Sayfa 8 / 32 İlkİlk ... 45678910111218 ... SonSon
Toplam 477 mesajın 106-120 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #106
    Üye
    Pegasus Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.11-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    18:03
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    834
    Alınan Beğeniler
    40
    Verilen Beğeniler
    19

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Burada Tırtıla bir düzeltme yapmak istiyorum. Sevgili dost yazında "çift cinsiyetlileri ayrı tutuyorum" gibi bir parantez var.

    Kardeşim doğada "çift cinsiyet" diye bişey yoktur. Bu kelimeyi eşcinselliği meşru kılmak isteyen hemen her tartışmada görebilirsin ve aslında kastedilen Hermafrodit insanlardır. Hermafroditler cinsel organları çift olduğu için çift cinsiyetli olarak kabul edilirler. Oysa hermafroditlerin çift üreme organları yoktur. Cinsiyet bildiğiniz gibi üreme yetisiyle ilintili bir durumdur. Yani bir kişi ya dişidir ya da erkektir. Bir hermafroditin dış üreme organları çift olabilir; ama bu bu insanın hem erkek üreme bezlerine hemde kadın iç üreme organlarına sdsahip olduğu anlamına gelmez. Zira hem kadın iç üreme organlarına hemde erkek testislerine işlevsel bir şekilde sahip hiç bir örnek duymadım. Doktor arkadaşlar böyle bir örnek varsa lütfen bizimle paylaşsınlar.

    Dış üreme organları genetik bir takım bozukluklar nedeniyle çift olabilir. Hatta tamamen kadın görünümündeki bir insanın erkek üreme organları olabilir. Eğer bu kişinin tüm üreme organları(İç ve dış) eksiksiz ise dış görünüşüne aldanmadan bu kişi erkek olarak kabul görecektir. Aynı şekilde erkek görünümüne sahip olmasına rağmen kadın iç ve dış üreme organlarına sahip ise bu insan da kadın olarak kabul görecektir. bunların dışında çift dış üreme organına sahip ise üreme anlamında hangi özelliği etkin ise o cinsiyete dahil kabul edilir. Yani dış organlar çift; am iç üreme organlarında uretus(Rahim) yumurtalıklar varsa ve bunlar etkin ise bu kişi kadındır.

    Uzatmadan çift cinsiyet diye bişey yoktur. Hermafroditler çift cinsiyetli değildir. Doğada memeli canlılarda cinsiyet ikidir. Kadın ve erkek. Tarih bugüne kadar hem anne hem baba olabilen bir insanı kaydetmemiştir. Varsa böyle bir kayıt paylaşmaktan menun olurum.

    Bu biraz konu dışı gibi oldu ama bu parafili konusunda konu eşci,nselliğin meşrulaştırılmasına doğru kayabilir düşüncesiyle bu acıklamayı yapmayı uygun gördüm.

    Esenlikle.

  2. #107
    Üye
    KanatlıTırtıl Avatarı

    Gerçek Adı
    Vefa
    Üyelik Tarihi
    04.03-2003
    Son Giriş
    07.12-2017
    Saat
    09:47
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    319
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Pegasus
    Kardeşim doğada "çift cinsiyet" diye bişey yoktur. Bu kelimeyi eşcinselliği meşru kılmak isteyen hemen her tartışmada görebilirsin ve aslında kastedilen Hermafrodit insanlardır.
    Teşekkürler ve özür dilerim, çook haklısın, aceleden ve HEMAFRODITIN Türkçesini yazayım diye çırpınırken bu ayrıntıyı es geçmişim.

  3. #108
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    07:06
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.874
    Alınan Beğeniler
    935
    Verilen Beğeniler
    1.231

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Nereye kadar?
    A- Yasalarla/hukukla çizilmiş sınırlara kadar (tabi yasaların ve yasa yapıcıların sürekli değişen özelliklere sahip olduğunun da altını çizmek gerek).
    B- İki kişi arasında yaşanan/yaşlanması gereken şeylerin, üçüncü kişilerin yaşam alanına taştığı/girdiği ve bu üçüncü kişilerin bu durumdan şikayetçi olduğu yere kadar.

    Yasalar/Hukuk kimi hangi koşullarda korur?
    Zeka gelişimi kendi kararlarını vermeye yeterli olmayanları (zeka geriliği olanları), çocukları, ve karar verme aşamasında bir şekilde çeşitli baskı koşullarını üzerinde hisseden kişileri (her türlü zorlamaya karşı) korur. Devlet, bu kişiler adına, hukukun çizdiği çerçevede, Onlar adına karar verir/ Onları korur.

