Sayfa 3 / 5 İlkİlk 12345 SonSon
Toplam 63 mesajın 31-45 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #31
    Editör
    hozgul Avatarı

    Gerçek Adı
    Hakan Özgül
    Üyelik Tarihi
    18.02-2010
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    23:11
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    695
    Alınan Beğeniler
    201
    Verilen Beğeniler
    84

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Ayşe Ceren Merhaba,

    Benzerini ben de yapıyorum. Kartımı koyuyor ve şu notu ekliyorum: "Kim diyor Türkiye'de özgürlük yok diye. Engelli bireylerin kullanacağı rampanın önüne bile araba park etme özgürlüğünü kullandığınız için sizi tebrik ediyorum"

    Şimdiye kadar bir kişi arayıp özür diledi ve nasıl telafi ederim diye sordu.

    Süleyman'ın verdiği bilgilere dönersek; Dava açmak ama iyi çalışarak açmak lazım. Bülent'in bahsettiği Mahmut Keçeci davasını izledim. Bilirkişi o kadar kötü bir rapor yazmış ki..! Allah islah etsin diyor başka birşey demiyorum. Bir-kaç örnek: "Metroları ücretsiz kullanıyorlar, kolunda üç noktalı bant yoktu, kendi dikkatsizliği, yerdeki sarı boyayı görmemiş." Afedersiniz ama bu bilirkişi için söyleyebileceğim söz çok da suç unsuru oluşturmamak bakımından.... anladınız siz onu. Aynı birlirkişi benim davamda da rapor vermişti. Savunmanın özeti şu idi: 2012'ye kadar süre var. Ben diyorum ki yahu bu bina kanun çıktıktan 3 sene sonra yapılmış. Bu kanun eski yapılara süre veriyor. Neyse idare mahkemesine verdik ama idare mahkemesi de uyduruk bir gerekçe sundu. Benim aksine Mahmur Keçeci AİHM'ne başvuru yapmıştı. N'oldu bilmiyorum şimdi.

  2. #32
    Sakatlık Çalışmaları
    ZelihaT Avatarı

    Gerçek Adı
    Zeliha
    Üyelik Tarihi
    19.03-2013
    Son Giriş
    18.04-2017
    Saat
    14:27
    Yaşadığı Yer
    Bingöl
    Mesaj
    20
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!

    Süleyman,
    Sakat bireylere “hak temelli” bilinç kazandırması açısından, STK’lar gerçekten büyük önem taşıyor amasivil toplum örgütü kavramından ne anlaşıldığı çok önemli. Hedef kitleyi bilinçlendiren ve iktidarı denetleyenbir mekanizma olarak çalışması gereken STK’lar ,ülkemizde çoğu zaman iktidarınbir organı gibi işliyor…
    Türkiye’de halihazırda kendisini STK olarak tanımlayan birçokyapı var ama tekerlekli sandalye dağıtmak veya piknik düzenlemekten başkayaptıkları bir şey yok gibi…
    Belki de STK’lar için de ayrıca bir bilinç yükseltmeprogramı yapılmalı…

  3. #33
    Üye
    mineuy10 Avatarı

    Gerçek Adı
    Mine
    Üyelik Tarihi
    10.10-2010
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Bursa
    Mesaj
    4.356
    Alınan Beğeniler
    8
    Verilen Beğeniler
    23
    Blog Mesajları
    5

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Erişilebilirlikte'ki sorunlarımız çok fazla,ama rampalar biz tekerlekli sandalye kullanıcılarının en büyük ortak sorunu. Neden!! çünkü gerçekten de göstermelik yapıyolar.
    Dik rampa yüzünden iki üç kez ciddi düşme tehlikesi atlattım, ben niye böyle bişey yaşıyorumki, ya ben bunun üstüne bir daha sakatlansam hesabını kime sorucam! fatura bana çıkar kesin! en büyük erişilmezlikde burda

