Sayfa 19 / 32 İlkİlk ... 915161718192021222329 ... SonSon
Toplam 477 mesajın 271-285 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #271
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    19:19
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.941
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.250

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Esra, aşağıdaki boşluğa hangi sözleri koyabilirsin, neden?

    Bir insanı salt ....(???).... diye cinsel anlamda çekici bulmak normaldir.


    ölü sevicilikte de, sübyancılıkta da tek taraflı br durum ve karşındaki "şeye" zarar vermek sözkonusudur. Oysa birinin sakatlığını çekici bulmak... onunla karşılıklı paylaşımda bulunmak demektir. Yani birinde nesnesin diğerinde özne; yani birinde objesin, diğerinde taraf.
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  2. #272
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    19:19
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.941
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.250

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Katılmadığını biliyorum Esra, ve açıkçası ne sen benim gibi düşün ne de ben senin gibi düşüneyim diye de uğraşmıyorum. Sadece "sapık" gibi ağır bir sözün altını nasıl doldurduğunuzu anlamaya ve kendi görüşümdeki olası hataları gidermeye çabalıyorum.
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  3. #273
    Üye
    Belash Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.05-2006
    Son Giriş
    04.02-2015
    Saat
    11:56
    Yaşadığı Yer
    Diyarbakır
    Mesaj
    20
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Baben

    1 . Tavır ve davranışları normal olmayan veya geleneklerden, törelerden ayrılan, anormal (kimse), gayritabii, anormal:
    "Sapık düşünce."- .
    2 . Delice davranışları olan, meczup.

    Bu tanımın doğruluğu ve yeterliği de tartışılabilir..

    Ancak, tanım böyle olduğunda bir "devotee"ye de "sapık" demek çok normal! Sizin tanımlarınızı da alalım.
    Bu tanımın yanlış ve yetersiz olduğu kanısındayım. "Tavır ve davranışları normal olmayan veya geleneklerden törelerden ayrılan, anormal (kimse), gayrıtabii, anormal" tanımlamasının içerisine bütün bir site giriyor, hatırlatayım istedim. Şöyle ki, engellilerin bütün toplumca kabul görmesini, eşit davranılmasını, farklılık gözetilmemesini, acıma ve merhamet duygusu ile yaklaşılmaması gerektiği noktasında birleşerek böylesine mükemmel ve devasa bir site haline getirmiş hepimiz, toplumun engellilere karşı anane ve davranışlarına karşı çıkarak anormal bir davranış içerisine girmiş bulunuyoruz. Bu bizim sapık olduğumuzu gösterir mi? Hayır!

    Ve sevgili OturanBoğa'nın belki de benim durumumu özetleyen tek cümlesi,
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Oturanboğa
    Bir insanı salt ....(???).... diye cinsel anlamda çekici bulmak normaldir.
    Bunu çeşitli örneklemelerle desteklersek;
    Bir insanı salt Sarışın diye cinsel anlamda çekici bulmak normaldir.
    Bir insanı salt esmer diye cinsel anlamda çekici bulmak normaldir.
    Bir insanı salt uzun boylu diye cinsel anlamda çekici bulmak normaldir.
    hallerine girecektir. Betimlemeyi kurgulayabildiğinizi düşünüyorum?

    Bu betimlemeye benzer olarak; devotee liğin sapıklık sayılmaması gerektiğini, fetişist olgulara dayandığını belirten -ama nedense cevabi sayılan- mesajlar yollamıştım.

    En sonunda, tecavüz, ölü sevicilik, sübyancılık istismar olayını esas alan ilişki biçimleridir ve sadece "istismar" sebebi ile "tu kaka" dır. Yoksa, sandığınız üzere, mideniz kaldırmıyor diye eşcinseller sapık olmaz, aşırı kilolu biriyle yatan bir erkek sapık olmaz, kısa boylu biriyle ilişki yaşayan fazla uzun boylu biri ayıplanmaz, engelli birini -artık eminim ki sadece kendince- çekici sayan biri de -her ne kadar kabul ettiremesem de- sapık sayılmaz.

