Toplam 5 mesajın 1-5 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    katil_kobra Avatarı

    Üyelik Tarihi
    21.07-2006
    Son Giriş
    14.04-2009
    Saat
    14:44
    Yaşadığı Yer
    ankara
    Mesaj
    3
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    merhaba sevgili dostlar...
    dün bir istanbul macerası yaşadım ve bu çok farklı bir tecrübe oldu benim için. bu vesileyle hislerimi siz sevgili can dostlarımla paylaşma gereği duydum. son derece basit bir iş için gittim istanbula. bir saatlik bir işim vardı. ama ilk gittiğimden daha farklı ve büyük bir heyecanla gittim. ve dönüşüm hiç bu kadar zor ve acı olmamıştı. sanki bir daha gelmemek üzere döndüm bu koca şehirden.
    kimileri için nice aşkların yeşerdiği ve belki kimileri için de nice aşkların mezara gömüldüğü yer olmuştur istanbul. şairlerin ilham kaynağı olmuştur bu şirin kent. bu yüzden istanbul sadece devasa binalar değildir.. yalılar kenti de değildir orası.. sadece kültür ve medeniyet de değildir orası.. siz hiç istanbulun kokusunu hissettiniz mi.. veya teninin teninize dokunduğunu.. ben bunları hissettim işte dün ilk defane demek istediğimi anlamaya çalışmayın lütfen. ben sadece hissiyatımı paylaşıyorum.. bazen sizin için istanbulu istanbul yapan şey başkalarııdır değil mi? evet benim için de aynen öyle. canım kadar sevdiğim bir dostumun hediyesidir bana istanbul ve ben belki orda olmayan onu görmeye gittim.. bu nasıl olur demeyin. oldu işte. orda olmadığını bildiğim halde onunla gezmek için gittim aslında istanbula.. ve epey gezdik dolaştık. bu yüzden istanbulun kokusunu tenini hissettim yakından.. ancak dedim ya bunun bir günlük bir macera olduğunu biliyordum ve öyle de oldu.. siz hiç çok sevdiğiniz bir dostunuzdan ayrıldınız mı? işte istanbuldan ayrılmak bana öyle acı verdi.. içimden büyük bir parça koptu sanki ayrılınca bu şehirden. ve otobüse bindiğim andan itibaren yaşadıklarımı ise anlatamam.. arkama bakıp ağladım sadece.. başka ağlayanlar da vardı tabi ki. ama ben denizi seyrederken, devasa mabetleri izlerken ağladım tek başıma... bu ne zor iş be. size tavsiyem dostlar. birini veya bir yeri bu kadar çok sevmeyin.. ne olur dengeli sevin.. bir gün kaybedeceğinizi düşünerek sevin ne sevecekseniz.. aksi halde ayrılık acısına dayanamazsınız....dedim ya size beni anlamaya çalışmayın.. ben sadece rahatlamak için paylaştım bu duygularımı sizlerle. ve bir şehirden ayrılmak bu kadar acı vermemeli demeyin. istediğin zaman geri gidersin nasılsa demeyin..elbette bu çok basit atlarım giderim... ama öyle değil işte.. ben artık gidemem oraya.. sadece bir günlük anılar için gittim.. iş bahaneydi.. ve yaşamam gerekenleri yaşadım.. orda yaşamalıydım dünümü... yarınım ise Allaha emanet.. ama şunu söyleyeyim istanbulu sevmek ilk defa bir ayrıcalık olmuştu benim için. bu tadı veren can dostuma sonsuz minnettarım.. ben onu sevdiğim müddetçe istanbulu da sevmeye devam edecem. ama hep uzaktan.. ve bu bir daha kimseyle paylaşılması mümkün olmayan bir sevgi olacak. bunu sadece Rabbim bilecek.. ondan başka kimsenin de bilmesini istemiyorum doğrusu. hey gidi koca şehir! kim bilir nice aşklara gebesindir.. ama hiçbirisi sana aşık olanlarınki gibi acı vermeyecektir kimseye. bana bu acıyı yaşattığın için sana minnettarım istanbul! benden koptuğun için seni hiç unutamayacağım istanbul! ne desem boş. seni hala çok ama çok seviyorum İstanbul...

  2. #2
    Üye
    ikinci bahar Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.07-2005
    Son Giriş
    06.12-2017
    Saat
    21:55
    Yaşadığı Yer
    ankara
    Mesaj
    443
    Alınan Beğeniler
    19
    Verilen Beğeniler
    27

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ben onu sevdiğim müddetçe istanbulu da sevmeye devam edecem. ama hep uzaktan.. ve bu bir daha kimseyle paylaşılması mümkün olmayan bir sevgi olacak. bunu sadece Rabbim bilecek.. ondan başka kimsenin de bilmesini istemiyorum doğrusu. benden koptuğun için seni hiç unutamayacağım istanbul! ne desem boş. seni hala çok ama çok seviyorum İstanbul....

