Sayfa 2 / 2 İlkİlk 12
Toplam 17 mesajın 16-17 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #16
    Üye
    hakan oktaşlı Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.06-2008
    Son Giriş
    22.01-2013
    Saat
    02:56
    Yaşadığı Yer
    Lüleburgaz
    Mesaj
    46
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Sn. tUrKiSh__RaPpEr ve ecelayir, sizlerin hitap tarzıyla giriş yapmak gerekirse;
    . tUrKiSh__RaPpEr ve ecelayir LafLarım sizee.... Diye başlayarak, müsaade ederseniz biz, Hakan OKTAŞLI VE Gürsel İLERİ olarak cevap hakkımızı kullanmak istiyoruz. Biraz geç olduğu için de kusura bakmayın. tUrKiSh__RaPpEr yaptığı gibi “sizin qibi insan oLmaz bheeee ...” demeyeceğiz. Çünkü biz yaradılanı severiz yaradandan ötürü. “dernek sizin karnınızı doyurmadımı ? ihtiyaçLarınızı karşıLamadımı ? maddi sıkıntınız oLduğunda ordaki kişiLer kendi cepLerinden siize yardım etmedimi ??” diye sözlerinize devam etmişsiniz. Tek kelimeyle KOMİKSİNİZ… Orası dernek mi? Yoksa imarethane veya aşevi mi? Üstelik Allaha şükürler olsun ki kimsenin karnımızı doyurmasına ihtiyacımız yok. Bir de şu karşılanan ihtiyaçların neler olduğunu bir anlayabilseydik. En komiği de “ordaki kişiLer kendi cepLerinden siize yardım etmedimi ??” sözü. Bir de ordaki kişiler kelimesiyle söze çoğulluk katılmış. Kim bu para babaları? Kim bu hayırsever insanlar yaa? Bu zamanda adama babası bile cebinden karşılıksız para vermiyor… Madem sizler bunu yapıyorsunuz, o zaman müsaade ederseniz buradan tüm dernek üyelerine ve ihtiyaç sahibi zor durumdaki insanlara duyuralım değil mi? Lüleburgaz Engelliler Derneğindekiler maddi sıkıntılarınız olduğunda kendi ceplerinden size yardım etmekten mutluluk duyacaklardır diye…
    “hakan oktaşLı_ senin kuLLandığın yürüme aLetini sana kim aLdı ???” diye de bir soru yöneltilmiş. O zaman Hakan OKTAŞLI olarak bu soru ve Sn. ecelayirin de mesajı dahil olmak üzere tüm söylenenler karşısında cevap hakkımı kullanmak ve aynı hakkı kullanmak üzere daha sonra sözü arkadaşım Gürsel İLERİ’ye bırakmak istiyorum.
    Evet 190 lira karşılığı bana bir wolkır (yürüme aLeti) alındığı doğrudur ancak benim yaptıklarımdan hiç söz edilmiyor nedense. Sanki bana karşılıksız bir iyilik yapılmış gibi bir ifade kullanılıyor burada. AYIP… Gerçekten ayıp… Şimal yıldızı adlı dergi çıkmaya başladığında kendi cebimden aldığım 100 lira değerindeki Sony marka ses kaydediciyi, röportajlarda kullanılır amacıyla derneğe bağışlamadım mı? Haydi, bu maddi tarafı. İşin bir de manevi yönü, verilen emekler, hizmetler var. Üstelik bunların belli bir rayici de yoktur. Dergi için yazılar hazırladım, röportajlar yaptım. Aylarca, tanıdıklara, eşe dosta, Lüleburgaz halkına dergi sattım. Aboneler bulmaya çalıştım.
