Sayfa 1 / 3 123 SonSon
Toplam 42 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Sakatlık Çalışmaları
    ZelihaT Avatarı

    Gerçek Adı
    Zeliha
    Üyelik Tarihi
    19.03-2013
    Son Giriş
    18.04-2017
    Saat
    14:27
    Yaşadığı Yer
    Bingöl
    Mesaj
    20
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    İnsanlık tarihinin başından beri değişmeyen azınlık gruplarından biri olan sakat bireyler, tarihsel süreç içersinde birçok ayrımcılığa maruz kalmış, sosyal çevreden dışlanmış ve hatta yaşama hakları bile ellerinden alınmıştır. Sanayileşmeyle birlikte, üretim şekli ve toplum yapısı değişmiş buna paralel sakat bireylerin yaşadığı dışlanmanın şiddeti de artmıştır. Bu dışlanmanın en yoğun hissedildiği alanlardan biri de çalışma hayatı olmuştur. İlerleyen yıllarda, teknolojinin de ilerlemesiyle, işlerin büyük çoğunluğu makineler tarafından yapılmış ve insan emeği değer kaybetmeye başlamıştır. Makinelerin yapamadığı işlerin ise ancak en hızlı çalışabilen, güçlü kişiler tarafından yapılması uygun görülmüştür.
    Özetle bu yapı ve anlayış içersinde sakat bireyin emeğine ihtiyaç kalmamış ve sakat emeği üretim sürecinden dışlanmıştır. Günümüzde de mevcut üretim biçimi, çevre şartları ve anlayışlar paralelinde yetiyitimleri, yapı ve işlev farklılıkları nedeniyle iş bulma konusunda dezavantajlı durumda olan sakat bireyler büyük zorluklar yaşamaktadır. Her ne kadar istatistikler kamu ve özel sektördeki sakat istihdamının artışını gösteriyor olsa da bu oranların içinin ne kadar dolu olduğu bir soru işareti olarak kalmaktadır. Bilindiği üzere, cezai yaptırımlardan kaçma saikiyle kota zorunluluğundan işe alınan kişiler ya işyerinde çalışıyor gibi gösterilmekte yada genel olarak vasıfsız işçi olarak çalıştırılıp, ucuz iş gücü olarak sömürülmektedirler. Şimdi, durumu daha iyi anlayabilmek adına sakat bireylerin çalışmak zorunda bırakıldıkları çalışma şekillerini 3 bölümde inceleyelim.

    A) Son yıllarda devlet AB’ye uyum çalışmaları doğrultusunda, sakat istihdamını arttırmak adına; mesleki eğitim kursları açmanın yanı sıra, kota uygulaması ve sakat istihdamını teşvik edici yasaları hayata geçirmiştir. Bununla birlikte sakat bireylerin hangi işlerde çalışıp hangi işlerde çalışamayacağını belirlemiştir. Örneğin açılan mesleki eğitim kurslarında genel olarak; çağrı merkezi operatörlüğü, düz dikiş, reşmecilik, overlokçuluk, halı kilim dokumacılığı vb. eğitimler verilmekte ve sakat bireylerin alınan bu eğitim doğrultusunda çalışmaları uygun görülmektedir. Ancak söz konusu, hakim ve savcılık mesleğini icra etmek isteyen sakat bireyler olduğunda işler değişmekte ve sakat bireylerin bu mesleğe girişi bile engellenmektedir.
    Devletin desteklediği diğer bir uygulama ise “korumalı işyerleridir”. Bu işyerleri serbest piyasanın rekabetçi ortamından uzak, genel olarak sakat bireylerin vasıfsız işçi olarak çalıştırıldığı yerlerdir. Bu vb. işyerlerinde sakat bireyler üzerinden taşeron şirketlere ucuz işgücü sağlanmakta, birileri karetmeye devam ederken sakat bireylerin emekleri sömürülmektedir.

