Güncel İçerik

Merhabalar

Engelli haklarına dair tüm içerikten üye olmaksızın yararlanabilirsiniz.

Soru sormak veya üyelere özel forumlarlardan ve özelliklerden yararlanabilmek içinse sitemize üye olmalısınız.

Teksan İnovatif Medikal: Engelliler, Engelli Çocuklar, Hasta ve Yaşlılar için emsalsiz ürünler

Engelimi Seviyorum Çünkü; Projesi

ben nete pek giremedim. yokken kimler ne yazmış okudum ama bir tek mesaja gözüm takılıverdi.

hep bunu anlatmaya çalıştım, beceremedim.

engeliyle ulaşabileceği noktaya ulaşmış. daha fazlası yok arkadaşımız için. o kadar benimsemişki, artık daha fazlasını hayal bile edemiyor.
formu açan arkadaşta. çocuğumda sakat doğsun demişti.
yorum yapamıyorum artık.

hah işte bu zihniyet yüzünden beceremediniz demek istiyorum.
o nasıl bi laf ya? ilerisi yok?.....
ben bu kör topal halimle hergün bir ileriye gittiğimi, düşünürken ve hergün bi öncesine göre daha güzel hayaller kurup gerçekleştirebiliyorken.. 'ilerisi yok ulaşabileceği noktaya ulaşmış'. o nasıl laf ya?

siz yerinizde sayıyor olabilirsiniz ama herkes yerinde sayacak diye bi kaide yok.
konuyu amma kişiselleştirdiniz ya anlamıyosun diye yok mu sayacağız..
ortada bi konu var tamam herkes kendine göresini söyleyecek iyi güzel hoşta yok anlamıyomuş yok sanmıyomuş aşalım artık bu sözleri.
sizin yok dediğiniz herşey bu hayatta var.
Fatih Sultan Mehmet Hanımıza da yok sanmam anlamıyorum demişler.
ama o karadan gemiyi yürütmüş. başarmış bunu.
amacım kendimi onun yerine koymak değil haşaa... yanlış anlama olmasın.
demek istediğim. siz anlamıyosunuz diye bişeyler yok olmuyor anlayın artık..
 
emin olun yoruldum artık.

size ömür boyu mutluluklar dilerim sevgili engelinizle.

kalın sağlıcakla.
 
Bizim engelimiz yok ki, biz bedenimize isim takmiyoruz beden işte. Sifata ne gerek var. :) siz engel diyorsunuz, bize göre engel, kendini bile sevememektir. Kendini bile sevemeyen birinden kime ne hayir gelir, ne iş yapar da başarılı olsun. Sevgisizlik en büyük engel. Sevin sevilin hayat çok kısa
 
tmm kardeşim.

sizin bir sakatlığınız yok,

ben sakatım ama. gözüken köy kılavuz istemez.

SEVGİ DEYİNCE ORADA DURUN.

2 tane evlat babasıyım ben. tahsilinide, terbiyesinide, görgüsünüde gayet iyi almışlardır. 19 yıl onlarla sakat olarak ilgileniyorum. çocuk sevgiyle büyür.

hayal kurmanında bir yeri vardır, platonik aşkında.

gerçeklerle yaşayın, yada boş tesellilerle kendinizi avutun. beni ilgilendirmez.

YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN.

YA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL.

..............................mevlana
 
Gerceklerle yaşadığımız için burada yorum yazıyoruz zaten, ama sizin gerceklerinizle değil. :)
 
hayatta objektif olmak varken, sakat değilim diyerekten, kendi kendimi tatmin etmiyorum ben.
 
Yelpaze hah işte bir cümleyle özetlemişsin.Bravo.Atasözü olmalı bu sözün.İStediğin kadar yok say güneşin doğması kadar gerçek sakatlığımız sevin sevmeyin...
 
sadece bir soru sormak istiyorum peki anladım engellinizi sevmiyorsunuz tamam anladım. peki bu size ne kazandırıyor?
 
