Güncel İçerik

Merhabalar

Engelli haklarına dair tüm içerikten üye olmaksızın yararlanabilirsiniz.

Soru sormak veya üyelere özel forumlarlardan ve özelliklerden yararlanabilmek içinse sitemize üye olmalısınız.

Teksan İnovatif Medikal: Engelliler, Engelli Çocuklar, Hasta ve Yaşlılar için emsalsiz ürünler

AKP için Sakatlar ve Sakatlık Politikaları [Tartışma]

OturanBoğa

Yönetici
Üyelik
9 Ocak 2003
Konular
673
Mesajlar
58,072
Reaksiyonlar
483
AKP için Sakatlar ve Sakatlık Politikaları

Bülent Küçükaslan
BİA Haber Merkezi / 13/07/2007

“... ikiyüzlülüğü nedeniyle kendini gürültülü bir biçimde hırpalayan, kendi suskunluğunun gevezeliğini eden, söylemediğinin ayrıntılarını vermek için çabalayan, uyguladığı iktidarları kınayan ve kendisini ayakta tutmuş olan yasalardan kurtulmayı vaat eden...”


AKP’nin 2007 seçim bildirgesindeki “Özürlüler” başlığını okuyunca, M. Foucault’nun yukarıdaki sözü geldi aklıma. AKP sözcülerine ve bildirgeye bakarsanız, Türkiye’de sakat olmanın yaşamak için bir dezavantaj olmadığı, karşılaşılması muhtemel sorunların hükümet (ve bürokrasi) tarafından öngörülerek çözümün derhal hayata geçirildiği, sorunların tespiti ve çözümler konusunda gelişmiş ülkelerdekine eş (ve hatta üstün) yasal düzenlemelerin bu hükümet döneminde yürürlüğe konulduğu, kısacası her şeyin hükümetin kontrolü altında olduğu, sakatlığı olan yurttaşların ve ailelerinin herkes gibi yaşayabildiği hissine kapılıyorsunuz.

Pekii, gerçekten öyle mi? Bildirgeden alıntılarsak, gerçekten bu hükümet döneminde özürlü bireylerin ekonomik ve sosyal hayata katılımlarının önü açılmış mıdır? Özürlüler Kanunu, dünyadaki birçok ülkeye örnek olacak şekilde, toplumda özürlü bireylerin onurunu ayağa kaldırmış, tam anlamıyla bir reform niteliğinde midir? Yani AKP’nin bugüne dek gerçekleştirdiği uygulamalar, sakatlığı olan yurttaşların sorunlarını gerçekten çözmüş müdür? Daha da önemlisi, bundan sonra çözebilecek midir?

Bu yazıyı kaleme alan, yaklaşık 10 yıldır tekerlekli sandalye kullanan ben, bunun böyle olmadığını, gerçekleştirilen düzenlemelerin neredeyse tamamının (bu kesinliği lafın gelişi olarak söylemiyorum) konuya hakim olmayan kişilerce ve acemice hazırladığını, hiçbir aşamada (düzenlemelere muhatap olan) sakatların özne olarak yer almadığını, bu yanıyla eksik, yanlışlarla dolu, kısıtlayıcı ve bürokratik engellerle malul olduğunu iddia ediyorum.

AKP’nin el attığı konular:
- Özürlüler Yasası söylenilenin aksine eksiklerle/yanlışlarla dolu; hele Avrupa ve Amerika’daki emsalleriyle kıyaslandığında içi boş, çözümden uzak, yuvarlak ifadelerin yer aldığı ve yaptırım öngörmeyen şekilde çıkarılmıştır. Yasayı eleştirmek bu yazının sınırlarını aşar, ama şunu söylersem sanırım balon patlar: yasa gündeme geldiğinde birbirinden çok da farklı olmayan üç yasa ortalıkta dolaştırılıyor, öne çıkarılmaya çalışılıyordu. Bunlardan birincisi (şu an yürürlükteki) Özürlüler İdaresi Başkanlığı’nın hazırladığı, ikincisi AKP milletvekili Sayın Lokman Ayva’nın ekibinin hazırladığı, ve üçüncüsü de Konfederasyon’un hazırladığı yasa idi. Yani bugün övülen yasa, o gün eleştirilip, beğenilmeyen ve yerine alternatifi hazırlanan bir yasadır. Oysa tek yapılması gereken şey, Amerika ya da Avrupa’daki emsal yasaların tercüme ettirilmesi ve (ihtiyaç duyulursa) geliştirilerek yürürlüğe koyulmasıydı. Sanırım oraların demokrasisi gibi yasası da bizim için bol gelir diye düşünüldü.

- Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yayınladı. Mağdurlar ordusu yaratıldı: Öncesinde %40 ve üzerinde raporu bulunan yüzbinlerce kişinin oranları bu yönetmelikle %40’ın altına düşürüldü. Bu kişiler (henüz kendileri farkında olmasalar da) 1- Erken emeklilik, vergi indirimi vb. haklarını kaybettiler, 2- Süreli raporla Özel Eğitim hakkı elde eden çocukların eğitimleri yarım kaldı
- Bakıma Muhtaç [ağır] Özürlülerin Tesbiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmelik yayınlandı. Yönetmelikte yer alan “sosyal güvencesi olmamak” şartı yüzünden kadük doğan düzenleme, hemen sonra gelen tepkiler sonucu ‘iyileştirilerek’ kişi başına düşen geliri 270 YTL’den düşük olma şartına bağlandı. Bu sınırlamalarla görüldü ki, bireyin yardımcıya ihtiyacı olması, ekonomik açıdan ailesinden (ve herkesten) bağımsız, saygın bir yurttaş olarak yaşam sürebilmesi için desteklenmesi değil, zekât için uygun koşullarının olması önemli.
- 2005 yılı Özürlüler İstihdam Yılı ilan edildi. Oysa bugün kamu kurum ve kuruluşlarında doldurulması zorunlu olan sakat statüsündeki kadroların yüzde 81.5'i boş ( Radikal 30.01.2007). Doldurulmayan kadrolar için kesilen cezaların biriktiği fon ise atıl şekilde, Maliye Bakanı’nın bir alicengiz oyunuyla el koymasını bekliyor.
- Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği yayımlandı. Tebliğde birçok ürün için ödenecek fiyat aşağıya çekildi. Örneğin felçlilerin mesanelerini boşaltmak için kullandığı (yaşamsal önemdeki) sondaların birim fiyatı 2 YTL’den 1,50 YTL’ye düşürüldü. Bugüne kadar kaliteli ürün kullanan ve bu sayede yaşamsal sağlık sorunlarından kurtulan (ben gibi) kişiler, artık ya cebinden her ay 200-300 YTL ödeyerek sağlığını korumaya çalışacak ya da düşük kalitede ürünleri kullanarak sağlığını riske atacak.
- 2022 sayılı yasayla ihtiyaç sahibi kişilere bağlanan aylıklarda iyileştirme yapıldı. Yapıldı ama, maaşı almak için bürokratik engeller yüzünden 3,5 yıla varan bekleme süreleri sözkonusu. Ayrıca konuyla ilgili bir af beklentisi var. Ama zengine af, işverene teşvik vermekte bir an bile duraklamayan AKP hükümeti, bu konuda feryat figan isyan eden yurttaşların taleplerini kulak arkası ediyor.

AKP’nin görmezden geldiği konular:
- Otomobil kullanımı, alımı ve satımı ile ilgili olarak yaşanan akıl almaz sıkıntılara ve camianın feryadına kulak tıkanıyor.
- Sağlık raporu çıkarmadaki sıkıntılar aynen devam ediyor. “Sürekli” ibareli rapora sahip, sakatlığında/hastalığında herhangi bir iyileşme olması mümkün olmayan kişiler halâ her “iş” için yeni sağlık raporu almak zorunda bırakılıyor.
- Devlet memurluğu giriş kriterlerindeki sözlü sınav uygulaması hala devam ediyor. Yazılı sınavdan 100 puan alan kişiler, eğer torpilleri yoksa, “Fatih Sultan Mehmet’in dayısının adı nedir?” gibi sorularla elenmeye devam ediyor. Ve bu sorulara muhatap olmamak için hükümete yakın vakıf ya da örgütlerin içinde yer almak şartı herkesi çileden çıkarıyor.
- Okullarda çocuklara sakatlıkla ilgili, daha doğrusu farklılık ve farklı olanla birarada yaşama kültürüyle ilgili eğitim verilmemeye devam ediyor. Farklı olanı tanımadan yetişen çocuklar, büyüdüklerinde anne-babalarının yaptığını yapıp, sakatları merhamet ve duygusallıkla, farklı olanı ise empatiden uzak şablonlarla değerlendirmeye devam ediyor.

Hasılı, ezber bozmak gerek! Hiçbir şey söylendiği gibi tozpembe ve kontrol altında değil. Ancak Avrupa Birliği uyum sürecinin dayattığı düzenlemelerin el yordamıyla, acemice, zekâti zihniyetle ve çoğulculuktan/katılımcılıktan uzak şekilde uygulanmaya çalışılmasından söz edilebilir, o kadar. Neoliberal iktisat politikaları güdenler için aksi bir durum zaten mümkün değil.


