Zaten hayatın bir mücadele olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu mücadelede kendimizi en iyi kulvarda, en güzel şekilde temsil edecek kazanımları kendimize yükleyerek, hayat mücadelesinde en azimli ve emin adımlarla ilerlemek gerekir. Bu konuda engelli ya da engelsiz diye ayırmamak gerekir. Fakat engelli insanların burada bir dezavantajı var ki; hayat mücadelesinde aşamadıkları fiziki sorunlarının hayatlarına yansıması çok fazladır. Bunun yanında onları anlamayan bir çevre ve bilinçsiz bir toplumda olunca sanırım olayın vahameti bir kez daha ortaya çıkmaktadır.

Hayat mücadelesinde kendimizi gösterebildiğimiz kadar, sesimizi duyurabildiğimiz kadar var oluruz. Yani bir kenarda keşfedilmeyi beklemek çok durağan bir şey olur. Hatta böyle yaparak kendimize de çok büyük haksızlık yaparız.

Toplumla iç içe yaşarak hayata tutunmanın yollarını öğrenmeliyiz. Hiçbir zaman hayattaki bulunmuş olduğumuz konum veya durum bizi karamsarlığın vahametine düşürmemeli, variyetliliğin azametine de kapılarak kendimizi kaybettirmemelidir.