Sayfa 3 / 4 İlkİlk 1234 SonSon
Toplam 50 mesajın 31-45 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #31
    Üye
    SERAFİM Avatarı

    Gerçek Adı
    Murat
    Üyelik Tarihi
    04.05-2010
    Son Giriş
    06.11-2016
    Saat
    15:14
    Yaşadığı Yer
    izmir
    Mesaj
    2.444
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    sayın monalisa öncelikle kitabınız için sizi tebrik ediyorum ,yazar olmak için gerekli olan kaideleri belirtmişsiniz,akademik anlamda haklı olabilirsiniz,fakat hiç bukowski okudunuz mu,ya da arthur rimbaud a bir göz attınız mı,kuralsızlıkta bir kural yerini alabiliyor,bukowski nin ömrü hep ucuz kiralık evlerde otellerde geçmiş,hep hamamböcekleriyle,farelerle içiçe yaşamış,en büyük hayali hep zengin olmak mış,ve kitaplarından kazandığı parayla çok zengin olmuş,fakat zenginliğinde aradığı şey olmadığını anlayınca ,kendisini kemeriyle banyoda asarak intihar etmiş,ben size yazarlara en sık sorulan soruyu sormak istiyorum,neden yazıyorsunuz,ne için yazıyorsunuz, örneğin ego tatmini için mi,sırlarınızı paylaşmak için mi,para kazanmak için mi,belirli bir kitlenin sıkıntılarını dil olmak için mi

  2. #32
    Üye
    beyazgeceler Avatarı

    Gerçek Adı
    emre
    Üyelik Tarihi
    17.07-2009
    Son Giriş
    15.09-2017
    Saat
    12:07
    Yaşadığı Yer
    Batman
    Mesaj
    3.271
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    aman matayy soralrinn da ecel haaa birakk ablamiz burdaa mutluugnu yasasinn.... sen kaklimisnn armut fittootoyu anlatiyorsun alemlesin...bizene kendini asip oldurmuss heriftennn bence buugne kadar hic bir yazarr sirf para diye kitap yazmadi... cunkuu para iicn bu dert cekilmez ve deymezzz

  3. #33
    Üye
    SERAFİM Avatarı

    Gerçek Adı
    Murat
    Üyelik Tarihi
    04.05-2010
    Son Giriş
    06.11-2016
    Saat
    15:14
    Yaşadığı Yer
    izmir
    Mesaj
    2.444
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    emre bey siz yazar olmadığınız için lütfen yazarlar adına konuşmayınız,anne olmayan biri annelik duygusundan ne kadar anlayabilir ki

  4. #34
    Üye
    beyazgeceler Avatarı

    Gerçek Adı
    emre
    Üyelik Tarihi
    17.07-2009
    Son Giriş
    15.09-2017
    Saat
    12:07
    Yaşadığı Yer
    Batman
    Mesaj
    3.271
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    okadar cok merakliysan elestiri yapmaya.... al once kitabi oku matay... sonra gel elstiirni yap.... okumdan kitabi elstiri yapman hic adil degilmantikta kabul etmiyorr...

  5. #35
    Üye
    SERAFİM Avatarı

    Gerçek Adı
    Murat
    Üyelik Tarihi
    04.05-2010
    Son Giriş
    06.11-2016
    Saat
    15:14
    Yaşadığı Yer
    izmir
    Mesaj
    2.444
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ben kitabı ya da monalisa hanımı kesinlikle eleştirmedim,okumadığım bir kitabı eleştirecek kadar da budala değilim,hatta kitabın yazarı olan hanımefendiyi tebrikte ettim,emre bey amacınız nedir ,benimle monalisa hanımın arasını bozmaya çalışıyorsunuz,hiç şık değil

  6. #36
    Üye
    beyazgeceler Avatarı

    Gerçek Adı
    emre
    Üyelik Tarihi
    17.07-2009
    Son Giriş
    15.09-2017
    Saat
    12:07
    Yaşadığı Yer
    Batman
    Mesaj
    3.271
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    resmen hanfendiye para iicn yaziyorsaniz sizde kendinizi asin diyorsunuz matay bey ornek bile vermisnn

    matay;

    suraya eklemem yapalimm belli olmazz sillebirsinn sonraaa

  7. #37
    Üye
    monalisa Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.04-2008
    Son Giriş
    14.01-2016
    Saat
    21:05
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    335
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sevgili matay,

    Belki bir gün başka başlık altında ya da başka ortamlarda edebiyat ve yazarlarla ilgili olarak tartışma fırsatı buluruz da uzun uzun konuşuruz umarım

    Konu bu başlığı aşar

    Yalnız şu kadarını söyleyebilirim... İnsan için yazıyorum...