    Sapıklık; birine doğrudan veya dolaylı yoldan saldırı, istismar ve zarar verme eylemi sonucu doğar ve bütün insanlar bunda hemfikirdir. Bir ölüye tecavüz etmek gibi, yaşayan birine tecavüz etmek gibi, tecavüz etmemek ama üzerine kezzap dökmek gibi, hadım etmek gibi, kanını güzelim toprağa -onun iradesi ve isteğinden bağımsız biçimde, zorla- akıtmak gibi! (Oturanboğa' ya yaptığı sapıklık tanımı için ayrıca teşekkür ediyorum) Bunun yerine konabilecek başka bir tanımın daha mükemmel olacağına ihtimal vermiyorum.

    Olayı cinsel aktivite ile sınırlandıramayarak bütün yaşam düzlemine çekmemizin yersiz olacağını düşünüyorum. Cinsel aktivite sırasında insanlar birbirlerinin ideolojisini tartışmazlar, yazılarını, düşüncelerini eleştirmezler. Ayrıca cinsel güdülenim sonucu bütün insanlar birbirinden bıkar, farklılık ararlar. (Bu sadece devotee'liğe özgü bir şey değildir) Bir ömür boyu aynı hevesle birbirleri ile sevişen çiftler ancak filmlerde ve kitaplarda mevcuttur. Aksini iddia edenlerden kaçınız, kaçınınız.

    En nihayetinde bazı arkadaşların tavsiye ettiği üzere; üyelik ismimi ve üslubumu değiştirmeyeceğim. Alengirli işler çeviremeyen biri olarak, bütün bıçaklı, kezzaplı tehlikelere rağmen, aynı isimle -site sahibi izin verdiği sürece- yazmaya da devam edeceğim.

    Saygılar.

    Dipnot : Bu konuda, direk olmasa da dolaylı olarak değinen, bir kaç psikoloji/felsefe kitabı aldım, okumaya fırsat bulamıyorum şu sıralar. Eğer forum canlı kalır, kitapları da okumaya fırsatım olursa öğrendiklerimi yazarım.

  4. #274
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    19:19
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.941
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.250

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Söyle bir not düşmüştüm geçenlerde bu başlıktaki bir mesajıma (K):

    • Sohbet odalarına arada girer bazıları ve kadın olabilecek kullanıcı ada sahip kişilere musallat olur, tacizde bulunurlar. Emin olun bu kişilerin belki de tamamı sakatlardan oluşuyordur.
      Bir de aslında erkek olup kadın kullanıcı adıyla, kadın olup erkek kullanıcı adıyla kaydolan kişileri; kendi arkadaşını kandırmak, tongaya düşürmek için başka adla kaydolup ona "zarf atan" kişileri... bunun gibi onlarca entrikayı yapan kişileri düşünün.
      Sapık mı dediniz!!
    Bilin bakalım bu şekilde davranan en son kişi kimmiş? Bu başlığı ikinci kez gündeme getiren zeytinnn efendi!
    Kendisini kadın diye gösterip, aslen erkek olan dürüst şahsiyet!

  5. #275
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Belash
    Bu tanımın yanlış ve yetersiz olduğu kanısındayım.
    Katılıyorum.. Zaten tanımın üstüne ve altına şerh düşerek başka tanımlara gerek olduğunu belirtmiştim. Aslında bu tanım, "sapık" terimini ağırlaştırmıyor tersine hafileştiriyor, bence. Çünkü çok geniş bir tanım ve dediğin gibi bizi dâhil her şeyi içine alıyor ve genele yaymış oluyor. Hatta kendi kendime sordum: Acaba ben de mi bir "sapık"ım, diye.. :P

    Ama konumuz cinsellik üzerine olunca, bu terimin başına "cinsel" sözcüğünün getirilmesi, ayrıca belirtilmese bile öyle algılanması, gerekir diye düşünüyorum. Ve öyle de algılanmış. Ancak, Sevgili OturanBoğa'nın muzipliği tutmuş, konuyu çarpıtmış. Belash da tufaya gelmiş, biraz da işine öyle geldiği için, derin yorumlarda bulunmuş..

