Sayfa 3 / 3 İlkİlk 123
Toplam 35 mesajın 31-35 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #31
    Üye
    Meczub Avatarı

    Gerçek Adı
    Kadri
    Üyelik Tarihi
    15.01-2010
    Son Giriş
    28.12-2011
    Saat
    19:32
    Yaşadığı Yer
    KONYA
    Mesaj
    18
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    2

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Geçmiş olsun.

    Yüce Yaratıcı sevdiği kullarının ; hasta iken çektiği verdiği ızdırablara karşı o kulunun makamını yükseltirmiş. -fakat şikayet, isyan etmeden Bazı kullarına hastalık verir öyle sınav olur, Bazı kullarına hastalık vermez oda öyle sınav olur, Hastalık çeken sabrederse kazanır,
    Hastalık çekmeyen, haline şükretmezse azdırır,kaybedermiş,
    Şuda varki; Hasta insan NAZ makamındadır,Şükrederse Hoş olur inşallah.

  2. #32
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    14.12-2017
    Saat
    16:16
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.507
    Alınan Beğeniler
    30
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yine, yeni, yeniden...

    Özürlü olarak dünyaya geliyorsunuz, 3 yaşına kadar yürüyemiyorsunuz. Sol kol da nanay. 3 Yaşında bacaklardan geçirdiğiniz ameliyat sonrasında yürümeye başlıyorsunuz. 4 ay sonra sol koldan ameliyat olacaksınız. Ameliyat tarihine bir ay kala doktorunuz vefat ediyor. Sekerek de olsa yürümeniz aileniz tarafından hiç değilse teselli olarak algılanıp başka doktor araştırılmıyor. Sonra ilköğretim, lise, üniversite derken hayat akıp gidiyor. Normal bir hayat iyi bir eğitim ve sonra başaralı bir iş hayatı, buraya kadar her şey normal...

    Lise sondayken (1995) egzama hastalığına yakalanıyorsunuz, kronik, hayatınız boyunca bu hastalık size eşlik edecek. Kullanmadığınız ilaç kalmıyor, kortizon içeren ilaçlar dâhil.

    (2001-Ocak) İş hayatında, ilk basamakları çıkarken, dikkatsizlikle düşerek sol dizinizi çatlatıyorsunuz. Bir daha eskisi gibi bile yürüyemezsin denilerek 1 ay yatağa mahkûm kaldıktan sonra tekrar eskisi gibi yürümeyi başarıyorsunuz.

    (2001-Eylül) Yine dikkatsizlik sonucu düşerek beyin travması geçiriyorsunuz, kafatasında çatlak oluşuyor. Hastanedeki ilk gün yakınlarınıza "Hayatî tehlike halen devam etmekte..." deniliyor. 1 buçuk ay sonra eski hayata yine geri dönüş.

    Bu arada şeker hastası olan annenizle ve hiç bir sağlık sorunu olmayan emekli babanızla yaşıyor ve geçinip gidiyorsunuz. Arada bir annenizin şekeri yükselerek acillere taşıyorsunuz. Şeker hastalığı çok ilerlediği için duyma ve görme sorunları yaşıyor. Bunun yanında astım, yüksek tansiyon ve benzeri hastalıklar da eşlik ediyor.

    (2003-Ağustos) Anneniz merdivenlerden düşerek bacağını kırıyor, şeker hastalığı olduğu için riskli bir ameliyat geçirerek bacağına platin takılıyor. Tesadüfen annenizin doktoruyla tanışıyorsunuz, size tıbbın ilerlediği ve fiziki durumunuzun düzeltilerek normal bir kişiye yakın derecede yürüyebileceğiniz söyleniyor. Arkadaş, aile ve çevrenin ısrarlarıyla kabul ederek toplam 3 ameliyat daha oluyorsunuz

    (2003–2004) 8 ay yatmak zorunda kalıyorsunuz. Bu arada hemşirenize âşık olup hayatınızın en güzel 185 gününü yaşıyorsunuz. Yapılan 3 ameliyatın her hangi bir faydası olmuyor.

    Annenizin göz ve işitme problemi son noktaya geliyor. Gözler 16 numara miyop, kulaklar artık hiç dymuyor. İşitme cihazı kullanmaya başlıyor.

    (2005-Ekim) Hiç bir sağlık sorunu olmayan babanız (sigara dahi içmeyip her gün spor yapan 63 yaşında) damarlarının tıkanması sonucu kriz geçirerek yürüme kısıtlığı çekiyor. Bir buçuk yıl sonra şah damarındaki tıkanma %90lara ulaşıyor. Ameliyat olmazsa ölecek. Ameliyatta riskli. Tüm riskleri göze alarak babanız ameliyata giriyor. Hayatınızın en kötü günlerinden birini yaşıyorsunuz. Mutlu haber, ameliyat başarılı geçiyor. Hayati tehlike atlatılıyor. Fiziki durumunda bir değişim olmuyor.

    (2006-Ocak) Bacağınızda ilk basta basit bir kas ağrısı olduğu söylenen bir ağrı başlıyor, 1 ay boyunca ağrı geçmeyince MR çekilmesi isteniyor. MR sonucunda; sol kalçada kemik erimesi başlangıcı (Avasküler Nekroz) olduğunu öğreniyorsunuz. Ve buna sebep olan da egzama hastalığınız yüzünden kullandığınız kortizon ilaçları olduğunu öğreniyorsunuz. İlk başta 3 ay yatmanız gerektiği söyleniyor. 3 ay size oluyor 18 ay...

