Toplam 3 mesajın 1-3 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    Oya Tekin Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.07-2004
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İzmir
    Mesaj
    567
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Hepimiz her gün tv lerden yada yaşamın içerisinden duymuşuzdur soygun olaylarını. Hatta bire bir bile yaşayanlarımız olmuştur. Bende kardeşimle birlikte bu gece yarısı sıradan olmayan sıradan olmayan diyorum çünkü bizim semtte artık hırsızlık her gün olduğu için sıradanlığını yitirmiş durumda. Bizde böyle bir soygun olayına bire bir tanık olduk. Hep duyduk hatta bire bir gasp bile edildim ama böylesi traji komik bir olaya canlı canlı şahit olmamıştım. Bu yüzden bu traji komik olayı sizlerle paylaşmak istedim.

    Aslında günün en başından başlamak istiyorum. Hani her semtte küçücük postahaneler vardır mektuplarımızı atar ufak tefek işlemlerimizi yaparız. Telekomlaştıktan sonra geriye kalan nostalji PTT'lerimiz yada şimdi ki adıyla PT'lerimiz. İşte bizim semtte de üç personelle hizmet veren küçücük bir potahanemiz var. Günlük cirosuda sanırım beşyüz milyonu geçmiyordur. Bugün mesai bitimine on dakika kala bu gariban postahanemiz spreyli soygun tekniyi ile soyuldu. Bu yüzden olaydan sonra hırsızları bulmak için bir takım önlemler alınmış olsa gerek gece bizim mahallede anında polis harekatı gördük. Nasıl mı?

    Gece yarısı iki otuz suları kardeşimle karnımız acıktık. Bizim gevrek fırını bu saatlerde (İzmir ağzı ile gevrek yani simit :wink: bilmeyenleriniz için söyleyeyim de.) taze sıcak sıcak bayoz ve gevrekler çıkarır. (Bayoz İzmir'e özgü bir çeşit börektir. ) Kokusu burnumuza gelince hadi inip sıcak sıcak alalım dedik ve iki kardeş inip aldık. Balkonda tam aldıklarımızı yemeye başlamıştık ki ana cadde üzerinde bir tipin garip hareketlerini gördük. Kardeşimle kişi hakkında kritik yapmaya başladık kesin soygun yapacak falan derken cadde üzerinde ki araçlardan birinin içine atladı üç beş dk geçmedi bile üç araba polis etrafını sardılar. Bizim polisi aramamıza bile zaman bırakmayacak kadar çabuk gelmişlerdi. Az önce söylediğim postahane soygunundan dolayı olsa gerek tetikte bekliyorlardı sanki. O kadar çabuk orada olmaları biri ihbar etse bile mümkün değildi çünkü. Araçtan soyguna teşebbüs eden kişiyi çıkardılar. Buraya kadar herşey güzeldi yani yakalanmıştı hırsız. Ama ne tuhaftır ki sanki polisler hırsıza hal hatır sormaya gelmiş vatandaşlar gibi elini kolunu bağlamadan kimsin nesin nasılsın sorularına başlamış hırsızda onlara benim arabam cevabıyla iyiyim siz nasılsınız der gibiydi. Ee durum böyle olunca hırsız durur mu? Bu fırsat hemen vın kaçar. Aynende öyle yaptı çok çevik davranarak kaçtı. Bizim polislerde arkasından. Bir süre bekledik ve tahminimiz çıktı. Polisler yakalayamamışlardı hırsızı zaten yakalamalarını da pek beklemiyorduk o kaçışa yetişmeleri mümkün değildi şaşkın polislerimizin. Kaçırdıklarını nerden mi anladık? Çalmaya teşebbüs ettikleri aracın yanına tekrar geldi bizim polisler biz caddenin diğer taradında kaldığımız için bizleri göremedi ama tam üstlerinde olan apartmanda balkonda oturan kişilere sordular. Hırsızı gördünüz mü? Nasıldı? :wink: Gecenin sezsizliğinde tüm konuşmaları olduğu gibi duyuyorduk kardeşimle ve bu traji komik olaya gülüyorduk. Neden mi?

