Merhabalar

Engelli haklarına dair tüm içerikten üye olmaksızın yararlanabilirsiniz.

Soru sormak veya üyelere özel forumlarlardan ve özelliklerden yararlanabilmek içinse sitemize üye olmalısınız.

Teksan İnovatif Medikal: Engelliler, Engelli Çocuklar, Hasta ve Yaşlılar için emsalsiz ürünler

Peygamber Efendimizin (SAV) Affediciliği

celal1973

Yeni Üye
Üyelik
18 Eyl 2008
Konular
6
Mesajlar
13
Reaksiyonlar
0
Peygamber Efendimizin (SAV) Affediciliği

(Yarın, 22 Aralık 2015 Salı Mevlid kandilidir.Efendimizin doğum günü)

Hepimizküçük, büyük pekçok günah işlemişizdir. İnsanız, hiçkimse peygamber ya da melekdeğildir.

Bir zaman, bir kimse samimi bularak bana dedi ki;

Ben tövbe etmek istiyorum, senin gibi namazımıkılmak istiyorum, fakat öyle günahlarım var ki, Rabbimden utanıyorum. Hem tövbeetsem nefsime tekrar yenik düşmekten korkuyorum, dedi.

Ben,korkma azimli ol, tövbe et, içinden günah işlemek duygusu gelirse nefsinleinatlaş, ki inat duygusu haram ve günahlara karşı şeytanla inatlaşalım diyeverilmiştir, dedim.

Ona, Zümer suresi 53. ayeti söyleyip asla umutsuzolma dedim. Sonra Hayat Nur Artıran’ın “AşkBir Davaya Benzer” kitabından PeygamberEfendimizin SAV Mekke’nin fethinde amcası Hz. Hamza’nın katilini affedişiniokuttum.

Sonra da,o katilin ilerde ne yaptığını anlattım, gözleri yaşlarla doldu. Önce o yazıyı okuyalım, devamında anlattıklarımı paylaşacağım. (Yeri, zamanı, kim olduğu önemli değil,verilmek istenen mesajdır mühim olan.)

Hz.Mevlana Mecalis-i Sab’a isimli eserinin 28. Sayfasında şöyle der:

“Vahşi, Hz. Hamza’yı şehit ettikten sonra çok pişman oldu.Umutsuz, perişan bir hale geldi. ‘Lanetlenmiş İblis’in bütün soyuyla sopuylatövbesi kabul edilir de benim tövbem kabul edilmez.

Ben öyle bir iş işledim ki; bütün peygamberlerin en iyisinin, enüstünün, gökteki bütün meleklerin gönül verdikleri zatın mübarek gönlü benim buişim yüzünden öyle bir kırıldı ki Nuh’un (as) ömrü kadar yaşasam, bu ömre onkez daha Nuh’un (as) ömrü katılsa, bütün ömrünce sabreden Eyüp (as) gibi bilesabretsem tövbemin kabul edileceğini sanmam diyerek ah eder, dumanı göklerekadar ağardı.

Bundan sonra ‘Şüphe yok ki Allah, kendisine eş tanıyanlarıyarlığamaz, ondan başka dilediğini bağışlar’ ayeti indi. Vahşi’ye böyle birayet geldiğini haber verdiler. Bunun üzerine Vahşi, ‘Bana şirk koşmayanın, eşkoşmayanın yaptığı bütün suçları bağışlarım diyorsun ama dilediğim kulumun dadiyorsun. Biliyorum ki Sen Vahşi’yi bağışlamayı dilemezsin’ diyerek, gözündenkanlı yaşlar akıtmaya başladı.

Rahmet denizi coştu, köpürdü. Melekler, bu acıyış, bu merhametkıyıya hangi incileri atacak, diye kanatlarını açıp beklediler. Ezelden ebedekadar tüm düşkünlerin elini tutan, onlara sayısız bağışlarda bulunan Allah’ınsevgilisi Muhammed Mustafa’ya (sav) vahiy geldi:

‘De ki: Ey nefislerine uyup haddini aşan kullarım! Allah’ınrahmetinden ümit kesmeyin. Allah bütün günahları bağışlar. Çünkü O mutlakGafur’dur, mutlak Rahim’dir. (O çok bağışlayan, çok esirgeyendir) ’ (Zümer suresi, 53. ayet)

Vahşi, ‘Dilersem… Dilediğimin…’ tarzında bir şart koşmayan bu ‘Bütün suçları bağışlarım’sesini işitince sabır elbisesini yırtıp koşa koşa, secde ede ede, nara ata ata,mescide, Hz. Peygamber’in (sav) huzuruna geldi. Binlerce özür ve pişmanlıksözünden sonra, ‘Sen yaratılmışların en iyisisin, ben de en kötüsüyüm’ dedi.‘Ölüyü İsa’nın (as) nefesi diriltir. Demiri Davud’un (as) eli yumuşatır.Şeytanı ancak Süleyman’ın (as) buyruğu bağlar. Ey her şeyin canı, ışığı olanPeygamber! Böylesine bir suçu da, ancak böylesine bir bağışlayış sahibi olanbağışlar’ diyerek Efendimizin (sav) eline ayağına kapandı.”

Hz. Mevlanamız, Vahşi olayıyla birliktezikredilen Zümer Suresi 53. ayeti açıklarken şöyle der:

“Ey benim kullarım! Ey benim yanıp yıkılan kullarım! Ey benimharmanı yanmış kullarım! Ey dertlere batmış, gussalara gark olmuş kullarım!Zindanlara düşmüş, pişmanlık ateşiyle yanmış; bilgisizlikle evini, barkını,harmanını yakıp kül etmiş kullarım! Ey ateşler yiyen, kan ağlayan, haddi aşan,umutsuz olan kullarım! Umutsuzluğa düşmeyin. Sonsuz rahmetimizden; kuluokşayan, tüm işleri başaran efendiliğimizden umudunuzu kesmeyin.”