    Evime çok yakın bir yere bilindik bir marka şube açtı. 3-4 katlı büyük bir bina oldu daha yapılırken rampa yapılcak mı diye sordum tabiiki dediler bende bir standardı vardır mutlaka iyi olur demiştim. Yapılınca gördüm şok oldum rampa dik karşısı cam birde keskin viraj girmeye kalktım araba arkaya kaçtı arka üstü düşüyordum, çok üzüldüm ağrıma gitti ya düşseydim!!.. Bir kaç kişinin yardımıyla girdim ve çıktım. Şikayetimi belirtmek istedim niye tam karşıdan giriş verilmedi rampa dik birde karşısı cam! ben cama vura bilirdim. Yetkililerle görüşmek istedim görüştürmediler sürekli aradım bari karşıdan giriş olsun diye biz üstlere fotoğraflayıp bildireceğiz size dönülecek merak etmeyin deyip üzerlerinden attılar ne arıyan ne soran oldu..
    Kendi çözümlerimi kendim oluşturmaya çalışıyorum kısa bir rampa taşımayı düşünüyorum arabamda, erişilebilir diye biz sadece AVM lerdemi alışveriş yapmalıyız. Ben çarşıda gezmeyi çok seviyorum, benim butiğim, benim ayakkabıcım, benim bujiterim, benim tuhafiyem, benim manavım, benim kasabım olamazmı olmuyor çünkü hepsi bir iki merdivenli..

    Can Evrenin afiş hakkındaki düşüncelerinin çok iyi fikir olduğunu düşünüyorum.Lütfen bunun üzerine duralım küçük de olsa akılda birşey bırakır bizim elimizle yazdığımızdan daha etkili olacağına ben inandım. ENGELLEMEYİN!! güzeldi daha başka fikirlerde olur mutlaka. Ben koli bandıyla beraber yanımda çok kuvvetli bir yapıştırıcıda taşırım yapıştırınca kolay kopmamasını istediğim yerler var..

  4. #34
    Üye
    mkaravural Avatarı

    Gerçek Adı
    Mehmet
    Üyelik Tarihi
    27.10-2007
    Son Giriş
    25.08-2015
    Saat
    10:21
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    8
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    sevgili Hakan
    yazına tamamen katılıyorum.
    erişimle ilgili yasal düzenlemenin uzatılmış olması (1+2) erişimle ilgili yaşadığımız sorunlarda en azından 2005 ten sonra yapılan alt yapı eksikleri için idari başvuru yapmamızı engellermi.

  5. #35
    Üye
    corcoris Avatarı

    Gerçek Adı
    FİLİZ
    Üyelik Tarihi
    18.09-2009
    Son Giriş
    22.11-2017
    Saat
    08:59
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    110
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    4

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Merhabalar ,
    Bu sabah yaşadığım bir deneyimleme ile bu başlık altındaki yorumlarıma başlamak istedim.Avrupa uyum yasaları geregince ulasım araçlarında engelli kullanımına uygun şekilde düzenmeye gidilmesi yönünde yasa tasarıları sözde yürürlüğe girdi.Bu süreçte uyum için tanılan süre bitti ve uzatıldı .Çevrenizde hiç bu düzenlenmenin sonucu olarak değiştirilen minübüs gördünüz mü bilmiyorum .Oturduğum semtin hattında ben bu şekilde hali hazırda çalışan iki minübüse rastladım.
    Hatta bu sabah o minübüs ile seyahat ettim.Minübüs şöförü ile kısa bir konuşma yaptım ona bir kaç soru yönelttim.Suan da semtimiz de bu şekilde iki minübüsün sefer yaptıgını söyledi.Aracın engelli kullanımına uygun olup olmadığını sordum 'tabiki kullanışlı ama daha hiç kimse kullanmadı dedi '' sonrasında eger hiç kullanan olmadıysa kullanışlı olup olmadığımızı anlayamayacağımızı bu konuda bir deneyimlenmenin olması gerektiğini söyledim.Sonrasında semt te bu araçların kullanıldığını biliyorlarmıdır haberleri olmaya bilir dedim.Muhakkak bir yakınları binmiştir diyerek yanıtladı.Aracı beklese desem yolcu bu araç hangi zaman aralığında burdan geçer diye sordum.45 dak bir yanıtını verdi .
    9 yaşından büyük bütün araçlar bu düzenleme gereği değişecek dedi.Yan koltukta ki adam atladı hani kim biniyor adamlar yepyeni arabalar aldılar bir sürü para verdiler mağdur olacaklar dedi.Bende engellilerinde sosyal hayat içinde olmaları için zaten bunun olması gerektiğini bunun bir hak olduğunu söyledim
    Minübüs şöförü olmalı tabiki de dedi hatta geç bile kalındı dedi bunun için.Zamanın da alt yapısı hazırlansaydı geçiş daha hızlı olurdu diye de ekledi.
    Erişilebilirlik konusunda hali hazırda anayasa da yazan ama uygulama konusunda ki eksiklikleri devam eden haklar hususun da bilinmesi gereken en önemli şey bilincin değişmesidir diye düşünüyorum.Sonuçta eksikliğin büyük kısmı uygulamada ve uygulanmasını sağlayacak mercilerin yapmadığı kontrol ve buna karşılık olarak yerine getirilecek müeyyidelerin yapılmıyor olması .
    Engelli konusunda ki haberler görme engelli milletvekilinin gizli oylamaya yanında biri olarak girmesi , Safak Pavey'in yemin törenine etekle gitmesi dolayısıyla''görsellik bozuldu genele uymayan bi doku var evet bu rahatsızlık verici '' kadın milletvekillerinin giyim kuşamına yönelik düzenleme yapılması gibi saydam,magazinsel,sığ yaklaşımlar olarak yansıdıkça nasıl yol alınır bilmiyorum .Ki bu olaylar çözüm mercii olarak görülen T.B.B.M de yaşanıyor