    ***
    Pegasus “tecavüzden zevk alan” kişi örneğini vermiş ve, bırakalım da böyle kişiler birbirine tecavüz mü etsin... demeye getirmiş ve demokrat olacaz diye kendinizi bu kadar kasmayın demiş.
    Devoteelik dünyanın herhangi bir yerinde yasak mı? Demokrasinin yasaklar rejimi olma hali, kişilere mi bağlı, yoksa yasalara mı?

    Eşcinselliğin bir cinsiyet olduğunu savunanlar var mı, bilmiyorum doğrusu. Ben bugüne kadar okuduğum her yazıda eşcinsellik için "seks tercihi" kavramının kullanıldığını gördüm. Cinsiyet ayrı bir şeydir, cinsel tercih ayrı; üreme ayrı bir şeydir, seks ayrı!
    Üreme hormonal bir şeydir. Her canlıda (hayvan-insan) bu güdüler vardır. Her canlı o güdüler depreştiğinde, bünyesinde oluşan enerjiyi dışarı atma ihtiyacı duyar. Doğada bu güdüleri masturbasyonla ya da başka değerlere tutunarak dizginleyen/dizginlemeye çalışan tek canlı insandır. Diğer canlılar "o anlarda" sanıldığı gibi hiç de seçici değillerdir; önemli olan o kimyasal boşalımı gerçekleştirmektir. Evcilleştirilmiş hayvanların azgınlık döneminde ev eşyalarını ya da sahibinin bacağını becermeye çalışmasından tutun, iki farklı türde hayvanın -o anda başka seçenekleri olmadığında- cinsel ilişkiye girmesine kadar nice örnekleri hatırlatmak isterim. Yani doğa -bile- seks konusunda o kadar keskin değildir. Nerede kaldı bizim insan olmaktan ötürü tercih etme becerimiz/hakkımız?

    Tecavüz konusuna gelince, valla kardeşim, biliyorsun ki tecavüz tek taraflı bir zor kullanmadır ve suçtur. Burada tecavüzün normalleştirilmesi ile ilgili olarak kimsenin bir şey yazdığı ya da bunu savunduğu yok. Eğer sen, devoteelik ile tecavüz aynı kategoridedir diyorsan, bunu daha açık yazmanı rica edeceğim. O zaman daha kolay tartışırız (Elbette bunu demiyorsun. Ben sadece başkaları da bunu demek istemediğini iyice anlasın, yanlış anlamasın diye altını çizmek istedim).

    Burada karşılıklı rıza ve tercih konusunu es geçiyorsunuz arkadaşlar. TERCİH! İki kişi arasında yaşanacak olan bir şeye, üçüncü kişilerin yaşam alanına taşmamak koşuluyla, kim nasıl karışabilir?

    Verdiğin örnekteki ‘tecavüzden zevk alan kadın’, eğer erkek arkadaşını alıp, ormanın derinliklerinde (üçüncü kişilerden uzak bir ortamda) tecavüz oyunu oynarsa, buna kimse karışamaz.

    Özgürlük nerede biter? Evinde de olsa, çıkan seslerle üçüncü kişileri rahatsız edemezler Umuma açık yerlerde bu oyunu oynayamazlar vs.