    Sevgiyle...

  8. #38
    Üye
    beyazgeceler Avatarı

    Gerçek Adı
    emre
    Üyelik Tarihi
    17.07-2009
    Son Giriş
    15.09-2017
    Saat
    12:07
    Yaşadığı Yer
    Batman
    Mesaj
    3.271
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    helal sana ablammkisa ve oz cevabiini verdin onabizde biliyoruz insan icin yazdiginaa sen amtaya bakma matay kendinii bi sosyetik bi bilim bi hayvan inasna haklari korumacsii bi saglikci bi diyetisyeci bibibibiiibbiiiiiiiiiiiiii bbiibii .....................vs saniyorrrr

  9. #39
    Üye
    Kalbiselim Avatarı

    Gerçek Adı
    abdül
    Üyelik Tarihi
    24.12-2009
    Son Giriş
    24.08-2016
    Saat
    19:31
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    208
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    2

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    tebrik ederim kitabın ismi çok güzel ..içinide okursak yorum yaparız : )

  10. #40
    Üye
    empatizan Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.02-2008
    Son Giriş
    20.03-2017
    Saat
    10:49
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    845
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sevgili monalisa,
    Kitabınızı almak için kitapçılara gelmesini beklemek konusunda sürdürdüğüm anlamsız inadımdan vazgeçtim ve idefix’den siparişimi vererek okudum nihayet.

    Elinize, kaleminize sağlık. Okuyanın hafızasından silinip gitmeyecek, soluğunuzu, sesinizi, parmak izinizi taşıyan öykülerle yüreklerde iz bıraktınız, bırakacaksınız.

    Kurgularınızdaki ustalık; öykülerin içine, savaşınıza, gerçekliğe alıp götürüyor insanı.
    Her öykünün başında, “hayır, ben mağdur edebiyatını sevmiyorum” önyargısı ile başlasam da satırlara, kurguladığınız gerçekliğin suratıma tokat gibi çarpmasından ve darmadağınık olmaktan alıkoyamadım kendimi.


    Naçizane, ilgimi çeken bir konuya da değinmek istedim hazır yazarına ulaşma şansım varken (sonra meşhur olup, buralarda yazacak ve forumlara girecek vakit bulamayacaksınız nasılsa).
    “Yıldız Çiçekleri” sanki sizin kurgunuz değilmiş, sanki başka bir kitaba, başka bir yere aitmiş gibi, ya da ne bileyim forumlarda yazdığınız yazıların bir parçasıymış gibi ayrıksı geldi bana. Diğer öykülerin kurgusundan ya da tarzından farklı gibi, onca metafora rağmen biraz didaktik gibi… Elbette çok sevdim yıldız çiçekli tülü ama diğer öykülerden farklıydı işte…

    Sevgilerimle ve kısa zamanda devamının gelmesi dileği ile

  11. #41
    Üye
    faruk34 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    25.07-2008
    Son Giriş
    11.12-2017
    Saat
    22:08
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    3.550
    Alınan Beğeniler
    21
    Verilen Beğeniler
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Hayırlı uğurlu olsun, tebrik ederim.

  12. #42
    Üye
    monalisa Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.04-2008
    Son Giriş
    14.01-2016
    Saat
    21:05
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    335
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bugün bir başka arkadaşımla öykülerim üzerine konuştuk. Denize Şiir Okumak adlı öyküdeki öykü karakterinden çok etkilendiğini söyledi. Çok güzel bir karakter yaratmışsın dedi. Bu arada eleştirileri de vardı. Onları da dile getirdi. Şimdi bu konuda o ayrıntılara girecek değilim. Ama genelde olumlu yaklaşımlar alıyorum.

    Sizin de değerlendirmelerinize teşekkür ederim.

    Benim edebiyatta temel ilkem, insan araştırmasıdır. İnsanı anlatmak için çıktım yola.