    Ayrıca, andantenin cümlesine SALT sözcüğünü katarak yaptığım cümledeki diğer sözcüklerin yerlerini ve vurgusunu değiştirerek cümlenin anlamını tamamen değiştirmişsiniz.. Buradan yola çıkarak yapılan tanım tam oturmamış! Çünkü, bu tanımdaki "ikinci kişi" sosyal bilinç düzeyi açısından, ne derece olgundur? Yani, 18 yaşını doldurmuş olmak, her zaman doğru kararlar alabilmek için yeterli midir?

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Belash
    Olayı cinsel aktivite ile sınırlandıramayarak bütün yaşam düzlemine çekmemizin yersiz olacağını düşünüyorum
    Ben de tam tersini. :P

    Cinsellik; açlık, susuzluk gibi canlılarını iradeleri dışında bile, harekete geçmelerini sağlayan bir güdü! Yani çok çok önemli! Ancak hayat SALT cinsellikten ibaret değil! Çok ve değişik aktiviteler mevcut..

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Baben
    sadece ve sadece cinsel obje olarak gören, dünya görüşün, duyguların, buradaki yazıların vb. söz konusu olduğunda sana "tren" muamelesi yapan bir partnerden, isterse dünya güzeli olsun, eminim ki sen de kısa zamanda bıkarsın.
    "Öküzün baktığı tren" muamelesinden başka, "işi bitince buruşturulup atılan kâğıt mendil" muamelesi de vardır! Çekincemiz bundadır.. Yoksa kimsenin kendisi de, partneri de bir başka kimseyi ilgilendirmez!!

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Belash
    Dipnot : Bu konuda, direk olmasa da dolaylı olarak değinen, bir kaç psikoloji/felsefe kitabı aldım, okumaya fırsat bulamıyorum şu sıralar. Eğer forum canlı kalır, kitapları da okumaya fırsatım olursa öğrendiklerimi yazarım.
    Bekleriz.

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: OturanBoğa
    ... Bu başlığı ikinci kez gündeme getiren zeytinnn efendi!
    ...
    Garip gelecek ama bence, bu başlığı tekrar gündeme getirdiğinden dolayı, teşekkür etmeliyiz zeytinnn'e. Çünkü, bayağı bir beyin fırtınası yaşadık ve bazı şeyler daha netleşti. En azından kendim için.

  6. #276
    Üye
    Oya Tekin Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.07-2004
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İzmir
    Mesaj
    567
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    horizon73 paylaşımın devamını bekliyoruz. Tek seferde ekleyeceğini söylemiştin diğer kalan metni. Sabırsızlıkla geride kalan kısmı bekliyorum. Ondan sonra önce Bülent'in sorularına yeniden cevap vereceğim ardından paylaşımın hakkında düşüncelerimi yazacağım bitmeden yorum yapmak istemiyorum. Bu arada araştırmaların için ve verdiğin emek için sana ve arkadaşına teşekkürler.

  7. #277
    Üye
    horizon73 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    25.12-2006
    Son Giriş
    27.07-2012
    Saat
    10:04
    Yaşadığı Yer
    izmir
    Mesaj
    13
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    geç kaldığım için çok özür dilerim. Haklısın tek seferde yazacağıma söz verdiğim için en mükemmel şekilde hazırlıyorum. Arkadaşımın çevirileri çok bilimsel veri olduğu için forumdaki kişilerin aradığı cevapları kısmen karşılıyor. Yani klinik örnekler lazımki bunu iyi algılayalım. Çok az kaldı ama bu kadar beklediğimize değdi. En azından ben tatmin oldum. Çünkü işi abartıp kendi çalıştığım üniversitenin psikoloji bölümü ile psikaytri kliniğindeki hocalarımada konuyu açtım randevu aldım yanlarına gittim. Araştırdılar bana kaynak önerdiler. Ve ben özellikle şu sapıklık noktasını yüzyüze konuştum anlattılar. Zaten yazımda hepsine teşekkür edeceğim. Eğer 1-2 gün daha sabrederseniz yazım tamamen bitecek. Oya bu arada bunun devamı nerde diyen bi tek sen çıktın. İlginden dolayı çok teşekkür ederim. Saygılarımla

  8. #278
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Evet sanırım kilit noktamız sapıklık tanımının gerçek anlamda yapılıp yapılamadığı konusunda kilitlendi.