Not: Erkan Volkan'ın (saros1) kaleme aldığı ve bu yazıyı tamamlar nitelikte olan, "Muhalefet Partilerinin Seçim Bildirgelerinde Sakatlar ve Sakatlık Politikaları" konulu bir diğer yazı, önümüzdeki haftanın konusu olarak gündeme getirilecektir. Bu hafta amacımız hükümet partisini ve icraatlarını (sakatlık politikaları bağlamında) tartışmak.
 
Re: [Haftanın Konusu] AKP için Sakatlar ve Sakatlık Politikaları

OturanBoğa' Alıntı:
Ama hazırlanın... 23 Temmuzdan sonra meclis kürsüsünden de söyleyeceğiz bunları. Baskın Oran ve Ufuk Uras başta olmak üzere diğer bağımsız sol adaylar, ve başkasının derdini kendine dert sayan yürekli milletvekilleri sesimiz olacak bizim...
Umarım dediğin gibi olur. Çünkü bu güne dek AKP karşısında tutarlı ve işe yarar bir muhalefet göremedik. İş görmez mahiyette olan Engelliler yasasının bu hale getirilmesinde mevcut iktidar kadar muhalefet partileri de suçludur.
Seçim üzeri olmasına rağmen engelli sorunları konuşulmuyor.
Mazotun 1 ytl olması, Üniversite sınavlarının kaldırılması gibi okadar uçuk vaadte bulunuluyorda birileri de çıkıp siyasetende olsa engelli sorunları hakkında projeleri ni anlatmıyor. Anlatılanlarda üzerinde durulmadığı için arada kaynayıp gidiyor.
Seçim üzeri bile olsa kimsenin aklına gelmiyoruz.
 
Evet gerçekten bu hükümetin yada gelecek hükümetin SAKATLAR için kapsamlı çalışmaları gerekmektedir..

Fakat.. Geçmişe bakarsak çok çokk ilerlemeler kayıt edildiğini görmekteyiz..

Eskiden : SSK lı sadece ssk hastanelerinde muayene olabiliyordu , ilaç kuyrukları geceden kaplıyordu, kömür sıraları geceden alınıyordu, elektirik su kesintileri sık sık yaşanılıyordu, millet uydurma televizyonlara elektironik eşyalara dünyanın parası veriliyordu.. vs.vs.vs....

Şu anda : İstediğin yerde kimlik kartın ile muayene olabiliyorsun.. herhangi bir eczaneden indirimli ilaç alabiliyorsun. her gün zam yok. kömür kapına kadar geliyor ister al ister alma.. vs.vs. vs... bir sürü işlem..

Valla herkez elini bence biraz vicdanına koysun...
 
Evet Fuzulim, bugüne dek önemli bir hata yaptık; en azından ben kendi adıma bu yaptığımı(zı) hata olarak görüyprum. Bugüne dek sakat denilince aklımıza bir tek (sakat) Lokman Ayva gelirdi, her şeyin merkezinde o olurdu. AKP de, CHP'de, bürokrasi de, medya da, sivil toplum örgütleri de, akademik camia da, sakatlar ve aileleri de bir tek O'nun önüne sürerdi sorunları ve çözüm önerilerini ondan beklerdi. O da kendi politik/düşünsel sınırları içinde bunlara yetişmeye çalışırdı...
Halbuki dertleri anlamak ve çözmek için sakat olmak gerekmiyor ki! Önemli olan başkalarının derdine karşı duyarlı olan kişilerin olması. Agnes Heller, "Bazı insanların vicdanı vardır, içleri acır; sessiz kal(a)mazlar, görmezden gel(e)mezler. Yol ayrımlarında tereddüt etmezler, bir kişilik edinme kaygısı güderler, sürüklenmezler, tavır alırlar. Hayatlarının merkezinde bir tek kendileri yoktur, ötekini içerme bilgisini edinmek için çaba gösterirler, yorulurlar.... Uçurumun kenarında yaşarlar..." der. Dertlerimizin dermanı işte o insanlardır
Kendimi Baskın Oran ve Ufuk Urasa çok yakın hissetmemin sebebi de budur. Onyıllardır “İtilmiş ve dışlanmış insanların yanında yer almak, sabah yüzümü yıkarken aynaya bakmak için önkoşuldur.” diyen Baskın Oran ve onun gibiler mi "bizim" sorunlarımızı kendine dert eder, yoksa tek özelliği sakat olmak olan a-b kişisi mi?