    ***
    Bir de site yöneticisi kimliğimle çok temel birkaç şey söylemem gerek sanırım.

    1- Bu forumda sakat/engelli olmakla ilgili her her her her konuda yazmak serbesttir. Devoteelik de sakat/engelli olma hali ile ilgilidir.
    2- Nasıl ki bir devote kendi düşüncelerini yazabiliyorsa, elbette devote olmayanlar ve devoteliğe karşı olanlar da kendi düşüncelerini özgürce yazabilirler. Ve/fakat hiç kimse karşı görüşteki kişilere şiddet içeren saldırılarda bulunamaz!
    Yani, “devotelik sapıklıktır. Devote gördüğüm zaman tiksiniyorum. Devoteyle birlikte olmak bana onursuzca geliyor....” diye yazabilirsiniz, ama, “devoteyi gördüğüm yerde şeyine kezzap dökerim. Bölücüler. pkk’liler..” diyemezsiniz! “Ben sakatlık halinden cinsel haz duyuyorum, devotelik iyi bir şeydir, herkes bunu yanlış anlıyor” diyebilir, ama “devoteye küfreden şerefsizdir. Sakatlar sadece sakat halleri ile cinsel objeler olarak kullanılmalıdırlar...” diyemezsiniz.
    Yani saygı saygı saygı ve karşı görüşe tahammül.
    Buna uyduğu müddetçe herkes bu forumda eşit bir şekilde var olabilecektir. Aksi hem forum kurallarına aykırıdır hem de ‘şiddete teşvik” Türk Ceza Kanunu’na göre de SUÇTUR!
    3- Sonuç olarak (şiddeti savunmayan, şiddete teşvik etmeyen) her türlü görüş serbesttir. Biz site yöneticilerine düşen de, bunu kontrol etmektir.
    4- Aslında bunu söyleme gereği duyduğum için üzgünüm (çünkü bunu yapmadığım anlaşılır olmalıydı), ama devoteeleri ve devoteliği arkalıyor değilim. Ben sadece, birilerinin söz söyleme/düşüncesini açıklama hakkına karşı girişilen –şiddet içerikli- tepkilere karşı çıkıyorum.
    Dikkat ederseniz özellikle Esra’dan ‘devoteeliğin nasıl bir tehlike olduğu’ hakkında bizi bilgilendirmesini istedim özellikle. Yani benim için önemli olan, devoteeliğin tartışılması; tartışma süresince ortaya atılan görüşler ya da kişilerin vardığı sonuçlar değil!
    Bu bağlamda çeviri yapacak ya da bu konuda bilgiyi bizimle paylaşacak olan arkadaşların, devoteliği tüm yönleriyle gözler önüne serecek çeşitlilikteki fikirleri bizimle paylaşmasını çok önemsiyorum. Devoteliğin sapıklık ve tehlike olduğunu savunan görüşler de, devoteliğin normal ve güzel bir tercih olduğunu savunan görüşler de benim açımdan aynı derecede ÖĞRETİCİDİR. Sonunda neye karar vereceğim ise, tamamen kişisel bir şeydir...
    5- Bugüne dek ne devoteyim ne de eşcinselim diyen birini tanımadım. Belki aynı ortamda olsam onlardan rahatsız bile olurum. Ama şunu çok iyi biliyorum ki, onların var olma hakkını kendi var olma hakkım gibi savunurum. Savunurum ki, onlar da –sakat- benim var olma hakkımı savunsun! Ve bunu “güç kazanmak” için değil, insana ve tercihlerine duyduğum saygı için yaparım. Sevmesem de sayarım...
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  4. #109
    Üye
    dilemma Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.12-2004
    Son Giriş
    27.11-2017
    Saat
    00:45
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    739
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Andante
    Dilemma,
    Alıntı:
    Beğeniliyoruz… Yine tekrarlıyorum: engelimize rahmen beğeniliyoruz.


    Engelinize rağmen miiiiiiiiiiiiii

    İşte bu aşamada engelinizi her şeye rağmen bir eksiklik gibi görebildiğiniz sürece devoteelik yanıbaşınızda olacaktır.
    İşi biraz güzel tarafından görebilmek maksadıyla yazdım elbette. Yoksa “haydi devotee arkadaşlar, biz tam ağzınıza layığız” anlayışı güttüğümü düşünmeniz çok saçma ve cahilce olur. Yada bundan sonra benim söylediğim bir cümle böyle düşündürmez onlara. Kaldı ki bu tür birlikteliklere karşı olduğumu söyledim ve rahatça söylemeye devam edeceğimdir =)

    Yine beğenilme duygusu diyorum. Hiç beğenilmiyoruz diye ağlanıp vahlanmamaya bir neden değil belki de. =) Ama Devoteelere “sapıklar”gözüyle bakmaktan çok daha yapıcı. Öküzün altında ısrarla buzağı aramamaya niyetliyim anlayacağınız. =)

    Bu onlar için sadece düşünce tarzı olabilir bence, yaşam biçimleri değildir diye düşünüyorum. Aksi halde....aksi halini düşünmiyim en iyisi =)

    Karşı düşüncelere de saygım büyüktür elbet ama o halde burada eşcisel erkeklere de hakaretler edilmeli yada eşcincel bayanlara. Neden onlara hiçbirşey söylemiyoruz. Bu da sapıkça değil mi? en başta buna kızmalıyız. Bizler bayanız/erkeğiz. Nasıl olurda hemcinsimiz bize ilgi duyabilir? Peki, bunun varlığını bildiğimiz halde, neden hiçbir başlıkta onlarla ilgili birşey okuyamadık. Yoksa eşcinsel engelli mi yok?!!!!!!
    Sıradanlaşmışlar çünkü Çok söz konusu olup üzerinde ne kadar çok konuşulursa, konunun kanıksanıp artık önemsenmemesi çok mümkün. Bunda da aynı şeyleri yaşayacağımıza eminim...

    Haklısın babür abi. Ama bu durumda söz konusu bedenler. Genç bayanların sahip olduğu ve evlilik aşamasına kadar korumaları gereken bir değerleri var. bundan kolay vazgeçilir mi bilemiyorum. Vazgeçen yok mu? Elbette var. ama bunun bizim aramızdan çıkma ihtimali biraz düşük gibi. Çünkü engelli oluşumuz bizi biraz daha Allah inancına yaklaştırıyor. Herzaman için, başımıza her türlü şeyin gelebileceğinin canlı kanıtlarıyız.


