Sayfa 1 / 4 1234 SonSon
Toplam 60 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    08:14
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.909
    Alınan Beğeniler
    951
    Verilen Beğeniler
    1.237

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Tekparça Ben

    Bülent Küçükaslan

    Eğer bir şey birden fazla ters gitme olasılığı taşıyorsa; size en fazla zararı dokunacak kombinasyonun bilincindeyseniz ve buna karşı tedbirlerinizi aldıysanız, bu tedbirler sizin için daha zararlı bir kombinasyonu gerçekleştirir.
    Murphy Yasaları



    “Aman ha!” dedi bir an yanıma uğrayan fizik tedavi doktoru, “Sakın eklemleri hareketsiz bırakmayın. Yoksa eklemler kireçlenir ve hiç hareket edemez hale gelir”.

    Aman ha! dedim, doktorun uyarısına çok dikkat edelim, sakın eklemleri hareketsiz bırakmayalım. Böyle-böyle açıp kapatalım eklemleri; hem dizleri hem de kalça eklemlerini.
    “Aman ha!” dedi, yanımdaki refakatçiler. “Sakın hareketsiz bırakmayalım eklemleri. Boyuna açıp kapayalım.”

    Boyuna açıp kapattık...
    “Bülent” dedi arkadaşım, “Hadi açıp kapatalım”.
    Hay çok yaşa dedim, ne güzel dedin. Tabi açıp kapatalım... Açıp kapattık.
    Oh be dedik, açıp kapattık ya, kireçlenmez artık.

    Amca, dedim, hadi açıp kapatalım. “Aferin oğlum” dedi, “Aferin! Böyle azimli ol. Sen azimli olursan hem kireçlenme olmaz hem de kısa sürede ayağa kalkarsın Allah’ın izniyle.”
    Ne güzel söyledin amca, dedim, açıp kapatırsak hem kireçlenmez eklemlerim, hem de kısa sürede ayağa kalkarım. Hadi o zaman...
    Açıp kapattık, açıp kapattık.
    Oh be dedim, açıp kapattık ya, kısa zamanda yürümeye de başlarım.

    “Bülent” dedi arkadaşım, “Bak, ayağını oynattın, gördün mü?”
    Deme yahu, oynattım mı sahiden? Oynadı mı ayağım kardeşim?
    “Oynadı elbet! Gördüm. Ahan, şimdi oynattın”.
    Oynattım kardeşim. Öyle ya, ben anlamasam da oynattım, sen de gördün. Ne güzel, demek iyi geliyor açıp kapatmak.
    “İyi gelmez mi” dedi arkadaşım, “Koca doktor demedi mi açıp kapatın diye. Hepimiz de buradaydık, duyduk ya...”
    “Duyduk duyduk” dedi herkes hep bir ağızdan. “Duymasak, açıp kapamayı nereden akıl edecektik.”.
    Ne iyi doktordu. Sahiden, o demese nerden bilecektik açıp kapatmamız gerektiğini. Allah korusun, öylece hareketsiz kalıverirdik ki, koca dağları bekleyen asırlık çınarlar gibi.
    “Allah korusun” dedik hep bir ağızdan ve açıp kapattık, açıp kapattık, açıp kapattık.