**
Emrahs, bir sıfırdan büyüktür evet, ama bir'in bin'e varmasına daha çoook var. AKP'nin yaptığı şeylerin eksik ve yanlışlarla dolu olduğunu düşünüyorum. Hiç bir şeyi yaparken "bize" sormadılar, olaylara bakışları temelden yanlış. Onurlu bir yaşam için değil, zekatlık durumda olanların sadakalandırılması gibi bakılıyor herşeye. Bu, entegre olmaya çalıştığımız AB'nin çok çok gerisinde bir tercih. Yazımda bunun altını çizmeye çalıştım. Verdiğim örnekler, bizlerin en dertli olduğu konular, ve fakat bunlar hakkında AKP tek bir adım atmıyor...
 
AKP hükümetının engellilerle ılgılı bısey yapmayı hatta herseyı eline yuzune bulaştırdığı ortada sadece bu konuda deıl her konuda olduğu gibi..
delil deşik edılmış yasalar ve kararlar almakta üzerlerine kımseyı tanımam...
engelli adaylar var bı cok partide AKP de olduğu gibi...
peki siz hiç bu adaylardan birini görebıldınızmı ekranlarda?
onlardan biride cıkıp da dıyebılıyormu bızım partının sakatlar polıtıkası budur dıye...
yok....
cünkü AKP gibi dıgerlerınınde umrunda deılız...
abuk sabuk vaatlerle tarımla ugrasan ve bu sene ılk defa oy kullanacak olan genclerı hedeflerımışler onlar üzerıne oynuyorlar...


AKP nin berbat hale getırdıgı sakatlar yasasını dilerım BÜLENTin dedıgı bagımsız sol kanattakıler düzeltır ve sesımızın hıc deılse az bı kısmı duyulur...
 
çıkan kanunlarla bile mutlu olabiliriz ama
onu uygulayacak insangibi insan memur
ve
uygulanıp uygulanmadıgını kontrol edecek denetim elamanı olsun yeter bence

istedigi kadar kanun çıkarsınlar hakkıyla
uygulayacak ve denetleyecek olanların vurdumduymazlıgı olduktan sonra
işimiz çok zorrrr
 
Bülent(oturamboğa) bazı konularda seninle anlaşamasakda ama burada çok güzel değinmişin çok güzelde tespitlerde bulunmuşun bu fikirlerine aynen katılıyorum.


Abalı
 
Burada yapmaya çalıştığım şey, AKP'nin, sakatlık politikaları sözkonusu olduğunda, "her şey çok güzel" şeklindeki propagandasının ne kadar yanlış olduğunun altını çizmektir. En azından sakatlığı olan bizler bu propagandayı duyduğumuzda irkilmeli ve "hooop! ne oluyoruz?" diye sorgulamalıyız... Ancak bu bilinçli kitle oluşursa partiler işin ciddiyetine varır ve istediğimiz düzenlemeleri yapması gerektiğinin farkına varır. Aksi halde iş yapmak yerine pembe camlı at gözlükleri dağıtmaya devam ederler...
 
arkadaşlar ben AKP hükümetinin icraatlarında engelliler için yapılan hiç bi anlamlı yasasını görmedim,gördüklerimde avrupanın zorlamalarıyla olan şeyler.bi kamu yerlerini engellilere uygun hale getirilsin diye yasa çıkarttılar yaptırım için 7 yıl koydular yani biz gittikten sonra gelen hükümet ugraşsın takibi konusunda yada işletmelerle biz kötü olmayalım diyemi düşündüler anlayamadım.ben bu hükümete oy vermemiştim bunun için içim rahat bundan sonrada vermeyi hiç düşünmüyorum zaten benim siyasi görüşüme çok ters bi parti.diger arkadaşlarda oy verirken inşallah mantıklı davranırlar diyorum.
 
bugün yolda i.e.t.t durağına ak partiye ait bir ilan gördüm şöyle yazıyordu elektiriğe şu kadar zamandır zam yapılmadı bu doğru olabilir ama benzine şu kadar zamanda bu kadar zam yapıldı diye yazan yok bana ikinci sınıf muamelesi yapan insan sınıfına bile giremez bu memlekette oy hak eden bir siyasi görüş yok sağıda soluda ortasıda kendi menfaatlerinin peşinde vatandaşı sömürüyor bu memlekette oy kullanan vatandaş bence oynadığı şans oyunları gibi oy kullanıyor zaten piyango ve loto gibi şans oyunlarına bu kadar meraklı olan bir millete her ay seçim yapsan seve seve gider bence
 
sevgili ndipi ve yener_01 arkadaslarım düşüncelerimi dile getirmişler..
sağolsunlar...

