Sayfa 2 / 3 İlkİlk 123 SonSon
Toplam 35 mesajın 16-30 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #16
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    16:16
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.507
    Alınan Beğeniler
    29
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Tekrar güncellemenin vakti gelmiş...

    Özürlü olarak dünyaya geliyorsunuz, 3 yaşına kadar yürüyemiyorsunuz. Sol kol da nanay. 3 Yaşında bacaklardan geçirdiğiniz ameliyat sonrasında yürümeye başlıyorsunuz. 4 ay sonra sol koldan ameliyat olacaksınız. Ameliyat tarihine bir ay kala doktorunuz vefat ediyor. Sekerek de olsa yürümeniz aileniz tarafından hiç değilse teselli olarak algılanıp başka doktor araştırılmıyor. Sonra ilköğretim, lise, üniversite derken hayat akıp gidiyor. Normal bir hayat iyi bir eğitim ve sonra başaralı bir iş hayatı, buraya kadar her şey normal...

    Lise sondayken (1995) egzama hastalığına yakalanıyorsunuz, kronik, hayatınız boyunca bu hastalık size eşlik edecek. Kullanmadığınız ilaç kalmıyor, kortizon içeren ilaçlar dâhil.

    (2001-Ocak) İş hayatında, ilk basamakları çıkarken, dikkatsizlikle düşerek sol dizinizi çatlatıyorsunuz. Bir daha eskisi gibi bile yürüyemezsin denilerek 1 ay yatağa mahkûm kaldıktan sonra tekrar eskisi gibi yürümeyi başarıyorsunuz.

    (2001-Eylül) Yine dikkatsizlik sonucu düşerek beyin travması geçiriyorsunuz, kafatasında çatlak oluşuyor. Hastanedeki ilk gün yakınlarınıza "Hayatî tehlike halen devam etmekte..." deniliyor. 1 buçuk ay sonra eski hayata yine geri dönüş.

    Bu arada şeker hastası olan annenizle ve hiç bir sağlık sorunu olmayan emekli babanızla yaşıyor ve geçinip gidiyorsunuz. Arada bir annenizin şekeri yükselerek acillere taşıyorsunuz. Şeker hastalığı çok ilerlediği için duyma ve görme sorunları yaşıyor. Bunun yanında astım, yüksek tansiyon ve benzeri hastalıklar da eşlik ediyor.

    (2003-Ağustos) Anneniz merdivenlerden düşerek bacağını kırıyor, şeker hastalığı olduğu için riskli bir ameliyat geçirerek bacağına platin takılıyor. Tesadüfen annenizin doktoruyla tanışıyorsunuz, size tıbbın ilerlediği ve fiziki durumunuzun düzeltilerek normal bir kişiye yakın derecede yürüyebileceğiniz söyleniyor. Arkadaş, aile ve çevrenin ısrarlarıyla kabul ederek toplam 3 ameliyat daha oluyorsunuz

    (2003–2004) 8 ay yatmak zorunda kalıyorsunuz. Bu arada hemşirenize âşık olup hayatınızın en güzel 185 gününü yaşıyorsunuz. Yapılan 3 ameliyatın her hangi bir faydası olmuyor.

    Annenizin göz ve işitme problemi son noktaya geliyor. Gözler 16 numara miyop, kulaklar artık hiç dymuyor. İşitme cihazı kullanmaya başlıyor.

    (2005-Ekim) Hiç bir sağlık sorunu olmayan babanız (sigara dahi içmeyip her gün spor yapan 63 yaşında) damarlarının tıkanması sonucu kriz geçirerek yürüme kısıtlığı çekiyor. Bir buçuk yıl sonra şah damarındaki tıkanma %90lara ulaşıyor. Ameliyat olmazsa ölecek. Ameliyatta riskli. Tüm riskleri göze alarak babanız ameliyata giriyor. Hayatınızın en kötü günlerinden birini yaşıyorsunuz. Mutlu haber, ameliyat başarılı geçiyor. Hayati tehlike atlatılıyor. Fiziki durumunda bir değişim olmuyor.