    Şimdi ki yasalara göre polis suç üstü yakaladığı suçlunun ellerine kelepçe geçirip polis aracına alır ve ifadesini alma yetkisine sahip değildir. Ayak üstü elleri kolları serbet bir şekilde üstelik tam bir soyguna teşebbüs etmiş birine ne yapıyorsun burada tarzında sorular sorarak kaçmasına fırsat verecek kadar bir boşluk yaratamaz. Ayak üstü ifade alma yetkisine sahip değildir. İkincisi burun buruna geldiği bir şahsı teşhis edebilecek durumdayken gördünüz mü, tipi nasıldı sorularıysa işin diğer komik yanı açıkçası. Pisi pisine yakaladıkları bir suçluyu kaçırdılar. Şimdi bence hırsızda, polislerde ellerim böyle boş mu kalacaktı şarkısını söylüyorlardır. Bu yüzden Türk polisi yakalar diyorum arkadaşlar. Ve içimde ki his Türk polisi ellerim boş kalacaktı şarkısını söylemek için yakalamadı diyor.

    Güzel ülkemin gece yarısı yaşanan bir traji komik vakası. Bunu neden mi anlattım aklıma şu geldi o şahıs araba değilde bir engelliyi çalıyor olsaydı ve polis kesilmiş bir engellinin başında yine böyle elinden kaçıracak mıydı hırsızı? Tabii şimdililik şanslıyız çünkü henüz hırsızlar sadece araba çalmayı biliyor ama yakında engellilerin protezlerinin, platinlerinin ve de sandalyelerinin para ettiğini öğrenirlerse işte o zaman bizlerde çalınmaya başlanırız. O günlerde yakındır gibime geliyor böyle hırsızlar yakalanıp kaçırılırsa elden yada cezalar hafif kalırsa yaptıklarının yanında.

  2. #2
    Üye
    ==ORHAN== Avatarı

    Üyelik Tarihi
    22.09-2005
    Son Giriş
    14.07-2015
    Saat
    14:27
    Yaşadığı Yer
    AKSARAY
    Mesaj
    209
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ne denilebilirki bu duruma. Polislerin eğitimsizliğinden başka bişey gelmiyor aklıma. Sen hırsızı yakala ondan sonra elinden kaçır. Daha yetmiyormuş gibi birde karşı karşıya geldiğin simayı komşulardan sor. Belkide sorma amaçları farklıydı bellimi olur..

  3. #3
    Üye
    msg Avatarı

    Üyelik Tarihi
    02.06-2005
    Son Giriş
    29.11-2017
    Saat
    15:10
    Yaşadığı Yer
    ANKARA
    Mesaj
    109
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    2-3 sene önce bizim evimize de hırsız girmişti. Polisler hırsızlık yöntemine v.s. bakıp hemen bunu yapabilecek 1-2 hırsızın ismini telaffuz etmeye başladılar. Baktık şikayettte bulunmak hiçbirşeyi çözmeyecek, şikayet etsek hırsızdan daha çok eziyet çekeceğiz, yorulacağız. Polisler işi yokuşa sürüyor, şikayetci olmadık.

    Aslında polisler, hangi semtte kimin çalıştını, hangi yöntemi kimin kullandığını çok iyi biliyorlar. Adamlar bilmem kaçıncı kez aynı işi yapmıışlar, yakalanmışlar. Gelecekte de bilmem kaç iş daha yapacaklar.

    Oya Hn. sizin olayda olduğu gibi sorun bence yasalarda. AB 'ye uyum diye getirip koydular. Aynı yasa aldığımız ülkelerde de uygulanıyor. Oralarda işe yarıyor bizde işin içinden çıkılmaz hale getiriyor.
    Öncelikle her yasa her ülkeye uyar diye birşey yok. Her ülkenin kendi koşulları ve şartları var, ona göre revize edilmeli. Ayrıca birde yorum farkı. Türkiye de bile yasaları bir ilde başka diğer bir ilde başka yorumlayıp uyguluyorlar.
    Canı cekmiş belki ilk defa bir dilim baklava çalıyor yıllarca yatıyor, diğeri alışkanlık haline getirmiş suç dosyası ağırlıktan elde taşınmıyor, adam hala dışarılarda.

    Ceza yasalarının adamakıllı baştan aşağı oturulup yeniden yazılmalı