Sayfa 1 / 3 123 SonSon
Toplam 35 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    14.12-2017
    Saat
    16:16
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.507
    Alınan Beğeniler
    30
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Özürlü olarak dünyaya geliyorsunuz, normal bir hayat iyi bir eğitim ve sonra başaralı bir iş hayatı, buraya kaar her şey normal.
    Lise sondayken (1995) egzama hastalığına yakalanıyorsunuz, kronik, hayatınız boyunca bu hastalık size eşlik edecek.
    İş hayatında ilk basamakları cıkarken (2001-ocak) dikkatsizlikle düşerek sol dizinizi çatlatıyorsunuz. Bir daha eskisi gibi bile yürüyemezsin denilerek 1 ay yatağa mahkum kaldıktan sonra tekrar eskisi gibi yürümeyi başarıyorsunuz.
    (2001-eylül) Yine dikkatsizlik sonucu düşerek beyin travması geçiriyorsunuz, kafa tasında çatlak oluşuyor. Hastanedeki ilk gün yakınlarınıza "hayati tehlike halen devam etmekte" deniliyor. 1 buçuk ay sonra eski hayata yine geri dönüş.
    Bu arada şeker hastası olan annenize ve hiç bir sağlık sorunu olmayan emekli babanızla yaşıyor ve geçinip gidiyorsunuz. arada bir annenizin şekeri yükselerek acillere taşıyorsunuz.

    (2003-ağustos) Anneniz merdivenlerden düşerek bacağını kırıyor, şeker olduğu için riskli bir ameliyat geçirerek bacağına platin takılıyor. Tesadüfen annenizin Doktoruyla tanışıyorsunuz ve size tıbbın ilerlediği ve fiziki durumunuzun düzeltilerek normal bir kişiye yakın derecede yürüyebileceğiniz söyleniyor. Arkadaş, aile ve çevrenin ısrarlarıyla kabul ederek toplam 3 ameliyat oluyorsunuz (2003-2004) 8 ay yatmak zorunda kalıyorsunuz. Bu arada hemşirenize aşık olup hayatınızın en güzel 185 gününü yaşıyorsunuz. Yapılan 3 ameliyatın her hangi bir faydası olmuyor.

    (2005-ekim) Hiç bir sağlık sorunu olmayan babanız (sigara dahi içmeyip her gün spor yapan 63 yaşında) damarlarının tıkanması sonucu kriz geçirerek yürüme kısıtlığı cekiyor (Neyseki 1 yıl sonra düzelebilme ihtimalinin olduğunu öğreniyorsunuz)

    (2006-ocak) Bacağınızda ilk basta basit bir kas ağrısı olduğu sölenen bir ağrı başlıyor, ağrı 1 ay boyunca geçmeyince MR cekilmesi isteniyor. MR sonucunda; kemik erimesi başlangıcı olduğunuzu öğreniyorsunuz. Ve buna sebep olan da egzama hastalığınız yüzünden kullandığınız kortizon ilaçları olduğunu öğreniyorsunuz. 3 AY YATMANIZ GEREKTİĞİ SÖYLENİYOR. Mayıs başına kadar yatacaksınız. Yani şuan için yürüyemiyorsunuz.

    Bu yazıları yazan değil de okuyan olsaydım heralde şaka derdim. Yaşadığım için Şaka Gibi diyorum.

  2. #2
    Üye
    Lilyum Avatarı

    Üyelik Tarihi
    17.07-2005
    Son Giriş
    29.11-2014
    Saat
    22:29
    Mesaj
    302
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Kemik erimesine yol açabilecek bir ilacı ne diye kullanmanıza izin verirler, ya da niçin böyle bir risk olduğunu söylemezler... O zaman en azından kendi seçiminizi yapabilirdiniz belki.

    Şaka gibi gelse de malesef inasanların başına herşey gelebiliyor. Çok geçmiş olsun.

  3. #3
    Üye
    sanaldunyam Avatarı

    Gerçek Adı
    İsmail ÖĞE
    Üyelik Tarihi
    04.07-2005
    Son Giriş
    18.05-2017
    Saat
    18:29
    Yaşadığı Yer
    Şanlıurfa
    Mesaj
    51
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    A-GEYİK evvela tüm yaşadıklarından ötürü geçmiş olsun, Allah hayırlı şifalar versin...

    Yaşadıkların sana şaka gibi geliyorsa da bu ve bunun gibi durumlar bu sitede bulunan birçok engelli arkadaşımın yaşadığı olağan şeyler maalesef! Başta , sonradan sakat kalanların-ki ben de bu gruba dahilim- yaşadıkları acı tecrübelerin hiçbiri şaka gibi gelmiyodur herhalde. Herşey bir anda olup bitiveriyor ve elde kalanla o andan sonra yüzleşmek zorunda kalıyor insan!