    (2006-Ocak) Bacağınızda ilk basta basit bir kas ağrısı olduğu söylenen bir ağrı başlıyor, ağrı 1 ay boyunca ağrı geçmeyince MR çekilmesi isteniyor. MR sonucunda; sol kalçada kemik erimesi başlangıcı (avasküler nekroz) olduğunu öğreniyorsunuz. Ve buna sebep olan da egzama hastalığınız yüzünden kullandığınız kortizon ilaçları olduğunu öğreniyorsunuz. İlk başta 3 ay yatmanız gerektiği söyleniyor. 3 ay size oluyor 18 ay.

    (2007-Eylül) Kalçada ki problemler düzelmeyince protez ameliyatı oluyorsunuz. Total kalça protezi. “Ameliyattan 45 gün sonra yürüyeceksin” deniliyor. Kalçada problem kalmıyor. Ağrı geçiyor, her şey normal.

    Bu sefer de yaklaşık 2 yıl yattığınız için kaslar kuvetsizleşip tembelleşiyor. Diz üstünde bir ağrı oluşyor. Sırada fizik tedavi süreci var.

    (2009-Ekim) Fizik tedavi dizdeki ağrının geçmesini sağlamadığı için ve sorun diz kaslarından olduğu düşünülerek diz bölgesine botoks yapılıyor.

    (2010-Ocak) Botoks da işe yaramıyor ve dizdeki ağrı git gide artıyor. Dizden mr çekiliyor, kemik sintigrafisi ve yapılabilecek her türlü tetkik yapılıyor. 2 yıldır dizdeki ağrının sebebi kaslar değil diz kemiğinde oluşan tümörmüş... Yani ameliyatım gelmiş. Sırada kemik tümörü ameliyatı var...

    Bu yazıları yazan değil de okuyan olsaydım herhalde şaka derdim. Yaşadığım için Şaka Gibi diyorum.

  2. #17
    Üye
    PRENSES Avatarı

    Üyelik Tarihi
    07.04-2007
    Son Giriş
    02.03-2016
    Saat
    12:13
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    6.816
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Size ve ailenize çok geçmiş olsun. Çok zor ve sıkıntılı günler geçirmişsiniz. Umarım son ameliyatınızda başarılı geçer ve gerçekten son ameliyat olur. Bir daha böyle kötü olaylar yaşamazsınız. Bundan sonraki yaşamınızda ailenizle birlikte size sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyorum.

  3. #18
    Üye
    köşeci Avatarı

    Gerçek Adı
    Hüseyin
    Üyelik Tarihi
    20.12-2009
    Son Giriş
    23.10-2017
    Saat
    17:33
    Yaşadığı Yer
    GÜNEYLİ
    Mesaj
    63
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    geçmiş olsun allah şifalar versin.Neresinden tutarsan zor bir hayat ama herşeye rağmen hayat yaşamaya değer.

  4. #19
    Üye
    öyküekin Avatarı

    Gerçek Adı
    Öyküekin
    Üyelik Tarihi
    22.08-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    :)
    Mesaj
    4.994
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    geçmiş olsun ...

  5. #20
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    16:16
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.507
    Alınan Beğeniler
    29
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Zorunlu olarak güncellemenin vakti gelmiş...

    Özürlü olarak dünyaya geliyorsunuz, 3 yaşına kadar yürüyemiyorsunuz. Sol kol da nanay. 3 Yaşında bacaklardan geçirdiğiniz ameliyat sonrasında yürümeye başlıyorsunuz. 4 ay sonra sol koldan ameliyat olacaksınız. Ameliyat tarihine bir ay kala doktorunuz vefat ediyor. Sekerek de olsa yürümeniz aileniz tarafından hiç değilse teselli olarak algılanıp başka doktor araştırılmıyor. Sonra ilköğretim, lise, üniversite derken hayat akıp gidiyor. Normal bir hayat iyi bir eğitim ve sonra başaralı bir iş hayatı, buraya kadar her şey normal...

