Sayfa 1 / 5 12345 SonSon
Toplam 64 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    Pegasus Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.11-2003
    Son Giriş
    12.12-2017
    Saat
    18:03
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    834
    Alınan Beğeniler
    40
    Verilen Beğeniler
    19

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Kimse tutmasın otuz yaş bunalımına girecem...

    Biliyorum şimdi yaşı büyük olanların dudaklarında memnuniyetsiz bir kıvrıma, kaşların anlamlı bir çatılışına sebep olacağım.

    Ama anlamam, haklı sebeplerim var ve bu bunalıma girecemmm... Girdim.

    Geçtiğimiz günlerde zyaret ettiğim asker arkadaşım artık iyice dökülen saçlarını ve pırıl pırıl parlayan kel kafasını gösterip "olum nasıl girmeyeyim otuz yaş bunalımına" demişti. Ben de yanlardan hafif açılsada henüz ahenkle dans etme modundaki saçlarımı ellerimle okşayıp "ya saçmalama, otuz yaş bunalımı da neymişkine" diye umursamaz bir tavır çekmiştim.

    Gerçi, otuz yaşına kadar "biz gençler" derken ondan sonra "siz gençler" demeye başlamanın dayanılmaz ağırlığı kendini hissetttirmeye başlamamış değildi. Ama yinede ucu ucuna tutturmayı başardığım bahanelerimle zamanın usulca çizgiler attığı yüzümü henüz beyazlaşmaya yüz tutmamış saçlarımla kandırabiliyordum.

    Ama işte buraya kadarmış, artık hiç br güç bu otuz yaş bunalımının sancılarını hissetmemi engelleyemez.

    Yirmi altı kış, yirmi altı yaz, bir o kadarda sonbahar ve bahar geçmişti sakatlığa adımımı attığımda. yoğun bakımda kendime bir söz vermiştim. Beni sevenlerin yüzünde bir hüzne yol açacaksa somurtuşlarım, anlamı yoktu boşvermenin ve savaşılacaktı.

    Öyleyse yapılmadık şeyler yapılmalıydı. Yani bu sakatlık bir avantaja dönüştürülmeli ve daha önce fırsat bulunmamış işler için açılmış bir fırsat kapısı haline dönüştürülmeliydi.

    İşte bunun için vakit kaybetmeden hedefimi belirlemiş ve ilk sınavda üniversiteyi kazanmıştım. Özel bir üniversitede OSS başarı bursuyla okuyacak ve yılar önce yapma fırsatı bulamadığım eksik kalmış bir işi gerçekleştirmiş olacaktım. Kazadan sonra okuma fırsatı bulduğum yüzlerce kitapın verdiği zevkle öğrenmenin hazzını geç de olsa yaşıyordum.

    Öğrencilerin çoğundan büyüktüm. Hani zaman zaman yaşça oldukça büyük olduğum bu arkadaşlarımın arasında ne yaptığımı sorguladığım olmamış da değildir. Fakat gerek kendi fakültemde gerekse diğer fakültelerde yaşı 35 hatta 40 küsür olan bir çok öğrenciyi tanıyınca "okumanın yaşı yok" şeklindeki ünlü deyişe burun kıvırmaz olmuştum...

    İki yıl derslerim bölümümdeki en iyi rakamları içerince okuduğum fakülte dekanlığı okulumuzun anlaşmalı olduğu bir Amerikan üniversitesinde bir dönem yada bir yıl okumamı teklif etti. Sağolsunlar okula para vermemenin dışında kalacak yer ve yemek gibi masraflarımında karşılanacağını söylediler.

    Ben de tamam dedim ve 'kadınların tanrılar tarafından sırf erkeklere kötülük yapması için yaratıldığını iddia edilen' eski Yunan Pandora mitolojisini haklı çıkaracak kadar enterasan iki bayan yurtdışı eğitim görevlisinin gerekli işlemleri yapması için onay verdim.

    Bu arkadaşların durumumu tam anlatamamasından mıdır nedir -tam emin değilim- amerikadaki okul şöyle bir cevap vermiş. "Bu başarılı öğrenciyi memnuniyetle kabul ederiz ancak kurallarımız gereği 25 yaşından büyük öğrencilerin öğrenci yurtlarından yararlanması yasaktır. Bu nedenle öğrenci gelince kendisine kalacak yer bulmak zorundadır".