Kıssadan hisse şudur ki, Aziz Peygamberimiz (sav) “Sonsuz rahmetimizden;kulu okşayan, tüm işleri başaran efendiliğimizden umudunuzu kesmeyin” diyebuyurmuştur.

Efendimizin “Bi-nihaye Rahmetellil Alemin” olması, Vahşi’ye“Allah onların kötülüklerini iyiliklere tebdil eder” ayetini tecelliettirmiştir. Sadece Kainatın Efendisi’ne (sav) mahsus olan böylesine büyük birrabbani şefkat ve merhamet, Vahşi gibi birinin affedilmesine vesile olmuş; onunpişmanlık ateşine karşılık tüm insanlık alemine de bağışlanma ümidinidoğurmuştur.

Hiç şüphesiz, Hz. Peygamberimizin (sav) bağışlayıp ümmet olarakkabul etmediği bir kişiyi, Cenab-ı Hakk da bağışlayıp kul olarak kabul etmez.Efendimiz (sav), Hatemü’l-Enbiyadır. Bu söz “Hem ulvi varlığıyla peygamberlikmakamını mühürleyip kapatan, hem de mühürleri açmada tek ve eşsiz olan ulu zat”manasına gelir.

Kur’an’da sözü edilen tüm mühürler ancak Onun (sav) ilahivarlığıyla açılır. O nedenle ki Hz. Hamza’yı şehit edecek kadar can gözü kapalıolan Vahşi’nin gönlündeki ve gözündeki mühürler de bizatihi Efendimizin (sav)kudret eliyle açılmıştır.

“Sultan-ı rüsul, şah-ı mümeccedsinEfendim!...
Biçarelere devlet-i sermedsin Efendim!...
Divan-ı ilahide ser-amedsin Efendim!...
Menşur-ı le’amrüke mü’eyyedsin Efendim!...

SenAhmed ü Mahmud u Muhammed’sin Efendim!
Hak’danbize sultan-ı mü’eyyedsin Efendim!...”

ŞeyhGalib


(Bu yazıyıkitaptan word belgesine dostum İbrahim Oğuz aktardı. Üstelik çalışan tek kasıbaşparmağı ile ekran klavyesinden tek tek harflere tıklayarak… Allah razıolsun.)

Sonrakardeşim, Vahşi samimi tövbesiyle Hz. Vahşi oldu. Radyoda kıymetli bir hocamızdemişti ki, Hz. Vahşi sürekli en arka safta namaz kıldı. Çünkü Efendimiz SAVona, gözüme pek görünme, demişti, dedim.

Görürseamcasını hatırlayıp ağlıyordu Efendimiz SAV. Ona hiç görünmedi. Dolayısıyla gül cemalini doya doya seyredemedi.

PeygamberEfendimize SAV yaşattığı derin gam ile, içindeki üzüntü ölene kadar dinmedi.Ama ne zaman hafifledi biliyor musun?

Efendimiz’denSAV yıllar sonra Müseyleme adında bir yalancı peygamber çıktı. Günlerce Hz.Vahşi hazırlık yaptı. O hainle mücadele için çıkılan sefere Hz. Vahşi’dekatıldı.

Ve o yalancıpeygamberi öldürdü, hem de Hz. Hamza’yı şehit ettiği aynı mızrakla…

Evet AllahAfüvv, Gafur’du. Efendimiz de Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmıştı.

Biz demahşerde affedilmek istiyorsak affedici olmalıyız.



Celalin Penceresinden

 

Site Tasarım Tercihleriniz

Bu ekrandaki seçimler aracılığıyla forum tasarımını kişiselleştirebilirsiniz.

Yandaki renk seçeneklerinden birisini tercih ederek forum görünümünü kişiselleştirebilirsiniz.

Geniş Ekran görünümü: Aç/Kapat

Bu ayarla Geniş ya da Dar ekran görünümünü tercih edebilirsiniz.

Forum liste seçimi: İki Bloklu/Tekli

Ana sayfadaki forum görünümünü İki Bloklu ya da tek satırlı tasarımla kullanmayı tercih edebilirsiniz.

Forum arkaplan resimlerini: Kapat/Aç

Forum arkaplanına eklenen görseller varsa, bu görselleri buradan kaldırabilirsiniz.

Ana Sayfa Yan Paneli: Kapat/Aç

Forum ana sayfasının daha sade görünmesini isterseniz Yan Paneli (Sidebar) kapatmayı tercih edebilirsiniz. Yan Panel kapatıldığında, paneli yeniden açmak için sayfanın en üstündeki kullanıcı adınızın solunda yer alan Site Tasarım Tercihleriniz'e tıklayarak tercihinizi değiştirebilirsiniz.

Yan Panel akışkanlığı: Aç/Kapat

Bu ayarla forum ana sayfasını aşağıya/yukarıya kaydırırken ekranın sağında yer alan Yan Panelin (Sidebar) akışkan özelliğine bürünerek ekranda sabit kalmasını tercih edebilirsiniz.

Yumuşak köşe özelliğini: Kapat/Aç

Bu ayarla, tasarımdaki köşeleri Yumuşak ya da Keskin görünümlü olarak tercih edebilirsiniz.

Merhabalar

Engelli haklarına dair tüm içerikten üye olmaksızın yararlanabilirsiniz.

Soru sormak veya üyelere özel forumlarlardan ve özelliklerden yararlanabilmek içinse sitemize üye olmalısınız.

Geri
Üst Alt