Güncel İçerik

Merhabalar

Engelli haklarına dair tüm içerikten üye olmaksızın yararlanabilirsiniz.

Soru sormak veya üyelere özel forumlarlardan ve özelliklerden yararlanabilmek içinse sitemize üye olmalısınız.

Teksan İnovatif Medikal: Engelliler, Engelli Çocuklar, Hasta ve Yaşlılar için emsalsiz ürünler

Engelimi Seviyorum Çünkü; Projesi

Keşke bu konu polemiğe dönüşmeseydi. Engelini seven hiç bir arkadaş engelinin ona farklılık kazandırdığını sölediğini hatırlamıyorum negatif anlamda .hepimizde 'engelimizi seviyoruz çünki' dedik ve nedenlerimizi anlattık.ben sevmiyorum diyenleri anlayabiliyorsam ,niçin benim sevmem abartı oluyor.abartı kelimesini anlayamıyorum.niçin insan sevmediği bişiyi seviyorum desin.demekki böle düşünüyor böle hissediyorum veya ediyoruz.bir arkadaş eksikliğini sevmek kibirden gibi bir laf etmiş(umarım yanlış anlamışımdır)çok alakasız bir laf.engelimi seviyorum evet kendimi bir bütün olarak görüyorum çünki polyolu bacağım benim bir parçam bana ait olan bişi ve bana ait olan bişiye saygı duyuyorum tıpkı bütün olarak kendime saygı duyduğum gibi.kendime saygım sevgim olmasaydı engelli olmasamda bedenimde sevmediğim illaki bişi bulurdum.bu kibirse evet ben kibirliyim.haaaa sen engelini sevmiyorsan bana ancak saygı duymak düşer seçimine.bu senin yaşamın.
 
sorun engelini sevip sevmemek değil sorun benim engelli çocuğum olsun yada şimdi düzelme imkanım olsa hayır derim diyenlerde bu mantığı anlayamadım doğrusu
 
Düzelme ne demektir? Biz bozuk muyuz? Ben bozuk olduğumuzu, veya verdiğim örneğin düzelmek anlamına geldiğini sanmıyorum. Önemli olan insan olmaktır, beden hayvanlarda da var çeşit çeşit beden hem daha güzel güçlü kabiliyetli hayvanlarda

Ben gayet düzgün olduğumu düşünüyorum demek istemiyorum. Ama düzgün degilsem de beni düzeltecek şey bir çift bacaktan çok bir dost bir kitap biraz da muhabbet olabilir
 
yanlış bir kelime kullandıysam özür dilerim ama bir tedavi şansı olsa geri çevirmezsiniz sanıyorum
 
Hasta ddeğiliz efendim. Farkliyiz sadece. Farklı olma çabasının gayet popüler olduğu bir dünyada orjinal farklarimiz var. Bu farkları doğru anlarsak, güzel yanlarını da görürüz. Böyle bir şansı niye reddedeyim?
 
bende size değil tedavi şansım olsa reddederdim diyen arkadaşa yazmıştım yoksa engeli ile barışık olanlara nasıl bir sözüm olabilrki
 
Bak ben doğuştan yürüyemiyorum. Şimdi bana 1 saniye sürecek bir amelliyat teklif etseler, 0 risk deseler yani hiç riski olmasa ve messi'nin bacaklarını vericez deseler. Gerçekten istemem. Dünyaya bir daha gelsem yine böyle gelmek isterim o derece seviyorum halimi

Bunu ben söyledim. Ama siz halen tedavi diyorsunuz. Tedavi hasta olanlar içindir. Biz hasta değiliz.

Yani aramızda başka hastalıkları olanlar vardır tabi ama engelli demek hasta demek değil. Hasta olmak başka, her insan hasta olabilir. Engelli olmak farklı olmak demektir. Tedavi edilecek bir şey değildir yürüyememek.