2007 yılında bileeee, AKP hükümeti engellileri istihdam etmeyi gerçekleştiremedi, engellilerin sorunlarını yok etmeyi beceremedi, vs.....
daha TÜRKİYE CUMHURURİYETİNİ yönetmek için ortalıklarda fink atmaya çalışıyorlar..
engelli vatandaşlarına sahip çıkmayan bir hükümet ; devletine hiççç mi hiiççççç sahip olamaz-yönetemez!!!

ellibin tane yalanlarıyla, vatandasın gözünü boyamaya çalışıyorlar..
Türkiye'de AÇ İNSAN ÇOK TABİİ Kİ, AÇ İNSAN KOLAY KANDIRILIR :!: :!: :!:

saygılar....
 
Aslında bizi yok sayan, görmezden gelen ve ikinci sınıf hatta amerikanın zencileriymişiz gibi davranan ülkede oy kullanmaya bile gerek yok ama yinede diyoruz ,bari vatandaşlık görevimizi yerine getirelim.nerdeyse maaşım kadar vergi kesintisi olurken iyi, ama kolaylığa,imkanlara gelirken yok. Tamam kabul diyorum bu hükümetin diğer iktidarlara göre çok getirisi oldu. Bunu görmemezlikten gelemeyiz. şimdi propaganda için yırtınanlar çok pardon ama siz denenminiz o zaman yapamadığınızı ya da yapabilecekken yapmadığını şimdi nasıl yapacaksınız. Sşz kimi kandırıyorsunuz.yoksa mutasyona mı maruz kaldınız. Bütün partiler ve bağımsız milletvekilleri hepsi kendi çıkarlarına uras muras bahane. Oylar şahane.
Neyse inşaallah özal dönemi gibi bir dönem yaşatacak bir iktidar gelir.bende okuluma dönerim.benim en büyük hayalim bu.
 
walla ben akp den şunu istiyorum..şu ümraniydeki kaldırımlar tekerlekli sandalye kullananlara göre yapsılar.. otomobil yolundan gitmek zorunda kalıorum... bir gün arabanın biri yapıştıracak bana ama bakalım ne zaman.
 
Vay be

Ne kadar çok solcu, halkçı, milliyetçi arkadaşımız varmış bee.

Arkadaşlara sizlere soruyorum. özürlüler ile ilgili ilk adımı bu ülkede kim attı. özürlüler yasası ne zaman çıktı. (yasanın ne kadar problemimizi çözdüğünü tartışmıyorum.) cevabını bilmek isteyenler bana cevap yazsınlar)

sizin düşüncenize sahip bu arkadaşlar niye bizleri yok saydılar. Bizleri seçim zamanlarında bile hatırlamadılar.

Burada ifade etmek istediğim, özürlüler olarak bir çok sorunumuzun olduğudur ve bu sorunlarımızı ona buna kızarak değil el birliği ile birlikte çözmemiz gerektiğidir.

Bırakalım kişi ve krumlara düşüncelerinden dolayı öcü gibi bakmayı, en azından bu konuda ideolojik yaklaşmayalım. Biz kendi içimizde birbirimize karşı hoşgörülü, saygılı olmazsak kimse bize karşı saygılı olmaz.

Problemlerimizi oturalım tartışalım çözüm yolları üretelim. Bu çözümleri hükümette kim duruyorsa uygulatmak için kamu oyu oluşturalım.

Yok bunlar şu düşünceden yok bu düşünceden diyerek insanları kotogorize edersek kimse kusura bakmasın ama toplumda 2. Sınıf insan değil yine yok saymaya devam ederler.

Arkadaşlar hepiniz olaya ideolojik yaklaşıyorsunuz. Yapılanlara kendi ideolojik penceremizden bakıyoruz.
 
mare, tabii ki herkes kendi politik düşüncesine göre yazacak, tıpkı senin yazdığın gibi... Gerçi ben bu başlığı açarken politik düşüncemin yanı sıra somut eleştirileri sıraladım, ama sanırım gözünden kaçmış.
Senin de dediğin gibi, "çok sorunlarımız var" problemlerimizi oturalım tartışalım, çözüm yolları üretelim"... Bunu yapmak için var bu başlık ve bu site :)

Benim yaptığım eleştirilerin yanlış olduğüunu düşünüyorsan, yazdıklarımın somut karşılığını yaz lutfgen. Böylece "ideolojik olmamış" oluruz...
 
Türk insanı olarak uyuyormuyuz yoksa çokmu uyanığız?

