Sayfa 20 / 32 İlkİlk ... 1016171819202122232430 ... SonSon
Toplam 477 mesajın 286-300 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #286
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Hasantalay
    sadece şunu söylemeliyim
    bülent yönetici arkadaşımız
    gazeteci olsaydı gazetenin traji yüksek olurdu
    hangi haberin ve konunun ne boyutta tepki ve etkilişim gösterdiğini bize çok iyi gösterdi
    bu sayfayı kilitlememesi beni hayrete düşürüyor artık
    Sevgili Hasan,

    Kendi içinde çelişkiye düşüyorsun.. Hangi gazete sahibi çok satan gazetesine kilit vurur yahu.. Manyak mı bu adam? :twisted:

    Aslında, Sevgili Bülent'in senin düşündüğün gibi "hit" artışı olsun diye bir kaygısının olmadığını çok iyi biliyorum.. Onun da, bizim de derdimiz; bildiklerimizi bilmeyenlerle paylaşmak, bilmediklerimizi bilenlerden öğrendiklerimizle artırmak. Bunun dışındaki iddialara sadece gülmekle yetiniyorum. Ayrıca, yaptığımız beyin fırtınası da keyfimize keyif katar. Şöyle bir söz vardır. Bilmem bilir misin: "Bin çiçek açsın, bin fikir yarışsın"

    O nedenle, bu sayfayı kaldırması ya da kilitlemesi de beni hayrete düşürür! Ve sadece hayrete düşürmekle kalmaz epeyce de öfkelendirir! :evil:


    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Hasantalay
    şöyle söylemeliym ki artık konu amacını aşmış ve bilimsel bir bilgi edinilmeden çok kişisel düşünceler ve düzeysiz konuşma diyaloglarına girilmiş
    ve bunun sonucunda her yazılan yazılara karşı tarafın söz hakkı doğmuştur
    bunun bi sonu olmalı bence
    Bunu söylemek için, zamanlama hatası yapıyorsun. Bu başlıktaki, -ikinci turdan sonrası için- 283'üncü mesajdan sonrasını okumadığını tahmin ediyorum.. Çünkü özellikle horizon'un bu mesajından sonrası için konu, o senin dediğin "bilimsel bir bilgi edinme" aşamasına girmiş ve düzey yükselmiştir! O nedenle; böyle bir şey söylemek, an azından horizon ve arkadaşının emeğine haksızlık olur!

    Artı; bu tür forumlarda, "konu başlığına bağlı kalınacak", "başlıkta yazılanın dışına çıkılması zinhar yasaktır" gibi bir kural yoktur! Seviyeyi düşürmemek, polemiğe ve zevzekliğe girmemek koşuluyla ve diğer forum kurallarına uyarak isteyen, istediğini yazabilir, cevap hakkı doğmuşsa karşıdakine cevabını verir, bir "son" şartı aranmaz!!

    Rahatsız olan arkadaş, sol alt köşedeki Bu başlığı takip etmeyi bırak linkine ve sağ üst köşedeki ( X ) işaretine tıklayıp tartışmadan çekilmekte tamamen özgürdür!

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Oya Tekin
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: horizon73
    ... Oya bu arada bunun devamı nerde diyen bi tek sen çıktın. İlginden dolayı çok teşekkür ederim. Saygılarımla
    Teşekkürler horizon bence benim dışımda çok insan bu açıklamayı bekliyordur dile getiren ben olmuş olabilirim ama gerçek bu. Hadi bakalım devamını görelim. :wink:
    Sevgili horizon, Burada çok çok yeni sayıldığın için biraz açıklama yapayım; Sevgili Oya, bu forumun en aktif üye ve adminlerinden biridir. Ol nedenle, gerektiğinde bütün adminler adına konuşma hak ve yetkisi vardır! (Öyle değil mi sevgili OturanBoğa )

    Zaten senden cevap geciktiği için, TDK sözlüğünden aldığım "sapık" tanımını buraya koyunca kızılca kıyametler koptu, toz dumandan görülmez oldu ortalık. Şimdi senden bekliyoruz.

  2. #287
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bir kaç zamandır yazmayı hep unuttuğum bir konu var.O kadar hızla gelişiyor ki bu sayfa ister istemez o anın sıcaklığına kayarak farklı yerlere kayabiliyor yazacaklarımız da.

    Ben burada bir konudan şikayetçiydim. Sanırım bu şikayetim henüz yok olmadı bu sebeple bu şikayetimi bir dile getireyim.

