Sayfa 4 / 6 İlkİlk 123456 SonSon
Toplam 79 mesajın 46-60 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #46
    Üye
    _hosgoru_ Avatarı

    Üyelik Tarihi
    18.11-2008
    Son Giriş
    11.08-2010
    Saat
    18:18
    Yaşadığı Yer
    londra
    Mesaj
    2
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    merhaba kardelen,yazinizi dikkatle okuudm,umarim bu yazi dizizinin bir gun ulkemzde gereceklesir,tum engelliler,el ele vererek,bir seyler yapmak iicn mucadele verir,tek tememmnim bunun farkinda olurlar el ele .umuz omuza mucadele verilir..
    saygilarimla,kazim

  2. #47
    Sakatlık Çalışmaları
    bezmez Avatarı

    Gerçek Adı
    Dikmen
    Üyelik Tarihi
    24.11-2008
    Son Giriş
    22.04-2016
    Saat
    12:09
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    56
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sevgili Kardelen,

    Ayrıntılı bilgilendirme için çok teşekkürler, çok aydınlatıcı olmuş...Elinize sağlık...

  3. #48
    Üye
    Bulent_7340 Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent YILDIZ
    Üyelik Tarihi
    05.08-2005
    Son Giriş
    31.12-2012
    Saat
    12:52
    Yaşadığı Yer
    KIRIKKALE
    Mesaj
    103
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Merhaba Sayın Hocam.

    İlkönce çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

    26-27 Haziran 2008 günleri arasında düzenlenen ENGELSİZ ÜNİVERSİTELER ÇALIŞTAYI’na Kırıkkale Üniversitesi’ni temsilen katıldım. Çalıştay boyunca akademisyenler arasındaki kavram çelişkili tartışmalar, Engelli Dernek ve Dernekçilerine olan saygımı bir kat daha artırdı. Tartışmalar o kadar kısır bir döngü içerisindeydi ki; bir ara kendimi denek olarak hissettim. İnsanların hizmet anlayışının birbirlerine karşı bilgi hegemonyası kurma yarışına dönüştüğünü üzülerek takip ettim.

    Sevgili RÜZGARGÜLÜ rumuzlu arkadaşım “…bizi bizden iyi kimse anlamaz” diyor. Her ne kadar “biz-onlar” kutuplaşması gibi tehlikeli noktalarda düşünülebilecek bir söylem olsa da; katıldığım Engelsiz Üniversiteler Çalıştayı’ndan bir an kendimi böyle bir kutuplaşmanın varlığına inanacak kadar korkunç fikirlerle ayrıldım. Ne zaman ki Kırıkkale’ye dönüp, başkanlığını yürüttüğüm dernekteki üye arkadaşlarımla bir araya geldim; işte o zaman kendimi tekrar hayata dönmüş buldum.

    Yaptığınız makale çalışmanızın konusunu “…Yani “Türkiye’de hak söylemli bir sakat hareketi var mı? Yok mu? Yoksa, neden yok? vs gibi bir takım soruların yanıtlarını arıyoruz.” şeklinde açıklamışsınız.
    Sayın hocam, “Türkiye’de sakat hareketi var mı, yok mu? Yoksa neden yok?” şeklindeki konu açıklamanızda zaten soruya cevap vermişsiniz. Cevabını bildiğiniz bir konuyu mu araştırıyorsunuz, yoksa bildiğiniz cevabı başkalarına tanıtmak/empoze etmek mi amacınız? Bu noktada çelişkiye düştüm.

    Türkiye’de Sakat Hareketi olduğunu düşünmüyorum. Türkiye’de “ENGELLİ HAREKETİ”ni araştıracak olursanız, inanıyorum ki buradan bilgi paylaşımı konusunda çok büyük ilgi ve destek göreceksinizdir. Çünkü Türkiye’de birçok alanda son derece pozitif ve olumlu ENGELLİ HAREKETLERİ var. Bunlardan birisi, şu an iletişim kurduğumuz mevcut “engelliler.biz” sitesi.