Dünyanın hiç biryerinde olmayan çalışan insanları sömüren ve onları kullanan iş çevreleri yok ama bu düzene hayır diyende yok ülkemizde buda neden ileri geliyor insanlarımız sadece karın doymasını yeterli görüyor insanca yaşama isteğimizi dile getiremiyoruz tepki yok insanımız herşeyi yutmayı öğrenmiş onları susturmuşlar
baksanıza engelli arkadaşlar devlet her işyerinde %5 özürlü çalıştırma kontenjanını zorunluğu getirdi ama uygulamakata aciz bir devlet anlayışı buda kendi ülkemizde ama birşey varki zengi ülkelerde olmayan özenti ve iyi yaşam gözderişliği etrafınıza bakın her yaştan insanın elinde son teknoloji cep telefonları diyeceksinizki insanlar karnını zor doyuruyor ama kendilerini iyi yaşamak ve gösteriş düşüncesindende vazgeçmiyor bu durum neyi gösteriyor gerçekte çok cahil ve mantıksız bir millet oluşumuz başka menfaatler olunca tepki yok haklarımız gidince karşı çıkmak yok ama bol bol ağlamak var böyle olmaması gerekir ama hala bekliyorum bu insanlar ne zaman uyanacak yoksa herşeye kafamızı sallamaya devam mı edeceğiz
 
Arkadaşlar bu konular politikalara malzeme olmaya devam ettiği sürece yasalar çıkarılsa da nafile.çünkü yasalar sadece ve sadecek ağıt üzerinde var olmakta kalıyor. Evet yasalar belki bu yönetim de çıkmış olabilir.yasaların çıkmasıyla çoook yol kat edilmiş olabilir.yasalarda 7 yıllık gibi bir sürede yapılanma gibi zaman dlimi de getirilmiştir.yasların çıktığı tarihten itibaren yeni yapılan kamu ve özel sektördeki yapıların ,yeni yapılan veya yeniden düzenlenen kaldırımların hangileri engelliler için uygundur? Insan ömrünün sınırsız olmadığnı düşüdüğümüz zaman 7 yıllık zaman dilim nekadar ugun olur? Hepinize engelli yaşam diliminde engelsiz günler dileği ile...
 
Esasında sadece akp den degil tüm siyasi partilerden beklentimiz olması gerekiyor ama şuan iktidarda olan parti akp oldugu için bu beklentinin en büyük muhatabı akp oluyor sizlere şöyle bir örnek vermek istiyorum;

söz konusu milletvekili maaşları olunca kanun yasa ne gerekiyorsa hemen bir çırpıda çabucacık geçiveriyor meclisimizden ama sorun vatandaşsa hiç bir seyin önemi kalmıyor vatandaş vekile ne zaman lazım olur seçimlerde seçimlerde yeni bittiği için vay bizlerin haline yakında bugünlerimizi mumla aramamak ümidiyle
 
secimlerden önce sadece birazcık adalet olsun istiyordum sanırım şimdi o birazcık adalettide bulamıyacaz bir her şeyi hak ettik
ne işi var a.k.p devletinin engellilerle işi ne türkiyede her 2 insandan 1 rini,n oyunu almış biz herşeyi hak ediyoruz
 
İktidarda kim olursa olsun biz isteklerimizi gerekli yerlere iletmeliyiz. Sonuçta iktidar sadece bir partinin olabilir ama koskoca ülke bütün milletin malıdır. İktidar olan kimse ülkeyi en iyi şekilde yönetmekle ve vatandaşların sorunlarını çözmekle yükümlüdür. Sağlam ya da engelli farketmez. Her zamanki gibi hem bireysel hem de kurumsal olarak gerekli girişimler ya da kampanyalar tabii ki devam etmeli. Ağlamayan bebeğe mama vermezler denir ya! Sonuçta iktidarın yaptığı her iyi işten onu desteklesin desteklemesin geniş halk kitleleri memnun olacaktır, yaptığı kötü işlerden zarar göreceği gibi...
 
TOPTAN VE BÜYÜK MÜCADELE! Başarabiliriz!!!

Merhaba sevgili dostlarım,sitede yeniyim ve umarım başlığı doğru yere açmışımdır.

Son günlerde engellilerle ilgili bir çok şey öğrendim,sanırım ülkemizde 10milyona yaklaşan engelli nüfusu varmış. Yurt dışına ne zaman çıksam bir çok engelli insanı sokakta görürüm ama Türkiye de görmek çok zor,neden? Türkiye de engelli mi yok? Çünkü engelli insanlar sokağa çıkmıyor,çıkamıyor.
Maalesef hepimizin bildiği gibi devletimiz,belediyelerimiz engelli vatandaşlarımız için kolaylık yapmıyor. Sokağa çıkmak çok zor,toplu taşıma araçlarına binmek çok zor,işe girmek çok zor,hatta TVlerde bir engelli programı bulmak çok zor...Hatta imkansız.

