Toplam 6 mesajın 1-6 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    alifatih1958 Avatarı

    Gerçek Adı
    Fatih
    Üyelik Tarihi
    03.01-2007
    Son Giriş
    08.04-2017
    Saat
    14:13
    Yaşadığı Yer
    İstanbul/B.Çekmece
    Mesaj
    412
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Ben o anımı hatırlamıyorum zira büyüklerimin dediklerine göre 10 aylıkken sobelemiş beni çocuk felci. Kendimi bildim bileli cihazım hiç eksik olmadı hayatımda, gölgem gibi ben nereye o da oraya. Çocukken tabii neden piyango bize çıktı sorusunu hepimiz gibi ben de sordum ama sakın çaktırmayın, gençlik yıllarımda asıl endişem evde kalma korkusu ve “evlenecek bir kız bulabilecek miyim” endişesi idi.
    Çocukken tabii diğer çocuklar dalga geçerlerdi ama inanın onların “topal” şeklindeki alay dolu sözlerine kızıp da ağladığımı hakikaten hatırlamıyorum.
    İyi bir okulda tahsil gördüm yatılı olarak ve bir gün bile bu okulda arkadaşlarım bana sakatlığımı hatırlatacak tek bir söz etmediler ve ben de okulun sonlarına doğru kafamdaki tüm ama tüm endişeleri silip atmıştım. Bu arada imkansızlıklarından imkan yaratarak beni okutan, zorlanmadan iş bulabilmem için yabancı dil öğrenmemi sağlayan anne ve babamı 40 kere sırtımda Hacca götürüp getirsem asla haklarını ödeyemem.
    Tabii sakatlığımı kafamdan silip atmamdaki asıl önemli husus şükür mekanizmasının bende gerçekten iyi gelişmiş olması. Her musibette bile bir güzellik ararım, her musibette bile bir hayır vardır derim. Kendimi böyle rahatlatırım. Düşünüyorum da böyle bir yapıya sahip olmasaydım sanırım bu dünya bana zindan olur idi.
    Sonra fakülte dönemi ile beraber çalışma hayatı aynı anda başladı. Fakültede de, 30 yıllık iş hayatımda da sakatlığım hiçbir zaman problem teşkil etmedi, bana bu konuda en ufak bir ima dahi olmadı, hakkım gasp edilmedi. Tabii bu esnada ben de kimseye kendimi ezdirmedim zira çalıştım, herkes bir çalışıyorsa ben iki çalıştım kimseye açık kapı bırakmadım, emekliliğimi istediğimde düşünün engellemek için her türlü numara yapıldı (sevdiklerinden emekli olmamı istemiyordu amirlerim) ama dinlemedim.
    Sonra evlilik işi geldi başıma. En korktuğum da hiç tanımadığım kızların evlerine gidip kızı görmek, çaktırmadan süzmek idi. Düşünebiliyor musunuz erkek için olduğu kadar hatta daha fazla stres kızda da mevcut. Tanımadığınız elin adamı geliyor anası ve babasıyla sizi yukardan aşağı süzüyor dakikalarca. Ama sakatlık olunca tabii bende bu sıkıntı daha fazla oluyordu ister istemez. Neyse onu da badiresiz atlattık ve ilk gittiğim evden kızı kaptım çıktım, Allah ikinci bir ev gezmesi nasip etmedi bana çok şükür. Hoş bir arkadaşım vardı ve bana “oğlum Fatih ne güzel işte evlere gidiyorsun değişik değişik çörekler börekler yiyorsun sonra da kızları süzüp süzüp iç geçirip çıkıyorsun evden, bundan güzeli olur mu, ben bundan sonra kriterimi değiştiriyorum çörekli börekli kız bakmaya gitmeyeceğim mutlaka yemekli olacak” diye takılıyordu bana.
    Ama iş bu kadar kolay değil, stresli bir şey haberiniz olsun. Tabii benim sadece bir ayağım sakat ve geziyorum tozuyorum hamdolsun. Ama buradaki bir çok arkadaşımın o anlarını okuyunca bendeki rahatsızlık devede kulak kalıyor. Onların yerine koyuyorum kendimi ve acaba diyorum o durumda şükür mekanizmam yine iyi çalışır mıydı? Sanırım çalışırdı sonucuna varıyorum uzun uzun düşündükten sonra.