    B) Kapitalist sisteminen güçlü motorlarından biri olan özel sektör de sakat bireyleri istihdam etme konusunda çok gönüllü değildir. Ancak, 50 çalışanı olan işyerleri yasa gereği çalıştırdıkları personel sayısının % 3’ü oranında % 40 ve üzeri sakat personel çalıştırmak zorundadır. Zaten, genel olarak zorunluluktan pek de “parlak” sayılmayan işlerde çalıştırılan sakat bireyler, işyerlerinin yapısı itibarıyla çoğu zaman kota zorunluluğundan bile yararlanamamaktadır. Güven Sak, bu duruma Radikal gazetesinde yazdığı “Nedir bu 49’un hikmeti?” başlıklı yazıda şöyle değinmiştir; “Memleketimizde, 2011 yılı sonu itibariyle 1,436,000 işletme bulunmaktadır. Bu şirketlerde, Sosyal Güvenlik Kurumu veri tabanına kayıtlı olarak çalışanların toplamı ise 11,031,000 kişidir. Şimdi sıkı durun: Kayıtlı firmaların yüzde 98’inde firma başına 49 veya daha az kişi çalışmaktadır.”1
    Bu cümleden de anlaşılacağı üzere Türkiye’deki kayıtlı firmaların % 98’i sakat istihdamına izin vermeyecek şekilde yapılanmıştır. Sakat istihdam etme zorunluluğu olan % 2’lik kesim ise mavi yakalı olarak çalıştıracağı kişileri; eni yi üniversitelerden mezun, presentable, seyahat engeli olmayan ve tabi ki esnek çalışma saatlerine uyum sağlayabilen genç dinamik! bireyleri işe almak isterken, beyaz yaka olarak ise hiçbir vasfı olmasa bile “güçlü, kuvvetli” hasta olup iş gücü kaybına sebep olmayacak “gibi” görünen kişiler arasından seçmeyi tercih etmektedir.

    C) Burada bahsedilen evden çalışma modeli, İŞKUR’un ya da çeşitli projelerin desteklediği evden çalışma yönteminin dışında piyasadaki taşeron firmalardan eve boncuk işi, kurdela, dantel vb. işler alarak sendikal haklardan yoksun cüzi bedeller karşılığında çalışan kişilerin çalıştığı modeldir. Eve bu tür işler veren taşeron firmalar genel olarak kadınları hedef kitle olarak seçmekte ve “oturduğunuz yerden para kazanın” gibi sloganlarla kendilerine ucuz iş gücü sağlamaktadır. Buraya kadar yazılanlardan da anlaşılacağı gibi sakat bireyler deyim yerindeyse belirli meslek gruplarında gettolaştırılmıştır.
    Peki, sakat bireylerin işe alım süreçlerinde yaşadığı ayrımcılığı önleyici kanunlar yok mu derseniz. Hemen söyleyelim, pek çok kanun, sözleşme vb. (Birleşmiş Milletler EngeliHakları Sözleşmesi, 1982 Anayasası, 4857 sayılı iş kanunu, 5378 sayılı özürlüler kanunu, 657 sayılı devlet memuru kanunu, 5510 sayılı sosyal sigortalar kanunu, Avrupa Birliği İstihdam ve Meslekte Eşit Muameleye İlişkin Çerçeve, Sakatların Mesleki Rehabilitasyon ve İstihdamı Hakkında Sözleşme) yürürlüktedir.

    * Ama ne yazık ki bir kanun işe alımda ayrımcılığı önleyen maddeler içerirken başka bir mevzuat sakat bireylerin bazı mesleklere (hakim, savcı vb.) girmesini engelleyen maddeler içermektedir.
    * Sakat bireylerin bir kısmı ya haklarından haberdar değildir ya da haklarının bilincinde olsalar bile avukat ve mahkeme masraflarını karşılayamamaktadırlar.
    * Mahkemeye giden davalar her zaman sakat birey lehine sonuçlanmamaktadır.