    Diyorsunuz ki;

    Sapıklık; birine doğrudan veya dolaylı yoldan saldırı, istismar ve zarar verme eylemi sonucu doğar ve bütün insanlar bunda hemfikirdir.
    Peki sizin cümlelerinizle yola çıkayım.

    Her insan bir bütün olarak beğenilmeyi arzular. Sadece bir özelliğimizden dolayı çekici bulunmak pek o kadar güzel bir şey değil, düşünebilen bir insan için.

    Çok güzel dişlerin var Sanem.... senin dişlerine bayılıyorum. Ya kardeş at mı seçiyorsun , yada diş doktorumusun ki dişlerime takmış bir durumdasın derim ben inanın....

    Senin bu saçların var ya, deli ediyor beni..... Yine ya kardeş küaför yarışmasında beni kullanmayı mı düşünüyorsun benim saçlarımdan sana ne de diyebilirim.

    Bu uzar gider....

    Şimdi daha önemlisi;

    Sakat arkadaşlarımızın bir insan olarak bir kimliği var mı yok mu?Ve yine sakat arkadaşlarımız bir bütün olarak beğenilmeyi ve cinsel yönden arzulanmayı hak edip etmiyorlar mı sizce?

    Bana göre tabikii ediyorlar, bedenlerine ait bir sakatlık yani bir özelliğin dışında diğer tüm özelliklerini hiçe saymak, onları yok saymakla eş değerdedir ve çok inciticidir.

    İstismara gelince....

    Evet gerçekten çok iyi anlamış bulunuyorum ki, sakat arkadaşlarımız sakın bana kızmasın, ben bunları sizlerden öğrendim, benim dünyamda sakatları ayırmak diye bir düşünce dahi yoktu önceleri, kendilerini bu toplumun bir parçası gibi göremediği gibi, bir çok yönden de eksik ve kusurlu olarak kendileri görüyorlar öncelikle.Bu sebeple kendilerini pek beğenmiyorlar. Güzellik normları toplumda bu kadar açık ve netken, kendi sakatlıklarıyla beğenilmemek gibi bir durumu önce kendilerinde kendileri yaratıyorlar. Zaten toplum sürekli olarak bunu da pompaladığından sonuç olarak beğenilmeme gibi bir durum genişlemeye başlıyor.

    Ve böyle bir durum varken, bir devotee için sakat bir insanın ona göre eksikliği son derece çekici bir hal alabiliyor. Ve bunu kendi için bir cinsel haz haline getirirken sakat bir insanın sakatlığı kullanılmış oluyor.

    Bu bir istismardır. Oysa sakat tüm insanlarımız sakatlıklarının dışında öncelikli olarak bir insan kimliğinde tamdır.

    Kendisine yaklaşılan davranışların sonucunda beğenildiğini düşünerek büyük bir mutluluk duyarken bir de bakıyor ki aslında partneri olacak kişi onun sakatlığının fiziksel durumuyla bir arzu çemberinde dolanıyor duruyor.Duygusal anlamda bir zarar vermedir bu.

    Sonuçta gördüğünüz gibi kendi yaptığınız tanıma yaklaşıyorsunuz. Şu ana kadar ben devotelik bir sapıklıktır hiç demedim.

    Daha önceki yazılarımda sapıklık olarak değerlendirilen uç örnek olarak yorumlanan bazı özellikleri de yazmıştım.

    Tekrar hatırlatayım.

    Bir insan düşünün, alt tarafı minicik bir örümceği öylesine farklı algılıyor ki, örümcek onun için cinselliğin en büyük haz uyandırıcılarından biri olabiliyor. Tüm cinsel yaşamı bir örümceği düşünmesiyle gelişiyor.

    Sonuçta gerçekten örümcek ilginç bir hayvandır ve bence de ağları son derece özeldir. Hayran olunabilir. Ama bu beğeninin dışında bir insan olarak cinsel güdüyü ateşleyen bir nesne olduğunda bu da örümcek için acayip gurur verici bir olay olmalıdır bu koşulda.

    Bir ilgi çekici örnek daha vardı onu da hatırlayalım.

    Geçen gün İstanbul sis e teslim oldu.

    Bir çok kişi için bu acayip harika bir olaydır. Gerçekten de sis in dayanılmaz garip bir büyüsü vardır. Romantiktir sis....