100 yıl öncesine kadar engelliler,50 yıl öncesine kadar eşcinseller günümüze kadar da ateistler hep dışlanmış durumdaydı. Ancak ülkemizde halen engelliler dışlanmakta,kendilerine hak verilmemekktedir.
Hem de 10milyonlık nüfusa rağmen.

70 milyonluk ülkemizde;

1000-2000 kişilik borsa ve para alışverişçilerini düşünen devlet,
teröristler için af kapsamını düşünen devlet,
Diyanet işlerine geçen yıl tam 1.000.000.000 YTL harcamış devlet,
vergi kaçırana milyarlarca liralık vergi affı yapmış devlet,

TAM 10 MİLYON NÜFUSLU ENGELLİLERİ İÇİN NELER YAPMIŞTIR?

Gözle görülecek hangi yatırımlar yapılmıştır,
kaç tane engelli milletvekili mecliste yer almış,
eğitim kailteleri ne kadar arttırılmış,
sosyal yardımdan ne kadar pay ayrılmıştır?

EBP (Engellilerin Birliği Partisi) diye bir parti kurulsa neredeyse tek başımıza iktidar olacağız. Şaka bir yana neden sesimiz çıkmıyor ya da neden sesimizi birileri duymuyor?

Arkadaşlar, orta çağda yaşamıyoruz, bir ülke engellilerine verdiği değerle medenileşir ancak biz 10 milyonluk bir nüfusa ve ailelerine orta çağı yaşatıyoruz.

Suç kimde acaba,neler yapmalıyız,nasıl hareket etmeliyiz? Sesimizi duyuracak, bize bakmayan-görmek istemeyen siyasilere sesimizi daha çok duyuracağız-kendimizi daha çok göstereceğiz, hep tartışıyoruz ancak daha da çok ve daha da gür sesimizle tartışacağız.

VE BAŞARACAĞIZ,
ÇÜNKÜ BİZ ENGELLERİ SEVERİZ,ONLARI AŞMAYI DA BİLİRİZ!

Sevgi ve saygılarımla.
 
Be...ATEİST KARDEŞ....Seni görsem alnından öpeceğim.

Ya hu; Büyük üstat AZİZ NESİN yıllarca neler anlatttı da,halen uyanan olmadı .
Sanırım bu gidişle uyanan da olmayacak . Öyle zihniyetler yer etmişki bu ülke de artık çoğunluk olmuşlar.Saygı -maygı duymuyorum .Sadakacı -dilenci -şakşakçı güruhu çığ gibi büyüyor .
Yakın da izledikler politikalarla gerçekten büyük şehirleri susuzluktan bok götürecek;güya küresel ısınma doğru ama ulan malamatlar zaten havalar ısınıyor, kömür satılmıyor beleş diye de oy verimez ya ...
Bundan sonra susuzluktan kazanlarda kömürle bok kaynatırlar .
Cari açıklarımız çığ gibi büyüyor ileri de ne olacağını kestiremeyen hödükler vatanı satmazsa şerefsizim.....Son günler de şok yaşıyorum be ATE...
 
Görüşlerinizin hepsine yürekten katılıyorum.Biz 24 yıldır bu hayatın içindeyiz.Son 5 yıldır sağlık alanında yaşadıklarımı daha önce yaşamamıştık.Ama maalesef sesimizi duyuramıyoruz.Özellikle size çok teşekkür ediyorum.Malatya dan özürlü eşi Meral EKİNCİ.
 
çok önyargılı ve tek taraflı düşünüyorsunuz

Arkadaşlar çogunuz çok önyargılı düşünüyorsunuz bugüne kadar engelliler yasasına dokunan tek hükümet akparti pekala bu yasa nasıl değiştiriliyo biliyormusunuz ben akpartinin gaziosmanpaşa gençlik kollarındanım bu yasalar değişmeden önce ilk halktan ve özürlülerden gelinen talebe bakarlar yasa daha düzeltilmiş şekilde değil çoğu yasa tekrar kamoyuna sokulacak merak etmeyin ama hiç bir zamanda ön yargılı olmayın istemesini bilen kavuşur yslnız ve yalnız istemesini bileceğiz.derneklerimiz toplanıp bizden aldıkları önerileri hükümete suncaklar nezaman yapıldıda hükümet kapısından geri çevrildiler biz isteyeceğiz onlar yapacaklar onlar bizimde vekilimiz
 
allah avrupa birliğinden razı olsun zannediyormusunuzki bütün çıkan yasalar bizler için çıktı herşey uyum süreci için ab girebilmek için gerçi ben 100 yıl daha giremeyecegimizi biliyorum ama yinede ab sayesinde birşeyler oldu,

Ne kadar dramatik değilmi bizim ülkemizin yapması gerekenleri avrupa birliğine uyum için zorla yapıyorlar hatta yayımlanan genelgeler oluyor inanın kimseninde haberi olmuyor çogunda forumda okuyoruz arkadaşların saçma sapan bürokrasiyle nasıl uğraştıgı-nı-mızı ,

şimdide sigorta pirimlerini hazine karşılayacak diyorlar bakalım hayırlısı, gerçi kademeci zihniyet onada bir kademe getirir .
 