    “Bizim orda” dedi biri, “Bizim orda biri vardı, aynı böyle hiç hareket edemiyordu”.
    “Aynı böyle mi” dedi yanımdaki jandarma.
    “Aynı böyle” dedi biri. “Tam iki sene hiç kıpırdamadan öylece yattı”
    “Sonra, sonra ne oldu?” dedik hep bir ağızdan. “Sonrasına gel hele...”
    “Sonra” dedi biri, “Sonra bir gün bir de baktım ki yolda karşımdan geliyor bu kişi”
    “Kim”, “Yatalak adam he mi?”
    “He ya, hem de tam karşımdan”,
    “Deme?”, “Sonra, sonra..?”
    “Yahu dedim, sen ne zaman, nasıl kalktın da böyle gezer oldun?”
    Hep beraber anlatanın ağzının içine baktık pür dikkat
    Sorma, dedi yatalak olup da ayakta gezen adam. Sorma abi, iki sene yattım ama, şimdi kalktım Allah’ın izniyle
    Hep bir ağızdan sorduk:
    “Nasıl kalkmış?”, “Nasıl, nasıl?”
    “Bir bir anlattırdım nasıl kalktığını adama. En önce doktorlar ona da açıp kapat demiş, açıp kapat eklemlerini. O da açıp kapatmış. Sonra türlü türlü şeyler denemiş. Mübarek türbelere adaklar mı adamamış, binbir bitkiden ve de hayvandan binbir çeşitle ilaçlar mı yapmamış, nefesi güçlü onlarca ermiş hocaya dualar mı okutmamış, türlü türlü uzmanların kontrolünden mi geçmemiş. Her bişeyi yapmış”
    “Ve kalkmış ayağa öyle mi?” diye sordu biri.
    “Ve kalktı” dedi biri. “Allahın izniyle hem de...”
    “Amin!” dedik hep bir ağızdan, “İnşallah biz de kalkarız”
    Hadi, dedim arkadaşıma, hadi, açıp kapatalım şu eklemleri...
    “Hadi” dedi, “Hadi açıp kapatalım.”
    Açıp kapattık, açıp kapattık, açıp kapattık.

    Bir ay böylece geçti. Her gün defalarca açıp kapattık, açıp kapattık. Arkadaşım geldi “açıp kapatalım” dedi, amcam geldi “açıp kapatalım” dedi, doktor geldi “açıp kapatıyor musunuz?” dedi, hep beraber, “açıp kapatıyoruz sayenizde” dedik. Açıp kapattık, açıp kapattık, Allahın izniyle.

    Bir sabah kalktık, “Bülent” dedi arkadaşım, “Ayaklar eskisi kadar açılmıyor sanki”.
    Allah Allah! dedim, hep açıp kapatıyoruz ya, ne ola ki?!
    “Bilmem” dedi arkadaşım, “Doktora sormak gerek”.
    “Doktora sormak gerek” dedik hep bir ağızdan.
    Doktora sorduk. “Kurban olduğum doktor” dedik, “Sen dediğinden beri açıp kapatıyoruz, ama sanki eskisi kadar açılmıyor eklemler”.
    “Ben size demedim mi açıp kapayın diye” dedi doktor, “Açıp kapasanız böyle olur muydu!”
    Hepimiz mahcup olduk. “Haklı” dedik doktorun ardı sıra, “Haklı doktor. Öyle ya, demek ki iyi açıp kapatamadık”
    “Olsun” dedi arkadaşım, “Olsun, bundan sonra daha çok açıp kaparız”.
    “Olsun” dedik hep beraber, “Varsın bugüne kadarki açıp kapamalarımız işe yaramasın. Biz de bir olur, bundan sonra daha çok açıp kapatırız”
    “Açıp kapatırız” dedik hep beraber, “Hem de nasıl açıp kapatırız...”
    Ve açıp kapattık, açıp kapattık; daha çok, daha çok...

    “Bu işte bir iş var arkadaş” dedi amcam
    “Bir iş var ya” dedi arkadaşım
    “Bir iş var” dedi jandarma
    “Bir iş var” dedi herkes
    Bir iş var dedim. Bir iş olmasa dizlerim kalçalarım cayır cayır yanar da güneşte kalmış eşek ölüsü gibi şişer mi hiç!
    “Şişmez” dedi herkes bir ağızdan.
    “Şişmez” dedi amcam
    “Şişmez” dedi arkadaşım
    Şişmez, dedim, hem şişmez hem de yanmaz.

    Biz, dedim doktora, biz öbür doktorun dediği gibi hep açıp kapattık.
    “Açıp kapattık” dedi herkes
    Ama dedim, bakın ne oldu. Gerçi parmaklarım kendiliğinden hareket etmeye başladı ama, yine de eklemlerim hem şişti hem de yanıyor.
    “Allah Allah” dedi doktor, “Allah Allah”
    “Allah Allah” dedi herkes “Allah Allah”
    “Hem de hep açıp kapattınız, öyle mi?” diye sordu doktor
    “Hep açıp kapattık” dedi oradakiler, “Hep açıp kapattık”
    “O zaman” dedi doktor, “Şu yazdığım tetkikleri yaptırın hemen. Bakalım ne olmuş”
    “Bakalım” dedik hep bir ağızdan, “Bakalım ki anlayalım ne olduğunu”
    Hemen o gün yaptırdık tetkikleri. Baktı doktorlar. “Şişmiş” dediler.