    Ama şimdi bazılarımız için farklı bir olgudur da. Sis, bazı kişilerde cinselliği harekete geçiren bir olaydır. Tüm yaşamı sis düşleyerek tatmin olma üzerinedir. Böyle vatandaşlarımızın Karadeniz in yüksek yaylalarında nasıl mutlu olabileceklerini varın siz düşünün.

    Ayrıca devoteliğin sınırları da oldukça geniş. Bilimsel veriler gelince umarım bu bilgiler çakışır. Sakatlık o denli heyecan verici bir olgu ki bazıları için, kendilerinde hiç bir sakatlık olmadığı halde uvuzlarını kesenler var.

    Ya bunlar gerçekten çok normal se, bana anormal denir siz açıklayın.

  9. #279
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    19:19
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.941
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.250

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    andante: "Bana göre tabikii ediyorlar, bedenlerine ait bir sakatlık yani bir özelliğin dışında diğer tüm özelliklerini hiçe saymak, onları yok saymakla eş değerdedir ve çok inciticidir. "

    Bundan en küçük bir kuşkum yok ki zaten. Her ne olursa olsun tek bir özelliğinden dolayı cinsel obje olarak görülmek berbat bişeydir. Ner ne özellik olursa olsun!..

    Gözden kaçmış olabilir mi diye şu mesajımı hatırlatmak istiyorum: http://www.engelliler.biz/forum/view...=190527#190527

    andante, aslında birbirimizden çok farklı şeyler söylemiyoruz bence. Birini sadece dişleri için cinsel obje olarak görmekle sakatlığı için görmek arasında hiç bir fark yok; ikisi de manyakça
    Benim normal saydığım şey, bütün özelliklerim yanı sıra sakatlığımın da seviliyor olması. Yoksa sadece sakatlığımın seviliyor olmasını elbette normal saymıyorum. Onun için de devoteeleri tek bir kaba koymak yerine, bu ayrımı yapanları ayırmak istiyorum. Manyak manyaktır, devoteesi şusu-busu olmaz.
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  10. #280
    Üye
    Oya Tekin Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.07-2004
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İzmir
    Mesaj
    567
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: horizon73
    geç kaldığım için çok özür dilerim. Haklısın tek seferde yazacağıma söz verdiğim için en mükemmel şekilde hazırlıyorum. Arkadaşımın çevirileri çok bilimsel veri olduğu için forumdaki kişilerin aradığı cevapları kısmen karşılıyor. Yani klinik örnekler lazımki bunu iyi algılayalım. Çok az kaldı ama bu kadar beklediğimize değdi. En azından ben tatmin oldum. Çünkü işi abartıp kendi çalıştığım üniversitenin psikoloji bölümü ile psikaytri kliniğindeki hocalarımada konuyu açtım randevu aldım yanlarına gittim. Araştırdılar bana kaynak önerdiler. Ve ben özellikle şu sapıklık noktasını yüzyüze konuştum anlattılar. Zaten yazımda hepsine teşekkür edeceğim. Eğer 1-2 gün daha sabrederseniz yazım tamamen bitecek. Oya bu arada bunun devamı nerde diyen bi tek sen çıktın. İlginden dolayı çok teşekkür ederim. Saygılarımla
    Teşekkürler horizon bence benim dışımda çok insan bu açıklamayı bekliyordur dile getiren ben olmuş olabilirim ama gerçek bu. Hadi bakalım devamını görelim. :wink:

  11. #281
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    A benim güzel kardeşim!!!!!

    Tabikii sakatlığının da seviliyor olması son derece normal ve olması gereken bir olgu.

    Eğer insanoğlu birine karşı derin bir sevgi beslemeye başladıysa ona ait tüm özellikler onun için önemlidir. Bunun içine sakatlıklarımızda girer. Bunun için buna bir isim takmamızın bir anlamı yok zaten. Buna genel anlamda insanlık diyoruz.

    Aynı şekilde daha önceleri sakat olmadığı halde sonradan sakat olduğunda aynı yastığa baş koyduğu eşi tarafından terk edilenler de var aramızda. Bunlarada yeni bir isim takmıyoruz. İnsanlık dışı diyerek geçiştiriyoruz.

