@anonymous,
Zaten asker oldun mu ya havacı olacaksın ya da denizci.
Karacılar yontulmamış hödüktürler.
Havacılar biraz yontulmuşlardır.
Denizciler ise bembeyaz elbiseleri ile içlerinde en hödük olmayanlarıdır.
Rahmetli babam, ana tarafından dedem ve eniştem hepsi havacı subay ve astsubay idiler.
Hala oğlu denizci astsubayı, Enver Paşa’dan takdirname alan büyük dedem de karacı subayı.
Dayım ve üvey dedem da tank fabrikasında çalışan siviller idi. Yarı asker sayılırlar onlar da.
Oğlum da karacı subayı olmayı tercih etti. Havayı seçmesini istedik ama “işim garanti olsun” diyerek o karayı istedi. Ve küfür nedir bilmeyen oğlum şimdi küfürsüz konuşmaz oldu.
Gerçi erinden orgeneraline kadar askerlerin hemen hepsi küfürbazdırlar. Ağızlarından hiç eksik olmaz. Çocukluğun hep askeriye içinde geçtiği için bilirim o âlemi.
Ben de senin gibi asker veya doktor olmayı çok istemişimdir ama ayaktaki felç askerliği engelledi. Tıbbiyeyi de kazanamadık, direkten döndük.
Madem askerliği çok seviyorsun bir günlüğüne de olsa asker olabilirsin.
Ben bunu hokkabazlık olarak nitelendirirdim ama biz de hokkabaz olduk çıktık bir günlüğüne.
Oğlum evvelki sene, vazifeli olduğu tugaydaki sakatların bir günlüğüne asker olma programına katılmamı istemişti ama ben istemedim. Geçen sene ise ben istedim ve o şanlı üniformayı geçirdim sırtıma, kepimi de taktım. Hayatımın en güzel günlerinden biri oldu.
Bulunduğun yerdeki askerlik şubesine müracaat et. Seni bu programı düzenleyen en uygun, en müsait birliğe gönderiyorlar ve orada bir günlüğüne de olsa bu zevki tadıyorsun. Kısmetine havacı da olabilirsin, denizci de, karacı da, jandarma da. Donundan çorabına, palaskasından, yazlık ve kışlık elbisesine, atlet ve çorap ile postalına kadar her şeyini veriyorlar ve geri alınmıyor. Hatıra olarak saklar çocuklarına “asker kıyafetim” diye hava atarsın.
Bence kaçırma bu fırsatı ve kesinlikle çekinme. Öyle arkadaşlar katılıyorlar ki anlatamam sana. Vakit yakındır sanırım bir iki ay içinde başlarlar programa. Ben geçen sene Mayıs ayında katılmıştım.
Selametle.