Sayfa 3 / 3 İlkİlk 123
Toplam 32 mesajın 31-32 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #31
    Üye
    spastik Avatarı

    Gerçek Adı
    Oğuz
    Üyelik Tarihi
    15.09-2005
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    01:36
    Yaşadığı Yer
    samsun
    Mesaj
    468
    Alınan Beğeniler
    106
    Verilen Beğeniler
    24

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    HJAYIR AMA UMUTSUZ OLMAYIN ÖZELLİKLE SİZİN YAŞINIZDAKİLER BÖYLE DEMEMELİ DÜŞÜNSENİZE SON 40 yılda gözle görülür olumlu anlamda ne değişti ülkede toplumsal veya ekonomik bi devrim yapamadık tplumu dönüştüremiyoruz atak yapamıyoruz. demekki kendi başımıza yapamıyoruz. iç dinamikleri kullanamıyoruz yada böyle bir iç dinamiğimiz yok bi şekilde olmuyoor yani . Bu acıdan AB DAHA ÖNCEDE yazdığım gibi bi lokomotif görevi görecek bir anlamda içsel patlamayı sağlacak. tabi bu kolay olmayacak hepimiz değişeceğiz ama hepimiz buna razı olmalıyız herşeyin olduğu gibi medeniyetinde ağır bi bedeli var ama sonunda elbette önemli kazanımlar sağlıyacağız. buna inanıyorum SAYGILAR

  2. #32
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Ben kendimi bildim bileli; Türkiye olarak, AB’nin kapısındayız.. Küçüklüğümde adı “Ortak Pazar”dı. “Onlar Ortak, Biz Pazar” diye bir slogan dahi vardı. Sonra AET oldu adı. Beğenmediler AT oldu. Kısa bir süre sonra AB yaptılar. İsmi değiştikçe niteliği de değişti mi? Bu konuda işin uzmanları daha iyi cevap verebilirler ama bence pek değişmedi! Çünkü; nitelik, öyle kolay kolay değişmez!

    Diyorsun ki; “Demek ki kendi başımıza yapamıyoruz”. Bir başka başlıkta şöyle yazmıştım “Yıllardan beri beceremedikleri işleri AB’ye havale etmeye uğraşıyorlar. Onlar da karşılığında bir şeyler istiyorlar tabii.” Bunun adına “bedel” ya da “sancılı süreç” diyoruz. Bu, işin “elle tutulur, gözle görülür” yani “maddi” yanı. Bir de kolay kolay kaldıramayacağımız, süreç aşamasında her aşamada engel olarak karşımıza çıkacak “elle tutulup, gözle görülmeyen” bazı özelliklerimiz var. Bunlardan biri; “bezirgân zihniyeti” ya da günümüz Türkçesiyle “tüccar anlayışı” diğeri de “küçük esnaf zihniyeti”dir.

    Bunları kısaca açmaya çalışayım: Tüccar, üretimle uğraşmaz. “Başkası üretsin, ben alıp satayım” diye bakar. Küçük esnaf da; bulunduğu çevrede kendine rakip olacak kişi istemez. Zamanı geldiğinde kardeşine bile düşman olur, bu anlayışıyla. İşte Avrupalı, tarihleri boyunca, bu anlayışlarla karşılaşmadı ya da kaldırdı attı. Böyle şeylere tamamen yabancı. Bu anlayışları kendi içine almamak için mücadele verecektir. Kim kazanır dersin? :wink:




Sayfa 3 / 3 İlkİlk 123