Aynı soruyu ben sorayım az değiştirip.Engelinizi sevmeniz size ne kazandıracak?
Sevmiyorum ben örneğin. Beni çok şeyden mahrum bıraktığı için. Gayet neşeli hayatla iç içeyim.Engelimi sevmem gerekmiyor mutlu olmam için.Gayet mutluyum.
Karınca bu başlığı açtığında şaşırdım.Mutlu olmak için engelini sevme şartı koymuş gibi görünüyor. Ama hayır ben sevmediğim halde gayet mutluyum.
Kendime göre başardıklarım bende kalsın.Engelim sayesinde başardım diyemem.Bunlar çabalarımın meyveleri.
 
o zaman seni tebrik etmek gerek..

yahu insan hayatı boyunca hemde 24 saat sevmediği bişeyle yaşayacak hemde çok mutlu olacak.. insan doğasına aykırı bu
 
Neden aykırı olsun ki? İnsan yaşadığı şeyleri , yaşamak zorunda olduğu şeyleri sevmek zorunda değil ki sevse sevmese mecbursa bir şeyle sevmeden de yaşamayı öğreniyor.
Heleki söz konusu sakatlık olunca...Bu başlık açıldığından beri düşünüyorum. Engelimin bana kattığı artılar neler diye düşün düşün bulamadım.Müzik dinleyemiyorum örneğin.Kalkıp aman şimdikiler saçma sapan sözler yazıyor. Sanat değil bu iyi ki sağırım. Yoksa saçma şeyler dinleyecektim diye dalga geçtiğimde oluyor lakin bu demek değildir ki sağırlığın bana kattığı pozitiflik...
Soruma cevap alamadım.Lütfen biri bana engelimi seviyorum çünkü.. diye gerçekçi bir sebep verebilir mi?
Mecburiyetten yaptıklarımız dışında...Mecburiyet derken biraz açayım.Ayağı olmayan birinin okumayı istemesi bunu bir şekilde başarması diyelim.Adamın ayağı yoktur bir şekilde okula gidip/götürülüp gelir/getirilir. Adamın ayağı olsa da okuyacak olmasa da okuyacak.Tekerlekli sandalye de gidip okuduysa bu engelinin sağladığı artı olarak gösterilmez.Azmin zaferi derim buna. Ayağı olsa top peşinde koşar derslere dikkat etmez okulu başarıyla bitirir derseniz kusura bakmayın yani saçma olur bu bahane.Çünkü başarmak isteyen başarıyor bir şekilde.
Nescafe arkadaşımız yazmış zaten .Ya engelimin benden götürdükleri... diyerek.
 
17 sayfadır yazıyoruz engellimizin bize kattıklarını.eğer bakış acının biraz daha dışından bakacak olursan rahatlıkla görebilirsin bunları..
insanın engelini sevmesi en azından 1-0 önde başlatır insanı yaşama.özgüven kazandırır,cesaret kazandırır iç huzur kazandırır,detaylara takılmamayı olanları olduğu gibi görmeyi kazandırır.gereksiz yere değişmeyecek bişeylere savaşmayı ve bu sayade gereksiz zaman kaybetmeyi önler..
10 yıldır engellilerle ve engeli olmayan insanlarla danışma yapıyorum ve gördüğüm şu.. insanları zorlayan şeyler fiziksel engeller yada ekonomik engeller değil.onları asıl yıpratanlar bakış açıları. birincisi toplumun bakışı ikincisi ve en can alıcı nokta kendilerine bakış açıları. danışmaya gelenlerin kendilerine bakış açılarını değiştirdiğimizde geriye kalanlar sadece detay. çünkü herşey insanda başlayıp yine insanda bitiyor
kafadan engelimi sevmiyorum şundan mahrumum bundan mahrumum diye olaya girenler ile saatler haftalar aylar hatta yıllarca uğraşıyoruz bu yönüyle uğraşmaktan şikayetimiz yok olamazda zaten fakat olayın bu yönünde değiliz biz fakat zaman çok kısa yaşanması gereken o kadar duygu, görülmesi gereken o kadar yer okunması gereken o kadar fazla kitap varken engelimi sevmiyorum gibi bir yere takılıp kalması herşeyden önce insan olarak üzüyor bizleri.diğer taraftan olaya evet engelliyim ve bu değişmeyecek peki bütün bu gerçeklerin içinde ben bundan sonrası için neler yapabilrim diyerek olaya başlayan biri ile çok daha az bir zaman dilimi için çok daha fazla yol katediyoruz. dolayısıyla burada yazdıklarınız insanların evlerine ulaşıyor zaten genel kanı olarak olumsuz bir algılama var yazılarınızla bu uçurumu derinleştirmeyin
 