  6. #36
    Üye
    demirc Avatarı

    Üyelik Tarihi
    20.07-2010
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kayseri
    Mesaj
    1.565
    Alınan Beğeniler
    5
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    erişebilirlik mimari ıvır zıvırlar bunların düzeleceğine hiçbir şekilde inanmıyorum inanmam içinde en ufak neden yok 2 yıl önce dünya hastanesi yapıldı kayserideki en büyük özel hastanelerden biri kapıları asansörleri engelli için gayet iyi lakin kapıdan önündeki kaldırımda rampa yok hadi o özel kanuna uymadı diyelim 2,5 yıl önce 2tane toki sitesinin işlerini yaptım toplam 16 apartman hepsi 4 katlı bina girişleri hakkaten engelli için uygun yapılmış rampalar ve açıları harika binaya rahat girilir yanlız o binalarda da asansör yok binaya girersiniz ama eve nasıl çıkarsınız bilmem evimin etrafındaki kaldırımlar yeni kanuna göre yapıldı keşke hiç ellemeselerdi eski halinde tek çıkıntı sorunu vardı şimdi daha yüksek 2 çıkıntı hoş koskoca erciyes tıp fakültesi binasında gerçek manada engelli tuvaleti yok ben tutmuş nelerden bahsediyorum

  7. #37
    Sakatlık Çalışmaları
    mineknc Avatarı

    Gerçek Adı
    Mine Ekinci
    Üyelik Tarihi
    12.03-2013
    Son Giriş
    05.07-2014
    Saat
    12:22
    Yaşadığı Yer
    Istanbul
    Mesaj
    23
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Merhaba tartışmaları hafta boyunca izledim, özellikle gelen çözüm önerileri beni çok heyecanlandırdı. Ama önce ben de genel olarak erişilebilirlik konusuyla ilgili birkaç kelam da ben etmek istiyorum. Sonra bugün bir ara yine öneriler üzerine de birkaç şey yazmak istiyorum.

    İlk olarak, tam erişilebilirliğin sadece sakatların değil tüm toplumun meselesi olduğunun/olması gerektiğinin bir kez daha altını çizmek istiyorum. Be konuya daha soyut yaklaşacağım. Erişilebilirlik meselesi Hakan’ın dediği gibi sadece genç, atletik erkeklere göre düzenlenmiş şehirler geriye kalanların günlük hayatlarını olumsuz etkilediği, erişimlerini, ulaşımlarını kısıtladığı için değil; toplumun önemli bir kısmını ya da bir kişiyi bile “dışarıda tutmanın” aslında tüm topluma zarar verdiği, o toplumun temelini oluşturan değerleri paramparça ettiği için herkesin ilgilendiren temel bir meseledir.
    Çünkü özgürlük, hatta yaşam dediğimiz şey, paylaşımlarla çoğalır, sosyal bir olgudur.

    O parça parça, karışık takip çizgileri, olmayan ya da 45 derece eğimle yapılan rampalar yüzünden ben aynı havayı soluduğum birçok insanla tanışma fırsatını şimdiye kadar yakalayamadım. Okul hayatım boyunca bir tane sakat arkadaşım olmadı. Kimbilir belki biri en değerli dostlarımdan biri olacaktı, belki biriyle otobüsteki beş-on dakikalık bir muhabbet esnasında, hayatımın geriye kalanını etkileyecek cümleler duyacaktım. “Görece erişebilen” bir çok kişi belki bunun farkında değildir ama bu herkes için bir kayıptır, hepimizin özgürlüklerinin, en temel özgürlük olan “kendini gerçekleştirme” özgürlüğünün kısıtlanmasıdır, çünkü kimse tek başına kendini gerçekleştirmez, kendi dediğimiz kavram toplumun içinde, ilişkilerimiz aracılığıyla gerçekleşir.