    Bu kuralın daha başvuru yapılırken ilgili ofis tarafından öğrenilip tarafıma bildirilmesi gerekirken tüm hazırlıklar yapıldıktan osnra söylenmesinin verdiği 'delirme hali' bir yana bu kadar aleni bir şekilde sırf yaşım nedeniyle yurda kabul edilmemem, benim üzeri tozlanmış ama yepyeni kullanılmamış şekilde garajda hazır bekleyen bir harley davidson motoru gibi otuz yaş bunalımımı ortaya çıkarması kaçınılmaz oldu.

    Amerika da tekerlekli sandalyemle gidip kendime kalacak yer aramamın zorluğu bir yana, bu yerden okula ulaşım gibi bir çok olası sıkıntı nedeniyle bu eğitim macerasını iptal etmek zorunda kaldım. Ancak beni asıl üzen bu iptali yaşımın gerekçe gösterildiği bir açmaz nedeniyle gerçekleştirmek zorunda kalmak.

    Artık bir amok koşucusu gibi etrafı yakıp yıkabilirim. Çünkü aynadaki yüzüm birden bire daha da yaşlanmış görünmeye başladı. Saçlarımında sandığım kadar siyah olmadığını farkettim. Ustaca gizlenmiş üç beş beyaz saçın farkına vardım. Meğer artık yaşlı, yorgun ve bitik bir insanmışım. Üstelik göbeğimde varmış. Özellikle oturup brkin bir halde öne doğru eğilince az da olsa ortaya çıkıp bana umursamaz bir şekilde arzı endam eyleyebiliyor.

    İyice sinirlendim. Biraz önce gidip bir duş almak istedim. Birden ne göreyim! Omuzlarımın üzerinde üç tane kıl. Yaşlanınca kıllanırmış ya insanlar. Hemen şiddetle kopardım bu üç hainin kellesini! Yüzümde zafer kazanmış bir komutan edasıyla aynaya dönüp bir zafer sırıtışı fırlatacaktımki birden gözlerimin kenarlarındaki çizgileri farkettim. Nasılda farketmemişim bugüne kadar...Yıkılmış br durumda duştan çıkıp kitaplığımın yanına geldim.

    Zekamın kıvraklığına olan aptalca güvenle anlayabileceğimi sanarak okuduğum felsefe kitaplarına burun kıvırıp beni öteki aleme hazırlayacak uhrevi bir eser aradım boşuna. Yoktu!

    Çaresiz içimde birden bire beliren internete girip kendim gibi yaşlı ve yorgun insanlarla bir araya gelme isteğine boyun eğiyorum.

    Ey yaşlı insanlar, kader arkadaşlarım nerdesiniz?

  2. #2
    Üye
    Sema Avatarı

    Gerçek Adı
    Sema
    Üyelik Tarihi
    28.07-2004
    Son Giriş
    12.12-2017
    Saat
    17:16
    Yaşadığı Yer
    A.
    Mesaj
    4.345
    Alınan Beğeniler
    33
    Verilen Beğeniler
    17
    Blog Mesajları
    28

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ay sen daha yeni mi girdin otuz yaş bunalımına :lol: Biz atlattık bile
    Gerçi 1 tane bile beyazım yok, yirmilik dişim yeni çıktı (daha saymayım) 10 yaş küçüldüm bile
    Geçer geçer...

  3. #3
    Cellmaam
    Misafir Üye
    Cellmaam Avatarı

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    İstemeyerekte olsa Ey yaşlı insanlar çağrına BURDA demek istiyorum

    Bende 30 yaş sendromuna çocukluğumu geçirdiğim arkadaşlarımın bir bir evlenip çoluk çocuğa karıştıktan sonra yavrularını "Bak bu da Serap Teyzen" diye işaret etmelerinden sonra girdim diyebilirim.

    Hoş kendimi avutmak için öğrendiğim "Bodur tavuk her daim piliçtir" Çin ata sözünü her yaş konusu açıldığında andımız gibi haykırmamda kar etmemeye başladı. "AAA yok canım sen mi? 29 sun hiç göstermiyorsun" diyenlere memur olmasam Beyoğlu'nda kokoreç ısmarlayacağım.