    Yıldız Çiçekleri adlı öykümün benim için bir başka anlamı vardır. Ötekilerden ayrıksı durması doğaldır. Çünkü, o öyküde bir nesneyi kişiselleştirerek bu toplumda fiziki görünüşünden dolayı ayrımcılığa uğrayan insanları simgeleştirmek istedim. Öykü karakteri hem tül perde. Hem de fiziki görünüşünden dolayı dışlanan engelliler... Bir engelli olarak engellilerin yaşadığı sorunları bizzat yaşadım. Ya da onların yaşadığı sorunlara tanık oldum. Bir yazar da çoğu kez, yaşadıklarını ya da gözlemlediklerini, tanık olduklarını dile getirir. Türkiye'de engelli olmak, toplumun "çingeneleri" olmakla eşdeğerdir. Ben de içimde kanayan yarayı durdurmak için yazdım. Yazdım. Böylece hem kendimi oluşturmaya çalıştım. Hem de topluma vermek istediğim iletiler vardı. Sizin didaktik dediğiniz öğeler, benim yıllarca kafamı kurcaladı. Yıllarca bu konuyla ilgili olarak kendi kendime konuştum. Bir yanım kabullendi. Öteki yanım itiraz etti. Bu toplumdaki tüm önyargıları yıkıp atmak istiyordum. Bu önyargıların kişilerin tinsel dünyasına nasıl yansıdığını göstermek istedim.

    Evet, "Yıldız Çiçekleri" adlı öykü, diğerlerinden ayrıksı... Çünkü, o öykü tüm dışlananların sesi... Ya da fiziki görünüşünden dolayı ayrımcılığa uğrayanların çığlığı...

    Önyargılı tavırlarla aydınlık bir dünya kurulamazdı. Öğrendikleri gibi yaşayanlara bir tepkiydi. Yıllarca bana önyargılı davrananlara karşı mücadele ettim. Tül perde, bendim. Ya da Bayke'ydi. Veya Kuyucak'tı. Tüm engellilerdi. Bir yanda dışlananları anlatırken öte yanda dışlayanları da anlatmalıydım. Peki, tüm bunlar bir öyküye nasıl sığacaktı? Ben de ikili diyalogla toplumla birey arasındaki çatışmayı sizin didaktik dediğiniz biçimde verdim.

    Kaldı ki, sanatın işlevleri arasında, sanatın insanları dönüştürme işlevi de vardır.

    Evet, bu öykü size yabancı gelmedi. Çünkü, siz de engelliler içindesiniz. Engellilerin yaşadığı sorunları az çok biliyorsunuz. Tıpkı benim gibi. Yaşanan gerçekliklerden yola çıkan bir öykü...

    Ben de o gerçeklikleri dile getirdim. Bu dünyada birleştirici gücün sevgi olduğuna inanıyorum... İnsan, ancak, bir başkasıyla kendisini bütünleştirdiği zaman toplumsal bir varlık olur.

    Yıldız Çiçekleri tüm engelliler... Onlara adadım bu öyküyü... Yıldız Çiçekleri hep yağmuru çağıracak... Önyargılar silinip gidecek yeryüzünden.... Daha ne olsun sevgili Empatizan!

  13. #43
    Üye
    monalisa Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.04-2008
    Son Giriş
    14.01-2016
    Saat
    21:05
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    335
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sahi sonradan ayırt ettim. " Mağdur edebiyat" ne demek! Böyle bir izlenimi öykülerimden nasıl çıkarttığınızı merak ettim empatizancığım...

  14. #44
    Üye
    empatizan Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.02-2008
    Son Giriş
    20.03-2017
    Saat
    10:49
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    845
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yıldız Çiçeklerindeki metaforlar son derece anlaşılır ve mesaj da gayet açık Monalisacığım.
    Sadece kurgu ve anlatım diğer hikayelerden çok farklı olduğu için “aynı kitabın devamını mı okuyorum?” duygusu uyandırdı. Belki diğerleri başlı başına metaforlar üzerine kurgulanmadığı, hikaye kahramanları gerçek kişiler olarak tanıtıldığı içindir.

    Hayatın gerçeğini tüm öykülerinizde kendinize özgü bir kurgu ve yalın bir üslupla anlatmışsınız. Hayatın dilini, gerçekliğin tanıklığını, horlanmış olmanın acısını, bunun getirdiği incinmişliği, kendini aşağılamayı, isyanı, gücenmişliği, hıncı, başkaları tarafından görülme isteğini gayet nesnel, bir o kadar içinizden geldiği gibi, kurgulamışsınız.

