Toplam 7 mesajın 1-7 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    hakan oktaşlı Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.06-2008
    Son Giriş
    22.01-2013
    Saat
    02:56
    Yaşadığı Yer
    Lüleburgaz
    Mesaj
    46
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Engelli her zaman engellidir.Hayata bir adım geriden başlamayı eminim ki hiç kimse istemediği gibi hiçbir Anne baba da engelli bir çocuk büyütmek istemez.Engellinin önündeki engelleri bana göre üç ana başlık altında toplamak mümkün olabilir.Birincisi hayatının büyük bölümünde taşımakla yükümlü olduğu bireysel engel diye nitelendirdiğim ve belki de en önemli engel olarak gösterilen engeli.Birey bu engelini ister istemez her zemine, her platforma taşımak zorunda.Tabi bu engeliyle barışık yaşamayı diğer bir deyişle hayata pozitif bakanlar için bu engel olmaktan çıkmakta ve bireyin toplumla bütünleşmesi, topluma katılımı için sağlam etkili adımlar atılmasını sağlamaktadır…İşte bu noktada karşımıza aile içi iletişim çıkmaktadır. ANNE-BABA-BİREY üçlüsü arasındaki iletişim köprüsünün sağlanması, ailede alınması gereken ancak iletişim eksikliğinden dolayı sokakta alınan eğitim ve terbiyenin birey üzerindeki olumsuz yansımaların ruhsal anlamda açığa çıkmasına sebep olmakta, Gelişim ve ifade gücünü kısıtlamaktadır.Ailevi sorunları aşan birey toplumsal problemleri çözme yolunda hızla aşama kaydetecektir.Engelli birey öncelikle topluma kendisini deşifre etmelidir Bunların haricinde Gerek trafik gerekse mimari engeller diye tabir ettiğimiz engelleri sayabilirim.Tabi bunların öncesinde bireyin gerek ekonomik gerekse sosyal anlamda özgürlüğünün varlığı da çok önemlidir.Engelli bir bireyin asansörü olmayan çok katlı bir binaya basit bir belge için girmeye çalıştığını ve bu yolda karşısına çıkarılan bir yığın engeli gözünüzün önüne getirin.İşte bireyin yaşadığı bu sıkıntı ve engeller hareket özgürlüğünü buna bağlı olarak bireysel özgürlüklerin, sosyal yaşamın kısıtlanması ve engelli bireyin kendisini toplumdan soyutlayıp içdünyasına çekmesine neden olan adımları atmasına sebep olur. Bunlar bir zincirin halkaları gibi birbirini izlemektedir.

  2. #2
    Üye
    hakan oktaşlı Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.06-2008
    Son Giriş
    22.01-2013
    Saat
    02:56
    Yaşadığı Yer
    Lüleburgaz
    Mesaj
    46
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    - İnsanlar uğruna şavaş vermediği düşünceleri bırakın ileriye götürmeyi hiçbir şekilde değiştiremezler.İşte yaşamakta olduğumuz toplum içerisinde bizler toplumun asil unsurları olan engelli kesimin, sorunlarının ve problemlerinin çözümü gecikiyor ise ortada, ciddi yanlışlıklar vardır.Kendimizi topluma kabullendiremeyen ve anlatamayan biz engelliler, sorun ve problemlerimize sahiplenmek bir yana çözüm bulamıyorsak bir başka deyişle, çözümün bir parçası değil de sorunun bir parçası olmaktan yana taraf oluyorsak sokaktaki adamın gelipte bizlerin istek,talep ve şikayetlerine çözüm aramasını beklemek iyimserlik değil hayalcilik olur.. TİK’nun verileri TÜRKİYE nüfusunun %12,9 unun engelli olduğunu gösteriyor.Ama herne hikmetse bu oran LÜLEBURGAZ nufusuna yansımamaktadır.Yani kimine göre 100 bin, kimine göre 120 bin kişinin yaşadığı L.BURGAZ sokaklarında üç-beş engellinin yaşadığını görmekteyiz.Ama gelin görün ki devletimizin vermekte olduğu 2022 no’lu engelli maaşı olsun gerekse engellilere ödenen bakım parası olsun bunların ödendiği günlerde LÜLEBURGAZ engellisinin LÜLEBURGAZ sokaklarında tabiri caizse arzı-endam etmeleri düşündürücü olmakla birlikte şaşılacak bir olaydır.2002 kasımında hayata başlayan ve bugün maalesef 200’ü aşkın üyesini barındıran(maalesef diyorum çünkü kağıt üzerinde görünen bu 200’ü aşkın üyelerin 3-5 üyenin dışında LED binasıyla bırakın teması binanın kapısını bile çalmamakta ve fikir bazında bir paylaşımın önünü tıkanmasına sebebiyet vermektedir.). tabii LED tarafından ihtiyaç sahiplerine her ay dağıtılan maddi yardımlarda yüzlerini gördüğümüzü inkar etmemiz doğru olmasa gerek..Engellinin adaptasyonu konusunda ailenin de engellisini toplumdan soyutlar bir yaklaşım içerisine girmesi engelli bireyin toplumla bütünleşmesinin önünü tıkamaktadır…Kendimle baş başa kaldığım zaman şöyle bir özeleştiri geliyor aklıma;Bizim bir başka deyişle LED’in yaptığı iş şu;MÜSLÜMAN MAHALLESİNDE SALYANGOZ SATMAK… İşte bu problemler engelli bireyi hızla insanlardan,dolayısıyla toplumdan uzaklaştırdığı gibi yeni yeni sorunların da gelişiminin önünü açmaktadır ve hatta bireysel özgürlüklerinin elinden alınmasına kadar gitmektedir…ulaşım hakkının alınması,Eğitim hakkının,sağlık hakkının,seyahat hakkının,alışveriş hakkının elinden alınması vs