    Evet otuza 1 var. Doğum günümü bile evde yangın çıkar diye kutlamıyorum artık. (Malum 30 mum yakmak lazım )

    Bizde bir zamanlan gençtik be off offf demekten kendimi alamıyorum. Aslında yazını okuyana kadar çok ta takmıyor gibiydim ama depreştirdin sanırım sağol :mrgreen:

  4. #4
    Üye
    Grafiker Avatarı

    Gerçek Adı
    Fatih
    Üyelik Tarihi
    04.07-2005
    Son Giriş
    03.06-2010
    Saat
    01:44
    Yaşadığı Yer
    Samsun
    Mesaj
    336
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Cellmaam
    "AAA yok canım sen mi? 29 sun hiç göstermiyorsun" diyenlere memur olmasam Beyoğlu'nda kokoreç ısmarlayacağım.
    arkadaşlar hep beraber kokoreç yimeye yarmıyıııız :lol: :lol: :lol:


    ----------------------------------------------------
    tüühhhhh memur ibaresini yeni gördüm. :lol: :lol: :lol:

  5. #5
    Üye
    Oya Tekin Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.07-2004
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İzmir
    Mesaj
    567
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Boş ver Bülentçim bu anlamda sen bizden şanslısın bence. Biz otuz yaşı atlattık şimdi kırk yaş sendromuna girdik. :wink:

    Otuz yaş kırk yaşın yanında biraz daha masum kalıyor.Nasıl mı? Geçenlerde andanteyle beraberiz ve o yaşlandık Oya artık diyordu bana. Yok canım ya biz yaşlanmadık falan dedim ama bunun ispatını gece yaşadığımız bir olayla anladım. Saçta beyaz yada şu bu olmasına da gerek yokmuş kırk yaşına gelince gençler tarafından resmen yaşlı muamelesi görüyorsunuz işte :wink: Nasıl mı? Anlatayım. O günün sonunda İzmir deprem bölgesi hepinizin bildiği gibi Andanteyle balkonda bunu konuşuyorduk buralar deprem bölgesidir falan demeye kalmadan deprem oldu hafiften sallandık. Neyse bu sallantıyı o an dışarıda olan andantenin kızı ve yeğenlerine anlattığımızda bize inanmadılar. Ve andante bana dönüp canım ben sana demedim mi yaşlandık diye bak bize inanmıyorlar dedi.Evet haklıydı artık yaşlanmıştık :wink: .İlk kez yaşlandığımı hissettim. Ama kendimi bu halimle ve bu yaşta daha çok seviyorum ve mutluyum.

    Yaşadığın konuda haklısın Bülentçim bu anlamda uzun zamandır kendini buna hazırlıyordun biliyorum iki dikkatsiz insanın bu yanlışı kabul edilir gibi değil ama bunu 30 yaşına girdim ah kötü bir yaş artık yaşlanıyoruma bağlama çünkü gerçekten bu dönem yirmili yaşlardan daha güzel ve daha dolu bir dönem inan bana. :wink:

  6. #6
    Üye
    Sirine Avatarı

    Üyelik Tarihi
    30.09-2005
    Son Giriş
    22.11-2016
    Saat
    18:39
    Yaşadığı Yer
    ...
    Mesaj
    20.077
    Alınan Beğeniler
    7
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    4

