Sayfa 3 / 4 İlkİlk 1234 SonSon
Toplam 52 mesajın 31-45 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #31
    Üye
    YÖRÜKOGLU Avatarı

    Gerçek Adı
    YÖRÜKOĞLU
    Üyelik Tarihi
    31.12-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    DORTMUND--DEUTSCHLAND
    Mesaj
    2.081
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    ben neden ayrılayımm tabi o benı bırakmaz sa yarım bir insan oldugum için ))

  2. #32
    Üye
    bayke Avatarı

    Gerçek Adı
    Kemal
    Üyelik Tarihi
    06.04-2005
    Son Giriş
    07.02-2009
    Saat
    15:10
    Yaşadığı Yer
    İSTANBUL/Beykoz
    Mesaj
    756
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ah semranımcım beni bir tek sen anlıyorsun
    sen de yanlış anlıyorsun. tabii ki engelli arkadaşlarımızın
    evlenmelerine kesinlikle itirazım olamaz. ve hatta keşke sitede
    bu eşleşmeleri sağlayabilecek bi bölüm olsa.
    konun özü; sağlıklı iki birey evleniyorlar. daha sonra içlerinden biri
    sürekli bakıma ihtiyaç duyacak şekilde sakatlanıyor. bu durumda doğru tavır nedir? soru bu.
    uzun süren rehabilitasyon ve hastane yaşamımda bunun canlı örneklerini gördüm.
    damat, düğün günü atılan bi tabancadan seken kurşunla felç olmuş.
    nikah kıyılmış ama gerdek yok.
    oğlan çuvalla başlık parası ödedim bırakmam da bırakmam der.
    kız tarafı nikah geçersiz artık
    ömür boyu ona mı bakacak benim gül gibi yavrum der.
    ziyaret saatlerinde iki taraf arasında kıyamet kopar sandalyeler havada uçuşurdu.

    kadın yaşı kırklarda olan emekli bi öğretmenle evlenmiş. adam trafik kazasında felç olmuş.
    kadın 35 inde ve ilk evliliği.
    odada gelip anama ağlardı. bu yaşa kadar armudun sapı üzümün çöpü dedim.
    yaşım geçiyordu sırf çocuk istediğimden evlendim.
    ..ama şimdi bak..!
    boşanamıyor. çünkü aile ve çevre baskısı var.
    sevgi aşk, sadakat,bağlılık bunlar güzel şeyler tabii.
    ama görücü usulüyle evlenmişsin. veya evde kalma ya da yalnızlık korkusuyla,
    ne biliim..evdeki abi, baba, anne baskısından kurtulmak için he demişsin evliliğe.
    sevgi aşk, sadakat,bağlılık yok yani. ya da sevgiyi aşkı zaman içinde tüketmişsin.
    nolcak şimci?
    napcaz şimci?
    ben; delikanlı adam, alır eşini karşısına -arada aşk dahi olsa- konuşur,
    boşanmazsa bile boşanmayı ciddi bir alternatif olarak eşine sunar diyorum.

    bi de o çocukla olan anımı anlatayım. kurşun boynuna girmiş, eller parmaklar çok zayıf.
    sandoz firması parmakları güçlendirmeye yarayan sünger bi top yapmış,
    küçük bi portakal büyüklüğünde. aynı ilaç gibi ambalajlamış, üzerinde sandoz yazıyor.
    hemşire günlük ilaçlarla beraber onu da hastaya verdi ve gitti.
    delikkanlı seslendi arkasından
    - hemşeri abla bu nolcak ? (hemşire demeye alışamamıştı)
    hemşeri abla da gülerek yutacaksın demişti.
    refakatçisi olacak kardeşinin o sünger topu abisine yutturmaya çalışması görülecek manzaraydı
    biz mi? biz de akıl veriyorduk tabii. vazalinle..süngere zeytin yağı emdir, küçük parçalara böl öyle dene diye

  3. #33
    Üye
    semra çetindağ Avatarı

    Gerçek Adı
    Semra
    Üyelik Tarihi
    01.02-2005
    Son Giriş
    06.09-2012
    Saat
    00:17
    Yaşadığı Yer
    İzmir
    Mesaj
    188
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bayke aslında az önceki yazı ile baktım, yok yaw haklısın ,sevmek özgür bırakmaktır demiş bi adamın biri anımsamıyorum şimdi,haklısın ama hala her şeyinle seni kabullenen seven insanlardan kaçmanın anlamsız olduğunu düşünüyorum, oradada ben haklıyım bitmez bu tartışma :lol:

