaby: A True Story
  60. Gattaca
  61. Genç Ölmek - Dying Young
  62. Gözlerinden Daha Öte - MORE THAN MEETS THE EYE
  63. Guguk Kuşu - One Flew over the Cuckoo's Nest
  64. Gün Ortasında Karanlık
  65. Güz Sonatı - Autumn Sonata
  66. Güzelistan - Niceland
  67. Hasta la Vista
  68. Hayallerin Ötesinde - Imagine
  69. Hayatımın Şarkısı - La Famille Bélier
  70. Hayatını Yaşa - Margarita With a Straw
  71. Her Çocuk Özeldir - Yerdeki yıldızlar
  72. Hiç Olmadı - Neverwas
  73. Hüznün Yüzü
  74. İçimdeki Dans - Inside I'm Dancing
  75. İçimdeki Deniz (Denizden Uzak) - Mar Adentro
  76. İçimdeki Müzik - MUSIC WITHIN
  77. İçinde Yaşadığım Deri - La Piel Que Habito
  78. İlk Görüşte Aşk - At First Sight
  79. İngiliz Hasta - The English Patient
  80. İstenmeyen Çocuk, Jonathan- Jonathan, The Boy Nobody Wanted
  81. Jack
  82. JACKNIFE
  83. Jason Becker: Henüz Ölmedi - Jason Becker: Not Dead Yet
  84. johnny got his gun
  85. K-PAX
  86. Kadın Kokusu - Scent of a Woman
  87. Kaplumbağalar da Uçar
  88. Karanlıkta Dans - Dancer in the Dark
  89. Kardeş - SON FRÈRE
  90. Kelebek Etkisi - The Butterfly Effect
  91. Kelebekler Özgürdür - butterflies are free
  92. Kelebek ve Dalgıç Giysisi - The Diving Bell and The Butterfly
  93. Kız Kardeşimin Hikayesi - My Sister’s Keeper
  94. Konuş Onunla... - Talk to Her (Hable con Ella)
  95. Köprü Üstü Aşıkları - Lovers on the Bridge
  96. Kutu
  97. Las Vegas’ ta Aşk - Leaving Las Vegas
  98. Lorenzo'nun Yağı - Lorenzo's Oil
  99. Makas Eller - Edward Scissorhands
  100. Makinist - The Machinist
  101. Masamda Bir Melek - An Angel at my Table
  102. Maske - Mask
  103. Mim Mesle Madar
  104. Morrie ile Salı Günleri - Tuesdays with Morrie
  105. Mozart and the Whale
  106. Mutluluğa Uçuş - Theory of Flight
  107. My Own Love Song
  108. Ne Olur Beni Sakat Bırak - Quid Pro Quo
  109. Nell
  110. Niagara, Niagara
  111. Notre Damme'ın Kamburu - Notre Damme
  112. Oasis
  113. Ocean Heaven
  114. Ölümsüz - Unbreakable
  115. Öldüren Oyun - Murderball
  116. Önce Zarar Verme - First Do No Harm
  117. Paramparça Aşklar Köpekler - Amores Perros
  118. Pas ve Kemik - Rust and Bone - De rouille et d’os
  119. Patch Adams
  120. Piayano - The Piano
  121. Proof
  122. Ray
  123. Repo Men
  124. ROXANNE
  125. Sadce Sen
  126. Sekizinci Gün - Le Huitième Jour
  127. Sen Ne Dilersen
  128. Serçelerin Şarkısı - The Song Of Sparrows
  129. Sessiz Aşk - Stille Liebe
  130. Sessiz Düşüş - Silent Fall
  131. Sessizlik - The Silence
  132. Sessizliğin Ötesi - Jenseits der Stille
  133. Sevgili Öğretmenim - Mr.Holland's Opus
  134. SHINE
  135. Sığınak - Take Shelter
  136. Siyah Balon - The Black Balloon
  137. Sixth Happiness (1997)
  138. Sol Ayağım - My Left Foot
  139. Sörfçü Kız - Soul Surfer
  140. Sözün Bittiği Yer
  141. Şehir Işıkları - City Lights
  142. Şimdi ya da Asla - The Bucket List
  143. Tamam mıyız?
  144. Tanrının Unuttuğu Çocuklar - Children Of A Lesser God
  145. Temple Grandin
  146. Teyzem
  147. The Color of Paradise (1999)
  148. The Eighth Day
  149. The Keys to the House (2004)
  150. Tristana
  151. Umut Işığım - Silver Linings Playbook
  152. Uyanışlar - Awakenings
  153. Üçkağıtçılar - MATCHSTICK MEN
  154. WAKING LIFE
  155. When You Remember Me
  156. Wilbur Ölmek İstiyor - Wilbur Wants to Kill Himself
  157. Yağmur Adam - Rain Man
  158. Yakışıklı Johnny - Johnny Handsome
  159. Yazı-Tura
  160. Yedi Yaşam - SEVEN PAUNDS
  161. Yerdeki Yıldızlar - Like Stars on Earth - Taare Zameen Par
  162. Yüzü Olmayan Adam - The Man Without a Face
  163. Yüzü Olmayan Gözler - Les yeux sans visage
  164. Zafer Madalyası - Bad Day at Black Rock
  165. Zatoichi
  166. Zerre
  167. Zindan Adası - Shutter Island
 
Benim Adım Sam
I am Sam

B000066HAS.01.LZZZZZZZ.jpg


Yönetmen: Jessie Nelson
Oyuncular: Sean Penn, Dakota Fenning, Michelle Pfeiffer, Dianne Wiest
Müzik: Beattles’ın en güzel parçaları.

İhtiyacınız olan tek şey, Sevgi

Filmin temelde iki ayağı var: Zihinsel özürlü Sam ile kızı Lucy arasındaki o inanılmaz sevgi bağı. Ve hırslı avukat Rita Harrison (M. Pfeiffer) ile oğlu arasındaki olmayan ilişki. Bunun dışındaki ilişkiler; Sam ile kendi gibi zihinsel özürlü olan arkadaşlarının durumu, Sam’in çalıştığı kafedeki durumu, kapı komşusu Annie (Dianne Wiest)’un olaydaki rolü ve özel durumu vs. Filmin başarısı da zaten bu noktada devreye giriyor.

Sam ile Lucy arasındaki ilişki baba-kız ilişkisi olmaktan ziyade iki çocuk arasındaki ilişki gibi. Çünkü Sam zaten zihinsel olarak yedi yaşında bir çocuk. Rita ile oğlu arasındaki ilişki ise, çalışan, kariyer peşinde koşan, hırslı, acımasız rekabet koşulları içinde kaybolmuş bir yetişkin anne ile çocuk ilişkisi. Yönetmen Jessie Nelson özürlü insanların üzerinden normal insanların yaşamındaki eksik noktalara, çocukların ve zihinsel özürlülerin hayata ve olaylara dolayımsız bakışlarını ustalıkla aktararak hayatın içindeki o çocuksu yanı yakalayamayan, Benjamin’in deyimiyle “işlikteki yaşamın esiri” modern kapitalist insanın trajiğine hassas bir dokunuş yapıyor.

Filmin öyküsü kısaca şöyle: Sam kafede garsonluk yapan bir zihinsel özürlüdür. Evsiz bir kadından olan çocuğunu annesi doğumdan iki saat sonra terk edince bir parmak çocukla, çocuk denecek zihinsel kapasiteye sahip Sam baş başa kalır. Büyük zorluklarla kızını büyütmeye başlayan Sam ve kendisi gibi zihinsel özürlü arkadaşları günün birinde Sosyal Hizmetler’den bir görevlinin kamu davası açmasıyla büyük bir problemle karşı karşıya kalırlar. Devlet, bir yetişkin olmayan Sam’in yedi yaşındaki bir kızı gerektiği şekilde yetiştiremeyeceği düşüncesiyle baba-kızı ayırmak niyetindedir. Bu noktada devreye Rita Harrison (M. Pfeiffer) isimli avukat giriyor. Kerhen kabul ettiği bu davada Rita’nın da öğrenecek pek çok şeyi vardır.

