Sayfa 7 / 9 İlkİlk ... 3456789 SonSon
Toplam 133 mesajın 91-105 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #91
    Üye
    Gülcan83 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    19.01-2005
    Son Giriş
    17.09-2017
    Saat
    22:51
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    398
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Bülent bu derneğe tepki vermekte çok haklısın.bende yaşadığım birşeyi paylaşmak isterim sizlerle.
    bir gün bende BEDD'nin ilanını gazetede gördüm web sitesine baktım çok güzel tanıtımış ballandırılmış bir hizmet okudum ve benim ikamet ettiğim yere yakın bir şubesinin olduğunu öğrendim adresini aldım ve ertesi gün arkadaşımı da alıp gittim.
    dernek denilen yer yani şubesi dükkandan bozma bir yerdi.içeriye girdiğimde engelli insanlar vardı ve bir masanın etrafında oturmuş dumanaltı olan dernekte sohbet ediyorlardı.hoş beş derken ben bir bayan arkadaşa
    "burada neler yapıyorsunuz?" dedim
    bayan:
    "çaydanlık gibi geziyoruz" dedi.
    herkes güldü arkadaşım da dahil.
    bende bir yandan etrafa göz atıyordum ki bir tiyatronun afişini gördüm.
    ismi:YAMUKLAR TİYATRO GRUBU
    beynimden vuruldum sanki ve bu ne demek oluyor dedim?
    içlerinden biri
    "tiyatro hocamız burada o cevaplasın" dedi.
    tiyatro hocası kem küm eveledi geveledi bir yanıt veremedi ve bir bayana sen anlat dedi.
    hanım efendi aynen şunu dedi:
    "biz engelimizi aştık ve artık kendimizle dalga bile geçiyoruz birbirimize YAMUK NABER? diyoruz" dedi.
    ben dayanamadım bu kendini aşmakla alakalı bir kelime olamaz ben bunu kabul edemem,eğer bu aşmaksa ben aşmıyım birşey dedim.
    (yahu kim kendini yamuk diye tanıtmayı aşmak diye adlandırır ne saçma birşey bu)
    bu arada biz sohbet ediyorduk müdürleri geldi onun yanına gittik.konuşucaz ve bizi derneğe üyelik için ikna edicekler akılları sıra.
    müdüreri anlattı anlattı ve ona tek kelime söyledim internette derneğiniz çok güzel tanılmış peki neden şubesi bu durumda dediğimde,müdür bizde buradan taşınıcaz geçici olarak falan filan dedi ve kendilerini çok güzel ele verdi.
    hala o dernek aynı konumunda.yani toplanan paraların engellilere harcanmadığı apaçık ortada.o derneğe bağlı olan üyelerin durumuda kendi tabirleriyle çok iyi anlatıldı(çaydanlık gibi geziyolarmış).
    başka söze ne hacet?
    dernek de ortada, yaptıkları da.


    (Bülent belirtmemizi istemişsin) BASINDA YER ALABİLİR

  2. #92
    Üye
    patul Avatarı

    Üyelik Tarihi
    21.03-2005
    Son Giriş
    24.09-2006
    Saat
    11:57
    Yaşadığı Yer
    Samsun
    Mesaj
    2
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Samsun da 1988 yılıydı Sakatlar derneği adı altında dernek kuruldu. Merak gidip baktım işte gulcan1983 ünde dediği gibi duman altı biryer.Birde tuhaf tuhaf espriler. zaman geçti baktım ki dernek siyasi düşünce yüzünden ayrıma girip ikiye bölünmüş. Anladımki ikisinden de birşey olacağı yok. birlik ve beraberlik varken işe siyaseti sokup ortalığı dağıtmayı anlamıyorum.
    Gel zaman git zaman baktım derneklerin ikisi de sadece maddiyatın peşinde. Allah onları bildiği gibi yapsın demekten başka birşey söylüyemiyecem..
    Saygılarımla

  3. #93
    Üye
    atmaca58 Avatarı

    Gerçek Adı
    Harun
    Üyelik Tarihi
    22.01-2005
    Son Giriş
    16.12-2015
    Saat
    22:51
    Yaşadığı Yer
    Sivas
    Mesaj
    118
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!

  4. #94
    Gamze Elibol
    Misafir Üye
    Gamze Elibol Avatarı

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    bedd cagri - [Eleştiri] DİLENCİLER! Yuh olsun sizin sakatlığınıza!..[/quote]


    Gecen burrsa da bir akrabanım çalıştığı yere gittim
    Akrabam Sabancının fabrikasında çalışıyor.