    Ve sayın saygıdeğer işadamı ecelayir size de söylemek istediklerim var…Öncelikle rumuzunuzun arkasına sığınarak ve olayların içyüzünü bilmeden analiz etmek gibi bir olaya teşebbüs etmenizi yadırgadığımı belirtmek isterim. Madem burada bir mahkeme ortamı oluşturmak istiyorsunuz düşüncelerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Tabi Lüleburgaz kaymakamlığının Lüleburgaz engelliler derneği ve defterleri hakkında yaptığı incelemenin yüzeysel olduğu düşüncesindeyim. O kadar süre içinde tüm yedi yıllık hesapların detaylı olarak incelenebileceğini sanmıyorum… Sizin bizlere sözünü ettiğiniz suçlamaları yöneltmeden önce 5253 sayılı DERNEKLER KANUNU’nu okumanızı öneririm. Bizlerin hiçbir zaman dernekten çıkarımız olmamış aksine gönüllü olarak özellikle manevi anlamda çok büyük katkılarımız olmuştur. Mutlaka Lüleburgaz engelliler derneği sahipsiz değildir. Lüleburgaz engelliler derneğini sahiplenen engelliler vardır. Ve Lüleburgaz engellisinin sizlerin de korumasına ihtiyacı yoktur. Zaten sorunların bir kısmının da Sn. Lüleburgazlı işadamı, engellilerle alakalı konularda sizin gibi engelli olmayan insanların fikir yürütmelerinden çıktığını düşünüyorum. Ayrıca birilerine hoş görünmek için bilmediğiniz konularda ahkâm kesmenizi ve tanımadığınız kişiler hakkında karalama yapmanızı yadırgıyor ve kınıyorum. Bu davranışınızı protesto ediyorum. Yolsuzluklar ve illegal olaylar maddi olarak yapılır diye de bir kaide yoktur. Biz engelliler kullanıldık. tekerlekli iskemledeki bir arkadaşımız bile Şimal Yıldızı adlı derginin satışında bir buçuk yılı aşkın bir süredir Kipa’daki satışlarda kullanıldı. Tüm Kipa personeli ve müşterisinin büyük kısmı da buna tanıktır… Yaptığımız yazılı açıklamalardan rahatsızlık duyduğunuzu dile getiriyorsunuz… Biz orada içimize sinmeyen ve bize yanlış gelen durumları belirttik. İnsanlar düşünce ve eleştirilerini ortaya koyma hakkına sahiptir… Ve son bir şey daha söylemek istiyorum, adınızı vermeyerek, aba altından sopa göstererek gücünüz yetiyorsa bana da dava açın demenize çok üzüldüm. Sizin gibi saygın bir işadamının yargının oyuncak olmadığını, bilmesi gerekir diye düşünüyorum. Şunu da belirtmeden geçemeyeceğim; Yargı insanları korkutmak için değil, sığınmak içindir. Ve ben dava açtım, önce ben davrandım, öyleyse haklı olan benim, diye de bir şey yoktur… Yargı davacıyı da davalıyı da her şeyiyle, her yönüyle inceler, sonunda en doğru kararı verir… Belki bu yüzden biraz ağır ilerliyor ama adalet mutlaka yerini buluyor… Yüce yargıyı bir korku aracı gibi abiyene tabirle bir öcüymüş gibi etrafınıza empoze etmenizi; sizin gibi kanunları takip eden birinden duymayı beklemiyordum. Son bir şey daha lütfen rumuzunuzun arkasına saklanmaktan vazgeçin. SİZE ADINIZLA HİTAP ETMEK İSTERDİM. KİMLİĞİNİZİ ÇOK MERAK EDİYORUM.

  2. #17
    Üye
    gurselileri Avatarı

    Üyelik Tarihi
    16.04-2009
    Son Giriş
    18.05-2009
    Saat
    23:48
    Mesaj
    4
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Öncelikle Hakan OKTAŞLI arkadaşımın tüm sözlerine, görüş ve düşüncelerine yürekten katıldığımı ifade ederek, Gürsel İLERİ olarak, rumuzlarının arkasına gizlenerek, atıp tutanlar karşısında bende cevap hakkımı kullanmak istiyorum.

    tUrKiSh__RaPpEr tarafından şahsıma “aP qürseL iLeri_ senin siqortanı kim ödedi,,aiLevi sorunLarında senin için kim koşturduu ?? dertLerini kim dinLedi ???” deniliyor. Evet sigortam bir süre ödendi. Ama hangi tarihler arasında olduğuna dikkat ediniz. 15.07.2008 -18.02.2009… Şeker Çocuk parkının resmen açılabilmesi bir sigortalı çalışan gösterilmesi gerekiyordu. Parkın açılacağı gün Ömer DAĞ cep telefonumdan beni arayarak “Gürsel seni parkta sigortalı yapayım. Ancak aylık olarak 150 lira verebilirim” dedi. Zaten o güne kadar dernek ve dergi ile ilgili tüm çalışmalara katılıyor, derginin yazım, çiziminden satışına kadar her safhasında çalışıyor ve hiçbir bedel almıyordum. Zaten dergilerin kapaklarının neredeyse tamamında yayına hazırlayan olarak ismim bulunmaktadır. Ömer Dağ’ın telefonundaki teklifine karşılık miktar önemli değil, diye karşılık verdim. Sigortam işlesin ilk etapta bu yeterli. Önce Şeker Çocuk Parkını faaliyete geçirelim ve işletelim, gerisi nasıl olsa gelir. Aylık olarak 150 lira karşılığı çalışmaya başladım. Ve her ay maaş bordrolarına tam maaş almışım şeklinde imza attım. Üstelik benim 2. derece sakatlar için uygulanan vergi muafiyetim vardı. Evet, bordrolarda çalıştığım süre içerisinde tam maaş almışım gibi görünüyor ama benim ayda aldığım meblağ 150 liraydı. Sn. Ömer Dağ bu anlattıklarımın yalan olduğunu iddia edecek olursa ve yüreğinde Allah korkusu varsa, bende onu Kur'an-ı Kerim ‘e el basıp en kutsal değerlerinin üzerine yemin etmeye davet ederim. Çünkü ben bu ifadelerim karşısında bunu yapmaya hazırım.
