Merhabalar

Engelli haklarına dair tüm içerikten üye olmaksızın yararlanabilirsiniz.

Soru sormak veya üyelere özel forumlarlardan ve özelliklerden yararlanabilmek içinse sitemize üye olmalısınız.

Teksan İnovatif Medikal: Engelliler, Engelli Çocuklar, Hasta ve Yaşlılar için emsalsiz ürünler

İman’ın Çeşitleri

celal1973

Yeni Üye
Üyelik
18 Eyl 2008
Konular
6
Mesajlar
13
Reaksiyonlar
0
İman’ın Çeşitleri


Naçizane bir ilim taşıyıcısı olarak, bugün araştırmacı kıymetli Uğur Akkafa beyin bir sohbetinden edindiğim bilgilerin özetini paylaşacağız. Diyor ki:


​


Nisa suresi 136. ayette



“Ey îmân edenler! Allah’a, Resûlüne ve peygamberine indirdiği Kitâb’a (Kur’ân’a) ve daha önce indirdiği kitab(lar)a îman (da sebât) edin! Kim de Allah’ı, meleklerini, kitablarını, peygamberlerini ve âhiret gününü inkâr ederse, o takdirde doğrusu (haktan) uzak bir dalâlet ile sapmış olur.”



diye buyrulmuş; Ey iman edenler iman ediniz; iman edene niçin bir daha inanın diye söylenmiş? Neden inandıklarımıza yeniden inanmamız söylensin?



Normal kurallara göre bu söz olumsuz. Demek ki, bizim bildiğimiz imanın dışında farklı bir konu var. İman nedir? İman; kelime karşılığı inanmak, kalp, ruha bakan kısımda tasdik makamındadır.



Yani aklın getirdiği veya dışardan gelen hükümleri kalp tasdik eder. Bu tasdik iki suretli birşeyi anlamamıza neden olur. İman iki çeşittir; bir tanesi taklidi ve diğeri tahkiki iman.



Taklidi bir şekilde inanmak; anne babamızdan, çevremizden gördüğümüz duyduğumuz şekilde, bak Allah var, tamam var, deyip hiç üzerinde durmadan, hiç akıl yürütmeden, incelemeden inanmak demektir, başkasının imanını taklit etmektir.



Bir de, düşünerek irdeleyerek, akıl yürütülerek söylenene inanmak var, buna da tahkik deniyor, taklidi iman ve tahkiki iman, imanın iki büyük mertebesi. Ve aralarında muazzam farklılıklar var.



Tahkiki iman da, kendi içinde üçe ayrılıyor, ilmel yakin, yani ilim suretiyle, aynel yakin, göz ile görüp tereddütsüz olarak, hakkal yakin, artık onun içinde girip, görüp yaşayarak inanmak.



Şöyle örnek versek sanırım daha akılda kalıcı olur. Farzedin ki iman, yanan bir ateştir. Çevreden duyuyoruz bir ateşin olduğunu, yani görmedik, duyduk ve inandık, işte bu takliti imandır.



Bir duman gördük, aklen ateşin yandığını buluruz ki, bu ilmen yakindir. Daha da yakına gidip ateşi gördük, bu aynel yakindir. Bir de daha da yaklaşarak bizzat o ateşin sıcaklığını hissetmek, bu da hakkel yakindir.


​


Normal bir inanç; taklidi ve tahkiki olarak ikiye ayrılırken irdeleyerek inanmak da kendi içinde üçe ayrılıyor, yani imanın bir çok mertebesi vardır, ve bu iman değişiyor, değişken. ve imana sahip çıkmamız gerekiyor.



E peki bu ne işimize yarayacak? İman etmişiz zaten, niye derecelerini artıralım? Resuli Ekrem Aleyhissalatu Vesselam Efendimiz buyuruyor ki;



Sekerat anında, yani o ölüm anında şeytan insanın aklına vesveseler verecek, yani o anda ve her zaman bu imanın muhafaza edilmesi gerekiyor.