    Sakatları, hamileleri değil de ismi A harfiyle başlayan insanların evlerinden dışarı çıkamadıklarını düşünelim örneğin ve onlarla hayatınız boyunca karşılaşma imkanınız olmayacağını düşünün, bu düşünce rahatsızlık vermiyor mu size, durumun adaletsizliği bir kenara, kendiniz adına da bir kısıtlanmışlık hissetmiyor musunuz? Ben hissediyorum. Aman nasıl olsa birsürü insan var dışarıda diyebiliyor musunuz?

    Sonra şu yapılan maliyet hesapları... Hangi küçük hesaplar, milyonlarca insanı evlerinde hapis bırakmayı ya da her günlerini tehliklerle burun buruna geçirmelerini kabul edilebilir kılabilir? Hadi özgürlük bir yana, ne oldu, demokrasi , eşitlik, vatandaşlık hakları... Ne oldu adalete? Bir reklam panosuyla insanların uğruna hayatlarını feda ettiğim tüm bu büyük kelimeler devrilip gidiyor.

  8. #38
    Sakatlık Çalışmaları
    ilkerortac Avatarı

    Gerçek Adı
    İlkerortaç
    Üyelik Tarihi
    20.03-2013
    Son Giriş
    05.07-2016
    Saat
    23:28
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    24
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    'Çünkü özgürlük, hatta yaşam dediğimiz şey, paylaşımlarla çoğalır, sosyal bir olgudur.' demiş Mineknc, ben öyle özgürlük de, öyle sosyal olgu da istemiyorum, paylaşmanın ta öncesinde vergimin, emeğimin, bilgimin karşılığını istiyorum. Acımı paylaşmak bi yana, sokaktaki savaş devam ederken, ben özgürlük kelimesinin içindeki karşılığını unuttum.



  9. #39
    Editör
    hozgul Avatarı

    Gerçek Adı
    Hakan Özgül
    Üyelik Tarihi
    18.02-2010
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    23:11
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    695
    Alınan Beğeniler
    201
    Verilen Beğeniler
    84

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Merhaba Mehmet,

    Kanun eski yapıları düzeltmek için süre veriyor. Kanunun ruhu yeni yapılacak yapılar için süre veremez ve vermemesi lazım gelir. Dolayısıyla yeni yapılan yapılar bu sürenin dışında olmalıdır diye düşünüyorum.

  10. #40
    Üye
    Rekursion Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.12-2003
    Son Giriş
    18.03-2017
    Saat
    16:40
    Yaşadığı Yer
    Alamanya
    Mesaj
    618
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    selam,


    bashliga yazilan istisnasiz tüm yorumlari cok cok degerli buluyorum... ama beni en cok heyecanlandiran, en en en cok sevindiren, sevgili mineknc'nin yorumu oldu... noktasina virgülüne kadar söyledigi her söze katilmakla kalmiorum, böyle düshünen insanlarla her karshilashtigimda -ki cok fazla karshilashtigimi söyleyemem malesef- mutlu oldugumu bildirmek istiorum...


    evet, bence de toplumun önemli bi kisminin ya da tek bir kishinin bile dishariya itilmesini önlemek, sadece engellileri (ya da dishariya itilenleri) degil, HERKESI, HEPIMIZI ilgilendiren temel bir konudur... dolayisiyla da erishilebilirligin saglanmasi can sikici bir görev degil, herkesin ortak amaci oldugu ya da olmasi gerektigi kabul edilmelidir artik!!!...

    bana deseler ki, "secim senin; birilerinin dishari itilmesinden, o itilenlerle karshilashma ve bisheyler paylashma imkaninin elinden alinmasindan mineknc gibi rahatsizlik duyan insanlarin cogunlukta oldugu bir toplumun ortakca erishtigi erishilebilir bir ortamda mi yashamak istersin, yoksa birilerinin bagirip cagirarak, sesini yeteri kadar duyurarak (sesinden biktirarak da denilebilir belki ) elde ettigi erishilebilir bir ortamda mi?"... bi saniye bile düshünmeden birinci shikki secerim! ...

    bunun en büyük nedeni de, ikinci shikta söz edilen ortamlarda sesini duyuramayan kesimlerin de olabileceginin/oldugunun cabucak unutulabilmesidir... ikinci önemli neden ise, susturulamayan bir cocucugun agzina emzik tikarcasina, sunulan "erishilebirligin" pek verimli olabilecegine inanmayishimdir (örneklerini yeteri kadar okuoruz zaten )...

