Sayfa 9 / 23 İlkİlk ... 567891011121319 ... SonSon
Toplam 336 mesajın 121-135 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #121
    Üye
    hüseyin19 Avatarı

    Gerçek Adı
    HÜSEYİN
    Üyelik Tarihi
    24.03-2010
    Son Giriş
    07.02-2012
    Saat
    11:33
    Yaşadığı Yer
    ŞANLIURFA / CEYLANPINAR
    Mesaj
    1.089
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    126

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    fakir baba

    alkışş...ALLAH MÜKAFATINIZI KAT KAT VERSİN....

  2. #122
    Üye
    donence Avatarı

    Gerçek Adı
    hadis döndü
    Üyelik Tarihi
    12.11-2007
    Son Giriş
    02.09-2016
    Saat
    09:46
    Yaşadığı Yer
    kayseri
    Mesaj
    677
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    saglam bir birey olsam kesinlikle düşünmez engeli ne boyutta olursa olsun bebegimin hayatına müdaheleyi düşünmezdim.
    engelliyim.birde onun sorumlulukları bakımı diye küçük bir düşünme anı yaşamam dersem acıkcası yalan olur.yanlız ordaki tek düşüncem acaba bebegime yetebilecekmiyim olurdu ve her halukarda onun zaten var olan yaşamını bu kadar kısa sürede noktalamaya asla cüret gösteremezdim.
    benim o kadar çok akrabama bu çocuk down sedromlu olacak teşhisi konduki aklınız almaz ve şükürler olsun hiç biri o rahatsızlıkla dogmadı.ha beyni büyük alınmalı denilende oldu ve bebek aynen denilen gibi dogdu bir süre sonra kendisi vefat etti.ee burda anne daha aceleci olsa sizce vicdan azabı dahamı az olacaktı.
    tıp tabiki her zaman ilk başvurulacak yer yalnız tevekkülde gerekli.
    bide konuya şöyle bakın bir yaşında sakatlanan bebek daha başına geleceklerin farkında degil.olaki bir gün bir devlet bu çocuklarında öldürülebilecegini ve bunun doktor raporu ilede suç sayılamayacagını ilan etse aileler o bebeklerin başına birer kurşun sıkabilecekler mi???
    hiç sanmıyorum.
    şirinenin dediklerini de anlıyorum yanlız bence biraz fazla mantıksal bakıyor.sonuçta saglam insanlarda hayatta bir sürü acı cekiyor.ileriye dönük ince hesapları bi şekilde hepimiz yapıyoruz. kaçında bizim istedigimiz şekilde olaylar sonuçlanıyor.
    pek çoguna kader yön veriyor bizlerde sadece şaşırıp kalıyoruz....

  3. #123
    Üye
    Engelsizbiz Avatarı

    Gerçek Adı
    Mehmet ÖNDER
    Üyelik Tarihi
    28.11-2008
    Son Giriş
    03.12-2017
    Saat
    21:09
    Mesaj
    863
    Alınan Beğeniler
    18
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bence olaya tevekkul boyutundan bakarsak her sartta ne problemde olursa olsun cocuk dunyaya gelmelidir.Cunku bir damladan insan yaratan ve kisa surede dunya gibi sistemli bir yapiyi kuran rabbimiz herseye gucu yetendir.Yukardaki yorumum tamamiyle mantiksal boyuttur.

  4. #124
    Üye
    efekt Avatarı

    Gerçek Adı
    No name
    Üyelik Tarihi
    27.10-2005
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    11:31
    Mesaj
    620
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ya bu engellilik durumu illa hamilelikle alaklaı değilki hadi aldırdı . sonra yeniden hamile kaldı sağlıklı bi cocuk dogurdu diyelim günler aylar yada yıllar sonra cocuk kaza gezirdi agır bi engeli oluştu. o zaman da o cana kıyabilecek misiniz ben cektim o cekmesin die.