    Her sivil toplum hareketinde birtakım eksiklikler, birtakım artniyetliler mevcuttur. Hiç şüphem yok ki; engellilerle ilgili faaliyetlerde de bu tür aksaklıklar mutlaka vardır. Konuyu körü körüne ve önyargı ile değerlendirerek bir yere varamadığımız gibi; ateşe körükle gitmiş olacağımız gün gibi aşikardır.

    Sayın hocam taktir buyurursunuz ki; çözümün parçası olmayan, sorunun parçasıdır. Bu anlamda Engelli Hareketi’nin içinde bulunduğu kısır döngüden kurtuluşu varlık-yokluk tartışmalarından değil; pozitif çözüm önerilerinden ve aktif katılımdan geçmektedir.

    Sevgili DOĞANCAN rumuzlu arkadaşımın göndermiş olduğu mail, bu alandaki aksaklıkları tam manasıyla ortaya koymaktadır. Bir tarafta derneği ve dernekçiliği eleştirirken, diğer taraftan hedef kitlenin duyarsızlığını da göz ardı etmemek gerektiği düşüncesindeyim.

    Üyelerin, belirli gün ve dönemlerde derneklere akım ettiği, diğer günlerde de tüm zamanlarını dernek ve dernekçileri eleştirmeyi alışkanlık haline getirmesi, eleştirilere maruz kalan dernek ve dernekçilerin başarı seviyesini nasıl etkileyeceğini vicdanlarınıza sunuyorum. Bu eleştirilerin, muhatap olunacak makam ve mevkilerde ne tür bir etki sağladığını anlatmaya gerek görmüyorum. Önce eleştirilerimizle, duyarsızlıklarımızla Dernek ve dernekçileri yalnız bırakacağız; sonra tribüne geçip yuhalayacağız. El insaf arkadaşlar!

    İÇİNDE HİÇ BİR KATKI MADDESİ BULUNMAYAN SELAM, SEVGİ VE SAYGILARIMLA...

    NOT:Türkiye'nin hemen hemen her iline şube açmış, Engelli ve Engellilik ile ilgili her platformda kendisini kabul ettirmiş olan TÜRKİYE SAKATLAR DERNEĞİ ile ilgili yorum yapma hak ve yetkisini kendimde görmediğim için bu konuda görüş beyan etmeyeceğim.

  4. #49
    Sakatlık Çalışmaları
    bezmez Avatarı

    Gerçek Adı
    Dikmen
    Üyelik Tarihi
    24.11-2008
    Son Giriş
    22.04-2016
    Saat
    12:09
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    56
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Merhaba Bülent_7340,

    Yorumunuz için teşekkürler... Satır aralarınızda yoğun eleştiriler sezinliyorum. Madem buradaki arkadaşların bilgilerini, zamanlarını, enerjilerini alıyorum, belki benzer kaygıları olan arkadaşlar vardır diye düşünerek, eleştirilerinize yanıt vermeye çalışmak istiyorum. Sırayla gideyim:

    1) Akademik camiada bazen nasıl da kısır döngüler yaşandığını, iktidar sağlama çabalarının nasıl da her türlü kaygının üzerine çıkabildiğini bilirim. Aynı başka bilimum farklı ortamlarda olduğu gibi...Anladığım kadarıyla sizin katıldığınız toplantıda da böyle bir durum söz konusu olmuş, gerçekten üzücü, denebilecek birşey yok, tabii ki üzücü. İşte bu yüzden –her tarafta gördüğümüz iktidar kavgaları nedeniyle- mağduriyet üzerine çalışmak önemli, ister sakatlar olsun, ister kadınlar olsun, ister başka kesimler...(ama ben o toplantıda yoktum, sizi temin ederim )
    2) “Hak söylemli bir hareket yoksa” derken, bir tahminden bir var sayımdan, bir hipotezden yola çıkıyorum. Belki bilirsiniz, bu tür çalışmalarda önce bir tahmin yürütürsünüz, sonra onu araştırmanızla test edersiniz ve doğru mu yanlış mı emin olmaya çalışırsınız. Ben de bu sitedeki arkadaşların fikirlerini alarak hipotezimi test etmeye çalışıyorum. Amaç elbette birşeyleri empoze etmek değil. Bizlerin tahmini tamamen yanlış da çıkabilir, o zaman araştırma bambaşka bir çerçeveye oturur. Empoze etmek değil amaç, amaç yürümediğini tahmin ettiğimiz, ama yürümesini gönülden arzuladığımız bir sistemin sorunlarını gözler önüne sermek. Ve engelliler.biz’in burada ne kadar farklı bir noktaya oturduğunu biz zaten biliyoruz. İnanın bundan da söz edeceğiz zaten.
    3) “Sakat hareketi” yerine “engelli hareketi” dememi uygun buluyorsunuz yanlış anlamadıysam. Ama neden? “Sakat” demek neden kötü olsun ki? Mülakatlarım sırasında beni bu konuda birçok insan eğitti ve politik duruşları açısından onlara son derece katılıyorum. Sakat kelimesini kullanmakta hiçbir sakınca görmüyorum.
    4) “Çözümün parçası olmayan sorunun parçasıdır” demişsiniz. Ayy, Bülent Bey, bu biraz Bush’un “Ya bizdensin ya teröristlerden” demesi gibi olmuş Çözümden ne anladığımız önemli bence burada. Çözüm, illa da “en kısa zamanda kaldırımların erişilir olması” gibi somut gözle görünür şeylerden geçmez ki. Farkındalık yaratmak, sorunlu alanlara dikkat etmek de çözümün parçasıdır. Sizi temin ederim ki, sırf bu araştırmaya başladığımdan beri bile, etrafımda birçok insanın sakatlık konusundaki hassasiyeti çok artmış durumda. Bu beni ancak mutlu edebilir. İşte tam da bu yüzden “biz-onlar” ayırımının gerçekten zararlı olacağını düşünüyorum.

    Umarım kaygılarınıza cevap verebildim. Aslında ben bu tür yanıtlarla burada yer kaplamak istemiyorum. Bilmiyorum, kimseye çok yararı olmaz gibi geliyor. Yine de araştırmaya yönelik her türlü kaygıya elimden geldiğince yanıt vermeye çabalarım elbette. Hoşça kalın...

  5. #50
    Üye
    Binnur Avatarı

    Üyelik Tarihi
    30.12-2004
    Son Giriş
    29.11-2008
    Saat
    16:30
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    2
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sayın Dikmen,
    yaptığınız araştırmayı nerede, nasıl, ne zaman, neden kullanacağınız konusunda bilgi verebilirseniz, size TSD'de olan 10 yıllık önce üyelik, sonra yöneticilik haklarımla olumlu ve olumsuz olabilecek tüm bilgi birikimimi aktarabilirim.

    Binnur Semiz
    TSD Genel Bşk. Yard.
    02125214912-02126311195

    www.tsd.org.tr

    www.dezavantaj.org

    *tüm web sayfalarını kontrol etmemde zorluk olacağından daha hızlı cevap alabilmek için binnursemiz@tsd.org.tr adresinden bana ulaşabilir, vereceğim cevapları ise bu web sayfası dahil olmak üzere tüm kamuoyu ile paylaşabilirsiz...

    *ayrıca bu web sayfasının yöneticisi sevgili bülent'ten ise özel iletişim bilgilerimide alabilirsiniz.

    Saygılarımla...