    shimdi bu söylediklerimden, "susalim, bagirip cagirmayalim, yapilan onca haksizliklara ve adaletsizliklere isharet etmeyelim, gözler önününe sermeyelim - köshemize cekilip cayimizi yudumlayarak insanlarin akillanmasini bekleyelim - birileri dishlanirken bütün insanlarin, hepimizin neler kaybettiginin farkina bi türlü varilmayishinin ne kadar aptalca oldugunu izlemeye devam edelim" gibi anlamlar cikartilmasin lütfen...

    sesimizi cikartalim cikartmasina da, mineknc'nin degindigi noktayi hicbir zaman gözden kacirmayalim, hatta en önemli hedefimizin bunun kaniksanmasi olmasi gerektigini düshünüorum...

    bu baglamda sevgili can evren'in önerdigi gündelik müdahale taktigini cok önemsiorum, ve boamboam'in aksine, epey bi görünürür olabilecegine inaniorum... hem aptalliklar daha bir görünür olur, hem de o aptalligin farkedilmesini isteyenler... afish de, hemen oraciga yapishitiriverilebilen stiker de cok güzel fikir ve gayet pratik bence... herkesin kolayca uygulayabilecegi bir taktik... ve herkes tek bashinayken bile yapsa, ortakca yapildigi kolayca anlashilabilen bir eylem bicimi - bence cok harika bi taktik!...

    sececegimiz tasarim ve sloganlar birilerini kinarken ayni zamanda insanlari gülümsetebilmeli, yani biraz eglenceli olmali diye düshünüorum... böylesi daha cok ilgi ceker, daha cok akilda kalir - ve daha cok kendine güvenen bir durush sergiler... bize de egleniriz ... mizah birileriyle "dalga gecmenin", daha dorusu, birilerine ayna tutmanin ve ayni zamanda düshündürmenin en güzel ve etkili aracidir bence...




    ufff, acilen dishari cikmam gerekior - ne de güzel ishtahli ishtahli yaziordum - döndügümde devam ederim artik...

    shimdilik sevgiler & selamlar....

  11. #41
    Sakatlık Çalışmaları
    mineknc Avatarı

    Gerçek Adı
    Mine Ekinci
    Üyelik Tarihi
    12.03-2013
    Son Giriş
    05.07-2014
    Saat
    12:22
    Yaşadığı Yer
    Istanbul
    Mesaj
    23
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sevgili İlker,

    "paylaşmanın ta öncesinde vergimin, emeğimin, bilgimin karşılığını istiyorum" demişsin ya...

    Bir şeyin karşılığında elde ettiğimiz bir hak mı "erişme hakkı"?

    Vergi vermeyen, çalış(a)mayan, bilgisi tecrübesi az olan da hepimiz kadar erişmeyi hak etmiyor mu?

    Bence erişilebilirlik konusunu "karşılıklılık" değil "temel" insan hakları çerçevesinde ele almak önemli.

  12. #42
    Sakatlık Çalışmaları
    bezmez Avatarı

    Gerçek Adı
    Dikmen
    Üyelik Tarihi
    24.11-2008
    Son Giriş
    22.04-2016
    Saat
    12:09
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    56
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sevgili Mine,

    Maliyet hesaplarına dair yazdıkların bana zamanında okuduğum bir makaleyi anımsattı. Bu araştırma çeşitli müteahhitlerle yapılan mülakatlara dayanıyordu ve araştırmacı müteahhitlere erişilebilirlik konusunu neden ihmal ettiklerini soruyordu. Yaklaşık tümünden "maliyet hesapları" yanıtını alıyordu. Ancak, erişilebilirliğin göz önüne alındığı durumlarda ortaya çıkan masrafların, müteahhitlerin öngördüğü rakamlardan çok çok daha düşük olduğunu da gösteriyordu araştırma. Yani bu "maliyet hesapları" efsanesi sandığımızdan daha da büyük bir efsane aslında. Gerçek boyutları öngörülenlerden çok daha küçük anlaşılan. Not düşmek istedim.

