Güncel İçerik

Merhabalar

Engelli haklarına dair tüm içerikten üye olmaksızın yararlanabilirsiniz.

Soru sormak veya üyelere özel forumlarlardan ve özelliklerden yararlanabilmek içinse sitemize üye olmalısınız.

Teksan İnovatif Medikal: Engelliler, Engelli Çocuklar, Hasta ve Yaşlılar için emsalsiz ürünler

Bacağım Yandı!. Omurilik felçlilerde yaraların iyileşmesi...

OturanBoğa

Yönetici
Üyelik
9 Ocak 2003
Konular
671
Mesajlar
57,801
Reaksiyonlar
193
Bundan 2 ay önceydi.
Ayak bileğime fizik tedavi yapmadan önce sıcak kompresle kaslarımı gevşetmek istedim. Hani şu içine su doldurulan kalın plastikten yapılan torbalar vardır ya, işte onardan birine sıcak su doldurdum ve bir havluya sararak dizimin altına (baldırlarıma) koydum.
Sırt üstü yattım ve 2-3 dakikada bir torbanın yerini değiştirerek, 10 dakika kadar sıcak kompres uyguladık.
10 dakika sonra yüzüstü döndüğümde bir de ne görelim! Torbayı koyduğumuz yer tam 4 yerden 1. derece yanık olmuş.
Yani göz göregöre ayağımı yaktım. Hem yanık da yanık haaa... :)

Panik içinde "ne yapabiliriz?" diye düşünürken; hastanede yattığım dönemde aklımda kalan Furacin diye bir merhemi kullanmaya karar verdik. Ve tüm yanık bölgeye mikrop bulaştırmadan, dikkatlice sürdük.
Çok da iyi yapmışız. Zira merhem çok iyi geldi.
Neyse, sabah oldu ve yanığın vehameti daha da gözler önüne serildi. Gerçekten de çok ağır bir yanıkla karşı karşıyaymışız.
Devam eden günlerde Furacin ve bir merhemi daha karıştırarak yaraya sürekli pansuman yapmaya devam ettik. Tabi bu arada yaranın hiç bir yere sürtünmemesine azami özen gösterdik.
Yaraya pansuman yapmaya devam ederken, vücudun güçlü olması ve yarayı çabuk iyileştirmesi için 2 günde bir vitamin aldım ve beslenmeme ekstra özen gösterdim; daha çok etli/kemik sulu yemekler yedim.
Aradan 1 hafta geçtikten sonra yara kurumaya ve "harareti" sönmeye başladı. Yani yara iyileşmeye başladı.
Bu aşamadan sonra merhem sürmeyi bıraktık ve yaranın kendi kendine iyileşmesi için bir yandan beslenmeme ağırlık verirken diğer yandan da yaranın sürekli açık kalmasını ve sürekli havayla temas etmesine özen gösterdik. Tabi bu esnada yaranın mikrop kapmamasına da özen gösterdik. Bazen yara kızarmaya başlardı, o zaman gene merhem sürerdik ki, mikroptan arındıralım.
Derken yara hafiten kabuk bağlamaya başladı. Kabuk, her geçen gün daha da kalınlaşarak, her banyoda yavaş yavaş ve kendiliğinden soyulmaya başladı. Şimdi aradan 2 ay geçti. Oluşan 4 yanık yarasından 3 tanesi tamamen iyileşti. Bir tanesinin (en ağır olanı) ise henüz kabuğu soyulmadı; tabi yara derin olunca...

Velhasıl büyük bir kazayı, kalıcı bir hasara sebep olmadan "ucuz" atlattım. :)

Ben başımdan geçen olayı yazdım ki, başkaları bundan tecrübe kazansın.
Ve şimdi öğrenmek istiyorum;

1- Benzer tecrübeleri olan arkadaşlar var mı? Bu tecrübelerini bizimle paylaşabilir mi? Nasıl bir yaraları vardı? Nasıl iyileştirdiler? Süre...?
2- Açık yaranın haricinde iç organların ameliyatlarında iyileşme süreci konusunda deneyimleri olan var mı? Ör: böbrek, ortopedik ameliyatları..?
 
Bilgi

Açık ve kapalı yaraların iyileşmesinde C ve B vitaminleri çok etkilidir. Özellikle c vitamini.
Böbregi alınmış Karaciğeri parça pinçik olmuş ve T12 seviyesi felç tablosu geçirmiş bunlarda yetmezmiş gibi mayısta safra kesesini aldırmış biri olarak dengeli beslenme ve yaraların iyileşmesi konusunda vitamin takviyesi çok önemlidir. Tecrübeyle sabittir.
Dahası cilt yaralarında yanık hariç o bölgenin günde en az yapılabiliyorsa bir kez banyo gibi bir temizlik faaliyetiyle temizlenmesi ölü deriden kurtularak daha sağlıklı derinin oluşmasına yardımcıdır. (Enfeksiyon riski yüksek değilse) Ve yaranın olduğu bölge kesinlikle bası altında kalmamalıdır. Maxsimum kan dolaşımı için.

Sırası gelmişken çok ilginç bir tecrübemi sizlerle paylaşmak isterim.