  5. #110
    Üye
    yagmurlu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    22.09-2003
    Son Giriş
    19.10-2010
    Saat
    22:22
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    32
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Örnekleriniz ve devotelik hakkında verdiğiniz bilgilerin şahsımda uyandırdığı sonucu bildirmek istiyorum insanlardan şüphe duyuyorum iki gün içinde örgendim devotenin anlamını bugüne kadar bilmiyordum belki bir çok insan tanıdım ama ne niyetle ne amaçla yaklaştıklarının farkında olmadan (öğrenmemeyi tercih ederdim)

    İyimi oldu hayır öğrenmek istemezdim her sapıklığın adını bilmek doğrumu bunada hayır engelli insanların engelsiz insanlar ile diyalog kurarken çok soruları varken birde böylesi aykırı ve şüphe uyandıracak bir konuyu gündeme getirmenizi de doğru bulmadım

    Her engelli sizler gibi engelini aşmış olmayabilir veya her engelli bazı konuları bilimsel acıdan ele alıp o konuyu orda bırakamaya bilir bir çok engelli arkadaşta şüphe ve güvensizlik duygusu oluşturmayı sağladığınız için öncelikle sitede bu konuya yer veren yöneticileri kınıyorum

    Özgülük demokrasi ve hak adı altında yapılan bu konuşmaların insanlara zarar verebileceği yönünü hiç ele almamışsınız

    Yaptığınız bilimsel ve kişisel açıklamalarınız insanlar üzerinde oluşturduğu şüpheyi artık yok edemezsiniz buna sebebiyet verdiğiniz için de sizleri kınıyorum

    Bundan sonra ki fikir ve düşüncelerinizi belirttiğiniz hiçbir yazı verdiğiniz zararı yok etmeyecektir

    Sizlerin neyi savunduğunuzun bilincinde olmadığınızı düşünüyorum ve bir engelli olarak
    Engelli kimliğini bu tür saçmalık sapkınlık insan dışı olaylardan ayrı tutmanızı rica ediyorum bizim ciddi anlamda aşmamız çözmemiz gereken konular var bunların arasında insan ile hayvan arasındaki ince çizgiyi kaybetmiş kişiler hakkında daha fazla konuşmanızı da doğru bulmuyorum

  6. #111
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    07:06
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.874
    Alınan Beğeniler
    935
    Verilen Beğeniler
    1.231

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: yagmurlu
    Yaptığınız bilimsel ve kişisel açıklamalarınız insanlar üzerinde oluşturduğu şüpheyi artık yok edemezsiniz buna sebebiyet verdiğiniz için de sizleri kınıyorum
    Bundan sonra ki fikir ve düşüncelerinizi belirttiğiniz hiçbir yazı verdiğiniz zararı yok etmeyecektir
    Sevgili TIRTIL'ın mesajına karşılık yazmıştım, gözünüzden kaçmış olabileceğini düşünerek -üstteki mesajımı da hatırlatarak- TIRTIL'a yazdığım cevabı yinelemek istiyorum:

    Konular/sorunlar konuşulmadıklarında yok olmazlar ki! Gözlerini kapatıp yok saymak ve rahatlamak, sadece kendini kandırmaktır.
    Bir şeyi sorun olarak görüyorsan, düzeltilmesi için çaba sarfetmek gerek. Çaba sarfetmek içinse önce sorunun tüm yönleriyle ortaya koyulması sonra da üzerinde kafa yorulması gerekir. Ancak ondan sonra "sorun" ve "çözüm" gözler önüne serilir, ve karar verecek zihinlere seçenek olarak sunulur.

    Bu tartışma Türkçe'de bildiğim ilk tartışmadır! Çok da memnunum. Eminim bu tartışma bittiğinde herkes çok şey öğrenmiş olacak...

    Ayrıca bu başlık devotelik hakkında "iyidir" demiyor ki, amacı "devotelik iyidir" demek değil ki.
    Bu başlığın tek amacı, konuyu tartışmaktır. "İyi" diyen de "kötü" diyen de fikirlerini yazsın...
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  7. #112
    Üye
    KanatlıTırtıl Avatarı

    Gerçek Adı
    Vefa
    Üyelik Tarihi
    04.03-2003
    Son Giriş
    07.12-2017
    Saat
    09:47
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    319
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sıradanlaşmışlar çünkü Çok söz konusu olup üzerinde ne kadar çok konuşulursa, konunun kanıksanıp artık önemsenmemesi çok mümkün. Bunda da aynı şeyleri yaşayacağımıza eminim...
    İyi kıvırdınız yani, Bundan öte söze ne hacet, boşa çırpınıyoruz hı!