  5. #125
    Üye
    sırdaş Avatarı

    Gerçek Adı
    Saliha
    Üyelik Tarihi
    30.03-2009
    Son Giriş
    25.09-2017
    Saat
    22:56
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    1.080
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    biraz gerçekçi olun derim arkadaşlar

  6. #126
    Üye
    ayyüzlü Avatarı

    Gerçek Adı
    ayyüzlü
    Üyelik Tarihi
    11.10-2008
    Son Giriş
    09.10-2017
    Saat
    11:46
    Mesaj
    19.971
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    benim için verebileceği en zor kararmış gibi görünse de,günümüz de sağlıklı çocuklar için kürtaj bu kadar yaygın yapılırken,çok fazla anne babanın da engelli çocuğu aldırabileceğini düşünüyorum.

  7. #127
    Üye
    ayyüzlü Avatarı

    Gerçek Adı
    ayyüzlü
    Üyelik Tarihi
    11.10-2008
    Son Giriş
    09.10-2017
    Saat
    11:46
    Mesaj
    19.971
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    bu başlığı bi kaç gündür görünce aklım 2 hafta önce bir müşteri ile yaşadığım kötü bir diyalog geliyor..


    telefon karşısın da bilgi verdiğim müşteri,öyle gereksiz sadece görüşmeyi sonlandırmamam için, devam ettirme gayretinde boş gevezelik yapıyordu.baktı ben sonlandırcağım görüşmeyi bu kez doğru olmadığı taktirde verdiğim bilgilerin beni tutmasını istediği ahları iletti.hiç bir ahını tınlamadım ama cocuğun sakat doğsun dediği zaman zıvanadan çıkmışım.kendime geldiğimde arkadaşlarım benim sakinleştirmeye çalışırken bir yandan da adamı acayip şekilde azarlarken buldum kendimi.terbiyesiz birde ''olsun mu dedim neden kızıyosunuz hanımefendi sadece verdiğiniz bilgi hatalıysa olsun dedim'' demez mi şerefsiz ozaman tepem iyice attı neyse arabam devrilip içinde kalmam Allah'ın benim bela mı vermesi hiç biri umurumda bile olmamıştı ama o beddua çok acımasızdı .diyelim ki ben hatalı bilgi verdim doğmamış bebeğin suçu ne. bu ne vicdansızlık anlamıyorum.

  8. #128
    Üye
    karakaya Avatarı

    Gerçek Adı
    Musa
    Üyelik Tarihi
    30.07-2005
    Son Giriş
    02.11-2017
    Saat
    09:18
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    858
    Alınan Beğeniler
    11
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    5

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Konuyu bilim dünyasının verileriyle açıklamaya çalışalım, sonrada islamın kürtaja bakışını açıklayalım.