  6. #51
    Üye
    alibaba Avatarı

    Üyelik Tarihi
    28.03-2003
    Son Giriş
    29.08-2017
    Saat
    19:42
    Yaşadığı Yer
    Istanbul
    Mesaj
    51
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    TSD Avşa adasına engellileri götürüyordu. Ben de 3 kişi olarak müracaat ettim. Ve bana Kemal Başkanın sekreteri "Ali bey kampımız bedava . ancak denizyolları ile görüştük gidiş dönüş 120 ytl olan ücret için 3 kişi oldugunuzdan yarısını verin dediler ve ben de 60 ytl yi verdim. kampa gittim. Aynı gün akşamı kemal başkan 3 kişilik yer yatagını cadırda görünce hayı cocuklara yatak yok diyerek yatmakta olan cocugun altındaki yatagı aldı. Ve gece saat 2 de diskotekten gelen kemalin sabah altında 2 aget yatak oldugunu gördüm. Ve oradaki konuşmalardan da denizyollarının bedava ulaşım sagladıgını duyunca hemen kampı terkettim. kendi imkankarımla başka vapurka istanbula döndüm hemen dernege giderek. 60 ytl yi geri istedim. Kemal başkanın sekreteri hayır alamazsın dediler.
    Neden dedigimde ise o parayı gelir kaydedeceklerini söylediler. Bunun üzerine dernekler masasına içişleri bakanlıgına , federasyona birer dilekce ile makbuzsuz tahsilat yapıldıgını bildirecegimi söyleyince tutuştular ve kemal başkan için burada yok parayı veremeyiz dedikleri halde 10 dakikada parayı iade ettiler. yorumu sizlere bırakıyorum.

  7. #52
    Üye
    aslan aslan Avatarı

    Üyelik Tarihi
    26.10-2008
    Son Giriş
    28.10-2017
    Saat
    12:12
    Yaşadığı Yer
    ist
    Mesaj
    60
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    sadece gazeteler den adını duydum.

  8. #53
    Üye
    Oguz_42000 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    25.09-2008
    Son Giriş
    19.02-2011
    Saat
    22:44
    Mesaj
    4
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    bana faydasi olmayan kilsenin papazina SELAMM!!!!!!

  9. #54
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Daha önce yine bu sitede derneklerle ilgili bir başlığa şunları yazmıştım.
    http://www.engelliler.biz/forum/viewtopic.php?t=13187

    ''Ne diyeyim dernekler haklarımızı savunmuyor mu diye soran kafalara bilmem ki? Orda kimse yok, diyeyim mi? Orası boşaltıldı diyeyim mi? Orada senin olman lazımdı değil mi, diyeyim mi?
    Sen kendine dön de sor bu soruyu,diyeyim mi? Yani ben kendi haklarımı biliyor muyum, onları savunuyor muyum diye kendine sor, diyeyim mi? Sen sadece hesap sor, çünkü onlar senin eşşeğin, senin uşşşağın nasıl olsa, diyeyim mi? Sen kendine soramadığın soruları, veremediğin cevapları başkalarından nasıl istersin? Senin orada olmaman için milyon tane nedenin olabilir... Saygı duyarım... Ama orada olanın da seni eleştirmek içinde milyon tane nedeni olacaktır... Sense tam tersini yapıp, arsızlık yapıp onu eleştiriyorsun... Hem orada ne işin var diye? Hem de haklarımızı yeterince savunamıyorsunuz diye? Bu nankörlüktür... Saygı beyler, saygı gösterin... Yada buyrun siz öne geçin... Örgütlenmenin önü,önemi en azından kafalarda açılmalıdır…

    Sanal alemin alternatifi değildir dernekler... Derneklerin de alternatifi sanal alem değildir.. İş çıkışı tanıdığın, çıplaklık derecesinde bildiğin insanlarla bir çayın tadı başka olur... Onlardan mutlaka birinin, birilerinin olacağı yer derneklerdir... En kötüsü bu işe yarar...''

    TSD içinde büyüdüm sayabilirim kendimi.. Hem içinde kalmayı başardım hem de eleştirel bakmayı öğrendim oraya.. Öğrendiğim kesin şeyleri başlıklar altında toplayayım isterseniz..

    - Dernekler üyelerinin kalitesiyle doğru orantılı olarak prestije sahiptir.. Kalitesizlik her zeminde olduğu gibi kalite olanı ortadan kaldırmaktadır.. Sonuçta her üyenin bir oyu vardır..

    - Üyeler, dernekleri devletin resmi bir kuruluşu sanmaktadır.. Oralara bir takım paraların aktarıldığını, bu paralarında yöneticler tarafından talan edildiği sanılmaktadır..Y ok böyle bir şey.. Kendin temin et, kendin pişir
    ve kendin ye sistemi geçerlidir derneklerde.. Yöneticilerin en büyük kabusu, kapıya kilit vurmayı önlemektir..