Yönetmen Jessie Nelson daha önce de “Bizim Hikayemiz”, “Corina Corina” gibi filmlere imzasını atmış, bu tür aile ve duygusal filmlerde deneyimli bir yönetmen, yazar ve oyuncu.

Film her ne kadar mantıksal olarak bazı aksaklıklar ve zorlamalar içerse de sonuç itibariyle odaklandığı mesajı iletmede başarılı oluyor. O da; sevginin zihinsel kapasiteyle ilişkili olmadığı, aile ilişkisinde maddi ve zihinsel yeterlilikten ziyade sevginin öncelikliği olduğu üzerine bir kaygı. Yönetmen mesajını marjinal bir durum üzerinden hareketle anlatmayı seçmiş. Daha önce Forres Gamp’ta Tom Hanks’in canlandırdığı zihinsel özürlü karakterin kazandığı başarılarla, zihinsel özürlülerin de hayatta başarılı ve kahraman olabilecekleri tezini işleyen Hollywood, Rainman ile (Dustin Hoffman) farklılıklar ve farklılığın kabullenişi temasını ele almıştı. Fransız yapımı “8.Gün”de ise “Benim Adım Sam” ile yakın benzerlikler içeren bir konu daha başarılı ve derinlemesine ele alınmıştı. Orada da Down sendromlu bir karakterin sevgi arayışı ve yetişkin, zeka seviyesi normal düzeydeki insanlara örnek oluşu ele alınmıştı. Bazen, bazı hakikatlerin insanlara marjinal bir durumda verilmesi etkili olabiliyor. “8. Gün” ve “Benim Adım Sam” bu türe bir örnek.
 
Forest Gump

B00003CXA2.01.LZZZZZZZ.jpg


Türü: Macera / Dram / Komedi
Yönetmen: Robert Zemeckis
Senaryo: Eric Roth , Winston Groom (Kitap)
Görüntü Yönetmeni: Don Burgess
Müzik: Alan Silvestri
Oyuncular: Tom Hanks (Forrest Gump) , Robin Wright (Jenny) , Gary Sinise (Teğmen Taylor) , Hanna R. Hall (Genç Jenny) , Mykelti Williamson (Bubba) , Sally Field (Annesi)
Genel Bilgi: 1994, ABD, 142 dk.

“ Dünyaya Forest Gump’ın gözüyle baktıktan sonra bir daha hiçbir şey aynı olmayacak”

Öykümüz, düşük I.Q sahibi Forest Gump’ın yaşamını ve hayatının aşkı olan Jenny ile tanışmasını anlatıyor. Film boyunca , Gump’ın aralarında Elvis Presley, Keneddy, Nixon ‘ın da olduğu tarihsel kişilerle kaza eseri tanışmasını 50’lerden 70’lerin sonuna kadar gelen bir süre zarfında izliyoruz.

Gump tamamen tesadüf olarak Vietnam savaşına ve Amerikan yakın tarihinin önemli olaylarına şahitlik ediyor ve hatta rol alıyor. Ancak bilmeden yaptıklarının ne kadar önemli olduğundan bihaber durumda.
 
Yağmur Adam

Yağmur Adam
Rain Man

0792833260.01.LZZZZZZZ.jpg


Türü: Komedi / Dram
Yönetmen: Barry Levinson
Senaryo: Barry Morrow , Ronald Bass
Görüntü Yönetmeni: John Seale
Müzik: Hans Zimmer
Oyuncular: Dustin Hoffman (Dustin Hoffman) , Tom Cruise (Charles Sanford Babbitt) , Valeria Golino (Susanna) , Jerry Molen (Dr. Bruner) , Jack Murdock (John Mooney) , Michael D. Roberts (Vern) , Ralph Seymour (Lenny)
Genel Bilgiler: 1988, ABD , 133 dk.

4 Akademi Ödüllü - En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Orijinal Senaryo- Yağmur Adam bir sinema klasiği.

"Yağmur Adam" kardeş sevgisini öğretiyor

Otistik ve yalnız bir adamın başından geçen olayların anlatıldığı filmin öyküsü şöyle:
Babası, Charlie'yi 16 yaşındayken arabasını "çaldığı" için hapse attırmış, Charlie de evden ayrılmıştır. Filmin başında sokaklarda yaşayan Charlie, ayakta kalma savaşının kritik bir noktasında görülür. Her yere borcu vardır. Çok sıkışık durumdadır. Tüm bunların üstüne bir de babasının servetinin bilinmeyen bir vakfa kalması onu çok üzmüştür. Ve bu vakfın iç yüzünü öğrenmeye gittiğinde, servet, Charlie'nin hiç tanımadığı, daha doğrusu hiç hatırlamadığı abisi Raymond'ın tasarrufuna bırakılmıştır. Raymond, dünyayla ilişkisi en alt düzeye inmiş, şaşırtıcı zekasını gündelik işlerde kullanmaktan yoksun, kendi dünyasına kapanmış biridir. Ancak durum çok garip olsa da bu, Charlie için gerçek bir keşiftir. Genç adam, ağabeyine yani çocukluğunun "Yağmur Adam" adlı uzak, belli belirsiz kişisine çıkarları için yaklaşsa da sonunda bu yaklaşım gerçek bir bağlılığa, gerçek bir sevgiye dönüşecektir.

Bir sinema klasiğine dönüşen film, aynı zamanda En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Orijinal Senaryo dallarında Akademi ödülü almıştır. Yönetmenliğini Barry Levinson'un yaptığı Yağmur Adam'da Dustin Hoffman ve Tom Cruise rol alıyor.
 
David'in Annesi

David'in Annesi
David's Mother

B0001WTVCK.01.LZZZZZZZ.jpg


Yönetmen: Robert Ackerman
Oyuncular: Kirstie Alley, Sam Waterston

Kocası tarafından yıllar önce terk edilen Sally Goodson otistik oğlu David'i tek başına büyütmek zorunda kalmıştır. Sosyel hizmet görevlileri Sally'nin oğlunu kliniğe yatırmaktansa kendi başına geliştirdiği bir sistemle oğlunu yetiştirdiğini öğrenirler. Her iki tarafta kendi görüşlerinin doğru olduğuna inanmaktadır. Bu arada Sally ile John Nils arasında yakın bir ilişki başlar.
 
Lorenzo'nun Yağı

[SIZE=7][/SIZE]Lorenzo'nun Yağı
Lorenzo's Oil

B0001CNRAM.01.LZZZZZZZ.jpg


Yönetmen: George Miller
Oyuncular: Nick Nolte, Susan Sarandon, Peter Ustinov
Yapım Yılı: 1992

Konusu yaşanmış bir olaydan alınan ‘‘Lorenzo'nun Yağı’’ (Konuyla ilgili bilgiye ulaşmak için buraya tıklayın), çocuklarını yakalandığı amansız bir hastalıktan kurtarmak için azimle mücadele veren Augusto ve Michaela Odone çiftinin öyküsünü anlatıyor. Sadece küçük erkek çocuklarda görülen ALD adlı bu hastalık, hastayı iki yıl içinde ölüme sürüklemektedir... Oğullarını ölüme mahkûm eden bu teşhise inanmayan Augusto ve Michaela, hiçbir tıbbi eğitimleri olmamasına rağmen, hastalıkla ilgili bütün bilgileri toplayarak doktorları bu konuda çalışmaya zorlarlar. Oğullarının hayatını kurtarmak için zamana ve tıbbın gerçeklerine karşı büyük bir savaş veren Odone çiftinin olağanüstü mücadelesi sayesinde uzmanlar Lorenzo'nun Yağı adını verdikleri ilacı bulurlar. ‘‘En İyi Özgün Senaryo’’ ve ‘‘En İyi Kadın Oyuncu’’ dallarında Oscar'a aday gösterildi.
 
Frida

Frida

B00005JLPK.01.LZZZZZZZ.jpg


Türü: Dram
Yönetmen: Julie Taymor
Senaryo: Clancy Sigal , Diane Lake , Gregory Nava , Anna Thomas , Hayden Herrera (Kitap)
Görüntü Yönetmeni: Rodrigo Prieto
Müzik: Elliot Goldenthal
Oyuncular: Salma Hayek (Frida Kahlo) , Alfred Molina (Diego Rivera) , Geoffrey Rush (Leon Trotsky) , Ashley Judd (Tina Modotti) , Antonio Banderas (David Alfaro Siqueiros) , Edward Norton (Nelson Rockefeller) , Saffron Burrows (Gracie)
Genel Bilgiler: 2002, ABD , 118 dk.