    Bebeğin gelişimi
    Tıbbî olarak insan hayatı döllenmeyle başlar. İnsan hayatının başlangıcı olan döllenmiş yumurta, o insanın göz rengi, ayakkabı büyüklüğü, karakteri gibi birçok özelliği ile ilgili bilgileri içerir ve bu hücreye bundan sonra besin ve oksijen dışında hiçbir şey ilâve olmaz.
    Hücrelerinin sürekli bölünmesiyle büyüyen bebek, bir haftalıkken annesinin rahmi içinde kendisine besleneceği uygun bir yer bulup yerleşir ve dış dünyaya uyum sağlayabilecek hâle gelmek için doğuma kadar birçok aşama geçirir.
    22. günde kalp atmaya başlar.
    24.-25. günde (boyu 2.5-4.5 mm) göz ve kulakla ilgili ilk oluşumlar, kol ve bacak tomurcukları oluşmaya başlar.
    30. günde (4 hafta) gözdeki lens gelişmiştir.
    36.-42. günde (boyu 9-11 mm) el ve ayak parmaklarını ayıran dokular ve dış kulak taslağı oluşur.
    43.-49. günde (6-7 hafta) (boyu 13-18 mm) meme uçları, göz kapakları, üst dudak oluşmuştur. Anne hissetmese de bebek hareket etmeye başlamıştır. Anneler bebeğin hareket ettiğini, yani canlı olduğunu 4-4,5 aylıkken anlayabilirler. Çünkü bebeğin tekmeleri ancak bu aylarda annenin hissedeceği kadar güçlü olmaya başlamıştır.
    Yine bu dönemde EEG ile beyin dalgaları tesbit edilebilir. Bilindiği gibi artık bir insanın öldüğüne kalbinin ve solunumunun durmasıyla değil beyin dalgalarının alınamamasıyla karar veriliyor. Peki neden bir insanın yaşıyor olduğuna karar verirken aynı kriter esas alınmıyor.
    50.-60. günde (8 hafta) sinir sistemi oluşmuş olduğundan, bebek ağrıyı ve acıyı hisseder. Kol ve bacakları uzamış, yüzü artık belirginleşmiştir. Kalp elektrosu kaydedilebilir.
    10. haftada bebek babasının küçük parmağının tırnağı üzerinde ayakta durabilecek kadar küçücük, ama parmak izlerine varana kadar tüm vücudu tamamen gelişmiş durumdadır.
    11. haftada ultrasonla bebeği parmağını emerken izlemek mümkündür. Bu dönemde bebek içinde bulunduğu amnios sıvısı tatlandırıldığında daha çok sıvı içerken, sıvının tadı ekşi yapıldığında içmekten vazgeçer. Yani tat alma duyusu gelişmiştir.
    12. haftada dış genital organlar tamamen belirginleşmiştir. Cinsiyeti belirlenebilir.
    14. haftada bebek artık sesleri işitmeye başlamıştır; uyurken annesinin bulunduğu ortamda gürültü olursa uyanır.
    20 haftalıkken bebek herhangi bir nedenle erken doğarsa günümüz şartları içerisinde tıbbî yardımların desteğiyle yaşayabileceği fiziksel ve fonksiyonel olgunluğa (yaşayabilirlik sınırı) erişmiştir. Teknolojik gelişmelere paralel olarak bu sınır 15 yıl önce 25 hafta iken bugün 20 haftadır.

    O bir canlı mı? Evet kesinlikle canlı ve büyüyor.
    O bir insan mı? Evet, hücrelerinde 46 insan kromozomu taşıyor.

    Anne Karnında Çocuğun engelli-sağlıklı belirlemesi neye göre yapılır?

    Anne karnındaki çocuğun durumu "tarama testi" denilen bir yöntemle belirlenir. Bu testin doğruluk oranı %60'dır.Yani hata payı %40'dır.
    İstatistiklere göre tarama testinde risk oranı yüksek olan bebeklerin sadece % 4-5'i özürlü olarak doğuyor.
    Tarama testi 11-14.haftalar arasında yapılır.

    Kürtaj nasıl yapılıyor?
    Bugün Türkiye’de ve diğer ülkelerde en sık kullanılan yöntem rahme yerleştirilen bir katater vasıtasıyla vakum oluşturarak bebeği yapıştığı yerden çekip almaktır. Öyle ki, oluşturulan güç, evde kullandığımız elektrik süpürgesinin çekme gücünden yaklaşık 30 kat daha fazla.
    Eskiye göre daha az sıklıkla kullanılan diğer bir metot; önce rahim ağzının genişletilip daha sonra madenî bir küretle rahmin içinin kazınmasıdır.
    Kürtajı yapan penseye benzer dişli bir alet kullanır; rahim içine soktuğu bu aletle bebeğin vücudunun herhangi bir kısmını yakalar; çekerek, bükerek bu canlı bebeği parçalara ayırır. En zor olan, başı koparmaktır. Parçalar dışarı çıkarıldıktan sonra hepsi yerli yerine konarak rahim içinde parça kalıp kalmadığından emin olunur. Çünkü içerde kalmış olan parça kanama ve enfeksiyon gibi problemlere neden olabilir.
    Bebek 4 aylık olunca, artık kesesinin içinde yeterince amnios sıvısı biriktiğinden tuzla zehirleme yöntemi kullanılabilir. Anne karnından bir iğneyle bebeğin su kesesine girilir, yoğunlaştırılmış zehirli tuz çözeltisi enjekte edilir. Bu şekilde bebekler 1 saatten önce ölmüyorlar, hatta bazen doğduklarında hâlâ yaşıyor oluyorlar.
    Büyük gebeliklerde tuzla zehirleme yerine bu amaçla artık prostaglandinler kullanılıyor. Türkiye’de de kullanılan prostaglandinler, aslında insan vücudunda doğal olarak yapılan ve birçok fonksiyonunun yanı sıra normal doğumun olmasına da katkıda bulunan kimyasal maddelerdir. Rahmi şiddetle kasarak doğumu başlattıklarından özellikle 3 aydan büyük gebeliklerde düşük yapıcı olarak kullanılıyorlar. Bu yolla düşürülen bebek bazen canlı olabiliyor, o zaman kendi hâline bırakılıp ölmesi bekleniyor.
    Diğer bir yöntem de sezeryandır. Eğer bir sezeryan doğum amacıyla yapılıyorsa bebeğin göbek kordonu bağlanır, hemen bebek hemşiresine veya çocuk hekimine verilir; hayatta kalması için ne mümkünse yapılır. Amaç kürtaj ise, kesilen göbek kordonu bağlanmaz, bebek bir kovada kanayarak ölüme terk edilir.