17 sayfadır yazılıyor çiziliyor farkındayım bu kadar uzamasının sebebi en azından bana gerçekçi gelmedi ENGELİMİ SEVİYORUM sözü...Bir tek ben değilim bu düşüncede olan.Şaka yapılıyor sandım.Engelli olmakla bu şekilde başa çıkabiliyorlarsa ona diyecek sözüm olamaz. Engelimi seviyorum çünkü ateist olmadım engelim sayesinde demekte.
Engelliler kendi engelini sevme imkanı yoksa o zaman diğer insanlarda kendi sorunlarını sevme imkanı yok.
Engelini seven insan dışarı çıkar çünkü kendinde bir eksik hissetmez hissetse bile " Bu bana Allah'ımdan bir hediyedir" der.
Yukarıdaki alıntıda görüldüğü abuk sabuk gerekçelerle geldiniz.Engelini sevmeyenler dışarı çıkmıyor mu?
Beriki de çünkü kimse sizden bir şey beklemiyor demiş.
engelli olmak bana göre bi eksiklik değil, hayata 1 0 yenik başlamak hiç değil. aksine önde başlamak. görmüyomusunuz hayatın şartları o kadar ağrılı ki bence o acımasız hayatla boğuşmak yerine şuram ağrıyo diye köşene çekilmek bence daha keyifli.
Bunu diyen biri hayata 1-0 önden başlamış mı oluyor?
Engelli demek hasta demek değilse de engelli olmak arızadır. Yürüyememek ayağın görevini yerine getirememesidir.Bunu anlamayana diyecek söz bulamam ki.Kalkmış engelimi seviyorum diyor.Acaba sevgi nedir diye sorsam bana tanımlayabilir mi?
Aşagıda da yazdıkları şunlar:
Para harcamayı göz ardı ediceksen, sakatsan 2 metre uzağındaki suyu içemiyorsan, birini tutarsın o getirir verir, içirir. Parasıyla değil mi?

Yukarıda da alıntılamıştım bir daha alıntılıyorum:
En azından ailesi adidas marka top almadı diye kendi yerden yere atan bir çocuk olmadım çünkü zaten topa ihtiyacım yoktu :).
Oynayamayacağın topu istemek aklın alacağı iş değil ki.Marka tutkusu engelin yüzünden bastırılmış ta o yüzden engelini sevmiş izlenimi veriyor.
Diğer bir kişi de
Merak ediyorum sizin değiminizle sağlıklı yani sakat olmayan bir çocuğunuzun olmasını ve onu teröre kurban vermek ister miydiniz?
Üstü kapalı ölmektense engelli olmayı tercih ediyor. Kendi yemeğini yiyemeyip başkasına muhtaç olan kişi ve bakanların hayatları boyunca böyle olacağıma ölseydim/ölseydi diye içinden geçirdiği bir gerçek...Gene de yaşama tutunmuş ise engelini sevdiklerinden değil.Emin olun...
Bunları yazan kişinin deyim yerindeyse feleğin çemberinden geçmediği o kadar açık ki. Hayat yaşamak zorluk hakkında hiç fikri yok.Klavye başında yaşıyor.Ama herşey insanın iç dünyası değildir.Tavsiyem kimsenin yardımı olmaksızın yaşantısını üç gün idame etmeye çalışması.Yardımsız...
Tek biri az akla yatkın bir söz yazmış erken olgunlaştırdı diye. Bu söyleme kısmen katılmaktayım.Nedeni ise sakatlık ait olduğu insanı değil onun çevresini de bir nebze olgunlaştırıyor.

Diğer bahaneler inandırıcı gelmiyor bana.Demiş ki birisi görme engelli fotoğraf çekebilir.Doğrudur çekebilir ama çıkan resim Allah bilir neye benzer.
Sanat eseri olmayacağına bahse girebilirim. Hani söz yazsa bestelese, renkleri karıştırsa tablo yapsa neyse de fotoğraf çekmek...Bana kızanlar olacak adım gibi biliyorum 6 aylık bebeğe verin makineyi istemediğin kadarını çeker.Engelime rağmen başarıyorum derse sorun olmayacak. Bir kavram karmaşası içindesiniz.
''Engelli olmasaydım askere gidip şehit olacaktım.iyi ki engelliyim'' Böyle düşünemiyoruz üzgünüm...Son söz olarak sakatım ama sakatlığımı sevmiyorum onla yaşıyorum.Sakatlığımdan zevk almamı bekleyenin aklından şüphe ederim...Bir şekilde seveceksiniz diyorsanız eksik kalsın hayatımda zevk aldığım sevdiğim o kadar çok şey var ki sakatlığı sevmek şöyle kalsın...
 