Sanat tarihinin sıradışı isimlerinden biri olan Frida Kahlo’ nun hikayesi
Frida, sanat tarihinin sıradışı isimlerinden biri olan Frida Kahlo'nun hikayesini anlatıyor. Kocası Diego Rivera ile olan ilişkisi üzerinde ağırlıklı olarak duran film, Kahlo'nun politik bir sanatçı ve cinsel özgürlükçü olarak portresini sunuyor.

Yıl 1922. Frida Kahlo, Meksika'da yaşayan bir öğrencidir. En büyük ilgi alanlarından biri bölgenin ünlü ressamlarından olan Diego Rivera'nın eserlerini incelemektir. Aynı zamanda ressama gizli bir aşk da duymaktadır.

Fakat korkunç bir otobüs kazası geçirir ve vücudunun birçok yerinden yara alır. Ailesi kızlarının bir daha yürüyemeyeceğinden korkmaktadır.
Kendisine destek olacağını düşündüğü Alejandro adlı sevgilisi de yurtdışına gideceğine bildirince, Frida yapayalnız kalır. Bunun üzerine babası yatağa bağlı kaldığı dönemde zaman geçirmesi için kendisine bir resim takımı alır.
 
Nell

Nell

B00013RC84.01.LZZZZZZZ.jpg


Türü: Dram
Yönetmen: Michael Apted
Senaryo: William Nicholson , Mark Handley (Kitap)
Görüntü Yönetmeni: Dante Spinotti
Müzik: Mark Isham , Phil Marshall
Oyuncular: Jodie Foster (Nell Kellty) , Liam Neeson (Dr. Jerome 'Jerry' Lovell) , Natasha Richardson (Dr. Paula Olsen) , Natasha Richardson (Dr. Paula Olsen) , Richard Libertini (Dr. Alexander Paley) , Nick Searcy (Şerif Todd Peterson) , Robin Mullins (Mary Peterson) , Jeremy Davies (Billy Fisher)
Genel Bilgiler: 1994, ABD , 113 dk.

Nell tecavüze uğrayan bir kadının ikiz çocuklarından biridir. Annesi tarafından ormanda saklanan ve orada büyüyen Nell kendine has bir dille konuşmaktadır.

Nell, yaklaşık 30 yıl boyunca bir kulübede tek başına yaşamıştır. Onunla ormanın derinliklerinde tesadüfen karşılaşan Dr. Lovell, genç kadına yardım yolları aramaya başlar. Konuşmaktan bile aciz olan Nell, her türlü insani iletişimin uzağında geçirdiği yıllardan sonra çağdaş yaşama uyum sağlamakta zorlanır. Şehirde doktorlar tarafından akıl hastası olduğu gerekçesiyle hastaneye kapatılmak istenir.

Jodie Foster'in basrolde harikalar yarattigi, siradisi bir hikayenin anlatildigi, gercekten etkileyici bir yapit.
 
İl Görüşte Aşk

İlk Görüşte Aşk
At First Sight

B00000IBL0.01.LZZZZZZZ.jpg


Türü: Romantik
Yönetmen: Irwin Winkler
Senaryo: Oliver Sacks , Steve Levitt
Görüntü Yönetmeni: John Seale
Müzik: Mark Isham
Oyuncular: Val Kilmer , Mira Sorvino , Kelly McGillis , Steven Weber , Bruce Davison
Genel Bilgiler: 1998, ABD , 125 dk.

Virgil Adamson , bir kasabadaki kaplıcada masörlük yapan ve küçük yaşlardan beri kör olan genç bir adamdır. Günün birinde Amy adlı bir mimar kadınla tanışır. Stres atmak için Manhattan'dan kaplıcaya gelen Amy, ilk andan itibaren Virgil'e ilgi duymaya başlar. Genç kadın başlangıçta onun kör olduğunu farketmez, ilk görüşte aşık olur. Virgil'i ikna ederek büyükşehire yeni bir tedavi yöntemi denemek için giderler. Dünyada ilk defa uygulanan bir yöntemle ameliyat olan Virgil, tekrar görmeye başlar. Bundan sonra yeni hayatına alışmanın verdiği zorlukları birlikte yenmeye çalışırlar.

Jean Cocteau, "İnsanların çoğu kör olarak doğar. Bir gerçek gözlerine batıncaya kadar da bunun farkına varmazlar" demiş.

Haftanın yeni filmlerinden 'İlk Görüşte Aşk'ın kahramanı, üç
yaşında gözlerini kaybettikten sonra kendi karanlık dünyasında tökezlemeden yürüyen, 'gözlerden uzak' bir kaplıcada masörlük yapan yakışıklı Virgil Adamson'ın kaderi de gözlerine bazı gerçeklerin batmasıyla değişiyor. Daha doğrusu o bazı gerçeklerle barışık biçimde yaşarken, devreye aşkın da girmesiyle aynı gerçekler 'batıcı' bir hal alıyor... Gergin iş yaşamından ve ayrı yaşadığı iş ortağı kocasından bunalan bayan mimar Amy Benic ve Virgil arasında bir aşk başlıyor; tedavi, ameliyat derken Virgil'in gözleri açılıyor. Ancak sonuç pek parlak değil...

Penny Marshall'ın yönettiği 'Uyanışlar' filminin öykü yazarı Dr. Oliver Sacks, 'İlk Görüşte Aşk'ı yine geçici bir 'iyileşme' safhası ile yeniden eski hale dönüş üzerine kurmuş ve yönetmen Irwin Winkler'ın eline teslim etmiş. 1992'de 'Gece ve Şehir'le ilk kez yönetmenliği denemeden önce yapımcı olarak 'Atları da Vururlar', 'Sonuncu Leo', 'Rocky', 'Müzik Kutusu', 'New York New York', 'Sıkı Dostlar' gibi filmlere imza atan 1931 doğumlu Winkler de fazla allayıp pullamaya kaçmadan, yalın, inandırıcı olmaya çalışan ama pek doyurucu olamayan bir aşk ve görme özürlülüğü yapıtı ortaya çıkarmış.

Yeşilçam'ın 'kör âşık' tiplemesinden temelde pek farkı olmayan ama sonunda 'görüyorum, görüyorum' diye bağırmayıp görüntüleri algılamakta zorlanan, göz-beyin bağlantısını biraz zor kuran Virgil ile Amy'nin kurdukları duygusal ilişki; Virgil'in yıllar önce babası tarafından terk edilmiş bir çocuk olması; ablasının himaye çabaları; ünlü göz doktorunun hastasıyla ilişkisi vb. oldukça yüzeysel tutulmuş. Sacks-Winkler ikilisi, baş karakterin körlüğünü, bir aşk öyküsü içindeki önemli motiflerden biri olarak kullanmayı tercih etmiş ve işin aşk boyutunu hep daha önde tutmaya çalışmış. Başrollerdeki Val Kilmer ve Mira Sorvino'nun yanında doğal oyunculukları sayesinde, 'körlerin fili tarif etmeleri'nin ötesine geçen, romantik öykülerden hoşlanan seyircileri tatmin edebilecek bir yapım diyebiliriz 'İlk Görüşte Aşk' için. Abla rolündeki Kelly McGillis, kısıtlı rolüne karşın filmin en iyisi. Bizde 'Kördüğüm' adıyla gösterilen Michael Apted filmi 'Blink'te Madeleine Stowe, gözleri ameliyatla açılan kör bir kızı canlandırır ve daha henüz bulanık görüntüler aşamasındayken bir cinayete tanık olması nedeniyle başı fena halde derde girer. Winkler o kadar acımasız değil! Gözlerindeki bandaj sökülen Virgil de dünyayı ilk anda biraz bulanık görüyor ama çok net biçimde gördüğü ilk nesne bir Coca Cola kutusu oluyor. Filmden benim aklımda kalan en belirgin şey bu 'gizli reklam' oldu doğrusu. Işığa yeni kavuşan bir adamın 'gözüne batan' ilk gerçeğin bu olması, diğerlerinin de habercisiydi sanki!
 