  13. #43
    Sakatlık Çalışmaları
    gökhan Avatarı

    Gerçek Adı
    Gökhan Güngör
    Üyelik Tarihi
    27.04-2004
    Son Giriş
    30.09-2013
    Saat
    05:43
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    3
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Evet arkadaşlar erişilebilirlilik anlamında problemler diz boyu. Farkındayız, yaşıyoruz, hissediyoruz; fakat toplum ne kadar biliyor? Bu konunun bilinirliği ne kadar? Bu soruların cevaplarına parelel olarak önerilen bilinirliliği artırma ve gündem oluşturma önerilerinin önemli olduğunu düşünüyorum.

    Üyesi olduğum Engelsiz Erişim Derneği olarak bu konuda kaldırım aktivistleri eylemlerini gerçekleştirdik. Gözder derneğide bizimle birlikte bu konuda çalıştı ve katılım gösterdi. Her ay istanbul'un bir ilçesinde yürüyüş yaptık. Pankartlar ve çeşitli yazılar taşıdık, konuya ilişkin sloganlar ürettik, haykırdık; şarkıların sözlerini bu konuya uyarlayarak bastonla yaptığımız ritim eşliğinde protest şarkılar söyledik. Bu obje engellinin geçişini engellemektedir, bu obje engellileri engellemektedir yazılı stikırlar bastırdık ve arabalara direklere ne bulursak engelleyici yapıştırdık. Bir sakatlar haftasında ilçeleri bölüşerek arkadaşlar bunu yoğun mesai harcayarak yaptılar. Bir çok örgüte, duyuru ağına çağrı yapmamıza rağmen katılım malesef tahmin edeceğiniz üzere az oldu ve bir süre sonra eylemliliğe motive olana kadar ara verdik. İki yılı aşkın bu eylemi devamlı yaptık.

    Benzeri bir süreci tekrardan başlatabiliriz.
    Benzeri stikırlar bastırılabilir, engelli mekanlar afişe edilebilir. Engel olan objeleri siyaha boyayabilir, yine kara birşeyle giydirebilir, üzerine birşeyler yazabiliriz. Destek verecek herkes örgütlenir her ay bir gün bu iş için mesai yapılabilir, topluluk oluşan şehirlerde ilçelerde yürüşlede desteklenir. Ayrıca stikırlar her zaman nerede bir engelle karşılaşılırsa yapıştırılmaya devam edilir.

    Evet, amerikadaki gibi eylemli bir kitleye ihtiyaç var. Merdivenlere sürünerek tırmanacak, medyanın ilgisini bu konuya doğru bir şekilde yönlendirebilecek.
    Çözmek için önce öznesi olanların iradesi şart. Bu adil değil, çabasız eşitlik mümkün olmalı evet, fakat oluşan sistemde bundan başka çare yok.

  14. #44
    Editör
    hozgul Avatarı

    Gerçek Adı
    Hakan Özgül
    Üyelik Tarihi
    18.02-2010
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    23:11
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    695
    Alınan Beğeniler
    201
    Verilen Beğeniler
    84

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Arkadaşlar,

    Eylemlilik ciddi kazanımlar sağlar ve bundan hiç şüphe duymuyorum. Fakat sayısız eyleme katılmış biri olarak söylemeliyim ki eylemlerin başarıya kavuşabilmesi için şunlar mutlaka gerekir diye düşünüyorum:

    1- Örgütlenme,
    2- Engelli bireylerin değil tüm bireylerin katılabileceği bir tarz ve ilişki geliştirme,
    3- Düzgün kurgulanmış bir tema

    Ya küçük bir grupla çok marjinal ya da büyük bir grupla (onbinlerden bahsediyorum) bir miting düzenlenirse ve sistematik bir şekilde devamlılığı sağlanırsa ancak ses getirir. Aksi halde olacaklar özetle şöyledir: En iyisinde 150 kişi gelir, ulusal kanal, birgün, cumhuriyet, evrensel, sol gibi gazetelerde yer alır ve herkes evlerine dağılır. Engelli bireyler, savunucular, STK'lar ve onların çevresindeki insanların bugün için henüz buna hazır olduğunu düşünmüyorum.

  15. #45
    Üye
    corcoris Avatarı

    Gerçek Adı
    FİLİZ
    Üyelik Tarihi
    18.09-2009
    Son Giriş
    22.11-2017
    Saat
    08:59
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    110
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    4

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Bezmez Hocam ;Maliyet hesapları müteahhitlerin ezberidir diye düşünüyorum.Üstünde düşünülmeden ,mantıksal bir çerçeveye oturtulmamış sadece soru soruldugunda cevap mahiyetine gelmiş bir ezber.Bu ezber bozulmalı.




Sayfa 3 / 5 İlkİlk 12345 SonSon