  3. #3
    Üye
    hakan oktaşlı Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.06-2008
    Son Giriş
    22.01-2013
    Saat
    02:56
    Yaşadığı Yer
    Lüleburgaz
    Mesaj
    46
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    -Bir engelliyi tanımak ve onun sorunların dile getirmek yolun yarısıdır bunun yolu da eğitimdir…toplumda engelliye acıma hissiyle yaklaşılır.acıma duygusu da bir yere kadardır. Fark etmek, yollun yarısıdır. Engellilik sizin kendinizi geliştirmenize ve toplumsal hayatın her alanında boy göstermenize mani değildir.Yeter ki hayatta girişimci mücadeleci tutumunuzu elinizden bırakmayın.iyimserliğinizi elden bırakmayın Engelli ailelerin de engellerin topluma katılımları konusunda maddi-manevi her türlü desteği esirgememeleri, sizin özgüveninizin oluşması ve gelişmesinde önemli bir rol oynayacaktır.
    Yine engellilere bu konuda hizmet veren sivil toplum örgütlerinin de daha sistematik,daha bilimsel,daha modern ve daha akılcı metodlar geliştirmeleri herkesin faydasına olacaktır.Hakkını bilmeyen hak iddia edemez.siz haklarınıza en önemlisi görev ve sorumluluklarınıza derneğinize sahip çıkmazsanız dışardan birilerinin sizin problemlerinizi sahiplenmesini bekleyemezsiniz.İçdünyasına kapanan kişi hayata karamsar bakar.Tabiri caizse yaşayan bir ölü konumundadır.
    Her işin üstesinden gelecek gücünuz ve sabrınız var.Ama risk almaktan çekinirseniz hayatta önünüze çıkan fırsatları degerlendiremezsiniz.Ve hayata borçlusunuz demektir.
    UNUTMAYIN; EN UZUN YOLLAR KÜÇÜK ADIMLARLA BAŞLAR.

  4. #4
    Üye
    hakan oktaşlı Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.06-2008
    Son Giriş
    22.01-2013
    Saat
    02:56
    Yaşadığı Yer
    Lüleburgaz
    Mesaj
    46
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    İşte zincirleri kırmanın ilk belki de en büyük adımı:KENDİMİZİ EĞİTMEK VE GELİŞTİRMEK...Bu yolla hayattaki engellere daha kolay göğüs gerne fırsatı doğacaktır... :) :) :) :) :) :) :) :) :)

  5. #5
    Üye
    hakan oktaşlı Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.06-2008
    Son Giriş
    22.01-2013
    Saat
    02:56
    Yaşadığı Yer
    Lüleburgaz
    Mesaj
    46
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Günümüz Türkiye’sinde engellilerin toplumla bütünleşme yönünde yoğun sorunlar içinde yasadıkları bilinmektedir. Sorunu adlandırmadan başlayan ve yaşamın pek çok alanına yayılan bu sorunlar, engelli bireylerin içinde yaşadıkları toplumla işlevsel bir bütünlük içinde yaşamalarını güçleştirmektedir. Sürekli sorunlarla boğuşan, onlara anlamlı çözümler üretemeyen bireyler, kendilerini mutsuz hissedeceklerdir. Bu da temel bir insan hakki olan bireyin kendisini gerçekleştirme hakkini ortadan kaldıran düşük yasam kalitesi demektir.