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    arkadaşlarrr ben size ne diyimmmm bayıldım yaaaaa Pegasus sen bunları yazarken ne hissettin bilemem ama ben krize girdim krize acaip hoşuma gitti yazı yaaa özellikle şu kısma koptumdur kopy edimmm
    Geçtiğimiz günlerde zyaret ettiğim asker arkadaşım artık iyice dökülen saçlarını ve pırıl pırıl parlayan kel kafasını gösterip "olum nasıl girmeyeyim otuz yaş bunalımına" demişti. Ben de yanlardan hafif açılsada henüz ahenkle dans etme modundaki saçlarımı ellerimle okşayıp "ya saçmalama, otuz yaş bunalımı da neymişkine" diye umursamaz bir tavır çekmiştim!!!
    ahhhh Pegasus işte gençlikte saçlarınla övünürsennnn hımmm gülme komşuna gelir başınaaaaaaaa keltoş kalırsın sende yarın birgün saçlarda beyazlamaya yüz tutmuşşş zaten....çık çıkkkkkk!!! :lol: :lol: :lol: :mrgreen:
    şimdi sen kendini şaka bir yana yaşlımı görüyosun????hımmmm belirtileri sadece bu kadar mı yani????eee demek yaşlanmamışsınn henüz yani.....dur bak ben senin içini biraz ferahlatımmm....
    şimdi yaşlı insan bir kere öncelikleeee saçları yavaşşş yavaşşşş bembeyaz olurr sonraaa artık kendini yorgun hissederrrr yüz çizgileri falanda onlarıda boşverr aman bunlar önemli dellllll esasss önemlileriii dişlerrr takma olur :mrgreen: :mrgreen: DİŞÇİ DİŞLERİ TEKKK TEKKKK ÇEKER ÖLÇER BİÇER BİR TAKMA DİŞ EDER SONRACIĞIMAAAAAAAAA HIMMM TORUNLAR HAYLAZSAAAA İŞ VAHİMMMM HANİ DERLER YAAAAA KURT KOCAYINCA......BİRDE BUNARSAN ALİMALLAHHHHHHHHH.......TUH TUHHHH VALLAHİ O ZAMAN SEN BU YAŞLILIK SEDROMUNU HANİ 30 YAŞA YAŞLI DEDİĞİN BUNALIM ZAMANLARINI MUMLA ARARSIN!""30 YAŞIM NERDESİNNNNNNNNNNNNNN????????ZAMANINDA ÇOK ÜZÜLDÜM AMA DEĞERİNİ ŞİMDİ ANLIYORUM""DİYEEEE!!!
    ŞAKA BİR YANA HER YAŞIN KIYMETİ BİLİNMELİ BANA GÖRE HER YAŞIN AYRI BİR GÜZELLİĞİ VARDIR YAŞLANSAMDA BUNDAN ASLA ŞİKAYETÇİ OLMAM AKSİNE MUTLU OLURUM...YAŞLANDIKÇA SORUNLULUKLARIM ARTICAK....ÖNCE EVLENİCEM... :lol: :lol: HAYATINI BENLE PAYLAŞACAK VE BENİMLE YAŞLANACAK BİR EŞİM OLUCAK SONRA ÇOCUKLARIMIZ OLACAK ZAMAN GEÇTİKÇE ÇOCUKLARIMIZ GENÇLEŞTİKÇE BİZ YİNE YAŞLANICAZ BİRLİKTE.... :mrgreen: SONRA BAKMIŞSIN ÇOCUKLAR BÜYÜMÜŞ YUVADAN UÇUCAK ARTIK KAYNANA VE KAYINPEDER OLMUŞUZ....ZAMAN AKIP GEÇİCEK ARTIK MİSYONUMUZ DEDE VE NİNE OLMUŞ :mrgreen: :mrgreen: :mrgreen: SANIRIM BU ÇOK GÜZEL BİR DUYGU...ANNEANNEEEEEEEEEEE VEYA BABANNNNNNEEEEEEEEEE DİYE BAĞIRAN SEVİMLİ KIZ ÇOCUKLARI VEYA HAYLAZ MİNİK KÜÇÜK ADAMLARBİZDE YAŞLANMIŞ İKİ HUYSUZ İHTİYAR...EVLADIM YAPMA ETME....KIRICAKSIN BAK ANNEN KIZICAKKK......ŞİMDİ SENİ AYAĞIMIN ALTINA ALIRIM MASKARA GİDİ..VS...VE ONLAR GİDİNCE BU HUYSUZ İHTİYARLAR YANLIZ KALICAK...EV SESSİZLEŞECEK.....İKİ İHTİYAR BAŞBAŞA.....
    VE GÜN GELİCEK İKİ İHTİYARDAN BİRİ BU DÜNYAYA VEDA EDİCEK.....ECELE ÇARE YOK DOĞARSIN,BÜYÜRSÜN VE YAŞLANIRSIN...DOĞANIN KANUNU DEĞİŞMEZ YASA......
    ÖNEMLİ OLAN YAŞLILIK EVRESİNİN DOLU DOLU SEVGİYLE,HUZURLA,YANINDA BİR DAYANAKLA(HAYAT ARKADAŞI),ÇOCUKLARINLA,TORUNLARINLA HER ANIN KIYMETİNİ BİLEREK....O ÇİZGİLERİ ÜZÜNTÜYLE DEĞİL MUTLULUKLA GÜLÜMSEMEYLE YÜZE KATMAK.....UMARIM HEPİMİZ BU DEDE VE NİNE MİSYONLARINI ZAMAN GEÇTİKÇE ALIRIZ..... :lol: :lol: :lol: :lol: :lol: :mrgreen:BU ÇOK HOŞ BİŞİ YAAA KENDİMİ FIRLAMA BİR İHTİYAR OLARAK DÜŞÜNEMİYORUM BEN SÜPER BABANEEE OLUCAMHAYIRLI YAŞLANMALAR.....ARKADAŞLAR.....