Amelie

Amelie
Le Fabuleux Destin d'Amelie Pulain

B0000640VO.01.LZZZZZZZ.jpg


Türü: Romantik / Komedi
Gösterim Tarihi: 26 Kasım 2001
Yönetmen: Jean-Pierre Jeunet
Senaryo: Jean-Pierre Jeunet , Guillaume Laurant
Görüntü Yönetmeni: Bruno Delbonnel
Müzik: Yann Tiersen
Süre: 120 dk.
Oyuncular: Audrey Tautou (Amélie Poulain) , Mathieu Kassovitz (Nino Quincampoix) , Rufus (Raphaël Poulain) , Yolande Moreau (Madeleine Wallace) , Artus de Penguern (Yazar Hipolito) , Urbain Cancelier (Bakkal Collignon)
Özet:
Şarküteri, Kayıp Çocuklar Şehri ve Alien 4 yönetmeninden Fransa'yı altüst eden yeni film. Mösyö Poulain'in bahçesinde neler oldu? Paris sokaklarında yırtılmış portreleri dolaşan esrarengiz adam kim? Yakışıklı Nino'nun fotoğraf albümü ile alıp veremediği ne var? Ve hepsinin ötesinde Amélie Poulin'i kim mutlu edecek? Jean Pierre-Jeunet tüm bu günlük hayata dair sorulara varoluşçu yanıtlarla geliyor. Olağanüstü!!!
Özet 2:
Paris’te yaşayan AMELİE, anne ve babasının yarattığı “Hoşgörüsüz” aile ortamında “ne olduğunu bilmediği bir şeyi arayan” saf, çekingen ve masum bir kızdır... “Baskıcı” ve “Sevgisiz” bir dünyanın yarattığı travmalar AMELİE’nin hayatını beklenmedik bir yöne
çevirir ve kendine özgü adalet anlayışıyla çevresindekilere yardım etmeye karar verir... Yaşamına giren herkese “mutluluk” dağıtan AMELİE’nin dramı, “aşkı” keşfettiğinde bile kendi yaşamı için hiçbir şey yapamadığı gerçeğinde gizlidir...
 
Guguk Kuşu

Guguk Kuşu
One Flew over the Cuckoo's Nest

MV5BMTMyMjQ5NDI1NF5BMl5BanBnXkFtZTcwOTY4MTEyMQ@@._V1._SX295_SY400_.jpg


Türü: Dram
Yönetmen: Milos Forman
Senaryo: Bo Goldman , Lawrence Hauben , Ken Kesey (Kitap)
Görüntü Yönetmeni: Haskell Wexler
Müzik: Jack Nitzsche
Oyuncular: Jack Nicholson (Randle Patrick McMurphy) , Louise Fletcher (Mildred Ratched) , William Redfield (Harding) , Michael Berryman (Ellis) , Peter Brocco (Albay Matterson) , Dean R. Brooks (Dr. John Spivey) , Alonzo Brown (Miller) , Danny DeVito (Martini)
Genel Bilgiler: 1975, ABD , 133 dk.

Randle P. McMurphy tutuklu olduğu cezaevinde çalışmaktan kurtulmak için deli taklidi yapan bir mahkumdur. Tavırları cezaevi otoritesinin gözüne batmaya başlayınca bir süre sonra teşhis için akıl hastanesine gönderilir ve orada kalmasına karar verilir.
Randle hastanede de kurumun kurallarına uymaması ve arkadaşları ile olan ilişkileri ile dikkatleri üzerine çeker. Kısa süre içinde soğuk tavırlı, suratsız, otoriter bir görevli olan hemşire Ratched Randle'ı yakın takibe alır ve her hareketini izlemeye başlar.
Rathced ve Randle gibi birbirlerine son derece zıt iki karakterin arasındaki gerilim Randle'ın yakın arkadaşları için planladığı çeşitli faaliyetlerle onların iyileşmesine yardımcı olmaya başlamasıyla daha da artacaktır...
Guguk Kuşu, önceki filmlerinde de sosyal eleştirilerini metaforik anlatılarla sinemaya aktaran Milos Forman'ın en önemli yapıtlarından biri.
 
Sol Ayağım

Sol Ayağım
My Left Foot

6301930584.01.LZZZZZZZ.jpg
2196-myleftfoot-poster.jpg
leftfoot.jpg


Türü: Dram
Yönetmen: Jim Sheridan
Senaryo: Shane Connaughton , Jim Sheridan , Christy Brown (Kitap)
Görüntü Yönetmeni: Jack Conroy
Müzik: Elmer Bernstein
Oyuncular: Daniel Day-Lewis (Christy Brown) , Brenda Fricker (Bayan Brown) , Alison Whelan (Sheila) , Kirsten Sheridan (Sharon) , Declan Croghan (Tom) , Eanna MacLiam (Benny) , Marie Conmee (Sadie) , Cyril Cusack (Lord Castlewelland) , Phelim Drew (Brian)
Genel Bilgiler: 1989, İrlanda / İngiltere , 98 dk.

Beyin Felçli (Cerebral Palsy) olarak doğan Christy Brown, hastalığı nedeniyle hareketlerini kontrol edemez ve tekerlekli sandalyeye mahkum bir yaşam sürer. Ancak çocukluğunda , sol ayağının felçten etkilenmediğinin farkına varması hayatını değiştirecektir. Christysol ayağını kendine verilmiş bir şans olarak görür va azmin de yardımıylahastalığın etkilerinin yenmeye çalışır. Bu çalışmanın sonucunda
ise sakat vücudunun içinde gizli zeka ve yazma yeteneği ortaya çıkacaktır.

Sadece sol ayağını kullanarak yazdığı romanlar ve şiirler , sonraki yıllarda Christy Brown ‘un İrlanda edebiyatının saygın isimler arasına girmesini sağlayacak ve azimle çalışmanın sonucunda imkansız diye birşeyin olmadığını tüm insanlığa gösterecektir.

Christy Brow’un ölümünden dokuz yıl sonra çekilen film,yazarın hayatından kesitleri anlattığı kitap olan Sol Ayağım’ın sinema uyarlamasıdır. Kimi zaman hüzünlü, kimi zamaneğlendirici olabilmeyi başaran filmin, azim ve umut hikayesi olarak vereceği evrensel mesajlar var.

Jim Sheridan ve Daniel day-Lewis’in birlikte çevirdikleri ilk film olan Sol Ayağım , 1989 yılında en iyi film dahil olmak üzere toplam 5 dalda Oscar’ a aday oldu ve Daniel Day- Lewis ve Brenda Fricker’ a oyunculuk dallarında ödülü kazandırdı.
 
Doğum Günü 4 Temmuz

Doğum Günü 4 Temmuz
Born On The Fourth Of July

B0002V7ON8.01.LZZZZZZZ.jpg


Türü: Savaş / Dram
Yönetmen: Oliver Stone
Senaryo: Oliver Stone , Ron Kovic , Ron Kovic (Kitap)
Görüntü Yönetmeni: Robert Richardson
Müzik: John Williams
Oyuncular: Tom Cruise (Ron Kovic) , Bryan Larkin (Genç Ron) , Raymond J. Barry (Bay Kovic) , Caroline Kava (Bayan Kovic) , Josh Evans (Tommy Kovic) , Seth Allen (Genç Tommy) , Jamie Talisman (Jimmy Kovic) , Sean Stone (Genç Jimmy) , Anne Bobby (Suzanne Kovic)
Genel Bilgiler: 1989, ABD , 145 dk.

Konu: Gerçek bir öyküye dayanan bu filmde Tom Cruise, Vietnam gazisi Ron Kovic'in unutulmaz bir portresini çiziyor. Gönüllü olarak Vietnam'a savaşmaya giden genç Kovic, memleketine belinden aşağısı felç olarak geri döner. Üstelik döndüğü ülke, bıraktığından çok farklıdır ve Vietnam gazilerine kimse saygı duymamaktadır...