Siz hiç yemek yapamayan birinin tedavi edildiğini gördünüz mü?
 
o sadece söylemiş olduğu sözün arkasında duruyor yoksa hiç kimse kendine zarar gelmesini istemez. acı çekmek de istemez çektirmekte. ama ne var ki cenabı allah neyi taktir ettiyse o olur. bizlerde sadece şükreder ve şifayı ararız. her yerde. hepsi bu türkan hanım.
 
sarı kanarya 72;

işte yürüyememek de yemek yapamamak kadar basit bir olay.

Biz acı da çekmiyoruz, çektirmiyoruz da, kendimize zarar da getirmiyoruz, hasta da değiliz, şifa da aramıyoruz.
 
Engelli olmak farklı olmak demektir.
sağlıklı (sakat olmayan) bir insandan daha iyi olan farklı yünümüzü bize anlatsanızda, bizde bilsek iyi olmazmı.

afedersiniz, çok özür dilerim. cevap vermezseniz anlarım sizi.

hiç sorumluluk taşıdınızmı.

sıfırdan kendi işinizi kurup büyüttünüzmü.

büyümesiyle, eğitimiyle, % 100 ilgilendiğiniz birileri oldumu acaba.

yemek yapamazsan, gidip lokantada yersin.

sakat'san, 2 metre uzağındaki suyu içemezsiniz.


sakın yanlış anlama. bende tekerlekli sandalyedeyim.
 
Beni kişisel olarak tanımak isterseniz özel mesaj yazabilirsiniz.

Sakatsan yalnız olacağın anlamına gelmez, iyi düzenlenmiş bir ortamda 20 metre uzağındaki suyu da içersin. İçemeyecek kadar sakatsan başkaları içirir. Mesele insan olmak.

Sakat olmak farklı olmak demektir. Biraz eksik bir tanım olmuş. Aslında bu tam bir tanım değil. Sakat olmak birden fazla anlama gelebilir ve bu da anlamlarından biridir.

Güzel olan farklı yönlerimizden birini anlatmamı istemişsiniz birden fazla şey var tabi ki ama ilk etapta aklıma gelenleri yazıyorum; İnsanlar sizi tamamen zararsız olarak görür genelde, samimi davranır, kolayca tersleyemezler, istediğiniz gibi iletişim kurabilirsiniz, insanlar sizi anlamaya çalışır, sizin üzerinizden sakatları anlamaya çalışır, sakatlığa anlamlar yükler, algılama ve konuşma probleminiz yoksa rahatlıkla sırlarını dökebilecek kadar yakın görürler, ve sıkmazsanız hepsini hayatınızda tutabilirseniz, zor zamanlarınızda yardımınıza bir ordu dolusu insan koşabilir.

ayrıca yemek yapamazsan gidip lokantanda yiyemezsin çünkü para harcarsın. Çok paran olmalı bütün yemekleri lokantada yemek için.

Para harcamayı göz ardı ediceksen, sakatsan 2 metre uzağındaki suyu içemiyorsan, birini tutarsın o getirir verir, içirir. Parasıyla değil mi?
 
rockerhaktan

inanki bunların hiçbiri olmadı hayatımda, kimse sakat olduğumu bile ilk görüşte anlayamadı. sakatlıkla 36 yaşımda tanıştım. halen evliyim. 1 oğlum, birde kızım var. kızım üni. bitirdi. oğlumda yeni kazandı.

bulunduğum kasabada, işimde iyiyimdir.19 yıl aynı işi yapıyorum. bu gün yanımda 4 sağlıklı elemanım var.

ukelalık olmasa yaptığım işleride kişileride sayardım sana hepsinide çok iyi tanıdığına eminimdir. izmirli olduığun için söyleyeyim 1 tanesini, halikarnas diskonun sahne düzenini kimin yaptığını sorabilirsin. ve asla pazarlık payım yoktur.