Doğru söze ne denir?

Çok hakısın OTURAN BOĞA

Ben belki iş bulmama yardımcı olurlar ve de engelliler sorunlarına(sosyal yaşam vs...) diye AKP genel merkezine gittim. Orda özürlüler koordinasyon merkezi yapmışlar. Ordan bi bayanla görüştüm. Bayan çok ilgileniş gibi davrandı ama beklendiği üzere hiçbir konuda yardımları olmadı.

Bakalım gerçekten vaat ettikleri gibi ENGELLİLERİN ENGELLERİNİ ortadan kaldırabilcekler mi?
 
akp ve özürlüler

A =adam

k =kayırma

p =partisi

2002 genel ve 2004 yerel seçimlerinde oyumu akp ye vermeyı dusunuyordum.ama son anda vazgectım.şimdi düşünüyorumda iyiki oy vermemişim yoksa kafamı duvarlara çarpardım vede hergun vicdab azabı cekerdim.akp 2002 yılında iktidara geldi iktidara gelemen once özürlüler 3 ayda 150 ytl alıyordu.şimdide 450 ytl alıyor .gerçi bu engellılık oranına gore değişiyor.ornegın engelı %100 olan bir kişi 800 ytl alabılıyor.aam %60 engelı olan bir kişi 450 ytl alıyor yanı 2002 den bu yana yapılan zam 300 ytl yanı 6 yıllık ıktıdarları zamanında yılda bize 50 ytl zam yapılmıs.biz özürlülerde tutturmusuz allah akp den razı olsun.resmen dilenci yerıne katılıyoruz.ozurlulere yapılan haksızlıklar bununlada sınrılı mı ki hayır deıl.ornek verecek olursak sayın recep tayyıp erdoğan 2002 den beri her aralık ayını ozurluler yılı ılan edıyor.pekı allah askına ne gordukkı sımdıye kadar.bir bilen varsa benı aydınlatsın.dünyakadar özürlü işçi işe girdirdik dıyor.pekı ben kendısıne soruyorum.kamu hariç turkıyedekı ozel sektorlerde kac tane koltuk degneklı ve tekerleklı sandalyelı ınsan calsııyor.ben soylım ıstersenız.dıyelım kı türkıeyede ozurlu calsıtırması gereken 1 mılyon ozel sektor var.burdada ıhtıyac duyulan özürlü sayısı 3 mılyon ıse bunların en fazla 15 kısısı koltuk degneklı yada teekerleklı sandalyeli.ayrıca kamu kurumlarına elelman alımı yapılırken.daima lise oğrencılerı alınıyor onlısans vede lisans oğrencılerı hıc alınmaz hemen hemen.artık ozurlu raporu almakta zorlastı bayagı.daha once %50 rapoıru olan bir kişi bırakın raporunu almayı.adamı zaourlu grubundan bıle saymıyorlar.deıeceklerım sımdılık bu kadar.hoscalaklın
 
burası seçim meydanına dönmüş sol bağımsızların propogandasını da oturanboğa yapıyor bende bi parti bulayım da muhalefet olsun yoksa demokrasi olmaz ki başka sitelerede bakıyorum bu kadar propoganda yapılmıyo en siyasi özürlü sitesi burası olmuş
 
Bu başlık -iktidarda bulunan- AKP'nin engelliler politikasını tartışmak için var. Sen eğer AKP'nin engelliler politikalarını övmek istiyorsan, buyur öv; kimse karışamaz... Hem sadece x parti değil, aklına gelen her partinin ya da kişinin engelliler politikasını ilgili başlıkta tartışabilirsin.. Bunun adı propaganda değil, engellilerin sorununu dile getirmektir.

Not: Bu başlığın açılış tarihine de dikkat et lütfen: 01.07.2007
 
bu site digerlerinden cok farklı herkes düşüncelerini özgürce ifade edebiliyor

konu engellilerin sorunları dogrularıda yanlışlarıda herkes istedigi gibi tartışa biliyorr
 
Üst Alt