    - Dernekler bütün diğer derneklerde olduğu gibi, bir çıkar birliğini, düşünce birliğini temsil eden insanlar tarafından kurulur ve maddi külfeti de üyeler tarafından üstlenilir.. Bildiğim kadarıyla bu külfet aylık 2 ayıllık 24 ytl dir..

    - TSD her nedense kendi adından da kaynaklanan bir hata ile tüm Türkiye'nin sakatlarını kucaklıyor sanılmaktadır.. Oysa TSD ortopedik engellilerin bir örgütlenme çatısıdır.. Avşa kampı adı sık sık geçen Dostum Kemal bey de sadece sadece TSD İstanbul Şube Başkanıdır ve kendi üyeleri için o kampı yaşatmaya çalışmaktadır.. Bu alanda açlık ve boşluk o kadar fazladır ki kendisini diğer illerden gelenlerede hizmet vermek zorunda hissetmektedir..
    Kemal Bey o kampı yaşatmak için sponsor firmaları tek tek arayarak, ayaklarına giderek iaşe temin etmektedir..

    - TSD engelli örgütlenmeleri içinde ilktir ülkemizde.. Çıkan pek çok yasada onun hizmetleri olmuştur.. Çıkarılan pek çok yasada onun düşüncesine başvurulmuştur..

    - TSD'nin başınada, pek çok derneğin başına gelen gelmiştir.. Ekonomik zorlukların içine devlet atmıştır dernekleri.. Amaç pasifize etmenin bir yoludur..

    - Orada yetişen nitelikli pek çok insan derneği terketmek zorunda kalmıştır..

    - Dernek yöneticileri, dernek yönetmeyi bir meslek haline getirmiştir.. Derneklerini bir iş yeri, dükkanları gibi görmeye başlamıştır.. Çünkü oraları sayesinde sosyal bir statü sağlamış genellikle eğitimsiz insanlardır..
    Çürüme demesekte, durgunluk ve gerileme böyle başlamıştır.. Tüzüklere ilk konacak madde yöneticlerin iki dönemden fazla yöneticilik yapamayacağı olmalıdır.. Şu anki Genel Başkan aşağı yukarı 30 yıla yakındır değişik kademelerde yöneticilik yapmaktadır.. Ve kendisi istemedikçede onu oradan alacak güç yoktur.. Demokrasi aynı Türkiye'de olduğu gibi işlemektedir.. Başkan kendini seçenleri seçer.. Başkanı da onlar seçer..

    - Şu yanılgıya düşmeyin sakın.. Derneklere şu iletişim çağında ihtiyaç yoktur.. Tam tersi derim hep.. Yasalarımız kişileri değil, tüzel kişileri muhatap kabul eder.. Kişileri yada sahip olduğu güçleri kuşkuyla karşılar yasalar..

  10. #55
    Üye
    sairinsevdasi46 Avatarı

    Gerçek Adı
    Osman BOLAT
    Üyelik Tarihi
    23.02-2007
    Son Giriş
    13.09-2013
    Saat
    03:30
    Yaşadığı Yer
    Ankara / Etimesgut
    Mesaj
    231
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Vallahi ben ülkemizdeki bir çok engelli derneklerini biliyorum ve çalışmalarını yakından biliyorum ama tümününde çalışmalarını yetersiz görüyorum, yinede bunların içinde en iyi çalışan derneklerden TSD ve OFD bunları görüyorum ama bir çok derneklerde olduğu gibi çıkar davası peşinden koşturanlar malesef engellileri kullanarak onlardan kendi ceplerini doldurmaya çalışan bir sürü dernek biliyorum ve bu durumları çok üzücü olarak görüyorum onun içindirki engelliler arasında koordinasyonu ve birlikteliği sağlayarak işsizlik başta olmak üzere bir çok sorunlarımıla ilgili devlete baskı yapacak bir ne derneklerimiz nede federasyon ve konfederasyonlarımız vardır. TSD ninde engelliler konusundaki çalışmalarını yetersiz olarak görmekteyim, dürüstçe gerçekçi olarak çalışan bir dernek üzülerek ifade ediyorumki malesef yoktur.

