• ANA SAYFA RSS Feed

    1. Kategori:
    2. Bülent Küçükaslan,
    3. Forumun Gündemi

    Bülent Küçükaslan | Radikal 2
    [...]
    Yazdıklarıma itirazı olan hükümet yetkilisi, belediye başkanı ya da bürokrat varsa, bilin ki yalan söylüyor. O adamın gözünün içine bakın ve laf kalabalığı yaparak dolanmasına izin vermeden aynen şunları söyleyin: “Bana bir isim söyle, her neredeyse ona bir tekerlekli sandalye göndereceğim... Ona oturup, hiç kimseden yardım almadan evine gidebilir mi? Hayır! İşine? Hayır! Bakkala? Hayır! Arkadaşlarıyla buluşmaya? Hayır! Okula? Hayır! Parka? Hayır! Pekii, o kişi beceriksiz diyelim; senin altına, dağıtmaktan gurur duyduğunuz o akülü sandalyelerden birini çeksem şimdi, yardım almadan evine gidebilir misin? Hayır! Gözünü bağlasam, en iyi bildiğin caddeye götürüp eline de bir Beyaz Baston versem, kafanı-gözünü bir yerlere çarpmadan, yerlere düşmeden caddenin sonuna gidebilir misin? Hayır! Be mübarek adam, neye itiraz ediyorsun o zaman, ne konuşuyorsun Allah aşkına! Şaka mısın sen?”

    Buraya tıklayarak yazının tamamını okuyabilir ve görüşlerinizi paylaşabilirsiniz.
    1. Kategori:
    2. Forumun Gündemi

    Sevgili dostlar, uzun etmeden söyleyelim. Bu ÖMSS Kılavuzu fare doğurmuştur. Maksadı ve mahiyeti itibariyle bırakın beklentileri karşılamayı hepimizle aleni dalga geçilmektedir. Diyanet'e verilen kadrolar gerçekçi değildir. Dostlar alışverişte görsün amacıyla şişirilmiş kadrolardır. Kılavuzdaki birçok kadro istenen nitelikler hasebiyle aslında yoktur/anlamsızdır. Bu ülkede var olan sayısını bilemediğim kadar çok sayıda KİT, Bakanlıklar, Müsteşarlıklar vb kadro açmamıştır. TSK, MEB, Emniyet, 7500 kişinin çalıştığı DHMİ gibi kurumlar ya hiç kadro açmamış ya da çok az açmıştır.

    Açılan kadrolar içinde istenen nitelikler birçok üniversite mezunu arkadaşı kapsam dışı bırakmıştır. Eczacılık gibi kritik bölümleri okuyan arkadaşlarımızın düşünülmemesi, TRT den kadro bekleyen şahsım gibi iletişim uzmanlarının es geçilmesi ve daha nice farklı bölümlerden mezun engelli arkadaşlarımızın yok sayılmasındaki garabet açılan 400 küsürlük GİH kadrosuyla aklanamaz. Bu kadroların büyük kısmı boş kalacağı gibi, kılavuz, devletin engellileri kamu kurumlarından uzak tutma anlayışını yansıtmaktadır. 80 milyonluk bir ülkeyiz ve bu kadro miktarının tek bir tanımı vardır o da HAKSIZLIKTIR. Anayasal haklarımız düşünüldüğünde de SUÇ tur.

    Buraya tıklayarak Bülent Yılmaz'ın yazısını okuyabilir ve görüşlerinizi paylaşabilirsiniz
    1. Kategori:
    2. Forumun Gündemi

    Adaylar tercihlerini 11-20 Temmuz 2012 tarihleri arasında internet yoluyla ÖSYM’ye gönderebileceklerdir.

    İnternetten tercih gönderme işlemleri 20 Temmuz 2012 gecesi, saat 23.59’da sona erecektir.

    Buraya tıklayarak kılavuza ulaşabilir, sorularınıza cevaplar bulabilirsiniz
    1. Kategori:
    2. Konuk Yazarlar

    Bu makale queer kuramı ile sakatlık çalışmaları arasındaki etkileşime dikkat çekmeyi ve bu iki akademik alan arasındaki ortaklaşma çabalarının Türkiye'de bir izdüşümü olup olamayacağı üzerine birtakım öngörülerde bulunmayı amaçlıyor. İki çalışma alanı da Türkiye için oldukça yeni ve özellikle sakatlık alanında yapılan çalışmaların pekazı eleştirel bir yaklaşım benimsiyor. Ayrıca hem sakatlığa hem de queer pratiklere bakışın genelde olumsuz olması ve sakatlar arasında da cinsiyet ve cinsellik meselelerinin yaygın bir biçimde muhafazakâr kabul edilebilecek bir yaklaşımla ele alınması, söz konusu iki alanın birbirinden ilham almasını zorlaştırıyor.