    Yazdık ya eşcinselleri de aramızda istemeyiz diye! Nerenizle okuyor, düşünüyor ve yazıyorsunuz? :evil:

    Kim yüklenecek bunca insanın aklınA ruhuna yerleşen şüphenin vebalini?

    Bilgi vermek uğruna Oldu olacak cinsel pozisyonları da yazın da öğrenelim.

    FARKINDA DEĞİLSİNiz DEĞİL Mİ SAKATLIK KAVRAMI ALTINDA KULLANILDIĞINIZIN.?

    KULLANILIYORSUNUZ.

    Ben sizleri tanımıyorum, sizlerle değilim ey hoşgörülü dostlarım!

  8. #113
    Üye
    yagmurlu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    22.09-2003
    Son Giriş
    19.10-2010
    Saat
    22:22
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    32
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Konular/sorunlar konuşulmadıklarında yok olmazlar ki! Gözlerini kapatıp yok saymak ve rahatlamak, sadece kendini kandırmaktır.

    İlgisi yok böyle bir gerçeğin olmasından banane ki ayrıca öğrendim de ne oldu verdiği zararı size açıkladım her engelli sizin kadar bilimsel olaya bakmaya bilir dedim bu noktada verdiğiniz zararı düşünün belki rahatlatıcı olur ne dersiniz ayrıca bu konu yıllarca da konuşulsa çözülmez çözülseydi bugüne gelmezdi sizlermi çözeceğinize inanıyorsunuz konuşup kapanacak ve olan verdiğiniz kuşku şüphe ve güvensizlik ile sonuçlanacak bu konuda katkıda bulunmuşsunuz süpersiniz

  9. #114
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    10.12-2017
    Saat
    16:32
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.506
    Alınan Beğeniler
    29
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: KanatlıTırtıl
    FARKINDA DEĞİLSİNiz DEĞİL Mİ SAKATLIK KAVRAMI ALTINDA KULLANILDIĞINIZIN.?

    KULLANILIYORSUNUZ.
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: A_GEYiK
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Rekursion
    .. sahi, sakatlardan devotee olamas mi?... ben devotee olamas miyim?...
    Budur... 2 gündür ben de bunu düşünüyordum. Genelde sormaz mıyız? "Senin için dış görünüş mü önemli yoksa karekter ve kişilik mi?" Doğal olarak cevap kişiden kişiye değişecektir. İlk cinsel deneyimlerimizi bir çoğumuz, içinde duygu ve aşk olarak mı yaptık?

    Ben de bir çok kişi gibi sadece dış görünüşünden etkilendiğim için sağlam bir kişiyle beraber oldum. Talep eden de bendim. Onu zorlayarak da ilişkiye girmedim. Bu durumda da özürlü bir kişi olarak ben, sağlam kişiler için Edevotee mi (engelli devote diyelim) olmuş oluyorum. O zaman zaten bir çoğumuz edevotee olmuş oluyoruz. Zamam zaman karşı cinste sadece dış görünüşünden etkilenmez miyiz? Güzel veya çekici gelmez mi? Tabi ki bu kavramlar görecelidir. Bu yüzden sağlam kişiye de özürlü bir kişi güzel ya da çekici gelebilir. Bunu yadırgamak yanlış olur.

    Şu ana kadar olmadı ama yarın bende özürlü birinden hoşlanırsam devotee mi olmuş olacağım. Yoksa devote olunmaz devote doğulur mu? Yok eğer olunuyorsa ve özürlü bir kişiyle ilişkim olursa bundan utanmak yerine O'nunla beraber gurur duyarım.
    Kullanılmak? Nedir kullanılmak. Onlar mı bizi kullanıyor yoksa biz mi onları kullanıyoruz? Karşılıklı iki "evet" yanyana geldiğinde bunun adı kullanılmak mı oluyor? Ya da bana "kullanılmak" kelimesinin anlamını açıklar mısınız?

  10. #115
    Üye
    KanatlıTırtıl Avatarı

    Gerçek Adı
    Vefa
    Üyelik Tarihi
    04.03-2003
    Son Giriş
    07.12-2017
    Saat
    09:47
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    319
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Kullanılmak? Nedir kullanılmak. Onlar mı bizi kullanıyor yoksa biz mi onları kullanıyoruz? Karşılıklı iki "evet" yanyana geldiğinde bunun adı kullanılmak mı oluyor? Ya da bana "kullanılmak" kelimesinin anlamını açıklar mısınız?
    Neyi açıklayacağım tekrar tekrar, papağan değilim ben. Yazdım yazacağımı. Bir parçasını okuma, hepsini, tüm yazdıklarımı oku lütfen, ve ben burada cevabı verilmiş sorulara cevap vermek için yazmıyorum.