    *Anne karnındaki bir bebeğin yapılan testler sonucu engelli olacağı kesin değildir.Çünkü engelli olacağı söylenen,kürtaj önerilen ailelerin çocuklarını aldırmadığı ve sağlıklı çocuklarının olduğu az rastlanır bir olay değildir.
    (iki arkadaşımın çocuğuna da aynı şey söylendi ve ikisi de kürtajı reddetti,sonuç ikisinin de evladı sağlıklı )

    *Doktorun dediğini yaptınız diyelim yani 11.haftada tarama testi oldunuz ve doktor çocuğunuz engelli olacak dedi,illa kürtaj ile alınması gerekir.Peki kimi yok ediyorsunuz.22.gününde canlanmış,sindirim sistemi oluşmuş,gözleri,kulakları,yüzü şekillenmiş,ultrasonda parmağını emdiğini görebileceğiniz bir insanı öldüreceksiniz.Bu bebeğin engelli doğacak olması sizin onu öldürdüğünüz gerçeğini,sizin katil olduğunuz gerçeğini değiştirir mi?

    *Şirine diyor ki: sağlıklı bir bebekse kürtaja hayır,sağlıksız bir bebekse kürtaja evet.İyi de engelli doğacak insanların yaşama hakkı yok mu?
    Ya da benim gibi bir engelliyi öldürmekle sağlıklı bir insanı öldürmek arasındaki fark nedir?

    *Matematik bir bilim dalıdır ve 2x2=4 sonucu kesindir,kimse kalkıp “bana göre 2x2=5 diyemez,derse saçma,bilim dışı bir söylemden öteye gidemez.
    İslam fıkhı bir bilim alanıdır ve günahlar, büyük günahlar bellidir.Birinin çıkıp “bana göre engelli çocuğu bile bile doğurmak daha büyük günahtır” demesi.Tıbkı 2x2=5 mantığı kadar saçma ve bilim dışıdır.

    *Şirini arkadaşımız diyor ki:Öldürmek ayrı kürtaj ayrı kavramlar.
    Sormak isterim ,hep Tıp diyorsunuz,yukarda tıbbın çocuk gelişimini verdim.Kaç günlükken kalbi atmaya başlar,kaç günlükken ne hale gelir.Kalbi atan,Allah’ın ruh verdiği bir bebeği kürtaj ile yok etmek ile sizi öldürmek arasındaki farkı izah eder misiniz?

    *Allah Kur’an-ı Keriminde diyor ki: Kim bir cana kıymamış veya yeryüzünde fesat çıkarmamış birisini öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibidir."(Mâide Sûresi, 5:32)

    Sanırım 11 haftalık bir bebek bir cana kıymamıştır ve yeryüzünde fesatta çıkarmamıştır, kısacası anne karnındaki bir bebeği öldürmeniz bütün insanlığı öldürmüş kadar büyük bir günahtır. Nitekim İslam dininde en büyük günahların başında insan öldürmek gelir.