    Lise sondayken (1995) egzama hastalığına yakalanıyorsunuz, kronik, hayatınız boyunca bu hastalık size eşlik edecek. Kullanmadığınız ilaç kalmıyor, kortizon içeren ilaçlar dâhil.

    (2001-Ocak) İş hayatında, ilk basamakları çıkarken, dikkatsizlikle düşerek sol dizinizi çatlatıyorsunuz. Bir daha eskisi gibi bile yürüyemezsin denilerek 1 ay yatağa mahkûm kaldıktan sonra tekrar eskisi gibi yürümeyi başarıyorsunuz.

    (2001-Eylül) Yine dikkatsizlik sonucu düşerek beyin travması geçiriyorsunuz, kafatasında çatlak oluşuyor. Hastanedeki ilk gün yakınlarınıza "Hayatî tehlike halen devam etmekte..." deniliyor. 1 buçuk ay sonra eski hayata yine geri dönüş.

    Bu arada şeker hastası olan annenizle ve hiç bir sağlık sorunu olmayan emekli babanızla yaşıyor ve geçinip gidiyorsunuz. Arada bir annenizin şekeri yükselerek acillere taşıyorsunuz. Şeker hastalığı çok ilerlediği için duyma ve görme sorunları yaşıyor. Bunun yanında astım, yüksek tansiyon ve benzeri hastalıklar da eşlik ediyor.

    (2003-Ağustos) Anneniz merdivenlerden düşerek bacağını kırıyor, şeker hastalığı olduğu için riskli bir ameliyat geçirerek bacağına platin takılıyor. Tesadüfen annenizin doktoruyla tanışıyorsunuz, size tıbbın ilerlediği ve fiziki durumunuzun düzeltilerek normal bir kişiye yakın derecede yürüyebileceğiniz söyleniyor. Arkadaş, aile ve çevrenin ısrarlarıyla kabul ederek toplam 3 ameliyat daha oluyorsunuz

    (2003–2004) 8 ay yatmak zorunda kalıyorsunuz. Bu arada hemşirenize âşık olup hayatınızın en güzel 185 gününü yaşıyorsunuz. Yapılan 3 ameliyatın her hangi bir faydası olmuyor.

    Annenizin göz ve işitme problemi son noktaya geliyor. Gözler 16 numara miyop, kulaklar artık hiç dymuyor. İşitme cihazı kullanmaya başlıyor.

    (2005-Ekim) Hiç bir sağlık sorunu olmayan babanız (sigara dahi içmeyip her gün spor yapan 63 yaşında) damarlarının tıkanması sonucu kriz geçirerek yürüme kısıtlığı çekiyor. Bir buçuk yıl sonra şah damarındaki tıkanma %90lara ulaşıyor. Ameliyat olmazsa ölecek. Ameliyatta riskli. Tüm riskleri göze alarak babanız ameliyata giriyor. Hayatınızın en kötü günlerinden birini yaşıyorsunuz. Mutlu haber, ameliyat başarılı geçiyor. Hayati tehlike atlatılıyor. Fiziki durumunda bir değişim olmuyor.

    (2006-Ocak) Bacağınızda ilk basta basit bir kas ağrısı olduğu söylenen bir ağrı başlıyor, ağrı 1 ay boyunca ağrı geçmeyince MR çekilmesi isteniyor. MR sonucunda; sol kalçada kemik erimesi başlangıcı (avasküler nekroz) olduğunu öğreniyorsunuz. Ve buna sebep olan da egzama hastalığınız yüzünden kullandığınız kortizon ilaçları olduğunu öğreniyorsunuz. İlk başta 3 ay yatmanız gerektiği söyleniyor. 3 ay size oluyor 18 ay.