  11. #56
    Üye
    alifatih1958 Avatarı

    Gerçek Adı
    Fatih
    Üyelik Tarihi
    03.01-2007
    Son Giriş
    08.04-2017
    Saat
    14:13
    Yaşadığı Yer
    İstanbul/B.Çekmece
    Mesaj
    412
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Merhabalar,
    Doğruyu söylemek gerekirse bu soru ile %100 gollük bir pas atmışsınız bana, ben de bunu gole çevireyim bari.T.Sakatlar Derneği kanaatimce biz sakatların (isteyen engelli veya özürlü desin, ben kendimi sakat olarak adlandırmaktan korkmadığımdan genelde sakat tabirini kullanırım) amiral gemisi konumunda olmak zorunda. Nasıl Arçelik Koç grubunun içerisinde öne çıkan ve Koç Holding denildiğinde ilk akla gelen marka ise, sakatlar/engelliler/özürlüler denildiğinde de T.Sakatlar Derneği ilk akla gelen dernek olmak zorunda. Ama öyle mi? İşte sorun burada. Anlatacak çok ama çok şey var da anlatmaya kalksam burada buna sayfalar yetmez, sizler de okumaktan İllallah dersiniz sonunda. Maalesef hoş olmayan bir durum. Bu durum kimden veya neden kaynaklanıyor? Ben bu sorunun cevabını eğitimsizlik olarak düşünüyorum. Eğitimsizlik her yerde birçok olumsuzluğun baş nedeni değil midir zaten? T.Sakatlar Derneğine de “alifatih1958” lakabı ile üyeyim, çeşitli forum konularında naçizane olarak ben de bir şeyler karaladım ve yazdıklarımın bir kısmı da dernek yöneticileri veya üyeleri tarafından olumlu veya olumsuz ciddi manada tepki ve cevap verilmesi gereken yazılar ancak ne dernek yöneticilerinden ne de üyelerden tek kelime çıt çıkmıyor. Yapabileceklerimiz hakkında düşünelim diyorum, baskı grubu oluşturalım ve bunun için de hangi görüşten olursak olalım kendi hak ve menfaatlerimizi elde etmek amacıyla siyasallaşalım diyorum, çeşitli partilere yamanarak bir iki göstermelik vekillik uygulamasını bırakalım diyorum, bir arkadaş yazmış yaklaşık 8 milyon engelli var demiş, bu sayı az bir rakam değil, düşünün diyorum. Nasıl mecliste partiler birbirlerini yiyor ama konu Kıbrıs gibi Türkiye’nin milli bir davası olunca hepsi didişmeyi bırakıp birleşiyorsa biz sakatlar da siyasi görüşlerimizi bir kenara bırakıp kendi haklarımızı elde etmek için bir oluşuma gidelim diyorum ama kardeşim kimseden tek ama tek kelime ciddi ve mantıklı bir tepki yok. Susarsanız tepki vermezseniz halinizden şikayet etmeye hakkını yok, biz bu kadar aciz ve korkak mıyız diye soruyorum, millet sus pus. Birkaç kişi çıkıyor “haklısınız-çok güzel bir düşünce-evet birleşelim-güzel yazmışsınız” gibi şeyler yazıyor ama bize bu tür pohpohlamalar lazım değil, bize artık hareket lazım, bize ciddi manada öneri lazım, bize ciddi manada “bu iş olmaz kardeş nedeni de şunlar şunlar” şeklinde tenkitler lazım. Üyeleri bırakın dernek yöneticilerinden de tık yok. Ama Seda Sayan kimle kırıştırmış gibisinden eften püften konular olunca millet asılıyor kaleme ve döktürüyor da döktürüyor. Kısacası T.Sakatlar Derneğindeki üye arkadaşlar sağ olsunlar çok tepkisiz kişiler, herhalde hallerinden çok memnunlar. Yöneticiler için ne diyeyim bilemiyorum ki. Dernek dediğin insanı alır sürükler, insan koşa koşa, bastonu veya değneği ile ya da tekerlekli arabasıyla peşinden gider derneğin, ama nerde? Ya hocam dedim ya söyleyecek anlatacak o kadar çok şeyim ve hatıralarım var ki inan sayfalar tutar. Yine de derneğin üyesiyim, paramı pulumu borcumu aidatımı yatırıyorum. Ama o dernekten kesinlikle ümidimi kestim zira bunu söylemek hiç hoş değil ve söylerken de aslında üzülüyorum ama söylemek de gerek “T.Sakatlar Derneğinden hiçbir şey olmaz”. Sakatların amiral gemisi olması gereken bir dernek böyle pısırık olmamalı.
    Geçenlerde burada sohbet kanalına girdiğimde bir bayan bana bu sitedekilerin kariyer sahibi öğretim görevlisi olup olmadıklarını sordu. Öyle duymuş bayan. Ben de bilmediğimi söyledim. Ben bu siteye de uzun zamandır üyeyim ama daha yeni yeni aranıza girmeye başladım desem yalan olmaz. Umarım bu site sakinleri ve yöneticileri de sakatların sorunlarına vurdumduymaz değildirler de Seda Sayan’ın sorunları yerine kendi dertlerimiz ile ciddi ve gerçekçi manada ilgilenirler. Unutmayın T.S.Derneği de yıllar önce kahve müdavimi 3-5 kişi tarafından kuruldu. Dernek doğru düzgün bir şey yapıyor mu yapmıyor mu onu tartışıyoruz zaten ama demek istediğim umarım bizler de hep beraber bu derneği o veya başka dernekler bünyesinde daha ciddi ve oturaklı oluşumlara taşırız ve ciddi manada bir ağırlık unsuru oluştururuz.
    Herkese sonsuz selam ve hürmetler
    Fatih ÖZDÜR