her sakat ne cevherler taşır bilemezsin. sakatlar kazanmasınıda bilirler, sorumluluklarınıda. ama asla sakat olmak istemezlerdi.

merak ediyorum. alnının terini silerek hiç hiç para kazandınızmı acaba,


Düzelme ne demektir? Biz bozuk muyuz? Ben bozuk olduğumuzu, veya verdiğim örneğin düzelmek anlamına geldiğini sanmıyorum. Önemli olan insan olmaktır, beden hayvanlarda da var çeşit çeşit beden hem daha güzel güçlü kabiliyetli hayvanlarda

Ben gayet düzgün olduğumu düşünüyorum demek istemiyorum. Ama düzgün degilsem de beni düzeltecek şey bir çift bacaktan çok bir dost bir kitap biraz da muhabbet olabilir

bindiğimiz arabanın lastiği patlaksa, bozuktur. farı yanmıyorsa, bozuktur. böyle trafiğe çıkamayız. ceza yazarlar.

beden hayvanlarda'da varda, genelde sakat olan hayvanların, doğada yaşama şansı yoktur.

dostla, kitapla karın doymuyorki. bu muhabbetler, ev kiranı ödermi.
çocukların tahsilini ödermi. kasabı, manavı ödermi.

ama bacakların, hamallık yaparaktan. bunların hepsini karşılar.

Sakatsan yalnız olacağın anlamına gelmez, iyi düzenlenmiş bir ortamda 20 metre uzağındaki suyu da içersin. İçemeyecek kadar sakatsan başkaları içirir. Mesele insan olmak.
farzedelimki, ailem beni terketti.

iyi düzenlenmiş ortamımda yok.

başkalarına rica ettim, su içirdiler bana.
bu sakatlığı sevmelimiyim.

2 metre uzağındaki suyu içemiyorsan, birini tutarsın o getirir verir, içirir. Parasıyla değil mi?

sanırım buna sadece gülmek veya ağlamak lazım.

çok uzun zaman değil.
sakıp sabancı. özürlü kızı-oğlu için rehabilitasyon merkezi açtı. o kadar servete rağmen. çocuklarının bakımını için.

herkes sakıp sabancı değilki.

Güzel olan farklı yönlerimizden birini anlatmamı istemişsiniz birden fazla şey var tabi ki ama ilk etapta aklıma gelenleri yazıyorum; İnsanlar sizi tamamen zararsız olarak görür genelde, samimi davranır, kolayca tersleyemezler, istediğiniz gibi iletişim kurabilirsiniz, insanlar sizi anlamaya çalışır, sizin üzerinizden sakatları anlamaya çalışır, sakatlığa anlamlar yükler, algılama ve konuşma probleminiz yoksa rahatlıkla sırlarını dökebilecek kadar yakın görürler, ve sıkmazsanız hepsini hayatınızda tutabilirseniz, zor zamanlarınızda yardımınıza bir ordu dolusu insan koşabilir.
afedersinizde, bunlar güzel olan farklı yönlerimiz değilki. aksine, bu niyetle gelen kişi, sana saygısızlık yapıyordur.
 
Para harcamayı göz ardı ediceksen, sakatsan 2 metre uzağındaki suyu içemiyorsan, birini tutarsın o getirir verir, içirir. Parasıyla değil mi?
Ne kadar çocukça bir düşünce.Para olsa göz ardı etmeyecek birisi varmıdır bu dünyada.Her şey parasıyla. Ama baba parasıyla olmuyor bunlar.Gökten de yağmıyor para, ağaçta yetişmiyor...Herkesin babası o kadar zengin değil.Devletin verdiği üç kuruşla geçinmeye çabalayan var. Dilenen insanlar var.Sürüne sürüne.Birini tutmak için değilde kuru ekmek alabilmek için...Hadi benim elim ayağım tutuyor suyumu içebiliyorum.Suyunu içemeyen biri parayı nerede bulacak ki birini tutsun? Paramı basıyor? Affedersiniz tuvalette paramı yapıyor da birini tutması mümkün olsun?Bırakın iki metre uzaklığı eline versen bardağı ağzına götüremeyenler var.
birini her zaman bulamıyorsun.Kimse yaşantısını sana göre ayarlamıyor. O kişi anne bile olsa.Robot değil ya sonuçta oda bir insan.Kendi ihtiyaçları var, başka çocukları var ilgilenmek zorunda olduğu bir eşi var var oğlu var.Kısacası sakat dünyasında her şey toz pembe değil.Anne hastalansa bakalım o zaman ne oluyor?