    2 güm önce gelen fax bana gösterdi yukarıda ki liste vardı..
    Yardım istiyorlardı...

    Çok sinirlendim vede çok unantım


    YAZIKLAR OLSUN!!!!

  5. #95
    Üye
    basari Avatarı

    Gerçek Adı
    başar
    Üyelik Tarihi
    30.12-2004
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    20:31
    Yaşadığı Yer
    Bursa
    Mesaj
    1.558
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Milletin ekonomik durumunu düzeltsinler dilenciler ortadan kalkar

  6. #96
    Gamze Elibol
    Misafir Üye
    Gamze Elibol Avatarı

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Gerçekten böylemi düşünüyorsun başarı!
    Ben bunu bilir bunu söylerim bu ülkede kimse kimsenin karnını doyurmak zorunda değil :!:

  7. #97
    Üye
    kirli37 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    06.01-2005
    Son Giriş
    07.04-2017
    Saat
    09:38
    Yaşadığı Yer
    kastamonu
    Mesaj
    41
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ben sakatlığa bürünüp dilenenleri kınıyorum.allah onları bildiği gibi yapsın.

  8. #98
    Üye
    basari Avatarı

    Gerçek Adı
    başar
    Üyelik Tarihi
    30.12-2004
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    20:31
    Yaşadığı Yer
    Bursa
    Mesaj
    1.558
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Gerçek ihtiyaç sahiplerinin maddi durumunu düzetmek hükümetin işi onlar yapsın dolandırıcılarada gereken cezalar verilsin

  9. #99
    Üye
    Pegasus Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.11-2003
    Son Giriş
    09.12-2017
    Saat
    01:35
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    834
    Alınan Beğeniler
    40
    Verilen Beğeniler
    19

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Merhabalar,

    Öncelikle belirtmeliyimki yanlışlıkla dahi bir insanın dilenci sanılması çok üzücü ve insan onurunu zedeleyici bir durumdur.

    Bu cümleyi neden mi yazdım. Çünkü yukarıda ''cadıthree'' nicknameli arkadaşımızın yardım isteyen bir engellinin dilenci sanılabilme olasılıgını yadsımasını okudum. Bu nedenle çok kısa bir süre önce yaşadığım bir olayı sizlerle paylaşmak istiyorum. Her ne kadar bunu anlatmak bile canımı sıkıyor olsada burada dilenciliğe yönelik yaklaşımımızın temellendirilmesi adına bunu yapmak şart görünüyor.

    Tam bir ay önceydi. Bir sivil toplum kuruluşunda yapılacak siyasi sohbet amaçlı toplantıya katılmam istenmişti. Arabama binip sevgili kardeşim oturanboğayı ziyarete gitmeden önce bu işi halletmek üzere yola koyuldum. Sözkonusu mekana geldiğimde aracımı yolun kenarına park ettim. Ancak tekerlekli sandalyem aracın bagajında oldugu için yoldan gecen bir delikanlıdan yardım istedim.Sagolsun bagajdan sandalyemi verdi ve aractan inmemi sagladı .Ayrıca gideceğim dernege ulasabilmem için üç basamaklık bir engeli inmemede yardımcı oldu.Teşekkür edip ayrıldım yanından. Konuşma yaklasık üç saat kadar sürdü. Arkadaşlarımla bildik memleket meseleleri üzerine fikir alışverişlerinde bulunduktan sonra giriş katta bulunan dernekten çıktım. Derneğe gelirken bana yardım eden delikanlının indirdiği üç basamaktan cıkmak için dernekdeki arkadaslardan yardım istemedim zira erkekler ayrılmış ve geride bayanlar kalmıştı. Nasıl olsa yoldan birileri gececektir diye düşündüm. Fakat birkaç yaşlı kişinin dısında ortalıkta kimse görünmüyordu. Montuma iyice sarıldım zira hava soguktu.Aracım birkaç metre ötede duruyor ve ben önümdeki üç basamagı asamadıgım için açıkta üşüyordum. Birden arkamda bir kuaför oldugunu farkettim. Bir bayan kuaförü. Kapıyı açtım. Girişte otuz yaslarında bir bey vardı. Kendisine'' Afedersiniz '' dedim.
    ''Sizden bir yardım talep edebilir miyim''
    O an dört yıl önceki gibi sağlam oldugumu düşünüyor olmalıydım.
    Zira adamın ''Tabi buyrun'' tarzında bir cevap vereceğini düşünmüş olmalıyım.
    Böyle bir cevap alıncada ekleyeceğim tabi;
    ''lütfen şu basamakları çıkmama yardım eder misiniz?''
    Ancak adam şaşkın şaşkın bana bakıp duruyordu. Bende onun bu şaşkın bakışlarına şaşkın şaşkın bakakalmıştım.
    Adam bir yandan üstümü başımı süzüyor ve tüm salaklıgıyla sarfettiği sözün nasıl anlaşıldığını hala anlamamakda direnen bana bakıp duruyordu.
    Bu durum kısa bir süre devam etti. Ardından adam
    beni şok eden o cevabı verdi.
    ''Şey patron şu anda yok'' ??????!!!!!!!
    O an anladım yediğim haltı......
    O an anladım bir kez daha benim bir sakat oldugumu.
    O an anladım ağzımdan çıkan kelimelerin diğer gerçekliklerimle sarmalanarak algılandığını ve benim hiç istemediğim anlamlara bürünebileceğini...