  12. #57
    Sakatlık Çalışmaları
    bezmez Avatarı

    Gerçek Adı
    Dikmen
    Üyelik Tarihi
    24.11-2008
    Son Giriş
    22.04-2016
    Saat
    12:09
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    56
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Uzun uzun yazmışsınız arkadaşlar,

    Zamanınız ve emeğiniz için teşekkürler...Okumaya devam...

  13. #58
    Üye
    celik Avatarı

    Gerçek Adı
    Mehmet KAVCU
    Üyelik Tarihi
    08.09-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İstanbul / Beyoğlu
    Mesaj
    1.770
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    arkadaşlar bu forma yorum yazmak için 29 kasım biz engellilerin kuştepe kültür merkezinde ki görüşmesinin bitmesini beklioyrdum ve bitti. sadece şunu söylemek istiyorum. tsd den direk ayrılıyorum. daha önce de ayrılmayı düşünüyordum ama bir arkadaşımızın isteği üzerine 29 kasım görüşmesine kadar bekeldik ama sonuç aynı. arkadşlar nasıl ourdu biz engellilerin engelliler görüşmesinde herhangi bir kuruluşun başkan yada başkan yardımcısı katılmaz. özellikler bunu tsd'ne söylüyorum. tsd den hiç kimse yoktu. bizler onlarla dertlerimizi - sevinçlerimizi paylaşmak isterlken onların bizleri dinlemeyi bırak bizlarler görüşmeye bile üşeniyorlar mı yoksa ??? görüşmeye herhangi bir engelli derneğinin yada kuruluşunun sekreteri gelmişti. sekretere saygımız sonsuz ama neden sekreteri gönderiyorlar. neden kendileri yada yardımcıları gelmiyor. bundan sonra kendi sorunlarımızı kendimiz çözmeye çalışacaz galiba arkadaşlar. pardon bundan sonra demişim. bundan sonra değil bundan önce de bizler çözmeye çalışıyorduk. bu site ve sitede ki arkdşlar sağolsun herhangi bir sorun olursa ellerinden geldiği kadar bilgi veriyor ve yardımcı oluyorlar. şunu da söylemeden geçemicem tsd den c.tesi günü ayrılıcam hatta telefon ile oluyorsa telefon açıp ayrılıcam. tşkler..