Engelini sevmeyen herkes de, 17 sayfadır sevmediğini ancak buna rağmen çok işler başardığını, hayata hala pozitif bakabildiklerini, sosyal olduklarını vs vs. anlatıp duruyor da ne oluyor ? 17. sayfanın sonunda biri çıkıp engelinizi sevmeyerek takılıp kalmayın, şöyle başarılı olabilirsiniz, böyle de yapabilirsiniz şeklinde yön gösteriyor. Acaba birbirimizi anlamakta/anlatmakta güçlük mü çekiyoruz ?
 
buyucu. tamam büyüğümüzsün ama olmuyo yanii..
sen sevmeyebilirsin sana katılanlarda sevmeyebilir. ama ben seviyorum benim gibi sevenlerde var. niye sadece sevmeyenleri sayıyosun?
niye bişeye başlarken hep olumsuza bakıyosun?
kelimelere fazla takılıyosun onlar fi tarihte söylenmiş sebepler. kimse senden ataist olmadığın için sevmelisin demiyor ki? herkes düşüncesini söylüyor. aynı sebepleri senden beklemiyoruz neden bu kadar takıldın?
ha diyosan düşünme özgürlüğünüz yok düşündüğünüzü yazmayın amenna. ama düşüncelerimizi yargılayamazsın....

bu kadar insan hatalı da sadece sen mi doğrusun?
17. sayfaya geldik hala sevenlerin de olduğunu kabul etmemekte direniyosunuz.
hayatın yaşama şekli sadece senin gittiğin yol değil, kabul et artık.

haklsın dely; herkes kendi bildiğini doğru sayıyor. kimse kimsenin yaşama tercihlerine saygı duymuyor. gel uzlaşalım diyende yok zaten.
- misal ben anlamıyorum nasıl sevilir engel
- varmı itirazın?

burdan öteye gidemedik halaa :)

Bunu diyen biri hayata 1-0 önden başlamış mı oluyor?
Engelli demek hasta demek değilse de engelli olmak arızadır. Yürüyememek ayağın görevini yerine getirememesidir.Bunu anlamayana diyecek söz bulamam ki.Kalkmış engelimi seviyorum diyor.Acaba sevgi nedir diye sorsam bana tanımlayabilir mi?

o biri ben oluyorum kanımca. ben çok güzel tanımlarımda siz anlayabilirmisiniz o kısımda tereddütlerim var.
 
o zaman seni tebrik etmek gerek..

yahu insan hayatı boyunca hemde 24 saat sevmediği bişeyle yaşayacak hemde çok mutlu olacak.. insan doğasına aykırı bu

peki sevdiği birşeyleri hayat boyu hiç yapamayacaksa.

para kazanmayı bırakın. çimlerde koşamıyorsan. çiçek toplayamıyorsan. dağ sporu yapamıyorsan. rafting yapamıyorsan, sevişemiyorsan, asla çocuğun olmayacaksa, tuvalete gidemiyorsan. iyiki sakatım, bu halimi çok seviyorummu demeliyiz.

insan kendisiyle yüzleşebilmeli,

kendisiyle yüzleşen kişi, başarıya ulasır,

eksi'lerini, artı'larını bilmeyen kişiden nasıl başarı beklenirki.

insanların bir kapasitesi vardır.
yapacağı ve yapamayacakları diye.

engelli kişide, engeliyle nasıl yaşayabileceğini, nerede başarılı olabileceğini hesaplar ve yaşama sarılır. attığımız her adımda engelimizle yüzleşirken, onu yok saymak elbette bir yaşam tarzıdır. lakin,

KAYBETTİKLERİNİZİ BİLMEDEN, KAZANDIKLARINIZI BİLEMEZSİNİZ.
 
valla kim ne düşünürse düşünsün bizim açımızdan değişen bişey yok sizin engel dediğinize hastalık dediğinize hatta ve hatta sizin arıza gördüğünüze biz farklılık diyoruz.
sizin için sevmeme hoşlanmama olan bu durumu da seviyoruz mutluyuz.
hala ve hala anlamıyoruz saymıyoruz saçmalıyosunuz diyenlere diyorum. biz de yaşıyoruz buradayız ve seviyoruz
 
sevgili tılsım.

bu farklılık dediğinizi açabilirmisiniz lütfen, eksi ve artı yönleriyle
 
17 sayfadır yeterince açtığımızı düşünüyorum
 
Bende sevenlerin, sevmiyorum diyenlere kızmasını anlamıyorum, belki senin engelin bende olsa bende seveceğim:)
 
arkadaşlar, grip olsak hasta diye doktora gidiyoruzda. kolumuz bacağımız yok diye hasta (sakat)
değil farklı oluyoruz böyle bişey olabilirmi, ben anlamıyorum.
 