4.5 ay sırt üstü yatınca haliyle bası yarası oluşuyor. Bendede iki tane kalçamda ve topuklarımda oluşmuştu. 6 ay boyunca yaralar kapanmamıştı. Derken hava değişimi için 3 ay eve gittim. Pansumanı evde yapmaya devam ediyoruz.
Babam bir diş doktoruyla durumumu konuşurken adam dolabını açmış ve yapaların üzerine sürmek için her pansumandan sonra bir sıvı vermiş babama. 6 ayda kapanmayan yaralar tam 20 günde kapandı. Araştırdım adamın verdiği sıvı kantaron çiçeğinden özel olarak hazırlanan rengi kankırmızı olan dış yaralar için rengi sarı olansa iç hastalıklar için kullanılan bir preparat. Ben baya bir şaşırmıştım.
Kimseye kullanın falan demiyorum.Aman yanlış anlaşılmasın. Sorumluluk kabul etmem. Sadece tecrübelerimin içinde böye bir durum sözkonusu olduğu için sizlerle paylaşayım dedim.
 
Bekir, tecrübelerini yazdığın için teşekkürler.
Senin de vurguladığın ve benim de tecrübe ettiğim gibi, beslenme ve vitamin takviyesi yaraların iyileşmesi için en önemli faktör.
Bunun haricinde yanık yaramın iyileşmesinde/kabuğun kendiliğinden düşmesinde en önemli etkenlerden bir de yaranın temiz olması ve haftada 1 defa güzel bi banyo. :) Her banyo sonrası yaranın üstündeki kötü deriden/kabuktan bir parça kendiliğinden düşüyordu. Bu da iyileşme sürecine olumlu katkı sağlıyordu.

Yaraların iyileşmesi için bir de yara bakım ürünleri var. Bunları hiç kullanmadım (gerek kalmadı) ama genede yararlı oldukları kesin gibi görünüyor.
http://www.rehabcenter.com.tr/yara.htm
http://www.yamantip.com/comfeelyara.html
 
Motivasyon

Kardeşim; işin özünde aslında motivasyon ve moral yatıyor. Benim gördüğüm birçok örnekte morali ve hayata karşı motivasyonu iyi olan insanlar özellikle bizim gibi engelli insanlar bu tip zorluklarla çok kolayca ve daha kısa sürede sonuç alarak mücadele ediyorlar.

Herkese sağlıklı, mutlu günler dilerim...
 
Bende şu Nasır illetinden kurtulamadım yıllardır. Malum ayakta his yok ve ne olduğunu daha sonra anlıyorsunuz. Sertleşen dış derinin içinde kalan yumuşak doku bu sertliğe daha fazla dayanamıyor ve içerde iltihap yapıyor. Bir sabah kalktığımda ayağımın aşırı derecede şiş olduğunu gördüm kısa bir panik ve korkudan sonra doktora gittim hariciye uzmanı olan bu doktor arkadaş bana ayağın mantar olmuş dedi ve bir merhemle beraber beni gönderdi. Ayağımın şişi inmiyor tabi bu arada. Gene dedik iş başa düştü ve ben gerekli hijyeni sağladıktan sonra temiz ve yeni bir jiletle nasırı olduğunca kökünden kesmeye başladım. Kalkan nasırın altından içeriye doğru delinmiş raptiye genişliğinde bir yara ve oradan çıkan iltihapla karşılaştım. İltihabi güzel bi temizledikten sonra evdeki tıbbi malzemelerle güzel bir pansuman yaptım. Bu durum bir kaç ay devam etti ve sonra yara kapandı. Ama ayağım hala nasır üretmeye devam ediyor bende her 4-5 günde bir oluşan nasırı kesiyorum ve nasır üzerine her gün yumuşatıcı krem sürüyorumki sertleşip iç dokuyu bozmasın diye ve ayrıca ayakkabınında çok büyük önemi var bu konuda yumuşak tabanlı ayakkabılar daha iyi oluyor benim için.Küçük bir konu gibi ama biliyorsunuz sinekde küçüktür ama mide bulandırır. Sevgiler saygılar.
 
re

Bende aynı şekilde sol ayak topugumu yakmıştım..Felaket su toplamıştı..Onu patlattık..Daha sonra 1 hafta yaralara iyi gelen markasını şu an hatırlamadıgım bir krem sürdük.. Baktımki krem sürdüğüm süre içinde yarada hiç bir kapanma yok..Bende hiç birşey sürmemeye karar verdim.. Daha sonra yara olan yer kabuk bağladı ve 1 ay içinde de tamamen iyileşti..
 
oturan boğa kardeş.3 defa bende vücudumu yaktım. söylediğin mernemi ilkyandığında kullandım.Cok gec iyileşti.2 inci ve ücüncü yanıklarda ise rivanol kullandım.Sarı bir toz .Kaynamiş daha sonra soğmuş bir litre suya kattım.onunla sabah akşam pansuman yaptım.Gün aşırı banyo yaptım.Yaralar cok daha kısa zamanda iyileşti.yanığı ılık su dökmek cok iyi gelir. 25 yıllık parapleji hastasıyım. sanada gecmiş olsun
 
Kantoronun yaralara iyi geldiği kanıtlanmıştır ve iz bırakmadan iyileştiriyor ,yatmaktan oluşan yaralara da mucain(mide için anti asit) sürmenin en hızlı iyileştirme ve kurutma olduğunu deneyin göreceksiniz ,tecrübeler paylaşılmalı :)
 
Üst Alt