    Özetlemek gerekirse, üretim şeklinindeğişmesi, hız ve esnekliğin vazgeçilmez derecede önem taşıması, statik güzellik normlarına göre oluşturulmuş güzellik/yakışıklılık anlayışı, fiziksel çevre ve binaların erişilebilir olmaması vb. nedenlerden dolayı pek çok sakat birey iş bulma süreçlerinde defalarca dışlanmaktadır. Dahası, yaşanılan ayrımcılığı önlemeye yönelik kanun, sözleşme, mevzuat vb. her zaman için bir çözüm olmamaktadır.
    Bu yazının anlam kazanması ve amacına ulaşması için çeşitli nedenlerden dolayı yaşadığınız güçlükleri, dışlanma deneyimlerinizi, dışlanan yakınlarınızın deneyimlerini veya yalnızca fikirlerinizin ne olduğunu merak ediyor, paylaşımlarınızı bekliyoruz...


    Dipnotlar:
    1) http://www.radikal.com.tr/radikal.as...icleid=1089037

  2. #2
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    17:29
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.940
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.250

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Buradaki en kritik sorun, sakatlar için "yapılabilecek işler" kategorisi diye bir kategorinin gerek devlet ve gerekse özel sektördeki insan kaynakları birimleri tarafından dayatılıyor olması! Kimin hangi mesleği/işi yapıp yapamayacağı kişisel becerilere ve eğitime göre değil, sakat olup olmamaya göre belirleniyor! Bu çok açık bir ayrımcılık suçu ve dahası ahmaklık; ama işte Türkiye'de böyle! O kadar ki, İşkur web sitesine giren sakat raporlu kişi sıradan işlere başvuru yapamıyor bile. Sistem sakat kişinin sakat statüsünde açılan ilanların dışındaki ilanlara başvurmasını engelliyor! Bu korkunç bir durum. Benim eğitimim, becerilerim, tecrübelerim tümden yok saylıyor ve nerede fasülyeden iş var, sadece oraya layık görülüyorum. Bu düzen bu şekilde kaldığı sürece kimse ağzına "engelliler için çalışıyoruz" geyiğini dolamasın. Bu bir.

    İkincisi, sakatları bedenleri nedeniyle aşağılayan kısmı: sakat diye beni kalifiye işe almayan zihniyet, sakat beni tekerlekli sandalyemle kurumlara "hizmetli" vb. beden işçisi olarak atayabiliyor! Sakatlığıma bakarak bana "sen bu işi yapamazsın" diyen kafa, beni bir okula hademe olarak atamakta sorun görmüyor (tekerlekli sandalyemde yerleri silmek konusunda performansıma güveniyorlar! ). Buradan bakınca, işin performansla ilgisi olmadığı açık! Sorun büyük oranda performanslarımızla değil, bedenlerimizle ilgili, bu bedenlere layık görülen yaşamlarla ilgili.
    Sakatlar piramitin en altında olması gerekenlerdir ve sistemin tamamı da bunun için işletilmektedir. Bence olay budur.

  3. #3
    Sakatlık Çalışmaları
    ZelihaT Avatarı

    Gerçek Adı
    Zeliha
    Üyelik Tarihi
    19.03-2013
    Son Giriş
    18.04-2017
    Saat
    14:27
    Yaşadığı Yer
    Bingöl
    Mesaj
    20
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Evet, söz konusu temizlik işçisi olarak çalışma olduğunda sorun yok yani! Bir de temizlik işçisi ilanlarının bazılarında aranan nitelikler bölümünde konusunda en az 2-3 yıl deneyimli yazabiliyor.

    İroni üstüne ironi bu olmalı...

  4. #4
    Üye
    Rekursion Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.12-2003
    Son Giriş
    18.03-2017
    Saat
    16:40
    Yaşadığı Yer
    Alamanya
    Mesaj
    618
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    istihdam konulu bashliklarda "engelli kadrosu" gibi bir kavramla karshilashiorum hep... nedir bu "engelli kadrosu", biri bana aciklayabilir mi?... bir de "sakat statüsünde ilan acma" meselesini de anlayamiorum? ...