Oliver Stone'un Vietnam'a 'sol'dan bir bakış attığı "Doğum Günü Dört Temmuz", muhafazakar görüşlü, içi Amerikan vatanseverliğiyle dolu bir gencin savaşa gitmesini ve gerçeklerle yüzyüze gelmesini anlatıyor. Tom Cruise filmdeki rolüyle Oscar adayı olmuş ve unutulmaz bir performans vermişti.
 
Akıl Oyunları

Akıl Oyunları
A Beautiful Mind

B00005JKQZ.01.LZZZZZZZ.jpg


Türü: Romantik / Dram
Yönetmen: Ron Howard
Senaryo: Akiva Goldsman , Sylvia Nasar (Kitap)
Görüntü Yönetmeni: Roger Deakins
Müzik: James Horner
Oyuncular: Russell Crowe (John Forbes Nash Jr.) , Ed Harris (William Parcher) , Jennifer Connelly (Alicia Nash) , Christopher Plummer (Dr. Rosen
Genel Bilgiler: 2001, ABD , 134 dk.

"En İyi Film", "En İyi Yönetmen", "En İyi Yardımcı Aktris" Oscar ödülü

Bir dahinin heyecan dolu öyküsü olan A Beautiful Mind, bir matematikçi olan John Forbes Nash Jr.în gerçek hayat hikayesinden esinleniyor. Yakışıklı ama bir o kadar egzantrik olan Nash henüz oldukça gençken büyük bir keşfe imza atmış ve bir anda uluslararası üne sahip olmanın eşiğine gelmişti. Fakat Nash’in olağanüstü dehası şizofreni engeliyle karşı karşıya kalmıştı. Diğer birçoğunu yok eden zorluklara karşı Nash savaşmayı denedi ve karısı Alicia’nın büyük desteğiyle 1994’te Nobel Ödülünü kazandı. Yaşayan bir efsane olan Nash şu anda da çalışmalarına devam etmekte.

Yıl 1947’dir ve John Forbes Nash Jr. (Russell Crowe), matematik mastırını yapmak için Princeton’a gelir ve Princeton’ın en prestijli grubu olan Ivy Leauge’e girer. Nash’in buraya uyum sağlaması kolay olmayacaktır çünkü sosyal konulardaki detaylar ya da derslere katılmak onun için pek anlam ifade etmemektedir. Onun tek bir amacı vardır: tamamıyle orjinal bir düşünce bulabilmek. Ancak bunu yapabildiğinde kendisinin bir önemi olacağına inanmaktadır.

Princeton’ın matematik bölümünde acımasızca devam eden bir rekabet vardır ve Nash’in sınıf arkadaşları onun başarısızlığını görmeyi dört gözle beklemektedirler. Yine de ona tahammül etmekte ve farkında olmadan onu başarı yolunda tahrik etmektedirler. Bir gece onlarla birlikte bir barda eğlenirken, arkadaşlarının sarışın bir kıza gösterdikleri reaksiyon Nash’in dikkatini çeker. Aralarındaki rekabete yakından tanık olduğunda uzun zamandır beklediği şeye, kendi büyük teorisine ulaşır. Nash’in “rekabetin matematiği” teorisi modern ekonominin babası sayılan Adam Smith’in doktrinlerine tam anlamıyla zıttır ve bu durum 150 yıldır inanılanın terkedilmesine yol açmanın dışında Nash’in hayatını da sonsuza dek değiştirecektir.

Nash daha sonra MIT’de araştırma ve öğretim görevlisi olur ama bu onu tatmin etmez. Bilim II. Dünya Savaşı’nda Amerika’nın en büyük kurtarıcısı olmuştur ve Nash şimdi soğuk savaşın galibi olma yolunda önemli bir rol oynamaya can atmaktadır. Bu arzusunu gerçekleştirebilmesini sağlayacak teklif William Parcher’dan (Ed Harris) gelir. Parcher, Nash’i düşmanın kodlarını kıran adam olarak çok gizli bir görevde kullanmak istemektedir.
Nash, bu işe balıklama atlar ama bir yandan da MIT’deki görevine devam etmektedir. Ve hayatı boyunca üzerinde hiç kafa yormadığı bir konuyu yani aşkı ona ilk kez yaşatacak olan Alicia Larde (Jennifer Connely) adındaki fizik öğrencisiyle de burada tanışır.

Nash, Alicia ile evlenir ama ona Parcher’la çalıştığı gizli görevden bahsedemez. Çalışma, gizlilik ve tehlike elbet bir gün Nash’e zarar verecektir ve o gün geldiğinde Nash kendini saplantılar ve kuruntularla dolu bir dünyada koybolmuş bulacaktır. Hastalığın tıp dilindeki adı ise paranoik şizofrenidir.

Kocasının içinde bulunduğu durum yüzünden harap olan Alicia, yenik düşmüş bir dahiyi sevmenin zorluğu altında ezillirken savaşmaktan vazgeçmeyecektir. Her yeni gün daha büyük zorluklar getirse de Alicia aşık olduğu bu karizmatik adamın bir an bile olsa dikkatini çekebildiğini gördüğünde ona olan bağlılığı yeniden güçlenmektedir. Onun bu bitmeyen aşkı ve inancı sayesinde John Nash tedavisi imkansız denen bu hastalığa karşı savaşmaya karar verir.
 
Denizden Uzak

İçimdeki Deniz (Denizden Uzak)
Mar Adentro

B0006Z2FRK.01._SCLZZZZZZZ_.jpg


Türü: Dram
Yönetmen: Alejandro Amenábar
Senaryo: Alejandro Amenábar , Mateo Gil
Görüntü Yönetmeni: Javier Aguirresarobe
Müzik: Alejandro Amenábar
Oyuncular: Javier Bardem (Ramón Sampedro) , Belén Rueda (Julia) , Lola Dueñas (Rosa) , Mabel Rivera (Manuela) , Celso Bugallo (José) , Clara Segura (Gené) , Joan Dalmau (Joaquín) , Alberto Jiménez (Germán)
Ramon Sampedro'nun yaşamı, 30 yıldır bir yatakta geçmektedir. Gençliğinde geçirdiği bir kazadan beri hayatla tek ilişkisi deniz manzaralı penceresidir. Bir de sükunet içerisinde ölüp gitmektir emeli.
Genel Bilgiler: 2004, İspanya / Fransa / İtalya , 125 dk.

2004 yılı Venedik film festivali Jüri Büyük ödülü, gerçek bir yaşam öyküsü olan ve denizdeki dalış kazasından sonra felç olan İspanyol bir Dalgıcın ötenazi için mücadelesini anlatan, 'Mar Adentro' (Denizden Uzak) filmine verildi.
Filmde rol alan Javier Bardem, 'Ramon Sampedro' karakteriyle En İyi Erkek Oyuncu ödülüne layık görüldü.

Hayatına giriveren iki kadın, avukat Julia ve köylü kızı Rosa'dan birinin ellerinde tadacaktır bu enteresan adam ölümü. Kadınlardan hangisi onu gerçekten seviyorsa, onun eliyle gelecektir kurtuluş, bu boynundan aşağısı felç olmuş adama...
 
Notre Damme
Notre Damme ' ın Kamburu

Oyuncular : Mandy Patınkın , Rıchart Harrıs , Salma Hayek

vcdduet43.jpg




16. Yüzyılda Paris’in pis sokakları dilencilerle ve hırsızlarla doludur. Soylu kadınlar ve soylu erkekler penceresinden eğlence olsun diye idam edilenleri seyrederler. Notre Damme katedrali tarafından yönetilen bir bölgede çingene güzeli Esmeralda bir dilenci karnavalında şarkı söyler ve dans eder. Bu sırada ona duydukları büyük aşk yüzünden hayatları değişecek olan üç adamında dikkatini çeker. Kurtuluşa ulaşmanın tek yolu bu günahkar kadını ortadan kaldırmak ve yok etmektir.

İnsana dehşet verecek kadar çirkin olan kilise zangocu Quasimado, aşık olduğu Esmeralda'ya yardım eder.
 