    (2007-Eylül) Kalçada ki problemler düzelmeyince protez ameliyatı oluyorsunuz. Total kalça protezi. “Ameliyattan 45 gün sonra yürüyeceksin” deniliyor. Kalçada problem kalmıyor. Ağrı geçiyor, her şey normal.

    Bu sefer de yaklaşık 2 yıl yattığınız için kaslar kuvetsizleşip tembelleşiyor. Diz üstünde bir ağrı oluşyor. Sırada fizik tedavi süreci var.

    (2009-Ekim) Fizik tedavi dizdeki ağrının geçmesini sağlamadığı için ve sorun diz kaslarından olduğu düşünülerek diz bölgesine botoks yapılıyor.

    (2010-Ocak) Botoks da işe yaramıyor ve dizdeki ağrı git gide artıyor. Dizden mr çekiliyor, kemik sintigrafisi ve yapılabilecek her türlü tetkik yapılıyor. 2 yıldır dizdeki ağrının sebebi kaslar değil diz kemiğinde oluşan tümörmüş... Yani ameliyatım gelmiş. Sırada kemik tümörü ameliyatı var...

    (2010-Mart) Uzun uğraşlar ve uzun araştırmalar sonucu 4 farklı hastane ve 4 farklı profesörün görüşü alınarak, sonucunda benim için en doğru olan kararı verip kemik tümörü ameliyatını oluyorum, tümör alınıyor ve yerine greftleme yapılıyor. Ameliyattan 2 ay sonra kontrole gittiğimde ağrıda hiç bir değişme olmamasına rağmen bacağımın eskisinden daha sağlam olduğu, bana kendimi zorlayarak sürekli yürümem gerektiği ve yürüdükçe de ağrının geçeceği doktorum tarafından söyleniyor. Doktorumu dinleyerek ağrıya rağmen sürekliyürümeye çalışıyorum...

    (2010-Haziran) Birkaç gün önce... Balkonda sandalyede otururken, yani hiçbirşey yapmazken, durup dururken bacağım bir önceki ameliyat yerinden kırılıyor. Mart ayında olduğum ameliyat boşa gitmiş oluyor. Acilen başka bir hastanede ameliyata alınıyorum. Bacağıma 7 vidalı platin takılıyor, kas gevşetmesi ve greftleme ameliyatı yapılıyor... Yahu düşme yok, çarpma yok, vurma yok, travma yok, durup dururken bacak femurdan kırılır mı? Yani anlayacağınız kullanıcı hatası yok. Demir adama döndüm, total kalça protezinden sonra, protezin hemen dibinden dize kadar inen 7 vidalı platinim de var artık...

    Bu yazıları yazan değil de okuyan olsaydım herhalde şaka derdim. Yaşadığım için Şaka Gibi diyorum.

  6. #21
    Üye
    çetinkaya51 Avatarı

    Gerçek Adı
    doğan
    Üyelik Tarihi
    19.01-2010
    Son Giriş
    03.08-2014
    Saat
    15:24
    Yaşadığı Yer
    niğde
    Mesaj
    39
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    aynı şakaları bende yaşıyorum tek değilsin

  7. #22
    Üye
    metin türk Avatarı

    Gerçek Adı
    metin
    Üyelik Tarihi
    20.06-2010
    Son Giriş
    15.04-2017
    Saat
    20:14
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    321
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    allah beterinden korusun kardeşim geşmiş olsun

  8. #23
    Üye
    HEXE06 Avatarı

    Gerçek Adı
    hülya
    Üyelik Tarihi
    05.06-2007
    Son Giriş
    30.07-2017
    Saat
    18:43
    Yaşadığı Yer
    AYDIN -Kuşadası
    Mesaj
    185
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    yazını okurken duygulandımda ama sendeki azmi, hayata daha sıkı tutunmayı, her türlü zorluga ragmen dalga gecmeyi gördügümde bugüne kadar yaşadığım bütün zorluklar beynimden uctu gitti.. çok geçmiş olsun dileklerimle ben tekrar ayaga kalkacagina inaniyorum...güncellemelerinin iyi haberlerle sürmesi dilegiyle sevgiyle kal