    Hoş, ben bu konuyu defalarca yazmıştım yazılarımda.

    Beni sevin beni!
    Sakatlığımı değil önce!!
    Beni hatırlayın beni..
    Sakatlığımı değil sadece!!!!!!

    Ben sana sorayım, anladın mı ki devotee nin ne olduğunu?


    Cevap orada seni bekliyor.

  11. #116
    Üye
    dilemma Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.12-2004
    Son Giriş
    27.11-2017
    Saat
    00:45
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    739
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Vefa...bu sen olamazsın. senin de mi şifreni çaldılar yaa...

    sen başkaydın. fikirlerini söylerken bu kadar tepkili olmamıştın hiç. saygını yitirmezdin. siteye bir kırgınlık yaşamıştın bir zamanlar, hala geçmedi mi o kırgınlığın

    bunları yazdığına inanamıyorum. "cinsel pozisyonları yazın, başka biryerlerinizle mi okuyorsunuz" filan... bunlar ne demek vefa. yazdıklarını sen, kendin beğeniyor musun.

    üzdün beni. kırdın açıkçası.

    burada "insanların düşüncesine saygılı olalım, herkesin bizimle aynı fikirde olmasını bekleyemeyiz" görüşünü savunurken böyle şeylere maruz kalmak sizce adil mi? işin içinden çıkamayınca karalamaya gitmek çok mu doğru.(ama en kolayı, o başka)...bu kavramı ilk defa duyan biri olarak, çevremdeki insanlara hala devotee diiye bakmıyorum. yoksa bende mi bir problem var karakterime ve güçlü kişiliğime hep güvendim. karamsar olmamam da o yüzden sanırım. bir söz vardır "kötü düşünürsen, kötü şeyler olur".

    ben, ortalık devotee kaynasın demiyorum ki, düşüncesine saygı duyuyorum diyorum. dikkatle mi okumuyorsunuz acaba...

    :roll:

  12. #117
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    10.12-2017
    Saat
    16:32
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.506
    Alınan Beğeniler
    29
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    159 Mesajın tamamını tekrar okuduğumda devotee nin ne olduğunu anlamaktan daha çok bir tartışmanın nasıl yapılması gerektiğini anlamanın daha da önem kazandığını gördüm. Başarılı bir müzakere tüm tarafların kazançlı çıktığı bir denge durumudur. Kazan-Kazan yaklaşımının benimsenmesinden yanayım. Bilmem anlatabiliyor muyum?

    Bu arada OturanBoğa teşekkürler, bu konuda anket yapılması çok güzel olmuş

  13. #118
    Üye
    Rekursion Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.12-2003
    Son Giriş
    18.03-2017
    Saat
    16:40
    Yaşadığı Yer
    Alamanya
    Mesaj
    618
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: andante
    İlahi Rekursion

    Tabikii iki kavram arasındaki farkı biliyorum. Ve birbirine karıştırmıyorum inan bana. Orada eksiklik diye üstüne basa basa söylemeye çalıştığım şey çok farklı anlattığımı sanıyordum anlatamamışım.

    Bir şey anlayamadım ama, bula bula sadece bunu mu buldun benden alıntı diye haaa ....
    cevabi bu kadar geciktirdigim icin özür dilerim... ops:

    inan bana yazindan sadece o kismi alintilamaktaki nietim ne bilgine gölge düshürmek ne de "hah! andantenin bi hatasini buldum, hemen yazmaliyim" düshüncesiyle hareket etmek degildi... devoteelerin ele aldigini iddia ettigin sakatlardaki "eksikligi" anlatmak icin devoteelerden bashlayip kendini kesip bicmekten/bictirmekten cinsel haz duyanlardan cikinca belki karishtirio ya da birbiriyle cok baglantili, birbirine cok yakin oldugunu düshünüo olabiliceni sandim biras evet (itiraf ediom), ama yazmamin tek sebebi bashkalarinin da yazdigin o cümleleri benim anladigim gibi anliabilecegi ihtimalindendi... yani bu kelimelerin birbirine karishtirilmamasini önemli buluom (gerci shu an hershey alt üst olmush bile gibi görünü zaten )... hem bilgisayarima yaptigim kisa bi ziaret esnasinda gördügüm o yazini sonuna kadar bile okuyamadigimi itiraf ediim, vaktim kisitli oldugundan uzun uzun bishiler yazamicam icin sadece o kismini okur okumaz alintilayip "düzeltmek" istemishtim aklimca... hepsi bu... olay bu, kendim icin bishi istiosam namerdim, ehehehe :P (hani öle derler ya hep )...

