TEKSAN İnovatif Medikal Ürünler İstanbul, Antalya, Bursa ve Antalya'da
  • ANA SAYFA RSS Feed

    1. Kategori:
    2. Konuk Yazarlar

    7 Kasım Cuma akşamı, televizyon kanalları arasında dolaşırken, gözlerim ekrandaki bir sahneye takılı kaldı. Türkiye’nin popüler ana haber bültenlerinden birinde, küçük bir kız çocuğunun “dramı” bizlerle paylaşılmaktaydı. Gözlerimi ekrana kilitleyen temel etken, izleyiciye sunulan görüntüde daha ilk bakışta dikkati çeken çarpık iktidar ilişkileriydi. 9 yaşındaki Şirvan yatağında korku, şaşkınlık ve anlam aramaya çalışan bakışlarla etrafını süzüyor; heyecanı doruk noktasına varmış muhabir, elinde mikrofonu, kameraya -bir diğer değişle ekran başındaki duygusallaşmaya ve bir o kadar da haline şükretmeye meğilli bizlere- Şirvan’ın “içlerimizi parçalayan dramı”nı anlatıyor; bizler de Cuma akşamının yorgunluğu ile bir yandan yemeğimize oturmaya hazırlanıyoruz, bir yandan da “Vah vah! Zavallı çocukcağız. Allah şifa versin” diyoruz; aynı durumda olmadığımız için de şükrediyoruz.
    ...
    1. Kategori:
    2. Konuk Yazarlar

    Yaklaşık 6 sene önce, bu makalenin yazarlarından birinin yolu Kanada’nın Vancouver kentine düştü ve, neredeyse tüm hayatını İstanbul’da geçirmiş biri olarak, kentin sokaklarındaki tekerlekli sandalyeli insan sayısı onu gerçek anlamda şaşkına çevirdi. Sakatların yaşama böylesine dahil edilebildikleri bir kenti tahayyül etmek, bir Istanbullu için çok zordur. Yaya geçitleri, toplu taşıma araçları, marketler, dükkanlar, resmi daireler, sakatlar için öylesine erişilebilirdir ki Vancouver’da, tekerlekli sandalyede bir insan, çoğu kez yanında refakatçi olmadan, tüm kentsel mekanı dilediğince yaşama özgürlüğüne sahiptir. Bu özgürlük, gündelik yaşamın her alanında, her mekanda sakatların varlığını kolaylaştırır; böylelikle bu alanlardaki sayılarını artırır; onları görünür kılar. Artan görünürlük zamanla, sakatların kültürel olarak sosyal hayata entegre olmalarını da beraberinde getirir; kişi sokakta insanların rencide edici bakışlarıyla mücadele etmek zorunda kalmaz.
    ...
    1. Kategori:
    2. Bülent Küçükaslan

    M
    edya, dört yıl önce trafik kazası sonucu boyundan aşağısı felç olan ve o günden beri tekerlekli sandalye kullanan bir kişinin ötenazi istemesi haberine bütün aktörleriyle birlikte uzun süre dört elle sarıldı. Her haber, "anlıyoruz tabii bu onurlu ölüm isteğinizi" ile başlayıp, utangaçça, "hadi ama böyle de olsa yaşayabilirsiniz" ile sürüp, "en azından yapmak istediğiniz bir şeyler varsa (yüzmek, resim yapmak vb!) onları yapabilirsiniz, tüm gücümüzle arkanızdayız" sözleriyle "hüzünlü" bir şekilde son buluyordu...
    ...
    1. Kategori:
    2. Bülent Küçükaslan

    Ö
    nce Güzel Şeyler:

    1- Birleşmiş Milletler Engellilerin Hakları Sözleşmesi'ne ilişkin Türkiye'nin onay belgesi Eylül ayında BM'ye sunuldu ve sözleşmenin İhtiyari Protokolü imzalandı. Bu, Türkiye'de sakatlar için bugüne dek elde edilen en üst düzey hukuki kazanımdır. Artık çok daha güçlü şekilde evrensel düzeyde hak savunuculuğu yapılabilecek.