    ''Kardeşim'' dedim
    ''Yanlış anladın''
    ''Bak şu araba benim. ona ulaşmak için şu basamakları aşmam gerekiyor.
    ''Eğer müsaitseniz bana yardım etmenizi rica edecektim''
    Adamın yüzünde bir utanç dalgası belirdi.
    ''Çok özür dilerim. Oysa ben şey sanmıştım!'' dedi ve devam etmedi.
    Ben tamamladım. ''Dilenci''
    ''Yav'' dedim
    ''Kardeşim benim dilenciye benzer bir halim var mı? ''
    ''Arkadaşım'' dedi
    ''Bende ona şaşırdım ya''
    ''TAbi'' dedim.
    ''Adam tekerlekli sandalyede ise size göre dilenci''
    Adama kızmak istiyordum ama adam özür üstüne özür diliyordu. Üstelik aracıma kadar yardımcı olmuş ve tekerlekli sandalyemide bagaja koymuştu. Bütün bunları yaptıktan sonra yanıma gelip
    ''Birader çok özür dilerim yanlış anladım ben'' deyince üstelemedim. Teşekkür edip yola koyuldum. Giderken bir garip sıcaklıgın hala ensemde durdugunu farkettim. Utanmıştım gerçekten. Nasıl olurdu??? Ben yanlışlıklada olsa dilenci sanılmıştım. Boğazımda beliren bişeyler haykırılmayı bekliyordu. Ama neyi kime haykıracaktım? Neyseki az sonra beni gerçekten anlayacak bir dostun bir kardeşimin ziyaretine gidiyordum. Bu kişi bizim sevgili oturanbogaydı. Ona basımdan geçenleri anlattım. Oda biraz değiştirip siteye yazmış. Herhalde yazmak için benden izin almadıgından hoş karsılamayacagımı düşünmüş.Ortada para vermek yok ama o lafı söyleyen adam o parayıda verebilirdi. Kaldıki ben bana para verildiği
    zamanlarada şahit oldum. Yukarıdaki linklerde bunların trajikomik ayrıntılarını bulabilirsiniz.
    Şimdi buradan çıkacak sonuç nedir arkadaşlar???
    Öncelikle anladımki sadece sandalyede oturuyor olmak dahi engelli bireyin dilenci sanılmasına yol açabiliyor. Peki bu nasıl oldu? Buna kimler yol açtı?
    Günümüzün modern dilencilerinin medya yoluyla zihinlere kazıdıgı tekerlekli sandalye = dilenmek denkleminin yansıması değil mi bu yaşadıklarımız.
    Bizler toplumdan hukuki haklarımızı talep ederken birey oldugumuzu dolayısıyla haklarımızı elde etmemiz gerektiğini ısrarla vurguluyorken birilerinin ''hayır bizler zavallılarız'' haykırışları bizlere ne kazandırıp neler kaybettirmektedir.
    Ciddi ciddi düşünmek zorundayız. Aksi takdirde hayat avuclarında bir cok ekonomik imkanı beraberinde getirip sizleri zengin etse dahi gittiğiniz her yerde bu muameleye tabi tutulursunuz ki bu benim
    için kabul edilebilecek bir yaşam formu değildir.

    Saygılarımla.

