3 Şubat 2010 dışar da lapa lapa kar yağıyor,ayaz mı ayaz,
Mecbur kalmasa belki de kimse dışarı çıkmayacak kimbilir?
Sıcak kahvesini yudumlarken pencereden kar yağışını izlemek varken değil mi? Derken,
Sanki bu düşünce biran aklımdan geçmemişcesine,
Kara, kışa, soğuğa inat kendimi dışarıda buldum biran.
Engelli birinin bu havada dışarıda dalgın daldın bir şekilde ne işi olabilirdi ki,
Sorusuna akıl erdiremeyen bakışları gördüm o an ama aldırmadım…
Trafik karışıkmış kimin umrun da,görmedim geçtim…
Gözyaşlarım karla karıştı,ağladığımı kimse anlamadı…
Üstüm çok geçmeden karla kaplandı, ıslandım üşümedim… içimin acısı acımasızca yakıyordu üşüyemem ki…
Saatlerce koskoca şehirde bir ben varmışcasına dolaştım dolaştım dolaştım…
Sessiz haykırışlarım kulaklarımı tıkadı…
İçimin acısı, yüreğimin yangını hala geçmedi,hala geçmedi…
Eve geldim yatağında bıraktığım hasta anam,
Derdimi anlamışcasına hastalığına rağmen kalkmış iş yapmaya çalışıyordu.
Birkez daha içim acıdı,gözlerim doldu geldim anam dedim..
Diyemedim ki;gözyaşlarımı görmeyesin diye kaçtım…
Diyemedim ki; yüreğimin acısına yüreğinin dayanamaz…
Diyemedim ki; kıyamadığına kıydılar…
Biliyorum aylar geçti,günler geçti,mevsimler değişti…
Sana olan sevdam,hasretim,özlemim bir bende değişmedi gitti!!!
Yüreğimdeki ateş, içimdeki sızı dinmedi…
Beni unutmana,hayatından bir kalemde silmene rağmen.
Aklım bana inat seni unutturmadı…
Yüreğimden çıkarayım dedim,yüreyimde beni dinlemedi laf anlamadı…
Çevrem mutlu gördü,ağladığımı anlamadılar bile…
Destek veren bildiler, tek yanımın olmadığını hiç bilemediler…
Güçlü gördüler,yıkıldığımı asla hissetmediler…
Hayat bir oyun sahnesi derler sevgiceğim…
Evet ama ben bu hayatta anladım ki; rol üstüne rol almışım…
Sakın bu anlattıklarımı bir yok oluşun hikayesi olarak sanma…
Bu yaşadıklarım bana neler mi öğretti?
Seninleyken sevmeyi,sevdikçe güçlenmeyi öğretti…
Seninleyken içimde fırtınalar kopmasına rağmen susmayı öğretti…
Seninleyken sabırla beklemeyi öğretti…
Seninleyken sensizliği öğretti…
Seninleyken düşüncesizce üzerime yüklediğin o haksızlıkları bilerek sessizce taşımayı öğretti…
Seninleyken uykusuzluğu öğretti…
Seninleyken ağlamayı öğretti…
Seninleyken sana olan hasreti öğretti…
Seninleyken sana olan özlemi öğretti…
Seninleyken beni seveceğin günü beklemeyi öğretti…
Seninleyken sensizliği öğretti…
Ama ne var ki sevgiceğim,
İçimin acımasına rağmen kalbimi kırmana rağmen, kalbini kırmayı öğrenemedim…
Her şeye rağmen yüreğimden atmayı öğrenemedim…
Uykumda bile seni düşünememeyi öğrenemedim,
Senin beni bir kalemde silmene rağmen…
Biliyormusun sevgiceğim,
Seninle gittiğimiz o yerlere gidemedim
Çünkü hala sen varsın oralarda…
Meyilsu.
Mecbur kalmasa belki de kimse dışarı çıkmayacak kimbilir?
Sıcak kahvesini yudumlarken pencereden kar yağışını izlemek varken değil mi? Derken,
Sanki bu düşünce biran aklımdan geçmemişcesine,
Kara, kışa, soğuğa inat kendimi dışarıda buldum biran.
Engelli birinin bu havada dışarıda dalgın daldın bir şekilde ne işi olabilirdi ki,
Sorusuna akıl erdiremeyen bakışları gördüm o an ama aldırmadım…
Trafik karışıkmış kimin umrun da,görmedim geçtim…
Gözyaşlarım karla karıştı,ağladığımı kimse anlamadı…
Üstüm çok geçmeden karla kaplandı, ıslandım üşümedim… içimin acısı acımasızca yakıyordu üşüyemem ki…
Saatlerce koskoca şehirde bir ben varmışcasına dolaştım dolaştım dolaştım…
Sessiz haykırışlarım kulaklarımı tıkadı…
İçimin acısı, yüreğimin yangını hala geçmedi,hala geçmedi…
Eve geldim yatağında bıraktığım hasta anam,
Derdimi anlamışcasına hastalığına rağmen kalkmış iş yapmaya çalışıyordu.
Birkez daha içim acıdı,gözlerim doldu geldim anam dedim..
Diyemedim ki;gözyaşlarımı görmeyesin diye kaçtım…
Diyemedim ki; yüreğimin acısına yüreğinin dayanamaz…
Diyemedim ki; kıyamadığına kıydılar…
Biliyorum aylar geçti,günler geçti,mevsimler değişti…
Sana olan sevdam,hasretim,özlemim bir bende değişmedi gitti!!!
Yüreğimdeki ateş, içimdeki sızı dinmedi…
Beni unutmana,hayatından bir kalemde silmene rağmen.
Aklım bana inat seni unutturmadı…
Yüreğimden çıkarayım dedim,yüreyimde beni dinlemedi laf anlamadı…
Çevrem mutlu gördü,ağladığımı anlamadılar bile…
Destek veren bildiler, tek yanımın olmadığını hiç bilemediler…
Güçlü gördüler,yıkıldığımı asla hissetmediler…
Hayat bir oyun sahnesi derler sevgiceğim…
Evet ama ben bu hayatta anladım ki; rol üstüne rol almışım…
Sakın bu anlattıklarımı bir yok oluşun hikayesi olarak sanma…
Bu yaşadıklarım bana neler mi öğretti?
Seninleyken sevmeyi,sevdikçe güçlenmeyi öğretti…
Seninleyken içimde fırtınalar kopmasına rağmen susmayı öğretti…
Seninleyken sabırla beklemeyi öğretti…
Seninleyken sensizliği öğretti…
Seninleyken düşüncesizce üzerime yüklediğin o haksızlıkları bilerek sessizce taşımayı öğretti…
Seninleyken uykusuzluğu öğretti…
Seninleyken ağlamayı öğretti…
Seninleyken sana olan hasreti öğretti…
Seninleyken sana olan özlemi öğretti…
Seninleyken beni seveceğin günü beklemeyi öğretti…
Seninleyken sensizliği öğretti…
Ama ne var ki sevgiceğim,
İçimin acımasına rağmen kalbimi kırmana rağmen, kalbini kırmayı öğrenemedim…
Her şeye rağmen yüreğimden atmayı öğrenemedim…
Uykumda bile seni düşünememeyi öğrenemedim,
Senin beni bir kalemde silmene rağmen…
Biliyormusun sevgiceğim,
Seninle gittiğimiz o yerlere gidemedim
Çünkü hala sen varsın oralarda…
Meyilsu.