Buna rağmende kimseye yük olmadan( Hiç bir anlamda ) yaşıyorum engelimi seviyorum diyorsan.Gerçekten helal olsun derim
 
008rockerhaktan;

Sen dünyada yaşayan son nesil polyannalardan biri olmasın. :cool: Fiyuuuv, ben böylesini de görmedim.
 
008rockerhaktan konuyu tekrar yola soktuğun için teşekkür ederim. Aynı sende benim gibi düşünüyorsun. Tüm samimiyetimle söylüyorum engelimi düzeltme şansım olsaydı reddederdim. Çünkü hayatımda ne varsa hepsini engelime borçluyum. Hayatımda zorluklar tabiki de oluyor bunu reddetmiyorum. Ama ben onları zorluk gibi görmüyorum ki. O zorluklar sayesinde tekamül ettim. En azından ailesi adidas marka top almadı diye kendi yerden yere atan bir çocuk olmadım çünkü zaten topa ihtiyacım yoktu :). Ya da çamaşır makinesi bozuldu diye intihar etmeyi düşünen bir insanda olmadım. Hiç sıkıntı çekmeyen insan büyüdüğü zaman karşısına çıkan en ufak bir engelde bunalımlara giriyor. Halbuki bizim adımız engelli yani çoğumuz çocuk yaştan engellerle karşı karşıya kaldık acı çeksek dahi büyüyünce onları engel olarak görmemeye başladık. Evet biz dışarıdan engelli gözüküyoruz ama içimizde hiç bir engelde sarsılmayan kişiliklerimiz var. Şimdi ben bu duruma engelime borçlu değil miyim? Tabikide engelime borçlu olduğum için engelimi de çok severim. Cennetin etrafı dikenlerle çevriliymiş. Yani sıkıntı çekmeden cennete giremiyorsunuz. Ayrıca engelliler olarak da biz fazla alınganlık yapıyoruz galiba. Herkesin elbette bir sorunu var ancak biz bunu şeklen yaşıyoruz. Tek fark bu. Afrikada yaşayan bir çocuğun bakışları ile batılı bir çocuğun bakışları aynı mı?

Engelli bir ablamız vardı etrafı her zaman kalabalık olurmuş, herkes çok severmiş onu. Sormuşlar "bizim elimiz ayağımız tutarken bizde kimse yok sen neden böylesin" diye. Engelli ablada şu cevabı vermiş. " Tatlı suyun başı kalabalık olur." Ne mutlu tatlı su olanlara.
 
:eek: borovaaa brovaaa tebrikler karincacigim:eek:
iyi diyosunda duymayan sagira kim laf anlatip ugrasacak dermisim:) ama biz bunuda becerikliligimizle asiyoruz insanlarin yardimina kosarken sagir degiliz bisz onlardan birsey istersek iste o zaman sagirizdir
sana universite egitimde buyuk basarilar dilerim butun kalbimle
keske diyorum psikoloji egitimini tercih ederek senin icin daha basarili olan konuya egilseydin sagirlara faydan olmaz bunu anlamissindir eminim ama diger insanlar icin bu kafayla cok basarili olacagini umuyorum
 
Türkan 34----evet yinede söylüyorum yeniden dünyaya gelsem yine bu şekilde engelimle şu anki ben olarak dünyaya gelmek isterim:)beni anlamanız olanaksız anlayabilmeniz için ben olmanız lazım
 