    *Yukarda kürtajın nasıl yapıldığının yöntemlerini sıraladım.Bazı kürtaj yöntemlerinde bebeğin anne karnından çıktıktan sonrada yaşıyor olduğunu belirtiyor.Kelimeye dikkat “yaşıyor”.

    Engelli olsun,sağlıklı olsun kürtaj İslam dinine göre haramdır.40 yaşındaki bir insanı öldürmek ile anne karnındaki bir bebeği kürtaj ile almak arasında hiçbir fark yoktur.

  9. #129
    Üye
    ahmetyukselakin Avatarı

    Gerçek Adı
    Ahmet
    Üyelik Tarihi
    12.11-2007
    Son Giriş
    27.11-2017
    Saat
    09:15
    Yaşadığı Yer
    iskenderun
    Mesaj
    195
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    karakaya araştırmaların için çok teşekkür ederim bende şirineye katılmıyorum kürtaja hayır demek nasıl günah olur açıklayamaz bunu bana bi aqrkadaşımın çocuguna engelli olacak denildi Allahdan gelene razıyım dedi çocuk saglıklı oldu

  10. #130
    Üye
    EMİNEozan Avatarı

    Gerçek Adı
    Emine
    Üyelik Tarihi
    04.02-2010
    Son Giriş
    22.08-2013
    Saat
    11:15
    Yaşadığı Yer
    TÜRKİYE:)
    Mesaj
    32
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sürekli gözünün önünde onun acı çektiğini,elinizden birşey gelmediğini düşündükçe içiniz yanar. Size birşey olsa ona kim sahip çıkacak durumu ne olacak diye düşünür psikolojin alt üst olur.Ama Allahtan gelene hiçbirşey denilmez. Şükredilir.

  11. #131
    Üye
    ilknur helvacıoğlu Avatarı

    Gerçek Adı
    İlknur
    Üyelik Tarihi
    04.02-2007
    Son Giriş
    04.11-2017
    Saat
    21:56
    Yaşadığı Yer
    ankara
    Mesaj
    125
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    gayet net ve açık.tek kelime. ALDIRIRDIM

  12. #132
    Üye
    ademsirkeci Avatarı

    Gerçek Adı
    Adem
    Üyelik Tarihi
    13.11-2009
    Son Giriş
    27.08-2017
    Saat
    18:36
    Yaşadığı Yer
    İzmir
    Mesaj
    16
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bu soruyu şöyle düşünerek cevaplamak gerekir.. Sakat olacağını bile bile dünyaya getirdiğiniz çocuğunuz hayatta bir engellenmeyle karşılaşıyor, başedebilmekte zorlanıyor ve size şu soruyu soruyor, benim engelli olacağımı bile bile neden doğmama izin verdiğiniz? Kendi dinsel inançlarınızın, doğmatik düşüncelerinizin ya da bir anlık bencilliğinizini faturasını neden ben ödüyorum? asıl sorulması gereken soru bence bu olmalı...