    Naçizane olarak siz değerli kader arkadaşlarıma şunu önerebilirim: Şartlar ne olursa olsun, durumumuz ne olursa olsun her zaman kendinizden daha ağır durumdaki kader kurbanlarını düşünün, düşünün ki halinize şükür edin. Bunu yapmayı becerebildiğimiz takdirde inanın dünyada mutluluk neymiş bunu tatmamamız için hiçbir neden yok. Aksi halde her gün ızdırap içinde geçer. Bunu başarmak zor biliyorum ama başka çaremiz olmadığına göre denemeyenler bir de bu formülü deneseler ne kaybedecekler?
    Sonra bir başka husus kendinizi mutlaka yetiştirin, insanlar düşüncelerinizle, çalışkanlığınızla, efendiliğinizle hayran kalsınlar size. Ahmet veya Fatma tekerlekli sandalyesi veya bastonu ile hatırlanmak yerine kültürü, nezaketi, eğitimi, bilgisi, çalışkanlığı, mesleği ile hatırlansın. Sizi küçük görmeye çalışanları siz yukarıdaki veya benzer güzel meziyetleriniz ile mat edip susturun. İnanın böylesi çok ama çok keyifli oluyor.

    Herkese hürmetlerimi sunuyorum.

  2. #2
    Üye
    çalıkuşu Avatarı

    Gerçek Adı
    ARZU
    Üyelik Tarihi
    23.03-2008
    Son Giriş
    11.04-2017
    Saat
    17:33
    Yaşadığı Yer
    cennetten bi parça
    Mesaj
    383
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    fatih abi daha 1yaşında bile değilmiştin bununla büyümüşsün ne kadar zordur kimbilir.küçücük bi çocuk ve yanında onu gölge gibi takip eden bi cihaz......
    neyse ki hayata tutunmuş bi şükür örneği olmuşsunuz umarım bu düşünceleriniz hiç değişmez her üzüntüde şükredecek bi yer.bi hayır bulursunuz...

  3. #3
    Üye
    LME Avatarı

    Üyelik Tarihi
    21.07-2008
    Son Giriş
    21.02-2016
    Saat
    22:48
    Yaşadığı Yer
    AYDIN
    Mesaj
    89
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    öncelikle geçmiş olsun.ve ve ve en önemlisi pozitifliğine ve çalışkanlığına hayran kaldım.hamd olsun bende çokca şükredenlerdenim (inşALLAH).keşke bende senin kadar pozitif olmayı becerebilsem.ne mutlu sakatlığının arkasına sığınıp isyan etmeyene ve ne mutlu sakatlığına rağmen şükredene.bizler burada engelli olabiliriz önemli olan şükredip,sabredip bunu ahirette mükafata dönüştürebilmek.ALLAH'a emanet olun

  4. #4
    Üye
    SEZGİN ÖZGEN Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.11-2008
    Son Giriş
    06.02-2012
    Saat
    02:19
    Yaşadığı Yer
    düzce
    Mesaj
    8
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ALİFATİH ABİ yazınızı okurken işte dedim.tam bir osmanlı ecdadı.ailene saygını ve şükür konusundaki imanını canı gönülden tebrik ediyorum.allah cc.daim etsin.
    demişsinki; Şartlar ne olursa olsun, durumumuz ne olursa olsun her zaman kendinizden daha ağır durumdaki kader kurbanlarını düşünün, düşünün ki halinize şükür edin. Bunu yapmayı becerebildiğimiz takdirde inanın dünyada mutluluk neymiş bunu tatmamamız için hiçbir neden yok.
    size kısa bi anımı yazıcam.hastanedeyim,seri ameliyatlar ve doku nakilleri sonrası vücudum paramparça.6 yataklı koğuş ve benceset gibi yatıyorum.zira kıpırdamam yasak.yandaki yatağa bir çocuk yatıyor.ağlamaklı.makinaya elini kaptırmış.(tendon kesiği)patronu yanında ve güya teselli veriyor..oğlum şükret ya şu herif gibi olsaydın??o anki halimi sen düşün.
    abi yanlış anlama sakın!bence acımak karşındakini küçük,kendini üstün görmektir.bu yüzdende acımak allaha mahsustur.abi imla'm bozuk biraz eleştiri gibi oldu galiba.diyebileceğim;cenabı hak hepimizi senin gibi azimli ve dirayetli kılsın.allaha emanet olun.

  5. #5
    Üye
    gecemasalcisi Avatarı

    Gerçek Adı
    gül
    Üyelik Tarihi
    16.10-2007
    Son Giriş
    01.07-2016
    Saat
    11:50
    Yaşadığı Yer
    lâmekan
    Mesaj
    20
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    güzeldi...teşekürler paylaşımınız icin...ders alınasıydı gercekten..

  6. #6
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    14:53
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.874
    Alınan Beğeniler
    935
    Verilen Beğeniler
    1.230

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Şükretmek, şükretmek için kendimden daha zor durumda olan insanlara bakmak bana çok çok ters.
    Yaşam deneyiminizi paylaştığınız için teşekkürler.
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...