    Tabii en iyi bildiğim yol olan müzikle dile getireceğim bu konuyu. İnanın konuyu saptırmıyorum araya müzik alarak

    Müzikte öğrencilere öğretmekte en çok zorlandığım konuların başında hız terimleri gelir. Gerçekten de her parçanın kendine özgü bir temposu vardır. Eğer bu çocuklar müzik eğitimini yaşamlarının bir parçası yapmayacaklarsa, yani ders verdiğim yer bir müzik okulu değilse genelde müzik hız terimleri üçe ayrılır diye özetlerim.

    Ağır, orta ve hızlı olmak üzere...Bunların italyanca anlamlarının da bilmeleri gerekir çünkü böyle kullanılır. Ama burada bir anlamama gibi durum söz konusu olur.

    Çünkü;

    Lento, andante, adagio hepsi ağır tempoyu ifade eder. Aralarında fark yokmudur? Olmaz mı?????Ama kafaları karışmasın diye bunları ağır olarak bilin der ve geçerim küçük çocuklara.

    Şimdi burada da ilk kez duyduğumuz bir kavram kargaşasında her kafadan bir ses çıktı açıkcası.

    Devotee.....

    Ne saçmalıyorsunuz, devoteelik kötü bir şey değil, o aslında kelime olarak hayranlık anlamına gelir. Saçmalamayın.... a kadar varan söylemler söz konusu.

    Valla haklısın, bizde kör bir uçuşla her duyduğumuzu kendimize rehber edeninlerdeniz. Ya bu nedir diye hiçççççççççç araştırma falan yapmayızzz!!!! :twisted:

    Evet kelime olarak hayranlık, tapınma mürid gibi anlamlara geldiği doğru.

    İyi de nasıl bir hayranlık????

    Öyle bir hayranlık ki kendinden vaz geçecek ve kendi öz benliğini hiçe sayacak kadar büyük bir hayranlık. Yani marazi bir hayranlık.

    Kısacası bir müzik gurubuna yada sanatçıya duyulan hayranlıktan çok daha öte bir şey. Kuşkusuz bu anlamda da kullanılması söz konusu. Ama genel olarak kullanıldığı yer çıkış noktası olan antik yunan a kadar uzanıyor. Ve özellikle kolları ve bacakları olmayan sakatlara duyulan bir hayranlıkla özdeşleşiyor.

    Kısacası devoteliğe sakatlara duyulan bir hayranlık derken, kömüre su demiyoruz açıkcası...

    Bilimsel olarak her sakatlığa duyulan marazi hayranlığın bir adı var. Bunlar bilmek zorunda da değiliz açıkcası.Bunların çoğu da bir sapkınlığı içinde barındırıyor ve sonuç olarak sakatlığa duyulan bu hayranlığın birleştiği bir kavram olarak karşımıza çıkıyor devotee.

    Bu sebeple burada bu kelimeyi yanlış kullanıyorsunuz deme cesaretini gösteren arkadaşların bir de olaya bu şekilde yaklaşmasını açıkcası bekliyorum.

    Neyin ne olduğunu gayet iyi araştırabilen ve farkında olan kişileriz de aynı zamanda.

    Apotemnophilia, psellismophilia, amelotatizim vs. gibi sonuçta sakatlıkların türüne yada kişilerin tercihlerine göre değişen isimlerle bir bütün oluşturuyor devoteelik kavramı.

    Bu arada ne kadar bilimsel araştırma yapılırsa yapılsın sapıklığın kesin çizgilerle ayrılan bir tarafı bilim adamları tarafından netleşmiş bile değil.

    Yinede gelecek bilimsel yazıları beklediğimi yazarak şimdilik sonlandırayım.

  3. #288
    Üye
    neptune Avatarı

    Üyelik Tarihi
    24.04-2005
    Son Giriş
    04.07-2010
    Saat
    11:05
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    459
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: andante
    Bu arada ne kadar bilimsel araştırma yapılırsa yapılsın sapıklığın kesin çizgilerle ayrılan bir tarafı bilim adamları tarafından netleşmiş bile değil.
    Zaten böyle bir yaklaşımda da bulunulmuyor. Bilim ahlaki yargılarda bulunmaz. Bunu akademik olarak daha çok felsefe yapar.

    Bilimin görevi burada durum tespitidir. Süreçleri, başlangıçları, nedenleri ve sonuçları inceler. Bilim bunu sınıflayabilir ama bunu toplumsal olarak yargılamak (ya da yargılamamak tabii ki) kültürün işidir, bilimin değil.