    Evet, Sn. tUrKiSh__RaPpEr “qürseL iLeri_ senin siqortanı kim ödedi” diye soruyorsun. Sanki karakaşım kara gözüm için sigortam ödenmiş gibi bir ifade kullanıyorsun… Şimdi sana bu ödenen sigorta karşısında Gürsel İLERİ’ nin yaptıklarını sayayım. Biraz başa dönerek 15.07.2008’den çok öncelerden Eylül 2007 ‘lerden başlayayım ki o zamanlar sigortam da ödenmiyordu.
    - Şimal yıldızı dergisinin dergi mi gazete mi olacak tartışmalarından isminin belirlenmesine kadar en başında da Gürsel İLERİ vardı.
    - Gürsel İLERİ dernekte bilgisayarın başında ve hatta geceleri evde günlerce derginin taslağı için uğraştı… Nerdeyse derginin bütün sayılarının kapağında yayına hazırlayan olarak Gürsel İLERİ adının neden geçtiğini bir düşünün… Yine de ben bunu kendi adıma mal etmiyorum başka emek verenlerde oldu… Sonuçta Dernek adına, engelliler adına ortaklaşa olarak ortaya güzel bir şeyler koyma amacına hizmet ettiğimi düşünüyordum.
    - Gürsel İLERİ derginin devamlı olarak giriş yazılarını hazırladı. Üstelik bunlarda kendi adını dahi kullanmayıp “Lüleburgaz Engelliler Derneği ve Şimal Yıldızı ailesi” ifadesini kullandı. Gürsel İLERİ makaleler yazdı, hemen hemen çıkan dergilerin %90’ında ki röportajları Gürsel İLERİ gerçekleştirdi. Kiminde tanınmış bir doktorla, kiminde bir iş adamımızla, kiminde bir okul müdürümüz, bir eğitimcimizle, kiminde bir engelli kardeşimiz, kiminde de bir engelli yakınıyla röportajlar yaptı. Sonra gece yarılarına kadar oturup bunları bilgisayarda yazarak, düzenleyerek dergi için derneğin e-mail adresine gönderdi.
    - Gürsel İLERİ dergi için karikatürler çizdi… Şiirlerinden kullandı… Araştırma yazıları yazdı. Ve yine dergide Gürsel İLERİ adı dikkat çekecek derecede fazla geçiyor diye yazdıklarının çoğunda ismini kullanmadı…
    - Gürsel İLERİ dergiyi yayına hazırlamakla kalmadı. Hafta sonları Çorlu’daki Orion alış-veriş merkezine dahi giderek elinden geldiğince satışında da bulundu. Buna birçok Orion görevlisi gibi, Orion Genel Müdürü Sn. Meral BOSTAN hanımefendi de tanıktır.
    - Gürsel İLERİ, yanında engelli kardeşimiz Şenol BÜYÜKAVCILAR ile Lüleburgaz Kipa’da da Aylarca derginin satışını gerçekleştirdi. Tüm bunlara değerli Kipa personeli ve müşterisi de tanıktır.
    - Gürsel İLERİ Lüleburgaz esnafından, doktorlarından, iş adamlarından dergiye aboneler buldu.
    - Gürsel İLERİ Lüleburgaz’daki okulların büyük kısmını her ay dolaşarak, okul müdürleriyle görüştü. Okullara satılması için dergi bıraktı. Ve yine tek tek bunları dolaşarak satılan dergilerin paralarını toplayıp derneğe teslim etti.