  7. #7
    Üye
    Keco Avatarı

    Üyelik Tarihi
    27.12-2005
    Son Giriş
    12.10-2016
    Saat
    13:23
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    78
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Siz bunalıma erken girmek istiyorsunuz sanırım. Bu bunalıma orta yaş bunalımı denir ve 35 yaşında girilir.



    :P :P :P :P :P :P :P :P :P :P

  8. #8
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sevgili Pega,

    İnsanların "30 yaş bunalımı, bıdı bıdı" :P dedikleri şeyi ben 40'lı yaşlarıma doğru ilk kez duymuştum. Yani farkında olmadan girmişim de çıkmışım bile.. (Bazen, bazı şeyleri bilmemek daha iyi oluyor. Ama öğrendiklerini hemen unutacak yaşta olmadığından yapacak fazla bir şeyin yok! ) O zaman; 18'den sonra, "yaş" olayını hiiiiiç ciddiye almamanı önereceğim.. (Sadece sana değil, bu forumda yazan ve adı geçen tüm arkadaşlara)

    Her ne kadar; "zaman" boyutundan dolayı "yaş alma" işini "somut bir kavram" olarak ele alsak da, ben biraz "izafi" olarak görürüm. Yani "ot gelip, odun gidenler"in de olduğu bir dünyada, onların yaşadığı her zaman diliminin, en az 3 katını yaşamış oluyorsun. Yani 30 x 3 = 90 oluyor. Bu durumda 60 yıl kârdasın, demektir. Ben 30'lu yaşlarımda hesabı böyle yapardım!

    Esra'nın doğum günü kutlamasında:
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Baben
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: M.ESRA ERUSTA
    ]... Bu arada yaş otuzlara dayanmaya başlayınca insan pek sevinemiyor artık doğum günlerine ...
    Yok.. Katılmıyorum.. ops: En güzel yıllar şimdi başlıyor.. Özellikle bizim gibiler için! Öğrendiklerini başkalarıyla paylaşabilme yılları bunlar..

    ...
    Bütün yaşlar güzeldir, yaşamasını bilene.. Bunalım, munalım deyip kafamı bozma şimdi.. :evil: Yapacak daha çoooooook şey var..

  9. #9
    Üye
    gulpembe Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.12-2004
    Son Giriş
    09.01-2017
    Saat
    01:23
    Yaşadığı Yer
    Elazığ
    Mesaj
    183
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Selam Pegasus kardeş , bende 27 yaşındayım yani bunalım yaşıma üç sene var ancak yaşam şartları içerisinde bulunduğum koşullar vs. nedenlerle çoğu zaman kendimi 90yaşında gibi hisettiğim olmuştur . buna karşın öyle insanlar tanırımki 60 70 yaşında olmalarına ramen Hayat dolu cıvıl cıvıl yaşadığı her anın tadını çıkaran hayattan zevk almasını çok çok iyi bilien ve asla kendilerini o yaşlarda görmeyen ve yaşlı olduklarını kabullenme yen kişiler var. . demek istediğim kaç yaşında oduğumuz deyil . kendimizi hangi yaşta gibi hissetiğimizdir.

  10. #10
    yarenn66
    Misafir Üye
    yarenn66 Avatarı

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ne bunalımı ya geceleri saymayın bence arkadaşlar ben öle yAPARAK 20 YAŞINDA KALDIM