    (2007-Eylül) Kalçada ki problemler düzelmeyince protez ameliyatı oluyorsunuz. Total kalça protezi. “Ameliyattan 45 gün sonra yürüyeceksin” deniliyor. Kalçada problem kalmıyor. Ağrı geçiyor, her şey normal.

    Bu sefer de yaklaşık 2 yıl yattığınız için kaslar kuvetsizleşip tembelleşiyor. Diz üstünde bir ağrı oluşyor. Sırada fizik tedavi süreci var.

    (2009-Ekim) Fizik tedavi dizdeki ağrının geçmesini sağlamadığı için ve sorun diz kaslarından olduğu düşünülerek diz bölgesine botoks yapılıyor.

    (2010-Ocak) Botoks da işe yaramıyor ve dizdeki ağrı git gide artıyor. Dizden mr çekiliyor, kemik sintigrafisi ve yapılabilecek her türlü tetkik yapılıyor. 2 yıldır dizdeki ağrının sebebi kaslar değil diz kemiğinde oluşan tümörmüş... Yani ameliyatım gelmiş. Sırada kemik tümörü ameliyatı var...

    (2010-Mart) Uzun uğraşlar ve uzun araştırmalar sonucu 4 farklı hastane ve 4 farklı profesörün görüşü alınarak, sonucunda benim için en doğru olan kararı verip kemik tümörü ameliyatını oluyorum, tümör alınıyor ve yerine greftleme yapılıyor. Ameliyattan 2 ay sonra kontrole gittiğimde ağrıda hiç bir değişme olmamasına rağmen bacağımın eskisinden daha sağlam olduğu, bana kendimi zorlayarak sürekli yürümem gerektiği ve yürüdükçe de ağrının geçeceği doktorum tarafından söyleniyor. Doktorumu dinleyerek ağrıya rağmen sürekliyürümeye çalışıyorum...

    (2010-Haziran) Birkaç gün önce... Balkonda sandalyede otururken, yani hiçbirşey yapmazken, durup dururken bacağım bir önceki ameliyat yerinden kırılıyor. Mart ayında olduğum ameliyat boşa gitmiş oluyor. Acilen başka bir hastanede ameliyata alınıyorum. Bacağıma 7 vidalı platin takılıyor, kas gevşetmesi ve greftleme ameliyatı yapılıyor... Yahu düşme yok, çarpma yok, vurma yok, travma yok, durup dururken bacak femurdan kırılır mı? Yani anlayacağınız kullanıcı hatası yok. Demir adama döndüm, total kalça protezinden sonra, protezin hemen dibinden dize kadar inen 7 vidalı platinim de var artık...

    (2011-Şubat) Total kalça protezi gevşemiş, büyük ihtimalle 2010-Haziran ayındaki kırılma anında olmuş. Protez değişim ve femur kemiğindeki platinin çıkartılması ameliyatını olmayı planlarken 1 hafta önce evin elektrik sigortası atıyor. Her yer tamamen karanlık. Annem sigortayı açmak için tabureye çıktığında tabureden düşerek bacağını kırıyor. Ambulansla hastaneye kaldırıyoruz. Femurda parçalı kırık var. Annem ameliyata alınıyor, femura platin takılıyor. Şu an en az 3 ay yatmak durumunda. 2003 Yılındaki olaylar tekrar yaşanıyor sanki. Annem iyileştikten sonra bir aksilik olmazsa ben ameliyat olacağım...

    Bu yazıları yazan değil de okuyan olsaydım her halde "Şaka" derdim. Yaşadığım için "Şaka Gibi" diyorum.

  3. #33
    Üye
    dilektuba Avatarı

    Üyelik Tarihi
    01.09-2010
    Son Giriş
    26.09-2016
    Saat
    12:21
    Yaşadığı Yer
    dünya
    Mesaj
    350
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    açıkçası bu yazıyı okuduktan sonra kendime kızdım ve sabrınıza hayran kaldım Allah beterinden korusun başka ne denilebilir ki umarım bundan sonra herşey çok olumlu geçer

  4. #34
    Üye
    Bio Avatarı

    Gerçek Adı
    ibrahim
    Üyelik Tarihi
    21.09-2010
    Son Giriş
    14.12-2017
    Saat
    00:15
    Yaşadığı Yer
    mersin
    Mesaj
    4.248
    Alınan Beğeniler
    7
    Verilen Beğeniler
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yaşanılanları güzel bir yazı dili ile anlatmışsınız evet şaka gibi her ne kadar bende buraya seni anlıyorum ağrılarını paylaşıyorum desemde aklıma kıssadan hisse bişeyler geliyor.

    Adamın biri inşaatta çalışırken binanın birinci katından zemine çakılır kaburgalar ayaklar hemen hemen heryeri kırılır adam yaşamakda herkes başına toplanır şimdi şöyle ağrıyordur böyle acıyordur diye ah canım benim vah vah ağlaşan insanlar doluşur ve adam siz beni anlamazsınız bana damdan düşeni getirin diye cevap verir. Bizler ne kadar yaşadıklarını okusak üzülsek boş çekdiğin bunca acıyı sen Allah annen baban bilir bunlara rağmen yaşama azmin tebessüm dahi etmenden dolayı yüreğinizden öpüyorum RABBİM SABIRLAR VERSİN......

  5. #35
    Üye
    mihrimah Avatarı

    Gerçek Adı
    yeliz
    Üyelik Tarihi
    08.07-2011
    Son Giriş
    10.10-2015
    Saat
    22:29
    Yaşadığı Yer
    izmir
    Mesaj
    518
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    gerçekten şaka gibi geyik çok geçmiş olsunnn




Sayfa 3 / 3 İlkİlk 123