    Eğer hastalık olup olmadığı merak ediliyorsa da standarttan ayrılan bölümün bozukluk olup olmadığı ile tıp ilgilenir. Burada amaç tedavidir. Ruhsal farklılıkların hastalık olup olmadığını, tedavi edilip edilmemesi gerektiği ile de psikiyatri ilgilenir. Sosyoloji, psikoloji veya hukuk değil.

    Yani burada eğer bilimsel bir sınıflama değil de bilimsel bir yargı isteniyorsa bunun psikiyatrik olması gerekir. Bilimsel disiplinlerin sınıflamalarına yapılan yargılar psikiyatrik yargı dışında kültürel olur ve sadece ve sadece kişilerin ve toplumların hayata bakış açıları ile ilgilidir.

    Üstelik bu psikiyatrik bakış açısı bu topikte çoktan verildi bile. DSM4'e (psikiyatristlerin kutsal kitabı ) göre hangi sınıflandırmadaki hangi sapmanın hastalık olup olmadığını bu topikte Rekursion altı ay önce epey emek verip yazmıştı. Eğer bakarsanız şimdiki bilimsel yaklaşıma göre açıkça bunun hastalık olup olmadığını okuyabilirsiniz. Tüm diğer saptama ve sınıflandırmalar için bunun dışında yargıda bulunmak kişisel, toplumsal, felsefik, hatta hukuksal olabilir ama bilimsel olmaz.

    Bu yüzden horizon73'ün nakledeceklerini herhangi bir yargı için değil de kavram hakkında bilgi kazanmak için değerlendirmek gerekir. Bunun herhangi bir genel yargısal değerlendirme olamayacağını aklınızda tutmanız oldukça önemli. Kararı herkes kendisine göre verecek.

    Selamlar.

  4. #289
    abdo58
    Misafir Üye
    abdo58 Avatarı

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    IMDb - Boxing Helena

    Ekşi Sözlük - Boxing Helena


    YA ARKADAŞLAR BUNLARI Bİ İNCELERSENİZ ÇOK SEVİNİRİM

    http://www.imdb.com/title/tt0106471/

    BU FİLM YANILMIYOSAM ALMAN ÇEKİMİ BİR FİLM VE KONUSU DEVOTELİK

    BEN ARTIK BU DEVOTE ARKADAŞLARLA UĞRAŞMIYICAM

    HANİ ŞEBNEM FERAH Bİ ŞARKI SÖLÜYODU YAA
    BENİM CAM KIRIKLARIM VAR DİYE ONUN CAM KIRIKLARI VARSA BENİMDE BAYAN DEVOTEM VAR VE SİTEMİZDEN

  5. #290
    Üye
    ==ORHAN== Avatarı

    Üyelik Tarihi
    22.09-2005
    Son Giriş
    14.07-2015
    Saat
    14:27
    Yaşadığı Yer
    AKSARAY
    Mesaj
    209
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: abdo58
    HANİ ŞEBNEM FERAH Bİ ŞARKI SÖLÜYODU YAA
    BENİM CAM KIRIKLARIM VAR DİYE ONUN CAM KIRIKLARI VARSA BENİMDE BAYAN DEVOTEM VAR VE SİTEMİZDEN
    :?: :?:

    Sapık demiyorsun yani şimdi öylemi.

  6. #291
    Üye
    Sema Avatarı

    Gerçek Adı
    Sema
    Üyelik Tarihi
    28.07-2004
    Son Giriş
    29.11-2017
    Saat
    15:58
    Yaşadığı Yer
    A.
    Mesaj
    4.344
    Alınan Beğeniler
    33
    Verilen Beğeniler
    16
    Blog Mesajları
    28

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    :shock: Filmin adı geçince jetonum yeni düştü .
    Engelliler.biz Sinema Kulübünü hazırladığım dönemlerde bu film ile ilgili ısrarla fikrimi almak isteyen bir arkadaş olmuştu ve kendisi engelli değildi. Sanırım sandığımızdan çok sayıda devotee'miz var :roll: Amanııın :roll:

  7. #292
    abdo58
    Misafir Üye
    abdo58 Avatarı

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    BEN YİNE SAPIK DİYORUM EĞER FİKRİ YARARLANMAK ÇIKAR İÇİNSE SAPIK AMA ALAN MEMMUN SATAN MEMMUNSA O PAZARLIKTA BİZE HİİÇ AMA HİİÇ BİŞİY DÜŞMEZ YİNEDE BENİM KATİ FİKTİM
    DOVETE= SAPIKLIK
    VE YİNE ÜSTÜNE BASARAK BELİRTİYORUM ÖNCE İKİ TARAFIN MEMMUNİYETİ ÖNEMLİ BAY YADA BAYAN RAZI OLUYOSA HÜR İRADE OLUYO BEN ŞİMDİ SAPIK KURBANIMI OLDUM YOOO SADECE KENDİ HÜR İRADEM VE GÖNÜL RIZAM İLE HERŞEY OLUYO

  8. #293
    Üye
    neptune Avatarı

    Üyelik Tarihi
    24.04-2005
    Son Giriş
    04.07-2010
    Saat
    11:05
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    459
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: andante
    Ve böyle bir durum varken, bir devotee için sakat bir insanın ona göre eksikliği son derece çekici bir hal alabiliyor. Ve bunu kendi için bir cinsel haz haline getirirken sakat bir insanın sakatlığı kullanılmış oluyor.

    Bu bir istismardır.
    Bilinen sözdür; "Gündüzleri Maria Magdelena'yı taşlayıp, geceleri koynuna girmeye çalışıyorlar" denir.

    Özellikle son yazılardan rahatsız olduğum için bu ilaveyi yapıyorum,
    Tersine nasıl bakıyorsun? Yani yöneldikleri insanların devoteelerin bir zaafını, ya da senin deyiminle "eksikliğini" kullanarak onlardan faydalanmalarını? Bu istismar değil mi? Bu şekilde düşünen insanları nasıl adlandırmak gerekir dersin?

  9. #294
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ben ise verilecek cevapları hiççççççç merak etmiyorum.

    Çünkü çok iyi biliyorum ki, insanoğlu kıvırma konusunda uzmandır ve olayı kendi lehine çevirmede ve kendini haklı bulmada son derece yeteneklidir.

    Sevgili neptün,

    Açıkcası sana hemen cevap yazacaktım sabah yazdığın yazıyı okuduğumda ancak zorunlu olarak gitmem gereken bir yer olduğundan geldiğimde yazmaya karar vermişken, yeni eklentileri gördüm. Dediğim gibi burada konular öylesine hızla değişiyor ki, asıl yazmak istediğin dururken başka bir yöne ister istemez savruluyorsun.

    Gitmek zorunda olmayıp yazacaklarımı bunlarla birleştirebilirim de. Onu yapacam zaten.

    Bir konu da anlaşalım;

    İlk sayfalarda dediğim bir şey vardı. Hatırlatmak isterim. Cinsellik bizde hala çok fazla konuşulan bir konu olmadığı halde ve işin içine ahlak erdem gibi kavramlarla konuya yaklaşırken, birden bire okunma rekorları kırma sebebinin üzerinde durulması gerekiyor.

    Bir yerde bir konuya böylesine küfürler, böylesine tehditler, böylesine kınamalar varsa o yerde aynı zamanda gizli bir heyecanla meraklanma ve konuyu öğrenme ve içinde olma duygusu da vardır. En fazla kükreyenler her zaman en çok endileşendiklerim arasındadır.

    Bir konuya tepki çeşitli şekillerde verilir, insanca olanı kendi fikrini söylerken, karşındakini kabul etmesende yok saymamaktır. Bu yapılıyorsa ben kahramandan değil, ona saldıranlardan korkarım.

    Şimdi madem bu kadar açık ve net bir şekilde konuşuluyor bizde açık ve net olalım o zaman. Gerçi her zaman net olduğum söylenebilirde biraz daha dilimi sivritebilirim anlamında diyorum bunu.

    Gerçekten bu sitede son derece aklı başında ve çok ama çok değer verdiğim bir sürü sakat arkadaşım var. Kimsenin alınmayacağını, ümit ederek yazmaya başlıyorum.

    Sana diyecektim ki sabah yazabilseydim;

    Kendimi bildiğimden beri sakat tanıdıklarım arkadaşlarım ve dostlarım oldu. Özellikle bu siteye üye olduktan sonra tanıdıklarımın sayısında da artış oldu doğal olarak. Kabul etmeliyim ki, burada tanıdıklarım, yazılarını okuduklarım, sohbet odasında konuşmalarına denk geldiklerim sonucunda durumun tahmin ettiğimden çok daha vahim olduğunu gözlemledim.

    Son zamanlarda engellilerin eğitim durumlarıyla ilgili araştırma yaparken çok kapsamlı bir araştırmayı da sürdürmek zorunda kaldığımda ortaya ilginç sonuçlar çıkıyordu.