  5. #5
    Sakatlık Çalışmaları
    ZelihaT Avatarı

    Gerçek Adı
    Zeliha
    Üyelik Tarihi
    19.03-2013
    Son Giriş
    18.04-2017
    Saat
    14:27
    Yaşadığı Yer
    Bingöl
    Mesaj
    20
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Devlet kurumları ve özel şirketler yasa gereği sakatlık oranı % 40 ve üzeri olan sakat bireyleri çalıştırmak zorundadır. Devlet kurumları çalıştırdıkları çalışan sayısının % 4'ü oranında, 50 ve üzeri çalışanı olan özel şirketler ise çalıştırdıkları personelin % 3'ü oranında sakat çalıştırmak zorundadır. Ayrılan bu kontenjanlar sadece sakat bireyler içindir. İşte bu kontenjandan işe girenler de dediğiniz "engelli kontenjanından" yarararlanan kişilerdir.

    Bu kadroların doldurulması için verilen ilanlar da "özürlü veya engelli satatüsünde" çalışacak eleman başlığını taşıyabiliyor.

    Doğru anladıysam bunu kastetmişsiniz.

  6. #6
    Üye
    gul2011 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    02.10-2011
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    ...
    Mesaj
    1.239
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 1 Zaten Değerlendirdiniz!
    Engelli ilanları... Ah şu engelli ilanları... Engeli olanlara bir engel de bu ilanlarda aslında.
    Nedense bu "engelli" statüsündeki iş ilanlarında, alınacak personel hep düşük eğitimli olmak zorunda ya da istediği kadar eğitim almış olursa olsun, sahip olduğu o engeli var ya, sırf o yüzden temizlik, sekreterlik, getir götür işlerine bakmak zorunda... Fazlasına hakkı yok. İsterse yüksek lisans yapmış olsun, önemli değil, ona sunulan temizlik/sekreterlik işine razı olmalı ve asgari ücretle çalışmalı çünkü daha fazlasını isteme lüksü yoktur, onun "layık" olduğu iş odur!
    İşkur'a internet üzerinden üye olmuştum geçen sene. Nedense her ilde "engelli" kadrosu zaten yok. Olan ilanlarda da hep ya daha önce belirttiğim gibi temizlik, sekreterlik gibi işler ya da 'beden' işçiliği ilanları var. Engelli dediğiniz kişinin zaten çoğu zaman fiziksel bir engeli varken, bir de beden işçiliği ilanları açılmasını ilk gördüğümden beri çok saçma buluyorum.
    Diğer sitelerde de durum farklı değil maalesef. Özel sektör ilanları da bas bas bağırırcasına, mecburiyetten bu ilanları açtıklarını not düşüyorlar "şu madde gereği İşkur'a kayıtlı olan %40 ve üzeri engelliler başvurabilir" diye...Yani "bize kalsa biz bu ilanı vermezdik de elimiz mahkum" dercesine, sırf formalite icabı verilmiş ilanlar...
    Ben o kadar üniversite okumuşum, emek vermişim, kurslara gidip kendimi geliştirmişim bunların hiçbiri önemli değil, elimde bilmem kaç yüzdeli özürlü sağlık raporum var ya, herşey ona endeksli olmak zorunda! Alınmış olan eğitimin, sahip olunan kültür düzeyinin hiçbir önemi yok. Bazı işler vardır, belki bedensel olarak hareket gerektirdiğinden uygun olmayabilir diyelim, peki masa başında aklıyla, bilgisiyle kendini gösterebilecek insanlara neden şans verilmiyor? İşte sebebi, "engelli iş gücü"ne bakış açısının "o sakat/hasta/özürlü/engelli, iş yapamaz, onun yapacağı işten ne olacak" algısı...