Karınca;
Ama ben onları zorluk gibi görmüyorum ki. O zorluklar sayesinde tekamül ettim. En azından ailesi adidas marka top almadı diye kendi yerden yere atan bir çocuk olmadım çünkü zaten topa ihtiyacım yoktu :). Ya da çamaşır makinesi bozuldu diye intihar etmeyi düşünen bir insanda olmadım. Hiç sıkıntı çekmeyen insan büyüdüğü zaman karşısına çıkan en ufak bir engelde bunalımlara giriyor

Kişiliğini engeline mi borçlusun? Adidas marka topu engelinden dolayı istemeyebilirsin bazı çocuklar gücü yetmeyeceğinden dolayı istemezler ki engelli olmayanlardır bunlar.zaten istemiş olsaydın sımarık bir çocuk olurdun.Ayağın yok ne yapacaksın topu diye azar işitirdin. İçlerinde ukde kalır.Sıkıntı çekmek engel ile oluyor. Yokluğu bilmeyen varlığı bilmez demişler. Yazdıkların durumu iyi olmayanlardan örnekler içeriyor. Bana engelinden haber ver.Sen yokluğu engelinle maskelemişsin. Dondurma almaya gücü yetmeyen bir çocuğun ''iyi ki paramız yok yoksa dondurma yerdim boğazım şişerdi ''demek gibi oluyor seninki.
Dini konuya gelince Kimin tevekkül edip etmediğini anca yaradan bilir.
Delal,
Sen gibi olmayız. Yeniden engelli olmayı istemen seni bağlar.Lakin iş çocuğu sakat bırakmaya gelince orada dur derler adama...
 
Engelli olmanın kazandırdıklarından bahsediliyor.Benim gibi sonradan engelli olup ta var olan herşeyini kaybedenler ne yapmalı? Şükrederek engelini mi sevmeli? Engelini kafaya takmadan,olabildiği ölçüde hayata dahil olmayı,hayatla barışık yaşamayı anlayabilirim ama '-engelimi seviyorum'-u, bir daha yaşasam yine engelim olsun isterim-i anlayamıyorum. Mazoşist misiniz siz? Kaç kez yaşayacağınızı sanıyorsunuz? Bir kez yaşayacağız madem neden bu halde yaşayalım? Bu sevilmez,mecburen katlanılır ve yaşanır. Bu anlayışla ahirette de engelli olmak istersiniz siz.
 
;)ahirette huri ve nurilerle uğraşacağımız için ,engele ayıracak zamanımızın olacağını sanmıyorum.;)
 
Lüks ve paralı bi hayat yaşayan bir kişiye; bundan sonra asgari ücretle gecekondu da yaşayacaksın ve bunu seveceksin derseniz size güler ve kabul etmez çünkü bu fikri SEVMEZ ama aynı kişi olurda iflas ederse gider o gecekondu da hatta daha kötü şartlarda kendi isteğiyle yaşamaya başlar çünkü bunu yapmaya MECBURDUR.
Sevmek ile mecburiyeti karıştırmayın lütfen.
 
_DELAL_;
o kadar yazıdan son cümlem mi kaldı aklında?:eek: Hem ben ahiret dedim,cennet demedim.Bunun zebanisi de var unutma.:)
 
Nescafe;

ahahahaa.. Nasıl da hemen cenneti garantilemiş.. :cool:

Aslında Limooni başından beri konuşulanları özetlemiş. Kısa ve öz olmuş. Tebrikler.
 