  10. #100
    Üye
    saros1 Avatarı

    Gerçek Adı
    Volkan
    Üyelik Tarihi
    07.01-2005
    Son Giriş
    13.05-2016
    Saat
    15:17
    Yaşadığı Yer
    Edirne
    Mesaj
    95
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Üstlendiğimiz kimliği biz seçeriz; buna toplumun bizim için biçtiği rolleri giymek de dahil.
    Bu seçim kişinin elinde; kendine saygısını koruyup varolacak ya da paşa paşa bazı sıfatları sahiplenip toplumun vicdanını ferahlatmasında araç olacak.
    İkincisi nispeten kolaydır. Kendini suyun akışına bırakmak yeter.
    Ama mücadele etmekse niyetin, o zaman birşeyler kaybedebileceğini gözönüne almalısın.
    Acı ama, neoekonomi herşeyi kar-zarar kıstasıyla ölçüyor. İnsanın fıtratında da varolma güdüsü hala keskin. Demek istediğim dilenci kimliğine bürünenleri ya da bu kimliği kabul edenleri, bir ölçüde anlıyorum(tabi tasvip etmiyorum). Zira yaşamak öyle zor ki ve "sosyal devlet" varolmam için yeterince yanımda durmayınca, biz kolaya kaçıyoruz.
    Ama aydınlar niye var sorusunun cevabı bu noktada imdadımıza yetişiyor. Toplumda yerleşmiş anlayışın kırılması bizlerin zorlamasıyla olacak -burada aydın kimliğinden kasıt, kimliğini sorgulayıp düzeni eleştirenler- . Yoksa failli meçhul bir kodlamanın düzeni akıp gider. Bugün hala sosyal devlet ve sosyal haklar bağlamında elimiz güçlü değil. Birşey talep ettik mi Devlet "ne yapayım mali durum" diyor. Bence engelli talepleri sosyal haklardan ziyade -hukukçu dillinde- klasik haklar içinde mütala edilmeli, böylece temel hak ve hürriyetlerimizin ihlal edildiğinden bahsederek hukuki duruşumuzu kuvvetlendirebiliriz.
    Bu konuyu açmak lazım. İnsan hakları hukukunda seçiçi olmamak esastır, yani bir hakkı diğerine tercih edemezsin; fakat gelin görün ki kronolojik olarak burjuvazinin talepleri doğrultusunda şekillenmiş klasik haklar (yaşam hakkı, mülkiyet, düşünce, inanç özgürlüğü vs...) daha bir kayrılır ve adlarına da temel hak ve hürriyetler denir. Ancak sosyal haklar olmadan klasik hakları talep etmek pratikte pek bir yarar getirmez zira sağlıklı yaşayamayan birinin önceliği hayatta kalabilmektir.
    Ben de kabul ediyorum sosyal haklar -ikinci kuşakta denir- elzemdir; bununla birlikte, biz engellilerin başka bir hakkı da ihlal ediliyor o da ayrımcılık yapmama yasağı.
    Bu açıdan bakarsak elimiz daha güçlü ve bu hakkımızı hem siyasi iktidara hem de özel kişilere karşı kullanabiliriz. Bunun için bilinç önemli ve biz sesimizi duyurmaya çalışanlara da sabır temenni ediyorum.

  11. #101
    Üye
    Rekursion Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.12-2003
    Son Giriş
    18.03-2017
    Saat
    16:40
    Yaşadığı Yer
    Alamanya
    Mesaj
    618
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    gercekten mide bulandirici bi yöntem!...
    bu modern dilencilik (paralar vaadedilen yerlere kullanilio olsa bile!) sadece bicok engellinin dilenci muamelesi görmesine yol acmakla kalmio, bashka problemler de getirio beraberinde... örnein bazi shirketler imkani olduu halde engellilere ish vermek yerine bu tür derneklere sözde 'büük' bi miktar para baishliarak ishin icinden cikio... üstüne üstlük reklam oluo, alkishlanio falan filan... ama engelli calishmak istio, kendi gecimini kendisi saalamak istio... bashkalarinin yardimiila nereye kadar gecinebilinir, nereye kadar yashayabilinir ki??
    ayrica sokaklarinda tekerlekli sandalye kullanilmasi neredeyse imkansis olan biyerde (hicbishiden bashka dizboyu kaldirimlara bakinis) 'tekerlekli sandalyesizligi' bahane ederek para dilenmek komik gelio bana... sandalye vermekle topluma kazandiricaklarmish, peah!...