    Ailede işte babanın ve annenin rahatsızlığından bahsetmişsin, neredeyse aynı sorunlar benim de başıma geldi. Babam birkaç ay önce, daha öncesinden hiçbir belirtisi olmadığı halde by-pass ameliyatı oldu.

    Demeye çalıştığım şu ki bunlar hayatın her an karşımıza çıkarabileceği kötü sürprizler ve hayatın kendisi de ne yazık ki şaka değil!

    Tekrar geçmiş olsun diyorum.

  4. #4
    Üye
    Hasan DURMUŞ Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    13.03-2006
    Son Giriş
    31.01-2015
    Saat
    01:20
    Yaşadığı Yer
    Trabzon
    Mesaj
    839
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Geçmiş olsun arkadaş;
    Yaşadığımız sürece nelerle karşılacağımız belli olmuyor kaderimizde ne varsa onu göreceğiz bu gibi rahatsızlıklar sonradan insanin başına gelince kabullenmek zor ama hayat devam ediyorsa hiç kafanı takma bugünkü halimize şükretmeliyiz herşey Allah'tan deyip yaşamaya neşeli bir şekilde devam etmeliyiz.Çünkü yaşam bitmiyor devam ediyor.

    Hayatı yenecek kadar güçlü, hayattan beklentilerini alacak kadar umutlu, umudunu yitirmeyecek kadar inançlı ol herşey gönlünce olsun.

  5. #5
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    14.12-2017
    Saat
    16:16
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.507
    Alınan Beğeniler
    30
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Gerçekleşmemiş her olayın olma ihtimali %50 dir, sonuçta ya olacak ya da olmayacak.Ben özürlüymüşüm, travmalar geçirmişim, kemik erimesi olmuşum, takmıyorum bunlar önemli değil. Şunu yapmasaydım bunu yapmasaydım da diyemem, çümkü hayatın, anın alternatifi yok. Bunun olayları kabullenmemizlede bir alakası yok, aslında öyle bir lüksümüzde yok. Ben özürlü olarak dünyaya gelmeyi istemedim, şuan sorulsa bana yine aynı şekilde dünyada var olmak isterdim. Çünkü ben kendimi özürlü olarak hissetmiyorum.
    Tek başlangıç ve tek son vardır. Doğarsınız ve ölürsünüz. Bu iki nokta arasındaki çizgide karşılaştığımız her sorun illaki bir şekilde (iyi ya da kötü) çözümlenecek. Önemli olan bu olaylardan kendimize pozitif yönde mutluluklar çıkarmaktır.
    Her duygu zamanında yaşanmalı, yeri gelecek güleceğiz, yeri gelecek ağlayacağız, mutlu olacağız, acı çekeceğiz vs. vs. Bu duyguların herhangi birinin var olmadığını bir düşünür müsünüz? Hayat daha mı güzel olurdu sizce? Asla isyan etmeyeceğiz ve bunu özürlü olup olmamamızla bağdaştırmayacağız. Sonuçta hepimiz insanız ve insan gibi yaşayacağız ve sadece iyilik yapacağız. İnsanın en önemli işi iyilik yapmaktır, çünkü; belkide insanın bu dünyaya gönderilmesinin tek sebebi budur.

  6. #6
    Üye
    gulpembe Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.12-2004
    Son Giriş
    09.01-2017
    Saat
    01:23
    Yaşadığı Yer
    Elazığ
    Mesaj
    183
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Hayatınızın çoğu Hastahanelerde geçmiş , gerçekten çok zor Güzel Allahım Çaresiz olmayan Dertler vermesin

  7. #7
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    14.12-2017
    Saat
    16:16
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.507
    Alınan Beğeniler
    30
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Çok teşekkürler, yarın kemik erimesi için kontrol var, bakalım sonuç ne olacak? Görüşmek üzere...

    Ameliyata gerek yokmuş. 2 ay daha istirahat edecekmişim, halen ağrılarım devam ediyor. 2 ay sonra tekrar kontrol var.
    Tekrar teşekkürler...

  8. #8
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Aslında ülkemizde çok var benzerlerin.. Yalnız değilsin yani :wink: "Tesadüfen yaşıyoruz" demiş Orhan Veli, yıllar önce.. Herkes senin gibi dile getiremediği için, yazıya dökemediği için, benzerimiz yok sanıyoruz..

    Önemli olan, olumsuzluğun olmaması değil onun karşısında yılmadan duruştur. Böylece, insan hatasından doğan olumsuzlukları en aza indirmek mümkün olacaktır.