    Devotelik, gerçekten bir konu da anlaşalım, sakatlığın ön planda olduğu bir hayranlık olarak değerlendirildiğinde bile sadece bir olgu, o da sakatlık, hayranlık olarak ön plana çıkıyor.

    Kuşkusuz sakat insanlara hayran olunabilir tüm insanlar gibi, bunun ayrımında değiliz. Ama benim için sarı saça duyulan hayranlıkla sakatlığın sadece kendisine duyulan hayranlık arasında bir fark yok.

    Ha sakatlığı ön plana çıkartarak sakatlığa methiyeler düzmüşsün, ha sarı saçı ön plana çıkartarak sarı saça methiyeler düzmüşsün.

    Haaaa!!! bu sarı saç yada sakatlığa methiye içinde x kişisini de barındırıyorsa ona söyleyecek bir şeyim yok.

    Ama devotelik bu değil. Her şeyden önce sakat kavramına duyulan bir hayranlık ve daha ileri boyutunda sakatlığın özellikle bir cinsel istek uyandırma hali. Bu sebeple özel bir ismi var.

  12. #282
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    19:19
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.941
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.250

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    devoteeler beğeni kriterlerinin en önüne sakatlığı koyuyorlar sanırım (?), bu yanlış mı?
    Beni mesela siyah saçlı beyaz tenliler daha çok etkiler, kalabalıkta hemen gözüme çarparlar; başkasını da sarışın ve ampute etkileyebilir.
    Somut bu haliyle bakarsak ne dersiniz, olabilir mi?

    Yapmaya çalıştığım şey, kabul edilebilirlik sınırlarını somut örneklerle belirlemeye çalışmak.

    Ama şunu yineleyeyim: Nasıl ki herhangi bir özelliği için beğenilmek adına her şeyi kabul edebilen kişiler varsa, salt sakatlığından hoşlanan biriyle birlikte olmak isteyenler de olacaktır. Ben bunları da yadırgamam açıkçası. Sonuçta karşılıklı beğeni ve tercih sözkonusudur. Yani ortada karşılıklılık olduğu sürece problem görmüyorum.
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  13. #283
    Üye
    Hasantalay Avatarı

    Üyelik Tarihi
    13.05-2006
    Son Giriş
    03.05-2011
    Saat
    23:50
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    66
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    sadece şunu söylemeliyim
    bülent yönetici arkadaşımız
    gazeteci olsaydı gazetenin traji yüksek olurdu
    hangi haberin ve konunun ne boyutta tepki ve etkilişim gösterdiğini bize çok iyi gösterdi
    bu sayfayı kilitlememesi beni hayrete düşürüyor artık

  14. #284
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Kilitlemek falan bir işe yaramaz ve gereği de yok diye düşünenlerdenim sevgili hasan kardeş....

    Mesele yadırgamak yada yadırgamamak ta değil benim için. Ben yadırgayanı da yadırgamam yadırgamayanı da. Ancak karşılıklı olarak bir beğeni söz konusuysa senin deyiminle sevgili şefim, bana gölge etme başka ihsan istemem demek düşer. Ama iş, iki kişinin özelini aşarsa ki aşıyor genel anlamda, orda da çok fazla serbest olacağımı sanmıyorum.

    Serbest kelimesini özellikle kullanıyorum. Çünkü artık benim toplumumda özgürlük ve serbestlik birbirine karışır oldu da ondan.

    Özgürlük sorumluluk ister, ne adına olursa, serbestlikte ise buradaki durum söz konusur.

  15. #285
    Üye
    Hasantalay Avatarı

    Üyelik Tarihi
    13.05-2006
    Son Giriş
    03.05-2011
    Saat
    23:50
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    66
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    şöyle söylemeliym ki artık konu amacını aşmış ve bilimsel bir bilgi edinilmeden çok kişisel düşünceler ve düzeysiz konuşma diyaloglarına girilmiş
    ve bunun sonucunda her yazılan yazılara karşı tarafın söz hakkı doğmuştur
    bunun bi sonu olmalı bence




Sayfa 19 / 32 İlkİlk ... 915161718192021222329 ... SonSon