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Barış Gürol
    Calisabilecek durumda olan hastalari is sahibi yapalim istiyoruz, burada yazilan birkac oneri gercekten guzel ancak onlari hayata gecirebilmek icin yine paraya ihtiyac var. Nasil yapacagiz? Bu arada Sarpmurat'in yazisina atfen, ne yazik ki buyuk sirketler ancak isin icine reklam girince gercekten de yuklu miktarda bagis yapiyor. Yani bunun icin bile olsa o yardimi kabul etmek gerek, elestirmek degil...
    ....Sarpin fotografini da ben normal karsiladim (bilmiyorum bende mi anormallik var) bu insanlar sakat degil de siradan olsaydi o zaman onlara sokak muzisyenleri diyecektik degil mi, modern dilenci degil..
    peki talasemili insanlara yardim etmek icin derneinize bashvuran shirketleri yüklü miktarda para yardimi yapmak yerine talasemili birine ish vermeleri icin ikna etmee calishsaniz nasi olur, ne gibi sorunlarla karshilashabilirsinis?? reklam, takdir vs. istiolarsa yine onlarin olsun icabinda... ama hic olmasa yapicaklari 'yardim' (aslinda yardim diil sosyal sorumluluk) gercekten ishe yarasin...
    fotoraf meselesine gelince sana katiliom (eer sen anormalsen ben de öleim)... kimbili belkide para icin bile diil zevk icin yapiolardir, ne malum?... zevk icin sokak müzisyenlii yapan bicok insanla tanishtim... para icin olsun zevk icin olsun, sakatlar neden yapamasin? bashkalarina kizios ama biz de biraz önyargili davranmiomuyus, sakat olduklari icin hemen dilenci damgasini basmiomuyus?... yukardaki ilanlardan biz bile etkilenios galiba...

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: gulcan1983
    ...hanım efendi aynen şunu dedi:"biz engelimizi aştık ve artık kendimizle dalga bile geçiyoruz birbirimize YAMUK NABER? diyoruz" dedi.
    ben dayanamadım bu kendini aşmakla alakalı bir kelime olamaz ben bunu kabul edemem,eğer bu aşmaksa ben aşmıyım birşey dedim.
    (yahu kim kendini yamuk diye tanıtmayı aşmak diye adlandırır ne saçma birşey bu)...
    : ))) aynen... 'kendini ashmanin' ne olduunu bitürlü anlamish diilim ama, kendini ashtiini sürekli bashkalarina ispat etmee calishan, her firsatta kendisiile dalga gecen, zoraki 'cool' olmaya calishan kishilere uyus olmushumdur hep... tamam, arada bi yapilinca komik oluo ama sürekli, her firsatta olunca kabak tadi verio ve engelini ashmak diil, engeliile gereinden fasla meshkul olmak oluo bence... öle insanlardansa sakat olduunu unutarak, dilenci sanilabileceini aklinin ucundan bile gecirmierek yardim isteen bülent yilmaz daha cok ashmish engelini... biliom, konumuz bu diildi ama yasmadan duramadim ...

    neyse, 'engelli calishamaz' düshüncesini insanlarin beynine iice yerleshtiren yukardaki dilenme ilanlari yerine calishan, cevresine/topluma/devlete katkida bulunan engelliyi tanitsinlar ilanlarinda dernekler... bunun pekala mümkün olduunu göstersinler... sakatlarin belki bazi konularda birilerinin yardimina muhtac olabiliceeni ama bashka konularda bashkalarina yardim edebiliceeni anlatsinlar... gercekten faydali olmak istiolarsa insanlardan bunu desteklemesini istesinler dernekler...

  12. #102
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    22:34
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.873
    Alınan Beğeniler
    935
    Verilen Beğeniler
    1.229

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Nazmiye Güçlü'nün yeni yazısından bir alıntıyı aşağıya ekliyorum. DİLENCİ SANILAN SAKATLARA BİR ÖRNEK:

