Yaşamın size neler hediye edeceğini bilemezsiniz hiç bir zaman. Bazen bu hediye sizi mutlu ederken bazen de mutsuz eder. Aslında mutsuz eden hediyenin asıl manasını göremeyiz, çünkü sadece göründüğü gibi anlarız. Bu yüzden pozitif bakış açısı yerine negatif bakış açısı yaşamımıza siner. Ve bu düşünce kafamızda dogmatik düşüncelere neden olabilmektedir. Yani düşünce ile yaşam sürer gider. Olumlu şeyler karşımıza çıksa bile o düşünce illaki bir yerde karşımıza bir engel oluyor.

Bence yaşam bizim için bir çile değil bir fırsat olmalıdır. Özellikle engelli/özürlü(bu kelimeye aşırı karşıyım yine de bazı kitleler öyle anladığı için) olmak bizim için sorun olmamalı. Ziraa hiç kimse hiçbir canlı 4 4lük değildir. Engelsiz gördüğümüz bireylerin bile illaki bir sorunu vardır, ister psikolojik, ister manevi, ister maddi olsun. Karamsar olduktan sonra engelli ya da engelsiz statütünüz olsun ne farkeder ki. Derdi olan bireylerin statü farkı gözetilemez asla. Aslında statü diye birşeyi bizler uyduruyoruz. Yaşamı güzel kılmak varken kendimize ve çevremize haram ediyoruz.

Ben cüce bir bireyim.(Cüce dememe burada bir arkadaş tepki vermişti yine de diyeceğim ) Ve benim yaşamda karşılaştığım zorlukları pek çok engelli birey de yaşamıştır. Ama tabi bizim gibi yani cücelerin hayattaki zorlukları daha farklıdır. Alay edilmek, küçük görülmek, rencide edilmek, hor görülmek gibi birçok dışlayıcı düşüncelerle karşılaşıyorum. Tabii ne kadar aldırış etmemiş olarak görünsek de karşımızdakilere bir yerde yine içimizi acıtıyor. Ama tabii zamanla insan bunu da aşıyor. Yaşam gibi bir zorluğu aşıyoruz bunu mu aşamayacağız . Artık böyle yaptıklarında aksine ben gülümsüyorum onlara. Ziraa onların yapamadıklarından daha çok şeyi yapabiliyorum. Bence cüce olmak o kadar da kötü değil. Her yere sığıyoruz. Daha atik olabiliyoruz Zeki ve kıvrak düşüncelerimiz var. Halk arasında biraz da fırlama olduk mu insanlar bizi daha çok sever. Fırlama demekten kastım yani o serseri tarzı hareketlerle saygısızlık yapmak değil tabi. Sevecen olmak, sohbetleri koyulaştırıp onları güldürmek tabi güldürmek gülerek güldürmek. Alaycı olmayan bir şekilde gülmelerini sağlamak. Çoğu yerde hala çocuklar alay etmeye devam etse de yine de üstesinden geliyorum. Ama bazı yerlerde çocuklar daha sempatik de buluyor hatta kimileri fotoğraf bile çektirmek istiyor.

Çocuklar asla kötü düşünmezler ne öğretirseniz onu yaparlar. Hayvanlar da öyle değil mi? Bize gösterildiği için pitbull cinsi köpeği vahşi sanarız. Oysa onu vahşileştiren bir "İNSAN". Hiçbirşey canlı doğarken ırkçı,ayırımcı,alaycı ve nefretçi olarak doğmaz.

Evet illaki bu söylediklerime aşırı zıt bireyler çıkıyor karşımıza hatta öyle ki bazen yaşamımızı sonlandırma fikrine bile bizi düşürenler var. Bence kendinizle barışık olmalısınız ilk önce. Kendinizle barışık olduğunuzda kimse sizi yenemez. Kendinizle birlik olun. Parmakla işaret edip sizi hor gördüklerine bakmayın çünkü onlar farklılığın önemini henüz bilmiyorlar öğretmek insana düşer herzaman.

Stephen Hawking gibi bir deha bile engelli statüsünde ama o dünyanın en zeki adamı. Ve onun gibi pek çok birey zekalarıyla ün salmışken siz neden cahil bireylerin seviyelerine üzülesiniz ki

Sevgiler saygılar.
Enver.