  13. #133
    Üye
    suat06 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    21.07-2010
    Son Giriş
    09.07-2016
    Saat
    02:53
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    176
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bu konuda yorum için bir bayan olmasamda
    bir Baba olarak bende fikirlerimi beyan etmek istedim.
    Şahsen o kelimeyi kullanmak bana çok ürpertici geliyor.
    Bende bir engelliyim ve hayatı seviyorum. Annem Babamda aynı şekilde beni seviyorlar.
    Ve ben hayatımda her engelli gibi çok çile çektim. Sadece benmi ? Hayır tabiki, Annem, Babam yeri geldiğinde Kardeşlerim... Ama hiçbiride bir kere olsun bundan memnuniyetsizliklerini ifade etmediler. Herzaman bana yaşama sevigimi artıracak davranışta bulundular. Hayat her zaman herkeze aynı imkanları sunmaz.
    Eğer bu dünya bir sınav yeri ise herkezin sorusu farklı olur.
    Birbirine yakın çıkan sorularda olabilir.
    Benim okul yıllarımda bazı sınavlarda öğretmenimiz bazı sorulara 10 değilde 20 puan yada 30 puan değeri verirdi. Yani 30 puanlık tek bir soru çözmek, normal sorulardan 3 soru çözmeye bedeldi. Elbette o soru da diğer sorulara göre zordu. Çözebilene ne mutlu . Hayatta bir sınav olduğuna göre herkezin sınav sorusunun bir karşılığı var.
    Kimi 10 puanlık kimi 20 kimi ise 30 vs...
    İşte biz o 20 yada 30 puanlık bir soruya muhatabız engelli kardeşlerim olarak.
    Elbette ki zorluğu olacak. Sıkıntı çekeceğiz, yeri gelecek horlanacağız, yeri gelecek başkalarına muhtaç olacağız amaaa hiçbir zaman umudumuzu yitirmeyeceğiz.
    Peki size sorarım hiç bir insan gördünüzmü "Ben bu sınavdaki soru zordu beğenmedim sınavdan çıktım cevaplamadım" diyeni... Evet desenizde NADİR, İSTİSNAİ bir durumdur. Böyle bir davranıs kabul edılemez.
    Neden mi ? Çünki her sınav ( bu hayatı düşünürsek ), bize hayatı dahada kolaylalştırmak içindir. Öyle değil mi? Mesela en az 12 yıllık okul hayatımızda kaç kere sınava girdik. Daha iyi bir bilgi eğitim almak için ÖSS'ye girdik. Üniversitede bir üst sınıfa geçebilmek için onlarca sınav. Üniversite bitti işe girmek için sınav, işe girdik kariyer için sınav, kıdem için sınav. Her sınavı geçmemiz iyi imkanlara kapı açmadımı. Elbetteki açtı. Yani çekilen sıkıntıların hiçbiri boşa değildir arkadaşlar. Eğer ben bu dünyaya engelli olarak geldiysem yada bu dünyada ben engelli olduysam bu benim sınavımdır, ve bu sınavı en iyi biçimde vermek benim görevimdir.
    Elbette ki bu sınavı vermem demek, sıkıntılara katlanmam demek bana artı puan kazandırması anlamına gelir. Herkez bu dünyada sağlıklı olacak, sıkıntısı olmayacak, borcu, hastalığı kederi olmayacak, başı ağrımayacak, kimse ona dokunmayacak diye bir kanun yok. Sağlıklı insanların sınav sorularıda engelli, hasta, ve yaşlı insanlardır. Eğer engelli insanlar olmsaydı sağlıklı insanlar bu sağlık nimetinin değerinin ne kadar paha biçilmez olduğunu nasıl anlayacaklardı? Bir ama arkadaşımıza sorsak, desekki bir çift göz için nelerini feda edersin desek. Alacağımız cevabı herkez kestirebiliyordur sanırım. İşte bir uzvun değerinin dünyada karşılığı yokken, onun sıkıntısına, kederine, sabretmenin değerini bir düşünün arkadaşlar ne kadar yücedir.
    Çile çektirici ve üzücü olaylar günahlardan kaynaklanabileceği gibi kusurumuz olmaksızın kulluk denemesi gereği de gelebilir. Bu hakikati Bakara sûre-i şerif’inin 155. Âyet-i kerime’sinde Rabb’imiz şöyle açıklamaktadır:
    “Andolsun ki biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve mahsullerden yana eksiltmekle sizi imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele.”
    Demekki buradan da anlaşıldığı üzere, çektiğimiz sıkıntılar asla boşa değildir.
    Bizler dolayısıyla Annemizin, Babamızın, veya bize yardımcı olan herkimler ise onların çektiği sıkıntılarda boşa değil aslaaa. Bakınız bir Hadis-i Şerifte de bu konu hakkında ne buyuruyor Peygamber efendimiz (sav) ”Ana-babası, yanında ihtiyârladığı hâlde, [onların rızâlarını alamayıp] Cenneti kazanamıyanın burnu sürtülsün ” [Tirmizî]
    Sizinde anladığınız üzere, Anne Babanın o ihtiyarlık hallerindeki sıkıntılarına olsun, bakımına olsun onlara iyi davranma hususunda olsun onlara sabretmenin mükafatını CENNET’le müjdeliyor.
    Şimdi bunca kanuşmadan sonra sorarım sizlere
    Sizce bir engelli çocuğa Rabbimiz (c.c.) yaşama hakkı vermişken, ve bizim bu dünyada onun rızasını kazanabilme gayreti içinde bulunurken, bizim onun adı ne olursa olsun bir operasyonla aldırmamız ne anlama gelir ?
    Cinayet?, Rabbine isyan?, Belkide Anne Babasının kurtuluşuna vesile olmak için gönderilen bir hediyeden mahrum olmak? Reddetmek?
    Artık siz ne derseniz deyin…
    Peki bir ömür boyu engelli bir çocuğa bakmanın mükafatı ne olabilir sizce ?
    Diğer bir Âyet-i kerime’dede :
    “Sabredenlere ecir ve mükâfatları hesapsız ödenecektir.” buyurulmaktadır. (Zümer: 10)
    Saygılarımla..
    ( Bu konuya sadece BAYANLAR cvp verebilir ifadesi görmediğim için fikirlerimiz yazdım tşklr... )