  4. #34
    Üye
    talip Avatarı

    Üyelik Tarihi
    26.12-2007
    Son Giriş
    25.02-2016
    Saat
    10:11
    Yaşadığı Yer
    MERSİN
    Mesaj
    74
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    valla ben ona dahada sarılırdım yanı baglanırdım

  5. #35
    Üye
    Yurdagül Avatarı

    Üyelik Tarihi
    18.11-2007
    Son Giriş
    18.10-2009
    Saat
    01:49
    Mesaj
    32
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    bayke yaşama dair anı düşünce ve duygularınız vs.. yazılarınızda genel olarak, takip ettiğim kadarıyla çok doğru tespitleriniz, görüşleriniz var.. bazen yazılarınızı okurken çok gülüyorum.. (gerçekçi bakışınız.. yaşamı ti ye alan bir tavrınız var..)

    açıklamamı yapayımda yanlış anlamaya mahal vermeyeyim

    ama bu konudaki düşüncelerinize katılmıyorum.. daha doğrusu bu konuda istisnalar kaideyi bozmaz da demeyeceğim.. çünkü bu olay kişiden kişiye değişecek bir cevaba sahip..
    Hıncal hemşerime de katılmıyorum..
    Annemin başına bu olay iki kere geldi ve ikisinde de boşanma olayını aklına bile getirmedi..

  6. #36
    Üye
    bayke Avatarı

    Gerçek Adı
    Kemal
    Üyelik Tarihi
    06.04-2005
    Son Giriş
    07.02-2009
    Saat
    15:10
    Yaşadığı Yer
    İSTANBUL/Beykoz
    Mesaj
    756
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    sevgili yurdagül bu konuda benimle aynı fikirde olmayan "çiftlerin"
    çok olması kadar beni memnun eden bir şey olamaz.
    ama evliliği oluşturan şartlar değiştiğinde tarafların karşılıklı oturarak
    bir durum değerlendirmesi yapması ve "tamam mı devam mı" kararını vermesinde fayda vardır diye düşünüyorum.

    dün show tv de bir film izledim.(yazı tura) güney doğu gazisi iki askerin yaşamından kesitler vardı.
    41’inci Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Film seçilmiş. Bu ödülün yanı sıra 10 ödül daha almış.
    ayağı mayınla parçalanmış ve protez ayakla yürüyebilen gazi (olgun şimşek), köye döndüğünde sözlüsüyle evlenmek ister.
    fakat ne kız, ne ailesi onu artık damat olarak istememektedir. hele annenin bi lafı vardır ki çok can acıtıcı:
    "elin sakatına verecek kızım yok benim"
    ..çünkü artık şartlar değişmiştir.
    bu acımasız bir senaryo mudur sadece?
    hayır..! çıplak bir gerçektir

  7. #37
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    12:39
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.882
    Alınan Beğeniler
    937
    Verilen Beğeniler
    1.231

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    "bir durum değerlendirmesi yapması ve "tamam mı devam mı" kararını vermesinde fayda vardır diye düşünüyorum."

    Evet, bu başlığa yazdığım ilk mesajda dediğim gibi, ben de böyle düşünüyorum.
    Benim itiraz ettiiğim şey, birinin başka birine, "terk et de o kurtulsun" şeklinde akıl vermesidir! İtirazım "mahalle baskısı"na yani...
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  8. #38
    Üye
    shukufe Avatarı

    Üyelik Tarihi
    20.01-2007
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    ankara
    Mesaj
    5.451
    Alınan Beğeniler
    113
    Verilen Beğeniler
    168

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    durum degerlendırmesı fıkrı guzel bırsey ama karakterı tam oturan bıreyler o dedı bu dedıye bakmaz bence
    arada sevgı olunca engel ne olursa olsun farketmez sevdıgınız ıcın her fedakarlıgı yapmak her zorlukta yanında olmak kacınılmaz tercıhtır
    engelı ıcın terkedecekler zaten sevmıyordur hayat arkadasını oylesı cehenneme kadar yolu var buyursun terketsın

  9. #39
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    tarafların karşılıklı oturarak bir durum değerlendirmesi yapması
    Bence burada canalıcı kelimeler: karşılıklı oturarak! oluyor..