    Her şeyden önce engellilerin büyük bir kısmı eğitim konusunda son derece kötü durumda oldukları gibi ekonomik açıdan da aynı kötü sonuca sahipler. Büyük bir çoğunluğun iş güvencesi, sağlık güvencesi vs. gibi insan haklarının temelini oluşturan konularda dipte olduğu bir gerçek.

    Toplumda da engellilerle ilgili bir sürü şey yaşanılırken, engellilerin büyük bir çoğunluğunun içsel dünyalarında da sağlıklı olmadığı ortaya çıkıyor.

    Cinsellik gibi son derece önemli bir konu da onlara göre normal insanlar bir çok şey yaşarken cinselliği kendi sakatlıkları sebebiyle yaşanmamasını normal bile karşılıyorlar. Büyük bir çoğunluğu evlilik öncesi bir cinsel deneyimi bırak iki cins arasındaki yakınlaşmayı bile yaşamamış.Son derece romantik olarak adlandırılan el ele tutuşmayı dahi yaşamayan üyelerimiz var.

    Doğal olarak bu site özellikle sohbet odası, insanların karşılıklı olarak tanışmasına vesile olurken en uçuk şekliyle platonik ilişkileri yaşarken, sanal ortamda birbirlerine duydukları sevgi aşk gibi kavramlarla yaşanılmamış gerçeklerini yaşamaya çalışıyorlar.

    Kendini önemseyen gerçekten birey olabilmeyi başarabilmiş engelli arkadaşlarımızın dünyasında bile zaman zaman dalgalanmalar olurken, genel anlamda büyük bir çoğunluk aç ve susuz bir biçimde arayış ve saldırı peşinde.

    İşte bu kendini bilen arkadaşlarımız her yere sızabilen yanlışların etkisiyle devoteelerde dahil olmak üzere bir sürü hayal kırıklığı yaşarken burada bu konunun tartışılması esnasında benim devoteeliğe karşı duruşumun kökeninde yara almış arkadaşlarımız vardır.

    Öte yandan bir çok yerde engellilerin bu durumunu çok iyi bildiğimden aslında devoteeliğin tanrı tarafından oluşturulmuş bir olgu olup olmadığını sorarken, kendi öz benliğinin farkında olmayan ve sakatlığı sebebiyle zaten bir sürü olumsuzluk yaşayan engellilere ilaç gibi gelebilir mantığını da unutmadığımdan devoteelere karşı hem iyi duygular hem de olumsuz duygular barındırıyordum.

    Doğru olan nedir?? Doğru sadece bir tanemidir?

    Bu sebeple devoteeliğin ister sapıklık ister sapıklık olmasın kesin bir tanımının ister bilimsel ister ahlaki, ne dersen de var olan bu yaşanılmışlığı değiştiremeyeceğini bildiğimden sessiz çığlıklar atıyordum.

    Sessiz çığlıklar duyulmaz biliyorum ama elimde değildi.

    Bu üyemize ne denir bilmiyorum.

    Deseki, kardeş ben sakatım, bir çok kez bir çok kişi tarafından red edildim( Ki öyle olduğundan eminim ) ama insanım ben, cinsel güdülerimi durduramıyorum ve bunun yaşanılmasına ihtiyacım var, benim ihtiyacımı gideren bu olguyu kutsuyorum....

    İnan saygı duyarım.

    Ama böyle yapılmadığı için son derece çirkin ve ahlaksızca buluyorum bu durumu. Sen günlerce aylarca bas bas bağıracaksın, sonra kendi işine geldiğinde ters yöne çevirecek ve birde yine sapık tır diyeceksin. Öyleyse kardeş sen sapığın önde gidenisin.

    Bu arada devotee olan arkadaşımız istismar ediliyor mu?

    Hiç sanmıyorum. Onun burada olma nedeni bu zaten. Bir sakatla cinsel ilişki yaşamak. Bu sebeple zorlama olmadığından istismar edilmediğine eminim. Duyguları falan da zedelenmez bana göre. Bir incinme de yok.

    Ancak emin olduğum durumun gittikçe vahimleştiği ve çirkinleştiği.

    Çok daha fazla devotee olduğundan eminim, çok daha fazla bu tarz yaşanılmışlıkların yaşanıldığından eminim.

    Burada en büyük sorun, kendisini bilen ve gerçek anlamda birey olabilmiş engelli arkadaşlarımızında zaman zaman saldırıya uğramalarıdır. Ancak onlar da bilinçlendi artık, kendi mücadelelerini verebilecek güçteler zaten.

