Memurun işitme cihazı bedelini ödemeyen Bakanlık işlemi, hukuka aykırı bulundu

25 Haziran 2008

Ankara 5. İdare Mahkemesi, memura, işitme cihazı bedelinin tamamını ödemeyen bakanlık işlemini hukuka aykırı buldu. Konfederasyonumuz Memur-Sen’e bağlı Toç-Bir-Sen’in avukatı Tuncay DOLU’nun sendika üyesi adına açtığı dava üye lehine sonuçlandı.

Çevre ve Orman Bakanlığında çalışan Toç-Bir-Sen üyesi bir memur, kurum baştabipliğinden aldığı sevkle gittiği Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümünce verilen heyet raporu uyarınca 3 bin 700 YTL'ye 2 adet işitme cihazı satın aldı. Bakanlık, cihaz bedelinin sadece bin 580 YTL'sini ödedi. İdareye yaptığı itiraz reddedilen memur, bu işlemin iptali ve cihaz bedelinin ödenmeyen kısmının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle, Ankara 5. İdare Mahkemesi'nde dava açtı.

Çevre ve Orman Bakanlığı, mahkemeye gönderdiği savunmada, davacıya Tedavi Yardımına İlişkin Uygulama Tebliği uyarınca yapılan ödemenin hukuka uygun olduğunu, eksik ödemenin söz konusu olmadığını öne sürdü.

Ankara 5. İdare Mahkemesi, davalı idarenin eksik ödemeye ilişkin işleminin iptaline, işitme cihazı bedelinin ödenmeyen kısmının yasal faizi ile davacı memura ödenmesine hükmetti.

TEDAVİ GİDERLERİNİN TAMAMI KURUMLARINCA KARŞILANMALIDIR
Mahkemenin kararında, 5234 sayılı yasa ile 657 sayılı yasanın 209. maddesine eklenen 6. fıkra ile Maliye Bakanlığına bu konuda yetki verildiği hatırlatıldı. Bu yetkinin, serbest piyasa ortamında en düşük maliyeti sağlayacak bedelin ödenmesini temin etmek olduğu belirtilen kararda, gereksiz kaynak aktarımının önlemenin amaçlandığı kaydedildi. Kararda, "Bunun haricinde bu yetkinin veriliş amacı aşılarak asgari tedavi ücretinin altında bir fiyat belirlemek suretiyle ilgililerin sağlık hizmetine ulaşmasının engellenmesi veya ağır bir yük altında bırakılması sonucunu doğuracak şekilde uygulanması hukuken mümkün değildir. Yasanın gerekçesi de bu yönde olup, Maliye Bakanlığına verilen yetkilerden anlaşılması gereken; tedavi giderlerinin büyük bölümünün ilgililerin üzerinde bırakılmasına imkân veren bir yetkinin değil, devlet bütçesinden minimum gider yapılarak sağlık alanında azami faydanın sağlanması amaçlı bir yetkinin verildiğidir." denildi.

“Aksi bir düşüncenin, Anayasa'nın ‘kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümleri’ düzenleyen 128. maddesi karşısında 657 sayılı yasanın tedavi yardımı hakkındaki düzenlemeleri ilişkin 209. maddesi ile sağlanan hakların, idarece tesis edilecek düzenleyici işlemler ile ortadan kaldırılabileceğinin kabulü anlamına geleceği”ne dikkat çekilen kararda, “böyle bir düşüncenin hukuk devletinde yeri olamayacağının açık olduğu” vurgulandı. Kararda, şöyle devam edildi:

"Davalı idarece 5234 sayılı yasa hükümleri ile verilen yetkinin Devlet Memurlarının Tedavi Yardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliğinin Ek-2 maddesi ve diğer mevzuat hükümleri ile belirtildiği şekilde davacının tedavisi için kullanılması için verilen tıbbi malzemenin bedelinin tamamının karşılanması gerekirken tedavi giderlerinin küçük bir kısmı karşılanarak, bir kamu görevlisince kaldırılamayacak boyuttaki giderin hastanın üzerinde bırakılmasına yol açan işlemde hukuka uyarlık bulunmamıştır."

Toç-Bir-Sen üyesi adına açtığı davayı kazanan Avukat Tuncay DOLU kararın aynı durumda olan Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve SSK’lılar içinde emsal teşkil edeceğini belirterek; reçete karşılığında temin edilerek faturası ile belgelendirilen tıbbi malzeme bedelinin tamamının Sosyal Güvenlik Kurumlarınca karşılanması gerektiğini söyledi.

Kaynak: Sağlık-Sen