    Halil Ergün'ün başrolünde oynadığı 1985 yapımı Gülüşan adlı bir film var. Konusu kısaca şöyle (Gerçi burada da farklı biraz olaylar ama):
    İki karılı köylü Mestan (Halil Ergün) mutsuz bir yaşam sürer. Çünkü iki karısından da (Meral Orhonsay, Güler Ökten) çocuğu olmamıştır. Çocuk özlemi içinde yanıp tutuşan Mestan, bu kez yolunun üzerinde kuzusuyla oynayan güzel bir kız görür. Bu Gülüşan'dır (Yaprak Özdemirğlu). Mestan dayanamaz, Gülüşan'ı kaçırır. Ne var ki değirmenci Mestan, onu eve getirdikten sonra Gülüşan'ın kör olduğunu fark eder. Ama kızın kör oluşu, önceleri onu şaşkınlığa sürüklerse de sonra giderek etkilenir... Böylece Mestan'ın Gülüşan'a ilgi duyması diğer iki karısını kıskandırır.
    Geçenlerde TV'de yine gösterildi. Ama 'TV ve film izleme özürlü' olan ben ops: sonunu izlemeyi unutmuşum. :P O yüzden bir kez daha gösterilmesini bekliyorum. :wink:

    Neyse.. Burada anlatmamışlar.. İlk günkü şaşkınlık geçtikten sonra Mestan, Gülüşan'ı baba evine geri götürmek ister. Atına attığı gibi yola düşerler.. Yolda Gülüşan, nereye gittiklerini sorar. "Baba evine" gibi bir karşılık aldıktan sonra: "Ama beni almazsan babam, kahveye bile gidemez" anlamında bir söz söyler. Yani "Ele güne karşı …" diye bir söz var.. Her ne kadar "ben bireyim, karakterim de oturmuştur, o dedi bu dediye bakmam" desek de.. "İnsan, toplum/çevre yaratığıdır. (ve yaratıcısıdır. )". Ha tamam.. "Mahalle baskısına" itirazımız var.. Ona eyvallah.. Ama, itiraz etsek bile yoksayamayız.. Mahallenin topyekûn bilinci artmadıkça baskısı devam edecektir!

  10. #40
    Üye
    shukufe Avatarı

    Üyelik Tarihi
    20.01-2007
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    ankara
    Mesaj
    5.451
    Alınan Beğeniler
    113
    Verilen Beğeniler
    168

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    omursunuz baben ben duymadıgım ıcın turk fılmı dızısı ızleyemıyorum altyazılılara mahkumuz yanı
    ee turk fılmı olunca hepsı olur o gormeyen kızda amma mıdesızmıs burda sevgı unsuru yokkı arzu esırlerı hepsı belkı koyluk yerde oyledır cocuk mevzusuda sevgı olmayan evlılıklerde bahanedır sevgısız bırlıktelıkte cocugu napıcak allahaskına su kıro adamda bence

  11. #41
    Üye
    bayke Avatarı

    Gerçek Adı
    Kemal
    Üyelik Tarihi
    06.04-2005
    Son Giriş
    07.02-2009
    Saat
    15:10
    Yaşadığı Yer
    İSTANBUL/Beykoz
    Mesaj
    756
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: OturanBoğa
    "bir durum değerlendirmesi yapması ve "tamam mı devam mı" kararını vermesinde fayda vardır diye düşünüyorum."

    Evet, bu başlığa yazdığım ilk mesajda dediğim gibi, ben de böyle düşünüyorum.
    Benim itiraz ettiiğim şey, birinin başka birine, "terk et de o kurtulsun" şeklinde akıl vermesidir! İtirazım "mahalle baskısı"na yani...
    sevgili bülent bundan şöyle bir yargı içinde olduğun sonucuna varabilir miyiz?
    bir fikrin/düşüncenin doğruluğu kadar o düşüncenin ifade tarzı ve ifade edildiği platform da önemlidir.
    eğer böyle düşünürsek bu forumda yazan bi çok kişiye de aynı sebeplerden dolayı karışma hakkımız doğmaz mı?