Patch Adams

Patch Adams
Patch Adams

B00000GBRH.01.LZZZZZZZ.jpg


Türü: Komedi
Yönetmen: Tom Shadyac
Senaryo: Steve Oederkerk , Hunter Doherty Adams (Kitap) , Maureen Mylander (Kitap)
Görüntü Yönetmeni: Phedon Papamichael
Müzik: Marc Shaiman
Oyuncular: Robin Williams (Hunter 'Patch' Adams) , Daniel London (Truman Schiff) , Monica Potter (Carin Fisher) , Philip Seymour Hoffman (Mitch Roman) , Bob Gunton (Dean Walcott) , Josef Sommer (Dr. Eaton) , Irma P. Hall (Joletta) , Frances Lee McCain (Judy) , Harve Presnell (Dean J.P. Anderson) , Daniella Kuhn (Adelane) , Peter Coyote (Bill Davis)
Genel Bilgiler: 1998, ABD , 115 dk.

Hunter Adams, tıp fakültesinin resmi kayıtlarında "aşırıya kaçacak derecede mutlu" birisi olmakla eleştirilmiş ve hocalarından biri ona "Eğer bir palyaço olmak istiyorsanız, bir sirke katılsanız iyi olur" demişti.
Aslına bakarsanız o da palyaço olmayı istiyordu ama aynı zamanda iyi bir doktor da. Bu iki isteğine de ulaşan Patch Adams, bir akıl hastanesinde hem hasta, hem de doktor oldu.
Gerçek bir olaydan yola çıkan filmde Robin Williams'ın usta oyunculuğu kadar, sonradan Aman Tanrım'la değeri bilinecek olan yönetmen Tom Shadyac'ın yeteneğine şahit olmak da mümkün.

Dün yeniden seyrettim bu filmi; mükemmeldi.
Hastaların doktorlar tarafından kaporta olarak algılanmasına başkaldıran bir doktorun gerçek hayat/zafer hikayesi.
 
Uyanışlar

Uyanışlar
Awakenings

0800177363.01.LZZZZZZZ.jpg


Türü: Macera
Yönetmen: Penny Marshall
Oyuncular: Robin Williams, Robert de Niro, John Heard, Julie Kavner, Maw Von Sydow
Genel Bilgiler: 1990 Amerikan yapımı 121 dakika

Yaşayan ölüler sınıfına sokulmuş, ileri derecedeki nörolojik hastalar, ya da konuşmak, hareket etmek, kendilerini ifade
etmekten yoksun, dondurulmuş, "uyuyan" birtakım zavalıllar. Parkinson hastalığına benzer belirtiler gösteren bu "illetle" uğraşan araştırmacı bir doktorla, bu tuhaf uyku hastalığından muzdarip, yıllarca "sönmüş bir volkan gibi", hastanede yaşamış hastanın öyküsünü anlatan Uyanışlar, bir ruhsal yeniden doğuş efsanesi; insanın özündeki "varlık", sevgi ve insanın diğerine karşı taşıdığı kaygı ve özene ilişkin temel soruları ortaya atan bir mucizenin öyküsü.

Filmde Dr.Sayer, apansız kendini Bainbridge Hastanesi'nde ileri derecede nörolojik hastaların bakımının yapıldığı uzak bir koğuşta içlerinde Leonard Lowe'un da bulunduğu bir grup hastanın içinde buluyor. Bu unutulmuş insanların, aslında "içlerinde" yaşadıkları ihtimali Dr.Sayer'ı dehşetle sarsıyor. Leonard'la diğer diğer hastalarını, yaşamın coşkusu ve acılarıyla uyandırmanın anahtarını bulmak, bu mahçup ve acayip doktora düşüyor. Böylece o da, istemeyerek de olsa kendinde gizli kalmış sevgi ve dostluğa ilişkin "duyarlılıklara" uyanıyor...
 
"Hüznün Yüzü"

Özürlü çocuk ve bir anne

Y: Şahin Gök
O: Aydan Şener, Faruk Peker

Kadersiz bir annenin özürlü çocuğunu iyileştirebilmek için verdiği amansız mücadele. Çocuğu elinden alınan ve şantajla işkenceye tabii tutulan genç annenin karşısına Cengiz çıkar. Ressam Cengiz sahteliklerden bıkmış ve işine küsmüştür. Birleşmeleri onlara güç kazandırır ve birlikte hayatın zorluklarıyla savaşmaya karar verirler.


[SIZE=2]( Benim notum: Arabesk bir bakış açısı olsa da Türk Sinemasını unutmayalım :wink: )[/SIZE]
 
Yazı-Tura

resim13.jpg


Filmin Künyesi

Yönetmen: Uğur Yücel
Senaryo: Uğur Yücel
Yapım: Türkiye/Yunanistan 2004
Süre: 102 dakika

Oyuncular:

Kenan İmirzalıoğlu (Cevher)
Olgun Şimşek (Rıdvan)
Bahri Beyat (Cemil)
Engin Günaydın (Sencer)
Teoman Kumbaracıbaşı (Teo)
Erkan Can (Firuz)
Settar Tanrıöğen (Zeyyat)

Filmin Konusu:

1999 yılında geçen “Yazı Tura”, yolları askerdeyken kesişen ve kaderleri değişen iki gencin hikayesini anlatıyor…

Göremeli futbolcu “Şeytan Rıdvan” ile İstanbul’da babasıyla birlikte yaşayan “Hayalet Cevher” aynı dönemde askere gider, Güneydoğu’da bir cephede omuz omuza savaşırlar. İkisi de askerlikten sonrası için farklı planlar yapmaktadır.

Ne var ki, bir mayın tarlasında bacağını kaybeden Rıdvan için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Askerden memleketine sağ bacağı kopmuş olarak dönen Rıdvan, sahaların yıldızı olma hayallerini rafa kaldırmak zorunda kalır. Aynı mayın patlamasında sağ kulağını kaybeden Cevher ise, döndüğünde Marmara Depremi’nde göçük altında kalan babasının kaybına katlanmak zorunda kalacaktır.


[SIZE=2]Benim notum:Takıldığım bir kaç nokta var filmde ; güneydoğuda savaşan askerler kokain bağımlısı gibi yansıtılmış, hemen hemen her karede su gibi içki tüketiliyor ve şiddet çok fazla. Ayrıca engelli psikolojisi olumsuz yansıtılmış. Daha öğretici olabilirdi.[/SIZE]
 
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

b_DVV3033.jpg


1985 / DOKUZUNCU HARİCİYE KOĞUŞU
Oynayanlar : Oğuz Tunç, Nergis Kumbasar, Agah Hun, Pembe Mutlu, Neriman Köksal, Berhan Şimşek, Yıldırım Gencer, Bülent Polat, Yusuf Sezgin, Muhterem Nur, Saime Bekbay, Salih Kırmızı, Mehmet Gürhan, Nuran Aksoy, Ahmet Kostarika, Ferdi Atuner, Aslan Altın, Hayri Caner, Yalçın Akçay.
Senaryo : Mehmet Taşdiken, Salih Diriklik, Tufan Güner.
Yapım : TRT Ankara TV, 215 dakika, 4 bölüm TV dizisi.

Henüz on beş yaşındaki Safa, sekiz yıldır acı çektiği hastalığının kemik veremi olduğunu, sakin yaşayıp iyi beslenmezse ayağının kesilebileceğini öğrenir. Annesi ile yoksulluk içinde yaşayan Safa’yı, yardım istedikleri paşa rütbeli akrabaları, Erenköy’deki evine alır. Paşanın 19 yaşındaki güzel kızı Nüzhet’e aşık olan delikanlı, kızın zengin bir doktorla evlendirileceğini duyunca bunalıma girer ve durumu kötüleşir. Evden kaçarak yattığı hastanede doktorların büyük çabasıyla iyileşen delikanlı, sevdiği kızın evlendiğini duyacaktır.

Türk edebiyatının seçkin isimlerinden Peyami Safa’nın aynı adı taşıyan eserinden sinemaya uyarlanan “9.Hariciye Koğuşu”, hastalığı nedeniyle içine kapanık büyüyen bir gencin, platonik aşkı ve kıskançlığı ile katmerleşen ıstırabını işliyor.
 
"Jack"

B00008L3U1.01.LZZZZZZZ.jpg


Oyuncular: Robin Willams, Diane Lane, Jennifer Lopez
Yönetmen: Francis Ford Coppola

Yaşı küçük, derdi büyük...