    “Buz getir” dedi amcam arkadaşıma, “Buz getir. Doktor öyle dedi. Buz koyacakmışız hem dizlere hem de kalçalara”
    Buz koyduk, hem dizlere hem kalçalara.
    Açıp kapattık
    Buz koyduk
    Açıp kapattık
    Buz koyduk
    Açıp kapattık...

    “Başka bir hastane varmış” dediler. “Orada tedavi görüp de ayağa kalkmayan yokmuş”
    “Yokmuş” dedi herkes, “Ama orada da boş yatak bulmak imkânsızmış”
    Aman dedim, aman yetişin, ne yapıp edelim o hastaneye gidelim. Gidelim de ayağa kalkayım...
    “Gidelim” dedi herkes, “Şimdi bir tanıdık bulur, hastanede oda ayarlarız”
    Bir tanıdık bulduk ve hastaneye yattık.
    Doktor geldi, “Açıp kapatın” dedi.
    “Açıp kapatıyoruz” dedik “İlk günden beri...”
    “İyi” dedi doktor, “Siz devam edin... Kısa süre içinde uzman arkadaş gelecek ve size yardımcı olacak”
    Açıp kapattık, açıp kapattık. Eskisi kadar açılmasa da nasıl olsa artık en iyi hastaneye gelmiştik. Onlar bilirlerdi ne olduğunu ve kısa sürede kaldırırlardı beni ayağa.
    “Kaldırır” dedi arkadaşım
    “Kaldırır” dedi herkes, “Kaldırır Allahın izniyle”
    “Amin” dedi herkes “Amin”

    Uzman geldi, açıp kapattı
    Doktor geldi, “açıp kapatın” dedi.
    Açıp kapattık, açıp kapattık
    İki yıl böyle geçti
    “Yüksek dağlardaki soğuk sulardan alabalık” dedi biri, “Taşı eritirmiş”
    “Eritir mi” dedi herkes “Eritmez mi hiç! Yüce dağları bir ucundan bir ucuna dolaşan ulu deredeki ulu alabalık herbişeye iyi gelir”
    “İyi gelir” dedi herkes.
    Ulu alabalıklardan dört taneyi iki dizime sardık...
    “Limon” dediler, “Limon suyu içeceksin. Tüm dünya içermiş”
    “İyi gelir mi” dedik
    “Gelmez mi” dediler, “Mermerin üstünde limon suyu kalınca mermer beyazlaşmıyor mu?”
    “Beyazlaşıyor” dedik hep bir ağızdan.
    “İşte” dediler, “işte kireçleri de böyle açar Allahın izniyle”
    “Amin” dedi herkes
    “Birinci gün” dediler “5 limonu sıkıp suyunu içeceksin”.
    Kolay, dedim.
    “İkinci gün” dediler, “10 limon suyu”
    Tamam, dedim.
    “Üçüncü gün 15, dördüncü gün 20, beşinci gün 25”
    Allah dedim, Allah ki Allah, midemi delmesin?
    “Delmez” dediler, “Delmez, hem de kireçlerini anında açar Allahın izniyle”.
    Bu kadar mı? dedim.
    “Yok” dediler, “altıncı gün gene 25 limon, yedinci gün 20, sekizinci gün 15, dokuzuncu gün 10 ve onuncu günde de 5 tane limonu sıkıp suyunu içeceksin”
    İçtim...
    ...
    ...
    ...
    Hep daha az açıldı kapandı dizlerim, kalçalarım
    Hep daha az
    Daha az
    Az
    Ve hiç