  12. #42
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: shukufe
    ... belkı koyluk yerde oyledır ...
    E..Şimdi sen İstanbul'a "metropol" da dersin her halde?

    Bazıları "mega-köy" diyorlar da. :P

  13. #43
    Üye
    ertandagli Avatarı

    Gerçek Adı
    ertan
    Üyelik Tarihi
    29.10-2005
    Son Giriş
    09.11-2017
    Saat
    13:16
    Yaşadığı Yer
    k. maraş
    Mesaj
    111
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    eşim beni terk etmesse ben hiç ayrılmam sakatlanan ben olmuş oluyorum

  14. #44
    Üye
    Yurdagül Avatarı

    Üyelik Tarihi
    18.11-2007
    Son Giriş
    18.10-2009
    Saat
    01:49
    Mesaj
    32
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    öyle bayke hepimizi mutlu eder..
    iyide bayke demişsiniz ki
    ama evliliği oluşturan şartlar değiştiğinde tarafların karşılıklı oturarak
    bir durum değerlendirmesi yapması ve "tamam mı devam mı" kararını vermesinde fayda vardır diye düşünüyorum.

    evlilik hep iyi şartlardamı devam etmeli..
    eşi çok zengin ve iflas etti.. oturup karar vermeli tamam mı? devam mı?
    yarışma gibi..

    herkesin eşi aynı engele sahip olmadığı zaman..
    konuşma yürüme ve tüm yetilerini kaybetti..
    karşınızda karar verme aşamasını yaşayabileceğiniz bir birey yok..
    o zaman eşini ailesine iadeli taahhütlü postamı yapacak


    yazı tura filminden verdiğiniz örnek ve benzeri çıplak gerçek örneklere

  15. #45
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    12:39
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.882
    Alınan Beğeniler
    937
    Verilen Beğeniler
    1.231

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: bayke
    bir fikrin/düşüncenin doğruluğu kadar o düşüncenin ifade tarzı ve ifade edildiği platform da önemlidir.
    eğer böyle düşünürsek bu forumda yazan bi çok kişiye de aynı sebeplerden dolayı karışma hakkımız doğmaz mı?
    Yok abi, doğruluk/yanlışlık çok göreceli birşey. İşte ne bilim, mersela bana göre Hıncal'ın yazdığı yanlış, sana göre doğru... Yani ben "şu doğrudur" diye dayatmıyorum. Söylediğim şey, gazeteciliğin, yani kamuoyuna malolan bir söylemin, tıpkı kini-nefreti-savaşı-ırkçılığı-yıkımı-intiharı-ölümü özendiremeyeceği gibi, ayrılığı-ayrımcılığı da özendirmemesi gerektiğidir. "Sakatlandı ayrıl" diye kişisel görüş olacaktır tabii ki, tıpkı, "sakatlansam intihar ederim" görüşünün de olaqbileceği gibi. Ama bunu gazetede yazmak yanlış geliyor bana.
    Çok popüler bir örnek: Fazıl Say "gitmek istiyorum" dedi ya mesela. İşte sen "s. git" dedin", ben "gitme kal" dedim, öbürü "daha öteye" dedi. vs. Her gazeteci de yazdı bu konda kendi görüşünü.. Buna hepimizin hakkı var vatandaş olarak. Ama başbakan çıktı, "gitmek isteyeni tutmayız" dedi. Bu olmadı! Neden? Çünkü bulunduğu makam icabı tüm ülkeyi temsil eden biri, o coğrafyada yaşayan herkesin sorunlarını çözmekle görevlidir; birisi sorununu dile getirince ona, "beğenmiyorsan git" deme hakkı yoktur başbakanın.
    Bunun gibi, gazeteciliğin de bi etiği vardır...

    Burada hepimiz "ayrıl", "ayrılma" deriz... Ama ben çıkıp site manşetine "ayrılın" diye yazamam! Etik olarak ayrılığa değil birleşmeye, düşmanlığa değil dostluğa, nefrete değil empatiye taraf olmalıyım... Oysa Hıncal isim de vererek çok açık şekilde bunun tersini yapmış. Ben olsam yapmazdım Yapmış.... E ben de eleştiri hakkımı kullanıyorum




Sayfa 3 / 4 İlkİlk 1234 SonSon