    Ancak tam da dışlanma deneyiminin ortaklığı –ki buna hem sakatlığı hem de heteronormatif düzenin dışında kalan cinsellikleri tıbbileştirmeye yönelik genel bir eğilim ve ikisinin maruz kaldığı biyopolitik stratejiler de eklenebilir– söz konusu iki alan arasında verimli bir etkileşimi mümkün kılabilir. Özellikle Anglosakson akademik yazın içinde queer kuramı ve sakatlık çalışmaları arasındaki teorik yakınlaşmalar da bunun bir göstergesi olarak okunabilir.
    ...
    1. Kategori:
    2. Bülent Küçükaslan,
    3. Forumun Gündemi

    Bülent Küçükaslan
    [...]
    Peki, öyle olsun! “Sevgilimle beraber sahile gitmek istiyorum” diyen kadını dinlemediniz, “Taksim’de takılmak istiyorum” diyen adamı, “çocuklarımla beraber sinemaya gitmek istiyorum” diyen babayı, “arkadaşlarımla okula gitmek istiyorum” diyen çocuğu, “üniversiteye gitmek istiyorum” diyen genci ve “çocuklarımın arkadaşlarıyla beraber sokaklarda oynadığını görmek istiyorum” diyen anneyi dinlemediniz. “Otobüse binip istediğim yere gitmek istiyorum, kaldırımda kafamı gözümü kırmadan yürümek istiyorum, kimseden yardım istemeden özgürce dolaşmak istiyorum” diyen insanlar da umurunuzda değil! Anladık. Tamam. Siz bilirsiniz.

    Buraya tıklayarak yazının devamını okuyabilir ve tartışmalara katılabilirsiniz.
    1. Kategori:
    2. Forumun Gündemi

    Sakatları evde hapse mahkum eden yasasının Cumhurbaşkanı tarafından veto edilmesi için İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Saraçhane’deki binası önünde toplanıyoruz.

    Tarih: 07.07.2012 Cumartesi
    Saat: 13.30
    Yer: İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Saraçhane’deki binasının önü

    Ne kadar kalabalık, o kadar iyi!

    Buraya tıklayarak konu hakkında detayları öğrenebilir ve eyleme katılabilirsiniz
    1. Kategori:
    2. Forumun Gündemi

    Belediye Başkanları > Milyonlarca Sakat

    Malum, belediyelerin, kentleri herkese uygun olacak şekilde dizayn etmeleri için tanınan 7 yıllık süre, 7 Temmuz 2012'de doluyor... Bu yasaya istinaden hiç bir şey yapılmadığını hepimiz gündelik yaşamlarımızda her an yaşıyorduk. Yasanın hiç bir yaptırım gücü olmadığı için hiç bir kurum da umursamıyordu... Böyle diye diye 7 sene bekledik. Şimdi hiç değilse yasaya dayanarak mimari engelleri kaldırmayan belediye vb. kurumlara karşı dava açıp, onları çözüme iteriz diyorduk. Sağ olsun hükümet, bu yolumuzu da kapattı!

    Gerek internet ortamında, gerek Taksim'deki eylemle (Sakat Örgütlerinden Eylem Çağrısı: 28 Haziran Perşembe günü İstanbul Taksim'deyiz!), gerekse kulis çalışmaları ile hükümete "bizi arkamızdan vurmayın, 7 yıl önce çıkarttığınız yasanın arkasında durun" dedik, ama dinletemedik.
    Gördük ki milyonlarca sakatın ve ailelerinin birkaç yüz belediye başkanı kadar değeri yokmuş! Hükümet milyonlarca sakatın taleplerini yerine getireceğine ve bizleri evlerimize tıkan uygulamalara bir son vereceğine, belediye başkancıklarının ricasını yerine getirmeyi siyaseten uygun gördü.

    Buraya tıklayarak konu hakkındaki detayları okuyabilir, görüşlerinizi paylaşabilirsiniz.
    1. Kategori:
    2. Forumun Gündemi

    TAKSİM'DEYİZ! UYUMUYORUZ!

    Malum, belediyelerin, kentleri herkese uygun olacak şekilde dizayn etmeleri için tanınan 7 yıllık süre, 7 Temmuz 2012'de doluyor... Bu yasaya istinaden hiç bir şey yapılmadığını hepimiz gündelik yaşamlarımızda her an yaşıyorduk. Yasanın hiç bir yaptırım gücü olmadığı için hiç bir kurum da umursamıyordu... Böyle diye diye 7 sene bekledik. Şimdi hiç değilse yasaya dayanarak mimari engelleri kaldırmayan belediye vb. kurumlara karşı dava açıp, onları çözüme iteriz diyorduk. Sağ olsun hükümet, bu yolumuzu da kapıyor!

    Bu küstah girişime karşı sakat örgütleri biraraya geldi ve Taksim'de eylem kararı aldı. Ne kadar kalabalık, o kadar iyi...

    Buraya tıklayarak konu hakkında detaylı bilgilere ulaşabilir ve görüşlerinizi paylaşabilirsiniz

    Sayfa 10 / 34 İlkİlk ... 6789101112131420 ... SonSon