    Ben anlatmaya çalışsam, kesin mahvederdim yazdığımı da..
    Çok güzel anlatmışsınız...Bir ben değilim demek ki,şehre bakıp ağlayan..
    sevgiler size..

  3. #3
    GoKcHe
    Misafir Üye
    GoKcHe Avatarı

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ...

    yaptığım resimlerin sebebini anlatmışsın.. harfiyen.. ben yazılara dökebilecek kadar becerikli deildim, resmettim, sen ise yazdın.. eline sağlık..

  4. #4
    Üye
    timur_57 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    04.06-2006
    Son Giriş
    17.11-2006
    Saat
    23:58
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    24
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bu akşam yemin ettim
    Seni bir daha öpmemek için
    Ben ki bütün duvarlarını
    Afişlerle donatıp
    Yumruğumla kanatmışım
    Rezil bir aşktı
    Bütün arkadaşları miting alanlarında
    Ve mezarlıklarda bırakmıştım

    İstanbul ey İstanbul ey
    Acılar kraliçesi
    Umudun ve direncin yorgun anası
    Ve ey çıldırmak üzere olmanın
    Çamurlu ikonası
    Tırnaklarım kopuyor
    Görmüyor musun

    Bir ben miyim kapıları şaşıran
    Her yokuşun başında
    Bir ben miyim ekmek arasına
    Canını doğrayıp-doğrayıp yutan
    Bir kedi bile sağarken yüreğini
    Telaş içinde yavrusuna
    Ey acımasız acuze
    Utan şu türbelerinden
    Minarelerinden utan

    İstanbul ey İstanbul ey
    Acılar kraliçesi
    Savaşın ve bozgunların gariban çiçeği
    Ve ey teslimiyete düşmenin
    O hazin gerçeği
    Bayraklarım kanıyor
    Sormuyor musun

    Kadınların ki omuzları hicran
    Saçları ihanet sarısı
    Çocukların ki yağmur emiyor
    Yıkılası kaldırımlardan
    En ücra genlerime alyuvarlarıma
    Kılcal damarlarıma ruhuma kadar
    Bıktım
    İliklerime gömlek ceplerime kadar sızan
    Bu Allahsız yağmurundan

    İstanbul ey İstanbul ey
    Acılar kraliçesi
    İhtişamın ve sefaletin çaresiz bacısı
    Ve ey çürümenin yok olmanın
    Amansız sancısı
    Ciğerlerim çatlıyor
    Duymuyor musun

    Hangi pencerene çıksam
    O salya-sümük pezevenk suratları
    Hangi caddene dökülsem
    O şangur-şungur düş kırıkları

    Bütün bu ezginler tükenenler
    Yerlere serilenler tutunamayanlar
    Sarsmıyor mu seni hiç
    Bunca infilak
    Bunca isyan çığlıkları

    İstanbul ey İstanbul ey
    Acılar kraliçesi
    Aldanışların ve hüznün
    Yalancı tanrıçası
    Ve ey ruhu kirlenmiş gecelerin
    Cilveli yosması
    İntihar anı geldi
    Beni öpmüyor musun

    Ağlamak istemiyorum yenildim sana
    Hikayenin özeti bu
    Bir istimlak gibi ödedin
    Ve çiğneyip geçtin maceramı
    Şimdi ben
    Suçlarımı didikleyen bu martı sürüsüyle
    Şimdi ben hangi şehirde soğuturum
    Zonklayıp duran bu yaramı

    İstanbul ey İstanbul ey
    Acılar kraliçesi
    İhanetin ve ihbarların
    Arkadan dolaşan bıçağı
    Ve bütün ödeşmelerin yüzleşmelerin
    Erkekçe vuruşmaların kaçağı
    Beni harcadın ulan beni sattın
    Utanmıyor musun

  5. #5
    Üye
    bertuğ Avatarı

    Gerçek Adı
    ÖZGÜL SERT
    Üyelik Tarihi
    08.09-2006
    Son Giriş
    05.11-2017
    Saat
    19:36
    Yaşadığı Yer
    Denizli
    Mesaj
    209
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    12

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    ya siz harikasınız benide yazılarınızla birkez daha tekrardan anımsattınız.

    bir sebebten ötürü 2 günlüğüne gittiğim zaman tanışmıştım doğduğum İSTANBUL'la. boğaz gezisini tekrar yapmayı çok isterdim ama şuan bana bunun düşüncesi bile çok uzak...ama bir gün birdaha görüşmek üzere randuvalışıyorum İstanbul la benim doğduğum belkide son nefesimide vermeden önce görmek istediğim şehir..