    Ahlaksızlığın sakatı normali olmaz.

  10. #295
    Üye
    Pegasus Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.11-2003
    Son Giriş
    09.12-2017
    Saat
    01:35
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    834
    Alınan Beğeniler
    40
    Verilen Beğeniler
    19

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Daha önce fikirlerimi yazmıştım bu konuda. Kısaca birinin beni salt engelli olduğum için reddetmesiyle salt engelli olduğum için beğenmesi arasında fark yoktur demiştim.

    Ancak konunun anlaşılması adına bazı arkadaşlarımız sarışın birini beğenip birlikte oluyoruz da engelli birini çekici bulduğunu söyleyen birine neden cevaz vermiyoruz" meyanında sözler ettiler.

    Herşeyden önce sarışın ya da zayıf olmanın bir kişi için ifade ettiği anlam ile sakatlığı oluşturan rahatsızlığın beğenilmesini aynı kefeye koymak bizi meseleyi baştan yanlış teşhis etmeye götürürü kanısındayım.

    Sakatlık bir olumsuzluk halidir. Duymamak, görmemek, yürüyememek birer olumsuzluktur. Ancak bizler bu olumsuzluklarımızdan cok daha fazla anlamlar ifade ettiğimizi düşündüğümüz ve de ettiğimiz için hayata devam ediyor ve toplumdan bizleri kapsayan sorunları çözmesini istiyoruz. Çünkü bizler sakatlığımızı oluşturan rahatsızlıklarımız yanında Ahmet'iz Bülent'iz Fatma'yız vbvb.

    Tam bu noktada biri çıkıp bizi salt bu olumsuzluklarımız nedeniyle çekici buluyorsa yani kimliğimizi kişiliğimizi umursamadan sakatlığımızla bizi beğeniyorsa başka bir deyişle bizi zayıf kılan eksikliiğimiz nedeniyle cinsel bir eğilim gösteriyorsa bu durum ucunda her iki taraf için artı getirisi olan sonuçlar içerse bile kabul etmeden önce uzun uzun düşünülmesi gereken bir garabeti içermektedir diye düşünüyorum.

    Burada sakat bir arkadaşımızın bu eğilimden yağ çıkarmak istemesi de bu gerçeği değiştirmez. Çünkü sakat kişi varolan olanakları içerisinde zaten koşullarının madurudur ve doğaldırki her türlü alternatifi değerlendirecektir. Başka çaresi yoktur, olsa da kısıtlıdır. İşte bu koşullardan yararlanan devote kişi bu sakata ne olduğunu söyleyerek yanaşsa bile olayın özündeki mahiyet değişmeyecektir.

    İsterseniz olayı sakatlıktan çıkartalım. Olumsuzluk olarak ele alalım. Nedir başka olumsuzluklar? Mesela yüzü sivilceli kız/erkek beğenen bir kişi hayal edelim. Bu kişi yüzünde derin sivilceler olan kişilere diğer özelliklerini umursamadan cinsel bir iştah duymakta ve bu sivilceleri öpmekten ve hatta onları -çok özür dilerim- emmekten zevk alıyor olsun. bu durum yüzündeki sivilceleri öpülüp sevilen kişinin de hoşuna gitsin. "Alan razı veren razı ortada anormallik yok" mu diyeceğiz?

    Sanırım bu durumun normalliği şüphe götürür. Ama baktığımızda tıpkı bir sarısını begenmek gibi bir ilgiden bahsediyoruz. Fakat rahatlıkla görülebileceği gibi aynı şey değil.

    Başından beri olayı mahkum etmekte kendi adıma çekingen davrandım. Çünkü sınırları oldukça muğlak bir konu bu. Ama usul usul normalleşmeye doğru gittiğini görünce sapıklık ya da değil bu olayın "kollektif normal" in sınırları dışında kalma olasılığının daha yüksek olduğunu belirtmek istiyorum.

    Bu olayda tepkileri frenleyen bir mekanizma var. Benzer vakaların aksine olayım maduru olabilecek kişi şans eseri bu eğilimden fayda sağlayabiliyor(Tabi buna fayda denebilirse) Bu sayede engelli kişi kendi egosunun okşandığı yanılsamasıyla olaya tepki vermeyebiliyor. Ancak bu yanılsama objektif bir tahlile tabi tutulduğunda mevzu farklılaşacaktır.