Kızmamızın nedeni, sevmeyenlerin tek engelinin bu sevgisizlik olması. Hayatın aslında öyle çok fazla alakası yok bedenle. İnsan olalım sevelim sevilelim diyoruz. Sevginin olmadığı yerlerde de kızıyoruz, ki onların kızmaları daha çok hakaret ve küçümseyiş dolu oluyor. :) Yani sevmiyorum diyenlerin.

Yani biz insanlara eksik, hasta, bozuk, çürük olmadığımızı, tıpkı onlar gibi insan olduğumuzu anlatıp toplum içerisinde saygı beklerken, fark edilmeyi beklerken, dikkate alınmak isterken, haklarımızın olmasını ve korunmasını isterken, tıpkı diğer insanlar gibi eğer gerekli şartlar sağlanırsa kimseye muhtaç olmadan yaşayabileceğimizi ispatlamaya çalışırken, bizim de yapabileceğimiz işlerin olduğunu anlatmaya çalışırken, bizi de işe almalarını isterken


burada kendi içimizde bazıları hala eksik,hasta,bozuk,çürük olduğunu zannediyor. Bu çok üzücü.
 
008 rocker bize kızmayın lütfen. biz sizdende fazla seviyoruz herşeyi. fakat ulaşamadıklarımızada içerliyoruz. bu insanca bir duygu değilmi sizce. ne haddimize sizi küçümsemekki. böyle alıyorsanız konuşamayızki.

biz onlar değiliz. aynı kaderi paylaşan insanlarız.
 
Yelpaze, ulaşamadıklarınız sakatlığınızla ilgili olmayabilir. Herkesin ulaşamadığı şeyler var. Her şeyi sakatlığınıza bağlamayın. Sizden daha ağır sakatlıklara sahip olup sizin ulaşamadıklarınıza, hatta sülalenizin ulaşamadıklarına ulaşanlar var :) İyi analiz etmek lazım bazı şeylerin nedenlerini. Her şeyi sakatlığa bağlamayın lütfen. Sahip olduğunuz sadece bir beden, ve beden insan olmanın bir koşulu değil. Çalışmanın, para kazanmanın da koşulu değil. Siz hiç koşarak zıplayarak genel müdürlük, bakanlık, millet vekiliği yapan birilerini gördünüz mü? En büyük işleri yapanlar, en iyi paraları kazananlar, en saygın insanlar genelde bedenlerini kullanmazlar. Onlar da bir bardak suyu kendileri almazlar. :) Ve çoğu oralara sadece yalakalık yaparak (yani bu da muhabbet dediğimiz kavramın içinde bir başlık) hiç iş yapmadan, sadece verilen emirleri yerine getirerek çıktılar. :) Bacaklarıyla, bedenleriyle iyi yerlere gelenler futbolcular, sporculardır. :) Ve sakat sporcular da var ki ben de onlardan biriyim :) Hatta onlar da sadece bedenleriyle bir yere gelmiyorlar. Yani iyi sporcu olmak için bile sosyal ve bilişsel özelliklerinizin iyi olması lazım. Bilgi,zeka,muhabbet vs. Sadece bedenlerini göstererek yarışan vücut geliştirme sporcuları bile zeki olmak zorunda çünkü programlarını iyi ayarlayamazlarsa ölüm riski taşıyorlar. :)
 
Eğer yerdeki bir poşeti alamıyorsan bu senin engelindir, ama poşeti alıyorsan fakat koyacak yer bulamıyorsan buda toplumun engelidir bana göre. Ancak yine bizlere mâl edilir. Bence bunun savaşını vermek gerekiyor diğer insanlar gibi yaşamak için.

Ayrıca farklılıksa bunun adı, e yine diğer insanlardan farklı muamelelere maruz kalırız...
-biz sakat değiliz, farklıyız sadece sizden
-ancak tıpkı sizin gibi yaşamak istiyoruz.
onlardan farklı olduğumuzu söyleyip nasıl onlar gibi yaşamayı istiyoruz...
 