    2- Birkaç bakanın ardından başbakan da kamuda yıllardır doldurulmayan 38 bin sakat statüsündeki kadronun 2010 yılında doldurulacağını beyan etti. Bugüne dek bu konuda çok boş laf duyduk, ama sanki bu sefer sahiden bu rezalet bir düzeyde de olsa ortadan kaldırılacak gibi. Zira ilk kez bir bütçede -2010 bütçesinde- bu kadroların doldurulması önündeki engeller ortadan kaldırıldı. ...
    1. Kategori:
    2. Bülent Küçükaslan

    B
    iraz önce, bilmem hangi okulun bilmem hangi sandığında oy kullandım. Ama ne oy kullanmak! Oy kullanmaktan ziyade esaslı bir arbede: Sandık başkanı ve olay yerine çağrılan jandarmayla girdik birbirimize! Sebep? Türkiye Cumhuriyeti (TC) vatandaşı Bülent Küçükaslan, oy kullanmayana para cezası verilecek TC'de oy kullanmak istiyor!
    Üşenmemişim, enfes bir öğlen vakti güneşin altında salına salına okulun bahçesine gitmişim, bir elimde seçmen kartım diğer elimde TC Kimlik Kartımla "oy kullanacağım" demişim, ve başlamış münakaşa. Hem de, vatandaşlığın neredeyse fetişleştirilerek "oy kullan vatandaş"a indirgendiği bir ülkede!
    ...
    1. Kategori:
    2. Bülent Küçükaslan

    B
    ababababa! Birkaç gün önce Özürlüler İdaresi Başkanlığı'nca "4. Özürlüler Şurası" yapılmışmış da, Başbakan Şura'da konuşma yapmışmış da, toplantı çıkışında Engelliler Konfederasyonu Başkanı başbakanı bekleyen basın mensuplarının yanına gidip "biraz sonra federasyon başkanı olarak basın toplantısı yapacağız" demek isterken Başbakanlık korumaları gelip Başkanı alaşağı edip konuşmasını engellemişmiş de, orada bulunan kişiler can havliyle durumu protesto etmiş ve başbakana gidip (!) korumayı şikayet etmişmiş de. Eeee?
    ...
    1. Kategori:
    2. Bülent Küçükaslan


    "Etik, arzulanır ve güzel olanı seçmektir. Ve bu seçimin meşruiyeti sadece insanlara içkindir. Ahlakın ufkunda erdem, etiğin ufkunda ise mutluluk vardır. [...] Ne siyasete ne iktisada ne de ahlaka teslim olan etik, teknik olarak mümkün olanla olmayanı, yasalla yasadışını ve ahlakın tanımladığı İyi ve Kötü'yü dikkate alarak, ama bunun ötesinde kendi vicdanının sesini dinleyerek insanların arzulanır ve arzulanmaz olanı, güzelle çirkini ayırt etmesi, bunu ifade edebilmesi ve seçimin sorumluluğunu alabilmesini öngörür.” (Ahmet İnsel)
    ...
    1. Kategori:
    2. Bülent Küçükaslan

    Ö
    nceleri özgürce akan bir ırmağın, önünü kapatan bir barajla karşılaşınca akamaması, ancak barajın kapakları açılıp akması olanaklı hale geldiğinde -akabildiği kadar- akması; fakat kapaklar kapatılınca yine durması; belki bulduğu veya yarattığı gediklerden sızması, ama yine de dizginlenmesi, gibi bir şey.
    Irmak aynı ırmaktır, kendisini var eden dereler yine aynı derelerdir, içinde yine aynı canlıları barındırır, aynı kaynaktan çıkıp aynı yollardan akarak gelmektedir, ama bir farkla; artık akması kontrolü dışında engellenmiştir. Var olduğundan beri yaptığı üzere yine akar, önüne her engel çıktığında yaptığı gibi yine ona bütün gücüyle çarpar, yine engeli yıkmaya ya da üstünden aşmaya yeltenir; ama artık başaramaz.
    ...

    Sayfa 30 / 36 İlkİlk ... 20262728293031323334 ... SonSon