  14. #59
    Üye
    alibaba Avatarı

    Üyelik Tarihi
    28.03-2003
    Son Giriş
    29.08-2017
    Saat
    19:42
    Yaşadığı Yer
    Istanbul
    Mesaj
    51
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    dernekler bir kamu kuruluşu degidir tabiki. Ancak bulundugu ilin valilig,ne baglı ve dernekler yasasına istinaden kurulurlar ve denetimleri de valilige baglı dernekler tarafından yapılır.
    Derneklerin gelir ve giderleri kesinlikle makbuzla yapılır yani kasaya giren ve cıkan tüm paralar belge ile olur ve bu belgeler ise ne sekreter nede başkan tarafından onaylanır. Bu belgeler haftalık olarak tolanan yönetim kurulunca her evrak karar defterine işlenip ve arkası imzalandıktan sonra muhasebe kayıtlarına işlenir.
    Başkaları gibi demagoji yapmayı beceremem ama belge ile konuşmayı severim. Evet benden 60 ytl alındıgında makbuz verilmemiştir.bu hareketi savunan arkadaşları da takdirinize bırakıyorum

  15. #60
    Üye
    sgurbeytasdelen Avatarı

    Gerçek Adı
    Selma Gürbey
    Üyelik Tarihi
    21.09-2004
    Son Giriş
    12.05-2016
    Saat
    10:30
    Yaşadığı Yer
    İstanbul / Şişli
    Mesaj
    125
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Evimizden çıkmaya ilk başladığımızda gözümüzü açtığımız arkadaşlar edindiğimiz, engelimiz ile barışmaya başladığımız mekanlardır dernekler.

    Ben Türkiye Sakatlar Derneğinin üyesiyim. Derneğimde bugüne kadar birçok aktiviteler oldu. Çok yoğun dönemlerde yaşadık, sakin, kimselerin uğramadığı dönemlerde. Bazen insanlar kurumlara değilde kişilere küser ve bundan dolayıda kurumunu ihmal eder. Kalbi olarak orada olmak ayrı birşey.

    Bence dernekler olmalı, Türkiye Sakatlar Derneği var olmalı. Burada yazılan yorumları okudum ve insanların biryerlere geldikten sonra nankör olduklarını da gördüm. Aynen ilk yürümeyi öğrendiğimiz yer olan aile ortamızı büyüyüp kendi yuvamızı kurduktan sonra tanımamak gibi... aynen anne ve babamızın bizim için ne yaptılar dediğimiz gibi birşey bu olumsuz yaklaşımlar. Biz TSD sayesinde yürümeyi öğrendik. Engelli arkadaşlarımız sayesinde engelli olmak nasıl birşeymiş onu anladık, engelimizle yaşamı, engelimiz ile birşeyler başarmayı öğrendik. Canımız sıkıldığında gidecek yerimiz olmadığında gittiğimiz, dernek aktivitelerine katılarak toplum içine girmeye başladığımız, engelli haklarını öğrendiğimiz, engellilerin engellerine rağmen neler yapabileceklerini öğrendikleri, engelli olmamıza rağmen dans etme cesaretini gösterdiğimiz, ilk ben sakatım, özürlüyüm, engelliyim diye kendimizi kabul ettiğimiz bir yer, bir yuvadır tsd.

    Eğer Tsd ileriye gitsin isteniyorsa bir yerlere geldikten sonra sırtını dönenler bir daha düşünmeli. Ben ne verdim ileriye gitsin diye, hangi projemi uyguladım, hangi konuda destek verdim diye düşünmeli!... Dernek kapatılsın diyenler bir kez daha düşünsünler. İlk sokağa çıktıkları anı düşünsünler. İlk engellilerle tanıştıkları mekanı(düşünün engelli arkadaşlarımızla nasıl tanışırdık), ilk tekerlekli sandalyelerini aldıkları yeri, bir engelli olarak neler yapılabileceğini, haklarımızın öğrenildiği, ilk toplum içine girdikleri o anları düşünsünler, yoksa bunları tek başımıza mı başardık?




Sayfa 4 / 6 İlkİlk 123456 SonSon