    nereye kadar ne normal???
    güzel oldugu kadar zor bi soru...
    bilindigi gibi "normal" kelimesinin de ceshitli tanimlari var zaten, bu tanimlarin hangisi normal -shey, pardon, "dogru" demek istemishtim- o da mechul...
    bir zamanlar normal olan, zaman gelio anormal olabilio...
    tipki tersinin olabildigi gibi...
    ayni shekilde bi ülkede normal olan bashka ülkede anormal olabilio (bazi ülkelerde eshcinsellere resmi evlenme hakki taniniorken bashka ülkelerde -neptün.ün dedigi gibi- ölüm cezasina carptirilabilio o insanlar)...
    daha önce "normal" olan bishe "anormal" olduktan sonra tekrar "normal" de olabilio, bunun sonu gelmio gibi... yine eshcinsellik örnegini ele alirsak "normalleshmesi" yeni yeni olan bishi degil gibi, (1400 sene önce yazilan kitapta) kuranda lut peygamberin gönderildigi kavimde eshcinsellik gayet "normalmish" diye gecio (yanlish anlamadiysam, birde sizler bakin), kadinlar kadinlarla, erkekler erkeklerle, arada bi de insan neslinin tükenmemesi icin görev misali karshi cinslerle birleshiolarmish (bazi kitaplarda okuduklarimin yalancisiyim )...
    sonra yasaklanio, "anormalleshio" ve daha daha sonra tekrar insanlar yavash yavash alishmaya bashlio "normalleshio"... belki de genish periodik araliklarla böle devam etmesi gerekio bu, bilemicem... dedigim gibi zor bi soru, aklimi, mantigimi ve pek genish olmayan "bilgi hazinemi" cok fazla zorlayan bi konu... (yazmaya devam edersem bashka bi bashlik altinda sevgili gökhanin gayet özenerek, önemseyerek yazdigi bi yaziya "hershey kurgu, normallik kurgu, anormallik kurgu, dünya kurgu, ahiret kurgu, ben kurguyum, hele kurgu zaten hepten kurgu, hic bishi yok aslinda" türünden dalga gecerek karshilik verildigi gibi benim yazdiklarim/yazmadiklarim da alay konusu olabilicenden cekiniom biras acikcasi)... "nereye kadar ne normal?"in cevabini bilen varsa acilen beni de aydinlatsin lütfen...

    ama bildigim bashka bishe var...
    hepimiz vicdan sahibiyiz...
    az ya da cok akil sahibiyiz...
    bunlarla hareket edip, hem beynimize hem kalbimize danisharak, edindigimiz
    bilgilerle kendi dogrularimizi bashkalarina en ufak bi zarar bile vermemeye
    gayret ederek bulup yashayabiliris...

    ayrica cok güzel olan "nereye kadar?" sorusunun iki yönlü oldugunu da unutmayalim...
    ? <--------- nereye kadar? -----------> ?

    "sifir"i mi bulmak gerekio acaba?!...
    "sifir"i severim de aslinda...

    sevgiler

  14. #119
    Üye
    KanatlıTırtıl Avatarı

    Gerçek Adı
    Vefa
    Üyelik Tarihi
    04.03-2003
    Son Giriş
    07.12-2017
    Saat
    09:47
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    319
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: dilemma
    Karşı düşüncelere de saygım büyüktür elbet ama o halde burada eşcisel erkeklere de hakaretler edilmeli yada eşcincel bayanlara. Neden onlara hiçbirşey söylemiyoruz. Bu da sapıkça değil mi? en başta buna kızmalıyız. Bizler bayanız/erkeğiz. Nasıl olurda hemcinsimiz bize ilgi duyabilir? Peki, bunun varlığını bildiğimiz halde, neden hiçbir başlıkta onlarla ilgili birşey okuyamadık. Yoksa eşcinsel engelli mi yok?!!!!!!
    Sıradanlaşmışlar çünkü .......
    Dilek, okumuyorsun, bunu da yazınca elbette tepki gösterdim. Yazdım oysa eşcinselleri de kaç defa.. Neyse, doğrudan hedef sen değildin. Şahsına yönelik incittiysem özür dilerim.

    OKUMUYORSUNUZ ARKADAŞLAR.

    Benim elbette ve değişmedim, aynı benim. Foruma yazmıyordum. Yoruluyorum kalabalığın içersinde çırpınmaktan. Yazılanlar okunmuyor. Herkes altalta üstüste yığıyor sözlerini. Çoğu zaman laf olsun diye yazılıyor. Ben bu lükse sahip olduğumu düşünmüyorum. Çünkü yazarken çoğunuzdan fazla yoruluyorum. Neyse, bu sizleri pek ilgilendirmez.

    Neden burada ses verdiğimi hiç mi anlamadınız? En başta yazdığım satırlarda gördüğünüz gibi bu konu çok hassas! Bam teline dokunan bir konu. AŞK VE CINSELLİK. Ve bu alanda donanımsızca at koşturulmasından rahatsız oldum.