  7. #7
    Üye
    idrs Avatarı

    Gerçek Adı
    idris
    Üyelik Tarihi
    09.03-2012
    Son Giriş
    28.02-2017
    Saat
    11:58
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    108
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ülkemiz de malesef işyerlerin de bütür sorunlar yaşanmakta bazen ise işyerin de kraldan çok kralcı olan kişiler tarafından engelliler hor görülüp dışlanmakta bu tamamiyle toplumun genel kültür seviyesinin durumunu göstermekte
    toplumdan dışlanmayı sadece işyerleri değil aynı ayrımcılığı devlette yapmakta
    örneğin iş-kur engelilere iş bulmak için önce ilan acıyor ve 1 veya 5 kişilik kontenjana örneğin 60-80 veya daha fazla müracaat alıp iş verenin karşına tek tek veya toplu dizip iş verende kurbanlık koyun seçer gibi işçi seçmekte çoğuda vasıfsız statüsün de çalıştırılmakta yani ab uyum çerçevesin de açılan kursların çoğu hikaye
    diğer ayrımcılık ise engellilerin emekliği bunun en net örneği emeklilik için istenen pirimi doldurmuş fakat maaşa bağlanması için 4-5 sene sgk yaşının dolmasını beklerken yine engelli olarak çalışarak maaşı bağlanana kadar aç kalmamak için çalışırken emekli aylık bağlanma oranın da ki düşme bunun en bariz örneklerinden biridir

  8. #8
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    17:29
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.940
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.250

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    xxxxx eğitimi almış ve xxx becerileri olan bir bilgisayar mhendisi aranıyor mesela, bu ilana sakat Bülent başvuramıyor! Sebep? Sakatlar sadece sakat statüsünde açılan kadrolara başvurabilir: "beden işçisi pozisyonu açık, oraya başvurun isterseniz!"
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  9. #9
    Sakatlık Çalışmaları
    ZelihaT Avatarı

    Gerçek Adı
    Zeliha
    Üyelik Tarihi
    19.03-2013
    Son Giriş
    18.04-2017
    Saat
    14:27
    Yaşadığı Yer
    Bingöl
    Mesaj
    20
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Evet ne yazık ki işyerinde çalışma arkadaşları da dışlayacı tavırlar içeren davranışlar sergilemekte veya ima yoluyla da olsa sakat bireylerin enerjisini almaktadır.

    Keşke, performans arttırma, mesleki beceri geliştirme, etkili lider olma vb. verilen yüzlerce eğitimin dışında işyerinde farklı vaye sakat bireylerle iletişim eğitimi ya da mobbingin ne olduğuna dair eğitimler verilse... Hatta bunlarla da yetinilmese farklı ve sakat bireylerle iletişim ve sakatların çeşitli yönlerden sakat olmayan kişilerden daha iyi yeteneklerinin olduğunu anlatan eğitimler kreş ve yuvalardan başlayarak verilse, belki o zaman sakat bireylere biçilen roller belirli meslek gruplarıyla sınırlı kalmazdı...

  10. #10
    Üye
    İron Avatarı

    Gerçek Adı
    iron
    Üyelik Tarihi
    12.07-2010
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    22:03
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    803
    Alınan Beğeniler
    113
    Verilen Beğeniler
    61

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Arkadaşlar hepsi böyle değil siz kendinize inanın ve geliştirin . Öncelikle kurumsal firmalara başvuru yapın özellikle yabancı firmalara ben Amerikan şirketinde çalışıyorum ve inanın normal bireylerden hiç farkım yok maaş ve iş konusunda çoğundan daha iyi şartlarım sizde böyle firmalara girin sakın kurumsal olmayan ve özellikle Türk firmalarında çalışmayın ezilir ve hiçbir hakkınızı alamazsınız.

  11. #11
    Sakatlık Çalışmaları
    ZelihaT Avatarı

    Gerçek Adı
    Zeliha
    Üyelik Tarihi
    19.03-2013
    Son Giriş
    18.04-2017
    Saat
    14:27
    Yaşadığı Yer
    Bingöl
    Mesaj
    20
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Kaç tanesi böyle değil!!! Siz muhtemelen "şanslı azınlık" içerisinde olmalısınız...