  9. #24
    Üye
    DERYA9 Avatarı

    Gerçek Adı
    selma
    Üyelik Tarihi
    26.07-2010
    Son Giriş
    19.08-2010
    Saat
    12:25
    Mesaj
    5
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Evet bizim yaşadıklarımız şaka gibi bende kendini bilmez bi doktorun yüzünden yıllarca kobay gibi kullanıldım bunu farkettiğimde iş iişten geçmişti malesef ellrimden 6 kez ameliyat olmuştum aylarca ellerimi kullanamadım şimdi o doktoru allaha havale ediyorum allah hepimizede sabır ihsan eylesin

  10. #25
    Üye
    svedrif Avatarı

    Üyelik Tarihi
    06.07-2010
    Son Giriş
    23.12-2013
    Saat
    23:24
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    960
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    vayyy geyikcim çok çok geçmiş olsun sana yaff uyuss geyikcim derim hep ama cevpa olarak sende bana yok egzama derken gerçekten ciddiymişsin

  11. #26
    Üye
    aferits Avatarı

    Gerçek Adı
    Ferit
    Üyelik Tarihi
    15.07-2004
    Son Giriş
    23.10-2017
    Saat
    21:37
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.279
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Başka bir ülkede olsaydın gerçekten şaka olarak alırdım. Ama maalesef alamıyorum.

  12. #27
    Üye
    Ayşe Avatarı

    Gerçek Adı
    ayşe
    Üyelik Tarihi
    28.04-2008
    Son Giriş
    29.06-2011
    Saat
    11:53
    Yaşadığı Yer
    izmir
    Mesaj
    593
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Çok geçmiş olsun A Geyik acil şifalar dilerim Allahtan .inşallah en kısa sürede iyi haberlerini alırız başı bağlı şakacı adam gözlerindeki umut ışığı hiç sönmesin inşallah

  13. #28
    Üye
    ş_i_f_a Avatarı

    Gerçek Adı
    musa
    Üyelik Tarihi
    09.09-2010
    Son Giriş
    07.11-2017
    Saat
    11:21
    Mesaj
    605
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    hayatın kendisi zaten bir şaka günün birinde,o an hangi taraftaysa artık,kameraya el sallayacağız ve perde kapanacak.

  14. #29
    Üye
    daylight Avatarı

    Gerçek Adı
    Aysel
    Üyelik Tarihi
    16.01-2008
    Son Giriş
    28.07-2012
    Saat
    22:26
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    431
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Çok geçmiş olsun.

    Hayatımıız süresince nelerle karşılacağımız kaderin bizlere neler getireceğini hiç bilmiyoruz.

    Kaderimizde ne varsa onu yaşıyoruz!

    Bu bir Hastalık, Engellilik, Mutsuzluk vs. vs gibi hayatın getirileri.
    Her ne kadar sonradan insanin başına gelince kabullenmek zor olsada hayat devam ediyor.

    Bende başlarda buradanda arkadaşların yazılarımda şahit olmuşlardır, çok zorlandıım alışmakta, ama kabullenmenin dışında bir seçeneğin olmadığını zamanla gördüm.

    Onun için şükretmeliyiz herşey Allah'tan deyip yaşamaya bir şekilde devam etmeliyiz.
    Çünkü yaşam bitmiyor devam ediyor.
    Allah'a emanet ol geçmiş olsun...

  15. #30
    Üye
    <<ömür>> Avatarı

    Gerçek Adı
    Ömür
    Üyelik Tarihi
    08.06-2008
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    13:50
    Yaşadığı Yer
    Kahramanmaraş
    Mesaj
    4.165
    Alınan Beğeniler
    62
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Dün okuduğumda bir garip olmuştum. Sanki bütün dertler birbiri ile sıralanmış gibi... Geçmiş olsun...




Sayfa 2 / 3 İlkİlk 123 SonSon