shukufe;
Estağfurullah ablacım benden daha iyi bilirsiniz ki tüm psikolojik sorunların temel nedeni kendini kınama, kendini yetersiz görme. Beethovende sağırdı Helen Kellerda(kör, sağır ve dilsiz)

buyucu;
Engel durumumu sormuşsunuz. Doğuştan spastiğim. Spastik demişken spastiklik hakkında da biraz bilgi vereyim. Spastiklik diğer engel gruplarında biraz farklıdır. Hatta çok değişik bir zevktir :). Kaslarınızın durumu hiç belli olmaz bugün çok rahat yürüyebilirken yarın adım atamıyor olabilirsin. Çocukluğum fizik tedavilerde geçti. Çünkü spastiklik çocukken tedavi edilmezse ileride tedavi edilmesi çok zorlanıyor. Tüm fizik tedavi sonuçlarında yüreyebiliyorum. Sonuçta şunu duymak istediniz galiba dışarıdan bakıldığında tekerlikli sandalyededen daha fazla farkediliyor :) (Dershaneye akülü arabayla gittim ikiside denediğim için söylüyorum) Verdiğim örneklerle konuyu daha iyi anlatmaya çalışıyorum. 18 yaşımda olduğum için gençlerin durumlarının ne kadar vahim olduğunu da görüyorum. Ne kadar mutsuz, sorunlu, dediğim dedik insanlar. En yakın 3 arkadaşımdan 2'si ateist oldu. 2'side mutsuz. Engelli olmasaydım evet bende onlar gibi olabilirdim. Ama engelli olmamak gibi bir ihtimal tabiki yok.Keşkeler, amalar, gereksiz kelimeler. Bunun için olurdum olmazdım tartışmasına girmeyelim. Hayatta negatiflere bakacaksanız çok negatif olay bulursunuz. Her olayın kesinlikle negatif yönü ve pozitif yönü var. Onu nasıl görmek istediğiniz size bağlı.

Nescafe;
Tekamül etmiş, olgunlaşmış isem engelli olsam ne fark eder engelli olmasam ne fark eder? Yeter ki tekamül edeyim olgunlaşayım. Koruk üzüm yanar tatlı bir üzüme dönüşür herkese tatlılık verir. Daha sonra ezilir şarap olur insanları mest eder. Daha da çile çeker en sonunda sirke olur tüm mikropları öldürür tüm insalığa yarar sağlar diye anlatmış Mevlana. Elmas ile kömürün elementleri birebir aynıdır. Ancak elmasın toprağın metrelerce altında pişip sıkıntıya girdikten sonra padişahlara taç olur. Diğer kömür ise sonuçta siyah kalır. Engelli insanın pişmesi daha kolay olduğunu söylemeye çalışıyorum. İsterse engelsiz olsun o insan yine evlat acısıyla, ayrılıklarla yine pişecektir. Engelli insanın avantajı daha çocukluğundan pişmeye başlıyor. 5 yaşındaki bir spastiğin gözüne bakın sonra 5 yaşındaki bir normalin? Büyük ihtimal farkı göreceksiniz.
 
deLy;
Herkes cenneti istiyor ama kimse ölmek istemiyor.:)
 
Karınca engel durumunu sormadım.Engelden haber ver derken engelli olduğun için kazandıklarını söyle dedim.Sen bunu engelin ne diye anladıysan yiyecek 40 fırın ekmeğin var daha...Pişmeye gelince hayat insanları bir şekilde pişiriyor emin ol. Düşüncen güzel mantık yürütmeni de beğeniyorum ama fikrin yanlış. Her şeyi engelinden biliyorsun.
Yada ben Allah'ın sevdiği kuluyum beni özel seçmiş ben özelim demek istiyorsan bilemem.
Her engelli inançlı olacak yada inançsız olacak diye bir şey yok.O aileden aldığı terbiye ile alakalı.Temeli sağlam olan bina misali...İnanç insanın içinden gelir terbiyeyle şekillenir.
İnanmak insanın fıtratında vardır.Eğitim ve terbiye ile ateist olursun yada inanan olursun.

Nescafe ölmeden cennete gidilmiyor mu? Sende her şeyi şarta bağlama.İçim karardı:p
 
Üst Alt