    Çıkarlarımıza uygun bile düşse olayı nesnel bir şekilde değerlendirmeye çalışmalıyız ve kişiselleştirmemeliyiz. Mesele bizim bir kadınla ya da erkekle öyle ya da böyle ilişkiye girebiliyor olmamızdan ibaret değildir. Bu yaklaşım belki pragmatist ama paragmatistliği oranında da aldatıcı olur.

  11. #296
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Firuze
    Bakıyorum da konu tersine döndü.Formun adı "Cinsellikte sakatları tercih etmek"ti.Erkek devote bazı üyelerce sapık ilan edildi.Şimdi ise engelli bir erkek üye bayan devote bulduğunu söylüyor.Bunun da kendi özgür iradesi ile gerçekleştiğini belirtiyor.Bu durumda engelli kişi de neptune'nin dediği gibi devote kişinin zaafını kullanıp ondan cinsel açıdan faydalanmıyor mu?Kim kimi istismar ediyor?
    Erkek devoteye engellileri istismar ettiğini söyleyip hakaret eden,sapık diyen üyelerin bu konu hakkında ne diyeceklerini merakla bekliyorum.
    Yoo.. Tersine dönen bir durum yok.. Aylar önceki ilk oturumda, bu konudan da söz edilmişti, ama üzerinde durulmadı..

    "Aleme verir talkını, kendi yutar salkımı" ile başlayan bir dizi atasözü bu gibi durumlar için söylenmiştir.. Politik hayatımızın artık sıradanlaşan ritüelleri de, bu durumu meşrulaştırıyor.. Şöyle ki; muhalefetteyken eleştirdiği bir konuyu iktidara geldiğinde virgülüne dahi dokunmadan aynen uygulaması, gibi.. O yüzden, bu tiplerin konuşulmasının dahi bu tartışmaya bir şey katacağını sanmıyorum. Ben sadece gülüyorum! Acı acı.

    İstismar konusuna gelince..

    Bu şuna benziyor: "Amerika, Türkiye'yi sömürüyor, ama Türkiye de Amerika'yı sömürüyor"..

    Tabii tabii.. Buzdolabı satarak sömürüyoruz onları, bir iyice :P

  12. #297
    Üye
    ==ORHAN== Avatarı

    Üyelik Tarihi
    22.09-2005
    Son Giriş
    14.07-2015
    Saat
    14:27
    Yaşadığı Yer
    AKSARAY
    Mesaj
    209
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yazılanları tek tek okuyorum. Sapık demekte biraz erken davranmışım. Hatta hiç dememem gerekirmiş. Çünkü daha hiç bir yönü belli olmadan demişim. Fakat Konu başlığı kişinin ne için burda olduğunu anlatmaya yetiyordu benim için. Sırf cinsellik yaşamak için gelen insanın sırf bu başlığa yazdığını görünce ve aynı zamanda kendisini tanımak, kendisini tanımak için derken tabiki devotelik hakkında bilgi almak babında sorulan sorulardan istediğine istediği gibi alaycı tavırlarla ve burdaki kişileri küçümser sözlerle olduğu için bende sapık dedim.
    Şimdi dörtgözle horizon73'ün yazacaklarını bekliyorum. Ama karar verip ahkam kesmek amacıyla değil. Sadece bilgi edinme amaçlı.
    Sapık kelimesini geri aldım ben.

  13. #298
    Üye
    esmer_ Avatarı

    Üyelik Tarihi
    16.05-2006
    Son Giriş
    30.07-2007
    Saat
    22:07
    Mesaj
    19
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    arkadaşlar kısaca şunu söyliyim Devote kavramına pek yabancı olmamakla birlikte karşı da olmadığımı gayet doğal bir olgu olarak yaklaştığmı belirtmek istiyorum.Kişinin kendi tercihidir.Neden haz alıyorsa nasıl duygularını açığa çıkarabiliyorsa öyle yaşamalıdır.Taraflar arasında bir uyuşma ve anlaşma ( akli ve fikri hür bir iradeye sahip iseler)söz konusu ise bunu Sapıklık veya ters bir olgu olarak bakmıyorum Gayet normal insan psikolojisinin veya parapsikolojinin buna elverişli olduğunu belirtmek istiyorum..

  14. #299
    Üye
    Laus_Deo Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.03-2005
    Son Giriş
    22.08-2009
    Saat
    22:38
    Yaşadığı Yer
    Erdek
    Mesaj
    616
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Şu Muhteşem Vikipedi, özgür ansiklopedisinin verdiği veriler aşağıda.