  11. #11
    Üye
    Fuzulim Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.07-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Erzurum
    Mesaj
    328
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Zamanı başlarda yavaş ama ilerledikçe hızlanarak akan bir nehire benzetiyorum. Debisi aynı olsa da aktığı alanın daralması yüzünden giderek hızı artan bir nehire.
    İnsanoğlu geçmişe döndüğünde genelde çocukluğunu hatırlar. Pekte fazla bir zamanı kaplamayan çocukluk dönemi sizce neden çok hatırlanır. 60 yaşındaki bir insan dahi geçmişine döndüğünde Sanki geçmiş sadece çocukluk döneminden ibaretmiş gibi koskoca 50 yılı esgeçip, ilk 10 yılına gider hafızası.
    Sizce neden?
    Örneğin bir piknik hatıranızı düşünün. Bu hatıranızda en çok hatırladığınız şey genel olarak piknik alanını ilk gördüğünüz andır. Çünkü hatırlamaya değer tek şey belkide odur.
    Bence yaşamak menzile varmak değildir. Yaşamak menzile giderken duyulan heycandır. Menzile giderken onu görme heycanıdır.
    Yaşamak amaçları yerine getirmek değildir. Yaşamak amaçların olmasıdır.
    Çocukların hayel ve amaçları yetişkinlere göre daha çok olduğundan çocukluk dönemimizi ister istemez hep hatırlarız.
    Derlerki hayat 30 unda başlar. Gerçektende öyle 30 yaşında insan iyi kötü bazı amaçlarını yerine getirmiştir artık. Çocukluğun izleri kaybolur yavaş yavaş...
    Hayatın başladığı sanılan 30 yaşlarında aslında hayat bitmeye yakındır. Çünkü amaçlar azalmıştır. Hayaller sınırlanmıştır.
    30 yaş ve sonrası piknik alanına varılmış, ve piknik yapılan zaman dönemidir. Piknik alanı görülmüştür ve artık pikniğin sonunun gelmesinin beklendiği bir döneme girilmiştir.
    Pikniğe giderken piknik dönüşü düşünülmez ama piknik yapılırken piknik dönüşü düşünülmeye başlanır.
    işte 30 lu yaşlar bunları düşünmeye başladığımız yaşlardır.

    İnsanın en uzun günü dünyaya gözünü açtığı ilk gündür.
    Ondan sonraki günler giderek kısalır. Bir çocuk 3 yaşına gelene kadar yaşadığı 3 yıl ile 50 yaşındaki bir adamın 53 yaşına gelene kadar yaşadığı 3 yıl asla aynı olmaz.
    Gençlikte zaman daha uzundur. Yaşlandıkça zamanın geçme hızı da artar.
    Sakın ola 30 yaşına gelmiş insanlar yaşamımın yarısı geçti demesin. Çünkü asıl yıllar geçmiştir artık. Zaman hızlanmıştır. 40 yaşına 10 yıldan çok daha az bir zaman kalmıştır.

  12. #12
    Üye
    aferits Avatarı

    Gerçek Adı
    Ferit
    Üyelik Tarihi
    15.07-2004
    Son Giriş
    23.10-2017
    Saat
    21:37
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.279
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sevgili Bülent 30 yaş bunalımı mı ? dedin anlamadım hangisinden bahsediyorsun.
    İlk otuzdanmı ? yoksa ikinci otuzdanmı? anlayamadım.

    Birinciyi unuttum pek faydam olmaz ama istersen ikinci 30 ile ilgili bunalımlarımı
    kitap halinde verebilirim.

    İlk otuzun hayırlı olsun. Kal sağlıcakla

  13. #13
    Üye
    msg Avatarı

    Üyelik Tarihi
    02.06-2005
    Son Giriş
    29.11-2017
    Saat
    15:10
    Yaşadığı Yer
    ANKARA
    Mesaj
    109
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Arkadaşların söylediklerine göre yaşımızı göstermiyoruz ama otuz yaş mı kaldı, biz ikinci otuza doğru yol alıyoruz, şurda kırka iki kaldı.

    Hani bayan olsak diyeceğim, "yıllandıkca güzelleşiyoruz" şarap misali.

    Yine de acısıyla tatlısıyla, birçok hatırayla geldi geçti. Şimdi geleceğin gertireceklerini bekliyoruz.

    Yaşadığınız günlerin keyfini çıkarın.

  14. #14
    Üye
    Pegasus Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.11-2003
    Son Giriş
    12.12-2017
    Saat
    18:03
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    834
    Alınan Beğeniler
    40
    Verilen Beğeniler
    19

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sağolun kader arkadaşlarım.

    Küçükken nedense hep 27 yaşımda nasıl görüneceğimi merak eder dururdum.

    O yaşa gelince aldım elime aynayı ve uzun uzun baktım kendime.

    Uzun zamandır tanıdığım bir surattı gördüğüm.

    Bu yaşa gelince hayatımın zirvesine ulaşacağımı sandığımdan mıdır bilinmez, sanki birşeylerin anlatılmaz biryerlere gelip oturacağını düşünmüş olmalıyım.

    Ama o tanıdık yüzde böyle bir zirve hali ya da bir dönemecin yansıması yok gibiydi.