Normalden dört kat hızla büyüyen, 10 yaşına geldiğinde 40 yaşında gibi gösteren ‘Jack’in öyküsünün anlatıldığı filmde olaylar şöyle gelişiyor:

Karen Powell, hamiledir. Bir partide aniden sancılanan Karen, bir erkek çocuk dünyaya getirmiştir. Ancak normalden daha zor bir doğum gerçekleştiren anne Karen’i başka bir problem beklemektedir. Doktor, Karen ile kocası Brian’ı odasına çağırarak aileye, çocukta ender rastlanan bir hastalık tespit ettiklerini bu hastalığın ise çocuğun büyümesini hızlandırdığını açıklar. Çok çabuk büyüyen bu çocuğun özel öğretmeni Ba Woodruff, Jack’in normal bir çocuk gibi okula gitmesi konusunda anne ve babayı ikna eder. Okulun ilk günlerinde sınıf arkadaşları onunla alay etseler de, kısa sürede bu anormalliğin işe yarayacağını keşfederler. Okulun basketbol takımına aldıkları Jack’le rakip takımı kolayca yenerler. Bu, Jack’in zor geçecek hayatında attığı ilk adımdır. Filmde, ‘Good Will Hunting’ filmi ile ‘En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu’ dalında Oscar, ‘En İyi Oyuncu’ dalında bir TV dizisi ile üst üste iki, filmlerdeki performansı ile üç, toplam beş ‘Altın Küre’ sahibi Robin Williams ve ünlü oyuncu Diane Lane rol alıyor. Bugüne kadar ‘En İyi Orijinal Senaryo’, ‘En İyi Adaptasyon Senaryo’ ve ‘En İyi Yönetmen’ dallarında toplam 5 Oscar sahibi olan adını 1997 The Rainmaker, 1974 The Godfather, 1969 The Rain People, 1968 Finian’s Rainbow, 1967 You’re a Big Boy Now 1966 Is Paris Burning ?, 1963 Dementia 13 ve 1963 The Terror filmleri ile duyuran Francis Ford Coppola ise filmin yönetmenliğini üstlenmiş.
 
Sema.. Seni forumdaki sinema Kutsal kişisi sayıyorum. Johnny Depp in "MAKAS ELLER" ini hatırlamanı hatırladım da.. Bu başlığı tekrar açmaya kısmet olmamıştı. Ellerinize sağlık.

Filmsever olarak burada çok şey paylaşacağımdan eminim. İşte BU BAŞLIĞA dönüşüm ve ilk filmim WAKING LIFE.

Özellikle felsefeyle ilgilenen, hayat hakkında "derinnnnn" düşünen herkesin aklını didikleyecek bir film. Her satırı birer kitap değerinde diyaloglar.. İki kez seyrettim, iki kez daha seyretmek isterim de yalnız başına bir tadı olmuyor. Herkes de katlanamıyor bunca ağırrrrrrr tefekküre :)

WAKING LIFE


B00005JKOV.01.LZZZZZZZ.jpg


EKŞİ SÖZLÜKTEN FILM HAKKINDA YORUMLAR
 
Valla ben de film gibi ruyalar göruyorum.. Atmosfer, efektler, kurgu, ooyoy.. yüzüklerin efendisi haltetmiş dedim geçen.. Bazılarını kaYDEdebilsem film sektörune girerdim valllahi. Acaip ilginç konular oluyor bazen. hm: 8) hmmmmmm.. başlık açacağım bu konuda.

gelelim filmee...

MEMENTO
Akıl Defteri
B00003CXZ4.01.LZZZZZZZ.jpg


Türü: Gerilim / Dram
Gösterim Tarihi: 27 Temmuz 2001
Yönetmen: Christopher Nolan
Senaryo: Jonathan Nolan , Christopher Nolan
Görüntü Yönetmeni: Wally Pfister
Müzik: David Julyan
Genel: 2000, ABD , 113 dk.
Oyuncular: Guy Pearce (Leonard Shelby) , Carrie-Anne Moss (Natalie) , Joe Pantoliano (Teddy) , Mark Boone Junior (Burt) , Stephen Tobolowsky (Sammy Jankis) , Jorja Fox (Catherine Shelby) , Harriet Sansom Harris (Mrs. Jankis)

her olusumu ikiye ayirabiliriz ekolu dahilinde soyleyebilirim ki 2 tip film vardir. 1 kere izlememizin yetecegi, artacagi, fazla gelecegi filmler, bir kere izlenmesi filmin dehasina hakaret olarak kabul edilecek filmlerler.

memeneto ikinci tip filmler arasinda mustesna bir yere sahip. simdi herhangi bir guzel filme ovguden bahsetmedigimiz, siradisi kelimesini ne kadar yutkuna yutkuna soylememiz gerektigini hatirlattiginda belirtmek isterim: oyle bir filmden oyle bir kurgudan, montajdan bahsediyoruz ki, pulp fictionin kurgusu bu filmin karmasikligina kiyasla(bkz: kiyasalama ekolu) aysecik bos besik gibi, usual suspects in sasirtmacali kumpasli senaryosu okkesin kinali kuzusu gibi kaliyor.

montaj masasinin basina 100 ft lik footage ile bile oturanlar bileceklerdir ki, dandik bir ruya sekansi editlerken bile insanin duburunden rh pozitiv kan gelir. buradan bir tumdengelim yaparak bu filmi editleyen insanin iblis oldugu cikarimini yapabiliriz. ayrica yine bu montaj mucizesinden yola cikarak boyle pirlanta bir anlatim ayricaliginin sadece sinemaya has oldugunu idrak edip sinemaya saygida kusur etmemeye ozen gosteririz.

bu ve benzeri filmler sayesinde anliyorum ki sinema ustune gik bile diyemeyecek bir ustunlugu elinde barindirarak, insan aklina guvercin takla attiracak yegane kaynak, membagdir.
(otisabi, 12.05.2001 07:49) ekşi
 
Karanlıkta Dans
Dancer in the Dark

Seviyorum yaa BJORK' u!!

B00003CXKS.01.LZZZZZZZ.jpg
DID30.jpg


dancer-in-the-dark.jpg


Türü: Müzikal
Gösterim Tarihi: 1 Aralık 2000
Yönetmen: Lars Von Trier
Senaryo: Lars Von Trier
Görüntü Yönetmeni: Robby Müller
Müzik: Björk
Genel: 2000, Almanya / Hollanda / ABD , 140 dk.
Oyuncular: Björk (Selma Jezkova) , Catherine Deneuve (Kathy) , David Morse (Bill) , Peter Stormare (Jeff)

Konu : 1960'lı yıllarda Selma (Bjork) Çekoslavakya'dan Amerika'ya oğlu ile birlikte göç eder. Selma'nın gözleri yavaş yavaş görme duyusunu kaybetmeye başlamıştır ve bu rahatsızlık 10 yaşındaki oğlunda da vardır. Çocuğunu tedavi ettirmek için Amerika'da birden fazla işte çalışmaya başlar.

Bir polisin sahip olduğu arsadaki yıkık dökük karavanda yaşayan Selma, kendini hep müzikallerde şarkı söyleyip dansederken hayal eder. Yakın arkadaşı Kathy ise onun bu yeteneğini gerçekten bir müzikalde oynayarak kullanabileceğini düşünmektedir.
 
2004 yapımı bir belgesel..

PROUD TO BE DISABLED
"Engelliliğin Gururu"

World_without_bodies_Autopsy_Table.jpg



Proud to be Disabled
(dir. Paul Green, UK 2004, 60 mins)
Documentary exploring the history of the Disabled Peoples Movement in Britain.

A World Without Bodies
(dirs. Sharon Snyder & David Mitchell, 2002, 35 mins)
How Nazi scientists developed a systematic technology of mass murder. The documentary asks us to contemplate the impact of Nazi eugenics on our attitudes toward disability today.
 