    Engel Türleri : Engelliliğin çeşitli şekilleri olabilir. Bunlar arasında fiziksel engellilik, zihinsel engellilik, öğrenme engelliliği, gelişimsel engellilik, görünmeyen engellilik, gıda alerjisi, madde bağımlılığı sayılabilir. Fiziksel veya zihinsel sakatlıkları olmayan bazı kişiler de dış görünüşleri veya davranışlarının farklılığına gösterilen tepkiler yüzünden toplumsal yaşantıda sınırlanabilirler.

    Bu anlatım da özellikle bir yere dikkatinizi çekmek istiyorum.

    "Fiziksel veya zihinsel sakatlıkları olmayan bazı kişiler de dış görünüşleri veya davranışlarının farklılığına gösterilen tepkiler yüzünden toplumsal yaşantıda sınırlanabilirler."

    Şimdi Yanlışsam yada yanlış anladıysam düzeltin lütfen; Bu yazılanların içine her olguyu katabilirsiniz.Yani devotee leride neredeyse engelli sınıfına sokmuş olunmuyormu?

    Vallahi Ben Vikipedinin veya oraya bunları nakış gibi işleyip koyanların yalancısıyım.

    şimdi dileyen form izleyenleri bu çok meşhur ansiklopedinin linklerinde şöle bir gezintiye çıkabilir.

    http://tr.wikipedia.org/w/index.php?...i&oldid=883047

    http://tr.wikipedia.org/wiki/Engelli

    http://tr.wikipedia.org/w/index.php?...action=history

    Özellikle History olayına dikkatinizi çekecem azcık.

    Merak ettiğim şu; buraya bunları kim yazıyor ?
    İsteyen istediği gibi bazı kavramlarda oynama yaparak ve daha sonradan oynadığı kavramları kaynak göstererek ne elde etmeyi amaçlıyor ?

  15. #300
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    16:06
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.872
    Alınan Beğeniler
    935
    Verilen Beğeniler
    1.226

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    sunburn: "Fiziksel veya zihinsel sakatlıkları olmayan bazı kişiler de dış görünüşleri veya davranışlarının farklılığına gösterilen tepkiler yüzünden toplumsal yaşantıda sınırlanabilirler."

    Bunları konuyla doğrudan alakalı görmüyorum doğrusu, ama yine de kısaca şöyle demek mümkün benim açımdan:
    Orada geçen, "toplumsal yaşamda sınırlanmak" kavramı, geniş sosyolojik anlamda kullanılmış ve "sınırlanmak" derken, "ayrımcılığa uğramak" kastedilmiştir. Yani engellenenler/sınırlandırılanlar/ayrımcılığa uğrayanlar sadece sakatlar değil..." denmiş.
    Bu varsayım tartışmasız doğrular içermektedir. En basit kanıtı da (tarihsel süreç içerisinde) tüm dünyada Çingenelerin, mültecilerin, yabancı işçilerin, Yahudilerin ve son zamanlarda da Müslümanların gördükleri sınırlamalar/ayrımcılıklardır. Onlar hiç bir fiziksel ya da zihinsel sorunları/farklılıkları olmamalarına karşın, sırf çoğunluktan farklı oldukları için ayrımcılıkla/engelle karşı karşıya kalıp, sınırlanabilmektedir.
    Burada elbette onlara 'sakat/engelli' denemez; sadece (yine en geniş tanımla söylersek) engelle karşılaştıkları söylenebilir.
    Devotelere dönersek, hayır, onlar bu en geniş tanımın içine dahi giremezler! Çünkü hem bu kişiler dış görünüşleriyle belli olmazlar ve hem de bu tercihlerinden dolayı iş/eğitim/sosyal yaşamda sınırlandırılmamaktadırlar. Yani devoteeler yaşamın hiç bir alanında devotee oldukları için engellenmiyorlar.

    Not: wikipedia herkese açık, geliştirilebilir bir ansiklopedidir. İsteyen herkes (üye dahi olmaksızın) oradaki her tanımı değiştirebilir. Ama sistem/gönüllüler o kadar pratiktir ve kendi kendini kontrol eder ki, abuk-subuk tüm veri gerişleri kısa sürede silinir. Ayrıntılı bilgi: http://tr.wikipedia.org/wiki/Yard%C4...C3%A7indekiler
    Not Not: Örneğin oradaki "engelli" tanımı ve "kavram kargaşası" metinleri (sanırım hala bir değişiklik olmadı) benimdir.
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...




Sayfa 20 / 32 İlkİlk ... 1016171819202122232430 ... SonSon