    Çok zaman geçti üstünden
    Bugünlerde, “Şu dağlarda” dedi biri, “şu dağlarda porsuklar yaşarmış...”
    Tamam dedim, tamam, biliyorum.
    “Sen de mi duydun?” diye şaşkınlıkla sordu öteki.
    Duymam mı ya dedim, duymam mı! Yüce dağların yüce ormanlarında yaşayan, ardı sıra yedi kat ışıklar saçarak yüce derelerden su içen yüce porsuk, herbişeye iyi gelirmiş...
    “Gelirmiş” dedi öteki, “Allahın izniyle”
    Gelir, dedim, gelir. Bizde bu talih ve bu kafa olduktan sonra, başımıza herbişey gelir!
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  2. #2
    Üye
    bayke Avatarı

    Gerçek Adı
    Kemal
    Üyelik Tarihi
    06.04-2005
    Son Giriş
    07.02-2009
    Saat
    15:10
    Yaşadığı Yer
    İSTANBUL/Beykoz
    Mesaj
    756
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    klavyene sağlık ne güzel anlatmışsın şu aç kapa olayını
    aziz nesin uslubuyla tam aziz nesinlik bi hikaye.
    ben de bıkmıştım bu aç kapa aktivitelerinden ve bi aç kapa makinesi icat etmiştim.
    yooo kimse heveslenmesin makine çalışmadı :P
    yalnııız alabalık çiftlik üretimi olmicakmış
    soğuk ve akarsuda dolunaylı bi gecede elle avlananı makbulmuş.
    valla bana aynen bööle demişlerdi.
    inşallah sen balıkları carrefour'dan almamışsındır.
    belki beklenen faideyi elde edememiş olman bu hazırlopçuluğundandır. :twisted:

  3. #3
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    16:16
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.507
    Alınan Beğeniler
    29
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Budur... Ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi.

  4. #4
    Üye
    jonjon Avatarı

    Gerçek Adı
    GöKHaN
    Üyelik Tarihi
    03.12-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    12:49
    Yaşadığı Yer
    Ankara/ümitköy
    Mesaj
    504
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    14

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ellerine sağlık abi güzel anlatmışsın...

  5. #5
    Üye
    Hasan DURMUŞ Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    13.03-2006
    Son Giriş
    31.01-2015
    Saat
    01:20
    Yaşadığı Yer
    Trabzon
    Mesaj
    839
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Merhaba arkadaşlar
    bundan daha iyi bir anlatım olmaz galiba
    Bülent arkadaş konuyu çok güzel işlemiş
    Tibben bitmış olan tedavilerimiz için değişik
    tedaviler aramamız gerekir üfleme püflemeyle
    bu işler olsaydı yeryüzünde bunca hastalık kalmazdı.

    Allahın vermış olduğunu ancak Allah açıp kapar

  6. #6
    Üye
    Pegasus Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.11-2003
    Son Giriş
    12.12-2017
    Saat
    18:03
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    834
    Alınan Beğeniler
    40
    Verilen Beğeniler
    19

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Budur kardeşim. Yüreğine sağlık.

  7. #7
    Üye
    recep Avatarı

    Gerçek Adı
    Recep
    Üyelik Tarihi
    08.03-2004
    Son Giriş
    25.03-2014
    Saat
    23:13
    Yaşadığı Yer
    bursa
    Mesaj
    29
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    yüreğine sağlık bülent...çok güzel yazıyorsun ...yeni yazılarını sabırsızlıkla bekşiyoruz..

  8. #8
    Üye
    Gülcan83 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    19.01-2005
    Son Giriş
    17.09-2017
    Saat
    22:51
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    398
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Her denileni ne umutlarla yaparız sonuç alamayacağımızı bilsekte :?


    Yüreğine sağlık patron

  9. #9
    Üye
    aydin_3454 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    09.03-2006
    Son Giriş
    11.10-2011
    Saat
    11:25
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    119
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Önerileri uygularken bir bakmışız ne bacak nede el kalmış............

  10. #10
    Üye
    Mr Forehand Avatarı

    Üyelik Tarihi
    10.11-2004
    Son Giriş
    10.03-2012
    Saat
    18:56
    Yaşadığı Yer
    Muğla
    Mesaj
    55
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bülent, müthiş yazmışsın,
    Helal olsun, başka diyeyim...