    Geçebilecek hastalıkların için geçmiş olsun! :wink:

  9. #9
    Üye
    FATOS Avatarı

    Üyelik Tarihi
    29.08-2005
    Son Giriş
    19.11-2008
    Saat
    20:41
    Yaşadığı Yer
    ANKARA
    Mesaj
    138
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    çok geçmiş olsun gerçekten üzüldüm. Ama inan daha kötü durumlarda olan arkadaşlarımız da var. Bunu kendine teselli et enazından. çektiklerin mutlaka çok zor şeyler allah yardımcın olsun diyorum. Bu hayatla mücadele etmek bizler için zor ama bunu da başarmak zorundayız. Sağlıklı günler.

  10. #10
    Üye
    Pozitif+ Avatarı

    Üyelik Tarihi
    24.02-2005
    Son Giriş
    07.05-2016
    Saat
    11:14
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    211
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Çok geçmiş olsun ve Allah'tan Acil şifalar diliyorum :P

    Unutma ki insanız ve herşey bizler için :wink:
    Bugün senin başına gelenlerin yarın bizim başımıza gelmeyeceği ne malum.
    Malesef ki bazen isyan edecek durumda ki sözlerimiz olabiliyor ama her zaman sabırlı olmalı ve hayatın bize yaptuğı acı süprizler gibi iyi sonuç verecek nasıl ki bu yaşadıklarına şaka diyebiliyorsan aynı şekilde şaka gibi olumlu neticelerede hazır olmak gerek öle değil mi :wink:

    Sevgilerimle
    :P :P

  11. #11
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    14.12-2017
    Saat
    16:16
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.507
    Alınan Beğeniler
    30
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ve sonunda ameliyat kesinleşti. Yaklaşık 18 aydır kemik erimesi başlangıcı (avasküler nekroz) teşhisi ile eve kapanmıştım. Kemiklerin durumu sebebiyle ameliyat önerilmiyordu doktorum tarafından. Artık kemikler için uygun şartlar oluşmuş ve kalçaya protez takılarak eskisi gibi yürüyebilecekmişim. Bu hafta itibariyle ameliyata karar verdim. Ağustos sonu ya da eylül başı gibi. Kesin tarih önümüzdeki günlerde belli olacak. Yaklaşık 1 ay sonra geçici bir süreliğine aranızda olamayacağım. Sevinebilirsiniz, benden kurtuluyorsunuz.

    Cumartesi günü ameliyat olmaya gidiyorum. Cumaya kadar buralardayım. Bir süre aranızda olamayacağım. Görüşmek üzere...

  12. #12
    Üye
    hasankrmn Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    06.10-2006
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    2.174
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Acil şifalar diliyorum.En kısa zamanda dönersin inşaallah.Kendine dikkat et

  13. #13
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    14.12-2017
    Saat
    16:16
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.507
    Alınan Beğeniler
    30
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Güncelledim...

    Özürlü olarak dünyaya geliyorsunuz, 3 yaşına kadar yürüyemiyorsunuz. Sol kol da nanay. 3 Yaşında bacaklardan geçirdiğiniz ameliyat sonrasında yürümeye başlıyorsunuz. 4 ay sonra sol koldan ameliyat olacaksınız. Ameliyat tarihine bir ay kala doktorunuz vefat ediyor. Sekerek de olsa yürümeniz aileniz tarafından hiç değilse teselli olarak algılanıp başka doktor araştırılmıyor. Sonra ilköğretim, lise, üniversite derken hayat akıp gidiyor. Normal bir hayat iyi bir eğitim ve sonra başaralı bir iş hayatı, buraya kadar her şey normal.

    Lise sondayken (1995) egzama hastalığına yakalanıyorsunuz, kronik, hayatınız boyunca bu hastalık size eşlik edecek. Kullanmadığınız ilaç kalmıyor, kortizon içeren ilaçlar dâhil.

    (2001-Ocak) İş hayatında, ilk basamakları çıkarken, dikkatsizlikle düşerek sol dizinizi çatlatıyorsunuz. Bir daha eskisi gibi bile yürüyemezsin denilerek 1 ay yatağa mahkûm kaldıktan sonra tekrar eskisi gibi yürümeyi başarıyorsunuz.

    (2001-Eylül) Yine dikkatsizlik sonucu düşerek beyin travması geçiriyorsunuz, kafatasında çatlak oluşuyor. Hastanedeki ilk gün yakınlarınıza "hayati tehlike halen devam etmekte" deniliyor. 1 buçuk ay sonra eski hayata yine geri dönüş.