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Nazmiye Güçlü son yazısında
    (...)
    Galatasaray'da Ali'ye rastladım. Zaten dinlenme zamanım geldiği için, oturduk çay içmeye. Bacaklarımı koltuk değneklerinin üzerine uzattım, diye kızdı.
    Koltuk değnekleri ve tekerlekli sandalyenin, onları kullananların bedenlerinin bir parçası olduğunu hep söylememe rağmen unuttuğum için, kendime vereceğim cezayı düşünmeme ve özür dilememe fırsat vermeden konuşmaya başladı.
    "Araba aldım erkek oldum" diye bir kitap yazabilmek için araba aldığını söyledi. Çok güldük.
    Araba alma macerasını anlattı. Büyünce yönetmen olursam, bunu kısa film yapabilirim!
    "Aylardır her yeri gezdim, her marka arabayı inceledim. Sonunda Aksaray'da bir galeride 2. el bir araba buldum. Girdim içeriye.
    Biri araba almak isteyen bir müşteri ile ilgileniyordu. Bir kişi de bir masanın arkasında telefonla konuşuyordu. İkisinden birinin işi bitene kadar beklemek için masaya doğru yöneldim. Müşteriler için olduğu belli koltuklardan birine oturmak için.
    Ben masaya yaklaşınca, telefonda konuşan adam daha oturmama fırsat vermeden, cebinden çıkardığı parayı uzattı. Aldım.
    Elimdeki 1 milyona bakarak, adamın bana neden verdiğini anlamaya çalıştım. Bir elimdeki paraya bir adama bakıyordum; adam eliyle gitmemi işaret etti. Yerimden kıpırdayamadım. Oturamadım da.
    Uzun telefon görüşmesi bittiğinde, 'Ne o az mı geldi?' diye sordu".
    Ben bu arada neden çıkıp gitmediği için ona kızıyordum, ama öte yandan da anlamamasının doğal olduğunu biliyordum.
    Benzeri bir olay benim de başıma geldiğinde ben de anlayamamıştım elime neden para tutuşturulduğunu. Her an sakat olduğumuzu düşünerek yaşamıyoruz ne yazık ki!
    Ali devam etti.
    "Adama, 'Araba almaya gelenlere yaptığınız bir şaka mı bu diye?' sorunca yüz ifadesini görmeliydin ama," dedi.
    "Tahmin ediyorum," dedim.
    Gülüştük.
    "O yüz ifadeleri merhem zaten," dedim.
    Sonrasını tahmin etmek kolay.
    İki olasılık vardır her zaman yaşadıklarıma dayanarak:
    Bir: Bir kamyon özür. Çaylar kahveler.
    İki: Size göre araba yok bizde!
    Ali mutlu son yaşamış!
    (...)
    Kaynak: Bianet
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  13. #103
    Üye
    archimuge Avatarı

    Üyelik Tarihi
    30.10-2004
    Son Giriş
    27.07-2011
    Saat
    01:39
    Yaşadığı Yer
    eskısehır/kocaeli
    Mesaj
    54
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    bu yazının trajıkomık bır benzerı ızmıt realın acıldıgı sene benım basıma gelmıstı.
    hafta sonu sabah 8.30-9.00 cıvarıydı.arkadasta kahvaltıdaydım ve kahvaltı sonrası ıcın kahvemız olmadıgını fark edınce ben alıp geleyım dedım.o da masayı kuracaktı.yakınlardakı park sorunu yasamayacagım tek yer olarak real aklıma geldı.ve cektım oraya gıttım.alıs-verıs merkezıne vardıgımda bır kac araba vardı benden baska ve ben de hafta sonuna bagladım.neyse ıcerı adımımı atar atmaz adamın tekı bana karsı bagırmaya basladı.nerde kalmısım da..bu saatte mı gelınırmıste...bır suru laf.once uzerıme alınmadım sonra baktım cevremde kımse yok bana bagırıldıgını anladım ve sakınce neden beklıyorsunuz dedım.temızlıge baslanıldı sen nerdesın,demesın mı?ben gulumseyerek- kahve alanlara temızlık mı yaptırıyorsunuz?ıyı fıkır olabılır param olmadıgında kullanabılırım bu hakkımı ama suan nakıt olsun arkadas beklıyor da dedım.adam o kadar mahcup oldu kı..ozur ozur uzerıne ..sonra yapılması gerektıgıne ınandıgım ıcın nazıkce onemlı degıl ama bence bıraz daha ozenlı olun demeden de gecemedım.

  14. #104
    Üye
    Laus_Deo Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.03-2005
    Son Giriş
    22.08-2009
    Saat
    22:38
    Yaşadığı Yer
    Erdek
    Mesaj
    616
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    AŞAĞLIK BİR YÖNTEM :evil: ARKADAŞLARIMA KATILIYOR VE BUNU İNSANLARA SUNANLARI LANETLİYORUM :evil: [/b]

  15. #105
    yarenn66
    Misafir Üye
    yarenn66 Avatarı

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    RAHMETLİ KEMAL SUNALIN BOMBACI ADLI FİLMİ GELDİ ŞİMDİ AKLIMA.BOMBAYI GÖREN KÖRÜ TOPALI NASIL KAÇIYORDU AMA.,,




Sayfa 7 / 9 İlkİlk ... 3456789 SonSon