[FONT=Trebuchet MS]CNBC-E DE USTA KITANO NUN FILMI VAR!!!!
KAÇIRMAYIN.. USTANIN DİĞER FİLMİNİ DE SONRA TANITACAĞIM.
[/FONT]

A SCENE AT THE SEA

B000051S64.01.LZZZZZZZ.jpg
Sceneposter.jpg


Yayın Tarihleri : 20 Aralık Pazartesi 22:00
Türü : Dünya Sineması
Yönetmeni : Takeshi Kitano
Oyuncular : Claude Maki, Hiroko Oshima, Sabu Kawahara, Nenzo Fujiwara
Yapım Yılı : 1992

Japon Yakuza mafyası üzerine çektiği güçlü filmlerle ünlenen ve tüm dünyanın yeni çalışmalarını ilgiyle beklediği Takeshi Kitano 1992 tarihli filmi A Scene At The Sea ile konuk oluyor ekranlarımıza. Filminde sağır bir genç olan Shigeru ile kız arkadaşı Takako’nun başlarından geçenleri anlatıyor. Çöp toplayarak hayatını kazanan Shigeru günün birinde bir sörf tahtası bulur ve deniz kıyısına giderek hayal kurmaya başlar. Kitano diyalog kullanmaktan kaçınıp oyuncularının mimikleriyle anlatımını güçlendiriyor.

bana bu filmi haber veren pırıltılı dostum Buse ye teşekkür ediyorum sizin adınıza...
 
KITANO USTADAN HAYATIMIN EN İYİ ÜÇ AŞK FİLMİNDEN BİRİ!
Yarabbim. seyredin de aşkın neresinde olduğunuzu görün.. yok dedim yok.. ben sevdim mi hiç?????? ben mi aşık oldum? yok yok! yaklaşamadım bile!..


DOLLS!
Bebekler

index_02.jpg

dolls1.jpg


Türü: Dram
Gösterim Tarihi: 30 Mayıs 2003
Yönetmen: Takeshi Kitano
http://office-kitano.co.jp/dolls/top.html
Senaryo: Takeshi Kitano
Görüntü Yönetmeni: Katsumi Yanagishima
Müzik: Jô Hisaishi
Genel: 2002, Japonya , 113 dk.
Oyuncular: Miho Kanno (Sawako) , Hidetoshi Nishijima (Matsumoto) , Tatsuya Mihashi (Hiro) , Chieko Matsubara (Woman in the Park) , Kyôko Fukada (Haruna) , Tsutomu Takeshige (Nukui)

Konu : Film üç hikayeden oluşuyor. Ana hikayede Matsumoto, aşık olduğu sevgilisinin yerine kariyeri için daha iyi olacağını düşündüğü patronunun kızı ile evlenmek üzeredir.

Bu kararı üzerine sevgilisi intihar teşebbüsünde bulunur ve akıl hastanesine yatırılır. Çok büyük bir suçluluk duygusu ile karşı karşıya kalan Matumoto herşeyi bırakıp sevgilisini hastanesinden çıkarır ve onu hayata döndürmeye çalışır.

Ödüller : Venedik Film Festivailnde Altın Ayı'ya aday oldu.

Sinemafanatik Yorum : 5 yıl kadar önce Takeshi Kitano, tartışmasız kendi jenerasyonun en önemli Japon yönetmeni olarak gösteriliyordu. Fakat o zamandan beri hem sanatsal açıdan hem de box office alanında zorluklar yaşadı. 1999 yapımı yol filmi Kikujiro hem tartışmalı eleştiriler aldı. 2000 yılındaki Hollywood'a geçebileceğinin sinyallerini verdiği düşünülen mafya hikayesi Brother ise beklendiği kadar büyük box office başarısı yaşayamadı.

Bu filmdeki hikayeler, yapılan seçimlerin karakterlerin hayatlarını nasıl etkilediğini gösteriyor. Ancak duyguların yoğunluğu ve çevrenin etkilemesi ile doğru seçimi yapmanın bu karakterler için aslında ne kadar zor olduğu gösteriliyor. Bu seçimlerin sonuçları, suçluluk duyguları ve sorumluluklar filmin ismini oluşturuyor.

Filmlerinde iiddet sahnelerini sıkça kullanması ile bilinen Kitano için Dolls çok sıradışı ve sakin bir film. Fakat Kitano, film hakkında konuşurken aslında en çok şiddetin bu filminde olduğunu söylüyor. Sebebini de filmin içerdiği duygusal yoğunluğun herşeyin önüne geçmesi olarak gösteriyor. .

Harika doğa görüntülerine sahip olan film, çok yavaş temposu ile alışık olmayanları sıkabilir. Uzakdoğu sinemasını sevenler ve bu tür anlatımı sevenler içinse çok güzel bir fırsat.
 
İşte diğer bir aşk abidesi film!
Felç olan bir dans öğrencisi ve hastabakıcısının sıradışı ilişkisi.


Talk to Her (Hable con Ella)
Konuş Onunla...

B00005JLQW.01.LZZZZZZZ.jpg


fk_52999.jpg
1000.jpg


Altın rengi, üzeri somon güllerle dolu perde Pina Bausch�un Café Müller adlı izletisini sergilemek üzere açılır. İzleyenler arasında birbirini tanımayan iki genç adam vardır. Bir hemşire olan Benigno ve kırklı yaşlarında bir yazar olan Marco. Sahnede ahşap iskemleler ve masalar arasında, Henry Purcell�in The Fairy Queen adlı eseriyle, kollarını açmış danseden iki kadın vardır. Performansın duygusallığı karşısında Marco ağlamaya başlar. Benigno yanında oturan adamın ağladığını farkeder ve kendisinin de bu gösteriden çok etkilendiğini söylemek ister ama cesaret edemez.

Aylar sonra iki adam �El Bosque� adlı Benigno�nun çalıştığı özel bir klinikte tekrar karşılaşırlar. Lydia, Marco�nun profesyonel boğa güreşçisi olan kızarkadaşı yaralanmış ve komadadır. Benigno ise klinikte çalışmakta ve komada bir başka genç kadına, bir bale öğrencisi olan Alicia�ya bakmaktadır.

Marco, Alicia�nın odasının önünden geçerken Benigno onunla konuşmaya başlar. Bu herşeyin altüst olduğu yakın bir dostluğun başlangıcı olur. Kliniğin dört duvarı arasında ne kadar süreceği belli olmayan bu zaman dilimi; 4 insanın hayatını, geçmişini, bugününü ve geleceğini bilinmeyen bir kadere doğru taşır. Hazırlayan: Bilgehan aka "Son Yeniçeri"
 
Makas Eller
(Edward Scissorhands)


Ne kadar benzeşiyordum bu filmdeki karakterle....:oops:

edward.jpg


Yönetmen; Tim Burton
Başrol Oyuncuları; Johnny Depp, Winona Ryder, Dianne Wiest
Süre / Yapım Yılı; 100 dakika / 1990
“Batman” ve “Beetlejuice”’un yönetmeni Tim Burton’dan son derece sıradışı bir karakter üzerine unutulmaz bir masal.
Johnny Depp, Winona Ryder ve Dianne Wiest sizlerle.
Mucidinin ani ölümü, Edward’ın yarıda kalmasına yolaçar, elleri yerine uzun, keskin metal parçaları vardır...
Edward merhametli bir Avon hanımefendisi onu ailesiyle beraber yaşamak üzere evine götürene kadar karanlıkta yalnız yaşar.
Ve sonra da Suburbia isimli pastel cennetteki fantastik maceraları başlar...

Yönetmen TIM BURTON HAKKINDA:

duzenli olarak ucuk senaryolarla gothic filmler yapmayi basaran tek yonetmen. sadece gothic yonden ona en yakin olan kisi alex proyas ( the crow ve dark city nin yonetmeni ).
bunun disinda harika bir stili var. karanlik , huzunlu bir yandan muzir bir stil. muzikleri de daima bunu destekler. cevirdigi ilk batman gelmis gecmis en iyi super kahraman filmlerinden biridir.
(jander, 05.09.2001 09:51

yarmi$ yonetmen.. beetle juice, edward scissorhands gibi bana kafayi yedirten filmlerin sahibi.. super dekorlar super atmosfer ve akla gelebilicek tum absurdluklerle insanlarin gicik psikolojilerini i$liyor gittikce hastasi oluyorum
(clairvoyant, 06.11.1999 06:15) EKŞİ Sözlük
 
Üst Alt