    Üstelik! Üstelik sapkınlığı ayan beyan ortada olan bir hareketi hoş görmek uğruna benim de içinde olduğum ENGELLİ camiasının kullanılma olasılığı beni son derece üzdü.

    Saygı duymak.. Ben sapkınlığa saygı duymak zorunda mıyım? Hoşgörü hoşgörü, nereye kadar bu hoşgörü ve herşeyi yasa ve kanunların terazisinde mi tartacağım?

    Bu terazide aşk nereye konuluyor? Bu terazide aldatılmak nereye konuluyor? Hangi kefesine koyacağız binlerce yıllık geleneğimizi, ailevi veya duygusal değerlerimizi? Hoşgörü uğruna, özgürlük uğruna, vs vs uğruna bizi biz yapan bunca varlığımıza nişan alınmasını da mı görmezden geleceğiz?

    Herşeyi hoşgörürsem, herşeyi kabullenirsem ben nerede olurum, kim olurum?
    Reddetmek diye bir seçeneği nereye sakladınız?
    Bu nasıl bir düşüncedir?

    Dikkat ederseniz sorunlara ortak olarak hep BİZLİ Yazıyordum yazılarımda. Güvercinlerin mücadelesini bilir misiniz? Kapalı bir yerden kurtulmak için ne yaptıklarını? Bir cam varsa orada, aralarından biri sürekli o cama hızla çarpar bedenini. Defalarca, defalarca çarpar yaralansa da! Uçar, döner, döner, yine çarpar ve sonunda kırar camı. Fakat artık kırılmmıştır her yanı. Çoğunluğun kurtulması uğruna bilinçli olarak feda etmiştir kendini.

    Bu kadar hassas bir konuda görüş belirtirken lütfen dikkatli olalım DEDİM. Burayı binlerce, onbinlerce göz takip ediyor DEDİM. Buna rağmen mesela "devoteeler de kanıksanmalı" veya "onlar da bizim gibi engelli" gibi bir lafla yıktınız tüm o nazik sütunları.

    Aslında düşünüyorum da, şef haklı. Burası bir forum ve herkes herkes gibi düşünmek zorunda değil. Zaten ben de "ne haliniz varsa görün" de DEDİM. Kimsenin çanına ot tıkamak ne Haddime. Herkesin kendi doğruları vardır da DEDİM. OKUMUYORSUNUZ Kİ! Yazdığımdan bir kıymık alıp ona yorum yapıyorsunuz hep. Bu mu tüm beceriniz? O harfleri tek tek yazdım ben! Benimkiler bir yana, yazılan hiç bir yazıyı tam okumuyoRUZ.( Hadi hatrınız için buna da ortak oldum. )

    Sonuç olarak bütün bu yaygara benim ellerimi yorarken en çok belki de devotenin işine yaradı. Ve onun gibiler için güzel bir malzeme oldu. Bazılarımız da bilgilendik. Yeni yeni etiketlerimiz oldu birbirimize yapıştıracak.

    Dilerim çoğunluğun faydasına akmıştır bu bilgiler. Dilerim kimsenin şahsına karşı kusur etmemişşiMdir. Dilerim kimseye HAKSIZ YERE çatmamışımdır.

    Dilerim bir gün transeksüeller, eşcinseller, devoteler ve benzeri kişiler, kendi tercihleri sayesinde dışlandıkları topluma, bizim adımızı, bizim yolumuzu, bizim imkanlarımızı kullanarak yanaşmaya çalışmazlar. Dilerim buna müsade etmezsiniz. Dilerim bu saçmalıklar kanıksanmaz. BİR GÜN OLUR DA BU OYUNA MÜSADE EDERSENİZ İŞTE BEN ORADA YOKUM! VERİN MİSKETLERİMİ, ALIN MİSKETLERİNİZİ.

    Saygılar.

  15. #120
    Üye
    dilemma Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.12-2004
    Son Giriş
    27.11-2017
    Saat
    00:45
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    739
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    İçime su serptin vefa...

    şimdi de ben senden özür dilerim. Ama herkes o kadar uzun yazıyorki, açıkçası herkesin yazdıklarını okumaya fırsat bulamıyorum. Bankacıyım biliyorsun.mesleğim ve bugünün cuma ( haftanın en yoğun günü) olmasından kaynaklı, maalesef okumaya hiç fırsatım kalmıyor. kaldı ki bunları bile önce mailime yazıp, kelime ve anlam hatalarımı düzeltip gönderebiliyorum bulduğum ilk fırsatta.

    görüşmek üzere...




Sayfa 8 / 32 İlkİlk ... 45678910111218 ... SonSon