    - Ve sıra bu dergilerden sağlanan gelirle açtığımız Şeker Çocuk parkındaki çalışmalara geldi. Yani artık “qürseL iLeri_ senin siqortanı kim ödedi “ diye sorduğunuz sigortasının ödenmeye ve ayda 150 liraya almaya başladıktan sonraki çalışmalarına sıra geldi. Bundan önce saydıklarım aynı şekilde devam ederken ekstra olarak parkın sorumluluğunu da Gürsel İLERİ üstüne aldı.
    - Parka mal getiren toptancılarla Gürsel İLERİ muhatap olmaya başladı. Parkın kasasına Gürsel İLERİ geçti. Yaz boyunca müşterilerin toplanmaya başladığı akşam saatlerinden son müşterinin de kalkıp gittiği gecenin saat on ikilerine, birlerine kadar kasanın başında oturdu. Gece yarısı müşteriler dağıldıktan sonra kaç adet çay satılmış, kaç tost satılmış, kaç gazoz satılmış, kaç adet dondurma, çerez ve daha sayamadığım tüm mallardan o gün kaç tane satıldıysa hepsini tek tek sayarak adisyonlara işledi. Günlük kazancı hesapladı ve düzenli olarak paraları her gün derneğe teslim etti.
    - Gürsel İLERİ’nin bu yaptıklarına Şeker Çocuk Parkının da tüm müşterileri tanıktır.
    - Parkın ihtiyaçları için Gürsel İLERİ alış-verişler yaptı. Toptancılara gitti, marketlere gitti.
    -
    - Parkın bu işleri ve dergi çalışmalarına ek olarak ta Gürsel İLERİ’den Lüleburgaz Engelliler Derneği adına radyo programı yapması istendi. Dernekten istifa ettiği tarihe kadar, her hafta sonu Cuma akşamları 19:00-21:00 arası dernek adına “her şey bizim için “ adlı programı hazırlayıp sundu. Bu program için her hafta bir konuk buldu. Kimi konuğu bir engelli arkadaş, kimi konuğu Lüleburgaz halkının tanıdığı saygın bir isim, tanınmış bir doktor, kimi konuğu da bir engelli yakınıydı.
    -
    Evet, Sn. tUrKiSh__RaPpEr, bana karşılıksız bir iyilik yapılmış edasıyla “qürseL iLeri_ senin siqortanı kim ödedi” diye hala soruyorsan başka bir şey demiyorum. UTAN…_PpEr

    “aiLevi sorunLarında senin için kim koşturduu ?? dertLerini kim dinLedi ???” diye de soruyorsun ya onu da izah edeyim… Bir akşamüstü oğlum rahatsızlanmıştı. Evrensekiz’e Sn. Ömer DAĞ ile birlikte gidip oğlumu aldık. Ailevi mesele olarak dernekten biriyle yaşadığım tek olay buydu. Allah razı olsun diyorum ve ailevi sorunlarımda koşturmak buysa başka bir şey söylemiyorum. Dertlerimi dinlemek meselesine gelince Yüce Yargıya minnettarım ki dertlerimi yeterince dinleyip, yazdıklarımı da okuyup benim ve oğlum için yapması gereken en doğru şeyi yapmış. Oğlumun velayetini bana vermiştir. Her zaman söylediğimiz, Hakan OKTAŞLI kardeşimin de sözlerinde belirttiği gibi yargı korkulacak değil, sığınılacak bir kurumdur. Yargı davacıyı da davalıyı da her şeyiyle, her yönüyle inceler, sonunda en doğru kararı verir… Belki bu yüzden biraz ağır ilerliyor ama adalet mutlaka yerini buluyor…

    24 Nisan 2009 tarihli Görünüm Gazetesine yaptığımız açıklamalardan büyük rahatsızlık duydunuz. İşi neredeyse tehdit boyutuna götürdünüz. 27 Nisan tarihinde bir başka yerel gazetede cevap hakkınızı kullanarak bir açıklama yaptınız. Herkesin cevap hakkı vardır. Buna saygı duyuyorum Ama bu yazınızın başlığında bizleri çıkarcılar olarak nitelendirdiniz. Bizler, biz engelli bireyler, özellikle ben Gürsel İLERİ olarak Lüleburgaz Engelliler Derneğine geçen hakkımı helal etmiyorum. Dernek olarak bizim sana hakkımız daha çok geçti diyebiliyorsanız varın siz de hakkınızı helal etmeyin… Emin olun daha söylenecek çok şey var ama bu kadar yeter diyorum… SAYGILARIMLA…




Sayfa 2 / 2 İlkİlk 12