    Bu arada şeker hastası olan annenizle ve hiç bir sağlık sorunu olmayan emekli babanızla yaşıyor ve geçinip gidiyorsunuz. Arada bir annenizin şekeri yükselerek acillere taşıyorsunuz. Şeker hastalığı çok ilerlediği için duyma ve görme sorunları yaşıyor. Bunun yanında astım, yüksek tansiyon ve benzeri hastalıklar da eşlik ediyor.

    (2003-Ağustos) Anneniz merdivenlerden düşerek bacağını kırıyor, şeker hastalığı olduğu için riskli bir ameliyat geçirerek bacağına platin takılıyor. Tesadüfen annenizin doktoruyla tanışıyorsunuz, size tıbbın ilerlediği ve fiziki durumunuzun düzeltilerek normal bir kişiye yakın derecede yürüyebileceğiniz söyleniyor. Arkadaş, aile ve çevrenin ısrarlarıyla kabul ederek toplam 3 ameliyat daha oluyorsunuz

    (2003–2004) 8 ay yatmak zorunda kalıyorsunuz. Bu arada hemşirenize âşık olup hayatınızın en güzel 185 gününü yaşıyorsunuz. Yapılan 3 ameliyatın her hangi bir faydası olmuyor.

    Annenizin göz ve işitme problemi son noktaya geliyor. Gözler 16 numara miyop, kulaklar artık hiç dymuyor. İşitme cihazı kullanmaya başlıyor.

    (2005-Ekim) Hiç bir sağlık sorunu olmayan babanız (sigara dahi içmeyip her gün spor yapan 63 yaşında) damarlarının tıkanması sonucu kriz geçirerek yürüme kısıtlığı çekiyor. Bir buçuk yıl sonra şah damarındaki tıkanma %90lara ulaşıyor. Ameliyat olmazsa ölecek. Ameliyatta riskli. Tüm riskleri göze alarak babanız ameliyata giriyor. Hayatınızın en kötü günlerinden birini yaşıyorsunuz. Mutlu haber, ameliyat başarılı geçiyor. Hayati tehlike atlatılıyor. Fiziki durumunda bir değişim olmuyor.

    (2006-Ocak) Bacağınızda ilk basta basit bir kas ağrısı olduğu söylenen bir ağrı başlıyor, ağrı 1 ay boyunca ağrı geçmeyince MR çekilmesi isteniyor. MR sonucunda; sol kalçada kemik erimesi başlangıcı (avasküler nekroz) olduğunu öğreniyorsunuz. Ve buna sebep olan da egzama hastalığınız yüzünden kullandığınız kortizon ilaçları olduğunu öğreniyorsunuz. İlk başta 3 ay yatmanız gerektiği söyleniyor. 3 ay size oluyor 18 ay.

    (2007-Eylül) Kalçada ki problemler düzelmeyince protez ameliyatı oluyorsunuz. Total kalça protezi. “Ameliyattan 45 gün sonra yürüyeceksin” deniliyor. Kalçada problem kalmıyor. Ağrı geçiyor, her şey normal.

    Bu sefer de yaklaşık 2 yıl yattığınız için kaslar kuvetsizleşip tembelleşiyor. Diz üstünde bir ağrı oluşyor. Sırada fizik tedavi süreci var.

    Bu yazıları yazan değil de okuyan olsaydım herhalde şaka derdim. Yaşadığım için Şaka Gibi diyorum.


    Not: Bazı basit olayları anlatmayı unutmuşum. Bir ara vücudumun yarısı alçılı vaziyetteyken aynı zamanda böbrek taşı düşürmüştüm.

  14. #14
    Üye
    aferits Avatarı

    Gerçek Adı
    Ferit
    Üyelik Tarihi
    15.07-2004
    Son Giriş
    23.10-2017
    Saat
    21:37
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.279
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    A.geyik dualarım sizinle, inşallah ameliyatınızdan eniyi sağlıklı neticeyi alırsınız.
    Sizi daha sağlılklı olarak buralarda görmek dileğiyle hoşça ve sağlıkla kalın.

  15. #15
    Üye
    CEREN Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.10-2005
    Son Giriş
    27.02-2016
    Saat
    15:38
    Yaşadığı Yer
    İstanbul/Denizli
    Mesaj
    1.605
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    A. Geyik...
    çok çok acil şifalar diliyorum sana..
    Dilerim hayata bakışın gibi güzel günler yaşarsın ...

    Aslına bakarsan buradaki çoğu arkadaşımızın şaka gibi bir hayatı var..
    Sanki hayat bize şaka yapıyor....
    Baktı ki şakayı bir şekilde kaldırıyoruz tekrar şaka yapıyor...ve bu şakaların ardı arkası kesilmiyor

    hani bir söz vardır ' insan sevdiğiyle uğraşırmış ' diye sanırım hayat bizi çok seviyor ne dersin ..




Sayfa 1 / 3 123 SonSon