    Özellikle, özel sektördeki çoğu yöneticinin işçilerin kahve, sigara hatta tuvalet molası vermesinin bile iş gücü kaybına sebep olacağı korkusuyla hareket ettiğini düşünürsek, sakat bireylerin çok fazla dinlenme süresi isteyeceği ya da çeşitli nedenlerle izin isteyeceği korkusuyla sakat bireyleri işe almak istemediği bilinen bir gerçek.

    Ayrıca, farklı bedenlerin iş yerinde olmasını anlamak veya sakat istihdamı için binaların erişilebilir hale getirilmesi özel sektörün ruhuna pek de uymuyor sanki.


    Yoksa zaten kendini geliştirmiş iyi eğitimli pek çok sakat temizlik işçiliği yerine mühendislik mesleğini icra ediyor olabilirdi...

  12. #12
    Üye
    İron Avatarı

    Gerçek Adı
    iron
    Üyelik Tarihi
    12.07-2010
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    22:03
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    803
    Alınan Beğeniler
    113
    Verilen Beğeniler
    61

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Zeliha bu kafa yapını değitir derim yoksa herzaman bu olaylarla karşılaşırsın . Ben ilk engelli işyerimde 1500 TL çalışıyordum ve bu bana yetmez dedim ve istifa edip yabancı şirkete girdim ve bunun 3 katını alıyorum arkadaşım isyan etme kendinini geliştir önce ve kendini sev yok ben engelliyim asgari ücret temizlik işleri bana layık dersen eyvallah ben demedeim ve aştım bu konuları hala kendimi geliştiriyorum yabancı dil spor ve insanlarla iletişim perfect önce kendine bir aynada bak sonra yaz buraya ben kimim de ne yaptım de çabalarının emeğinin karşılığını inan alırsın eğer çaba verirsen yoksa çok üzülürsün arkadaşım hemde çok herkes üniversite mezunu artık AKP politakası diyorki sen ağa ben ağa bu işleri kim yapacak yok öyle kolay ekmek önce eğitim sonra kişisel gelişim yoksa işin zor be güzelim bana kızma acı gerçek bu.

  13. #13
    Yasaklı Üye
    berkemeteatasoy Avatarı

    Gerçek Adı
    MURAT DOĞAN
    Üyelik Tarihi
    03.05-2011
    Son Giriş
    30.08-2017
    Saat
    21:13
    Yaşadığı Yer
    MARDİN-MİDYAT
    Mesaj
    734
    Alınan Beğeniler
    11
    Verilen Beğeniler
    6

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    aynen öyle beyinlerindeki ayrım tüm yaşamı etkilen her alanda var..ben yıllardır mücadele ediyorum..ama maalesef birşeyler degişmiyor..8 engelliyiz iş yerinde tabiri caizse mal gibiler birliktelik yok herkes başka korkak pısırık şükürcü..bana dokunsada kader işte demek...namussuzlar kadar cesur olmadıktan sonra namuslu olsan ne yazar...sağlam la tam aramda 3 kat maaş farkı var..herşey aynı hatta bende + lar var ama verilmiyor tüm engellilerde aynı..

    çok doğru bunları ben yaşıyorum..ama mücadele etmek lazıım böyle büyük bi yere girdikten sonra çalışırken dava açıp hakkını arayacaksın

    merhaba..ben şirkete dava açmak için mücadeleye başladım çalışırken verecemki haklılığım olsun

  14. #14
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    17:29
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.940
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.250

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    İşin zor "Zeliha", kedini geliştirmelisin Bütün kabahat sende cancaazım
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  15. #15
    Sakatlık Çalışmaları
    ZelihaT Avatarı

    Gerçek Adı
    Zeliha
    Üyelik Tarihi
    19.03-2013
    Son Giriş
    18.04-2017
    Saat
    14:27
    Yaşadığı Yer
    Bingöl
    Mesaj
    20
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Değil mi Bülent

    Oral Bey,

    mücadeleniz sonuç verir ve umarım dava lehinize sonuçlanır...




Sayfa 1 / 3 123 SonSon