    -yoksulluk:-eğitim:-ulaşım, fiziksel çevre ve konut:-rehabilitasyon,-Engellinin aile yaşamı ve özel yaşamı:-istihdam sorunu engelli bireyin toplumla kaynaşmasının önündeki engeller olarak sıralayabiliriz…
    Burada bunu belirtmeden geçemeyeceğim.Engellilerin çalışması yönünde toplumdaki yargıları giderici çalışmaların ve engellilerin istihdamı konusunda kamu ve özel sektör sorumluluğu özellikle vurgulanmaktadır…

  6. #6
    Üye
    hakan oktaşlı Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.06-2008
    Son Giriş
    22.01-2013
    Saat
    02:56
    Yaşadığı Yer
    Lüleburgaz
    Mesaj
    46
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    - Eğitim hakkı, Milli Eğitim Bakanlığının resmi rakamlarına göre, Türkiye'de eğitim çağında 1 milyon 100 bin engelli var ama bunların sadece 132 bin 750'sinin eğitim alabilmektedir. Sağlıklı yaşama hakkı,sosyal yaşamdaki destek gereksinimi,Yaşadığı ayrımcılığın önlenmesi gereksinimi ve istihdam gereksinimi Yani, çalışma hayatının içerisinde olması gibi…

  7. #7
    Üye
    hakan oktaşlı Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.06-2008
    Son Giriş
    22.01-2013
    Saat
    02:56
    Yaşadığı Yer
    Lüleburgaz
    Mesaj
    46
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    UNUTMAYIN;ÜÇ ÇEŞİT İNSAN VARDIR; PARA SEVEN, ÜN SEVEN,
    BİLGİ SEVEN...
    İnsan oğlu varlığında itibaren içerisinde sayısız nimetlerinden faydalandığı, nefes alıp verdiği doğayı gelecek nesillere daha yaşanılır bir halde bırakmak yerine bencilce ve hızla kontrolsüz bir biçimde tüketerek bugüne gelmiş ve adeta bugünkü mevcut çevre sorunlarının hazırlayıcısı konumuna yönelmiştir.
    insanoğlunun nefes alıp verdiği diğer bir deyişle yaşadığı doğaya en büyük zararı insanoğlunun verdiği açıktır.Kaldı ki alacağı tedbirlerle doğaya verilen bu zararları en alt seviyede tutmak yine insanoğlunun elinde şimdilik. Şimdilik diyorum, çünkü duyarsızlık vurdum duymazlıktan kaynaklanan ve her geçen gün içinden çıkılmaz bir bilinmeyenin içerisine sürüklenen doğaya karşı üstümüze düşen sorumlulukları yerine getirmek bile yetmeyebilir.Sanayileşme uğruna yeşil alanların yerini bina ve fabrikaların boy göstermesi insan yaşamının varlığına verilen önemin bir kanıtı değil mi?Bu konuda Bireysel olarak alınan önlemlerden çok kitlesel olarak alınacak tedbirlerin etkinliği tartışılmaz bir gerçektir.İstatistiklere göre; Dünya üzerinde insanoğlunun toprağı amacının dışında kullanması yani yanlış müdahalesi sonucu da diyebiliriz bugün itibariyle 48.3 milyon kilometre kare alan çölleşmeye bırakılmıştır.(Doğal olarak var olan çöller hariç)Ve günlük hayatımızdaki kullandığımız boş sandığımız pillerin gelişigüzel bir şekilde sokağa,toprağa bırakılması atılması demek 2 metrekare tarım toprağının kullanılamaması anlamına karşılık gelmektedir.10 Gram kurşunun doğaya bırakılması demek 5 milyon metreküp havanın kirlenmesi demek ve bu kirli havanın da en değerli varlıklarımız;çocuklarımızın soluması demek.İnsanoğlunun doğayı yanlış ve gelişigüzel bir şekilde kullanması sonucu oluşan ve adına küresel ısınma dediğimiz iklim değişikliklerinin yaşanmasının en önemli sonucudur.Traşolurken, diş fırçalarken, bulaşık yıkarken, çamaşır yıkarken vb....boşa akıttığımız, hele hele su sıkıntısının çekildiği bu zamanda bunları düşünmek ve tedbirlerini biran önce almak her insanın görevi aynı zamanda da insanlığın yararına olacaktır.İşte Bu sorunlar yumağı insanlığın ortak(evrensel) sorunudur.insanlar çözüm üretmekten çok hızla sanayileşmeye önem verdiklerinden olsa gerek bu sorunların konuşulup konuşulup yeterli derecede tedbir ve önlemler dizisinin insanların daha fazla para kazanma hırsı yüzünden göz ardı edilmesi doğal bir sonuçmuş gibi görülmektedir.
    İşte yarına umutla bakmak için, çocuklarımıza daha yaşanılır bir çevre bırakmak için,en önemlisi geleceği düşünerek gelecek korkusu yaşamamak için nasıl bir çevre istememiz konusunda uygulanabilir adımları atmak doğaya ve insanlığa yapılacak en büyük adımdır.BİRAZ DAHA GEÇ OLMADAN.