İman sabit bir şekilde durmuyor, değişebiliyor, şüphe de o imanı tereddüte düşürüyor, İmanın muhafaza edilmesi için ne yapılması lazım? İmanımızı aklımızla tasdik etmemiz lazım!



Bediüzzaman hazretleri bunu şöyle açıklıyor; İman, akıl midesine girdikten sonra, kalbe, ruha, vicdana ve insanda bulunan diğer latifelere sirayet ettirilmesi lazım.



Çünkü Peygamber Efendimizin uyarısı; sekerat anında şeytan ancak AKILA vesvese verir diyor, KALBE VİCDANA RUH'a değil. Akla gelen bir vesvese kendisine aklen bir delil bulamazsa, tereddüte düşme ihtimali çok yüksek.



Mesela bir örnekle durumu açıklayalım, Sizin elinizde bir elma olsa ve ben sizin yanınızda olsam, o elmayı elinizden alabilirim, imkanattır.



Elmayı ısırsanız, ağzınızdan da alabilirim. Yutsanız, ani bir müdahale ile midenizden de alabiliriz. Ama midenize girip parçalanıp kaybolduktan sonra; artık o elmaya ulaşma ihtimali kaybolmuştur.



İşte, iman akıl midesinden girip oradan kalbe vicdana ruha ve diğer latifelere dağılınca; artık şeytanın eli oralara uzanamıyor.



Ve tahkiki iman; bir insanın imanla kabre girmesine sebep oluyor



Onun için imanımızı taklitten tahkike geçirmek zorundayız ki, böyle bir tehlikeden kurtulalım ...


​


İman’ın çeşitlerinden bu yazıda bahsettik. Yazıyı uzatmamak için burada bitiriyoruz.



İnşallah daha sonraki bir yazımızda yine Uğur Akkafa beyin sohbetin devamında anlattığı, bir çiçek örneği üzerinden tahkiki imana nasıl ulaşılacağını yazacağız...





Celalin Penceresinden
 

Site Tasarım Tercihleriniz

Bu ekrandaki seçimler aracılığıyla forum tasarımını kişiselleştirebilirsiniz.

Yandaki renk seçeneklerinden birisini tercih ederek forum görünümünü kişiselleştirebilirsiniz.

Geniş Ekran görünümü: Aç/Kapat

Bu ayarla Geniş ya da Dar ekran görünümünü tercih edebilirsiniz.

Forum liste seçimi: İki Bloklu/Tekli

Ana sayfadaki forum görünümünü İki Bloklu ya da tek satırlı tasarımla kullanmayı tercih edebilirsiniz.

Forum arkaplan resimlerini: Kapat/Aç

Forum arkaplanına eklenen görseller varsa, bu görselleri buradan kaldırabilirsiniz.

Ana Sayfa Yan Paneli: Kapat/Aç

Forum ana sayfasının daha sade görünmesini isterseniz Yan Paneli (Sidebar) kapatmayı tercih edebilirsiniz. Yan Panel kapatıldığında, paneli yeniden açmak için sayfanın en üstündeki kullanıcı adınızın solunda yer alan Site Tasarım Tercihleriniz'e tıklayarak tercihinizi değiştirebilirsiniz.

Yan Panel akışkanlığı: Aç/Kapat

Bu ayarla forum ana sayfasını aşağıya/yukarıya kaydırırken ekranın sağında yer alan Yan Panelin (Sidebar) akışkan özelliğine bürünerek ekranda sabit kalmasını tercih edebilirsiniz.

Yumuşak köşe özelliğini: Kapat/Aç

Bu ayarla, tasarımdaki köşeleri Yumuşak ya da Keskin görünümlü olarak tercih edebilirsiniz.

Merhabalar

Engelli haklarına dair tüm içerikten üye olmaksızın yararlanabilirsiniz.

Soru sormak veya üyelere özel forumlarlardan ve özelliklerden yararlanabilmek içinse sitemize üye olmalısınız.

Geri
Üst Alt