Yani biz insanlara eksik, hasta, bozuk, çürük olmadığımızı, tıpkı onlar gibi insan olduğumuzu anlatıp toplum içerisinde saygı beklerken, fark edilmeyi beklerken, dikkate alınmak isterken, haklarımızın olmasını ve korunmasını isterken, tıpkı diğer insanlar gibi eğer gerekli şartlar sağlanırsa kimseye muhtaç olmadan yaşayabileceğimizi ispatlamaya çalışırken, bizim de yapabileceğimiz işlerin olduğunu anlatmaya çalışırken, bizi de işe almalarını isterken


burada kendi içimizde bazıları hala eksik,hasta,bozuk,çürük olduğunu zannediyor. Bu çok üzücü.


siz asla böyle birşey demediniz.
aksine hayata 1-0 önde başladık dediniz. iyiki engelliyim, tekrar doğsam sakat olmak isterdim dediniz.
fark edilmek farklı birşey, farklı olmak farklı birşeydir. sokağa çıktığımızda herkes eşittir. ama yaşam bizim için daha zor. hepsi bu. zor olan birşeyide sevmek tuhaf geliyor bana
farklıyım derken her konuda üstünlük iddia ediyorsun.
karşı oluşumuz bundandır.

bende farklı insanım. benim yaptığım işi çok az kişi yapabiliyor. ama sosyal hayatta, ailemle olan ilişkimde, o farklılığım yok oluyor.
 
Grip olunca vücuduna bi mikrop giriyor ondan hasta oluyorsun, kolun bacağın olmayınca farklı bir bedene sahip olmuş oluyorsun, kolun bacağın yapacağı işleri farklı şekillerde yapmayı öğreniyorsun ve zamanla hiçbir fark kalmıyor yaptığın işlerde. Farklı olan sen oluyorsun. :)

Farklı olmak demek, üstünlük taslamak demek değil. Dünyaya bir daha gelsem yine böyle gelmek isterdim, hatta öbür dünyada bile böyle olabilirim eğer Allah böyle layık görmüşse. Mükemmel çalışan milyonlarca hücrem, binlerce organım, dokum, kemiğim,kasım varken önce bunların hakkını vermek lazım çünkü sahip olduğumuz her şeyin hesabını vericez.

Her insanda farklı yetenekler ve farklı eksiklikler vardır. İşte bizi insan yapan özelliklerden biri de budur. Yani insanın öznel bir varlık olması. Bu yüzden kolu bacağı gözü kulağı olmayanlara veya olup da tam kapasiteyle çalışmayanlara "ENGELLİ" diye etiket takılması, yani insan dışında bir isim verilmesi, dışlanmasına sebep oluyor. Bu yüzden biz "ENGELLİ" değiliz sadece "İNSANIZ" dedim çünkü kimse mükemmel değildir. Kimse mükemmel değilse, herkesin sizin tabirinizle "engeli" vardır. Herkesin "engeli" varsa kimseye "engelli" demeye gerek yok. Ama bize diyorlar, bizi dışlıyorlar işte.

Ayrıca böyle yaşamanın da bir sürü güzel yanı var ve bunları da yazmaya çalıştım birkaç sayfa önce.


KKELEBEKK;
çünkü farklı olmamız yani sahip olduğumuz farklar bizi insanlıktan çıkartmıyor. Yerden poşet alman gerekiyorsa ve alamıyorsan, ya bunu yapabilmen için bir teknoloji geliştirilir, ya da başkası gelir alır senin için. İkisi de insanlığın yapması gereken hareketler, biri uzun vadede çözüm biri kısa vadede. Biz her zaman yeni teknolojilerin bu farklılıkları mümkün olduğunca azaltmaya çalışmasını istemeliyiz kimseye muhtaç olmamak için.

Biri gelip yardım ederse bu insanlığın sosyal yönünün gerçekleşmesi demektir. Yeni bir teknolojiyle sorunu uzun vadede çözdüğümüzde ise bu insanlığın bilişsel yönünün gerçekleşmesi demektir. Yani ikisi de insana dair davranışlar ve edimler. Biz sadece bunların hangisinin daha iyi olduğuna karar verip, bu yöndeki çalışmaları desteklemeli, yapabiliyorsak katkı sunmalıyız. Böylelikle aradaki farklar da daha az dezavantaj ortaya çıkartacaktır.
 
sevgili rocker.

inanın beni çok şaşırttınız.
 
Üst Alt