    Bir de;
    Bundan çok güzel bir tiyatro oyunu olabilir.
    Müzikli bir oyun da olabilir. Arkadaki şahısların hep birlikte
    söyledikleri sözler var. Sanki bir koro gibi. Bunun üstüne biraz da
    müzik oldu muydu... :P :P :P

  11. #11
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    16:16
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.507
    Alınan Beğeniler
    29
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    İkinci kez okuduğumda, anlatımınızla ilgili olarak "Babam ve Oğlum" filmi aklıma geldi. "Neden" diyeceksiniz. Yönetmen bu filmde üç kuşak ilişkisini antatıyor. 80 li yıllara sevimli bir çocuğun gözlerinden bakıyor. Aslına bakacak olursak belki basit bir ilişki ama öyle güzel anlatmışki izleyen herkes adeta filmi tekrar yaşıyor.

    Sizin bu çalışmanız bir film değil; ben bunları görmüyorum, sadece okuyorum ama okurken olayları adeta yaşıyorum.

    Edebiyat, laf salatası yapmak değildir elbette; kelime cambazlığı değildir; edebiyat çırılçıplak kalmayı ve çırılçıplak soymayı göze almaktır. Olanca ruhunu bilerek, hissederek, sezerek başka bir nesneye, varlığa, insana dönüşebilme becerisidir. Siz bunu çok iyi beceriyorsunuz.
    Tebrik ediyorum...

    Okuyanlara;
    Bu akşam bilgisayarınızın karşısına oturun ve görüş alanınızdaki tek bir sahneyi tarif edin. Ya da sadece kendinizi saç taramak kadar basit bir eylemi yaparken gözleyin ve bu sahneyi ayrıntılarıyla anlatın. Ne kadar zor olduğunu göreceksiniz...

    Saygılarımla,

  12. #12
    Üye
    sanaldunyam Avatarı

    Gerçek Adı
    İsmail ÖĞE
    Üyelik Tarihi
    04.07-2005
    Son Giriş
    18.05-2017
    Saat
    18:29
    Yaşadığı Yer
    Şanlıurfa
    Mesaj
    51
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Walla Bülent abi yazına diyecek bişey yok, trajikomik ve de çok güzel!
    Benim sağ bacakta da güç kaybı olduğunu hissediyorum son zamanlarda. Acaba doktora gitsem mi ki- ya bana da "aç kapa geçer" derlerse- diye düşünüyordum. En iyisi ben bi daha mı düşüneyim ne dersin?

    Ha unutmadan bizim burda öyle Ulu Dağların ardından akan Ulu Derelerin içinde yüzen Ulu Balıklar da yok, porsuklar da... Nerden temin edebiliriz? :lol:

    Saygılar sunarım...

  13. #13
    Üye
    ikinci bahar Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.07-2005
    Son Giriş
    06.12-2017
    Saat
    21:55
    Yaşadığı Yer
    ankara
    Mesaj
    443
    Alınan Beğeniler
    19
    Verilen Beğeniler
    27

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    severek okudum yazınızı,çok güzel yazmışsınız..
    bana da 2tane yavru güvercin yiyceksin demişlerdi,pişirmeden.Yavru güvercin avına düşmüştü ailem.iki tane güvercini kanlıkanlı yedirdiler bana,ama benim fzytrpstim 'boşuna hareketi çok yapma nasılsa eskisi gibi olmazsın' demişti.Haklıymış işte....

  14. #14
    Üye
    alperstein Avatarı

    Gerçek Adı
    Alper
    Üyelik Tarihi
    05.02-2006
    Son Giriş
    18.10-2017
    Saat
    14:27
    Yaşadığı Yer
    İzmir
    Mesaj
    211
    Alınan Beğeniler
    8
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sevgili Bülent,
    Kara mizah anlatımın, sadeliğin ve kıssadan hisse finalin çok etkileyici
    Sahneye konulması gereken bir tekst gibi sanki. Mr Forehand"in Müzikli oyun fikrine de katılıyorum.
    Ellerine sağlık
    Sevgilerimle

  15. #15
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Bülentçim,

    Mr. Forehand'ın ve Alper kardeşimin önerilerine ben de katılıyorum. Diğer "Hastane Anıları"nla birlikte bir tiyatro oyunu haline getirebilir ve "Hayatım Tiyatro" diyebilirsin.. :wink: :lol:




Sayfa 1 / 4 1234 SonSon