    Fakat birden yüzümde bir yaşlanma hali hissettiğimi hatırlıyorum. Yüzüm artık bir çocuk yada genç bir erkek yüzü değil aksine tamamen olgun bir herifin yüzüydü. Ve bu olgunluk hali bir sonraki yaşlılığın öncülü olduğundan hafif bir memnuniyetsizliğe yol açmıştı.

    O zamanlar üzerinde durmamıştım. Ama şimdi bakıyorumda öyle halının altına itmeyle yokolmayan bir gerçeklik tüm haşmetiyle hep başucumda duruyormuş.

    Yaşlanıyormuşuz vesselam

    Ve bu yaşlanma halini insan umulmadık anlarda hissedebiliyor.

    Geçtiğimiz hafta ablamı arayıp biri beş diğeri iki yaşında olan yeğenlerimi hazırlamasını söyledim. Gidip onları alacak ve ne zamandır söz verdiğim gezintiyi gerçekleştirecektim.

    Arabada giderken ablamın çocuklarıyla olan konuşmaları zamanı aşan birer uğultu gibi gelmeye başladı.

    Bir cümlesi beni alıp bilmediğim bir yerlere götürmüştü.

    Cümle neydi hatırlamıyorum ama sanırım yeğenim Sude ye bir nasihatte bulunuyordu.

    Demek benden sadece birbuçuk yaş büyük ablam evlenmiş, çocukları olmuş ve onlara nasihat veriyordu ha!

    Ulan bu benim de oldukça yaşlandığım anlamına geliyordu!!!

    Bunu ablama söyleyince o da otuz yaş bunalımına mı girdin yoksa? diye sormuştu.

    Clint esvud bakışıyla kendisine cevap vermiş ve böyle birşeyin olamayacağını ima etmiştim.

    Yok ben de biliyorum bunun bir tür 'burjuva duyarlılığı' olduğunu ve en kısa zamanda kendime haddimi bildireceğimin garantisini sevgili Baben abime verdiğimi alanen beyan ediyorum.

    Yani benim gibi, insanın toplumsal yanının asıl önemli tarafı olduğunu ve böyle bireysel olarak yaşanan "bunalım munalım" gibi bireysel çıkışların bir tür burjuva şımarıklığı olduğunun ben de farkındayım. Bu nedenle kendimi ciddi bir hayal kırıklığına uğrattığımda kesin. Ama, işte neylersin...

    İşte böyle demekki dünya benim etrafımda dönmüyormuş! Ben de o doğan, büyüyen ve ölecek olan canlıların evrensel kanununa tabiymişim.

    Ne demişti o mezardaki ölüler; 'Siz bizim eski halimiz gibisiniz, biz de sizin gelecekteki haliniz gibiyiz'

    Ama burda farklı bişey var. Yani ben ölümden korkmuyorumki. Beni tırstıran şey yaşlanmak sanki.

    Ya da bir daha genç olamayacak olmak. Buda ölümden değil ama bir daha yaşamayacak olmaktan korkuyorum diyenler gibi oldu ama gerçekten öyle.

    Basit bir şey değil hani gençliğin avuçların arasından akıp gittiğinin ve bir daha asla elde edemeyecek olmanın farkına varmak.

    Yav aklıma Sezen Aksu nun 'Firuze' adlı şarkısı geldi şimdide.



    Ne diyordu;



    Bir gün dönüp bakınca düşler
    İçmiş olursa yudum yudum yudum yıllarını
    Ağla, ağla Firuze ağla
    Anlat bir zaman ne dayanılmaz güzellikte olduğunu

    Kıskanır rengini baharda yeşiller
    Sevda büyüsü gibisin sen Firuze
    Sen nazlı bir çiçek, bir orman kuytusu
    Üzüm buğusu gibisin sen Firuze

    Duru bir su gibi, bazen volkan gibi
    Bazen bir deli rüzgar gibi
    Gözlerinde telaş, yıllar sence yavaş
    Acelen ne bekle Firuze

    Acılı bir bakış yerleşirse eğer
    Kirpiğinin ucundan gözbebeğine
    Herşeyin bedeli var, güzelliğinin de
    Bir gün gelir ödenir, öde Firuze

  15. #15
    Üye
    basari Avatarı

    Gerçek Adı
    başar
    Üyelik Tarihi
    30.12-2004
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    19:46
    Yaşadığı Yer
    Bursa
    Mesaj
    1.558
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    bende 33. yaş bunalımı var :lol:




Sayfa 1 / 5 12345 SonSon