  14. #134

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    diyorsunuzki sonradan sıkıntı çekecegine aldırırdım haklılık payınız var fakat sonradan vicdanınız nasıl rahat edecek nerden biliyorsunuz sıkıntı çekegini ve onun müfakatının ne kadar büyük bişey olduğunu biliyormusunuzki bu şekilde konuşuyorsunuz mantıklı olmak diyorsunuz bunun mantık neresinde canı veren Allah sıkıntıyı veren Allah giderecek olanda Allah yeterki onun farzlarını yapın onu insanlara çoçuklara aşılayın bakın herşey nasıl güzel olur. Madem anne karnında özürlü olduğunu öğrenip aldırdınız Ozaman anne karnındayken hocaya gidin sorun benim çoçuğum hayırlımı ilerde çok sıkıtıntı çekecekmi çok üzülecek çok sıkıntı çekecekse ben onun mutsuz haline dayanamam aldırıcam diyin aynı mantık ve sacma mantık konuştuklarınızın hiçbirine akıl erdiremiyorum Rabbim Size ne yazdıysa onu yaşarsınız konuşulan bir kelime dua niyetinegecebilir ve istemediğiniz olaylarla karşılaşırsınız lütfen kesin yanıtlar vermeyin

  15. #135
    Üye
    Emin Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.07-2010
    Son Giriş
    06.08-2010
    Saat
    13:34
    Mesaj
    6
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    empatizan;

    Bir önceki yazımda buna değinmek istiyordum ve siz olayın canlı şahidi olmuşsunuz. Değinmek istediğim konu Nereden bilecekler geleceği, bilemezler Bu nedenle daha anne karnındaki bir bebeğin ölüm fermanınıda veremezler.

    xxxman;

    Özürlü çocuğu dünyaya getirmezdiniz çünkü sadece bu dünyayı nasıl rahat geçiririm diyerek ahireti düşünmeden karar veriyorsunuz, çekilecek sıkıntıyı düşünüyorsunuz. Size GörePergamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V) Taif te taşlanacağını bilseydi muhtemelen peygamber olmak istemeyecekti. Sizce bu mümkünmüydü? Bize düşen bu hayattaki rolümüzü kurallarına uygun şekilde oynamak. Neyin bizim için hayırlı olacağını bilemediğimiz bir durumda kuralları bozup kendi rahatımıza göre değiştirmek değil!




Sayfa 9 / 23 İlkİlk ... 567891011121319 ... SonSon