    “Mağdur edebiyatı” ile neyi kastettiğim uzun mesele. Hani yine bir Yeşilçam melodramı ya da bizim jenerasyonun gözyaşı pınarlarını kurutan Kemalettin Tuğcu hikayelerinden birisi mi acaba endişesi gibi bir şey

    Nurdan Gürbilek’in “Mağdurun Dili” isimli bir kitabı var. Ezilmişin, tutunamayanın dilinin, edebiyatta ele alınışının incelendiği bir kitap. Sanırım ne demek istediğimi oradaki bir cümle ile ifade edebilirim: “Beceriksiz ellerde melodrama dönüşen, gülünç hale gelen, bilinçsiz duygu seli yaratan mağduriyet durumu duygular üzerine kurulan eserler, usta ellerde hayatın bir parçasının güzel anlatımına dönüşüyor, güçlü bir edebiyat yapıtına dönüşüyor .”
    İşte sizin hikayeleriniz de güçlü ve nesnel bir anlatımla insanı sarıveren, iz bırakanlardan.

    Ben sizin ne demek istediğinizi gayet net anladığımı düşünüyorum (hem kitabınızda hem de yukarıdaki cevabınızda). Umarım ben de anlatabilmişimdir ne demek istediğimi.
    Sevgiler

  15. #45
    Üye
    monalisa Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.04-2008
    Son Giriş
    14.01-2016
    Saat
    21:05
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    335
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Şimdi değerlendirmelerinizi okuduğumda aklıma ne geldi biliyor musunuz? Bir zamanlar bana “ pek ben düşündüklerimi ifade edemiyorum” gibi bir şeyler söylemiştiniz. Bence kendinize haksızlık yapmışsınız. Hatta siz de öyle bir cevher gördüm ki, rahatlıkla kitap tanıtımı yapabilirsiniz. Bu da benden bir öneriJ

    Evet, konuyu açımlayınca şimdi ne demek istediğinizi tam olarak anladım.

    Beni yazmaya iten nedenlerinden biri, engelli sorunlarını kamuoyuna aktararak engellilik bilinci yaratma istediğiydi. Bu nedenle öykü yazmaya başlamadan önce de çeşitli dergilerde engellilerin sorunlarını dile getiriyordum. Sevgi Çemberi ve Beyaz Ay Dergilerinde gerek denemeler gerek makaleler yazmıştım. Yani çalışırken yazmaktan uzak değildim. Kitapta iki öykü engelli olmakla ilgili. Ama artık sıradan olmanın ötesine geçmek ya da kendime farklı bir biçim bulmak istiyordum. Ama bu biçim özden uzak olmayacak bir biçim olmalıydı. Bu nedenle de Yıldız Çiçekleri adlı öyküde metaforlar kullanmaya karar verdim. Bu konuda çok haklısınız. Eğer ben sizin dediğiniz gibi, horlanmanın ve aşağılanmanın acısını ve isyanını insanlara anlatabilmişsem, bir tek insanda değişim ve dönüşüme yol açabilsem, amaçlarımdan birine ulaşabilmişim demektir.

    İşte insanlarla bir tek amaçta buluşabilmenin büyüsü! Yazmanın büyüsü!

    Bana okumayı sevdiren yazarlardan biridir Kemalettin Tuğcu. İlkokul sıralarındayken her kitabını yutarcasına okuduğum yazar. Edebi yönü tartışılır. Kitaplarını beğenir ya da beğenmeyiz. Ama gençlere önerim şudur. Elinize ne geçerse okuyun. Her yapıttan alabileceğimiz bir şeyler vardır.

    Orhan Kemal’e sormuşlar…
    Neden hep ezilenleri yazıyorsun diye… O da şöyle yanıtlamış. Çünkü onların içindeyim demiş.

    Ben de varoşların çocuğuyum. Oralardaki yaşamın içinden geldim. Öykülerimdeki kişiler de yaşadığı yoksulluğu aşmak isteyenler, ezilen kadınlar, engelliler, işçiler ya da küçük burjuvalar… Yani, ayakta kalmak için savaşanlar…

    İlginize ve değerlendirmelerinize teşekkür ediyorum. Sizinle öykülerim üzerine konuşmak benim için büyük bir mutluluk oldu. Her ne kadar sizi şahsen tanımasam da…

    Ne güzel değil mi?

    Tanımadığın, bilmediğin insanlarla yazarak bir duygu ve düşünce birliği oluşturmak… İşte edebiyatın gücü!

    İnsanlardan aldığım bu güç bana cesaret veriyor…

    Sevgiyle ve dostça kalın sevgili dost!




Sayfa 3 / 4 İlkİlk 1234 SonSon